Katar, sınavı başardığını düşünüyor

Alaturka Amerika ABD Haberleri

ANKARA (AA) – UĞUR ÇİL – Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın “teröre destek vermekle suçladıkları” Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleriyle başlayan krizde geri adım atmayan Katar, girdiği sınavı başardığını düşünüyor.

Ortadoğu’nun Körfez’deki son krizinin 5 Haziran’da başlamasından 1,5 ay sonra ilk kez konuyla ilgili açıklama yapan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, ülkesinin zorlu bir sınavdan başarıyla çıktığını söyledi.

Temim, “Daha önce hiç görülmemiş kışkırtmalar, iftiralar ile eşi görülmemiş vesayet ve abluka girişimine maruz kaldık. Maruz kaldığımız bu kampanya önceden planlanmıştır. Biz bir sınava girdik ve sınavı başardık.” dedi.

Temim, krizin çözümü için “egemenliğe saygı üzerine kurulu” diyaloğa hazır olduklarını da belirtti.

Katar krizinin başlamasından bu yana birçok ülke diyalog çağrısı yaptı ancak krizin çözümü için yürütülen yoğun diplomatik trafik ve Kuveyt’in arabuluculuk çalışmaları henüz meyve vermedi.

Krizin çözümüne katkı sağlamak için girişimde bulunan ülkelerden biri de Türkiye oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, birçok muhataplarıyla çeşitli görüşmeler yaparak çözüme katkı sağlamak için çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 23-24 Temmuz’da Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’a yapacağı ziyaretler de çözüme ulaşmaya yardımcı olmak üzere atılan adımlar olarak değerlendiriliyor.

– 5 Haziran’da başlamıştı

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiklerini 5 Haziran’da duyurmaları ile başlayan krizde, 4 Arap ülkesi Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istedi ve Suudi Arabistan ayrıca Katar’ın tek kara sınırını da kapattı.

Krizin başlamasından 4 gün sonra Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır, 9 Haziran’da yayımladıkları ortak bildiride Katar tarafından desteklendiği öne sürülen, aralarında Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi’nin de yer aldığı 59 kişi ile 12 hayır kuruluşunun “terörle irtibatlı” olduğu iddiasıyla “terör listesine” alındığını açıklandı.

– ABD’den farklı açıklamalar

Krizin ilk günlerinde ABD’den yapılan açıklamada, Katar’ın terörle mücadele konusunda çalışıldığını ama yapılacak daha fazla iş olduğunu belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump 9 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Katar, tarihsel olarak çok üst düzeyde teröre destek vermektedir. Terörizmin finansmanını durdurmalıyız. Görüşmelerimiz sonrasında Katar’a terörün finansmanını sona erdirmesi için çağrıda bulunmaya karar verdik.” ifadelerini kullandı.

Trump’ın konuşmasından 6 gün sonra Katar ve ABD arasında 12 milyar dolarlık F-15 savaş uçağı alımını kapsayan bir anlaşma imzalandığı duyuruldu.

22 Haziran’da Katar’a abluka uygulayan Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın 13 maddeden oluşan ve aralarında Türkiye’nin Katar’daki askeri üssünü kapatılmasının da bulunduğu ifade edilen taleplerinin Kuveyt aracılığıyla Doha yönetimine ulaştırıldığı uluslararası basına yansıdı. Taleplerin karşılanması için Katar’a 10 gün süre tanındı.

ABD Dışişleri Bakanlığından bu sıralarda yapılan açıklamada, “Bu konu onların çözmesi gereken bir meseledir.” ifadeleri kullanıldı.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman el-Sani, 24 Haziran’da yaptığı açıklamada, talepleri reddetti. Sani, taleplerin Katar’la ilgili meselenin terörle mücadele olmadığını gösterdiğini ve Katar’ın egemenliğinin kısıtlanmasına, dış politikasının da bağımlı hale getirilmesine çalışıldığını dile getirdi.

– “Tehdit edilemeyecek kadar çok zenginiz”

Katar Maliye Bakanı Ali Şerif El-Emadi’nin, yaptırımların başlamasından 1 ay sonra ülkesinin mali açıdan ablukaya rahatlıkla dayanacağını belirtti.

Emadi, “Tehdit edilemeyecek kadar çok zenginiz.” dedi.

Katar Hükümet İrtibat Bürosu Başkanı Şeyh Seyf bin Ahmed Al Sani de “Katar, kolay lokma değil, basit bir hedef de değil.” açıklamasını yaptı.

Katar, güçlü ekonomisi sayesinde geri adım atmayıp kararlı duruş sergileyince yaptırım uygulayan dört Arap ülkesi daha önce sundukları 13 şartı değiştirdi ve 6 maddelik yeni bir liste sundu.

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın BM Temsilcileri, 19 Temmuz’da 13 maddelik talep listesinin yerine terör ve her türlü aşırıcılıkla mücadele, teröristlere finansman ve barınak sağlamanın reddedilmesi, kışkırtma, nefret ve şiddetten vazgeçme ve diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeme gibi konuları içeren 6 maddelik yeni bir liste konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu.

– Tillerson’dan Körfez turu

Bu sırada, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’ı kapsayan 4 günlük ziyaretleri çerçevesinde ABD ve Katar arasında 11 Temmuz’da “terörle mücadele mutabakatı” imzalandığı uluslararası basına yansıdı.

Tillerson, krizin çözülmesi için Katar’a, Suudi Arabistan liderliğindeki ambargocu ülkelerle doğrudan görüşme çağrısı yaptı.

Katar’a abluka uygulayan 4 Arap ülkesinin yaptığı ortak açıklamada ise ABD ve Katar arasında terörle mücadele ve terörün finansmanının önlenmesi konularında iş birliği yapılması üzerine imzalanan mutabakatın yeterli olmadığının altı çizilerek, yaptırımların devam edeceği belirtildi.

Körfez ülkelerine yaptığı ziyaretlerden sonra açıklamada bulunan Tillerson, “Katarlılar (terörle mücadele) mutabakatına bağlı şekilde ilerlemeye devam ediyor, terörizmin finansmanı konusuna dokunmaya başladılar ve bu mutabakatı uygulama konusunda agresif durumdalar. Ortaya koydukları çabadan memnunuz.” şeklinde konuştu.

Tillerson, “Umarım 4 ülke, Katarlılar üzerinde olumsuz etkileri olan bu ambargonun kaldırılması konusunda bunu bir iyi niyet göstergesi olarak değerlendireceklerdir.” ifadesini kullandı.

– Kriz bir haberle başlamıştı

Katar Resmi Haber Ajansı (QNA), 23 Mayıs gecesi Katar Emiri Şeyh Temim Al Sani’ye atfen “ABD’ye karşı ve İran’ı destekleyici” açıklamalar yayımladı ancak açıklamadan hemen sonra Katar makamları, QNA sitesinin siber saldırıya uğradığını duyurarak söz konusu açıklamaların dikkate alınmamasını talep etmişti.

Ancak Birleşik Arap Emirliklerinden yayın yapan Al Arabiya ve SKY News Arabia televizyon kanalları, resmi açıklamalara rağmen yayınlarına devam ederken, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır gibi ülkeler de Katar menşeli yayın yapan tüm yayın kuruluşlarına erişimi ülke içinde yasaklanmıştı.

3 Haziran’da BAE’nin Washington Büyükelçisi Yusuf el-Uteybe’ye ait olduğu iddia edilen ve bazı hacker gruplar tarafından ele geçirilen e-postalar yayımlandı. E-postalarda Büyükelçi’nin İsrail yanlısı Demokrasiyi Savunma Vakfı (FDD) ile yakın ilişki içinde olduğu ve Türkiye ile Katar’a karşı ortak politikalar geliştirmeye çalıştıkları iddia edilmişti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?