“Google I/O 19″da öne çıkan teknolojik yenilikler

İSTANBUL (AA) – ABDÜLKADİR GÜNYOL / TOLGA YANIK – Google'ın her yıl düzenlediği geliştirici konferansı "Google I/O 2019"da data güvenliğinden, kanseri tespit eden yapay zeka çalışmalarına kadar pek çok teknolojik gelişme ele alındı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Kaliforniya eyaletinde düzenlenen "Google I/O 2019" etkinliğinin ilk günü bir çok ilgi çekici konferansa ev sahipliği yaptı.

Google şirketinin en son teknolojik yeniliklerinin tanıtıldığı konferanstan öne çıkan detayları AA muhabirleri derledi.

– Pixel 3A ve 3A XL

Etkinliğin merakla beklenen ürünlerinden olan Google'ın akıllı telefon serisi Pixel’in 3A ve 3A XL modelleri kullanıcıların beğenisine sunuldu.

Bir önceki modellere göre ucuzluğu ile dikkati çeken 3A serisi telefonlar 400 dolar başlangıç fiyatıyla duyuruldu.

Önceki Pixel modellerinde olduğu gibi yüksek kaliteye sahip kamerasıyla öne çıkan yeni seride, hem ön hem de arka kamerada gece görüşü, süper zoom ve portre modu özelliği bulunuyor. Siyah, beyaz ve mor renk seçeneğine sahip Pixel 3A ve 3A XL bugünden itibaren satışa sunuldu.

– Kanser hastalarına umut veren yapay zeka

Etkinlikte sağlık sektörünü yakından ilgilendiren bir yapay zeka çalışmasının da tanıtımı yapıldı.

Google tarafından gelişim aşamasında olan yapay zeka uygulaması ile kanser virüsünün gerçek bir doktordan çok daha önce tespit edilmesi amaçlanıyor.

Google Ürün Yöneticisi Dr Lily Peng, uygulamanın, kanseri bir yıl öncesinden tespit edebileceğini ve bu sayede hastalıktan kurtulma oranının yüzde 40 oranında artacağını belirtti.

– Nest Hub Max

Etkinliğin öne çıkan bir diğer ürünü evlerin dijital teknolojilerle yönetilmesini mümkün kılan Google Nest Hub Max. Ürün, Google’nin önceden duyurduğu Nest kamera, Google Home Hub ve Google Home Max’in kombinasyonuyla ortaya çıktı.

229 dolar etiket fiyatıyla duyurulan ürün, güvenlik kamerası, akıllı görüntüleme ve hoparlör gibi birçok özelliğe tek cihaz aracılığıyla ulaşılmasına olanak tanıyor.

Cihaz, yüz tanıma sistemine sahip kamerası sayesinde kullanıcılara kişiselleştirilmiş kullanım imkanı sunuyor.

Nest Hub Max yaz sonunda satışa sunulacak.

– Veri güvenliği

Geçtiğimiz yıl yaşanan Cambridge Analytica skandalının ardından dünya genelinde en çok konuşulan konulardan olan veri güvenliği konusunda şirket yetkilileri, kullanıcıların datalarını daha az toplayacağının müjdesini verdi.

Google, veri işleme sisteminde de değişikliğe giderek, daha fazla datayı kendi sistemine yüklemeden işleyeceğini açıkladı.

– "Android Q"nun yenilikleri: Smart Reply ve Focus modu

Android’in yeni sürümü Android Q, kullanıcılara koyu tema özelliğiyle cihazlarını kullanabilme imkanı sağlıyor.

Batarya ömrünü uzatmaya yönelik olarak geliştirilen bu özellik, kullanıcılar tarafından açılıp kapatılabilecek.

Makine öğrenimi teknolojisi kullanılarak geliştirilen "Smart Reply" özelliği sayesinde, mesajlaşma uygulamalarından gelen bildirimlere önerilen kalıplarla hızlı şekilde cevap verilebiliyor.

"Smart Reply", kullanıcının sistemdeki olası hareketlerini tahmin edebiliyor ve bu tahminlere göre öneriler sunabiliyor.

Örneğin, adres bilgisi içeren bir mesaj geldiğinde, Android Q kullanıcıya bildirimler kısmından otomatik haritaya ulaşmasını sağlıyor.

Yeni sürümde duyurulan Focus Modu sayesinde kullanıcılar vakitlerini alan ve dikkatlerini dağıtan uygulamaları seçebilecek ve bu uygulamaların kullanımını sayesinde azaltabilecek.

Ayrıca kullanıcılar matbu halde olan bir metni tarayarak dijital hale getirebilecek ve istenilen dile tercüme edebilecek.

– İşitme engelliler için Live Caption

"Live Caption" özelliği, hem kullanıcının çektiği hem de internet üzerinden izlenen tüm video içeriklerinin altyazılı şekilde takip edilebilmesine olanak sağlıyor.

"Android Q"nun bu özelliği işitme engelli veya işitme güçlüğü çeken kullanıcılara yönelik geliştirildi.

Bu özellik telefon görüşmelerinde de kullanılabilecek ve konuşmanın gerçek zamanlı transkriptini kullanıcıya sunacak.

– Sürüş modu (Driving mode)

Google’nın tanıttığı yeniliklerden bir diğeri ise “Driving Mode özelliği.

Bu yıl yaz ayında kullanıcıların hizmetine sunulacak olan "Driving Mode" özelliği ile kullanıcılar sesli komutlarla gitmek istedikleri yerin komutunu verebilecek, müzik açabilecek, telefona gelen çağrıları kabul veya reddedebilecek.

– Google Asistan

Google Asistan yeni yapılan güncellemeler ile kullanıcılara pek çok kolaylık sunacak.

Google’un sadece soru sorulduğunda cevap veren bir teknolojiden gerçek dünyada işlerin yapılmasını kolaylaştıran bir teknolojiye dönüştüğünün altını çizen Google CEO’su Sundar Pichai, Google asistana vereceğimiz sesli bir "önümüzdeki gezim için bana araba kirala" komutu ile Google Asistan'ın araba kiralama sitesine otomatik olarak girerek ve telefon kullanıcısının kişisel bilgilerini otomatik olarak doldurarak hayatı kolaylaştıracağını belirtti.

Google'ın servislerine ve ürünlerine dair yenilikleri duyurduğu I/O 2019 etkinliği yarın sona erecek.

Dijital teknolojideki yenilikler Google I/O'da

İSTANBUL (AA) – Amerikan teknoloji devi Google'ın her yıl düzenlediği geliştirici etkinliği "Google I/O 2019", Kaliforniya Mountain View'de başladı.

Google, dün başlayan etkinlikte, dijital teknolojilerdeki yeniliklerini kullanıcılarla paylaşıyor.

Etkinlik kapsamında, Android başta olmak üzere Google platformlarındaki yeniliklere dair detaylar, yapay zekanın Google servislerinde kullanımı, bulut teknolojisine entegre oyun platformu, nesnelerin interneti ve makine öğrenimi gibi konularda 100'den fazla oturum gerçekleştirilecek.

  • Katlanabilir telefonlar henüz hazır değil

Google'ın yöneticilerinden Mario Queiroz, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Google'ın katlanabilir telefonları şimdilik prototip olarak ürettiğini aktardı.

Queiroz, katlanabilir telefonda şu anda tüketiciye ulaşacak bir üretim modellerinin olmadığını belirtti.

Google I/O'un bugünkü programında, dijital teknoloji meraklılarını ilgilendirecek pek çok başlıkta etkinlik düzenlenecek.

İnternet üzerinden canlı takip edilebilen etkinlik, yarın sona erecek.

Türksat 5A'nın fırlatılma tarihi belli oldu

WASHINGTON (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Türksat AŞ Genel Müdürü Cenk Şen, Türksat 5A uydusunun, gelecek yılın ikinci çeyreğinde uzaya fırlatılmasının planlandığını bildirdi.

ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen Satellite 2019 Fuarı'nda, Türkiye'nin uydu işletmecisi Türksat AŞ'yi ziyaret eden SpaceX Üst Yöneticisi Gwynne Shotwell, Türksat AŞ Genel Müdürü Cenk Şen ve Türksat AŞ Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Ertok'un da katılımıyla toplantı yapıldı.

Şen, Türksat 5A ve 5B uydularına ilişkin bilgi alışverişinde bulunulan toplantının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin aktif uydu filosunda 3 haberleşme uydusunun bulunduğunu, Türksat 5A, Türksat 5B ve Türkiye'nin ilk yerli ve milli uydusu Türksat 6A'nın yapım çalışmalarının ise devam ettiğini söyledi.

Dünyanın en büyük uydu fuarı olan Satellite 2019'da Türksat AŞ olarak yer aldıklarını ifade eden Şen, "Türkiye'nin en önemli uydu işletmecisi olan Türksat olarak fuar kapsamında uydu üretici ve işletmecileriyle çeşitli görüşmeler gerçekleştirdik. Görüşmelerimiz ülkemiz adına çok olumlu ve verimli geçti." dedi.

Şen, 31 derece doğu lokasyonuna atılacak Türksat 5A uydusunun, bir aksilik olmazsa 2020 yılının ikinci çeyreğinde ABD'nin Florida eyaletindeki fırlatma rampasından uzaya gönderileceğini bildirdi.

Bunun Türkiye için güzel bir deneyim olacağını belirten Şen, "Bu, gelecekteki projelere de kapı açacak. Yabancı şirketin, uzayla ilgili birçok gelecek projesi var. Birlikte çalışmak her iki şirkete de birçok fırsat sunacak." diye konuştu.

  • "Uydu üzerine faydalı yük ekipmanları montajı başladı"

Ertok da Türksat 5A uydusunun yapımına Airbus D&S firmasının Fransa ve İngiltere’deki tesislerinde takvime uygun şekilde devam edildiğini söyledi.

Uydunun panellerinin, iki ay önce İngiltere'nin Portsmouth şehrine getirildiğini anlatan Ertok, uydu üzerine faydalı yük ekipmanları montajının başladığını ifade etti.

Ertok, montaj işleminin tamamlanmasının ardından uydunun alt sistem testlerine başlanacağı bilgisini vererek, "Bu testin ardından uydu ağustosta Fransa'ya gönderilecek. Burada servis modül ve faydalı yük modülü bir araya getirilerek, uydu seviyesi testlerine başlayacak." dedi.

Hasan Hüseyin Ertok, Türksat 5A'nın hizmete girmesiyle sadece yayıncılık alanında değil, aynı zamanda Türkiye, Orta Doğu, Avrupa, Kuzey Afrika ve Güney Afrika'yı kuşatan kapsama alanına sahip olunacağını bildirdi.

  • "Türksat 5B, 50 Gbps'nin üzerinde kapasite sağlayacak"

Türksat 5B uydusunda da çalışmaların hızla devam ettiğini dile getiren Ertok, uydunun panellerinin üretiminin İngiltere'de sürdüğünü söyledi.

Ertok, gelecek aylarda panellerin Portsmouth'a giderek, faydalı yük ekipmanlarının montajına başlanacağını ifade etti.

Türksat 5B uydusunun 42 derece doğu yörüngesinde işletileceğine dikkati çeken Ertok, uydunun 50 Gbps üzerinde Ka bant kapasitesi sağlayacağını kaydetti.

Uydunun, internet ve veri haberleşmesinde önemli bir boşluğu doldurmasının amaçlandığına işaret eden Ertok, 2021'in ilk çeyreğinde uzaya fırlatılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.

  • "Fırlatmayı dört gözle bekliyoruz"

SpaceX Üst Yöneticisi Gwynne Shotwell de Türklerle çalışmaktan memnun olduklarını dile getirerek, Türk şirketiyle Türksat 5A ve 5B uydularının fırlatılmasına ilişkin iki projelerinin bulunduğunu anımsattı.

Bu projelere yenilerini eklemek istediklerini dile getiren Shotwell, "Şu anda, Türksat AŞ ile üzerinde çalıştığımız bizi heyecanlandıran iki misyonumuz var. Program şu ana kadar çok iyi gitti, her şey yolunda görünüyor. Fırlatmanın gerçekleşmesini dört gözle bekliyoruz." dedi.

Türkiye'nin yeni silahından ilk görüntüler

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – ROKETSAN, son dönemdeki terör saldırılarında sıkça kullanılan patlayıcı yüklü hava araçları ve el yapımı patlayıcıları etkisiz hale getirmek için dünyada da oldukça yenilikçi olan Alka Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi'ni geliştirdi.

Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN, Alka Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi'ni (YESS) ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Alka, ilk kez paylaşılan test görüntülerinde el yapımı patlayıcı, güvenlik ihlali yapan drone, mühimmat taşıyan drone, casus drone, sürü drone saldırısı gibi tehditleri başarıyla bertaraf etti.

ROKETSAN İleri Güdüm ve Kontrol Teknolojileri Müdürü Dr. Uğur Kayasal, AA muhabirine, Alka'yı öz kaynaklarıyla geliştirdiklerini söyledi.

Alka'da hem lazer tahribat sistemi hem de elektromanyetik bir karıştırma sistemi bulunduğunu belirten Kayasal, şöyle konuştu:

"Bu sayede drone, sabit kanatlı model uçaklar gibi terör eylemlerinde kullanılan araçlara karşı oldukça etkin bir sistem. Aynı zamanda el yapımı patlayıcıların uzaktan imhasını sağlıyor. Hedeflerin hassas takibini yaparak, üzerinde bulunan radar ve elektrooptik sistemlerle birden fazla hedefin aynı anda takibini gerçekleştiriyor ve tahribatını sağlayabiliyor. Şu anda Roketsan'ın bir tesisini bu sistem drone saldırılarından koruyor."

Kayasal, şirket olarak 4-5 yıldır bu konuda çalışmalar yürüttüklerini, son 2 yıldır da araç çözümü üzerine yoğunlaştıklarını bildirdi.

Çalışmalarında Türkiye'nin son dönemde ortaya çıkan ihtiyaçlarını dikkate aldıklarını vurgulayan Kayasal, "Silah ya da bomba atarla drone vurmak çok zor. Yeni tehditlere yenilikçi silahlarla karşılık vermemiz gerekiyor. Bu yüzden de yönlendirilmiş enerji sistemleriyle bu tehditleri bertaraf etmeye çalışıyoruz. Çünkü dünyada da buna yönelik bir trend var ama henüz bir ürün yok. İlk ürünü ortaya koyarak dünyada ilk olmayı hedefliyoruz." dedi.

  • Birçok farklı kullanım seçeneğine sahip

Alka'yı ilk olarak ROKETSAN'daki test alanında denediklerini, sonra kendi tesislerine kurulumunu gerçekleştirdiklerini anlatan Kayasal, "Kendimiz denemeler yapıyoruz, mesela bir drone hedefi gelse, model uçak saldırısı olsa nasıl olur diye. Bunlara karşı tespit ve tahribatta oldukça etkili olduğunu gördük. Çevredeki insanlara ya da unsurlara zarar vermeden sadece hedef üzerinde seçilen noktaya hasar vererek hedefi bertaraf edebiliyoruz." diye konuştu.

Kayasal, Alka'nın sadece bir araç olmadığını, sabit tesisleri korumak için de kullanılabildiğini dile getirdi.

Aracın arkasındaki şelter sisteminin, bırakıldığı sabit bir tesisi koruyabildiğini ifade eden Kayasal, "Aynı zamanda sistemler modüler olduğu için başka bir yere de yerleştirilebiliyor. Bu bir zırhlı araç ya da sabit tesisteki bir kuleye olabiliyor. Çok yüksek potansiyeli olan bir sistem." ifadelerini kullandı.

  • Sürü "drone"lara karşı da etkili

Elektromanyetik enerjiyi ve lazer enerjisini belirli bir alana yönlendirebilen Alka YESS, kullanıcıya sağladığı elektromanyetik karıştırma yeteneğiyle tek veya sürü halindeki "drone"ların işlevsel olarak engellenmesini, elektromanyetik ve lazer tahrip yeteneğiyle de "drone"ların, drone sürülerinin ve el yapımı patlayıcıların güvenli mesafeden imha edilmesini olanaklı hale getiriyor.

4 kilometreye kadar karıştırma yapabilen sistem, 500 metreye kadar hedefi imha edebiliyor.

Sistem, sahip olduğu elektromanyetik karıştırma sistemi, lazer tahrip sistemi ve geliştirme çalışmaları sürdürülen elektromanyetik tahrip sistemi sayesinde, kullanıcıya üç kademeli bir savunma yeteneği kazandırıyor.

Alka, yönlendirilmiş enerjiyi hedef üzerinde yüksek hassasiyetle yoğunlaştırdığından, hedefi istenen noktasından vurabiliyor ve bu sayede, harici hasar oluşmasının da önüne geçiliyor. Işık hızında reaksiyon gösteren, gece ve gündüz şartlarında kullanılabilen sistemin atım başı maliyeti ise klasik mühimmatlara göre çok daha düşük seviyede bulunuyor.

Mobil sistem, intikal halindeki veya sahada konuşlu birliklerin savunması ile meskun mahal operasyonları, sabit sistem ise gemi, karargah, üs-liman, kalekol ve benzeri kritik tesislerin nokta hava savunması için ideal bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

TUSAŞ'ın ileri teknoloji uydu projesi ABD'de tanıtıldı

WASHINGTON (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Selman Nas, Arjantin ile ortaklaşa kurdukları GSATCOM Uzay Teknolojileri Şirketi tarafından Small GEO haberleşme uydusu üretileceğini belirterek, "Uydu, internet, televizyon yayını, data haberleşmesinin de aralarında bulunduğu birçok uydu haberleşme hizmetinin en ileri teknolojilerle verilmesini sağlayacak." dedi.

Nas, AA muhabirine, ABD'de yapılan Small GEO uydu sistemlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen Satellite 2019'un önemine işaret eden Nas, organizasyonun dünyanın en önemli uydu üreticileri ve operatörlerinin katılımıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Nas, 2000'li yılların başında "Kendi uydularımızı yerli kaynaklarla yapalım, sonraki dönemde uydu bileşenlerini yurt içinde geliştirelim." denildiğini anımsatarak, bugün artık rekabetçi uydu sistemlerinin yurt dışına satışının yapılması amacıyla ABD'deki Satellite 2019'a katıldıklarını bildirdi.

Fuarda tanıtımı yapılan ve TUSAŞ tarafından geliştirilmesine başlanan elektrikli Small GEO haberleşme uydusunun önemine dikkati çeken Nas, şöyle devam etti:

"Small GEO, gelişen teknoloji ve uluslararası iş birliği modeliyle ekonomik faydaya dayalı birçok temel avantajı bünyesinde barındıran yenilikçi bir uydu konseptidir. Bu konsept kapsamında yapılacak çalışmaların hızla tamamlanarak, Türkiye'nin sadece kendi ihtiyaçlarını değil, diğer ülkelerin de haberleşme uydusu ihtiyaçlarını karşılar duruma ulaştığını en kısa zaman içinde görmeyi hedefliyoruz."

  • Uluslararası pazar için de dikkat çekici

Nas, TUSAŞ'ın 2023 vizyonu doğrultusunda uluslararası pazardaki en ileri teknolojileri dikkate alarak uydu geliştirilmesi faaliyetlerine başladıklarını vurgulayarak, "Bu fuarda ülkelerin uydu işletmecileriyle çeşitli görüşmeler yaptık. Bizim için çok verimli geçen bu görüşmelerde yeni haberleşme uydumuz olan Small GEO'yu tanıttık ve çok olumlu tepkiler aldık." diye konuştu.

Small GEO uydularının düşük üretim ve fırlatma maliyetleriyle bütün dünya için dikkat çekici bir ürün olduğunu belirten Nas, TUSAŞ'ın yaklaşık 2 ton ağırlığında ve tümüyle elektrikli itki sistemiyle geliştirilecek uydu platformunun üreticisi olacağını dile getirdi.

Nas, TUSAŞ'ın Small GEO uydusu çözümünün birden fazla sayıda uydunun aynı fırlatma aracıyla fırlatılmasına imkan sağlayacağını ifade ederek, bunun uydu müşterileri için çok önemli maliyet avantajları sunduğunu söyledi.

Uydunun farklı haberleşme sistemlerini üzerinde barındıracak şekilde tasarlandığına işaret eden Nas, müşteri ihtiyaçlarına göre internet, televizyon yayını, data haberleşmesinin de aralarında bulunduğu çok yönlü haberleşme hizmetlerinin en ileri teknolojilerle verilmesini sağlayacağını bildirdi.

Nas, üretim ve testleri TUSAŞ tarafından yapılacak uyduda yerli ürünlerin de kullanılacağına dikkati çekerek, Small GEO uydusu ile Türkiye'nin artık uluslararası pazar için de dikkati çekici ve tümüyle rekabetçi uydular geliştirmesi yönünde adımların atıldığını vurguladı.

Selman Nas, söz konusu uydunun eş zamanlı olarak uluslararası pazarda da satışa sunulduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye'nin su altındaki gözleri 7/24 görev başında

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de, deniz kıyısındaki kritik tesisleri korumak için çeşitli yerli ve milli su altı çözümleri geliştiriliyor. Bu amaçla son dönemde üretilen Dalgıç Tespit Sonarı, halen bir rafinerinin güvenliğini sağlıyor.

Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri AŞ, su altı elektroniği ve su altı akustiği alanlarında yürüttüğü çalışmaların geldiği noktayı 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) sergiledi.

Şirketin Mühendislik Yöneticisi Mehmet Hakan Öktem, AA muhabirine, 2007'de kurulan Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri AŞ'nin özellikle 2011'den sonra bütün konsantrasyonunu su altı çözümlerine yönlendirdiğini söyledi.

Bu alanda milli, özgün ve yerli ürünlerle çözümler ürettiklerini belirten Öktem, özellikle sonar sistemleri geliştirdiklerini ve anayurt güvenliğine katkı sunduklarını bildirdi.

Öktem, denizaltı platformlarına yönelik de sistemler üzerinde çalıştıklarına işaret ederek, Yeni Tip Denizaltı Projesi'nde 4 ayrı alt sistemi şirketin geliştirdiği bilgisini verdi.

Denizaltıların acil durumlarda yerini bulacak "sonar beacon"ları milli bir ürüne dönüştürdüklerini vurgulayan Öktem, su altı ölçüm ve konumlandırma sistemleriyle torpido, insansız araç veya denizaltı gibi platformların yerlerini hassas olarak bulabildiklerini anlattı.

Öktem, şöyle konuştu:

"Bunlarla ilgili şamandıralarla poligonlar kuruyoruz. Aynı zamanda mermilerin denize düşme noktalarını bulan test sahaları kuruyoruz. Su altı haberleşmesi konusunda ürünlerimiz var. Denizaltıyla deniz üstü platformların haberleşmesini sağlayan kablosuz su altı telefonları geliştiriyoruz. Simülasyon ve modelleme alanlarında hassas ve yüksek sadakatli akustik ortam modellerini Deniz Kuvvetlerimizin kullanımına milli olarak sunmaya çalışıyoruz."

  • Erken ihbar sağlıyor

Şirketin son dönemde geliştirdiği Dalgıç Tespit Sonarı'nın, sahilde konuşlu stratejik ve ekonomik değeri yüksek tesislere, limanlara, petrol platformlarına yönelik yüzücü, dalgıç, dalgıç intikal vasıtaları ve otonom/insansız su altı araçlarıyla düzenlenebilecek saldırılara karşı keşif ve gözetleme yaparak erken ihbar imkanı sağladığını vurgulayan Öktem, sonarın, otomatik hedef tespit, izleme ve sınıflandırma işlemi yapabildiğini aktardı.

Mehmet Hakan Öktem, Dalgıç Tespit Sonarı'nın gönderdiği sinyalle ortamı dinlediğini ve genellikle anayurt güvenliği projelerinde kullanıldığını ifade etti.

Ekonomik ve askeri kritik tesislerin güvenliğini sağlayan sonarın, rafineriler, askeri ve ticari limanlar, yakın dönemde Türkiye'nin de gündeminde olacak nükleer santral gibi denize kıyısı olan tesislerin su altından gelecek asimetrik terör tehditlerine karşı savunulması amacıyla geliştirildiğine dikkati çeken Öktem, bu sayede 360 derece dinleme yapılabildiğini dile getirdi. Öktem, sonarı Türkiye'nin önemli bir rafinerisinde kullanıma sunduklarını belirterek, "Rafinerinin su altı güvenliğini böyle bir sistemle sağlıyoruz." dedi.

  • "Her şeyi bize ait"

Sonarın tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirildiğini vurgulayan Öktem, şunları kaydetti:

"Herhangi bir şekilde yurt dışına bağımlılığı yok. Tamamen Türk mühendisliği tarafından geliştirilmiş bir sistem. Yazılımı, elektroniği, donanımı her şeyi bize ait. Bu sistem 7/24 görev yapabiliyor. Başında uzman personel bulunmasına gerek yok, genel maksat güvenlik personeli tarafından da kullanılabiliyor. Otomatik izleme yapıyor, başında sürekli beklemenize gerek yok. Bir şey bulduğunda sizi uyarıyor. Aynı zamanda gelen tehdide karşı da su altından duyulabilir ve dalgıcı rahatsız edecek ses göndererek tehdidi savuşturacak unsurları var."

Sonarın muadil ürünlere göre çok daha portatif olduğuna işaret eden Öktem, "Deniz altına yerleştirdiğinizde başka bir şeye ihtiyaç duymadan çok kolay kurulabilen ve işletmeye geçirilebilen bir sistem. İkinci olarak ülkemiz için önemli olan unsur da herhangi bir dışa bağımlığı yok, tamamen yerli ve milli. Bu, Türk mühendisliğinin gelmiş olduğu noktayı gösteren önemli bir ürün." diye konuştu.

  • 1 kilometreye kadar tespit

Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğuna ve denize kıyısı olan birçok kritik tesis bulunduğuna dikkati çeken Öktem, "Hem devlet tesisleri hem özel tesisler var. Buralara yaygınlaştırılması söz konusu olabilir. Aynı zamanda da Türkiye'deki kullanımı yaygınlaştıkça yurt dışı pazarda rekabet gücümüz artacak. Çünkü böyle ürünlerin milli kullanımının olması, öncelikle ülkenizdeki kullanım alanının gelişmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bu gibi akustik sistemlerin tespit kabiliyetinin deniz koşullarına çok bağımlı olduğunu belirten Öktem, "Denizin günlük durumuyla değişir ama optimumda 800 metre veya 1 kilometre menzilde açık devre tüpü olan bir dalgıcı, scuba dalgıcını rahatlıkla tespit edip izleyebiliyoruz." dedi.

Suçlulara “yapay zeka” merceği

ANKARA (AA) – MUSTAFA ÇALKAYA – Yapay zekayla geliştirilen sistem ve uygulamaların kullanım alanı giderek yaygınlaşıyor. Jandarma Genel Komutanlığı da milli imkanlarla geliştirdiği yapay zeka katkılı Jandarma Akıllı Devriye Uygulaması (JADU) ile suçluların tespitini daha hızlı yapabilecek.

Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) Şube Müdürü Muhabere Yarbay Hasan Mutlu, AA muhabirine, 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) gösterime sunulan JADU'yu anlattı.

Tamamen milli imkanlarla geliştirilen ve dünyada örnek niteliğinde olan uygulamada yapay zeka yüz tanıma, derin öğrenme ve yapay sinir ağları gibi çeşitli metotları kullandıklarını belirten Mutlu, uygulamayla suç ve suçluyla mücadeleyi hızlandırmayı amaçladıklarını söyledi.

Mutlu, JADU'nun kullanımı için duygu, yaş ve cinsiyet analizi modülü (DUYCAM) geliştirdiklerine işaret ederek, "Buradaki uygulamamız duygu, yaş, cinsiyet tahmini yaptığımız bir yapay zeka uygulaması. Bu bize yaşına ve cinsiyetine göre görüntülenen, analiz edilen kayıp şahsın bulunması için yardımcı olacak. Modül, herhangi bir toplumsal olayda, farklı duygulara sahip kişilerin, olayı yöneten veya olaya hatayla karışmış muhtemel şahısların bulunmasını sağlayabilecek." dedi.

  • Bilgiler jandarmanın kulaklığına iletilecek

DUYCAM ile taranan kişiler hakkındaki bilgilerin jandarma personelinin kulaklığına iletileceğini anlatan Mutlu, uygulamada el hareketiyle fotoğraf çekebilme gibi özelliklerin de bulunduğunu bildirdi.

Mutlu, JADU'nun işleyişini şöyle anlattı:

"Devriye personelimizin üstündeki kameranın gördüğü alan otomatik olarak incelenecek. Bu incelemeden çıkan alarmları anında, 'Dikkat aranan şahıs', 'Şu an konuştuğunuz şahıs', 'Gitgide kızgınlaşıyor', 'Panik halinde bir vatandaşımız var, ona yardımcı olunuz' gibi ikazlarla devriye personelimize dağıtacağımız kulaklıklara ileteceğiz. Yapay zeka programımız, personelimizin olaylara doğru şekilde, daha hızlı müdahale etmesini sağlayacak. Bu sayede veri tabanına 'aranan' veya 'suça karışmış kişi' olarak kaydedilen şahısların normal vatandaştan daha hızlı ayırt edilmesi ve doğru kişinin kimliğinin sorgulanması sağlanacak. Diğer vatandaşlarımız rahatsız olmadan, bir an önce asayiş uygulamalarından geçerek yollarına devam edebilecek."

Mutlu, sistemin kısa süre içinde kullanılmaya başlanacağını kaydetti.

  • Yüzlerin sayısal iz bilgileri karşılaştırılıyor

Jandarma Genel Komutanlığı Danışmanı ve Turk AI Yapay Zeka Bilişim ve Yazılım Sistemleri AŞ Genel Müdürü Barış Ünver de JADU ile güvenlik güçlerinin suçluları teşhisinde yapay zekanın kullanımının arttığını belirterek, "Sistem yüz tanıma yapıyor çünkü suçlular çoğu zaman sahte kimliklerle geziyor. Kullandığımız yüz tanımayla yüzlerin sayısal iz bilgisini çıkarıp, kendi veri tabanımızla karşılaştırarak bu kişilerin aranıp aranmadığını anlıyoruz." dedi.

“THY 8. Science Expo 2019” sona erdi

BURSA (AA) – Türkiye'nin en büyük, dünyanın sayılı bilimsel etkinlikleri arasında gösterilen ve "Dijital Türkiye" ana temasıyla düzenlenen "THY 8. Science Expo 2019" sona erdi.

TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'ndeki "Bursa Bilim Şenliği"nin ödül töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, tarihi, ancak çözüm üretenlerin yazabileceğini söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bir taraftan fiziki altyapı, tarihi miras ve yeşil alan düzenlemesi gibi hizmetleri hayata geçirirken diğer taraftan gelecek nesillerin daha donanımlı olmasına yönelik projelere de önem verdiklerini anlatan Aktaş, şunları kaydetti:

"Uzun süren hazırlık aşamasının ardından dolu dolu bir festival yaşadık. Sanayimizin önemli isimleri üretimde kullandıkları teknolojileri çocuklarımız ve gençlerimizle paylaştı. Bu, eminim ki onlar için büyük bir tecrübe olacak. Bu gençlerimiz dinamik ve nitelikli bireyler olarak yakın gelecekte sanayimizin gücüne güç katacaklar. Bizi bu anlamda destekleyen tüm firmalarımıza teşekkür ediyorum. Bursa, güçlü sanayisi ile iyi bir potansiyele sahip. Bu yüzden gençlerimize iyi bir eğitimin yanında iyi bir rehberlik sunmamız, onları meslek hayatına hazırlamamız ve ufuklarını genişletmemiz gerekiyor."

Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger, 7 farklı kategorideki yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini verdi.

  • THY 8. Science Expo 2019

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) tarafından Türk Hava Yollarının isim sponsorluğunda, bu yıl sekizincisi düzenlenen şenlik, 200 binin üzerinde ziyaretçi ve 101 bin 358 atölye çalışması ile hedeflenen rakamları aşarak tamamlandı.

Fuar alanında kurulan 236 stant ve bin 780 görevli eşliğinde yapılan festivalin proje yarışmasına Türkiye genelinden 946 ekip başvurdu ve 50 finalist proje, festival boyunca katılımcılarla paylaşıldı.

Autodesk 3B Tasarım ve Modelleme Yarışması'nda 65 finalist yarıştı. "Meslekler Yarışıyor" başlıklı mesleki beceri yarışmasında ise 11 kategoride 630 ekip kıyasıya mücadele etti.

Yoğun ilgi gören akıl ve zeka oyunları turnuvasında, 2 bin 150 öğrenci ve öğretmen birincilik için uğraş verdi.

“Haberleşme uydusu üretebilen 15 ülke arasına gireceğiz”

UŞAK (AA) – SONER KILINÇ – Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Uzay Teknik Lideri İbrahim Gümüş, Türkiye'nin Türksat 6A'nın hizmete alınmasıyla beraber haberleşme uydusu üretebilen 15 ülke arasına gireceğini belirtti.

Uşak Üniversitesi Tasarım ve Teknoloji Festivali'ne katılan Gümüş, AA muhabirine, Türkiye'nin ilk milli haberleşme uydusu Türksat 6A hakkında bilgi verdi.

2014 yılı Aralık ayında, TÜBİTAK, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ. (TUSAŞ/TAI), ASELSAN ve CTech firmalarından oluşan konsorsiyum tarafından projelendirilen Türksat 6A haberleşme uydusunda çalışmaların hızla sürdüğünü dile getiren Gümüş, daha önce Göktürk, Rasat, Bilsat gibi yakın yörüngede çalışan gözlem uydularını üreten Türkiye'nin ilk kez tamamen milli imkanlarla 36 bin kilometre mesafede çalışacak bir haberleşme uydusunu yaptığını vurguladı.

  • 400'den fazla mühendis ve teknisyen üzerinde çalışıyor

Türksat 6A haberleşme uydusu projesinde 400'ün üzerinde Türk mühendis ve teknisyenin çalıştığını, projenin bugüne kadar başarıyla sürdüğünü anlatan Gümüş, proje sayesinde uydu ve uzay alanında Türkiye'nin ciddi bir insan kaynağı oluşturduğuna dikkati çekti.

Türkiye açısından pek çok alanda yeniliklere kapı açacak projenin maliyetinin 2014 rakamlarına göre 540 milyon lira olduğunu kaydeden Gümüş, "Ülkemiz için çok büyük kazanımlar elde ettik. Projede ısıl ve yapısal yeterlilik modelini tamamladık, mühendislik doğrulama dediğimiz son elektriksel doğrulama modelinin yapımına başladık. 2020 yılı içinde uzaya göndereceğimiz modelin inşasını ve testlerini tamamlayacağız, 2021 yılında da Türksat 6A'yı yörüngeye fırlatmaya çalışacağız." dedi.

-"İspanya'dan Tayland'a kadar kapsama alalına sahip olacak"

Türksat 6A'nın bütünüyle milli imkanlarla üretildiğinin altını çizen Gümüş, yakıt dahil yaklaşık 4 bin 300 kilogramlık kütleye sahip olacak uydunun 42 derece doğu boylamındaki yörüngeye yerleştirileceğini, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Asya kıtasının büyük bir bölümünde müşterilerine hizmet sunacağını belirtti.

  • "15 ülke arasına gireceğiz"

    Türksat 6A'nın yörüngede 15 yıl kalmasının planlandığını belirten İbrahim Gümüş, şöyle konuştu:

"Türksat 6A'nın hizmete alınmasıyla beraber haberleşme uydusu üretebilen 15 ülke arasına gireceğiz. Dünyadaki örneklere baktığımızda uydu yapan ülkeler önce sistem mühendisliği yapıyor, parçaları alıyor, bir araya getiriyor ve çalıştırıyor. Türkiye artık bu proje ile ekipman yapabilen ülkeler sınıfına yükselecek. Sadece ekipman yapmayacak Türkiye proje ile ülkemiz kendi haberleşme uydusunu yapan, yaptığı uyduları satan hatta ekipman ve sistem satan bir ülke konumuna gelecek.

Türksat 6A, İspanya'dan Tayland'a kadar uzanan bir kapsama alanında hizmet verecek. Türksat 6A, kapasite artırımıyla gücümüze güç katacak diyebiliriz. İmece uydu projemiz var, haberleşme ve gözlem uyduları ile sektörde söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Özellikle Türki Cumhuriyetleri dediğimiz ülkelerden talepler var, bu ülkeleri mevcut teknoloji transferi noktasında destekliyoruz zaten ancak bu ülkeler haberleşme uyduları yapabilen konuma geleceğiz."

“Türkiye'nin robotları” İzmir'de yarıştı

İZMİR (AA) – Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye 2019'da yurdun dört bir yanından öğrenciler robotlarıyla yarıştı.

Bilim Kahramanları Derneğince Fuarİzmir'de düzenlenen etkinlikte, 206 takımda 500 öğrenci "Akıllı Şehirler" temasıyla yaptıkları robotları sergiledi.

Derneğin Genel Sekreteri Aslı Yurtsever, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olimpiyatın Türkiye'de beşinci kez gerçekleştirildiğini, burada seçilecek öğrencilerin Macaristan'da Türkiye'yi temsil edeceğini söyledi.

Yurtsever, olimpiyata 26 şehirden katılan 6-19 yaş arası öğrencilerin, yapay zeka, kodlama gibi alanlarda günlük yaşamdaki sorunlara çözüm bulma amaçlı projeler ürettiğini dile getirdi.

Asıl Yurtsever, "Bu sene özellikle 6-10 yaş arası çocuklar servis kazalarından etkilenmiş ve kendilerini serviste güvende hissetmek için çalışma yapmışlar." dedi.

Yarışma için öğrencileriyle Ankara'dan gelen öğretmen Zerrin Ay da güvenli servis çalışması yaptıklarını belirtti. Ay, "Öğrencilerimiz yüz tanıma sisteminin de bulunduğu bir proje gerçekleştirdi. Bu sistem sayesinde öğrenciler servise bindiklerinde ebeveynlerine mesaj gönderiliyor. Servisten inmezlerse de okul yetkililerine otomatik bilgi veriliyor." diye konuştu.