Çin'de dev sivrisinek bulundu

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

PEKİN (AA) – Çin'in güneyinde 11,15 santimetre kanat uzunluğuna sahip dev sivrisinek bulundu.

Şinhua ajansının haberinde, geçen yıl ülkenin güneybatısındaki Sıçuan eyaletinin başkenti Çıngdu’da Çingçıng Dağı’nda bulunan sivrisineğin, dünyanın en büyük sivrisinek türü olan Holorusia Mikado türüne ait olduğu belirtildi.

Sivrisineği, saha çalışmaları yaptığı sırada bulan Çıngdu Batı Çin Böcek Müzesi yetkililerinden Böcekbilimci Cao Li, 11,15 santimetre kanat uzunluğu bulunan dev sivrisineğin diğer türlerinden farklı olarak kanla değil nektar ile beslendiğini ifade etti.

Bu türün ömrünün, sadece birkaç gün olduğunu ve büyük gövdelerinden dolayı uçma özelliklerinin zayıf olduğunu kaydeden Cao, dev sivrisineklerin yoğun bitki örtüsü olan yerlerde yaşadıklarını ifade etti.

Türkiye’de Tipula sineği olarak da bilinen Holorusia Mikado türünün, Çıngdu kentinde 2 bin 200 metreden alçak dağlık alanlarda yaşadığı belirtiliyor.

Dünyada ilk Japonya’da bulunan ve 1876’da İngiliz böcekbilimci John Obadiah Westwood tarafından adı konan Holorusia Mikado sivrisinek türünün kanat uzunluğu ortalama 8 santimetreyi buluyor.

Böcekbilimci Cao Li, 2016 yılında boyu 62,4 santimetreye ulaşan dünyanın en uzun böceğini bulmuştu.

Reklamlar

“Mini Robot Ada” Üçüncü Havalimanı'nda göreve talip

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Konya'da, Akınsoft yazılım firmasınca kurulan "AkınRobotics" fabrikasında üretilen yerli insansı "Mini Robot Ada", İstanbul'da yapımı devam eden Üçüncü Havalimanı'nda yer hizmetlerinde görev almaya talip oldu.

Akınsoft Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 23 yıldır faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Geçmişte ürettikleri Akıncı 1-2-3 robotlarının yürüyebilen insansı robotlar olduğunu belirten Akın, bu robotların aynı zamanda beş duyuyu kullanabildiğini de aktardı.

– "Yakında kullanılmaya başlanacak"

Özgür Akın, Akıncı-4 robotunu da geliştirdiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Şu an erişmiş olduğumuz yüksek teknoloji ile Akıncı-4'ü çok iyi bir noktaya getirdik. İlk denemelerinde bile çok başarılı oldu. Bu da yakında kullanılmaya başlanacak. Yine ürettiğimiz 'Ada' isimli hizmet robotlarımız daha önce fuarlar ve alışveriş merkezleri gibi yerlerde çeşitli görevler almıştı. Ada serisi robotlarımızın yeni nesli olan Mini Robot Ada'yı geliştirdik. İstanbul'da yapımı devam eden yeni havalimanı için temas halindeyiz. Teklifimizi gönderdik. İnşallah kabul edilmesi durumunda, orada istenilen dilde yolcu karşılama, yönlendirme, bilet okuma ve rötar bilgisi verme gibi birçok yer hizmetinde görev alacak."

– "Havalimanı yazılımını robotumuza yükledik"

İnsansı Mini Robot Ada'nın önünde büyük bir ekranın bulunduğunu ifade eden Akın, "Havalimanı yazılımını robotumuza yükledik. Bu kapsamda robotumuz engelli yolcularla ilgileniyor. Havalimanına gelen ziyaretçileri istenilen dilde karşılayabiliyor, bilet okuyabiliyor ve biletle ilgili bilgiler verebiliyor. Uçakla ilgili gelişen son durumları, hangi kapıdan uçağa bineceği ile ilgili tüm detayları öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca yönlendirme yapabildiği gibi rehber de olabiliyor. Üzerinde barındırdığı navigasyon sayesinde nerede olduğunu biliyor ve ona göre yönlendirmeler yapıyor. Biz de böyle bir robotun kullanılması için çalışmalarımızı başlattık. İnşallah kabul görmesi durumunda, dünyanın en büyük havalimanlarından olacak İstanbul'daki Üçüncü Havalimanı'nda sıkça karşılaşabileceğiniz bir yer hizmetleri yardımcınız olacak." diye konuştu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi CERN’de

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

İZMİR (AA) – İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ile dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma laboratuvarı CERN Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı (FCC) çalışma grubu arasında mutabakat metni imzalandı.

İEÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, CERN’de gerçekleştirilen törende, İEÜ Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi ile CERN-FCC çalışma grubu Başkanı Dr. Michael Benedikt mutabakat metnini imzaladı. Mutabakatın ardından İEÜ, CERN FCC çalışma grubunda çalışmalara katkı sunan dünyadaki 34 ülkeden 129 kurum arasına girdi.

Anlaşma gereği İEÜ'nün fizik ve çeşitli mühendislik bölümlerinden oluşturulacak bir ekip ile Ege Üniversitesinden oluşturulacak bir grup, Prof. Dr. Çiftçi öncülüğünde CERN laboratuvar ve altyapısını kullanarak araştırmalar yapacak. Çalışmalarda, teknoloji ürünlerinin ilk örnekleri sanayi-üniversite işbirliği ile üretilecek.

– Türk akademisyenleri CERN'de araştırma yapacak

Açıklamada görüşlerine yer verilen İEÜ Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, kendisinin 2002 yılından itibaren ATLAS, CLIC, LHeC gibi CERN deney ve projelerinde parçacık fiziği ile çarpıştırıcılar konularında araştırmacı ve proje yürütücüsü olarak görev aldığını anımsatarak şunları kaydetti:

"2014 yılında yürütülen FCC projesine katıldım. FCC projesinin Uluslararası İşbirlikleri Kurulu üyesiyim. Halen danışmanlığını yaptığım doktora öğrencisi Özgür Etişken, İsviçre’nin Cenevre kentindeki CERN kampüsünde FCC projesinin 2 bin 736 metrelik kısmının tasarımını yapıyor. Mutabakat anlaşmasıyla üniversitemiz fizik ve çeşitli mühendislik bölümleriyle Ege Üniversitesi akademisyenleriyle bir grup oluşturacağım. Kentimizin ve ülkemizin adını CERN’de yaptığımız araştırmalarla duyuracağız.”

– CERN-FCC Projesi

1954 yılında 12 Avrupa ülkesinin temel parçacık fiziği ve nükleer fizikte ABD ile yarışabilmek ve 2. Dünya Savaşı sonrası beyin göçünü tersine çevirebilmek için kurduğu araştırma merkezidir. Bugün 21 tam üye, 2 ortak üye ve 2 tam üyelik adayı ile dünyanın en büyük araştırma merkezlerinden birisidir.
CERN’deki deneylerin yapıldığı LHC (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) 26,7 kilometrelik çevre uzunluğu ve protonların çarpışma enerjisi ile ve üzerinde kurulu 7 dedektör ile dünyanın en büyük deney aletidir. Bu çarpıştırıcının tasarımına 1985 yılında başlandı. İlk proton demetleri 2010 yılında çarpışmaya başladı. Benzer şekilde CERN, FCC’nin tasarım çalışmalarını 22 Ekim 2013 yılında başlattı. İlk elektron ve pozitron demetlerinin 2030 yılında çarpışması bekleniyor. Dört yıl sonra da proton demetleri çarpıştırılacak.

Türk profesör, Teksas'ta yeni ostrakod türleri keşfetti

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

BOLU (AA) – ZAFER GÖDER – Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Teksas eyaletinde tatlı sularda yaşayan 7 yeni cins ile bu cinslere bağlı 7 yeni tür buldu.

Prof. Dr. Külköylüoğlu, Texas State Üniversitesi'nden Benjamin F. Schwartz ve Benjamin T. Hutchins ile San Marcos bölgesinde yer alan kaynak sularında 1 yıl boyunca yaptığı araştırmalar kapsamında topladığı su örneklerinde, ostrakod denilen omurgasız ve mikroskobik kabuklu hayvanlar tespit etti.

Çalışmalarında, tatlı sularda yaşayan ve boyları 1 milimetreden daha küçük olan 7 yeni cins ile bu cinslere bağlı 7 yeni tür keşfeden Külköylüoğlu, topladığı örneklerin bir kısmını da incelemeye devam ediyor.

Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Edwards Yeraltı Su Araştırma ve Bilgi Merkezi'ndeki araştırmacılarla çalışma imkanı bulduğunu, Teksas'ta yaklaşık 250 senedir korunmakta olan yeraltı artezyen kuyusunun ana kaynağından örnekleri topladıklarını ve çalışmalar sonucunda dünya için 7 yeni ostrakod cinsi ve bunlara bağlı 7 yeni tür bulduklarını söyledi.

Bulduğu yeni cins ve türlerle ilgili yazdığı makalelerin uluslararası dergilerde yayımlandığını belirten Külköylüoğlu, "Bunun devamında ise o bölgeden topladığım örneklerden en az 15-20 tane daha yeni cins ve daha üst seviyedeki, taksonomik seviyedeki canlılarımızı tespit ettik. Bunlarla ilgili çalışmalar da devam ediyor. Yakın zamanda bunları da yayımlamayı düşünüyoruz." dedi.

– "Türkiye'de 160 tür var"

Kendisinin uzmanlık alanının tatlı su ostrakodları olduğunu aktaran Külköylüoğlu, tatlı su ostrakodlarının çok farklı özellikleri olduğunu, bunların yaklaşık 500 milyon yıldır yeryüzünde yaşadığını, bu grupta yaklaşık 70 bin bilimsel olarak tanımlanmış tür bilindiğini dile getirdi.

Külköylüoğlu, tatlı suda ise bu sayının 2 bin civarında olduğunu, Türkiye'de 160 kadar tür bulunduğunu fakat bu sayının çok daha fazla olduğunu tahmin etiklerini bildirdi.

Yeni bulduğu türleri benzer canlılardan ayıran bir özelliğin olduğunu vurgulayan Külköylüoğlu, şöyle devam etti:

"Bu 7 cinse ait türlerin çoğu yeraltından gelen kaynak suyuyla ortaya çıkan örnekler. Yani yeraltında yaşadıklarını biliyoruz. Buna göre yeraltında yaşamalarına uygun gelişimler tespit ettik. Mesela bunların hemen hiçbirinde göz yok. Gözler tamamen körelmiş durumda. Bunların hemen hepsinin boyları yeraltında yaşayacak durumda. İnce ve uzun hale gelmiş ve bunlarda yüzme setası yok çünkü yeraltındaki sularda büyük bir olasılıkla yüzme setaları yerine uzun ayakları tercih edecek evrimsel adaptasyona uğramış bunlar. Dolayısıyla bunlar tamamen yeraltında, karanlık ve soğuk ortamda yaşama uyumlu hale gelmiş canlılar."

– "En gelişmiş ostrakod türünü bulmuş olabiliriz"

Yaptıkları çalışmalar sonucunda tespit ettikleri canlılar arasında tatlı su ostrakodlarının en gelişmişini de belirlediklerini anlatan Külköylüoğlu, "Bir çalışmamızda bir grupta en yeni gelişmiş, evrimleşmiş canlıyı, türü bulmuş olduk. Bu da bizim bilim camiası açısından çok önemli. Şu özelliği var bu canlıların. Bir kere her bir türün farklı ortam ve koşulları tercih edebileceğini biliyoruz. Dolayısıyla bu bilgi de örneğin, petrol arama çalışmalarında ortam ayırıcı ve belirleyici olarak bu türlerin kullanılmasına fırsat tanıyor." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Külköylüoğlu, tespit ettikleri bu yeni cins ve türlerin yaşlarını henüz belirleyemediklerine işaret ederek, "Fakat bulduğumuz bir türü morfolojik ve ekolojik olarak incelediğimizde bu grup içerisinde en yeni ve en son aşamada, en üst düzeyde evrimleşmiş cinse ait bir tür olduğunu düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Yerli elektrik motoru destek bekliyor

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

DENİZLİ (AA) – SEBAHATDİN ZEYREK – Pamukkale Üniversitesinde (PAÜ) geliştirilen yerli tasarıma sahip elektrik motoru, seri üretim için yatırımcı arıyor.

PAÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Elektrik Makineleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Öner liderliğindeki ekibin 17 yıldır farklı motor tasarımları üzerine çalışmaları sonucu geliştirdiği elektrik motoru, uluslararası alanda kabul görmüş yüksek verimlilik derecesi olan IE4 sınıfındaki özellikleriyle dikkati çekiyor.

Fabrikalar için geliştirilen ve eski tip motorların yerine kullanılacak 11 kilovat gücündeki, bin 500 devir özelliğine sahip motor, verilen gücün yüzde 93'ünü mekanik güce dönüştürüyor.

Prototipi üretilen motorun Türkiye'nin ithal ettiği IE4 sınıfı elektrikli motorların alternatifi olacağı, bu alandaki cari açığı azaltacağı ve yerli teknolojinin ihraç edilmesi açısından bir başlangıç noktası olabileceği belirtiliyor.

Yerli motoru seri olarak üretmek için kaynak arayan Prof. Dr. Öner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapılan testleri başarıyla geçen elektrikli motorun Türkiye'ye hem enerji tasarrufu hem de döviz kazancı sağlayacağını söyledi.

Türkiye'nin ürettiği enerjinin yarısının sanayideki elektrik motorlarının harcadığını ve geliştirdikleri elektrikli motorun hem elektrikli araçlarda hem de endüstrideki bütün verimsiz motorların yerine kullanılabileceğini dile getiren Öner, "Sanayideki verimsiz motorları çıkartıp bizim ürettiğimiz motor takılırsa hiç bir zaman kaybı yaşamadan yüksek verimli motora geçmiş olacağız. Desteklenirsek bu yerli motorları seri üretim yapar hale geleceğiz. Tabi bu konuda çeşitli finansman kaynaklarına ihtiyaç var. Çünkü yapılan bir tasarımın endüstriyel boyutta seri üretime geçmesi biraz zaman istiyor." dedi.

– "Fiyat avantajı olacak"

Öner, ürettikleri motorun yurt dışında da emsalleri bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yurt dışından motor sipariş edildiğinde 14 hafta gibi uzun bir sürede sizin elinize geliyor. Dolayısıyla servis sıkıntısı olabilir. Bizim motorumuz ise 1 ayda teslim edilebilir. Arızalandığı zaman direk müdahale etme şansımız var. Türkiye'de üretilecek bu motor, ithal ürünlere göre de fiyat avantajına sahip olacak. 5 bin liraya ithal edeceğiniz motor yerine aynı özelliklere sahip bizim motorumuzu 2 bin 500-3 bin lira aralığında alabileceksiniz."

Öner, ayrıca PAÜ Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin geliştirdiği "Alatay" adlı elektrikli otomobil için de yüksek verimli fırçasız doğru akım motoru tasarladıklarını anımsatarak, bunun kullanılmaya başlandığını, bu yıl TÜBİTAK'ın düzenlediği "Efficiency Challenge Electric Vehicle 2018" yarışlarına katılacaklarını ifade etti.

PAÜ'nün yerli elektrikli motorunun eğer imkan ve sermaye bulunabilirse yurt dışındaki muadil motorlarla yarışabileceğini ifade eden Öner, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer imkan ve sermaye bulunup bu motoru üretebilecek bir tesis kurabilirsek yurt dışındaki muadil motorlarla kesinlikle yarışırız. İki yıl üst üste TÜBİTAK yarışlarında yüzde 100 yerlilik ödülü aldık. Elektrikli aracımızın üzerinde bulunan elektronik, mekanik ve motor kısımlarının tamamını kendi bünyemizde tasarlayıp imal ettik. Ülkemizde elektrikli araç imalatı için oluşturulan konsorsiyum tasarladığımız ya da tasarlayacağımız elektrik motorları kullanabilirler ve ülkeye büyük bir kazanç sağlanabilir."

Belçika'da “kafatası ölçümü” ile kariyer planlaması iddiası

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

BRÜKSEL (AA) – Belçika'da bir şirket, insanların kafatası ve yüz ölçümü ile karakter analizi yaptığını öne sürerek kariyer danışmanlığı hizmeti sunuyor.

De Standaard gazetesinin haberine göre, Deurne kentindeki TalentTester adlı şirket, iş arayanlara yardımcı olmak için tartışmalı yöntemler uyguluyor.

Danışmanlık şirketi, kariyer planlaması için başvuranlara, kafatası ölçümü yaparak ve yüz yapılarını inceleyerek karakter analizi yaptığını öne sürüyor.

Şirketin yöneticisi Nancy Steels, kafatası yapısı ve yüz hatlarının insanların kişiliği hakkında açık bilgiler verdiğini iddia etti.

– Bilimsel temeli bulunmuyor

Öte yandan, Flaman hükümeti tarafından da desteklenen bu yöntemin bilimsel bir arka planı bulunmadığı ifade edildi.

Leuven Üniversitesinden psikolog Nele De Cuyper, kafatası ölçümünün anlamsız olduğunu ve bu şekildeki karakter analizinin bilimsel bir yönü bulunmadığını vurgulayarak, konunun astrolojinin alanına girdiğini bildirdi.

Şirket, dört saatlik karakter testi için 550 avro ücret talep ediyor. Bu ücretin 510 avrosu ise Flaman hükümeti tarafından ödeniyor.

Hükümetin, eleştiriler üzerine söz konusu uygulamaya verdiği desteği haziranda çekebileceği öne sürüldü.

THY 7. Science Expo 2018

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

BURSA (AA) – Türkiye'nin en büyük, dünyanın sayılı bilimsel etkinlikleri arasında gösterilen "THY 7'nci Science Expo 2018" kapsamında gerçekleştirilen proje yarışmasında finalistler belirlendi.

Bursa Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Bursa TÜYAP Fuar Merkezi'nde, 26-29 Nisan tarihlerinde yapılacak etkinlikte, 100 farklı alanda atölye çalışmaları, bilim gösterileri, simülatörler, bilim konferansları, insansız hava araçları uçuşları ve drone gösterileri yapılacak.

Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) destekleriyle, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında düzenlenen proje yarışmasının finalistleri belli oldu.

"Geleceğin Teknolojileri" konseptiyle toplam 110 bin lira para ödüllünün dağıtılacağı proje yarışmasına, ülkenin dört bir yanından 1265 başvuru alındı.

"Çocuk mucitler", "genç mucitler", "usta mucitler" kategorilerine müracaat eden ve finale kalan projeler, alanında uzman isimlerden oluşan jüri tarafından titiz bir çalışma sonucu belirlendi.

"Akıllı uygulamalar", "yazılım mühendisliği", "artırılmış gerçeklik", "sanal gerçeklik", "robot", "endüstri 4.0", "biyoteknoloji" ve "yapay zeka teknolojileri" başlıklarındaki proje yarışmalarında, "çocuk mucitler" ve "genç mucitler" kategorisinde 15'er, "usta mucitler" kategorisinde de 20 proje adını finale yazdırdı.

Finalist projeler, 4 gün boyunca devam edecek "THY 7'nci Science Expo 2018" süresince sergilenmeye hak kazandı. Yarışma kapsamında dereceye girecek proje sahiplerine bin ile 16 bin lira arasında para ödülü verilecek.

– "Milli ve yerli üretimin özendirilmesinde önemli bir rol"

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, etkinliğin her geçen yıl daha fazla ilgiyle takip edilen uluslararası bir festival haline geldiğini belirtti.

Proje yarışmalarına gösterilen ilginin gelecek adına kendilerini umutlandırdığını ifade eden Aktaş, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz yıllarda finale kalan bazı projeler, NASA ve Microsoft gibi uluslararası kurumlar tarafından ilgi görüyor. Ülkede bu denli bilime meraklı, proje üreten, hayal eden, umut eden ve emek veren binlerce kişinin varlığı bizleri motive ediyor. Eğitim, özendirme ve bilinçlendirme çok önemli. Science Expo'nun milli ve yerli üretimin özendirilmesinde önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Başımıza icat çıkaran ve Türkiye'nin en büyük bilim-toplum etkinliğine değer katan tüm proje sahiplerine teşekkür ediyorum."

“Evin Küçük Mühendisleri” Projesi

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

GAZİANTEP (AA) – Limak Vakfı'nın okul öncesi dönemdeki çocuklara mühendislik mesleğini sevdirmek amacıyla pilot uygulamasını Gaziantep’te başlattığı "Evin Küçük Mühendisleri Projesi" sona erdi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Nazire Eruslu Anaokulu'nda düzenlenen kapanış programında yaptığı konuşmada, çocukların istediği mesleklere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tarihteki medeniyetlerin bilgi ve güçleri sayesinde kendilerinden bahsettirdiğine değinen Şahin, dünyadaki gelişmelerin çok iyi okunması gerektiğine dikkati çekti.

"Evin Küçük Mühendisleri" projesinin eylül ayında başlatıldığını belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Biz daha çocuklarımız doğmadan 'Kız şu mesleği, erkek şu mesleği olur' diye etiketliyoruz. Matematiği iyiyse doktor olsun diyoruz. Hepimizin genetik yatkınlıkları var. Kimisi müzikte, kimisi sporda, matematikte yetenekli. Çocuğu kabiliyetlerine göre yönlendirmemiz lazım. Büyük bir zihinsel dönüşüme ihtiyacımız var. İnsanlar istemediği mesleği yaptığında mutsuz oluyor. İyi eğitmenin yolu da anlatmak, dokunmak."

Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir de anaokulundan itibaren çocuklara mühendisliği sevdirmek gerektiğini söyledi. Çalışmaları hakkında bilgiler veren Özdemir, başka bir projede de 10 pilot ildeki 50 okulda 20 bin öğrenciye mühendislik fırsatları hakkında bilgilendirmeler yaptıklarını anlattı.

Özdemir, çocukları en erken yaşta mühendislikle tanıştırmaya çalıştıklarını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Matematiği seven çocuk mühendis, doktor olur. Biz artık okul öncesinden bile önce çocukları fen, teknoloji, bilimle tanıştırıyoruz. Eylülde başlattığımız projeyle önce eğiticilerimizi bilgilendirdik. Sonrasında 5 anaokulunda 25 okul müdürü ve öğretmenimiz ile bin 500 veli ve öğrencimize ulaştık. Gaziantep'te pilot olarak başladığımız bu projeyi birçok ilimizde uygulayacağız. Çok daha fazla öğrencimize ve velimize ulaşmayı hedefliyoruz. Ülkenin gelişmişliğini, öğrencilere verdiği fırsatlar belirliyor. Biz de ekonomide mucizeler yaratmak istiyorsak çocuklarımızı bilgi becerileriyle yetiştirip, donatmak zorundayız. Biz bugün en uzun köprümüzü Koreli mühendislerle yapıyoruz. Aslında bunu Türk mühendislerle yapabiliriz. İnşallah gelecekte bunu buradaki çocuklarımızla yapacağız. Ben onlara şimdiden kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulunuyorum."

Konuşmaların ardından Şahin ve beraberindekiler, çocukların velileriyle yaptıkları mühendislik çalışmalarının bulunduğu alanı ziyaret etti.

“1. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri” konferansı başladı

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

BALIKESİR (AA) – Akıllı Ulaşım Sistemleri Derneği (AUSDER) Başkanı Erol Yanar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin bugün ülkelerin gelişmesini önemli oranda etkilediğini belirterek, "Türkiye olarak bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz." dedi.

Yanar, akıllı ulaşım sistemleri alanında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından ihtisas üniversitesi olarak görevlendirilen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinin düzenlediği "1. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Konferansı"nda dünyada bilgi ve iletişim alanında baş döndürücü bir gelişme olduğunu anlatarak, bu alandaki gecikmenin telafisinin mümkün olmayacağını ifade etti.

Akıllı ulaşım sistemlerinin artık hayatın her alanına girdiğini vurgulayan Yanar, şöyle konuştu:

"Gerek ulaşımda gerek iletişim ve haberleşmede gerekse evlerimizde kullandığımız cihazlarda ve eşyalarda her şey akıllı oluyor. Akıllı ulaşım sistemleri de bunun bir parçası. Ülkemiz bu alanda dünyadaki gelişmelere paralel olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojileri bugün ülkelerin gelişmesini önemli oranda etkilemektedir. Türkiye olarak bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın oluşturduğu bir strateji belgesi mevcuttur. Bu strateji belgesinin oluşturulması için 2012 yılında başlayan çalışmalarda 500'den fazla kişi görev almış ve 2023 vizyonu ortaya konmuştur."

Yanar, akıllı ulaşım sistemlerinin hayatı büyük ölçüde kolaylaştırdığını dile getirerek, dünyada sadece nesnelerden oluşan, bilgileri elinde bulunduran ve bunlardan sonuçlar üreten elit bir tabaka olacağını kaydetti.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir de etkinliğe yurt dışından çok sayıda misafir geldiğini belirtti.

Başta Güney Kore ve Hollanda olmak üzere akıllı ulaşım sistemleri alanında öncü konumundaki birçok ülkeden bilim adamının sunum yapacağı konferans 3 gün sürecek.

Türk Telekom'un kadınlara yönelik teknoloji seferberliği start aldı

Alaturka Bilim Teknoloji Haberleri

ERZİNCAN (AA) – Türk Telekom, 24 il ve 34 farklı noktadaki kadınların güvenli internet kullanımını öğrenmesi amacıyla başlattığı Teknoloji Seferberliği'ne Erzincan'dan başladı.

Türk Telekom, kadınlara yönelik sunduğu Teknoloji Seferberliği Projesi'nin ikinci sezonunda ilk durak Erzincan oldu.

Proje kapsamında teknoloji sınıfı olarak tasarlanan kurumun Gezici Eğitim Tırı, Ordu Caddesi'ndeki saat kulesi önünde hizmet vermeye başladı.

Tırda kadınlara internet kullanımı, e-Devlet ve mobil uygulamalar ile sosyal medya başta olmak üzere günlük hayatı kolaylaştıran birçok konuda eğitim veriliyor.

Tırı gezen Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada Türk Telekom'un Teknoloji Seferberliği Projesi'ni Erzincan'dan başlattığını belirterek "Bu proje, Başbakanımız Binali Yıldırım'ın talimatıyla uygulanacak. Türk Telekom'dan gelen arkadaşlarımız ve teknolojiyi hanımlara anlatacak ekip Erzincan'da hizmet verecek. Bu projeyi çok önemsiyoruz, çok iyi düşünülmüştür. 24 ilde uygulanacak projenin özellikle hanımlara yönelik olması çok önemli." dedi.

Başsoy, çocukların farklı internet sitelerine girememesi için teknolojiyi öncelikle ailenin öğrenmesi gerektiğini, bunun temelinin ise kadın olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

"Çocuklarımız bugün artık zaman dilimi içerisinde en çok tehlike saçan internet ortamında. Bağımsız olarak internet kullanan çocuklarımız başkalarının tuzağına düşebiliyorlar. Bunu önlemenin yolu da -baba akşama kadar işte oluyor, çocuklar farklı sitelere girebiliyorlar- bu teknolojiyi en iyi kullanabilmeyi aile önce bilecek ki daha sonra çocuklarını bu tehlikeden koruyabilsin."

Kent sakinlerinden Serpil Könesoğlu ise daha önce de böyle bir projeye katıldığını ve çok fayda gördüğünü söyleyerek "Başbakanımız Yıldırım'a Erzincanlı kadınlar olarak bu tırı ayağımıza kadar gönderdiği için çok teşekkür ediyoruz. Güvenli internet, çocuklarımızın daha güvenli internete girebileceği bir kurs aldık. Türk Telekom'a teşekkür ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Başsoy, daha sonra proje kapsamında eğitim alan iki kadına sertifikasını verdi.

Eğitim tırının bir sonraki durağının 19 Nisan'da Elazığ kent merkezi olacağı kaydedildi.