YTÜ öğrencilerinin “yerli ve milli otomobil” rüyası

İSTANBUL (AA) – ZEYNEP RAKİPOĞLU – Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nca (TÜBİTAK) bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Verimli Meydan Okuyan Elektrikli Araçlar Yarışması'nda "elektromobil", "hidromobil" ve "otonom" kategorilerinde tasarladıkları araçlarla 3 kupa kazanan Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Alternatif Enerjili Sistemler Kulübü (AESK) öğrencileri, yerli ve milli otomobil üretimine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Yarışmaya 1 yıl önce hazırlanmaya başlayan 20 kişilik takım, hidrojen gazıyla çalışan "hidromobil" ve elektrikle çalışan, aynı zamanda otonom yani sürücüsüz olma özelliği de taşıyan "elektromobil" araç tasarladı. Araçların tasarımı, yazılımı, donanımı ve üretimi YTÜ öğrencileri tarafından tamamen yerli ve milli olarak üretildi.

Körfez Yarış Pisti'nde 10-12 Ağustos'ta gerçekleştirilen yarışmada, elektromobil kategorisinde 39, hidromobil kategorisinde 8 ve otonom kategorisinde 5 üniversite takımı mücadele etti. YTÜ AESK takımı, hidromobil ve bu yıl ilk defa düzenlenen otonom yarışlarında birincilik, elektromobil kategorisinde ise üçüncülük kazandı.

Yurt dışındaki yarışmalarda da Türkiye'yi tasarladıkları yerli araçlarla temsil etmek isteyen öğrencilerin en büyük hedefi ise Türkiye'nin yerli ve milli otomobil üretme hedefine katkı sağlamak.

– "Araçlarımızın tasarımı, donanımı, yazılımı yerli ve milli"

AESK Başkanı ve Elektrik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Özkan Köroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hidromobil ve elektromobil olup otonom özelliğe sahip iki aracın 20 kişilik bir ekip tarafından 1 yıllık çalışmanın ürünü olarak ortaya konulduğunu söyledi.

Araçların üretimini atölyelerinde kendi imkanlarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Köroğlu, "Elektrikli ve alternatif enerjili 2 aracımızın da bütün gerekli elektriksel ve mekaniksel komparentlerin tasarımı, üretimi, analizleri, donanımı ve yazılımı tamamen YTÜ öğrencileri tarafından burada yerli ve milli olarak üretilmiştir." diye konuştu.

Köroğlu, hidromobil ve elektromobil olmak üzere 2 araç tasarladıklarını aktararak, şu bilgileri verdi:

"Elektromobil olan aracımız aynı zamanda otonom özelliğe sahip. Hidromobil olan aracımız hibrit enerjili. İki yakıt kaynağımız var, birisi batarya, birisi 'fuel cell' dediğimiz yakıt hücresi. Fuel cell, hidrojenden elektrik enerjisine çeviren bir cihaz. Elektromobil aracımızda da sadece bir batarya paketimiz var. Bizim tespitlerimize göre hidromobil aracımız 150 kilometre, elektromobil aracımız ise 100 kilometre yol alabiliyor. 100 kilometrede yakıt masrafı elektromobil aracımızda 1 lira, hidromobil aracımızda ise 1 lira 20 kuruş."

Başarılarını yurt dışındaki yarışmalara taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Köroğlu, kulüp olarak hafif ticari bir aracı elektrikli araca dönüştürmek için proje ürettiklerini belirterek, hem yarışmalarda hem de pratik hayatta hedeflerini daha ileri taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

– "Yerli arabamız olduğu zaman öğrenciler her şeye hazır"

YTÜ AESK Akademik Danışmanı ve Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alptekin Ergenç de Türkiye'de bu yarışmaları yöneten bir üniversite olduklarını ve 5 yılda katıldıkları yarışmalarda 12 kupa kazandıklarını söyledi.

Öğrencilerin araçları tasarlarken bütün komparentleri nasıl tasarlayacaklarını ve yöneteceklerini öğrendiklerinin altını çizen Ergenç, şöyle devam etti:

"Bu araçları araç yapabilmeyi öğrenmek için yapıyoruz. Gerçekten bir gün yerli arabamız olduğu zaman yerli araba elektrikli de olsa başka bir ürünle de çalışsa öğrenciler her şeye hazırlar. Çünkü bütün komparentleri nasıl tasarlayacaklarını biliyorlar. Bu araçları zaten bu bağlamda yapıyoruz. Yarışma en az yakan araç yapma yarışıydı. Bunu yapabilmeniz için de en hafif, verimi en yüksek aracı yapmanız gerekiyor, biz bunu başardık."

Ergenç, geleceğin teknolojisinin karbonfiber olduğunu belirterek, aracımızın içinin ve dışının komple karbonfiber olduğunu, koruma aksamları haricinden çok az metal ve taşıyıcı aksama sahip olduğunu vurguladı.

– "Hedefimiz yüzde yüzünü yerli ve milli yapmak"

Aracın üzerinde kulübün adının yazdığını aktaran Ergenç, "Araçların elektronik sistemlerinin çok büyük bir kısmını çocuklar yaptılar. Komparentleri alıp kullandılar ve kendi öz ürünlerini yarattılar. Araçların üzerinde yerli ve milli çok fazla ürün var. Daha da fazla artıracağız. Hedefimiz yüzde yüzünü yerli ve milli yapmak. Bu şekilde ülkemizde teknolojinin gelişeceğini düşünüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Öğrencilerin geleceğin teknolojisi otonom araçlara YTÜ'nün hazır olduğunu gösterdiğini belirten Ergenç, "Bu sene aslında bizim yol aldığımız önemli bir nokta otonom konusuydu. Gerçekten çocuklar hatasıza yakın bir sürüş yaptı. Bizim için en önemli birincilik otonom kategorisinde yüzde 99,5'lik bir hatasızlıkla yarışı bitirmiş olmak oldu." dedi.

– "Üniversite milli hedeflere katkı sağladığı ölçüde başarılıdır"

YTÜ Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin ise üniversitenin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden başlayarak bugüne kadar Türkiye'nin milli hedeflerine katkı sağladığını anlattı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerlileşme ve millileşme hedeflerine katkı sağlamak amacıyla kendilerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için araştırmacılar ve öğrencilerle sahaya indiklerini belirten Şahin, şöyle konuştu:

"YTÜ'nün başarısı sadece araçlarla sınırlı değil, yine bu sene çeşitli ülkelerde yapılan otonom yarışlarda Türkiye'yi tek temsil eden üniversiteydi. Yüzde yüz yerli milli bir araçla dünyada ülkemizi tanıttılar. Son yıllarda milli hedeflere üniversitemizin verdiği katkıyı göstermesi açısından çok anlamlı buluyoruz. Bir üniversite kendi başarılarını üniversiteyle sınırlandırmamalı. Bir üniversite ülkenin koyduğu milli hedeflere ne kadar katkı sağlayabiliyorsa o ölçüde başarılıdır. Bu ekonomik saldırıyla bu düşüncemizin daha bir anlam kazandığı inancındayız. Türkiye'nin geleceği bu gençlere öğrencilik yıllarında yatırım yaparsak, milli hedeflerimize çok daha kısa bir sürede ulaşmamız mümkün olacaktır."

Advertisements

Türkiye'nin özgün helikopteri uçuşa gün sayıyor

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Türkiye'deki genel maksat helikopter ihtiyacının karşılanması amacıyla geliştirilen T625 Genel Maksat Helikopteri'nin ilk prototipinin üretimi tamamlandı. Tasarım ve üretimi yerli olan helikopter, yoğun sistem ve yer testleri sonrasında gökyüzüyle buluşmaya hazırlanıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yürütülen Özgün Helikopter Programı'nda bir süredir devam eden tasarım ve üretim faaliyetlerinde önemli bir aşamaya gelindi.

Helikopter prototiplerinden ilki, üretimin tamamlanmasının ardından yer ve uçuş testlerinin yapılacağı tesislere intikal etti. Burada prototip üzerinde yapılacak yoğun sistem ve yer testleri sonrasında uçuş testlerinin başlatılması öngörülüyor.

T625 Genel Maksat Helikopteri'nin gövde, güç aktarma organları, rotor sistemi, iniş takımı ve otopilot gibi sistemlerinin tamamı TUSAŞ'ın imzasını taşıyor. Ayrıca helikopterin aviyonik sistemleri de milli ve yerli olarak tasarlanıp üretildi.

Bu nitelikleriyle T625, alanında Türkiye'nin teknolojik katma değerinin en yüksek olduğu ürünlerin başında geliyor.

– Atak'taki bilgi ve tecrübeyle geliştirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kurumların, genel maksat helikopteri ihtiyaçlarının özgün bir platformla karşılanması hedefiyle yürütülen Özgün Helikopter Programı, 15 Haziran 2010'da toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararıyla başlatıldı.

Program için 26 Eylül 2013'te TUSAŞ'la sözleşme imzalandı.

T625 helikopteri, en zorlu iklim ve coğrafyalarda dahi yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz koşullarında etkin şekilde faaliyet gösterebilecek.

Atak Programı süresince kazanılan bilgi, birikim, tecrübe ve yetenek havuzu temel alınarak başlanılan Özgün Helikopter Programı kapsamında, yapısal ve aviyonik sistemlerin yanı sıra transmisyon, rotor ve iniş takımları gibi kritik öneme haiz sistemlerin tasarımları ve üretimleri de tamamen milli kaynaklar kullanılarak gerçekleştirildi.

– Geniş görev yelpazesi

Helikopter, geniş görev yelpazesine sahip olmasından ötürü taşıma, VIP, kargo, hava ambulans, arama kurtarma ve kıyı ötesi taşıma görevlerini icra edebilecek.

Helikopter 2 mürettebat, 12 yolcu kapasitesine sahip bulunuyor.

Helikopterin Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sertifiye edilmesiyle ilgili çalışmalar programla birlikte sürdürülüyor.

Periscope'a maç yayını engeli kararı

ANKARA (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – İstanbul 26. İcra Dairesinin aldığı karar doğrultusunda, yayın hakları Digitürk'e ait Spor Toto Süper Lig Lefter Küçükandonyadis Sezonu'nun 2, 3 ve 4'üncü hafta maçları sırasında Periscope'a erişim engellenecek.

Süper Toto Süper Lig futbol müsabakalarının yayın hakkını elinde bulunduran Digitürk, canlı video paylaşım uygulaması Periscope üzerinden maçların görüntülerinin izinsiz servis edildiği gerekçesiyle İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine başvurmuştu.

Müracaatı yerinde bulan mahkemenin, maçların Twitter'a ait Periscope'tan yayınının önüne geçmek amacıyla aldığı kararda, "Süper Toto Süper Lig futbol müsabakalarının oynandığı sürelerle sınırlı olmak üzere pscp.tv, proxsee.pscp.tv, prod-assets.pscp.tv, prod-video-eu-central-1.pscp.tv Periscope uygulama adreslerinde Süper Toto Süper Lig futbol müsabakalarının oynandığı sürelerle sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir yoluyla erişimin engellenmesine karar verildi." ifadesi kullanılmıştı.

Mahkeme kararının ardından Twitter ile Digitürk arasında yürütülen görüşmelerde yayın konusunda anlaşma sağlanamadı.

Bunun üzerine Erişim Sağlayıcıları Birliğinin internet servis sağlayıcılarına gönderdiği mahkeme kararı gereği, sınırlı süreyle erişimin engellenmesi amacıyla teknik altyapılarda değişiklik yapıldı.

Karar gereğince canlı video paylaşım uygulaması Periscope, Süper Toto Süper Lig'in 2, 3 ve 4'üncü hafta karşılaşmaları tamamlanıncaya kadar maç sürelerince erişime kapatılacak.

Uygulama bu akşam 21.45'te başlayacak Trabzonspor-Demir Grup Sivasspor karşılaşması ile devreye girecek, yarınki Bursaspor-Kayserispor, Antalyaspor-Atiker Konyaspor, Yeni Malatyaspor-Fenerbahçe maçlarıyla devam edecek.

Pazar günü yapılacak Büyükşehir Belediye Erzurumspor-Beşiktaş, Akhisarspor-Çaykur Rizespor, Aytemiz Alanyaspor-MKE Ankaragücü, Galatasaray-Göztepe karşılaşmalarıyla pazartesi günü oynanacak Kasımpaşa-Medipol Başakşehir maçları süresince de Periscope'a erişim engeli konulacak.

Mahkeme kararına göre erişim engeli, 3. ve 4. hafta maçları sırasında da uygulanacak.

Karşılaşmaların oynandığı sürelerle sınırlı olacak uygulama, maçların sona ermesinin ardından tamamlanacak ve Periscope tekrar erişime açılacak.

GRAFİKLİ – Bakan Varank'tan sanayiciler için bayram paketi

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kurban Bayramı öncesinde sanayiciler, KOBİ'ler ve girişimciler için 16 maddelik destek ve önlem paketini açıklayarak, "Sanayinin ara malı ithalatını oluşturan 2 bin 739 ürün grubu incelendi. Buna göre, minimum 30 milyar dolarlık ithalata karşılık gelen öncelikli ürün gruplarının yerlileştirilmesi çalışmaları başlatılacak." ifadesini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırılar karşısında sanayiciler, KOBİ'ler ve teknoloji girişimcilerinin üzerindeki yükü hafifletmek ve bu süreçten güçlenerek çıkmalarını sağlamak amacıyla harekete geçildiği belirtildi.

Bakan Varank başkanlığında hafta başından itibaren Bakanlık bünyesinde yürütülen, "Destek ve Önlem Paketi" çalışmalarının tamamlandığına işaret edilerek, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da sunulan paket, parasal genişlemeye yol açmadan ve sıkı maliye politikalarına uyumlu şekilde hazırlandı." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, pakete ilişkin değerlendirmelerine yer verilen Varank, şunları kaydetti:

"Ülkemize karşı yapılan ekonomik saldırılardan sanayicilerimizin ve teknoloji girişimcilerimizin olumsuz etkilenmemeleri için yerlileştirme adımlarımızı ve milli teknoloji hamlemizi hızlandırıyoruz. Sektörün taleplerini de dikkate alarak, yeni ekonomi modelimizdeki tasarruf ilkeleri çerçevesinde bütçemize ilave yük getirmeksizin, sanayicilerimizi ve girişimcilerimizi 16 maddelik yeni bir paketle destekliyoruz."

Varank'ın açıkladığı destek ve önlem paketi şöyle:

Destek ve Önlem Destek ve Önlem Açıklaması
Yerlileştirme Programı Sanayinin ara malı ithalatını oluşturan 2 bin 739 ürün grubu, teknoloji seviyesi, ithalat içindeki payı, uluslararası pazar ve rekabet potansiyeliyle ülkenin üretim yetenekleri dikkate alınarak incelendi. Buna göre, minimum 30 milyar dolarlık ithalata karşılık gelen öncelikli ürün gruplarının yerlileştirilmesi çalışmaları başlatılacak.
Yerli ürünlere fiyat avantajı Orta ve yüksek teknoloji ürün grupları için kamu ihalelerinde yerli ürünlere yüzde 15 zorunlu fiyat avantajı tebliğinin etkin şekilde uygulanması için takip mekanizması oluşturulacak.
Sanayi iş birliği projelerinin etkin bir şekilde uygulanması Kamu ihalelerinde yenilik, yerlileştirme ve teknoloji transferini sağlayacak, sanayi iş birliği projelerinin yaygın ve etkin bir şekilde uygulanması için destek ve takip mekanizması oluşturulacak.
Haksız rekabetin önüne geçilmesi İthal sanayi ürünlerinin can, mal, çevre güvenliği ve kalite açısından denetimi özenle gerçekleştirecek, yerli üreticinin haksız rekabete maruz kalması önlenecek.
Organize sanayi bölgelerinde (OSB) bedelsiz arsa tahsisi OSB'lerde yatırım yapacaklar için bedelsiz arsa tahsisi uygulamasının kapsamı genişletilecek.
Teşvik belgeli yatırımcılara arazi tahsisi Yatırım teşvik belgesi almış firmaların yatırım yeri bulma süreçleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile protokol imzalanarak hızlandırılacak.
Yerel potansiyelin harekete geçirilmesi Yerel potansiyeli harekete geçirmek ve refahın tüm yurda dengeli yayılmasını sağlamak amacıyla kalkınma ajansları üzerinden yaklaşık bin 500 projeye 500 milyon lira destek sağlanacak.
Teknoloji geliştirme bölgelerine yeni destekler Yıl sonuna kadar, teknoloji geliştirme bölgelerine toplam 100 milyon lira destek vereceğiz. Tamamlanma aşamasına gelen teknoparklara öncelik vererek, faaliyete geçmelerini hızlandıracağız.
Reel sektörün rekabet ve yenilikçilik kabiliyetinin artırılması Bakanlık tarafından Avrupa Birliği fonları desteğiyle yürütülen Rekabetçilik ve Yenilik Sektör Operasyonel Programı kapsamında, yaratıcı sektörler ve girişimcilik alanlarında 60 milyon avroluk fonu yatırımcıların hizmetine sunacağız.
Ar-Ge desteğine kur farkı düzenlemesi TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı'nda yer alan 500 bin lira proje bütçesinin üst sınırı 600 bin liraya çıkarılacak.
TÜBİTAK Teknogirişim Sermaye Desteği Programı'nda proje destek üst sınırları 200 bin liraya yükseltilecek.
TÜBİTAK sanayi destekleri kapsamında kur farkı dolayısıyla oluşacak maliyet artışlarına destek olunacak.
Ar-Ge'nin ticari ürüne dönüşmesi Ar-Ge sonucunda çıkan ürünlerin üretim ve ihracatını desteklemek amacıyla 50 milyon lira üretim yatırım desteği sağlanacak.
Temel bilimler mezunlarına istihdam desteği Teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilen temel bilimler mezunlarına aylık brüt asgari ücret tutarında destek verilecek. Bu amaçla yıl sonuna kadar 15 milyon liralık destek firmalara aktarılacak.
KOSGEB alacaklarının ertelenmesi ve KOBİ'lere ihracat desteği KOSGEB'in geri ödemeli destekler kapsamında KOBİ'lerden 2018 yılında tahsil etmesi gereken alacakları 2019 yılına ertelenecek.
KOBİ'lerin ihracat kapasitelerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazara açılmalarının kolaylaştırılması amacıyla işletme başına 300 bin liraya kadar destek verilecek.
Yatırım teşvik belgesi başvuru ücretlerinin kaldırılması Yatırımcının üzerindeki bürokratik yükü hafifletmek amacıyla yatırım teşvik belgesi başvuru ücreti kaldırılacak.
Türk Standardları Enstitüsü (TSE) hizmet ücretlerinde yüzde 25 indirim yapılması ve kurum alacaklarının yeniden yapılandırılması Sanayicinin rekabet gücünü artırmak amacıyla, TSE tarafından verilen TSE, TSE K, Hizmet Yeri Yeterlilik (HYB), Helal Yönetim Sistemleri uygunluk belgeleri belgelendirme ücretlerinde yüzde 25 indirim yapılacak.
İhracatçının rekabet gücünü artırmak amacıyla ihracat uygunluk değerlendirme ve belgelendirme hizmet ücretlerinde de yüzde 25 indirime gidilecek.
TSE'nin vadesi geçmiş ve icra takibi başlatılmış alacakları yeniden yapılandırılacak.
Patent, marka, tasarım başvuru ve tescil ücretlerinde yüzde 25 indirim yapılması Girişimci ve yatırımcıların fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumunun patent, marka, tasarım başvuru ve tescil ücretleri yüzde 25 indirilecek.
Patent, marka ve tasarımla ilgili gecikme cezalarındaki kurum payları yeniden yapılandırılacak.

WhatsApp vatandaşa değil, firmalara ücretli

ANKARA (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Rahmi Aktepe, sosyal medyada 'WhatsApp'ın ücretli olacağı' şeklinde yanlış bilgiler dolaştığını belirterek, "Anlık mesajlaşma uygulaması vatandaşlara ücretsiz. WhatsApp tarafından firmalar için geliştirilen WhatsApp Business uygulaması ücretli." dedi.

Aktepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, WhatsApp'ın kişiler ve işletmelerin birbirleriyle iletişim kurmasına yardımcı olacak yeni araçlar geliştirdiğini, bu kapsamda da sosyal medyada sürekli WhatsApp'ın ücretli olacağına ilişkin bilgiler dolaştığını söyledi.

Bu yanlış bilgilerin internet ortamında kirliliğe yol açtığına işaret eden Aktepe, yeni geliştirilen "WhatsApp Business" uygulamasının hayata geçirilmesiyle bir işletmeyi aramak veya e-posta göndermektense işletmeyle sohbet etmenin çok daha hızlı ve daha kolay olduğunu bildirdi.

Müşterileriyle iletişim kurarken daha güçlü araçlara ihtiyaç duyan işletmeler tarafından kullanılabilen bu hizmetin ücretli olduğunu dile getiren Aktepe, şunları kaydetti:

"WhatsApp'tan yapılan açıklamaya göre, bu hizmet, şirketin para kazandıran ilk kurumsal ürünü. WhatsApp Business hizmeti kapsamında WhatsApp işletme API, işletmelerin 24 saate kadar ücretsiz olarak müşterilerden gelen mesajlarını yanıtlamasına izin verecek. Bu süreden sonra ülkelere göre değişecek sabit ücret tahsil edecek. Sosyal medyada belirli aralıklarla WhatsApp'ın ücretli olacağına ilişkin kirli bilgiler dolaşıyor. Bu bilgiler yanlış. Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp vatandaşlara ücretsiz. WhatsApp tarafından firmalar için geliştirilen WhatsApp Business uygulaması ücretli."

İHA'lara çöp toplama görevi

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Teknoloji firmaları, insansız hava araçlarına (İHA) yeni görevler biçmeye devam ediyor. GSM operatörü Turkcell de İHA'larla çevre temizliği sağlayan bir sistem geliştirdi.

İHA'ların kullanım alanları büyük bir hızla artıyor. Farklı boyutlarda ve yapılarda üretilebilen İHA'lar çeşitli arızaların tespit edilmesinde, tarımda ilaçlama, sulama ve gözlem yapılmasında, trafik ve yol durumu hakkında veri toplanmasında, kargo hizmetlerinde ve askeri alanlarda kullanılabiliyor. Kullanım çeşitliliğine bağlı olarak İHA yazılım ve donanımları da sürekli güncelleniyor.

İHA'lar uzaktan kumanda veya otopilotla yönlendirilebiliyor ve insan erişiminin kısıtlı olduğu yerlerde rahatlıkla kullanılabiliyor. İHA'lara kameralar, sensörler, görüntü işleme algoritmaları gibi çeşitli özellikler eklenmesiyle neredeyse istenilen her alanda kullanılabilecek araçlar üretilebiliyor.

Günümüz şartları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda İHA'ların çevre temizliğinde de kullanılabileceği değerlendiriliyor.

Çevre temizliği hizmetinin insanlar tarafından sağlanması kimi zaman verimsiz olabiliyor. Sokaklarda bulunan çöpler temizlik görevlilerinin gözünden kaçabiliyor veya erişilmesi zor yerlerde olabiliyor. Günün çeşitli saatlerinde farklı kişilerin çalışması dolayısıyla temizlik her zaman aynı düzeyde sağlanamayabiliyor.

Turkcell bünyesinde geliştirilen sistem, çöplerin ve atık maddelerin İHA yardımıyla tespit edilmesine ve kategorilerine uygun şekilde en yakın çöpe taşınmasına dayanıyor.

Sistemle görüntü işleme teknolojisi ve İHA aracılığıyla çevre kirliliğine sebep olan çöpler ve atık maddeler tespit edilecek, İHA'nın taşıyabileceği boyutta olanları kategorisine uygun en yakındaki çöp kutusuna taşınacak, çöplerin doluluk oranları takip edilecek ve gerekli durumlarda ilgili birimlere bildirim yapacak.

İHA, içerdiği görüntü yakalama modülü aracılığıyla üzerinde uçtuğu ortamın görüntülerini toplayacak, kavrama kolu aracılığıyla cisimleri tutup bırakacak, çöp kutusu konum tespit modülü aracılığıyla çevredeki çöp kutularının yeri tespit edilecek, iletişim modülüyle ilgili birimlerle iletişim kurulacak. Kontrol modülü aracılığıyla görüntüler analiz edilerek ilgili birimlerin aksiyon almaları sağlanacak.

Ayrıca dolu olduğu belirlenen çöp kutularının ve İHA'ların taşıyamayacağı boyuttaki çöp veya atık maddenin konumu bildirilerek temizlik aracı gönderilmesi de temin edilebilecek.

Çöp veya atık maddeler sistemde cam, plastik, kağıt gibi sınıflandırılabilecek. Kategori belirleme aşamasında kontrol modülü tarafından kimlik, pasaport, cüzdan gibi çeşitli kişisel eşyalar görüntü işleme yöntemiyle tespit edebiliyor. Bu durumda polis, kayıp eşya bürosu gibi yetkili birimlere tespit edilen nesnenin konum bilgisini içeren bildirimler gönderilebilecek.

Belli bir doluluğa ulaşan çöp kutularına ilişkin de ilgili bildirim alınmasına olanak veren sistem, ilgili birimlere trafik bilgisi vermek dahil çeşitli uygulamalarla zenginleştirilebilecek.

Okyanus yüzeyindeki sıcaklık artıyor

NEW YORK (AA) – Bilim insanları, bu yaz okyanus yüzeyindeki sıcaklık dalgasının son 100 yılın kayıtlarına göre rekor kırdığını açıkladı.

ABD San Diego sahilinde inceleme yapan bilim insanları, 1916 yılından beri günlük ölçümleri yapılan deniz suyu sıcaklığında ağustos başında 26,5 santigrat ile en yüksek seviyeyi tespit ettiklerini duyurdu.

Uydu verilerinin yanında gemi ve şamandıralarla deniz yüzeyinde yapılan ölçümler sonucu, 1982-2016 arasında deniz sıcaklık dalgalarının iki kat arttığı ortaya kondu. Dünya'nın ısınmasıyla bunun daha genel ve şiddetli hale geleceği ve uzun vadede aşırı ısınmanın okyanuslardaki hayata zarar vereceği kaydedildi.

Birçok deniz canlısının, karadakilere kıyasla çok dar bir sıcaklık aralığında hayatta kalabilecek şekilde yaşadığı, artan küresel ısınmanın sonucunun çok yıkıcı olabileceği vurgulandı.

İskoçya Deniz Enstitüsü çevre bilimcisi Michael Burrows, ıstakoz gibi bazı hayvanların ısınmaya uyum sağlayabileceğini ancak mercan kayalığı ve yosun örtüsünün ve bunlara bağımlı yaşayan deniz canlılarının "gerçek bir tehlike altında" olacağını belirtti.

Queensland Üniversitesi deniz biyoloğu Hoegh Gudlberg, her 4 balıktan birinin mercan kayalıkları içinde veya etrafında yaşadığını ifade ederek "Okyanustaki canlı çeşitliliğinin büyük bir kısmı okyanus tabanının oldukça küçük bir miktarına bağlıdır." dedi.

Scripps Okyanus Bilimi Enstitüsünden Art Miller, "Karada sıcaklık dalgaları olduğu gibi, okyanusta da var. Defalarca sıcaklık rekoru kırdık. Bu şaşırtıcı değil ama şoke edici." dedi.

Miller, okyanus yüzeyindeki ısınmadan dolayı sirkülasyondaki değişimlerin mikroskobik bitki çoğalmasını olumsuz etkileyeceğine, dolayısıyla deniz ürünleri ağının temelini oluşturan küçük organizmaları azaltacağına dikkati çekti.

Milli roketler “göbek bağından” kurtulacak

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Bilkent Üniversitesinde geliştirilen çözümle roket fırlatma sistemlerinde, roket ve fırlatma yuvası arasında güç transferi ve iletişimi sağlayan "göbek bağı" kablosunu devreden çıkaracak çözüm üretildi.

Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü ve sanayinin önde gelen şirketlerinin iş birliğiyle yürütülen Sanayi Odaklı Bitirme Projeleri etkinliğinde bir dizi teknolojik çözüm üretildi.

Bölüm öğrencileri Müslüm Emir Avcı, Doğan Can Çiçek, Ahmet Özkan Demir, Serhat Erdoğan, Ekin Sarp Önal, Hazar Benan Ünal, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar'ın danışmanlığında "Kablosuz Güç Transferi ve Çift Yönlü Kablosuz Veri İletimi Projesi"ni yürüttü.

Proje kapsamında, roket fırlatma sistemlerinde, roket ve fırlatma yuvası arasında fırlatma öncesi güç transferi ve iletişimi sağlayan "göbek bağı" adı verilen kabloya alternatif üretilmeye çalışıldı. Bu bağ, roket fırlatılmadan önce güç ve veri aktarımını sağlıyor. Büyük ölçüde ithal edilen, tek kullanımlık bu kablo, kullanım sırasında insan kaynaklı hatalara neden olabiliyor.

Proje ekibi, roket ve fırlatma yuvası arasındaki güç transferini ve iletişimi sağlayan sistemi kablosuz hale getirirken, sistemin güvenilirliğinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesinde önemli bir adım atıldı.

Geliştirilen yöntemle veri ve güç aktarımı kablosuz ve otomatik hale getirildi. Yerli çözüm ithalat bağımlılığına da çare olacak. Esnek bir yapıda tasarlanan sistem farklı roket türleri için kullanılabilecek.

– Çözüm manyetik bağlantıyla sağlandı

Kablosuz güç transferi ve çift yönlü kablosuz veri iletimi, iç içe yerleştirilmiş iki silindir arasında aynı frekans üzerinden tek yönlü güç ve çift yönlü veri aktarımına dayanıyor.

Kablosuz güç aktarımı dıştaki silindirden içteki silindire doğru gerçekleşiyor. Güç aktarımı anahtarlanarak yapılıyor ve küçük silindirden büyük silindire doğru veri aktarımı sırasında güç aktarımı duruyor.

Güç ve verinin kablosuz olarak iletilmesi için manyetik endüktif kublaj yöntemi kullanılıyor. Manyetik bir bağlantı üzerinden verinin aktarılması dışarıdan etkilerin en aza indirilmesi açısından fayda sağlıyor.

Güç aktarımının verimli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla içteki ve dıştaki bobinler için en uygun sarım sayıları seçildi. Bu amaçla çeşitli yazılımlarla rezonans frekansı modellendi ve güç aktarımının verimliliği simülasyon ortamında gözlendi.

Güç iletimi devresini, aktarılan gücün depolanması için gerekli batarya devresi tasarımı izledi. Güç depolama birimi olarak uzun ömürlü olması ve kısa sürede yüksek güç sağlayabilmesi dolayısıyla süper kapasitörler tercih edildi. Son adım olarak iki taraflı gerçekleşecek veri aktarımı devresi tasarlandı.

Aktarılan güç içteki silindirde sonradan kullanılmak üzere depolandı, veri ise çözülerek sonraki aşamalara devredildi.

Tasarlanan devreler, devre kartına basılarak kompakt hale getirildi.

Türkiye'nin uzay atılımına Rusya'dan destek

MOSKOVA (AA) – EMRE GÜRKAN ABAY – Rus devlet savunma sanayi şirketi Rosteh'in Uluslararası İşbirliği ve Bölgesel Politikalar Direktörü Viktor Kladov, Türkiye ile çeşitli sanayi alanlarında uzun süredir başarılı bir ortaklık yürüttüklerini belirterek, “Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasında ve geliştirilmesinde de iş birliğimizi güçlendirmeye açığız. Türkiye’nin bu alanda başarı sağlayacağından eminiz.” dedi.

Kladov, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın 2018’de açılacağını duyurduğu Türkiye Uzay Ajansı’na yönelik atılımları AA muhabirine değerlendirdi.

Rosteh’in uzay sanayisi ve uzay keşfine yönelik yüksek teknolojilerin geliştirilmesiyle ilgili çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettirdiğini belirten Kladov, “Rosteh ve alt kuruluşları tarafından üretilen motorlar, Soyuz roketlerini yörüngeye oturtmaktadır. Pilotlar ve astronotlar için uzay giysileri dahil olmak üzere yaşam destek üniteleri, dünya yüzeyinin uydulardan görüntülenmesini sağlayan optikler ve son derece yüksek sıcaklıklara dayanabilecek kompozit malzemeler üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Rusya devlet silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’la birlikte başka ülkeler için uzay araçlarının üretilip uzaya gönderildiğine işaret eden Kladov, “Söz konusu çalışmalarımızda, birlikte çalıştığımız ülkelerden uzmanlara dünyanın uzaktan incelenmesine ilişkin eğitimler de verilmektedir.” diye konuştu.

Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilen Malezyalı ilk kozmonot Şeyh Muzaffer Şükür projesinde olduğu gibi farklı alanlarda destekler de sağladıklarını vurgulayan Kladov, “Rosoboroneksport bugüne kadar aralarında İngiltere, Almanya, İtalya, Çin, Norveç ve İsveç gibi ülkelerin olduğu 14 farklı ülkenin 30’dan fazla uydusunu bugüne kadar yörüngeye oturttu.” bilgisini paylaştı.

Türkiye’nin uzay konusunda son dönemde attığı adımları memnuniyetle karşıladıklarının altını çizen Kladov, şöyle konuştu:

“Rosteh ve Türk ortakları arasında karşılıklı yarar sağlayan iş birliği çeşitli sanayi alanlarında uzun süredir devam etmektedir. Türk ortaklarımızın uzay sanayisini geliştirmeye yönelik arzusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye’nin bu alanda başarı sağlayacağından eminiz. Rusya uzay sanayisinin geliştirilmesinde önemli bir deneyime sahiptir ve Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasında ve geliştirilmesinde bu alandaki iş birliğimizi güçlendirmeye açığız.”

– Türkiye Uzay Ajansı için geri sayım

Türkiye’nin uzay sanayisi alanında güçlenmesi, uzay teknolojilerinde bilimsel altyapıların ve insan kaynağının geliştirilmesi, kapasite ve yeteneklerin daha da artırılması için bu yıl içerisinde Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulması bekleniyor.

Uzay teknolojileri alanında belirlenen temel politika ve stratejilerinin uygulanmasını sağlayacak ajans, ulusal ve uluslararası ilişkileri yürütecek yapısıyla, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde Türkiye'nin haklarını takip ederek diğer uzay ajansları ile ikili ve çoklu iş birliklerini geliştirecek.

Rusya’da yüksek teknoloji sanayi ürünlerinin geliştirilmesi için 2007’de kurulan devlet şirketi Rosteh, Türkiye’de de yatırımları bulunan AvtoVaz ve KamAZ gibi şirketlerin üst kuruluşu konumunda.

Trabzon'da “Teknoloji Zirvesi” düzenlendi

TRABZON (AA) – Trabzon Ticaret Odası ve Microsoft Türkiye Distribütörü Logosoft işbirliğinde, Trabzon'da "Teknoloji Zirvesi" düzenledi.

Kentte bir otelde düzenlenen zirvede, iş adamı, yazılımcı ve firma yetkililerine yerli ve milli yazılımlar, yeni nesil teknolojiler, dijital dönüşüm, bulut platformu, yapay zeka, Endüstri 4.0 ve süreçler ile destekler hakkında bilgi verildi.

Microsoft Türkiye Distribütörü Logosoft İş ve Kanal Geliştirme Müdürü Uğur Yılmaz, yaptığı açılış konuşmasında, amaçlarının iş adamlarına yerli ve milli yeni nesil teknolojileri anlatmak ve aktarmak olduğunu belirtti.

Yılmaz, Trabzon başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi'ne desteklerinin sürekli ve periyodik olarak devam edeceğini, bölgedeki iş ve bilişim dünyasının bilgilenmesi adına Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere, Teknokent ve birçok sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket ettiklerini söyledi.

Şu günlerde ülke olarak sıkıntılı ve zor bir dönemden geçtiklerini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"İnşallah bu sıkıntılı günleri de diğer zor günler gibi en kısa zamanda geride bırakacağımıza inancımız tam. Bunu da atlatırken teknolojik olarak çok ciddi profesyonelleşme ve yüksek kaliteli üretimin Endüstri 4.0 tarzındaki IOT teknolojilerinden geçtiğini kabul etmemiz gerekiyor. Dünya markalarını artık milyon dolarlık en büyük firmalar kullanıyorsa şu anda bir veya iki kullanıcılı KOBİ'lerimiz de ölçeklerine, maliyetlerine ve bütçelerine göre kullanabiliyor. Türk milleti olarak yerli ve milli çok ciddi yazılımlarımız var. Trabzon'da da var."

Yılmaz, Türkiye'de verimlilik ve kalitenin yükselmesi için üretimin daha da profesyonelleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, bunun için yapay zeka, siber altyapı ve akıllı robotların bir arada hareket ettiği Endüstri 4.0 teknolojisinin tüm kurumlarda kullanılması gerektiğini vurguladı.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Zihni Serdar da teknolojinin, son yıllarda varılan noktada makine ile yazılımla birlikte Endüstri 4.0 sürecinin geliştiğini ve yapay zekayla desteklenerek kullanılmakta olduğunu aktardı.

Program, Logosoft Grup Satış Müdürü Hulusi Kahraman, Logosoft Yerli Çözümler İş Geliştirme Müdürü Ege Yiğit Öner, Logosoft Kurumsal Kaynak Planlaması Satış Müdürü Mert Onay'ın sunumlarıyla devam etti.