Kamuflaj desenli mekik kelebeği Marmaris'te görüldü

MUĞLA (AA) – Akdeniz ve Ege kıyı şeridinde nadiren rastlanan mekik kelebeği (daphnis nerii), Muğla'nın Marmaris ilçesinde bir okulun bahçesinde görüldü.

Bağlıiçi mevkisindeki bir okulun bahçesinde görevlilerin fark ettiği mekik kelebeği, biyoloji öğretmeni Semra Alimoğlu'na teslim edildi. Alimoğlu da öğrencilerine nadir görülen bu kelebeği yakından tanıma imkanı sundu.

Mekik kelebeği daha sonra Marmaris Milli Parklar Şube Müdürlüğüne teslim edildi.

Marmaris Milli Parklar Şube Müdürü vekili Hülya Salmanlı, bilimsel adı "daphnis nerii" olan mekik kelebeğini zakkum dallarına doğru doğal ortamına bıraktı.

Uzun ince kanatları ve kuyruğunu dik tutmasıyla dikkati çeken mekik kelebekleri, en hızlı kanat çırpan, havada asılı durabilen kelebekler olarak biliniyor. Yalnızca gece uçabildiği belirtilen mekik kelebekleri, geniş yapraklı ağaç, süs sarmaşığı, zakkum ve sebze yapraklarıyla besleniyor.

Advertisements

TBMM KİT Komisyonu

TBMM (AA) – TÜBİTAK Marmara Teknokent (MARTEK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Okur, yıllık ortalama ihracatlarının 30 milyon dolar olduğunu belirterek, "Teknokentimizde 180 Ar-Ge ve yazılım firması faaliyet gösterirken, bu firmalarda bin 910 Ar-Ge ve yazılım personeli istihdam edilmektedir." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu başkanlığında toplanan TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda, TÜBİTAK MARTEK AŞ'nin 2015-2016 yılı hesapları görüşüldü.

TÜBİTAK MARTEK AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Okur, şirketin 2003 yılında, 500 bin lira sermayeyle kurulduğunu hatırlattı.

Sermayenin yüzde 96'sının TÜBİTAK, yüzde 1'inin Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), yüzde 1'inin İstanbul Sanayi Odası (ISO), yüzde 1'inin Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ve yüzde 1'inin de Kocaeli Sanayi Odasından oluştuğunu anlatan Okur, şu bilgileri verdi:

"Marmara Teknokentte, Teknoloji Serbest Bölgesi (TEKSEB) 360 bin metrekare, Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKGEB) ise 244 bin metrekare alana kuruludur. Teknokentte kiralanabilen kapalı 30 bin metrekare, açık alan da 82 bin metrekaredir. Yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetini yürüten firmaların yanı sıra bacasız seri üretim ve ihracat ağırlıklı faaliyet gösteren firmalara yer kiralaması yapılmaktadır."

– "Yıllık ortalama ticaret hacmimiz 100 milyon dolar"

Okur, bölgede yer alan kuluçka merkezinde fikri olan girişimcilerin 24 ay desteklendiğini anlatarak, teknokentte faaliyet gösteren firmalara kiralama, idari ve sosyal hizmetlerin yanında, Teknoloji Transfer Ofisi hizmetleri sunulduğunu kaydetti.

Marmara Teknokentin yıllık ortalama ticaret hacminin 100 milyon dolar olduğuna dikkati çeken Okur, "Yıllık ortalama ihracatımız 30 milyon dolardır. Teknokentimizde, 180 Ar-Ge ve yazılım firması faaliyet gösterirken, bu firmalarda bin 910 Ar-Ge ve yazılım personeli istihdam edilmektedir. MARTEK, ülkemizi dünyanın en büyük ekonomileri arasına taşıyacak en temel unsurun bilim ve teknoloji olduğu gerçeği doğrultusunda, katma değeri yüksek ileri teknoloji ürünlerin geliştirilmesi ve uluslararası ticari hedeflere ulaşmak için faaliyetlerini en verimli şekilde yürütmeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.

– "Teknoloji Transfer Ofisi hizmetleri hızlandı"

Okur, Teknoloji Transfer Ofisi kapsamında, bölgedeki tüm firmalara yönelik eğitim, bilgilendirme, seminer etkinlikleri düzenleyerek, kümelenme çalışmalarına katkı sağladıklarını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Firmaların fon kaynaklarına, ulusal ve uluslararası hibe programlarına, yatırımcılara, risk sermayesi özel fonlara, üniversiteler ile ulusal ve uluslararası iş birliği fırsatlarına erişmesi için danışmanlık ve ağ oluşturma hizmetleri sağlanmaktadır. Projeler kapsamında, ortaya çıkan fikri mülkiyet haklarına uygun yollarla koruma altına alınması için strateji ve yol haritası tespitinde danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Fikri hakların ilişkili olduğu teknolojiler için yatırımcı arayan girişimciler teknoloji ticarileştirme süreçlerinde desteklenmekte, pazar araştırma, iş planı hazırlama ve değer analizini geliştirme konularında danışmanlık hizmetleri sağlanmaktadır."

Teknolojik gelişimi ve rekabetçiliği etkileyecek konularda projeler geliştirilebileceğini dile getiren Okur, bu projelerin dış finansman kaynaklarıyla desteklenmesi için gerekli işlemlerin yapıldığını ve 2018'den itibaren teknoloji transfer ofisi hizmeti desteklerinin artırılmasına yönelik faaliyetlere hız kazandırıldığını da kaydetti.

Milletvekillerinin konuşmalarının ardından, TÜBİTAK Marmara Teknokent AŞ'nin 2015-2016 yılı hesapları, genel görüşe sunuldu.

Dersi eğlenceli kılmak için “futbol oynayan robot” tasarladılar

KASTAMONU (AA) – ÖZGÜR ALANTOR – Kastamonu'da iki ortaokul öğrencisi, fen bilgisi dersi kapsamında futbol oynayan robot tasarladı.

Şehit Mehmet Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Yusuf Berat Akyıl ve Dergah Taha Turan, dersi hem kendileri hem de arkadaşları açısından daha eğlenceli hale getirebilmek amacıyla fen bilgisi öğretmenleri Kamil Doğanay danışmanlığında cep telefonu ile yönlendirilerek futbol maçı yapan robotlar geliştirdi.

Öğrenciler, küçük bir oyuncak arabaya kodladıkları kartı takarak cep telefonu ile hareket edebilmesini sağladı. Bu şekilde 4 robot tasarlayan öğrencilerin 2 robotu, yaptıkları mini futbol sahasında karşılıklı mücadele ediyor.

Öğrencilerden Yusuf Berat Akyıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin fen, fizik, kimya gibi dersleri genellikle "zor" olarak tanımladıklarını söyledi.

Bu konuda ne yapabilecekleri ile ilgili öğretmenleri ve arkadaşlarıyla konuştuklarını belirten Akyıl, "Bu dersin eğlenceli olduğunu göstermek istedik. Bunun için robotların hareket edebileceği küçük bir futbol sahası ile futbol oynayabilen robotlar tasarlamaya karar verdik." dedi.

Bu düşünceyle çalışmaya başladıklarını dile getiren Akyıl, "Biz bu dersi ve öğretmenimizi çok seviyoruz. Bize konuları eğlenceli şekilde anlatarak daha kolay öğrenmemizi sağlıyor. Futbol oynayan robotlar dersimizin eğlenceli olduğunu gösteren bir çalışma oldu." ifadesini kullandı.

Dergah Taha Turan da robotları yapma sürecini anlatarak "Önce robotların futbol oynaması için 3 metrekare kadar büyüklükte bir saha yaptık. Ardından robotları kodladık. Bluetooth ile robotları cep telefonumuz üzerinden yönlendirmeye başladık. Telefonla robotları hareket ettirerek topu alıp diğer kaleye gol atmasını sağlamaya çalışıyoruz. Karşısında da diğer takımın robotu bulunuyor." diye konuştu.

Turan, robotlarının önüne aldığı topu kaleye kadar sürüp fileye göndermeye çalıştığını aktardı.

Öğretmen Kamil Doğanay ise bu tür çalışmaların öğrencilerin öğrenme sürecinde olumlu etkileri bulunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Öğrencilerin yeni teknolojilerle iç içe olması önem taşıyor. Fen veya diğer derslerde öğrendiklerini robotlarla birleştirerek günlük hayatta kullanabilecekleri akıllı aletler tasarlamaları, 21. yüzyıl becerilerini kazanmaları için çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Sıkıldıkları bu dersleri daha eğlenceli ve daha pratik şekilde işlemeleri için bu tür çalışmalara zemin hazırlıyoruz."

Meteorolojiden TCDD'ye “havalı” destek

ANKARA (AA) – MUSTAFA ÇALKAYA – Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından, erken uyarı ve hava tahminleri TCDD Genel Müdürlüğü ile daha hızlı paylaşılarak, meteorolojik gelişmelerin yol açtığı muhtemel tren kazalarının önlenmesi amaçlanıyor.

AA muhabirinin MGM'den edindiği bilgiye göre, 8 Temmuz'da Tekirdağ'da yaşanan tren kazasının ardından kurum ile TCDD yetkilileri arasında hava olaylarının demir yollarındaki etkilerini azaltmak amacıyla görüşmeler gerçekleştirildi.

Anlık hava değişimleri ve şiddetli yağışların raylarda ve demir yolu güzergahında sebep olacağı değişikliklerin erken belirlenebilmesinin ele alındığı değerlendirmeler sonucu, meteorolojik bilgilerin TCDD birimleriyle anlık paylaşımını içeren çalışma yürütüldü.

Bu kapsamda MGM tarafından, erken uyarı ve hava tahminleri TCDD'nin görevlendirdiği personelin cep telefonlarına kısa mesajla gönderilecek. Ayrıca, meteorolojik uyarılar ilgili birim ve kısım şefliklerine e-posta yoluyla da iletilecek.

İki kurum arasında, tahmin ve uyarıların daha iyi anlaşılması ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla görüşmelerin devam ettiği belirtildi.

– Demir Yolları Tahmin Sistemi kuruluyor

Bilgi paylaşımının yanı sıra Demir Yolları Tahmin Sistemi Projesi de başlatıldı.

Birer saat aralıklarla 48 saate kadar demir yolu güzergahındaki riskli alanları gösterecek sistemle, TCDD'ye gerek planlama gerekse ray güvenliği için destek verilecek.

Bu uygulamalarla meteorolojik gelişmelerin raylarda ve demir yolu hatlarında meydana getirebileceği muhtemel kaza riskleri de en aza indirilecek.

Pakistan'ın bilim insanları KTÜ'de yetişiyor

TRABZON (AA) – MELTEM YILMAZ – Pakistan'dan "Mevlana Değişim Programı" kapsamında Trabzon'a gelen yüksek lisans ve doktora öğrencileri, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Moleküler Biyoloji Araştırma Laboratuvarında uygulamalı araştırma yapıyor.

KTÜ Biyoloji Bölümündeki laboratuvarda bir araya gelen ekip, öğretim üyelerinin desteğiyle moleküler biyoloji, biyoteknoloji ve endüstriyel mikrobiyoloji alanında önemli bilimsel çalışmalara imza atıyor.

İkili işbirlikleri kapsamında kısa sürede yeni enzimler üreten ve uluslararası alanda 4 önemli bilimsel çalışmaya imza atan ekip, hem yeni projeler geliştiriyor hem de geleceğe yönelik tecrübe kazanıyor.

Trabzon'da yeni şeyler öğrenme imkanı bulan ekip, KTÜ'deki bilgi, birikim ve tecrübelerini ülkelerindeki bilim insanlarına anlatmayı da planlıyor.

– "Çeşitli konularda araştırmalar yapıyoruz"

KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Beldüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Moleküler Biyoloji Araştırma Laboratuvarı'nda moleküler biyoloji, biyoteknoloji ve endüstriyel mikrobiyoloji alanlarında araştırma yaptıklarını aktardı.

Laboratuvarda Türk öğrencilerin yanı sıra Pakistan'dan 7, Cezayir'den 1 öğrencinin eğitim aldığını belirten Beldüz, şöyle devam etti:

"Çeşitli konularda burada araştırmalar yapıyoruz. Genelde enzim karakterizasyonu ve endüstriyel önemi olan yeni mikroorganizmalar keşfetmeye çalışıyoruz. Bununla ilgili bugüne kadar 10 yeni bakteri türü tanımladık ve yayınladık. Bunların bir kısmından endüstriyel öneme sahip enzimleri ürettik. Bunlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunun dışında da çalıştığımız birçok endüstriyel enzimimiz var."

Beldüz, bu tarz işbirliklerinin daha da gelişeceğine dikkati çekerek şunları söyledi:

"Bu tarz programlar, Türkiye ile Pakistan ya da Türkiye ile Cezayir arasındaki ikili işbirliklerimizi geliştirecek. Üniversitemizin Pakistan'ın Quaid-i-Azam Üniversitesi ile ikili işbirliği protokolü mevcuttu. Yakın zamanda da Cezayir'deki Batna-1 ve Batna-2 Üniversiteleri ile ikili işbirliği protokolü yapacağız. Bu konuyla ilgili olarak bu üniversitelerin fen fakültesi dekanları üniversitemize gelecek ve bu işbirliğini de yapacağız. Bu ilişkiler birbirimizi tanımamızı, kültürel olarak bağlarımızın artmasını ve ileride daha büyük projelere imza atmamızı sağlayacaktır. Aynı zamanda hem Pakistan'ın hem de Cezayir'in gelecek bilim adamlarının yetişmesine katkısı olacaktır."

İki tarafın da birbirine katkı sağlayacağını ifade eden Beldüz, yabancı öğrencilere ellerinden gelen her türlü desteği sağladıklarını dile getirdi.

– "KTÜ'deki deneyimlerimi Pakistan'a taşımayı hedefliyorum"

Pakistan'dan gelen doktora öğrencisi Numan Saleh Zade de TÜBİTAK projesi kapsamında bir yıllığına KTÜ'de olduğunu, Trabzon'da bir yıl kaldıktan sonra KTÜ'deki deneyimlerimi Pakistan'a taşımayı hedeflediğini anlattı.

Türkiye ile Pakistan arasında fazla kültürel farklılık olmadığını aktaran Zade, "Türkiye'deki insanlar çok cana yakın ve yardımsever. Turizm açısından da gezip görülebilecek çok yer var. Yemekleri de çok lezzetli. Burada olmaktan mutluyum. Türkiye ve Trabzon'da kalmak isterim." dedi.

Marium Saba da doktora çalışması için iki yıllığına KTÜ'ye geldiğini ifade ederek "Burada biyoteknoloji ve endüstriyel anlamda iki proje yürütüyorum. Her şey çok güzel gidiyor. Gelecekteki çalışmalarım için burada çok güzel tecrübeler kazanacağıma inanıyorum." diye konuştu.

Cezayir'den gelen Leyla Benammar da doktora çalışmasını tamamlamak için bir yıllığına KTÜ'ye geldiğine işaret ederek "Türkiye ile Cezayir arasında bir ortak kültür ve medeniyet var. Dolayısıyla da fazla yabancılık çekmeyeceğimi düşündüğüm için Trabzon'u tercih ettim. Daha önce de burada 3 aylık bir staj dönemim olmuştu. Bu laboratuvardan çok memnun olduğum ve ekstra deneyim kazanmak istediğim için tekrar KTÜ'ye geldim." diye konuştu.

Benammar, ilk amacının tezini bitirmek olduğunu kaydederek "Doktora tezimle ilgili bilimsel çalışmalara ve yayınlara imza atmayı düşünüyorum. Ayrıca Cezayir'deki bilimsel çalışma yapan arkadaşlarıma ve ekiplerine de buradan kazandığım tecrübeleri, deneyimleri aktarmayı planlıyorum." dedi.

Atak'ın gücü milli çözümlerle artacak

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olan T129 Atak'ın gücü, yerli ve milli alt sistemlerle artırılacak.

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda Atak helikopterinin geliştirilmesine yönelik çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Bu doğrultuda, yerlilik oranı kritik alt sistemlerde artırılırken, aviyonik sistemlerde de iyileştirmeler sürdürülüyor.

Silah sistemi ve motor konusundaki çalışmalar devam ederken, taarruz helikopterleri için atış kontrol yeteneği ve seyrüsefer desteği sağlayan "MİLDAR Atış Kontrol Radarı"nın da Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) talepleri doğrultusunda Atak'a entegrasyonu planlanıyor.

Meteksan Savunma, MİLDAR'ı, "Hava Platformları İçin Milimetre Dalga Radarı Geliştirilmesi Projesi" kapsamında geliştirdi.

MİLDAR'ın Atak helikopteri üzerindeki testleri kanat altına takılarak uzun saatler boyunca gerçekleştirildi. Radarın helikopter üzerinde uçuş testleri dahil geliştirilmesiyle ilgili tüm süreçleri tamamlandı. Testlerde gerçek hedefler kullanıldı.

Meteksan Savunma, gelinen aşamada MİLDAR'ın hem ağırlık hem boyut olarak küçültülmesi üzerinde çalışıyor. Böylece radar, entegrasyon sonrasında helikopterin taşıma kapasitesine önemli yük getirmeyecek.

Yeni MİLDAR'ın ön tasarımı tamamlandı. SSB'nin üretim için sipariş vermesi halinde yaklaşık 1 yılda yeni MİLDAR'ın üretiminin tamamlanması ve aviyonik entegrasyona hazır hale getirilmesi hedefleniyor. Sonrasında da helikoptere entegrasyon aşamasına geçilecek.

Bu aşamaların ardından yeni MİLDAR için helikopter platformu üzerinde nihai yerinin kararlaştırılmasıyla birlikte silah sistemleriyle entegrasyon ve seri üretim faaliyetlerinin başlaması bekleniyor.

Yeni MİLDAR dünyadaki benzer sistemlere göre hem daha ufak ve hafif hem de daha üstün performans özelliklerine sahip olacak.

MİLDAR, milli taarruz helikopterlerinin, beka ve taarruz gücünü önemli ölçüde artıracak.

Radar, TSK'ya, elektro-optik sistemlerin performanslarının zayıfladığı hava koşullarında yüksek performans gösterme, elektro-optik sistemlerin hedefe yönlenmesinde ve silah angajmanında zaman kazanma gibi önemli operasyonel avantajlar sağlayacak.

MİLDAR'ın, hem milli silah sistemleriyle hem de milli elektronik harp sistemleriyle entegrasyonu, taarruz helikopterlerinin kabiliyet setini genişletecek.

– Bütün hava şartlarında çoklu hedef tespiti

Taarruz helikopterleri için atış kontrol yeteneği ve seyrüsefer desteği sağlayan MİLDAR, milimetre dalga frekansında çalışıyor.

MİLDAR, düşük algılanma olasılığı özelliğiyle yüksek radar performansı sunabiliyor. Radar, bütün hava şartlarında çoklu yer ve hava hedefine yönelik otomatik tarama, tespit etme, yerini bulma ve sınıflandırma yapabiliyor. Küçük hacim, düşük ağırlık ve düşük güç tüketimine sahip olan MİLDAR, Atak/Atak2 üzerinde yer alacak RF güdümlü füzeler için silah angajmanı da gerçekleştirebilecek.

Radar, hızlı şekilde hareketli hedefleri tespit edebiliyor ve takibine başlayabiliyor. Pilota 360 derece durum farkındalığı yaratarak olası hedefleri radar ekranı üzerinde sunabiliyor, aynı anda birden fazla hedefe angajman imkanı vererek helikopterin saldırı ve beka yeteneklerini artırıyor.

Turkey biggest contributor to Europe’s air traffic

By Gokhan Ergocun

ISTANBUL (AA) – Turkey has become a country that gives the greatest contribution to European air traffic, the country's Directorate General of Civil Aviation (SHGM) announced on Tuesday.

Eamonn Brennan, director general of the European Organisation for the Safety of Air Navigation (Eurocontrol), sent a letter to SHGM regarding Turkey's contribution to Europe's aviation incomes and decrease in flight delays in the country, the SHGM said.

Turkey's air traffic rose 8.4 percent from April 1 to Sep. 30 — during the second and third quarter — compared with the same period in the last year, said a statement issued by the SHGM.

"Brennan said, in the same period, average Europe's air traffic increment was 3.6 percent," according to the statement.

It noted, according to the Eurocontrol's report, delays in the air traffic flow management in Turkey was 79 percent in 2017's second and third quarter, and it dropped by 47.3 percent in the same period this year.

Percentage of delayed flights — more than 15 minutes — in Istanbul's Ataturk Airport was 25 percent and 21 percent in Istanbul's Sabiha Gokcen Airport, in the same period.

"In the letter, it stressed that Europe's average was 28 percent during the same quarters, Turkey has a much better performance than Europe," the statement highlighted.

'Belarus, Turkey will explore Antartica together'

By Dmitri Chirciu

ANKARA (AA) – Belarus and Turkey will explore Antarctica together, an official of the Belarus science committee said Tuesday.

Sergei Shcherbakov, the deputy chairman of the State Committee on Science and Technology of the Republic of Belarus said: “The scientists [from Turkey and Belarus] which we will send [to Antarctica] in future, will conduct research on topics such as climate change, ice core and various bacteria.”

Shcherbakov and the Belarusian scientists accompanying him evaluated their talks at the Turkish Industry and Technology Ministry on high technological machinery training, computer engineering, optical and laser technology to Anadolu Agency.

Recalling an agreement on cooperation in science and technology — signed by Turkey and Belarus during Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s visit to the country in 2016 –, Shcherbakov said: “Achievements are gained face to face, not from a distance. That’s why we are here as the representatives of Belarus.”

He added that in recent years, the two countries worked hard together in the field of science and technology, citing the Belarusian-Turkish innovation forum held last year in Minsk.

“Our nations’ languages might be different, but our scientists are speaking the same language as science is universal,” he added.

He also said that they were encouraging Belarusian businesspeople to visit Turkey and cooperate with Turkish companies.

ETÜ'ye “Çevre Dostu Bina” sertifikası verildi

ERZURUM (AA) – Amerikan Yeşil Binalar Konseyince, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binasına "Çevre Dostu Bina" sertifikası verildi.

ETÜ'den yapılan yazılı açıklamada, üniversitedeki Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binasına, enerjiyi verimli ve suyu tasarruflu kullandığı, yaşanabilir bir mekan olduğu ve çevreye fazla zarar vermediği için Amerikan Yeşil Binalar Konseyince "Çevre Dostu Bina (Leed Silver)" sertifikası verildiği belirtildi.

Açıklamada, fakülte binasının "doğru arsa seçimi ve ulaşım kolaylıklarının sağlanması ile sürdürülebilir arsa", "verimli su kullanımı", "enerji ve atmosfer", "malzeme seçimi", "iç ortam kalitesi" ve "bölgesel öncelik" kategorilerinde aldığı puanlar sayesinde Çevre Dostu Bina sertifikasına layık görüldüğü aktarıldı.

Bu sertifikanın, fakültenin yapım sürecinde uygulanan zor kriterler sayesinde alındığına işaret edilen açıklamada, "Sertifika, ETÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ali Çelik tarafından ETÜ Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı'ya makamında takdim edildi. Üniversitenin enerji ve su tüketiminin düşmesi ülke ekonomisine katkı sağlayacak. Bu durum yeni yapılacak projelerde de örnek olacak." ifadeleri kullanıldı.

“Küp uydu”yu fırlatacakları günü bekliyorlar

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik Fakültesi Makine, Elektrik-Elektronik ve Malzeme Mühendisliği öğrencilerinden kurulu Grizu-263 Uzay Takımı, "Türkiye'nin ilk pocketqube uydu" projesiyle kendi tasarımlarını hazırladı.

Daha önce ABD'de düzenlenen "CanSat Competition" Model Uydu Yarışması'nda dünya ikinciliği elde eden Grizu-263 Uzay Takımı, hedeflerini yükselterek "Türkiye'nin ilk pocketqube uydu" projesini başlattı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uzay Sistemleri Test Laboratuvarı ile TU Delft Üniversitesi'nin teknik destekleriyle sürdürülen projede, 7 kişilik ekip çalışmalarını 5 danışman eşliğinde sürdürüyor.

Takım kaptanı Muzaffer Duysal, gazetecilere yaptığı açıklamada, pocketqube'ün 5x5x5 santimetre boyutlarında standartları olan bir küp uydu olduğunu belirterek, bu küp uyduyu uzaya göndereceklerini söyledi.

– "Fırlatma tarihini 2020 yılı olarak düşünüyoruz"

Uyduda bulunan kamera yardımıyla dünyanın fotoğraflarını çekmeyi, birkaç sensörle farklı veriler almayı hedeflediklerini belirten Duysal, şunları kaydetti:

"Uzayda 3 yıl kalması planlanıyor. Şu an fırlatma tarihini 2020 yılı haziran ayı olarak düşünüyoruz. Küp uydular maliyetleri düşük olması ve insan gücünün daha az emekle kısa sürede üretilmesi nedeniyle çok tercih edilen uydular. Son 10 yılda inanılmaz revaçta olan uydular. Biz de bu yönde yeni belirlenmiş pocketqube standardı ortaya çıktı. Bunu üretme gereği duyduk. Bu uydularla birlikte bunun bütün kartlarını biz kendimiz üniversitemizde üreteceğiz."

Duysal, bu projede İTÜ ve TU Delft Üniversitesi'nden teknik destek aldıklarını anlatarak, kendilerine destek veren İTÜ Uzay Sistemleri Test Laboratuvarı'ndan Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, Boğaç Karabulut ve Delft Üniversitesi'nden Elektronik Mühendisi Şevket Uludağ'a teşekkür etti.

"Amacımız ülkemize teknoloji transferini gerçekleştirip tamamen yerli imkanlarla kendi becerimizle kendi uydumuzu üretmektir." diyen Duysal, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki yıllarda çok değerli hale gelecek. Cumhurbaşkanlığının 100 günlük eylem planında bir anlaşmadan bahsediliyordu. Düşük yörüngeye fırlatabilecek kapasitede bir roket üretilmesi. Onun anlaşması da yapıldı. Bu da şunu gösteriyor, yakında ülkemiz de bu yeteneğe sahip olacak, düşük yörüngeye roket fırlatabilecek. Biz de bu tür uydular üreterek daha maliyetsiz ve uzay dalında daha etkin biçimde çalışma fırsatı bulacağız, katma değeri daha yüksek ürünler ortaya koymuş olacağız, yüksek teknoloji ürünler üretme şansına sahip olacağız."

– "Arkadaşlarımız yeni bir hayalle yola çıktılar"

Proje danışmanlarından Prof. Dr. Bülent Ekmekçi de öğrencilerinin dünya ölçeğindeki üniversitelerle başabaş rekabet ortamı gösterdiklerini anlatarak, "Küçük ölçekli uydularla istenilen fonksiyonların yerine getirilmesi maliyet açısından katkılar sağlamakta. Arkadaşlarımız yeni bir hayalle yola çıktılar, başaracaklar. Bundan eminiz." ifadelerini kullandı.

Rektör yardımcısı Prof. Dr. Kemal Büyükgüzel de Grizu-263 Uzay Takımı'nın şehir ve bölge için özel bir yere sahip olduğunu, yaptıkları çalışmalarla kısa sürede büyük ilerleme kaydettiklerini dile getirdi.

Projede, takım kaptanı Duysal'ın yanı sıra Çağla Aytaç Dursun, Serdar Doğan, Durdali Atılgan, Özgür Tuzcu, Kerim Uslu ile Murat Aydın yer alırken, projenin danışmanlığını Prof. Dr. Ekmekçi, doktor öğretim üyeleri Hakan Kaya ve Serkan Karakış, araştırma görevlileri Engin Kocaman ile Ferdi Kara yapıyor.