Sahte fatura ödeme merkezlerine dikkat

İSTANBUL (AA) – Dolandırıcılar, kendilerini yetkili fatura ödeme merkezi
olarak tanıtarak sahte makbuz vermek suretiyle elektrik, su, doğal gaz, telefon gibi fatura tahsilatı yaparak vatandaşları mağdur ediyor.

Son dönemde yetkisiz fatura ödeme noktalarında yaptıkları fatura ödemeleri nedeniyle birçok tüketici mağdur oldu. Bir nevi korsan ödeme noktaları olarak tanımlanan yetkisiz fatura ödeme noktaları, fatura tahsilatı yaptığı gibi abonelerden ek işlem ücreti de talep ederek haksız kazanç elde ediyor.

Yetkisiz ödeme fatura ödeme noktaları, tüketicilere sahte makbuz vererek faturaların
ödenmemesi suretiyle vatandaşları dolandırıyor.

Vatandaşların mağdur olmaması için kanunun ve otoritelerin izin verdiği yetkili fatura ödeme noktalarında işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bu hafta içinde yetkisiz fatura ödeme kuruluşlarına ilişkin açıklamada bulunmuştu.

Açıklamada ilgili kanun hükümlerinde sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve ödeme
hizmeti sağlayıcısı olan bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve PTT
tarafından ödeme hizmeti sunulabildiği vurgulandı.

Ödeme hizmeti alanında faaliyette bulunmak isteyen ödeme kuruluşların ilgili kanun uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan (BDDK) izin almaları
gerektiği ifade edilen açıklamada, fatura ödemelerine aracılık hizmetinin kuruldan faaliyet izni alan ödeme
ve elektronik para kuruluşları tarafından verildiği belirtildi.

Açıklamada, ödeme veya elektronik
para kuruluşlarının ödeme hizmetlerini kendi adına ve hesabına hareket eden temsilciler
aracılığıyla yürütebileceği hüküm altına alınmakla beraber, temsilcinin ödeme hizmetlerini acente, bayi veya benzer adlar altında tayin edilen alt temsilci aracılığıyla sunmasının yasaklandığı ifade edildi.

Temsilcilere ilişkin listelerin mezkur
kuruluşların internet sitesinde güncel olarak yayınlanması gerektiği belirtilen açıklamada, "Alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi
faaliyet gösterilmesi veya faaliyet gösterdiği izlenimi yaratılması adli suç olarak
tanımlanmış olup, bu yönde hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlilerinin bir
yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı
hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, kurulca yetkilendirilmiş ödeme ve elektronik para
kuruluşları ile bunların temsilcileri dışındaki kişi ve kuruluşlarca fatura ödemelerine
aracılık edilmesi mümkün bulunmamaktadır." ifadeleri yer aldı.

  • Dikkat edilmesi gereken hususlar

Herhangi bir dolandırıcılık olayına maruz kalınmamasını teminen kendilerini fatura ödemelerine aracılık faaliyetine yetkili olarak tanıtan kişi veya kuruluşların dikkat etmesi gereken hususların belirlendiği açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kurumumuz internet sayfasında yayımlanan yetkili kuruluş listelerinde ve söz
konusu yetkili kuruluşların kendi internet sayfalarında yayımlanan temsilci listelerinde yer
alıp almadığının kontrol edilmesine dikkat edilmeli. İş yerlerinin dış cephesinde; kurumumuz logosunun, ödeme kuruluşunun logosunun, 10 haneli temsilci kodunun ve kare kodun yer verildiği etiketlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmeli. İş yerlerinde; '… şirketi … ödeme/elektronik para kuruluşu tarafından …tarihinden itibaren ödeme/elektronik para hizmeti sunmak üzere temsilci olarak
yetkilendirilmiştir.' ifadesinin yer aldığı ödeme veya elektronik para kuruluşunca düzenlenen 'yetkili temsilci sertifikasının' asılıp asılmadığının kontrolüne azami dikkat gösterilmeli. Kurumumuzdan faaliyet izni almamış şirketlere, kişilere ve yetkisiz şirket ve/veya
kişilerin temsilcilerine itibar edilmemesine ve konuya ilişkin olarak kurumumuza ihbar
veya şikayette bulunulmasına azami dikkat ve özen gösterilmesi önem arz etmektedir."

Kara yollarında durum

ANKARA (AA) – Kara yollarının yapım, bakım ve onarım çalışmaları sürdürülen kesimlerinde ulaşım kontrollü sağlanıyor.

Karayolları Genel Müdürlüğünün yol durumu bültenine göre, Silivri-Büyükçekmece yolunun 32-34. kilometrelerinde (Selimpaşa mevkisi) kavşak yapım çalışmaları nedeniyle sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine dikkat etmeleri gerekiyor.

Bandırma-Bursa yolunun 24-27. kilometrelerinde Kuzey Marmara Otoyolu çalışmaları nedeniyle ulaşım bölünmüş yolun bir bölümünden iki yönlü olarak devam ediyor.

Kırşehir-Hacıbektaş-Nevşehir yolunun 8-12. kilometrelerinde devam eden çalışmalar nedeniyle ulaşım bölünmüş yolun bir bölümünden iki yönlü olarak gerçekleştiriliyor.

İyidere-Rize-Ardeşen yolunun 41. kilometresinde yaya üst geçidi yapım çalışmaları nedeniyle 26 Şubat'a kadar 07.00-18.00 saatlerinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanacak.

Soma-Kırkağaç-Akhisar yolunun 31-33. kilometrelerinde köprü ayak yapım çalışmaları nedeniyle yolun bir bölümü trafiğe kapatıldı. Ulaşım yan yoldan veriliyor.

Anamur-Aydıncık yolunun 51-54. kilometrelerinde yol yapım çalışmaları nedeniyle ulaşım kontrollü olarak sürdürülüyor.

Devrek-Mengen-Yeniçağa yolunun 3-5. kilometrelerinde Dorukhan Tüneli'nin bakım çalışmaları nedeniyle ulaşım Mengen-Devrek istikametindeki tüpten tek şerit olarak gerçekleştiriliyor.

Argıthanı-Sarayönü yolunun Ilgın şehir geçişinde yapılan çalışmalar nedeniyle ulaşım servis yolundan sağlanıyor.

Sinop-Gerze-Yakakent yolunun 37. kilometresinde Gerze-1 kavşağı bağlantı kolundaki heyelan ıslah çalışmaları nedeniyle Gerze bağlantı yolu trafiğe kapatıldığından, ulaşım diğer bağlantı yollarından devam ediyor.

Menemen-Manisa yolunun 7-8. kilometrelerindeki çalışmalar nedeniyle sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine dikkat etmeleri gerekiyor.

S&P Türkiye'nin kredi notunu teyit etti

LONDRA (AA) – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P) Türkiye'nin kredi notunu teyit etti.

S&P'den yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunun "B+", uzun vadeli yerel para birimi cinsinden kredi notunun ise "BB-" olarak teyit edildiği belirtildi.

Türkiye'nin kısa vadeli döviz ve yerel para birimi cinsinden kredi notunu ise "B" olarak teyit ettiği bildirildi.

Açıklamada, Türkiye'nin kredi notu görünümünün ise "durağan" olduğu ifade edildi.

Son dönemde Türkiye'nin finansal ve dış ödemeler dengesindeki eylemlerinin temel ekonomik hassasiyetleri çözmektense ortaya çıkan belirtileri hafifletmeye odaklandığı savunulan açıklamada, "Buna rağmen otoritelerin düşük net kamu borcu seviyesi nedeniyle mali manevra alanı olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.

Türkiye'nin ödemeler dengesine ilişkin risklerin halen yüksek olduğu, bu nedenle de kredi notunun kısıtlandığı kaydedildi.

Özel sektör dış borcunun 2018 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 40'ı seviyesinde olduğu belirtilerek, "Reytingler geçmişteki ekonomi politikaları sayesinde Türkiye'nin kıyasla düşük genel kamu borç seviyesi tarafından destekleniyor. Hükümetin halen devam eden ekonomik uyumun sonuçlarını absorbe edebilecek biraz mali esnekliğe sahip olduğunu düşünüyoruz." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Türkiye'nin sınırlı denetim ve denge mekanizmasına sahip olduğu, kurumsal ortamının da zayıf olduğu ileri sürüldü.

Türkiye'de mart ayında yapılacak yerel seçimler neticelenene kadar reform ve politika adımlarının atılmasının beklenmediği belirtildi.

Açıklamada, enflasyonun bu yılın sonunda ortalama yüzde 16 ile son 15 yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği bildirildi.

Türkiye ekonomisinin 2019 yılında finansal koşulların sıkılaşması ve artan enflasyon nedeniyle yüzde 0,5 daralmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, ekonominin 2020 yılında yüzde 3,4, 2021 ve 2022 yıllarında yüzde 3,2 büyüyeceğinin öngörüldüğü kaydedildi.

“NATO, INF Anlaşması'nın olmayabileceği ihtimaline karşı da hazırlık yapıyor”

  <p>MÜNİH (AA) - NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’nun Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'na (INF) uyması için Rusya’ya çağrıda bulunmaya devam ettiğini belirterek, aynı zamanda örgütün INF'nin olmayabileceği ihtimaline karşı da hazırlık yaptığını söyledi.</p>  <p>Münih Güvenlik Konferansındaki bir oturumda konuşan Stoltenberg, NATO ve INF Anlaşması'na ilişkin açıklamalarda bulundu. </p>  <p>Stoltenberg, örgütün Rusya’ya INF’ye uyması çağrısında bulunmaya devam ettiğini kaydederek, örgütün aynı zamanda söz konusu anlaşmanın olmayabileceği ihtimaline karşı da hazırlık yaptığını kaydetti.</p>  <p>“NATO'nun, Avrupa'da karada konuşlu nükleer yetenekli füzeleri yerleştirme niyeti de yok.” diyen Stoltenberg, üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmasının NATO’yu güçlendireceğine işaret etti.</p>  <p>Stoltenberg, bir milletin gücünün, ekonomisinin ve ordusunun büyüklüğüne ve aynı zamanda dostlarının sayısına da bağlı olduğunu anlatarak, küresel barışın garanti edilmediğini ve bunun için çalışılması gerektiğini ifade etti. </p>  <p>Çin’in değişik ülkelerdeki kritik altyapı sistemlerine yaptığı yatırımlar konusunda artan bir endişe olduğunu vurgulayan Stoltenberg, “Çin'in etkisinin büyüklüğü ve ölçeğini, güvenliğimiz için ne anlama geldiğini daha iyi anlamalıyız ve konuyu birlikte ele almalıyız.” değerlendirmesinde bulundu. </p><br>

“Irak'ın refah seviyesi geliştikçe, Türkiye ile ticari ilişkiler gelişecek”

GAZİANTEP (AA) – Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hussain Mahmood Alkhateeb, "Irak'ta tam anlamıyla güvenlik ve istikrar sağlandığında yapılacak ilk iş, Türkiye ile ticareti geliştirmek olacaktır. Irak'ın refah seviyesi geliştikçe Türkiye ile ticari ilişkiler gelişecek, Türk mallarına ilgi artacaktır." dedi.

Kentteki temasları kapsamında Gaziantep Sanayi Odasında (GSO) düzenlenen toplantıda, Irak'a ihracat yapan firma temsilcileriyle bir araya gelen Büyükelçi Alkhateeb, yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticaretin Irak'ta ve genel olarak bölgede yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilendiğini söyledi.

"2014'te DEAŞ terör örgütü Irak'ta bazı bölgeleri ele geçirdi ve devlet bütçesinin büyük bir kısmı terörle mücadeleye ayrıldı." diyen Alkhateeb, Irak'ın gerçek anlamda yeniden yapılandırmaya ve yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Hussain Mahmood Alkhateeb, "Irak'ta tam anlamıyla güvenlik ve istikrar sağlandığında yapılacak ilk iş, Türkiye ile ticareti geliştirmek olacaktır. Irak'ın refah seviyesi geliştikçe Türkiye ile ticari ilişkiler gelişecek, Türk mallarına ilgi artacaktır." diye konuştu.

Irak pazarında özellikle gıda sektöründe Türkiye'nin İran, Ürdün, Çin ve Suudi Arabistan'a göre daha avantajlı bir konumda olduğuna işaret eden Alkhateeb, bunun nedeninin Irak halkının Türk mallarının kalitesine güveninin tam olması olduğunu aktardı.

İki ülke arasında zaman zaman gündeme gelen Fırat ve Dicle havzasındaki suyun kullanımına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gösterdiği hassasiyet ve kişisel çabaları takdirle karşıladıklarına dikkati çeken Hussain Mahmood Alkhateeb, "Erdoğan'ın 'Fırat'ın suları sadece Türkiye'nin değil tüm bölge halkının kullanımına açıktır' ifadesi bizi gerçekten memnun etmiştir." şeklinde konuştu.

Alkhateeb, konuyla ilgili 2008'de kurulan Stratejik İlişkiler Komisyonunun yakın zamanda Irak'ta toplanacağını ve iki ülke arasındaki ticareti geliştirmeye yönelik görüşmeler yapılacağını da sözlerine ekledi.

GSO Başkanı Adnan Ünverdi de Türkiye ile Irak arasında geçmişten bugüne gelen köklü bir komşuluk, dostluk ve ticari bağın olduğunu belirterek, bölge ülkelerinin var olunan güzel coğrafyadaki istikrarı tesis etmek için güç birliği yapmak zorunda olduğunu kaydetti.

İki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirerek daha ileri noktalara taşımak istediklerini dile getiren Ünverdi, "2018'de Türkiye'den Irak'a 8,5 milyar dolar ihracat yapılırken, bunun 1,4 milyar dolarını Gaziantep tek başına gerçekleştirdi. İstanbul'dan sonra Irak'a en fazla ihracat yapan ikinci il konumundayız." ifadelerini kullandı.

Avrupa borsaları haftanın son işlem gününü yükselişle kapattı

MÜNİH (AA) – Avrupa Borsaları, ABD ile Çin arasında devam eden ticaret müzakerelerinde ana konularda fikir birliği sağlandığı yönündeki haberlerin etkisiyle haftanın son işlem gününü yükselişle tamamladı.

Kapanışta, gösterge endeksi Stoxx Europe 600 yüzde 1,41 yükselerek 368,94 puandan kapandı.

Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,79 artarak 5.153,19 puana, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ise yüzde 1,90 değer kazanarak 20.212,34 puana yükseldi.

Almanya'da DAX 30 endeksi günü yüzde 1,89 yükselişle 11.299,80 seviyesinden, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,55 artışla 7.236,68 seviyesinden tamamladı.

Avro/dolar paritesi ise TSİ 21.01 itibarıyla yüzde 0,25 azalışla 1,1271 seviyelerinde işlem gördü.

Süper Loto çekildi (2)

ANKARA (AA) – Süper Loto'nun 591'inci hafta çekilişinde 6 bilen çıkmayınca 19 milyon 661 bin 688 lira 40 kuruş devretti.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 5 bilen 72 kişi 11 bin 975 lira 70'er kuruş, 4 bilen 5 bin 414 kişi 170 lira 65'er kuruş, 3 bilen 104 bin 654 kişi 15 lira 30'ar kuruş ikramiye kazandı.

Çekilişte toplam 3 milyon 387 bin 355 lira 70 kuruş ikramiye dağıtıldı.

(Bitti)

Süper Loto çekildi (1)

ANKARA (AA) – Milli Piyango İdaresince düzenlenen Süper Loto'nun bu haftaki çekilişi yapıldı.

Milli Piyango İdaresinden yapılan açıklamaya göre, Süper Loto'nun 591'inci hafta çekilişinde kazandıran numaralar 10, 26, 28, 32, 34 ve 40 olarak belirlendi.

(Sürecek)

“Binali Yıldırım'ın adaylığı, İstanbul iş dünyası için bir şanstır”

İSTANBUL (AA) – İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın İstanbul Belediye Başkanlığına aday olmasının İstanbul iş dünyası için bir şans olduğunu belirterek, "Şanstır çünkü İstanbul’un sorunlarına zaten vakıftır." dedi.

Avdagiç, TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın da katıldığı İTO'nun şubat ayı olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Yıldırım'ın İTO'da bulunmasının İstanbul iş dünyasıyla yan yana olduğunu gösterdiğini söyledi.

İstanbul’u yönetmeye talip olan Yıldırım'ın İTO'da bulunmasının simgesel bir anlamı olduğunu dile getiren Avdagiç, "İstanbul iş dünyasına gönlünü açan, tüm İstanbul’a gönlünü açmış gibidir. İstanbul iş dünyasının sesine kulak veren, tüm İstanbul’a kulak vermiş gibidir. İstanbul’a ait her şeyin hülasası, İstanbul iş dünyasıdır. O yüzden diyoruz ki, İstanbul’un derdini dinlemek, sorunlarına çözüm üretmek, biraz da iş dünyasının derdini dinleyip sorunlarına çözüm üretmekle mümkün olabilir. Unutmayalım ki İstanbul, Türkiye’nin ve dünyanın en kalabalık şehri ise bu ekonomik ve ticari anlamda bir cazibe merkezi olmasındandır. Milyonlarca insan İstanbul’a akın etmişse, burada doydukları içindir, yarınlarını burada kurdukları içindir. İstanbul bizim hem dünümüz, hem yarınımızdır." diye konuştu.

Avdagiç, TBMM Başkanı Yıldırım'ın İstanbul’un yakından tanıdığı bir isim olduğuna dikkati çekerek, onun İstanbul’un sorunlarına çözüm üretme noktasında oldukça başarılı olduğunu ve büyük projeleri hayata geçirdiğini aktardı.

İstanbul’da yükselen onlarca projenin altında Yıldırım'ın imzası olduğunu anlatan Avdagiç, şunları kaydetti:

"Sayın Başkanımızı farklı kılan özellik, projelere finansman bulması, onları ülke ve millet menfaatine uygulaması, hayata geçirmesi, bitirip halka açmasıdır. Bu da emin olun her yiğidin harcı değildir. Bu yetenek de, bu kumaş da değerli Başkanımızda vardır. İstanbul iş dünyası olarak biz buna şahidiz. Yine ifade etmek isterim ki, Sayın Başkanımızın, İstanbul Belediye Başkanlığına aday olması, İstanbul iş dünyası için de aynı zamanda bir şanstır. Şanstır, çünkü İstanbul’un sorunlarına zaten vakıftır. Sadece sorunlarını mı biliyor? Hayır… Aynı zamanda İstanbul halkını tanıyor, beklentilerini, isteklerini biliyor. Hepsinden önemlisi alçak gönüllülük ile tecrübeyi, projecilikle icraatı birleştiren bir isim.

Millete hizmet yolunda ustalık dönemini yaşayan Sayın Başkanımız, geçmişteki büyük başarılarının ışığında, İstanbul’un geleceğini şekillendirecek projeleriyle, bugünümüzü refah ve mutluluk içinde sürdürmemizi sağlayacak başkan olacaktır. Biz İstanbul iş dünyası olarak böyle düşünüyoruz. İstanbul’a samimiyetle, aşkla hizmet eden herkesin en büyük yardımcısıyız."

Toplantı sonunda İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'a hat tablosu hediye etti.

“Küresel enerji talebi 2040’a kadar üçte bir oranında artacak”

              LONDRA (AA) - British Petroleum (BP) tarafından, küresel enerji talebinin 2040 yılına kadar üçte bir oranında artmasının beklendiği bildirildi.</p>  <p>BP Enerji Görünümü 2019 raporunda, 2040 yılı itibarıyla küresel enerji piyasalarını etkileyebilecek belirsizliklere ve enerji sektörüne ilişkin öngörülere yer verildi. </p>  <p>Raporda küresel ekonomik büyümenin ve refah seviyesindeki artışın desteklenebilmesi için gereken enerjinin sağlanması ve hızlı bir şekilde düşük karbon salınımına geçilmesi konusundaki zorluklar temel belirsizlikler arasında sıralandı. </p>  <p>Küresel ticaret gerilimlerinin artmasının, plastik kullanımında dikkate değer sıkılaştırmaların olası sonuçlarının da 2040 yılına kadar küresel enerji görünümünde etkili olabilecek belirsizlikler arasında bulunduğu raporda yer aldı.</p>  <p>Raporda “Dönüşen Geçiş” başlığı altında gelecekte hükümetlerin politikalarının, teknolojinin ve toplumsal tercihlerin yakın geçmiştekine benzer bir şekilde ve hızda gerçekleşmesinin esas alındığı bir senaryo öngörülüyor. </p>  <p>BP’nin raporunda özellikle Hindistan, Çin ve Asya’nın geri kalanında yaşam standartlarındaki iyileşmenin de etkisiyle küresel enerji talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık üçte bir oranında artmasının beklendiği bildirildi. </p>  <p>Toplam tüketilen küresel enerjinin ise yüzde 75’lik kısmının sanayi ve binalarda kullanılacağı, öte yandan ulaşımda tüketilen enerjinin toplam içerisindeki payının kaynakların daha verimli kullanılmasıyla ciddi şekilde azalmasının beklendiği kaydedildi. </p>  <p>Raporda, elektrik üretiminin küresel enerji artışında yüzde 75’lik paya sahip olacağı, enerji arzındaki artışın 2040 yılı itibarıyla yüzde 85’inin yenilenebilir enerji ve doğalgaz kaynaklarından karşılanacağı bildirildi. </p>  <p>Ayrıca 2040 yılında küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin en büyük paya sahip olmasının beklendiği kaydedildi. </p>  <p>Yenilenebilir enerjinin küresel enerji sistemine girişinin tarihsel olarak diğer enerji kaynaklarından çok daha hızlı olduğu belirtilen raporda, 2040 yılına kadarki sürenin ilk yarısında petrole talebin artacağı, fakat ilerleyen dönemde bu talebin daha yatay bir hal alacağı öngörüldü. </p>  <p>Öte yandan raporda, 2040 yılına kadar küresel enerji talebinin karşılanabilmesi için yeni petrol sahalarında olan yatırımın devam etmesinin beklendiği belirtildi.</p>  <p>Raporda karbon salınımının önümüzdeki dönemde devam etmesinin beklendiğinin, bunun azaltılabilmesi için kapsamlı politika önlemlerinin gerekli olduğunun altı çizildi. </p>  <p>Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan BP’nin Üst Yöneticisi Bob Dudley, “Rapor dünyanın enerji sistemlerinin ne kadar hızlı bir şekilde değiştiğine odaklanıyor, gelecekte daha fazla enerji ve daha az karbon emisyonu gibi ikili bir zorluğa işaret ediyor. Bu ihtiyaca cevap verilebilmesi için şüphesiz birçok farklı enerji türü rol oynayacak.” ifadelerini kullandı.