“Zirveye Arap ortak çalışmasının öneminden dolayı katıldık”

DOHA (AA) – Lübnan'da düzenlenen 4. Arap Birliği Ekonomik ve Sosyal Gelişim Zirvesi'ne son dakika değişikliği ile katılan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, "Zirveye Arap ortak çalışmasının öneminden dolayı katıldığını" bildirdi.

Şeyh Temim, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 6 yıl aradan sonra düzenlenen 4. Arap Birliği Ekonomik ve Sosyal Gelişim Zirvesi'ne katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Temim, zirveye katılmasının, krizler ve yüzleşilen zorluklar karşısında, zirvede de vurgulanan ortak Arap çalışmasının önemi bağlamında, doğal bir karar olduğuna dikkati çekerek, Lübnan yönetimi ve halkına teşekkür etti.

Katar, Kuveyt'in teknoloji alanında 200 milyon dolar sermayeli bir yatırım fonu oluşturulması yönündeki girişimine 50 milyon dolar destek vereceğini açıklamıştı.

Şeyh Temim, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın açılış konuşmasından hemen sonra ülkeden ayrılmıştı.

Lübnan'ın ev sahipliğinde 6 yıl aradan sonra düzenlenen ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz'in dışındaki liderlerin katılım göstermediği, bir gün süren 4. Arap Birliği Ekonomik ve Sosyal Gelişim Zirvesi bugün sona erdi.

Soylu'dan “Turkey Expo by Qatar” fuarına ziyaret

DOHA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Katar'daki "Turkey Expo by Qatar" fuarını ziyaret etti.

Soylu ve beraberindeki heyet, Katar'ın başkenti Doha'da, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren "Turkey Expo by Qatar" fuarına geldi.

Burada stantları gezen Soylu yetkililerden bilgi alarak, ziyaretçilerle sohbet etti.

İçişleri Bakanı Soylu Katar'da polis mezuniyet törenine katıldı

DOHA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Katar'a geldi.

Soylu'yu, Doha Askeri Havaalanı'nda Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Fikret Özer ve diğer ilgililer karşıladı.

Daha sonra, Doha Polis Akademisi'ne geçen Soylu, burada Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile akademinin birinci mezuniyet törenine katıldı.

Törene, Soylu'nun yanı sıra Ürdün İçişleri Bakanı, Filistin ve Kuveyt Bakan yardımcıları katıldı.

Çeşitli gösterilerin sergilendiği törenin sonunda 108 öğrenci yemin ederek göreve başladı.

Katarlılar “bez sucuğu” sevdi

TOKAT (AA) – EKBER TÜRKOĞLU – Tokat'ta ürettiği yöreye özgü "bez sucuğu" Katar'a gönderen firma, ürünün beğenilmesi üzerine aldığı yeni siparişleri yetiştirmek için çalışıyor.

Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ve 15 kişinin istihdam edildiği firma, yüzde 100 dana eti ve baharat karışımıyla hazırlanan, pamuklu torbalara doldurulması nedeniyle yörede "bez sucuk" denilen ürünü, Türkiye'nin ardından Katar'a taşıdı.

Firma Genel Müdürü Muharrem İçeloğlu, AA muhabirine, bir asırdır bez sucuk üretimi yaptıklarını, dedesi ve babasından sonra kendisinin bu işle uğraşmaya başladığını söyledi.

Asırlık lezzeti daha fazla insana ulaştırmak için 2006'da seri üretime geçtiklerini belirten İçeloğlu, "1973'te TSE'den marka tescili alınmış. Türkiye'de bez sucuğun Faydalı Model belgesini biz aldık." dedi.

Tokat'ta yapılan her sucuğun "bez sucuk" olmadığını ifade eden İçeloğlu, hazırladıkları karışımı pamuklu bezden torbalara doldurduklarını, 10 gün kurutma odasında beklettiklerini, daha sonra vakumlayıp satışa sunduklarını anlattı.

İçeloğlu, bez sucuğu diğerlerinden ayıran en önemli özelliğin, mayalamalı yöntemle yapılması olduğunu bildirdi.

Ürünlerini Türkiye'nin birçok yerine gönderdiklerini, 6 ay önce de Katar'a açıldıklarını belirten İçeloğlu, Katarlıların bez sucuğu sevdiğini vurguladı.

İçeloğlu, "Katar'a 1 ton bez sucuk gönderdik. Oradan olumlu sonuçlar aldık. Yaklaşık 30 ton yeni talep geldi. Tekrar ürün göndermek için çalışmalarımız devam ediyor. Farklı ülkelere ürün göndermek için de çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

  • Bez sucuğun yapılışı

Tokat bez sucuğu, kıyma makinesinden çekilen et ve yağın, tuz, sarımsak ve baharat karışımıyla belirli süre karıştırılmasının ardından bez torbalara doldurulup kurutulması ve bu süreçte ürünün bir iki kez yassılaştırılmasıyla yapılıyor.

Üretim, hava koşullarına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte 10-12 günde tamamlanıyor. Geleneksel üretim yöntemiyle elde edilen üründe, tat, koku ve renk oluşumu ise kurutma işlemi süresince gerçekleşiyor.

Katar'da “Arapça'yı Koruma” Kararnamesi

DOHA (AA) – Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ülke genelinde, eğitimden, kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerine, şirket isimlerine kadar pek çok alanda fasih Arapça'nın kullanılmasını öngören "Arapçayı Koruma" kararnamesi çıkardı.

Katar haber ajansı QNA'ya göre, 15 maddeden oluşan ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni kararnameyle fasih Arapça'nın korunması hedefleniyor.

Kararnamenin ilk maddesi, tüm kamu ve özel kuruluşlara, gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerde Arapçayı koruma ve destekleme yükümlülüğü, 2. maddesi ise bakanlıklar, teşkilatlar, kamu kurumları ve derneklere, gerçekleştirdiği toplantılar, aldığı kararlar, yaptığı yazışmalar ve yönetmeliklerde Arapça kullanma zorunluluğu getiriyor.

Kararname ayrıca, devlet mevzuatının Arapça hazırlanmasını, kamu yararının gerektirdiği durumlarda başka dillere çevrilmesine izin verilmesini, diğer ülkelerin hükümetleriyle, bölgesel ve uluslararası kurumlarla yapılan yazışmalar ve görüşmelerin Arapça yapılmasını, dersin yapısının başka bir dilde verilmesini gerekli kıldığı durumlar dışında okul ve üniversitelerde eğitim dilinin Arapça olmasını öngörüyor.

Ticari, finansal, endüstriyel, eğlence ve bilimsel amaçlı şirketlerin isimlerinin Arapça olmasını belirleyen kararname, uluslararası kurumlar ile ürünleri marka haline gelmiş olan yerel kurum ve şirketlerin yabancı dildeki isimlerinin muhafaza edilmesini ancak yanına Arapça ismin yazılmasını gerekli kılıyor.

Kararname, söz konusu maddelere uymayanlara 50 bin riyal (14 bin dolar) para cezası verilmesini, tüzel kişilerin yöneticilerinin de bu kararnameye uymamaları durumunda aynı cezaya çarptırılmalarını, bu kararnamenin hükümlerine tabi olanların, uygulama tarihinden itibaren 6 ay içinde gerekli değişiklikleri yapmalarını öngörüyor.

Arapça, dünya üzerinde en çok kullanılan diller arasında İngilizce, Fransızca ve İspanyolca'dan sonra 4. sırada yer alıyor.

“Tunus devrimi, hedeflerinin ancak yarısını gerçekleştirdi”

TUNUS (AA) – Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki, ekonomide beklenen başarıyı sağlayamayan Tunus devriminin ancak hedeflerinin yarısını gerçekleştirdiğini söyledi.

Tunus devriminin 8. yıl dönümü dolayısıyla Cezayir'in El-Habar gazetesine konuşan Merzuki, "Tunus devrimi iş, aş gibi ekonomik vaatleri henüz karşılayamadı. Tunus devrimi hedeflerinin ancak yarısını gerçekleştirdi." dedi.

Tunus'un 2019'da gerçekleştireceği cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle "karşı devrim girişimlerini" sonlandıracağını belirten Merzuki, "Tunus, bugün daha özgür. Basın, son noktasına kadar hür. Tunus halkının artık yeni bir anayasası ve demokrasiyi kuran gerçekten önemli kurumları var. Ama, geçiş süreci uzadıkça sorunlar da birikiyor." diye konuştu.

  • Türkiye ve Katar'a terörle mücadelede övgü

Tunus ordusuna silah ve teçhizat desteği dolayısıyla Türkiye'den övgüyle söz eden Merzuki, "Terörle mücadelede Avrupalıların aksine bize Türkler ve Katarlılar yardımcı oldu. Tunus'taki karşı devrim güçleri Türklerden ve Katarlılardan nefret eder." ifadelerini kullandı.

Merzuki, terörle mücadelede Batılı ülkelerden yardım gelmediğinin altını çizerek, Tunus güvenlik birimlerinin terörle mücadeleyi çok zayıf ekipmanla yürütmeye çalıştığını hatırlattı.

  • "Devrimi yok etmek isteyenler arasında BAE vardı"

Merzuki, görevi sırasında Tunus'un birçok ülke tarafından tarafından hedef alındığına dikkati çekerek şunları söyledi:

"Devrimi yok etmek isteyenler arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) vardı. BAE'nin bizlere bu kadar düşmanca davranacağını hiçbir zaman tasavvur etmemiştim. Tunus'a finans terörünü saldılar. Arap Baharı deneyiminin başarısızlığı için üzerimize bozguncu basını musallat ettiler."

Tunus'un devrimden sonraki ilk cumhurbaşkanı Merzuki, Tunus halkının bilinci nedeniyle karşı devrimin başarıya ulaşamayacağı değerlendirmesinde bulundu.

  • 2019 Seçimleri ve adaylık düşüncesi

Munsif el-Merzuki, 2019'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağına henüz karar vermediğini, ancak bu konuda esas meselenin seçimlerin herhangi bir şüphe bırakmaksızın gerçekleştirilmesi olduğunu vurguladı.

Devrik lider Zeynel Abidin bin Ali rejiminin kalıntılarının "tüm partilerin aynı, siyasetin rezil bir şey" olduğu şeklinde seçmenleri ikna etmeye çalıştığı yorumunu yapan Merzuki, bunun Tunusluların sandıklardan uzak durmasına ve seçimlere katılımın düşük olmasına yol açtığını söyledi.

  • Suriye rejimine ilişkin tavır

Merzuki, Tunus'un 2012'de, cumhurbaşkanlığı döneminde, Suriye rejimiyle ilişkilerin koparılmasına ilişkin soruyu yanıtlarken, "Ben başından beri Suriye devriminin silahlı boyuta ulaşmasına karşıydım. Yıl 2013 olduğunda Suriye rejimi ve Beşşar Esed sivil halka varil bombalarıyla saldırarak vahşetin zirvesine yükselmişti. Sonra da benden bir insan hakları savunucusu olarak susmamı mı bekliyordunuz?" ifadelerini kullandı.

Tunus, 14 Ocak 2011'de Arap Baharı'ndaki ilk devrimi gerçekleştirmişti. Tunus'ta başlayan süreç kısa süre içinde Arap başkentlerine yayılarak kitlesel protestolara yol açmıştı.

Arap Baharı devrimlerinin ulaştığı diğer ülkelerin aksine Tunus, "karşı devrim, askeri darbe, iç savaş ve dış müdahale" gibi süreçlere kurban gitmeden, iktidarın seçim yoluyla değiştiği bir sisteme kavuşmuştu.

Türk şirketler Katarlı yatırımcılarla buluşuyor

DOHA (AA) – SERDAR BİTMEZ – Türk firmaların Katarlı yatırımcılarla bir araya gelmesine olanak sağlayan Körfez'in en büyük fuarlarından "Turkey Expo by Qatar", çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 120'den fazla Türk şirketin katılımıyla yarın Katar'da başlayacak.

Daha önce "Expo Turkey by Qatar" adıyla organize edilen ancak bu yıl adı "Turkey Expo by Qatar" olarak değiştirilen fuarın üçüncüsü düzenleniyor.

Katar'ın başkenti Doha'daki Kongre ve Kültür Merkezi'nde 16-18 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilecek fuara teknoloji, gayrimenkul, inşaat, gıda, sağlık turizmi, tekstil, mobilya ve dekorasyon alanında çok sayıda şirket katılıyor.

Türkiye ile Katar arasındaki ticari ilişkilerin en üst seviyeye çıkarılmasını amaçlayan fuarın yeni girişimcilere ve yatırımcılara da ufuk açması bekleniyor.

Fuarın organizatörlerinden Medyacity Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Turkey Expo by Qatar'ın, Türk şirketlerini Körfez ülkeleriyle tanıştıran en büyük fuar olduğunu ve Türk iş adamlarının Katarlı yatırımcılarla buluşması için iyi bir fırsat sunduğunu belirtti.

Kurt, fuarda Katar hükümetinin de destekleriyle toplam 60 milyar dolar fona sahip Katarlı şirketlerin yer aldığını, programın iki ülkeden bakanların ve yetkililerin katılımıyla açılacağını dile getirdi.

Fuarın, iki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayan önemli bir proje olduğunu kaydeden Kurt, bu senekinin ise ileri teknoloji, programlama ve bilgi teknolojisi alanlarında uzmanlaşmış katılımcı firma sayısının artmasından dolayı da önemli olduğunu aktardı.

Kurt, fuarda gayrimenkul alanında seçkin firmaların da yer alacağını belirterek, bu şirketlerin Körfez bölgesinin ve özellikle Katarlıların ilgisini çekmesini beklediğini dile getirdi.

Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Türk firmalarının, Türkiye'nin ve yatırım olanaklarının tanıtılmasına büyük katkı sağlayacağını söyleyen Kurt, bu yılki fuarda, geçen sene PTT ve Katar Posta Teşkilatının iş birliğiyle hizmete açılan e-ticaret sitesinin de bulunacağını ifade etti.

  • Fuarda kültürel etkinlikler de yer alacak

Dünya Etnospor Konfederasyonu'nun 120 metrekarelik etkinlik alanıyla Turkey Expo by Qatar kapsamında gösteriler düzenleyeceğini dile getiren Kurt, fuarda Katar'ın da kültürel etkinlikleriyle yer alacağını aktardı.

Katar'da Türk şirketlerinin yatırım hacmi 16 milyar dolara ulaşırken, Katar dış yatırımlarında Türkiye, en büyük ikinci yatırım merkezi konumunda bulunuyor.

Katar'ın Türkiye'de tarım, turizm, gayrimenkul ve bankacılık sektörlerindeki yatırımı 20 milyar dolara ulaşıyor.

Katar'dan Körfez krizinin çözümü için “şartsız diyalog” çağrısı

DOHA (AA) – Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, ülkesinin "ön şart koşulmaksızın yapılacak bir diyalog" yoluyla Körfez krizini çözmeye hazır olduğunu yineledi.

Al Jazeera Televizyonu'nun internet sitesinde yer alan habere göre, başkent Doha'da Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed ile görüşen Abdurrahman düzenlediği basın toplantısında, "Ülkemiz, ön şartı olmayan bir diyaloğa hazırdır. Diyalog yani iki tarafın da samimiyetle yaklaşması. Ancak onlar gerginliği tırmandırmayı, Katar'a karşı adil olmayan tedbirlerini sürdürüyorlar." dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile dün "Körfez krizine ilişkin gelişmeleri ve çok sayıda bölgesel meseleye etkilerini görüştüklerini" belirten Abdurrahman, Körfez'in birliğinin yeniden sağlanmasının önemine vurgu yaptı.

Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 5 Haziran 2017'de aldıkları ortak kararla Katar'la diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Gelişen süreçte bu ülkeler Katar'a karşı ekonomik ve siyasi abluka uygulamaya başlamıştı. Kuveyt de bu krizde ara buluculuk rolü üstlenmişti.

Katar ile ABD arasında mutabakat zaptı imzalandı

DOHA (AA) – ABD'nin Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde bulunan askeri varlığını güçlendirmek üzere iki ülke arasında mutabakat zaptı imzalandı.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Orta Doğu turu kapsamında Katar'a gelen ABD'li mevkidaşı Mike Pompeo, "2. ABD-Katar Stratejik Diyalog" toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Al Sani, iki ülkenin, başkent Doha'nın 30 kilometre güneybatısında yer alan hava üssündeki askeri varlığı güçlendirmek amacıyla bir mutabakat zaptı, eğitim ve kültür alanında ise iki anlaşma imzaladığını aktardı.

Stratejik Diyalog Toplantısı'nın iki ülke arasındaki ilişki ve ittifakın gücünü yansıttığını, Katar ile ABD'nin güçlü ilişkiye girmeye devam edeceğini anlatan Al Sani, 2. kez yapılan toplanda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Orta Doğu'daki barış süreçleri, Afganistan, Suriye ve terörle mücadele konularının yanı sıra siyaset, savunma ve güvenlik alanlarında genişletilmiş görüşmeler gerçekleştirildiğini vurguladı.
"ABD ile sağlam temeller üzerine oturan ilişkilerimiz var. İki ülke stratejik ilişkilerinde nitelikli bir sıçrayış gerçekleştirdi." diyen Al Sani, Katar diplomasisinin, Darfur'da barışın sağlanması ve Afganistan uzlaşının desteklenmesi gibi alanlarda rol oynamayı sürdürdüğüne işaret etti.
Katar'ın 13 bin ABD askerine ev sahipliği yaptığını belirten Pompeo ise hava üssündeki askeri varlıklarını artırmak için mutabakat zaptı imzaladıklarını kaydetti.

Katar ile güçlü askeri ilişkileri bulunan ABD'nin, başkent Doha'nın 30 kilometre güneybatısındaki El-Udeyd Hava Üssü'nde çoğunluğu hava kuvvetlerine mensup 10 binden fazla askeri bulunuyor. Söz konusu üs, ABD'nin Körfez'deki en önemli askeri üslerinden biri olma özelliğini taşıyor. El-Udeyd Hava Üssü'nde, Amerikan askerlerinin yanı sıra ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçleri de bulunuyor.

Katar yönetimi, Ocak 2018'de El-Udeyd Üssü'nün ABD'nin daimi üslerinden birine dönüştürülmesinin planlandığını duyurmuştu.

“Katar'daki askeri varlığımızı artırıyoruz”

DOHA (AA) – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, askeri varlıklarını artırma hususunda Katarlı yetkililerle mutabakata vardıklarını söyledi.

Pompeo, Orta Doğu ülkeleri ziyareti kapsamında Katar'ın başkenti Doha'da mevkidaşı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. İkili, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Katar ve ABD'nin Irak ve Afganistan dahil bölgedeki diğer sorunların çözülmesi hususunda ortak çalıştığını söyleyen Pompeo, "Katar, ABD'nin 13 bin askerini ağırlıyor ve bu nedenle Katar'a minnettarız." ifadelerini kullandı.

Pompeo, sözlerine şöyle devam etti:

"Katar ile Udeyd Hava Üssü'ndeki varlığımızın artırılması hususunda mutabakata vardık. Katar, ABD'nin terörle mücadele çabalarını güçlendiriyor ve DEAŞ ile mücadelede önemli bir üye."

  • Bin Selman'dan yeni cevaplar bekleniyor

Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dair ise Pompeo, "(Cinayet) Kabul edilemez ve Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'dan yeni cevaplar almaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Her iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin durumuna da değinen ABD'li Bakan, "Aramızdaki ticari ilişkiler istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Bizimle birlikte olan birçok Amerikalı iş adamının bu derin ilişkilerde etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.

Basın toplantısında Pompeo'ya, Katar ve bazı Arap ülkeleri arasında yaşanan Körfez krizini çözmekle görevlendirilen Özel Temsilci ve ABD Merkez Komutanlığı eski Başkanı Anthony Zinni'nin 8 Ocak'ta istifa etmesi hatırlatıldı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, istifanın Washington'ın krize yönelik yaklaşım ve siyasetinde değişiklik olacağı anlamını taşımadığını belirtti.

Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve BAE, 5 Haziran 2017'de aldıkları ortak kararla Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Bu ülkeler Katar'a karşı ekonomik ve siyasi abluka uygulamaya başlamış, Kuveyt de bu krizde ara buluculuk rolü üstlenmişti.