CHP'den af tartışmaları değerlendirmesi

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, af konusunun, toplum tarafından sindirilmesi, topluma rağmen bir karar verilmemesi gerektiğini belirterek, "Mafya örgütlerinin liderleri, gözde tatil merkezlerini haraca bağlayan birtakım suç örgütü liderleri, kapkaççılar, ilkokul önlerine kadar sızan uyuşturucu satıcıları, Soma davasının sanıkları çıkacak mı Sayın Bahçeli? Çıkmayacakları saymak kolay, onu konuşuruz." dedi.

Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Kurdaki önlenemez yükselişin, yayıncıları zor durumda bıraktığını ifade eden Özel, hükümetin, "Dolar çok yükseldi, Trump bizimle uğraşıyor, gazete fiyatları yükseldi, gazeteler de basılamıyor." deme lüksünün bulunmadığını, önlem alması gerektiğini söyledi.

Cumartesi annelerine yapılanların, herkesin vicdanını sızlattığını savunan Özel, hükümetten özür, geleceğe yönelik pozitif mesaj beklerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun dün talihsiz açıklama yaptığını vurguladı. Özel, Soylu'nun, cumartesi annelerini, istismarcılıkla, yalanı sürdürmekle, devletin sırtına başkalarının işlediği suçları yıkmaya çalışan bir organizasyon olmakla suçladığını belirtti.

-"Beyaz torosları sahiplenmiştir"

Özel, Soylu ve AK Parti'nin, 12 Eylül ürünü Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'nun bile gerisinde olduğunu öne sürerek, "Bu kanun, bunlara göre çok daha özgürlükçüdür. Bu kanun uygulansa hiç olmazsa bugünleri yaşamayacağız." diye konuştu.

"AK Parti'yi erdemliler hareketi olarak kurduk", "Anaların gözyaşı duracak, anaları ağlatmayacağız, güldüreceğiz." diyenlerin, "AB hedefi" diye yola çıkanların savruldukları yeri görmek gerektiğini ifade eden Özel, "Soylu'nun açıklamaları üzerinden, AK Parti beyaz torosları sahiplenmiştir. AK Parti, 'Devlet devlettir ama derin devlet de derin devlettir. Derin devlet de benimdir.' demiştir. Geçmişin derin devletinin bütün ayıplarını sahiplenmiştir." görüşünü savundu.

Özel, Soylu'nun bundan sonra olacakları cesaretlendirdiğini öne sürdü.

Meclisin 1994'te hazırladığı rapora göre, 1974-1994 yılları arasında 908 faili meçhulün olduğunu belirten Özel, Soylu'nun bu raporu incelemesi gerektiğini kaydetti. Özel, Soylu'nun, 12 Eylül 2011 referandumunda niçin evet dediklerini anlatırken ilk başa faili meçhul cinayetlerle hesaplaşmayı koyduğunu dile getirdi.

Recep Tayyip Erdoğan'ın, cumartesi annelerini kabulü sırasında çekilen fotoğrafı gösteren ve grup toplantısında bu görüşmeyi anlattığı haberi izleten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Soylu çıkacak ya, 'Erdoğan, terör örgütünün suçlarını devletin sırtına yıkmaya çalışan bir istismarcıdır' diyecek ya dün söylediği sözler için hepimizden özür dileyecek. Ya da Erdoğan, Soylu'ya yapması gerekeni yapacak. Böyle İçişleri Bakanı, böyle vicdansızlık, adaletsizlik olmaz. Soylu, dün yaptığı açıklamalar için özür dilemeli, işgal ettiği koltuğu boşaltmalı. Her şeye hakim olan tek adam var ya, önce sen İçişleri Bakanı'na, onun ağzına hakim ol. Senin sahiplendiklerine, bugün bu sözleri söylüyorlar. Ya da çık, 'Geçmişte Cumartesi anneleri tarafından kandırılmışım.' de."

-"Bütün suçlar Trump'a yükleniyor"

Ekonomideki gelişmelere de değinen Özel, Türkiye ve ekonomide yapısal sorun bulunduğunu, bunun nedenlerinin, kuvvetler ayrılığının, hukuk güvencesinin olmaması, tek adam rejiminin ekonomiyi yönetmesi olduğunu öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, her gece, "Trump benim için belki de Allah'ın lütfudur" dediğine emin olduğunu öne süren Özel, "Trump, Türkiye, ABD, dünya barışı, dünya demokrasisi için talihsizliktir ama Erdoğan için Allah'ın lütfudur. Çünkü bütün suçlar Trump'a yüklenip daha sonra yola devam edilmektedir." dedi.

Özel, 1 Ocaktan beri bütün kırılgan ekonomilerin dolar karşısında değer kaybettiğini, Endonezya rupisinin dolar karşısına yüzde 7,7, TL'nin ise yüzde 64 değer kaybettiğini söyledi. Özel, Arjantin'deki G-20 Zirvesi'nden Endonezya'ya iki aktarma yaparak, tarifeli uçakla ülkesine dönecek bakana, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın "kıyak yaparak" Ata uçağıyla İstanbul'a getirdiğini söyledi.

Erdoğan'ın konvoyunun yüzde 80'inin ABD aracı olduğunu savunan Özel, "ABD'nin en meşhur markasına, 4 litrelik benzinli motorlara sahip o dev araçlara da mazotuna da dolar gidiyor. " değerlendirmesinde bulundu.

Özel, kuvvetler ayrılığının ayaklar altına alınmasına direnmesi gereken makamın TBMM Başkanlığı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Sayın Binali Yıldırım, Başbakanlığın bütün aracı, korumaları, şaşasıyla geldi, makama oturdu, kendisini hala Başbakan veya unvansız ama her şeyi hak etmiş bir Cumhurbaşkanı yardımcısı sanıyor, öyle gidiyor, geziyor, öyle konuşuyor. Yıldırım, hafta sonu, 'Döviz kurları, faizle, ekonomiyle Türkiye'yi hiza vermeye çalışıyorlar. Buradan söylüyorum, hükümetin merkezinden söylüyorum yine başaramayacaksınız.' dedi. Hani Binali Bey, esas kuvvetler ayrılığı şimdi olacaktı, güçlü Meclis olacaktı.15 gün içinde cevaplanması gereken binlerce soru önergesi verilmişken sadece 5'i cevaplandı. Hükümetin merkezinden söylüyorsan yol basit; buradaki başkanlığı, milletvekilliğini bırakırsın, reis alır seni yanına hükümetin merkezinden konuşursun. Ama yasamanın merkezinden çıkıp, kuvvetler ayrılığını ayaklar altına almak senin haddine değil. Yıldırım'ın bu tür söylemlerden, hükümetin içindeymiş gibi ziyaretlerden, o ziyaretlerde kullandığı dilden vazgeçmesi gerekiyor."

– "Uzlaşıyla yapılırsa katkı sağlarız"

Özel, TBMM'de ihtisas komisyonu başkanı seçilenlerden bazılarının AK Parti MYK'ya da seçildiğini anımsatarak, bunun kuvvetler ayrılığını zedelediğini, bu kişilerin Meclisteki makamlarını boşaltması gerektiğini savundu.

TBMM İçtüzüğü'nde yapılacak değişikliğe de işaret eden Özel, "8 partiden oluşan Meclis var. Burada siyasi uzlaşma aramayacaksanız nerede arayacaksınız? 8 parti birlikte tartışacağız. İş birliğiyle, uzlaşıyla yapılırsa katkı sağlayacağız. Uzlaşmayı, içtüzüğün inşasında başlarlarsa olur." değerlendirmesinde bulundu.

-Af tartışmaları

MHP'nin af konusuna yönelik hazırlığının sorulmasına CHP Grup Başkanvekili Özel, "Anayasaya göre 360 milletvekilinin desteğine bağlı. MHP'nin tek başına yapacağı bir şey değil. Sayın Bahçeli ve MHP, bunu Cumhur İttifakı adına mı söylüyor yoksa kendileri 'seçim öncesi oy alırız diye söyledik, seçim sonrası da biz koyalım, 360 zaten yok, ne olursa olsun' diye mi söylemektedir." karşılığını verdi.

Özel, seçim atmosferinde "Gündemimizde yok" diyerek red ettikleri af teklifine AK Parti'nin bugün ne dediğini sordu.

CHP Grup Başkanvekili Özel, CHP'nin ilkesel olarak affa, toplumsal uzlaşı, toplumsal talep ve anayasanın eşitlik ilkesini zedelememek noktasından baktığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Terör, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarının af kapsamında olmayacağı söyleniyor. Bir de olacakları saysana. Mafya örgütlerinin liderleri çıkacak mı? Türkiye'yi, gözde tatil merkezlerini haraca bağlayan bir takım suç örgütü liderleri çıkacak mı? Kapkaççılar, ilkokul önlerine kadar sızan torbacılar, uyuşturucu satıcıları, Soma davasının sanıkları çıksın mı Sayın Bahçeli? Çıkmayacakları saymak kolay, onu konuşuruz. Bir toplumsal mutabakat arayalım, kim kimi affediyor görelim. Bu affı kim, niye tartıştırıyor görelim. CHP, kategorik olarak hiçbir zaman affa karşı olmadı ama affa ilkesel şekilde bakıyoruz, toplumsal mutabakat arıyoruz. Toplumsal mutabakat varsa, parlamentoda aranması gereken siyasi mutabakattır, kapsamın da evrensel ölçütler içinde kimsenin vicdanını rahatsız etmeyecek, en az mağdur, en yüksek memnuniyet yaratacak şekilde tartışılması, toplum tarafından sindirilmesi, topluma rağmen bir karar verilmemesi gerekiyor."

Özel, erken yerel seçim tartışmalarının sorulması üzerine ise bunun için anayasa değişikliği gerektiğine işaret etti. Özel, "Bunun için AK Parti artı MHP artı ya CHP ya HDP olması gerekiyor. Biz CHP olarak yokuz. AKP-MHP bloğu, HDP ile birlikte seçimleri öne alırlarsa alırlar. AK Parti ve MHP'ye, 'CHP yokuz' dedi. HDP ile anayasa değişikliği yapacak mısınız?" diye sorulması gerekiyor. Bizim açımızdan böyle bir şey gündemimizde yok." ifadelerini kullandı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?