“Partimize yoğun ilgi söz konusu”

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı için mevcut Belediye Başkanı Cengiz Ergün'ü, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Germencik Belediye Başkanı Ümmet Akın'ı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Serdar Sevimli'yi aday göstereceklerini açıkladı.

Durmaz, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, MHP'nin, 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçim çalışmalarını tamamladığını ve seçime hazır olduğunu söyledi.

Bugün itibarıyla resmi olarak aday adaylığı müracaatlarının başladığını belirten Durmaz, "Partimize gayrıresmi olarak başvuran aday adaylarımızla birlikte yaklaşık 650 civarında müracaat olmuştur. Partimize karşı yoğun ilgi ve teveccüh söz konusudur. Adeta aday patlaması yaşanmaktadır. Bu seçimlerin en flaş çıkışını yapan, en iyi sonucunu alan parti olacağımıza bütün samimiyetimizle inanmaktayız." dedi.

Durmaz, seçime hazırlık çerçevesinde afiş, slogan ve seçim müziği çalışmalarının da son aşamada olduğunu bildirdi.

– Adaylar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı için mevcut başkan Hüseyin Sözlü'yü, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için halen Toroslar Belediye Başkanı olan Hamit Tuna'yı kamuoyuna takdim ettiğini anımsattı.

Durmaz, yeni belirlenen bazı büyükşehir ve il belediye başkan adaylarını da şöyle sıraladı:

"Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayımız halen başkan olan Cengiz Ergün, Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Germencik Belediye Başkanı Ümmet Akın, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Prof. Dr. Serdar Sevimli Genel Başkanımızın onayıyla aday olarak kabul edilmiştir.

Bartın Belediye Başkan adayımız halen Belediye Başkanı olan Cemal Akın, Isparta Belediye Başkan adayımız halen Belediye Başkanı olan Yusuf Ziya Günaydın, Osmaniye Belediye Başkan adayımız halen Belediye Başkanı olan Kadir Kara, Karabük Belediye Başkan adayımız da halen başkan olan Rafet Vergili olarak tespit edildi."

Durmaz, Bahçeli'nin Ankara'nın Polatlı ilçesi için mevcut başkan Mürsel Yıldızkaya'yı, Etimesgut için de mevcut başkan Enver Demirel'i ilan ettiğini anımsattı.

– "Herhangi bir temas olmadı"

Durmaz, bir gazetecinin aday adaylarına yönelik güvenlik soruşturmasında dikkat edilecek kriterlere ilişkin sorusu üzerine, 24 Haziran seçimleri öncesi yapılan çalışmanın bir benzerinin yerel adaylar için de söz konusu olduğunu belirterek, "Güvenlik soruşturması her açıdan yapılacak. Hassasiyetle FETÖ sızıntılarının önüne geçmek için çalışmalar yapılacak." diye konuştu.

MHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için gündeme gelen Melih Gökçek ile bir temas kurulup kurulmadığı sorusuna Durmaz, "Herhangi bir temas olmadı. Fakat bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Çalışmalarımız devam ediyor." yanıtını verdi.

Durmaz, "Cumhurbaşkanı'nın Gökçek ile görüştüğü ve Gökçek'in yeniden büyükşehire aday olacağı iddia edildi. MHP'nin tavrı ne olur?" sorusu üzerine, "Bu konular henüz bizim açımızdan da kendileri açısından da netliğe kavuşmuş değil." ifadesini kullandı.

– Başvuru ücreti alınmayacak

"MHP'nin İstanbul adayının Bedrettin Dalan olacağı" söylemlerinin hatırlatılması üzerine de Durmaz, "Her yer için şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çok sayıda sürpriz aday da söz konusu olabilir." dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın da adının gündeme geldiğinin belirtilmesi üzerine Durmaz, "Celal Bey gündemimizde yok. Parti içinden ve dışarıdan sevilen, sayılan, temsil kabiliyeti olan, partimizi ve partimizin ilkelerini, üretken belediyecilik anlayışını benimsemiş çok sayıda aday adayı müracaatı var. En iyi adaylarla çıkacak ve en iyi sonucu alacağız." değerlendirmesini yaptı.

Durmaz, aday adaylarından müracaatları sırasında herhangi bir başvuru ücreti alınmayacağını söyledi.

"AK Parti ile bir ittifak söz konusu olabilir mi?" sorusuna Durmaz, "Biz, 23 Ekim tarihli grup toplantımızda Sayın Genel Başkanımızın işaret ettikleri, ifade buyurdukları şekilde ve aynı kararlılıkla Türkiye'nin her tarafından kendi adaylarımızla seçime girecek şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz." karşılığını verdi.

Advertisements

“15 Temmuz Vatikan'ın en son tertip ettiği Haçlı Seferi'dir”

TOKAT (AA) – MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, "15 Temmuz bir milattır. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı en buhranlı, en tehlikeli gecedir, en tehlikeli gündür. 15 Temmuz Vatikan'ın en son tertip ettiği Haçlı Seferi'dir." dedi.

Partisinin, Tokat'ta bir otelde düzenlenen istişare toplantısına katılan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Hakkari'deki patlamada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Yıldırım, MHP olarak her zaman terörle müzakere değil mücadele edilmesi gerektiğini söylediklerini ve haklı çıktıklarını anlattı. Şu anda Türkiye'de terörle çok ciddi mücadele edildiğini vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Biz Türkiye'de FETÖ'ye karşı net duran hareketiz. Birçok siyasi lider FETÖ'nün lideri ile bir yerde el sıkışmış. Kendi hikayelerini anlatırken 'Bir dost toplantısında rastladım. Bir yemekte gördüm. Bir banka açılışında elini sıktım. Temasımız sadece bu kadardır.' Bunların içinde FETÖ ile hiçbir yerde yolu kesişmeyen bir tane lider var. O da MHP Lideri Devlet Bahçeli. Hiçbir yerde karşılaşmamış. Hiçbir yerde görmemiş. Hep ikaz etmiş."

Yıllar önce Türkçe olimpiyatlarının görkemli şekilde yapıldığını ve olimpiyatlara siyasilerin de katıldığını ifade eden Yıldırım, "Siyaseten bazı şeyleri unutturmamamız gerekir. Unutur veya unutturursak sonunda biz zararlı çıkarız." diye konuştu.

FETÖ'nün Türkiye üzerindeki planlarına işaret eden Yıldırım, 15 Temmuz'un Türkiye için bir milat olduğunu dile getirdi. Yıldırım, şunları kaydetti:

"15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı en buhranlı, en tehlikeli gece, en tehlikeli gündür. 15 Temmuz Vatikan'ın en son tertip ettiği Haçlı Seferi'dir. Bunu Sayın Genel Başkanımız İstanbul'daki Yenikapı'da papazların yüzüne söylemiştir. En son Haçlı Seferi de 15 Temmuz'da yapılan darbe girişimidir. Yıllarca bizim en zeki çocuklarımızı topladılar. Parayı da bizden topladılar. Bizim çocuklarımızı kendi zihniyetlerine göre değişik bir İslami anlayış, değişik bir dünya görüşü ile yetiştirdiler, bir gecede Türk devletini ele geçirmek üzere darbe girişiminde bulundular. O bir Haçlı Seferi'ydi. 15 Temmuz ile öncesi ve sonrası ortaya çıktı."

Toplantıya, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, MHP Tokat İl Başkanı Onur Çalışkan ve partililer katıldı.

Bahçeli mahkum yakınlarıyla görüştü

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, af konusunda "TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmesini bekliyoruz. 50 milletvekilimizle olayları takip ediyoruz." dedi.

Bahçeli, MHP Genel Merkezi önünde af teklifi ile ilgili basın açıklamasında bulunmak için toplanan Mahkum Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MAYAD) üyeleri ile bir araya geldi.

"Devlet Baba" sloganlarıyla Bahçeli'ye sevgi gösterisinde bulunan dernek üyeleri, af yasasıyla ilgili sürecin hızlandırılması talebinde bulundu.

Bunun üzerine Bahçeli, af yasasını teklifini TBMM'ye sunduklarını anımsatarak, "TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmesini bekliyoruz. 50 milletvekilimizle olayları takip ediyoruz. 50 milletvekili ile yasayı çıkarmak mümkün olmaz. O sebepten dolayı diğer siyasi partilerle de arkadaşlarımız diyalog içerisindeler. Olayları takip ediyoruz. Buraya kadar gelmiş olmanız bir kez daha derdinizi bize intikal ettirmeniz ayrıca memnuniyet vericidir." diye konuştu.

Mahkum yakını olduğu öğrenilen bir kişi, Bahçeli'ye, "Başkanım, sizin sözünüze güveniyoruz. 24 Haziran seçimlerinde sizin sözünüze güvenerek Cumhurbaşkanı'na oy verdik. MHP'ye oyumuzu verdik." dedi.

Bahçeli ise "Bunun oy ile alakası yok. İstersen verme. Bu memleket meselesidir. Biz oy için yapmıyoruz bunu. Bir daha ağzınızdan duyarsam yasayı çekerim." yanıtını verdi.

MAYAD Başkanı Enver Yılmaz, ziyaretin ardından gazetecilere açıklamasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye minnettar olduklarını belirterek, "Devlet Bahçeli'nin oy falan düşündüğü yok. Gerçekten mahkum yakınlarının bir an önce sevdiklerine kavuşması için mücadele veriyor." ifadesini kullandı.

GRAFİKLİ- Yerelde ilk yarış adaylık için

ANKARA (AA) – Yerel seçim hazırlıklarına başlayan siyasi partilerde aday belirleme süreçleri devam ediyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 24 Haziran seçimleriyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçen Türkiye'de, gözler 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere çevrildi.

Tüm seçim bölgelerinde aday göstereceğini açıklayan AK Parti'de aday tespit çalışmaları sürüyor.

AK Parti'de belediye başkanlığı ve meclis üyelikleri için aday adaylığı başvuru süreci 5 Kasım’da başladı.

Bu kapsamda belediye başkanlıkları için 12 Kasım, belediye meclis üyelikleri için 3 Aralık tarihlerine kadar başvurular alınacak.

Bu yıl bir ilke imza atarak, "e-müracaat" sistemini hayata geçiren AK Parti, başvurularını internet ortamı üzerinden alıyor.

AK Parti’de 18 Kasım’daki temayül yoklamasında da bir ilk gerçekleşecek. Temayül yoklamalarının tamamı elektronik ortamda yapılacak. "E-temayül yoklaması" ile bir günde çalışmalar tamamlanacak ve böylece 3 ton kağıttan tasarruf edilecek.

Elektronik ortamda saat 10.00-16.00 arasında yapılacak temayül yoklamaları tamamlanır tamamlanmaz sonuçlar Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak. Mevcut belediye başkanları da bu yıl ilk kez aday adaylığı müracaatında bulunmayacak.

– 79 belediye başkanı 3 dönem kuralına takılıyor

AK Parti’de devam eden 3 dönem kuralına takılan belediye başkanları da tekrar aday gösterilemeyecek. Bu kurala takılan 79 mevcut belediye başkanı bulunuyor. Bunlardan biri büyükşehir, biri il, 59'u ilçe, 18'i ise belde belediye başkanı.

Bütün seçim bölgelerinde çalışmalarını sürdüren AK Parti’de 81 il için stratejik plan hazırlanarak Erdoğan'a sunuldu. Buna göre, aday belirleme süreci kapsamında her ile özel bir çalışma yapılarak vatandaşların, teşkilatın ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alındı, mevcut belediye başkanlarının performansları değerlendirildi.

Aralarında eski belediye başkanlarının da bulunduğu 12 kişilik bir ekip, tebdili kıyafet şehirleri gezerek sokakların yerel seçimlere yönelik nabzını tuttu. Yürütülen çalışmalar çerçevesinde önce şehirlerin sorunları belirlendi, kentin fotoğrafı çekildi.

Alandan elde edilen ve şehrin fotoğrafını çeken planda, vatandaşlar başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları, parti teşkilatı ve milletvekillerinin istediği öne çıkan aday adayları isim isim yer aldı. Öte yandan şehirlerin ihtiyacı olan aday profili de planda aktarıldı.

– Parti dışından isimlere de teklif götürülecek

Şimdiye kadar "hizmet belediyeciliği" anlayışını takip eden AK Parti tarafından, Erdoğan'ın talimatıyla Mart 2019 seçimleri için "gönül belediyeciliği" seferberliği başlatıldı. "Gönül belediyeciliği" anlayışı kapsamında belirlenen kriterlere göre, belediye başkan adaylarının vatandaşta karşılığı olacak, adaylar para, insan, mekan, algı yönetimini bilecek, AK Parti'nin oy oranını artıracak potansiyele sahip olacak.

Yapılan çalışmalarda öne çıkan isimlerde, istenen kriterlerin bulunmaması durumunda, AK Parti dışından kişilere de teklif götürülecek. AK Parti'nin aday belirleme sürecinde kadınlara "pozitif ayrımcılık" yapacağı belirtiliyor. Genel Başkan Erdoğan bu konuda teşkilatlara uyarılarda bulunduğu öğrenildi.

– CHP'de adaylar açıklanmaya başlandı

CHP'de kamu çalışanları hariç aday adaylığı başvuruları 1-26 Ekim tarihleri arasında alındı. Burada genellikle örgüt başvurusu yapıldı.

CHP, bir yandan da üzerinde uzlaşı sağlanan adaylarını açıklıyor.

CHP'de, 24 Ekim'de toplanan Parti Meclisi'nde (PM) 105 ilçe ve belde belediye başkan adayı açıklanırken, 150 civarında aday ise 14 Kasım Çarşamba günü olağanüstü toplanacak PM'de belirlenecek.

Adaylarının her kesimden oy alacak, herkese hitap eden ve bölgesini daha ileriye taşıyacak kişiler olmasını hedefleyen CHP, bin 398 belediyede kendi adayını gösterecek.

CHP'nin herhangi bir bölgede hiçbir partinin lehine aday çekmeyi planlamadığı, diğer partilerin de tabanına hitap edecek adayları çıkarma eğiliminde olduğu öğrenildi.

– Anketler yaptırılıyor

Sadece ilçe ve belde adayları açıklanan CHP'de, kamuoyuyla paylaşılmasa da çoğu il adayı netleşmiş durumda.

Üzerinde uzlaşı sağlanan Eskişehir, Aydın, Hatay, Balıkesir, Burdur, Giresun, Bolu, Kocaeli gibi şehirlerde isimler netleşirken, merak konusu olan Ankara, İstanbul ve İzmir için ise henüz kesin karar verilmedi.

İstanbul adayının kim olacağına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun karar vermesi beklenirken, aday adaylığı için en büyük yarışın İzmir'de yaşanacağı belirtiliyor.

CHP, Adana ve Mersin başta olmak üzere çoğu ilde ise anketler yaptırıyor.

Parti üzerinde uzlaşı sağlanan adaylar peyderpey düzenlenecek PM'lerle açıklanacak, büyükşehir belediye başkan adayları ise sona bırakılacak.

– HDP'de takvimi PM netleştirecek

Adaylık başvuruları için henüz resmi takvimi açıklamayan HDP'de, MYK tarafından oluşturulan seçim takvimi yarın karar almak üzere Parti Meclisi'ne iletilecek.

Bu toplantının ardından netleştirilecek aday belirleme takvimi kamuoyuna duyurulacak.

MYK'nın çalışması kapsamında HDP'de adaylık başvurularının 15 Kasım-15 Aralık tarihleri arasında alınması öngörülüyor.

Başvurularda kadın, genç, engelli adaylar ve Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilenlerden ücret alınmaması, erkek adaylarla ilgili ücret konusuna PM'nin karar vermesi bekleniyor.

– MHP'de adaylık başvurusu 15 Kasım'da başlayacak

MHP'de resmi olarak 15 Kasım'da başlayacak belediye başkan aday adaylığı başvuruları 15 Aralık'ta sona erecek. Parti, kamu görevlilerinin başvurularını da 1-15 Aralık tarihleri arasında alacak.

MHP, aday adaylarını belirlerken "tanınırlık, dürüstlük, belediyecilik ve şehircilik hizmetinin bilinmesi, mazisinde partiyi mahcup edecek bir durumun bulunmaması" kriterlerine dikkat edecek.

Yeniden aday olmaları durumunda mevcut belediye başkanlarının vaatlerini ne ölçüde yerine getirdiklerine ilişkin dosyaları inceleyecek olan parti, yerel seçimde hem belediye başkanlığı hem de belediye meclis üyeliğinde kadın adaylar olmasına özen gösterecek.

Teşkilata yerel seçim hazırlıklarına başlanması talimatını 24 Haziran seçimlerinin hemen ardından veren MHP'de 23-25 Kasım'da Antalya'da mevcut belediye başkanlarının katılımıyla kamp gerçekleştirilecek. Kampın ardından genel merkez düzeyinde sahaya inilmesi planlanıyor.

Genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de partiye, "kripto FETÖ'cü" sızmasını önlemek için özel bir çalışma yapacak olan MHP, bu çerçevede aday adaylarını adli sicil kayıtlarından yaşadıkları semte, komşusundan okul ve iş arkadaşına kadar araştıracak. Parti, hem teşkilattan hem aday adaylarının referanslarından bilgi alacak.

Adayları teşkilatla istişare içinde belirleyecek parti, il ve ilçe yönetimlerinin teklif ettiği adayları genel merkez kriterlerine göre süzgeçten geçirecek.

MHP, adaylara yönelik temayül ve merkez yoklamasının yanında kamuoyu yoklamaları da yaptıracak.

– İYİ Parti, 1 Aralık'tan itibaren başvuruları alacak

İYİ Partide aday adaylığı için resmi başvurular 1 Aralık'ta alınmaya başlanacak.

Teşkilat nezdinde seçime hazırlık çalışmalarına yoğunlaşan parti her il, ilçe, belde ve bölgenin kendine özgü koşulları çerçevesinde, sevilen, geçmişi temiz, eğitimli, çalışkan ve dürüst isimlerle yola çıkacak.

Aday adaylarını belirlerken öncelikle teşkilatın görüşünü göz önünde bulunduracak parti, Genel İdare Kurulunun kararı kapsamında merkez yoklaması ve teşkilatlarda temayül yoklaması yapacak.

İYİ Parti büyükşehir ve il belediye başkan aday adaylığı başvuruları genel merkeze, ilçe belediye başkan aday adaylığı başvuruları il başkanlıklarına yapılacak.

Çalışmalarını, "her belde her ilçe her şehir ve her büyükşehirde aday çıkarma" hedefiyle sürdüren parti, resmi başvuruları 15 Aralık tarihine kadar kabul edecek.

– Adaylarını 3 Şubat'ta tanıtacak

Saadet Partisinde 3 Kasım'da başlayan resmi başvurular 30 Kasım'a kadar devam edecek. Parti, 1-14 Aralık tarihleri arasında teşkilatlarda üye ve kadro bazlı temayül yoklaması yapacak. Temayülü tamamlanan aday adayları için 10 Aralık'tan itibaren ihtiyaç olan yerlerde yüz yüze veya telefonla anketler yapılacak.

Partideki 14 aday tespit komisyonu, 7-15 Ocak 2019 tarihleri arasında genel merkez mülakatlarını yapacak.

Partinin, 3 Şubat 2019'da Ankara'da düzenlenecek toplantıyla adaylarını tanıtması, seçim beyannamesi ve seçim müziğini kamuoyuyla paylaşmasının ardından Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'nun miting ve kapalı salon toplantıları başlayacak.

Parti, propaganda sürecinde sosyal medyayı yoğun kullanmaya dönük çalışma ve hazırlık yapıyor.

– BBP'de 19 Kasım'da başvurular başlayacak

Yerel seçim hazırlıklarını sürdüren BBP'de ise aday adaylığı başvuruları 19 Kasım tarihinde başlayacak, 21 Aralık'a kadar sürecek.

BBP, adaylarını belirlemede "merkez yoklaması" yöntemine başvuracak. Parti genel merkezinde oluşturulan komisyon, örgütle istişare içinde seçime katılacak adayları netleştirecek.

– Seçim takviminin 1 Ocak'ta başlaması bekleniyor

Bu arada Resmi Gazete'de 26 Ekim'de yayımlanan YSK kararına göre, yerel seçimlerde aday olabilmek için kamu görevlileri, yargı mensupları, siyasi parti il ve ilçe yöneticileri, TSK mensupları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, kamu bankaları, üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının, katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanların 1 Aralık Cumartesi günü saat 17.00'ye kadar görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmaları gerekiyor.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimler için hazırlanacak seçim takviminin ise 1 Ocak'ta başlaması bekleniyor.

YSK'nin ilan edeceği seçim takvimiyle seçime katılabilecek siyasi partiler, siyasi partilerin oy pusulasındaki yerleri için çekilecek kura, ön seçimle aday belirleyecek siyasi partilerin izleyecekleri usuller gibi konulara ilişkin tarihler düzenlenecek.

Geçici ve kesin aday listeleri ile seçim propagandası ve yasaklarına yönelik tarihler de seçim takviminde belirlenecek.

Turkish opposition leader criticizes US over PKK move

By Esin Isik

ANKARA (AA) – Turkey's opposition Nationalist Movement Party (MHP) leader on Thursday criticized the U.S. decision to put multi-million-dollar bounties on three key PKK terrorists, saying Washington's primary goal is to elevate YPG.

Devlet Bahceli said in a tweet: “They put bounties on the head of PKK terrorists. It is the U.S. who knows best the location and coordination of these 3 terrorists. If they want, they will find these murderers very easily.”

“The aim of the U.S. is different,” he said, adding that what they wanted to do is to promote YPG which is PKK's Syrian branch.

“They know very well that PKK equals YPG.

“What is important is how and in what way the U.S. will thereafter establish its relations with Turkey. We will follow this determinedly.

“If they suppose they would establish a so-called big Kurdistan [state] along our southern border, Turkish nation and Turkey will never allow this betrayal."

On Tuesday, the U.S. State Department put a bounty on three key PKK terrorists, the U.S. Embassy in Ankara announced.

Under the Rewards for Justice program, people who give information on the identification or location of PKK terrorists Murat Karayilan, Cemil Bayik, and Duran Kalkan are eligible for rewards of $3-5 million.

The announcement followed U.S. Deputy Assistant Secretary of State Matthew Palmer’s official visit to capital Ankara.

The PKK is listed as a terrorist organization by Turkey, the U.S., and EU. In its more than 30-year terror campaign against Turkey, it has been responsible for the deaths of some 40,000 people, including women and children.

US bounty on PKK leaders ‘insincere’ move: Turkish opp.

By Muhammet Emin Avundukluoglu

ANKARA (AA) – Turkey's opposition parties on Wednesday described the U.S. decision to put multi-million-dollar bounties on the heads of three key PKK terrorists as an “insincere” move.

"You will walk arm-in-arm with YPG terrorists, you will stand guard with them, you will also try to design Syria with them, then you will set a kind of play here," Engin Ozkoc, CHP's deputy group chairman, told journalists in parliament on Wednesday.

"Turkish foreign policy should not be deceived with this game," he added.

Ozkoc said that Turkey's foreign policy should not be "under the control of the U.S. imperialism, Russia and other powers."

On Tuesday, the U.S. State Department put a bounty on three key PKK terrorists, the U.S. Embassy in Ankara announced.

Under the Rewards for Justice program, people who give information on the identification or location of PKK terrorists Murat Karayilan, Cemil Bayik, and Duran Kalkan are eligible for rewards of $3-5 million.

The announcement followed U.S. Deputy Assistant Secretary of State Matthew Palmer’s official visit to the capital Ankara.

The PKK is listed as a terrorist organization by Turkey, the U.S. and EU.

In its more than 30-year terror campaign against Turkey, it has been responsible for the deaths of some 40,000 people, including women and children.

"[On one hand] the U.S. works in coordination with PKK terrorists in [Syria's] Manbij, [on another it] put bounty on PKK members. I do not see any sincerity here," said Cemal Enginyurt, a senior lawmaker from Turkish opposition Nationalist Movement Party (MHP).

Enginyurt described the U.S. move as "new plan or game" against Turkey.

UPDATE- Istanbul lawmaker accused of insulting Turkey

UPDATE WITH LAWMAKERS DENOUNCING NAZIR CIHANGIR ISLAM'S REMARKS

By Baris Kilic and Muhammet Emin Avundukluoglu

Ankara (AA) – Turkish prosecutors on Friday launched an investigation into a lawmaker from the opposition Saadet (Felicity) Party accused of insulting the Turkish nation and praising crimes and criminals.

The investigation was launched into Istanbul lawmaker Nazir Cihangir Islam, who is accused of making posts on Twitter insulting the Turkish nation, the Republic of Turkey, and institutions and organs of the state while praising crimes and criminals, said a statement by the Chief Public Prosecutor’s Office in the capital Ankara.

Islam's Twitter posts concerned the July 2016 defeated coup by the Fetullah Terrorist Organization (FETO), claiming it was a “clash between two superstitious” parties.

On Friday, other lawmakers lambasted Islam’s remarks, including Yavuz Agiralioglu, the group deputy chairman of the opposition Good (IYI) Party, who called them “unfortunate”.

"Nobody can downplay the will against the coup attempt on July 15," Agiralioglu told Anadolu Agency, adding that doing so is an “insult to the nation.”

Separately, Erkan Akcay, the opposition Nationalist Movement Party (MHP) deputy group chairman, also criticized Islam, telling Anadolu Agency: “Equating the traitorous coup attempt by FETO and the stance against it amounts to serving FETO.”

FETO and its U.S.-based leader Fetullah Gulen orchestrated the defeated coup of July 15, 2016, which left 251 people martyred and nearly 2,200 injured.

Ankara also accuses FETO of being behind a long-running campaign to overthrow the state through the infiltration of Turkish institutions, particularly the military, police, and judiciary.

“İttifaksız yerel seçimler bölücülere ve şer ittifakına yarayacak”

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Cumhur İttifakı'nın devletin bekası ve toplumsal barışın muhafazası açısından taşıdığı değeri siyasi çıkarlarına, ideolojik öngörüsüzlükleri ve etnik reflekslerine kurban edenler, ittifaksız yerel seçimlerin bölücülere ve şer ittifakına yaradığını göreceklerdir." dedi.

Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, öteden beri Türkiye'nin geleceği açısından MHP'nin siyasette oynadığı dominant ama bir o kadar da yapıcı ve pozitif rolden rahatsız olanların, Cumhur İttifakı'nın yerel seçimlerde devre dışı kalmasından sonra "derin bir oh çektiklerini" ifade etti.

MHP'nin 15 Temmuz'dan bu yana fedakar, diğerkam ve milli mutabakat ruhuna yaraşır politikalar sergilediğini, bu sayede kazasız belasız bugünlere gelindiğini belirten Yalçın, "Bu sayededir ki Sayın Cumhurbaşkanı önemli bir oy oranıyla seçilmiş, ittifak halindeki iki parti de parlamento aritmetiği bakımından seçimlerden istediğini almıştır. Böylece bütün karanlık senaryolar tarihin çöp kutusuna atılmıştır." görüşünü kaydetti.

Yalçın, MHP'nin fedakarlıklarına, yapıcı ve pozitif tutumuna rağmen kimi çevrelerin zaman içinde siyasete egemen olup Cumhur İttifakı'nı zayıflatmak için her yolu denediklerini vurgulayarak, "MHP yapıcı hareket etse de bu çevrelerin ön yargıları kırılmak şöyle dursun, üstü örtülü bir kin, buğz ve çekememezlik bir ur gibi giderek büyümüştür. Af ve andımız gibi hassasiyet gerektiren konularla rahip Brunson meselesi etrafındaki tartışmalar fırsat bilinerek harekete geçilmiş, Cumhur İttifakı'nın etkisiz hale getirilmesi, dolayısıyla MHP'nin siyasetteki özgül ağırlığının baltalanması için bir tür siyasi beşinci kol faaliyeti yürütülmeye başlanmıştır." ifadelerini kullandı.

– "Zil takıp, oynamaya başlamışlardır"

Bazı medya mensuplarının, Cumhur İttifakı'nın sadece yerel seçimler için değil kalıcı olarak bozulmasını temin için harekete geçtiğini belirten Yalçın, "İttifakın kıymet ve akıbeti aklıselimle, ihtiyatla değerlendirilmek yerine, doğrudan MHP’yi suçlayan fikirler, partimizin politik etkinliğinin ortadan kaldırılmasını hedef alan komplo teorileri, yorum ve görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhur İttifakı'nın ruhunun öldüğü, büyüsünün bozulduğu yönündeki iddiaların, aslında milli mutabakat ruhunu bozmayı amaçladığına vurgu yapan Yalçın, ittifakın tartışma konusu olmasının, MHP'nin üslubu ve tutumundan değil, medyada ve siyasi çevrelerde MHP aleyhinde beşinci kol faaliyeti yürütenlerden kaynaklandığını anlattı.

Yalçın, gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerek MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Cumhur İttifakı'nın yerel seçimler dışında süreceğinin altını çizdiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Mesele üslup değil, MHP'nin dominant rolünden rahatsızlık duyanların 'MHP siyasi vesayet oluşturmaya çalışıyor' iddiasını dillendirerek güya AK Parti'yi partimizin tesir ve tasallutundan kurtarma çabasıdır. Bu, yanlış bir hesaptır ve eldeki sınırlı yakıtı tükettirip kazma kürek yaktıran mart soğuğundan dönecektir. Evdeki bulgurdan vazgeçip Dimyat'a pirince gitme hırsının mevcut kazanımların da elden gitmesine yol açması kaçınılmazdır. Cumhur İttifakı'nın devletin bekası ve toplumsal barışın muhafazası açısından taşıdığı değeri siyasi çıkarlarına, ideolojik öngörüsüzlükleri ve etnik reflekslerine kurban edenler; ittifaksız yerel seçimlerin bölücülere ve şer ittifakına yaradığını göreceklerdir. MHP ile AK Parti arasında milli vicdanın tezahürü olarak akdedilen ve milletimizin bekası için devamı kararında olduğumuz Cumhur İttifakı'nın kıymetini bilmeyenlerin pişmanlıkları, iş işten geçtikten sonra bir fayda vermeyecektir."

“Cumhur ittifakı konusunda kararlı ve duyarlı olduğunun göstergesi”

ANKARA (AA) – AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisinin Grup Başkanvekili Erhan Usta'yı da görevden almasına ilişkin "Cumhur ittifakı konusunda kararlı ve duyarlı olduğunun göstergesi olarak dünkü davranışını gerçekleştirdiği kanısındayım." dedi.

Yazıcı, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Cumhur İttifakı'nı ve yerel seçim ittifakını hep ayrı tuttuklarını belirten Yazıcı, “Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin pratiğinin, teamül hukukunun, siyasal kültürünün oluşması için gerek Mecliste, gerekse Meclis dışında bu birlikteliği sürdürme konusunda büyük bir özen içindeler" dedi.

MHP ve AK Parti'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin pratiğinin, teamül hukukunun, siyasal kültürünün oluşması için gerek Mecliste, gerekse Meclis dışında bu birlikteliği sürdürme konusunda büyük bir özen içinde olduğunu dile getiren Yazıcı, "Bunun somut bir örneğini de dün gördük, dün yaşadık. Yani Mecliste işte 'erken emeklilik' diye bir araştırma önergesi yaşadık ve Sayın Bahçeli orada hemen tavrını koymuştur, müdahalesini çok radikal bir biçimde kendi partisi içinde gerçekleştirmiştir. Bu da son Cumhurbaşkanımızla yapılan konuşmada da değerlendirilen konulardan bir tanesidir." diye konuştu.

Bahçeli'nin partisinin Grup Başkanvekili Erhan Usta'yı da görevden almasına ilişkin Yazıcı, "Daha çok Cumhur İttifakı konusunda kararlı ve duyarlı olduğunun göstergesi olarak dünkü davranışını gerçekleştirdiği kanısındayım." dedi.

Melih Gökçek'in MHP'den Ankara'da aday gösterileceği yönündeki iddialara ilişkin Yazıcı, "Ben bu konularda biraz mesafeliyim, yani onun için herhangi bir görüş serdetmeyeceğim. Nihayet sözünü ettiğiniz kişi bizim partimizde belediye başkanlığı yapmıştır ve bundan bir süre önce de belediye başkanlığını bırakması istenmiştir. Yani bu iş olsun diye yapılmış bir tasarruf değildir. Dolayısıyla, bunun ötesinde bir yorum yapmayacağım." diye konuştu.

Yerel seçimlere ilişkin seçim takvim çalışmasının henüz karara bağlanmadığını bildiren Yazıcı, önümüzdeki hafta MYK toplantısında bunun netleşeceğini söyledi.

Yazıcı, aralık ayı sonuna kadar bütün çalışmaları bitireceklerini dile getirdi.

– MHP'nin af teklifi

MHP'nin af teklifinin sorulması üzerine ise Yazıcı, "Biz bu kanun teklifini irdeledik. Bunu çok rasyonel bulmadığımızı zaten Genel Başkanımız da ifade ettiler. Bu MHP’nin teklifi. Dolayısıyla, bu sorunu cezaevlerimiz birikim sorununu öyle her 5 yılda, 10 yılda bir önümüze gelecek, böyle bedelli askerliğe benzer tarzda palyatif çözümler üretmek şeklinde değil, bunu kalıcı şekle dönüştürmek suretiyle bir çözüm üretme amaçlı bir çalışma devam ediyor." ifadesini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı şunları kaydetti:

"Üçte iki daha önce infazda cezaevinde şartlı tahliye oluyordu. 1/2'yle tahliye oluyordu, bunları artırdık. Dolayısıyla bu artışlar, ceza miktarında yükselmeler cezaevinde daha çok hükümlü, tutuklu bulunması sonucunu doğurdu. Yani belki de bu alanlara ilişkin bir iyileştirme, işte şartlı taliye koşullarını yeniden düzenlemek ve denetimli serbestlik diye bir müesseseyi 3-5 yıldır Türkiye’de uyguluyoruz, bunu biraz daha yaygın hale getirmek suretiyle böyle 5 yılda, 10 yılda bir af konusunun gündeme getirilmesine yol açmayacak kalıcı bir düzenleme üzerinde Adalet Bakanlığı bir çalışma yapıyor."

Yazıcı, çalışmanın seçimden önce tamamlanamayacağını kaydetti.

– "Bu karar yok hükmündedir"

CHP'li Engin Altay'ın Danıştayın Öğrenci Andı kararının daha önce verildiğine, UYAP'a Erdoğan-Bahçeli görüşmesinin ardından yüklendiğine ilişkin iddiası hatırlatılması üzerine Yazıcı, "Bunlar tahminlerdir. Benim şeytanlarla hiç işim olmaz, şeytanlıkla da işim olmaz. Yani doğrudur, nisan ayında verilmiş, daha sonra UYAP’a yüklenmiş, ama bunun bizim bilmediğimiz sebepleri olabilir, ben onun üzerinde durmam. O ayrı bir konu, tartışılabilir. Ama burada esas olan şu; Cumhurbaşkanımızın dünkü sorusu çok doğru. Ne zaman biz bu andın yönetmelikten çıkartılmasını sağladık? 2013 yılında sanırım ortalarında çıkarttık. Bu tür işlemlere karşı dava açma süresi 2 aydır, 60 gün içerisinde ilgili dava açması gerekir. Herhalde o işlemin davacısı 60 gün içinde açmış. Karar ne zaman verilmiş?"

Çok büyük bir yanlış yapıldığını ifade eden Yazıcı, "Bu işlem yeteneğinde bir karardır, bu karar yok hükmündedir bana göre. Neyi uygulayacaksın? Bunun uygulanması konusunda hukuki imkansızlık var, hukuken mümkün değil. Dolayısıyla konu bu kadar net ve açık. Ha burada mahkemeler bakın sorun üretmez, mahkemeler sorun çözer. Biz Türkiye’yiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız hepimiz, Türklük önemli ama bu bir ayrıcalık değildir, diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı etnik, diğer alanlara mensup olanlar üzerinde bir baskı, üstünlük aracı da değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Kararın yok hükmünde olduğunu vurgulayan Yazıcı, "Uygulayacağı bir alan yok. Diyor ki sen bunu yerine koy. Ama onu yerine koyacağı bir şey kalmamış, bir bina yok orada. O binayı değiştirmiş, yeni bir bina yapmış. Nereye koyacak? Olur mu böyle bir şey? Yok hükmünde bir karar ve hukuken de uygulanması mümkün olmayan bir kararla karşı karşıyayız. Keşke Danıştay biraz daha bu konuda özenli davranılsaydı da tartışmalar olmamış olsaydı." dedi.

MHP'den CHP açıklamalarına tepki

ANKARA (AA) – MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "CHP ve onun sözcüleri Türkiye'nin meselelerine makul ve mantıklı çözümler üretemeyince çareyi çirkeflik, kavga ve husumet siyasetini TBMM'ye, parti kongrelerine ve meydanlara taşımakta bulmuşlardır. CHP, ebedi muhalefete mahkum olmanın verdiği hırçınlıkla uzlaşmaz, kavgacı, asi ve kirli siyaseti parti misyonu haline getirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Büyükataman, yaptığı yazılı açıklamada, başta MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli olmak üzere MHP ve camialarının, CHP tarafından hedef tahtasında tutulmaya devam edildiğini belirtti.

CHP Grup Başkanvekili'nin, izansızca MHP'ye "şamar oğlanı" benzetmesi yaptığını, daha sonra da özrü kabahatinden beter denecek nitelikte açıklamalarına devam ettiğini vurgulayan Büyükataman, şu görüşlerini paylaştı:

"Öncelikle hatırlatmak isteriz ki CHP, tarihi kodlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmayacak şekilde Kuvvacıların, Müdafaa-i Hukukçuların ve aziz Atatürk'ün kemiklerini sızlatacak bir biçimde HDPKK'nın 'şamar oğlanı' rolüne razı olmuştur. Bu razı oluş ise maalesef CHP'ye bir karakter özelliği kazandırmıştır. TBMM'de atılan 'Kürdistan' naralarını 'düşünce özgürlüğü' olarak tanımlayan, daha önce de ifade ettiğim gibi 'PKK'nın don lastiği' olmuş CHP, 'şamar oğlanı' rolüne razı olduğu için herkesi öyle görüyor olabilir. Bu sebeple akla tek ihtimal gelmektedir ki CHP, dünyayı da öyle algıladığı için tamamıyla bilinçaltını dışa vurmaktadır."

Büyükataman, Cumhuriyet'in kurucu kahramanlarıyla ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile yolunu ayıran, Cumhuriyet'in değerleriyle kavgalı olan, Cumhuriyet'in üzerine inşa edildiği "üniter-ulus devletin" düşmanlarıyla kol kola giren ve "numaralı Cumhuriyetçiler" ile aynı hizada bulunan bir partinin adında "Cumhuriyet" olmasının da ayrı bir çelişki olduğunu vurguladı.

– "Tokatçılık eğilimi CHP'nin iç meselesidir"

Büyükataman, şunları kaydetti:

"Merhum Osman Yüksel Serdengeçti'nin, 'Bu adam öylesine pis, mülevves ve kirli ki Akdeniz'e düşse o deniz Karadeniz haline gelir.' dediği adamların tipik numunesi olan bu zata tavsiyemiz, kirli ağzına partimizi almamasıdır. Mezkur şahsın bu tavrı, diğer yanıyla şaşırtıcı değildir. Balığın baştan kokması, cemaatin imamla yarışması misali CHP Genel Başkanı'nın politika kürsüsünde rakiplerine en yakışıksız ifadelerle saldırmak suretiyle politik rekabetin düzeyini 'Mariana Çukuru'nun bile altına düşürdüğü bir dönemde, partisinin Grup Başkanvekili'nin zıvanadan çıkması çok da sürpriz olmamıştır.

İmamın ruhi muvazenesini ve sağduyusunu kaybedip ölçüyü kaçırması durumunda, cemaatinin de akıl sağlığını yitirmesi ve cemaat içinde 'ön alma, rol kapma yarışının' başlaması kaçınılmazdır. CHP ve onun sözcüleri Türkiye'nin meselelerine makul ve mantıklı çözümler üretemeyince çareyi çirkeflik, kavga ve husumet siyasetini TBMM'ye, parti kongrelerine ve meydanlara taşımakta bulmuşlardır. CHP, ebedi muhalefete mahkum olmanın verdiği hırçınlıkla uzlaşmaz, kavgacı, asi ve kirli siyaseti parti misyonu haline getirmiştir."

Büyükataman, çizmeden yukarı çıkmayı, aşağılık küfür ve iftiralarla rakiplerini küçük düşürme gayretini marifet belleyen CHP'lilerin, bu yolla halkın teveccühünü kazanacaklarını sanmalarının "akıllarını peynir ekmekle yemek" anlamına geleceğine işaret etti.

Büyükataman, bahse konu Grup Başkanvekili'nin çirkin ifadelerini kendisine ve partisinin Genel Başkanı'na iade ettiklerini vurguladı.