Zırhlı Birlikler darbe girişimi davası

ANKARA (AA) – FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 52 sanıklı davanın görülmesine devam edildi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, tanklara karşı koymaya çalışan Emin Güner'in şehit edilmesine ilişkin "kasten adam öldürmek" ile 7 vatandaşa karşı "öldürmeye teşebbüs" suçlarından ayrıca dava açılan ve bu davanın da sanıkları arasında bulundukları için dosyaları birleştirilen 16 kişinin savunmaları alındı.

Sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından, mahkeme davaya katılma talebinde bulunan vatandaşlardan kimlik tespitini yaptığı Nejmettin Utuş, Abdussamed Erdemir, Cihan Karakoç, Evren Karakoç, Mustafa Şaban, Soner Murat Mirza ve Süleyman Canoğlu ile AK Parti'nin taleplerini kabul etti.

Mahkeme, ardından daha önce katılma talepleri kabul edilen şehit Emin Güner'in eşi İlknur Güner ile babası Yaşar Güner'e söz verdi. İlknur Güner, 15 Temmuz'da Ankara'da bulunmadığı için eşinin yaşadıklarına tanıklık etmediğini ancak sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Baba Yaşar Güner de şehir dışında olduğu sırada gerçekleşen olaylara şahit olmasa da sanıkların tamamından şikayetçi olduğunu belirtti.

– Gazi Utuş'un beyanı

Gazi Nejmettin Utuş da emekli bir polis memuru olduğunu ve televizyonda darbe girişimini öğrendikten sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gitmek üzere dışarı çıktığını söyledi.

Üsteğmen Fatih Mehmet Kılıç'ın bulunduğu tanka AK Parti Genel Merkezi önünde çıktığını anlatan Utuş, sanık eski uzman çavuş Harun Bulut'un iddia ettiği gibi ona tornavidayla müdahale etmediğini kaydetti.

Utuş, emekli bir polis memuru olsa da silahını yanına almadığını, o gece tornavida peşine de düşmediğini bildirdi.

Kompozit başlığı da Bulut'un kafasından çekip çıkarmadığını, tank içinde bir yerde durduğunu belirten Utuş, "Darbe oluyor. Tankı durdur." demesine rağmen cevap alamayınca başlıkla ona vurduğunu ifade etti.

Utuş, Bulut'un kendisine tabancayla ateş etmesinden sonra tankın üzerine çıktığını, bu sırada hala hareket halindeki tankın üstünde bulunan bazı vatandaşların kendisini görünce atladığını dile getirdi.

Tanka çıkan vatandaşları daha önce görmediğini belirten Utuş, şehit Emin Güner'i de tanımadığını bildirdi.

Utuş, kan kaybı devam ederken tankın Zırhlı Birliklere giriş yaptığını, bu sırada dışarı çıkmak için bekleyen tankları da gördüğünü söyledi.

Tankın üzerinden indirildikten sonra "Sen PKK'lı mısın, tankın üzerinde ne işin vardı" denilerek tekmelendiğini ve baygınlık geçirdiğini bildiren Utuş, önce Etimesgut'taki Hava Hastanesi'ne kaldırıldığını, ardından GATA Hastanesi'ne gönderildiğini ifade etti.

Utuş, hastanede gözlerini açtığında ameliyat olduğunu fark ettiğini, maddi ve manevi acılar yaşadığını dile getirdi.

– Vatandaşlar hızla giden tanktan atlamış

Müşteki Abdussamed Erdemir'de AK Parti Genel Merkezi önünde tanka bindiklerini, ilk önce yaklaşık 35 vatandaşın tanka çıktığını söyledi.

Tankın etrafında dönmesiyle pek çok kişinin düştüğünü, yaklaşık 10 kişinin burada kaldığını anlatan Erdemir, aracın hareket ettiğini ve ismini sonradan öğrendiği teğmen Ahmet Faruk Çavuş'a "kanunsuz bir iş yaptıklarını, tankı durdurmalarını" söylediğini ancak cevap alamadığını bildirdi.

Erdemir, üsteğmen Fatih Mehmet Kılıç'ın silahını almaya çalıştıklarını ancak Kılıç'ın silahı tankın içine attığını ifade ederek, Kılıç'ı diğer vatandaşlarla tanktan attıktan sonra telefonunu çıkarıp video çekmeye başladığını aktardı.

Bu sırada tankın hızlandığını, Ahmet Faruk Çavuş'un da tankın içine girip çıktığını bildiren Erdemir, bu sırada üç el silah sesi duyduğunu belirtti.

Erdemir, üsteğmen Kılıç'ı attıktan sonra tankın içine girdiğini görmedikleri Nejmettin Utuş'un dışarı çıktığını, ancak yaralı olduğunu söyledi.

Video çekmeyi bıraktıktan sonra ona yardım etmeye çalıştığını anlatan Erdemir, bu sırada tankın üstündeki herkesin korktuğunu, şaşkınlık ve panik yaşadığını belirtti.

Erdemir, ismini sonradan öğrendiği Evren Karakoç'un Külliye yakınında, Soner Murat Mirza'nın ve kim olduğunu bilmediği kişinin, Ankara Bulvarı üzerinde tanktan atladığını dile getirdi.

Emin Güner'in de tankın sağ tarafına geçip gidiş istikametinin tersine, Anadolu Bulvarı kavşağında atladığını ifade eden Erdemir, yerde seken ve biraz yuvarlandıktan sonra duran vatandaşın hareketsiz kaldığını kaydetti.

Erdemir, yaralı Nejmettin Utuş ve Mustafa Şaban ile tankta kaldıklarını belirterek, bir ara Ahmet Faruk Çavuş'un çıktığını ve kendilerine "Sürücüyle konuştum, durmayacakmış." dediğini söyledi.

Utuş'un tanktan çıktığı yerden içeri baktığında gördüğü Harun Bulut'un kendisine küfür edip "Seni öldüreceğim." diye tehdit ettiğini anlatan Erdemir, Bulut bunları söylerken dudaklarını okuduğunu, hem de azda olsa onu duyduğunu vurguladı. Erdemir, Ahmet Faruk Çavuş'un da "İçerideki asker Adanalı, psikopat. Sizi öldürecek. Atlayın tankın üstünden." dediğini ifade etti.

Erdemir, Zırhlı Birliklerin önündeki Şaşmaz Kavşağı'na geldiklerinde yavaşlayınca Mustafa Şaban ile tanktan atladıklarını, ancak yaralı Nejmettin Utuş'u almak istemelerine rağmen bunu başaramadıklarını bildirdi.

Müşteki Soner Murat Mirza da tanktan atladıktan sonra bir kişinin daha atladığını gördüğünü belirterek, başından yaralanmış, hareketsiz yatan bu vatandaşı, yolda durdukları otomobile bindirdiklerini ve Etimesgut Devlet Hastanesi'ne götürdüklerini söyledi. Mirza, ancak ismini sonradan öğrendikleri Emin Güner'in hayatını kaybetmiş olduğunu aktardı.

Duruşmada, Evren ve Cihan Karakoç, Mustafa Şaban ile Süleyman Canoğlu da beyanda bulundu.

Öte yandan müşteki Mustafa Şaban'a soru sorduktan sonra oturduğu yerden başını sallayarak tepki gösteren eski tuğgeneral Ahmet Bican Kırker, duruşma düzenini bozduğu için salondan çıkarıldı.

Kırker, müşteki Mirza beyanda bulunmadan evvel salona alındı ve sanıklar, mahkemece müştekilere yönelik harekette bulunmamaları yönünde uyarıldı.

Duruşmaya, 5 Kasım Pazartesi gününe kadar ara verildi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?