FETÖ şüphelileri pazar yerinde yakalandı

MANİSA (AA) – Manisa'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında aranan biri kadın, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, pazar yerinde durumlarından şüphelendiği 3 kişiyi durdurdu.

Şahısların üzerinden kimlik çıkmaması üzerine çalışma başlatan ekipler, B.Ş. (31), E.G. (27) ve İ.Ş'nin, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında arandığını belirledi.

Gözaltına alınan şüphelilerden örgütte üst düzey yönetici olduğu öne sürülen ve "ByLock" kaydı tespit edilen B.Ş. hakkında İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğince aranma kaydının bulunduğu, E.G'nin de "ByLock" kullanıcısı olduğu, örgüt evlerinde "ablalık" yaptığı ve Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Şüphelilerin hücre evi olarak kullandıkları adreste yapılan aramalarda bulunan dijital materyallere el konuldu.

Eski YSK üyesi Zengin'e hapis cezası

ANKARA (AA) – Eski Yargıtay ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyesi İbrahim Zengin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

FETÖ'nün darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay ek binadaki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Zengin ile avukatı katıldı.

Esas hakkındaki savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Zengin, örgüt evlerinde kalmadığını, örgüt toplantılarına da katılmadığını iddia etti.

YSK üyeliğine Yargıtay Genel Kurulunca seçildiğini belirten Zengin, "Gizli yapılan oylama sonucu, Yargıtay üyelerinin çoğunluğunun oyunu alarak YSK üyeliğine getirildim. Örgüt talimatıyla YSK üyeliğine seçilmedim, aday olmadım. YSK üyeliğim süresince de hukuka aykırı, şaibeli, şüpheli bir işlemime, davranışıma rastlanmaz." dedi.

FETÖ'nün şifreli haberleşme ağı ByLock kullanıcısı olmadığını öne süren Zengin, hakkındaki tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Meslek hayatı boyunca hukuka aykırı iş ve işlem yapmadığını savunan Zengin, FETÖ'ye yardım da etmediğini, suçsuz olduğunu belirterek, beraatini istedi.

Zengin ve avukatının savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

  • Karar

Daha sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi heyetinin aldığı karar, heyete başkanlık eden Daire Üyesi Fevzi Yıldırım tarafından okundu.

Karara göre, sanık İbrahim Zengin'e, "FETÖ'ye üye olmak" suçundan, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 314/2. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 9 yıl hapis cezası verildi.

Terör suçlarında cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 maddeleri uyarınca sanığa verilen ceza, 13 yıl 6 aya çıkarıldı.

Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları nedeniyle TCK'nin 62. maddesindeki indirim uygulanarak, ceza 12 yıla düşürüldü.

Mahkeme heyeti sanık İbrahim Zengin'in tutukluluk halinin devamına da hükmetti.

Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabiliyor. Temyiz istemini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu görüşecek.

Konsey üyesi generalden “kandırıldım” savunması

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, aralarında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada, sözde yurtta sulh konseyi üyelerinden dönemin Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanı eski tuğgeneral Ali Osman Gürcan esasa ilişkin savunmasını yaptı.

Bayram tatili nedeniyle 4-8 Temmuz 2016 tarihleri arasında Denizli'de olduğunu belirten Gürcan, darbe girişiminden sonra itirafçı olan eski asker Hakan Bıyık'ın darbe toplantılarında kendisini gördüğüne dair beyanının doğru olmadığını ileri sürdü.

Bayram tatilinin bitiminden sonra 9 Temmuz'da görevli olduğu Şırnak'a döndüğünü, 15 Temmuz'a kadar rutin görevlerini icra ettiğini belirten Gürcan, olay günü astsubay Şahin Bozdere'nin odasına gelerek Ankara'ya intikal emrini ilettiğini söyledi.

Bunun üzerine bağlı bulunduğu birlikte görevli olan albay Erkan Varol'u arayarak emri sorduğunu anlatan Gürcan, Varol'un birliğin Ankara'ya gelmesi yönündeki emri doğruladığı iddiasında bulundu.

Söz konusu emirden darbe girişimi konusunda bir anlam çıkarmadığını ve 15 Temmuz'dan önce darbeden haberi olmadığını savunan Gürcan, olay tarihinden önce Genelkurmay Karargahına saldırı yapılabileceğine dair istihbari bilgiler olduğu gerekçesiyle intikal emrini, "Birkaç ilde terör eylemleri yaşandığı ve Ankara da bunun önünü alamıyor." şeklinde değerlendirdiğini ifade etti.

Harekat merkezindeki görevlilerinin birliğe gelen "Tugay yönetimi" ve "Sıkıyönetim direktifi" emirlerinden kendisine hiç bahsetmediğini ve göstermediğini öne süren Gürcan, durumdan haberdar olması halinde kışladan hiç çıkmayacağı iddiasında bulundu.

Gürcan, tugaydan çıktıktan sonra Cizre'nin girişine kadar geçtikleri polis kontrol noktalarından kimsenin kendilerini durdurmadığını, durduruldukları noktada ilçe emniyet müdürünü arayarak yolu neden kapattığını sorduğunda, "Tümen komutanının emri, onu arayıp konuşun. Beni arada bırakmayın." cevabını aldığını ileri sürdü.

Tümen komutanını aradığını ancak ulaşamadığını öne süren Gürcan, albay Varol'u arayarak durumu anlattığını, Varol'un, birliği ivedi Ankara'ya bekledikleri emrini yinelediğini aktardı.

Üzerinde çelik yelek, başlık ve ağır silah bulunmamasının "barışçıl" olduğunun göstergesi olduğunu savunan Gürcan, "Polisle jandarma birbirine hasımmış gibi bir görüntü hoşuma gitmediği için araya mesafe koymak ve ortamı sakinleştirmek istedim. Birliğimi geriye almaya çalıştım." dedi.

Polislerin geçişine izin vermemesi üzerine tabur komutanlarıyla durum değerlendirmesi yaptıklarını aktaran Gürcan, yarbay Yasin Bulut'un, darbe girişiminden bahsederek, "Paralelcilerin oyununa gelmeyin komutanım, geri dönün." sözlerini kullanması üzerine, "Kendimi kandırılmış hissettim. Bunu kendime yediremedim." diyerek kışlaya dönmeye çalıştığı iddiasında bulundu.

Davanın görülmesine devam ediliyor.

Zırhlı Birlikler darbe girişimi davası

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada sanıklar, esasa ilişkin savunma yaptı.

  1. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Savcının, "Anayasayı ihlale yardım" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanan eski kursiyer teğmen Hasan Çelen, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yaptı. Çelen, darbe planlamasını yapmak amacıyla kurulan bir WhatsApp grubunda yer aldığı iddiasına ilişkin, grubun daha önce kurulduğunu, oradan atılan bir mesajla "Genelkurmay'a terör saldırısı var" denilip herkesin acilen tabura gitmesi gerektiğinin yazıldığını, bu yüzden evden çıktığını söyledi.

Bölük komutanı binbaşı Özkan Gürkol'un emriyle cephaneliği almak için garajlara gittiğini belirten Çelen, garajlara seçilen 10 kişinin rastgele seçildiğini, kendisinin de listenin içinde olmasının tesadüf olduğunu iddia etti.

Yolda kendilerini gören okul komutanı Sefa Alkan'ın "Nereye gidiyorsunuz?" diye sorduğunu, "garajlara gidiyoruz" diye cevap verdiklerini aktaran Çelen, Alkan'ın "Size kim emir verdi?" sorusu üzerine "Özkan Gürkol emir verdi" cevabı üzerine okul komutanının "Tamam" diyerek, yola devam ettiğini öne sürdü.

Sefa Alkan'ın kendisini kurtarmak için böyle bir diyaloğu reddettiğini ileri süren Çelen, "Eğer kendisi bize garajlara gitmememiz noktasında emir verseydi, biz bugün burada yargılanmıyor olacaktık." dedi.

Bölüğe geldiği sırada görev arkadaşlarından kimseyi görmediğini belirten Çelen, sınav salonuna çıktığını ve amacının kargaşadan uzak durmak olduğunu, teçhizatını birliğe teslim ettiğini ileri sürdü.

15 Temmuz gecesi kanunsuz bir iş yapmadığını ve sadece kendisine verilen emirleri yerine getirdiğini iddia eden Çelen, "Ortada suç olabilecek herhangi bir eylemim yoktur. O gün bana verilen silahı kullanmadım. Yapılan tetkiklerde benim kullandığım silahla atış yapılmadığı ortadadır." ifadesini kullandı.

Çelen 2012'den beri aynı mobil hattı kullandığını, telefon kayıtlarında herhangi bir terör örgütüyle bağının çıkması durumunda tüm suçlamaları kabul edeceğini söyledi.

Somut verilere dayanmayan mesnetsiz suçlamalarla kendisine FETÖ üyeliği suçunun isnat edildiğini ileri süren Çelen, terör örgütü üyeliği suçunu kabul etmediğini belirterek, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Duruşmaya öğle arası verildi.

Malatya'da FETÖ/PDY operasyonu

MALATYA (AA) – Malatya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturmada, SODES projeleri kapsamında devletten aldıkları 1 milyon 534 bin 547 lirayı usulsüz şekilde kullanarak örgüte para aktardığı değerlendirilen, KHK ile kapatılan 10 dernekle bağlantılı 8 şüpheli yakalandı.

Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY ile iltisaklı olarak kentte faaliyet göstermiş ve KHK ile kapatılmış derneklerden, SODES projeleri kapsamında 2011-2013 yılları arasında devletten aldıkları 1 milyon 534 bin 547 lirayı usulsüz şekilde kullanarak örgüte aktardıkları değerlendirilen KHK ile kapatılmış 10 dernekle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince operasyon düzenlendi.

Operasyonda söz konusu derneklerde başkan ve proje koordinatörü olarak görev yapan 8 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin 7'sinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında söz konusu derneklerin başkan, proje koordinatörü, dernek yönetim kurulu üyelerinden 71 şüpheli hakkında daha önce işlem yapıldığı, bu kişilerden 34'ünün tutuklu bulunduğu kaydedildi.

Isparta merkezli FETÖ/PDY operasyonu

ISPARTA (AA) – Isparta merkezli 16 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda 18 muvazzaf asker yakalandı.

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, Isparta merkezli 16 ilde FETÖ/PDY'nin askeri mahrem yapılanmasına yönelik operasyon düzenledi.

Operasyonda, 2 yüzbaşı, 9 astsubay, 4 uzman çavuş, 3 uzman erbaş gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

İzmir'deki FETÖ/PDY'ye “finansal destek” davası

İZMİR (AA) – İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladığı iddiasıyla hakkında dava açılan tutuklu iş adamının yargılanmasına devam edildi.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık iş adamı Emir Ağbaş ve avukatı katıldı.

Aklama suçu raporunun kendisine ulaşmadığını belirten Ağbaş, davanın 3 yıldır devam ettiğini, bu davadan bir an önce kurtulmak istediğini belirtti.

Ağbaş, "Tüm bu insanları tanıdım, oturdum, yemek yedim, Türkçe olimpiyatlarına gittim. Ancak sonra iletişimimi kestim. O günlerin siyasetçileri 'bu insanlarla iletişiminizi kesin' dediğinde kesmişim aslında. Talimat alarak bankaya para yatırmadım. Çok uzun süredir tutukluyum. Bugün 8 Mayıs. 8 Mayıs 1945'de İkinci Dünya Savaşı bitti, barış geldi. Bugün ben de barışa gidiyorum herhalde diye düşünmüştüm. Tahliyemi istiyorum." şeklinde savunma yaptı.

İddia makamı, sanığın tutukluluk hali yönünde mütalaa verdi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, sanığın terörden elde edilen parayı aklamaya ilişkin raporu inceleyebilmesi için süre verilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

  • Operasyon

İzmir Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 18 Şubat 2016'da FETÖ'nün finans ayağına yönelik operasyonda, ABD'den dönen iş adamı Emir Ağbaş ile Mehmet Çelikaslan, Adnan Menderes Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında Ağbaş ile Çelikaslan tutuklanmış, sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" ve "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlamasıyla dava açılmış, firari sanıklar M.Y. ve S.B. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı.

Dosyası ayrılan Çelikaslan, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mahkeme, 14 Aralık 2018'deki duruşmada ise Ağbaş'ın dosyasının ayrılmasına karar vermişti.

“Bin sefer de olsa vatanımız için ölmeye hazırım”

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi'nde sela okuduktan sonra 3 kişi tarafından darbedilen emekli müezzin Mehmet Kuzgun, devlet övünç madalyası ve gazilik beratı almanın gururunu yaşıyor.

Bir süre önce emekli olan 2 çocuk babası Kuzgun, AA muhabire yaptığı açıklamada, hain darbe girişiminin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen hala o gece yaşadıklarını unutamadığını söyledi.

Selaların, o gece darbe girişimine karşı vatandaşları alanlara çağırmak için okunduğunu belirten Kuzgun, "O hainler geldiler beni darbettiler. Üzüntü verici bir olaydı, o hareket sadece bana değil, tüm Türkiye'ye ve milletimize yapıldı. Bana saldıran o vatan hainleri elbette cezasını görecekler, mahkememiz devam ediyor." dedi.

Kuzgun, devlet övünç madalyası ve gazilik beratı alacağını öğrendiği gün sabaha kadar uyumadığını, mutlu haberi kendisine zor günlerde destek olan eşi ve çocuklarıyla paylaştığını aktardı.

Törene ailesiyle katıldığını ve çok gururlandığını belirten Kuzgun, şunları kaydetti:

"Beratı ilk alınca 15 Temmuz 2016 akşamını hatırladım. Gazilik unvanının verilmesini kalpten istiyordum. Benim çocuklarıma bırakacağım en büyük onur gazilik unvanı ve devlet övünç madalyam olacak. Ben öldükten sonra bile bu onur madalyası eşime ve çocuklarıma kalacağı için onur duyuyorum. Eve gelince onu görünür bir yere astım. Günün her anı hatta gece uyandığımda bile ona bakıyorum. Eskiden dostlarım bana müezzin Mehmet Kuzgun diyordu, şimdi ise 15 Temmuz gazisi Mehmet Kuzgun diyor. Ailemde tek gazi ben oldum."

Kuzgun, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer devlet büyüklerinin kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını, böyle önemli bir madalyanın ve gazilik beratının kendisine verilmesini uygun gördükleri için onlara çok teşekkür ettiğini söyledi.

  • "Bin sefer de olsa vatanımız için ölmeye hazırım"

Türk halkının 15 Temmuz gecesi hainlere karşı büyük destan yazdığını duygulanarak anlatan Kuzgun, şöyle devam etti:

"Hainler, Türkiye'yi o akşam kaosa götürmek istediler ama istedikleri darbeyi yapamadılar. Türk halkı ezanını susturmadı, bayrağını ve sancağını indirtmedi. Millet sokaklara çıktı, canlarını feda ederek vatanlarına ve Cumhurbaşkanına sahip çıktı. Tankların önlerine yattılar, sokaklara döküldüler. Allah onlardan razı olsun. Ben de yine aynı olayı yaşasam yine aynı tepkiyi gösteririm. Sonunda ölüm bile olsa vatanım için her şeye hazırım çünkü biz vatanımız, milletimiz ve sancağımız için yaşıyoruz. Bin sefer de olsa vatanımız için ölmeye hazırım."

  • "Eşimle gurur duyuyorum"

Kuzgun'un 30 yıllık eşi Şengül Kuzgun da darbe girişimini ve hainlerin eşine yaptığı saldırıyı öğrenince çok üzüldüğünü söyledi.

Eşiyle gurur duyduğunu ifade eden Kuzgun, "Allah bir daha ülkemize ve milletimize öyle kötü günler göstermesin. Eşim o akşam şehit de olabilirdi. Allah başımızdan Cumhurbaşkanımızı ve devlet büyüklerimizi eksik etmesin. Herkes huzur içinde yaşasın." ifadelerini kullandı.

  • Olay

Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi'nin müezzini Mehmet Kuzgun'un, 15 Temmuz gecesi sela okuması üzerine camiye gelen bazı kişilerce tartaklanması ve giriş kapısının camlarının kırılması anları, güvenlik kamerasına yansımıştı.

Kutlu'nun şikayeti sonrası haklarında dava açılan tutuksuz sanıklar Adil C, Pınar D. ve yurt dışında ikamet eden İlknur F'nin İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması sürüyor.

Donanma Komutanlığı'ndaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşması başladı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıkların tamamı ile bazı tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı adına Avukat Halit Çokan da duruşmada hazır bulundu.

Polis ve jandarma ekiplerinin duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı davayı takip etmek isteyenler, arama noktalarından geçirilerek salona alındı.

Gazeteciler kendilerine ayrılan bölümde duruşmayı takip ederken, salona, ses ve görüntü kaydı yapabilen cihazlar alınmadı.

Duruşma, Cumhuriyet Savcısı Bülent Elmas'ın 15 Nisan'da açıkladığı mütalaaya karşı sanıkların savunmasıyla sürüyor.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılması talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklarla bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için ayrılması talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl altışar aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Darbe girişimi davalarında sona doğru

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davadan 254'ü mahkeme heyetleri tarafından karara bağlandı, 35'inde ise sanıkların yargılanmasına devam ediliyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından cumhuriyet başsavcılıkları tarafından 100 binin üzerinde soruşturma yürütüldü.

Soruşturmaların tamamlanması sonrasında darbecilerin hakim karşısına çıkarılması amacıyla açılan 289 davadan bugüne kadar 254'ü karara bağlandı.

Sona eren davalarda, bin 959'u ömür boyu olmak üzere 3 bin 101 sanık hakkında mahkumiyete hükmedildi.

Yargılamaları tamamlanan davalarda 995 sanık ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar arasında eski 58 general, 651 subay, 137 astsubay, 49 uzman çavuş, 4 polis memuru da yer aldı.

  • 35 dava sürüyor

Eski 15 general, 325 subay, 99 astsubayın da aralarında bulunduğu sanıklardan 957'sine müebbet hapis cezası veren mahkemeler, bin 149 kişi hakkında 1 yıl 2 ay ila 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına hükmetti.

Mahkeme heyetleri, tamamlanan davalarda bazı sanıkların da beraatini kararlaştırdı. Davalardan 35'inde ise yargılamalar sürüyor. Bu davalardan 5'i İstanbul, 18'i ise Ankara'da görülüyor.