GRAFİKLİ – Darbeci binbaşı ''FETÖ” ve “darbe” itirafını inkar etti

İSTANBUL (AA) – ENES CAN / MUSTAFA HATİPOĞLU – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Mahmutbey gişelerinin kapatılmasına teşebbüs edilmesine ilişkin davada ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan eski binbaşı Enver Muratoğlu, olay gününde gözaltına alındığında hem darbeyi hem de FETÖ'cü olduğunu kabul etmesine rağmen, mahkeme aşamasında ifadesini değiştirerek, FETÖ'nün "ne olursa olsun, inkar et" stratejisini izledi.

Hain darbe girişiminin ardından bağımsız mahkemeler önünde hesap sorulan FETÖ üyeleri, yargılama aşamasında örgütün yönlendirmesiyle inkar taktiği uyguluyor. Cezaevine girdikten sonra örgüt talimatı çerçevesinde inkar yolunu seçen sanıkların savunmalarında öne sürdükleri tezler, delillerle çöktü.

Örgütün ''inkar et'' stratejisine, darbe girişimi gecesi Mahmutbey gişelerinin kapatılmasına teşebbüs eden eski 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda 2. Mekanize Piyade Tabur Komutan Vekili Binbaşı Enver Muratoğlu da katıldı.

Olay gecesi gözaltına alınan darbeci eski binbaşı savcılık ifadesinde, Mahmutbey gişelerine darbe teşebbüsü amacıyla değil, KOKTOD (Kolluk Kuvvetlerinin Toplumsal Olaylarda Desteklenmesi- Valilik Talep etmektedir) görevi için gittiğini öne sürdü. Muratoğlu, darbeye teşebbüs edenler tarafından kurulan WhatsApp grubuna kendisini alan kişiyi tanımadığını, gruba neden alındığını bilmediğini savundu.

Savcılıkta ''KOKTOD'' iddiasını dile getiren darbeci eski binbaşı Muratoğlu mahkemedeki ifadesinde ise ''terör saldırısı'' yalanına sarıldı. Darbeci binbaşı mahkemedeki ifadesinde, ''Darbecilerin ağır tehditlerine rağmen vekaleten komutanlığını yaptığım birlikle beraber silah bırakarak polise sığındık ve o gece karakola sığınan tek askeri birlik olduk. Terör saldırısı emri ilk anda akla ve mantığa uygun gözükmekteydi. Toplantılara katılmayan ve ast konumunda bulunmayan ben dahil birliğimden hiç kimse darbe kalkışmasından haberdar değildik." iddiasında bulundu.

  • Tanık beyanları, görüntü ve WhatsApp darbeciyi ele verdi

Olay gecesi polisin çağrısına ve çevresinde vatandaşların toplanması üzerine kaçamayan eski binbaşı Muratoğlu teslim oldu.

Teslim olduğu sırada karakolda çekilen görüntülerde, polisin uyarısı üzerine emrindeki ve kontrolündeki askerlere teslim olmaları ve silahları bırakmaları konusunda telefonla arama yaptığı, yine burada bulunan tanıklara ''darbe teşebbüsünü'' bildiği ve ''FETÖ''cü olduğunu beyan ettiğinin ortaya çıkması, darbeci binbaşının da FETÖ'nün "ne olursa olsun, inkar et" stratejisini izlediğini gösterdi.

Tanık polis memuru ifadesinde gözaltı süreci ve yaşananlarla ilgili tüm tutanakları idari personel olduğu için kendisinin tuttuğunu aktararak, "Binbaşı Enver Muratoğlu ile baş başa kalmıştık. Telefonunun ekranındaki eşi ve çocuğunun resmi gözüme takıldı. 'Eşini ve çocuğunu mağdur edecek kadar bunu yapmanızın sebebi neydi?' diye sorduğumda, kaçamak cevaplar verdi. Tekrar ısrarlı sorularım üzerine, 'Evet, darbe yapmaya gelmiştik' dedi. O yapıya üye olduğunu da söyledi." dedi

Tanık komiser yardımcısı da ifadesinde, darbeci binbaşının kendisine hitaben, ''Evet doğrudur darbe yapmaya geldik" dediğini, amaçlarının bu istasyonu alıp Hadımköy'de kalan birliğin sevkini sağlayarak Avrupa yakasındaki geçişleri kontrol altına almak olduğunu söylediğini aktardı. Tanık komiser yardımcısı, sanığın bu emri komutanlarından aldığını beyan ederek, "Bizi bırakın araçlarımızla birlikte kışlamıza geri dönelim'' dediğini anlattı.

Yine darbeciler tarafından oluşturulan ve kalkışmaya ilişkin yazışmaların yapıldığı WhatsApp grubunda yer aldığı ve burada bildirimlerde bulunduğu tespit edilen darbeci binbaşının, böylelikle ''darbeye katılmadığına'' yönelik yalanı tescillendi.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Mahmutbey gişelerinin kapatılmasına teşebbüs edilmesi ve Ispartakule'de meydana gelen olaylarla ilgili 10'u tutuklu 36 askerin yargılandığı davada, "anayasayı ihlal" suçundan 2 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 8 sanık da müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı

Suç tarihinde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda 2. Mekanize Piyade Tabur Komutan Vekili olan eski Binbaşı Enver Muratoğlu'nun "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verilmişti.

FETO-linked daily in Macedonia terminates print edition

            By Adnan İdriz and Dzihat Aliju</p>  <p>SKOPJE, Macedonia (AA) - A newspaper in Macedonia linked to the Fetullah Terrorist Organization (FETO) ended its print publication Friday.  </p>  <p>The decision was prompted by Turkey’s active struggle against FETO, declining sales and financial difficulties.</p>  <p>Zaman Macedonia will move its operation online to social media, according to a statement on its website.</p>  <p>FETO and its U.S.-based leader, Fetullah Gulen, orchestrated the defeated coup of July 15, 2016 which left 251 people martyred and nearly 2,200 injured.</p>  <p>Ankara accuses FETO of being behind a long-running campaign to overthrow the state through the infiltration of Turkish institutions, particularly the military, police and judiciary.</p>  <p>In 2018, the Macedonian government approved direct funding for 11 newspapers, including Zaman Macedonia, which received €14,700 ($16,795).</p>  <p>The decision was announced by State Minister Robert Popovski during a press conference. </p>  <p>On Wednesday, a group of people in Macedonia protested the country’s financial support for the newspaper.

FETÖ'nün Kuzey Makedonya'daki Zaman gazetesi kapanıyor

               ÜSKÜP (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Kuzey Makedonya'daki medya organı &quot;Zaman Makedonya&quot; maddi imkansızlıklar, halktan rağbet görmemesi ve Türkiye'nin etkin mücadelesi sonucunda basılı yayınını kapatma kararı aldı.

FETÖ iltisaklı gazetenin internet sayfasında yer alan açıklamada, Türkçe yayımlanan gazetenin ve Arnavutça yayımlanan derginin kağıt baskısının önümüzdeki günlerde okuyucusuyla son kez buluşacağı kaydedilirken, yayımların artık haber portalları ile sosyal medya üzerinden süreceği ifade edildi.

Kuzey Makedonya İletişim, Hesap Verilebilirlik ve Şeffaflıktan Sorumlu Devlet Bakanlığı, 28 Ocak'ta FETÖ iltisaklı "Zaman Makedonya" gazetesine, ülkedeki basılı medya kuruluşlarına 2018 yılı için basım ve dağıtım desteği programı kapsamında maddi destek kararı verdiklerini duyurmuştu. Program kapsamında başvuran 13 medya kuruluşundan, aralarında "Zaman Makedonya" gazetesinin de bulunduğu 11'ine destek verilmesi kararlaştırılmış, bu kapsamda Kuzey Makedonya'da yayın yapan "Zaman Makedonya"ya 903 bin 92 Makedonya denarı (yaklaşık 14 bin 670 avro) destek verildiği ifade edilmişti.

Bu gelişmenin ardından, Türkiye'nin Üsküp Büyükelçiliği ve ülkedeki Türk kökenli siyasiler karara sert tepki göstermiş, büyükelçilik önünde Zaman Makedonya'ya destek verilmesi protesto edilmişti.

İzmir'de FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin dava

İZMİR (AA) – İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davadan dosyaları ayrılan 4'ü tutuklu 143 sanığın yargılanmasına devam edildi.

22'nci Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar ile tutuksuz bazı sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayda alınan ve duruşmada dinlenilen "Şef" kod adlı gizli tanık, daha önce baskı altında alındığını iddia ettiği ifadelerini kabul etmediğini söyledi.

Tanık B.A, son olarak Hatay'ın Dörtyol ilçesinde jandarma özel harekat bölük komutanlığında görev yaptığını belirterek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için "samimi" beyanlarda bulunduğunu dile getirerek, bu davanın tutuksuz yargılanan sanıklarından E.L'nin, FETÖ yapılanması içerisinde olduğunu ileri sürdü.

Babasının da örgütten olduğuna ilişkin bilgiyi E.L'den öğrendiğini anlatan B.A, E.L'nin örgüt evlerine düzenli gittiğini, paralel devlet yapılanmasıyla irtibatlı olduğunu savundu.

Sanık E.L. ise B.A'yı ilk kez mahkemede gördüğünü savunarak, kabul etmediği tanık beyanlarının başkasının yönlendirmesiyle verildiğini öne sürerek, B.A'nın gerçek dışı ifadeler kullandığını dile getirdi.

Ortaokul yıllarında örgütle tanıştığını anlatan tanık H.K, askeri okula FETÖ'nün yönlendirmesiyle girdiğini, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" soruşturmasında her şeyi samimi bir şekilde anlattığını ifade ederek, tutuksuz sanık M.D'nin de bu yapıdan olduğunu iddia etti.

H.K'nin askeri okulda sınıf arkadaşı olduğunu söyleyen M.D, etkin pişmanlık hükümlerinden yaralanmak adına ifade verdiğini, tanığın anlattıklarına bir itirazının olmadığını belirterek, daha önceki beyanında değinmediği bir konuyu mahkemede anlattı.

Örgütün askeri öğrencileri sürekli takip ederek baskı altına aldığına vurgu yapan M.D, "Harp Okulu 3'üncü sınıftayken yurt dışına staj maksatlı gidiyorduk. İspanya'ya gittiğimiz bir zamanda, deniz, sahile veya bir gece kulübüne gittiğimizden örgüt abilerinin haberi oluyordu. Türkiye'ye döndüğümüzde buna ilişkin bilgiyi bizle paylaşıyorlardı. Bu tür yerlere kalabalık da tek de gitsek mutlaka haberleri oluyordu. Bunu daha sonra bize karşı baskı unsuru olarak kullanıyorlardı." ifadelerini kullandı.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen olarak görev yaptığı sırada açığa alındığını belirten tanık S.K. da hakkında yürütülen başka bir soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını aktardı.

S.K, "FETÖ ile 2007'den sonra tanıştım. Tutuksuz sanık İ.Ö'yle 2007'den 2015'e kadar örgütle iltisaklıydık. Örgütte ne kadar faaliyetim varsa, İ.Ö'nün de o kadar faaliyeti vardı. Bu yapıda aynı şeyleri yaptık." dedi.

Tutuklu sanık E.B'nin adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına ve İ.Ö. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkartılmasına hükmederek duruşmayı erteledi.

Genelkurmay çatı davası

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin aralarında sözde "yurtta sulh konseyi" üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, sözde "yurtta sulh konseyi" üyesi, sanık eski Genelkurmay Personel Başkanı korgeneral İlhan Talu, esasa ilişkin savunma yaptı.

Talu, savunmasının başında, FETÖ'yü ve darbe girişimine bilerek ve isteyerek katılan herkesi lanetlediğini söyledi.

Savunmasını hazırladığı slaytlar eşliğinde yapan Talu, 15 Temmuz akşamı normal emir-komuta zincirinin kırıldığını, darbecilerin emir-komuta zinciri tesis ettiğini ileri sürdü.

Böyle bir durumda personel başkanı olmasının anlamının kalmadığını savunan Talu, rütbesi ve personel başkanlığı görevinde bulunması sebebiyle yapılan bütün suçlamaların mesnetsiz olduğunu iddia ederek suçlamaları reddettiğini bildirdi.

Talu, Personel Başkanlığındaki görevlere FETÖ ile mücadele etmek için sıralı amirlerince, sıra dışı atamalarla seçilerek getirildiğini öne sürdü.

FETÖ/PDY ya da başka bir tarikat, cemaat veya illegal yapılanmayla kendisinin ve aile bireylerinin ilgisinin olmadığını iddia eden Talu, 2015-2016'da personel başkanı olduğu yıllada FETÖ ile etkin mücadele yürütüldüğünü savundu.

Talu, 2015'teki Yüksek Askeri Şura'nın (YAŞ) bu örgüte yönelik ilk ciddi tedbirlerin alındığı ve uygulandığı şura olduğunu ileri sürerek, "2016 şurasına yönelik olarak yapılan çalışmalar, bu darbenin fitilini ateşleyen olaylar zincirindeki en önemli halkalardandır." dedi.

2016 yılı YAŞ toplantısına yönelik çalışmasının bir benzerinin olmadığını, bunun FETÖ'ye yönelik TSK tarihindeki en detaylı ve ciddi çalışma olduğunu iddia eden Talu, "Kimse benim FETÖ/PDY ile mücadele etmediğimi söyleyemez." diye konuştu.

Talu, 15 Temmuz'da yaşadıklarını mahkeme huzurunda daha önce yaptığı savunmasında anlattığını ifade ederek, darbe ve darbeci grupla hiçbir alakası olmadığını savundu.

Darbe girişiminin bir an önce bastırılmasıyla ilgili çeşitli görüşmeler yaptığını ve bunun HTS kayıtlarıyla da ortada olduğunu iddia eden Talu, Genelkurmay Başkanı'nın emirleri doğrultusunda darbecilerle görüşüp onların çatışmadan polise teslim olmalarını sağladığını öne sürdü.

Olay öncesinde, esnasında ve sonrasında şaibeli hiç kimse ile irtibatı bulunmadığını savunan Talu, "Darbenin bastırılmasında katkım olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Eski tuğgeneral Mehmet Partigöç için yapılan araştırma kapsamında bütün kurumların, onun FETÖ/PDY iltisaklı olduğunu bildirdiğini de önceki savunmasında söylediğini hatırlatan Talu, 11-15 Temmuz'un TSK'daki bu yapıya iltisaklı personele karşı bir polis operasyonu yapılacağı dedikodularının yoğunlaştığı bir hafta olduğunu ve personelde bir tedirginlik bulunduğunu söyledi.

Talu, 15 Temmuz akşamı FETÖ'cü bir darbe olduğunu öğrendikten sonra bu durumu darbeci olmayanlarla paylaştığını da savundu.

Darbe girişiminin sona erdirildiği 16 Temmuz'da da Genelkurmay Karargahı ve Akıncı Üssü'ndeki darbecilerin polisle çatışmaya girmeden teslim olmalarını koordine ettiğini öne süren Talu, polis kendisini gözaltına aldığı sırada görevi başında olduğunu ve Genelkurmay Başkanı'nın gelmesini beklediğini iddia etti.

Talu, darbe girişiminin yaşandığı dönemde Genelkurmay 2. Başkanı olan Orgeneral Yaşar Güler'in derdest edilmesiyle de bir ilgisinin bulunmadığını öne sürdü.

Duruşmaya, Talu'nun savunmasıyla devam edilmek üzere pazartesi gününe kadar ara verildi.

ÖKK darbe girişimi davası

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Gölbaşı'ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirme teşebbüsüyle ilgili 68 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Ankara 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Esasa ilişkin savunma yapan sanık eski albay Murat Aydın, 15 Temmuz'da kısa süre önce Gölbaşı'ndaki ÖKK yerleşkesine tayininin çıktığını, bu nedenle de kışla misafirhanesinde kaldığını beyan etti.

Olay günü akşam saatlerinde kendisini arayan bir askeri personelin televizyonda gördüğü haberleri aktardığını, televizyonu açtığında boğaz köprülerinin askerlerce kapatılmış olduğunu gördüğünü dile getiren Aydın, bunun üzerine misafirhaneden ayrıldığını anlattı.

Karargah binasına gittiği esnada nizamiye bölgesine helikopterden ateş edildiğini gördüğünü ve bir terör saldırısı olduğunu düşündüğünü söyleyen Murat Aydın, Genelkurmaydan çekilen sahte mesajların, kendisinin misafirhanede olduğu süreçte gönderilmiş olduğundan yaşananların darbe girişimi olduğunu bu saatlerde bilmediğini savundu.

Aydın, birliğe çekilen darbe içerikli mesajlara bir işlem yapmadığını, kimseye darbeye yönelik bir emir vermediğini de iddia etti.

Darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ'nün mensubu olmadığını, örgüte hiçbir şekilde maddi ve manevi destekte bulunmadığını beyan eden Murat Aydın, mahkeme heyetinden tahliye ve beraat talebinde bulundu.

  • Ara kararlar

Aydın'ın ifadesinin ardından mahkeme heyeti ara kararlarını açıkladı.

Heyet, firari 2 sanık hakkındaki yakalama kararlarının infazının beklenilmesine, esasa ilişkin savunmasını henüz yapmayan 4 sanığa da savunmalarını hazırlamaları için son kez süre verilmesine hükmetti.

Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, 22 Mart Cuma, 23 Mart Cumartesi ve 25 Mart Pazartesi günlerinde devam edilmek üzere duruşmayı erteledi.

Düzce merkezli FETÖ operasyonu

DÜZCE (AA) – Düzce merkezli 3 ilde FETÖ'ye yönelik düzenlenen operasyonda 3 muvazzaf asker gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ardışık arama ve kripto şifreleme yöntemlerini kullandığı tespit edilen 3 muvazzaf asker hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Kayseri, Van ve Ankara'da düzenlenen eş zamanlı operasyonla 3 asker gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavı'na yönelik FETÖ soruşturması

ANKARA (AA) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2010'daki Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavı'na yönelik Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında haklarında gözaltı kararı çıkarılan 45 zanlıdan 18'i tutuklandı.

Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade veren şüphelilerden 6'sı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itirafçı oldu. Örgüte ilişkin bildiklerini anlatan zanlılar, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Nöbetçi hakimliğe çıkarılan şüphelilerden 18'i tutuklandı, diğerleri ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

2010'daki Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavı'na yönelik FETÖ soruşturması kapsamında, 12 Şubat'ta, 76 ilde 1112 zanlı hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 44 kişi hakkında gözaltı kararı vermişti.

Zanlılardan cezaevinde bulunan 7'si hakkında işlem yapılmamış, diğerleri gözaltına alınmıştı.

GRAFİKLİ – Darbe bildirisindeki imzasına rağmen FETÖ'nün inkar politikasını sürdürdü

ANKARA (AA) – İSMET KARAKAŞ – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin askeri kanadındaki planlayıcıları ve icracılarından oluşan sözde yurtta sulh konseyinin üyesi eski tuğgeneral Mehmet Partigöç, darbe bildirilerindeki imzasına ve sırt çantasında bulunan, "Canım eşim, seni gerçekten her şeyden çok sevdim. Ama bu başkaldırıyı yapmasaydım da beni hayatımın sonuna kadar hapse atacaklardı, beni affet." notuna rağmen örgüt talimatları doğrultusunda gerçekleri inkar etti.

Darbe girişiminin ardından bağımsız mahkemeler önünde hesap sorulmaya başlanan terör örgütü üyeleri, inkar politikalarına devam ediyor.

Haklarında elde edilen somut delillere rağmen FETÖ'nün talimatı ve yönlendirmesiyle gerçekleri inkar eden ve yalanlarını sürdürenlerden biri de olay tarihinde Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı olan eski tuğgeneral Mehmet Partigöç.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve sanıkları arasında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de bulunduğu Genelkurmay çatı davasında yargılanan Partigöç, hakkındaki tüm delillere rağmen soruşturma aşamasında ve mahkemedeki savunmasında "FETÖ üyeliği" ve "darbe" suçlamasını kabul etmedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre Partigöç, 15 Temmuz'da "karargah sorumlusu" gibi hareket etti ve darbe başarılı olsaydı daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta zincirinde yer almayan "Genelkurmay 2. Başkan Yardımcısı" görevini icra edecekti.

Olay günü ilki saat 21.43'te bağlı birliklere gönderilen "Atama", "Katılışlar" ve "Sıkıyönetim direktifleri" başlıklı bildirilerin altında imzası bulunan iki isimden biri olan Partigöç, mahkemedeki 29 Mayıs 2017 tarihli savunmasında, altında imzasının bildirileri görmediğini ve mesajların çekilmesiyle ilgisinin bulunmadığını iddia etti.

Konuyla ilgili tanık olarak beyanda bulunan Mahmut Satun ise Partigöç'ün yalan söylediğini ortaya çıkardı. Satun, 15 Temmuz akşamı Partigöç'ün kendisine darbe bildirilerinin çekildiği sistem olan MEDAS'ı kullanmayı bilip bilmediğini sorduğunu, bilmediğini beyan etmesi üzerine Partigöç'ün yanından ayrıldığını kaydetti.

  • Evinde "1 dolar" bulundu

Partigöç, soruşturma aşamasındaki beyanında, FETÖ yapılanmasına dahil olmadığı ve örgütü sadece medyadan duyduğu kadarıyla bildiği iddiasında bulundu. Darbe girişiminden sonra Partigöç'ün evinde yapılan aramada FETÖ üyeliğinin kanıtlarından kabul edilen 1 dolarlık banknotlar bulundu.

Söz konusu paranın örgütsel bir anlamı olmadığını öne süren Partigöç, savunmasında sırt çantasından çıkan 1 doların eşinin yurt dışı gezisinden kaldığını ileri sürdü ve ilkokul birinci sınıfa giden kızının annesinden aldığı parayı çantasına koyduğunu iddia etti.

  • Darbenin kanıtı olan notları inkar etti

FETÖ sanığı Partigöç, Genelkurmay Başkanlığında bulunan sırt çantasından çıkan ve altında imzası olan notları da inkar etti.

Darbe girişiminin kanıtı niteliğindeki 2 küçük kağıda yazılmış notlarda şu ifadeler yer alıyor:

Birinci not: "1. Sevgili eşime ve kızlarıma, hayatım, ülkem ve milletim için mücadele ile geçti. 2. Geldiğimiz aşamada ülkemizin kötü gidişine dur demek de bize düştü. 3. Hakkınızı helal edin."

İkinci not: "Canım eşim, seni gerçekten her şeyden çok sevdim. Ama bu başkaldırıyı yapmasaydım da beni hayatımın sonuna kadar hapse atacaklardı, beni affet."

  • Adil Öksüz önderliğinde "darbe toplantısı"

Partigöç, FETÖ'nün firari üst düzey yöneticilerinden Adil Öksüz önderliğinde Ankara Çayyolu'nda düzenlenen darbe toplantılarına da aktif şekilde katıldı.

Toplantılara katılanlardan eski albay Hakan Bıyık, darbe girişiminden sonra itirafçı oldu ve toplantılara iştirak edenlerin isimlerini savcılık makamlarıyla paylaştı. Bıyık'ın verdiği isimler arasında Bilal Akyüz, Barış Avıalan, Gökhan Şahin Sönmezateş, Ömer Faruk Harmancık ve Turgay Sökmen ile Partigöç de yer aldı.

Partigöç, darbe toplantılarına katıldığını da örgüt talimatları doğrultusunda inkar etti.

  • Çok sayıda darbe sanığı ile iletişim

Darbe girişiminden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eski tuğgeneral Partigöç'ün 15 Temmuz akşamından itibaren Genelkurmay karargahında darbe faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.

Olay günü Partigöç'ün, eski Polatlı Topçu ve Füze Okul Komutanı tuğgeneral Murat Aygün'ü arayarak "Harekata geçin" talimatını verdiği, Akıncı Üssü'ndeki darbe faaliyetlerini sürdüren sözde konseyin üyelerinden Mustafa Barış Avıalan ve çok sayıda darbe sanığı ile iletişim kurduğu belirlendi.

  • Talu, Partigöç'ün FETÖ'cü olduğunu biliyordu

Partigöç ile aynı davada yargılanan ve sözde yurtta sulh konseyinin üyelerinden eski Genelkurmay Personel Başkanı korgeneral İlhan Talu, 26 Mayıs 2017'deki savunmasında Partigöç'ün FETÖ'cü olduğunu bildiğini söylemişti.

Talu, darbeye ilişkin sözde bildirilerde Partigöç'ün imzasını görmesi üzerine FETÖ'nün darbe girişimini öğrendiğini dile getirerek, "Partigöç'ün FETÖ üyesi olduğunu bildiğimden kalkışmanın FETÖ tarafından yapıldığını anladım." ifadesini kullanmıştı.

Pakistan’s Supreme Court denies FETO request

            By Islamuddin Sajid </p>  <p>ISLAMABAD, Pakistan (AA) - Pakistan’s top court on Thursday denies Fetullah Terrorist Organization’s (FETO) request to be represented by a new lawyer in a review petition, local lawyer Sohail Sajid told Anadolu Agency.</p>  <p>The three member bench said the petition could not file with a senior lawyer against the court’s verdict last year that the group be deemed a terror outfit. </p>  <p> </p>  <p>Sajid filed a constitutional petition with the Supreme Court last December and requested the group labeled a terror outfit in the country.</p>  <p> </p>  <p>On Dec. 28, 2018, the court ruled and directed the Interior Ministry to declare FETO-linked Pak-Turk International Cag Education Foundation (PTICEF) a “proscribed organization” and include its name in the list of terror outfits.</p>  <p> </p>  <p>It also directed financial institutions to immediately freeze bank accounts of FETO-linked foundations and give custody assets to Turkiye Maarif Foundation.</p>  <p> </p>  <p>Turkey established the Maarif Foundation in 2016 after a coup attempt to take over the administration of overseas schools linked to FETO. It also establishes schools and education centers abroad.</p>  <p> </p>  <p>The top court also ordered the transfer of FETO's &quot;movable and immovable assets&quot;, schools, colleges, education centers and other similar entities to the Maarif Foundation. </p>  <p> </p>  <p>All 28 schools affiliated with FETO, had been handed over by Pakistani authorities to Maarif Foundation. </p>  <p> </p>  <p>FETO and its U.S.-based leader Fetullah Gulen orchestrated the defeated coup of July 15, 2016 in Turkey, which left 251 people martyred and nearly 2,200 injured.</p>  <p> </p>  <p>Ankara accuses FETO of being behind a long-running campaign to overthrow the state through the infiltration of Turkish institutions, particularly the military, police and judiciary.</p>  <p> </p>  <p> </p>  <p>