“Suudi yönetimi, ABD'de agresif lobi faaliyetleriyle güç kazandı”

WASHINGTON (AA) – Washington Post gazetesinde yayımlanan bir makalede, Suudi Arabistan'ın, "agresif lobi faaliyetleri ve sempati kazanmak amaçlı yaptığı özel ziyaretlerle Washington'da güç kazandığı" belirtildi.

ABD'nin Washington Post gazetesinde, Suudi Arabistan'ın ABD'de nasıl nüfuz sahibi olduğunu anlatan, "Krallık, agresif lobi faaliyetleri ve özel ziyaretler yoluyla nasıl güç kazandı" başlıklı bir makale yayımladı.

Makalede, özellikle Kongre'nin, Yemen'deki tavrından dolayı Suudi Arabistan'dan oldukça rahatsızlık duyduğuna fakat Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, hem Washington'a yaptığı kişisel ziyaretler hem de ABD'li ileri gelen siyasetçi ve lobici danışmanları aracılığıyla aleyhlerinde bir karar alınmasına engel olmaya çalıştığına dikkat çekildi.

Prens Selman'a emekli Minnesota eyaleti senatörü Norm Coleman, Başkan Donald Trump'ın seçim çalışmalarında da görev alan emekli Kongre danışmanı Marc S. Lampkin ve Demokrat strateji uzmanı Alfred Mottur gibi etkili isimlerin danışmanlık yaptığı belirtilen makalede, Suudi yönetiminin, ABD'li birçok lobi şirketi, hukuk büroları ve düşünce kuruluşlarına da milyonlarca dolar para aktardığı vurgulandı.

– "Sempati toplama ziyaretleri"

Gazetenin makalesinde, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi nedeniyle görevden alınan Suudi Arabistan İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmet el-Asiri de dahil olmak üzere, Suudi yönetiminin Amerikalı strateji uzmanları, düşünce kuruluşlarının yöneticileri, ünlü iş adamları, gazeteciler ve siyasetçileri ziyaret ederek özellikle Yemen ve bölgesel çıkarlar konusunda kazanç elde etmeye çalıştığı kaydedildi.

Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliğinin, bu amaçla sık sık yemekler ve galalar düzenlediği ve lobi şirketleri üzerinden ABD kongre üyelerinin bu etkinliklere katılmasının sağlandığı belirtilen makalede, Suudilerin derbi maçlar ve uçak yolculukları için bedava bilet teklif ettikleri iddia edildi.

– Bir yılda 27,3 milyon dolar

Makalede, Suudilerin son yıllarda ABD ile ilişkilerini artırmak için lobi ve danışmanlık hizmetlerine yüksek miktarda para harcadığına dikkat çekilerek, bunlara 2015 yılında 14,3 milyon, 2016 yılında 7,7 milyon, 2017 yılında ise 27,3 milyon dolar ödendiği belirtildi.

Suudi Arabistan'ın, Amerikalı Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi, Brookings Enstitüsü ve Orta Doğu Enstitüsü gibi etkili düşünce kuruluşlarına da yüksek miktarda ödemeler yaparak kendileri lehine konuşmalar yaptırttığına dikkat çekilen makalede, Birleşik Arap Emirlikleri'nin de bu faaliyetlere katıldığı ifade edildi.

– Kişisel bağlantılar

Makalede ayrıca, Veliaht Prens Selman'ın başta ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner olmak üzere, Amerikalı ünlü talk show sunucusu Oprah Winfrey, Microsoft'un kurucusu Bill Gates ve Amazon'un CEO'su ve Washington Post'un sahibi Jeffrey Bezos ve diğer ünlü kişileri ziyaret ederek yakın ilişkiler kurmaya çalıştığı, bunun sebebinin ise yenilikçi ve ılımlı bir portre çizerek ABD'nin desteğini kazanmak olduğu ileri sürüldü.

– Kaşıkçı'nın kaybolması sürecinde yaşananlar

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili Türkiye ve Suudi Arabistanlı yetkililerin yer aldığı ortak çalışma grubu oluşturulmuştu. Ortak çalışma grubu, 15-16 Ekim'de konsolosluk binasında 9 saat süren inceleme yapmıştı.

Ortak çalışma grubu, 17 Ekim'de konsolosluk konutunda da inceleme başlatmıştı. Aynı gün olay yeri inceleme ekipleri, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu binasında ikinci bir arama daha gerçekleştirmişti.

Bu arada, 18 Ekim'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada, soruşturmanın uluslararası hukuk/teamül, anlaşma ve sözleşme hükümlerine riayet edilerek titizlikle ve tüm boyutlarıyla yürütüldüğü belirtilerek, "Soruşturma sürecinde, ilerleyen aşamalarda gerektiği takdirde kamuoyuna bilgilendirici açıklamalar Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılacaktır." ifadeleri kullanılmıştı.

Suudi Arabistan yönetimi ise 20 Ekim'de, İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra haber alınamayan Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında yaşanan arbede sonucunda öldüğünü açıklamıştı.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?