HDP TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) – HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, sağlık alanında düzenlemeler içeren teklife ilişkin, "KHK ile ihraç ediliyorlar, yetmiyor doktorluk, hekimlik yapmaları engellenmeye çalışılıyor. Teklifin, bu haliyle yasalaşması, sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaratacaktır." dedi.

Temelli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, HDP milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016'da yapılan operasyonu "demokratik siyasete yönelik darbe" olarak değerlendirdi.

Nerede demokratik hak ve barış mücadelesi varsa bütün saldırganlıkla bu hak arayışlarının susturulmak istendiğini öne süren Temelli, "Demokratik siyasetin öncüsü, toplumsal muhalefetin merkezinde bulunan HDP'yi susturmak, bu iktidarın yoluna devam edebilmesi için yegane seçenektir." diye konuştu.

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam'ın konuşmasının ardından saldırıların başladığını savunan Temelli, "Maruz kaldığımız bir sürecin aslında bir başka yansımasını izledik. Ne zamanki muhalefet edersiniz, sesinizi çıkartırsınız, Meclis fezleke bürosuna dönmüş olan savcılık hemen bir fezleke yazar. Sayın Cihangir İslam'a yönelik saldırıdan dolayı kamuoyu, basın, medya bu meseleyi işledi ama biz, 4 Kasım 2016'dan beri aynı saldırıya maruz kalıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Temelli, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kuruluşunun üzerinden 37 yıl geçtiğini anımsatarak, kurulduğu günden bugüne kadar bütün iktidarların, YÖK'ü kaldırmayı vadettiğini, AK Parti'nin 16 yıldır iktidar olduğunu belirterek, "YÖK'ü, 12 Eylül rejiminin bile hayal edemeyeceği bir yapıya dönüştürdünüz." dedi.

– "Üniversiteler bilimsel açıdan ciddi bir gerileme yaşıyor"

Harran Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın'ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a itaat etmenin farz olduğu, karşı çıkmanın ise haram sayılacağı yönündeki sözlerini hatırlatan Temelli, "Bu lafı ediyor çünkü yaranmak istiyor. Kendisini atayana diyet borcunu ödemek istiyor." ifadesini kullandı.

Binlerce akademisyenin KHK'larla üniversitelerden ihraç edildiğini anlatan Temelli, "Üniversiteler, bilimsel açıdan ciddi bir gerileme yaşıyor. İhraç etmekle kalmıyorlar, ihraç ettikten sonra da bir sürü hakkı gasp etmeye devam ediyorlar." diye konuştu.

Sağlık alanında düzenlemeler içeren teklifin, sağlıkta siyasal şiddetin var edilmesinin yolunu açtığını ileri süren Temelli, "KHK ile ihraç ediliyorlar, yetmiyor doktorluk, hekimlik yapmaları engellenmeye çalışılıyor. Teklifin, bu haliyle yasalaşması, sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaratacaktır." dedi.

– Kadına yönelik şiddet

Kadınlara yönelik şiddetin de hız kesmediğini, her gün yeni bir şiddet sahnesi ile karşı karşıya kalındığına değinen Temelli, şöyle devam etti:

"Sanatçı Sıla'ya uygulanan şiddet, aslında bir yanıyla görünmez kılınmaya çalışılan şiddetin, tüm çıplaklığı ile açığa çıkmasına neden oldu. Güç ve konum sahibi kadınların da şiddet riski altında olduğunu bir kez daha gördük. Sevgili Sıla'ya geçmiş olsun diyoruz. Altını çizmemiz gereken çok önemli bir konu var. Kadına yönelik şiddet, bu iktidarın politikasıdır. Kadına yönelik şiddetle mücadele etmek yerine, kadına yönelik şiddet üzerinden bir şiddet ve savaş iktidarının var etmeye devam ediyor. Bu adı konmamış, örtülü, bilinçli bir iktidar politikasıdır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin bazı açıklamalarını anımsatan Temelli, "Bir kere operasyonun adını yanlış koymuşsun. Zeytin Dalı değil zeytin talanı. 50 bin ton zeytin getirmişler. Kimin malına el koydunuz? Nereden topladınız? Bu zeytinleri kim getirdi, kim satıyor, kim aldı? Bu soruları buradan soruyoruz. Çünkü, Afrin'de orada yaşayan insanların ülkesinde bu ÖSO çeteleri onların zeytinine, malına, mülküne el koydu. Kobani düştü düşecek diye hayal kuranlar, Kobani düşmediği günden beri hala bunun hesabı üzerinden yollarına devam etmeye çalışıyorlar. Kobani düşmedi, düşmeyecek. Afrin, Afrinlilerin ve geri dönecekler." ifadesini kullandı.

Kendilerine yönelik, "Bunlar, AKP ile yol yürüyecekler" denildiğini ifade eden Temelli, AK Parti ile yürüyecek bir yollarının olmadığını, kendi yollarının demokrasi, barış ve özgürlük yolu olduğunu söyledi.

– Ekonomik gelişmeler

Ekonomik gelişmeleri değerlendiren Temelli, yüksek enflasyonun, eriyen ücret, hayat pahalılığı ve yoksulluğun yaygınlaşması anlamına geldiğini belirtti. Temelli, "Türkiye'de çok ciddi anlamda yoksulluk yaygınlaşıyor, ücretler ve satın alma gücü düşüyor. Buna karşın iktidarın önlem diye getirdiği şey ise vergi paketidir." dedi.

Bütçe'de kamu çalışanlarının durumuna ilişkin bir önlem alınmadığını anlatan Temelli, "Bütçede alınmış en ciddi önlem Cumhurbaşkanlığı bütçesidir. Ağrı'nın nüfusu 547 bin kişidir. Bütçede, Ağrı'ya bir yıl için 102 bin lira ayırmışlar. Şırnak'ın nüfusu ise 503 bindir. Şırnak'a 169 bin lira ayırmışlar. Ağrı'ya 102 bin lira ayırdılar ya cumhurbaşkanının aylık bürüt maaşı 102 bin liradır. İşte bütçenin ne olduğunu bize anlatan en önemli gösterge." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'li belediyeler ve kayyumla yönetilen belediyelere ilişkin Sayıştay raporlarında yer alan bazı tespitleri hatırlatan Temelli, şunları söyledi:

"Gaziantep'te kayyum yok ama 10 kayyumluk yolsuzluk var. Belediyenin, IŞİD ile olan münasebetleri zaten çok iyi bilinen münasebetler ama bir de yolsuzluk işine bakın. Sayıştay raporları döküldü ya dökülür dökülmez denetlemeden sorumlu Sayıştay başkan yardımcısı görevden alındı. Neden? Bu tür raporlar ortaya çıkıyor diye."

Öte yandan, toplantıda konuşmaların ardından 4 Kasım 2016'da dönemin HDP eş genel başkanları ile milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin sinevizyon gösterimi yapıldı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?