AK Parti'den Kapadokya'ya yasal koruma kalkanı

TBMM (AA) – SİNAN USLU – AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasıyla ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduklarını bildirerek, "Kapadokya'nın doğal yapısı korunacak. Bundan asla taviz vermeyeceğiz. Oradaki yetki karmaşasından dolayı maalesef kaçak yapılaşmalar ortaya çıkabiliyor. Birinci amacımız, bunların önüne geçmek ve oranın doğal güzelliklerini mutlak anlamda korumak." dedi.

Muş, Meclise sundukları kanun teklifinin detaylarını AA muhabiriyle paylaştı.

Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin 11 maddelik kanun teklifini Meclis Başkanlığına sunduklarını açıklayan Muş, Kapadokya'nın, doğal güzellikleri, arkeolojik alanları ve sit alanlarını içinde barındıran özel ve mümtaz bir bölge olduğunu, ciddi bir turizm potansiyeli barındırdığını belirtti.

Bölgenin yönetilmesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, valilik ve belediyeye kadar bakanlık ve kamu kurumlarının yetki alanlarının bulunduğuna dikkati çeken Muş, "Bu yetki alanlarından dolayı bir karmaşa ortaya çıkabiliyor. Geçtiğimiz günlerde basına da yansıyan arzu etmediğimiz orada kaçak yapılaşmalar, uygun olmayan yapılar maalesef ortaya çıkabiliyor. Tüm bunların önüne geçecek, yetkiyi tek elde toplayacak bir Alan Başkanlığı kurulmasına yönelik kanun teklifini veriyoruz." diye konuştu.

Amaçlarının, yetkiyi tek elde toplayarak Kapadokya'nın tarihi, arkeolojik alanların korunmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Muş, "Bölgenin tanıtımını Alan Başkanlığı yapacak, turizm potansiyelini artıracak. Hem yurt içinden hem de yurt dışından daha fazla ziyaretçinin bölgeyi ziyaret etmesini sağlayacak, ülkemizin tanıtımında önemli bir rol üstlenecek ve buranın dünyaya tanıtımını sağlayacak şekilde Alan Başkanlığı, Meclisimiz onay verirse kurulmuş olacak." ifadelerini kullandı.

Bölgenin doğal yapısının korunacağını, bundan asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Muş, şöyle devam etti:

"Oradaki yetki karmaşasından dolayı maalesef kaçak yapılaşmalar ortaya çıkabiliyor. Birinci amacımız, bunların önüne geçmek ve oranın doğal güzelliklerini mutlak anlamda korumak. Aynı zamanda orada belki keşfedilmemiş, daha bulunmamış yeraltı şehirleri, belki diğer tarihi alanlar var. Bunların da araştırılıp, gün yüzüne çıkarılıp turizme kazandırılmasını sağlamak, bölgeye uygun şekilde oranın bir taraftan gelişimini sağlıyorken diğer taraftan doğasını bozmayacak şekilde planlamayı yapmak ve diğer kurumlar tarafından yapılacak planlara onay verme noktasında bir konumlandırması olacak Alan Başkanlığının."

Muş, Kapadokya'ya kurulacak Alan Başkanlığının örneğinin Çanakkale'de bulunduğunu hatırlatarak, "Çanakkale'de bir tane var. (Kapadokya Alan Başkanlığı) Bu da Çanakkale'dekine benzer bir model." dedi.

Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının, Çanakkale'de şehitliklerin olduğu, mücadelenin verildiği bölgeleri ciddi şekilde restore ettiğini belirten Muş, "Oradaki şehitliklerimizin olduğu alanları görüyorsunuz pırıl pırıl, bakımı düzgün şekilde yapılıyor. Bütün o bölgeyi aslında Alan Başkanlığı yönetiyor dolayısıyla orada başarı elde edilmiş durumda. Ciddi bir noktaya geldi. Kapadokya'da kurulacak Alan Başkanlığı aslında Çanakkale'deki benzer bir yapıda olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Muş, Meclis Başkanlığına sunulan teklifin en kısa zamanda komisyon gündemine alınarak Genel Kurulda görüşülmesini arzu ettiklerini kaydetti.

NBŞ'li ürünlerin ayrı raflarda satılması teklifi

TBMM (AA) – CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, nişasta bazlı şeker (NBŞ) kullanılan ürünlerin ayrı raflarda satılması için kanun teklifi verdi.

Emecan'ın TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda değişiklik öngörüyor.

Teklife göre, yurt içinde üretilen veya ithalata konu olan şeker türlerinden (beyaz şeker, yarı beyaz şeker, rafine şeker, ham şeker ve kahverengi şeker olarak sınıflandırılan, pancar veya kamıştan üretilen kristallendirilmiş sakaroz ile nişasta kökenli izoglukoz, likid ya da kurutulmuş halde glukoz şurubu, sakaroz veya invert şeker veya her ikisinin karışımının suda çözünmesinden meydana gelen şeker çözeltisi ve invert şeker şurubu ile inülin şurubu) herhangi birini içeren ürünlerde kullanılan şeker türü, ürün ambalajının en çok görülen yüzeyinin yüzde 5'ini kaplayacak biçimde yazılacak.

Nişasta kökenli şeker içeren ürünler, perakende satış işletmelerinde, diğer ürünlerden ayrı raflarda satışa sunulacak. Bu raflarda, "Bu ürünler nişasta kökenli şeker içerir" uyarısına yer verilecek. Ambalajsız ürün satışlarında, ürünün içerdiği şeker türünün etiket üzerinde belirtilmesi zorunlu olacak.

Buna uymayan iş yeri bir hafta süreyle faaliyetten men edilecek. Tekrarı halinde ise iş yerinin ruhsatları iptal edilecek.

“Futbolcular daha fazla vergi versin” teklifi

TBMM (AA) – MELTEM ÖZTÜRK – CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, futbolcuların İsveç’te yüzde 59, Portekiz’de yüzde 56,5; Danimarka ve İspanya’da yüzde 56 oranında vergi ödediğine dikkati çekerek, Türkiye’de bu oranın yüzde 15'ten yüzde 30'a çıkarılması için kanun teklifi hazırladı.

Antmen'in kanun teklifi, "sporcu ücretlerine uygulanacak vergi tarifesi" başlığıyla Gelir Vergisi Kanunu’na bir madde ekliyor.

Teklife göre, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden, lig usulüne tabi spor dallarında; en üst ligdekiler için yüzde 15,2; en üst altı ligdekiler için yüzde 10,3; diğer liglerdekiler için yüzde 5 gelir vergisi kesilecek. Futbol branşındaki sporcular için bu oranlar iki katı uygulanacak.

Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden yapılacak kesinti oranı ise yüzde 5 olacak.

-"Vergi cenneti"

Antmen, futbolcuların İsveç’te yüzde 59, Portekiz’de yüzde 56,5, Danimarka ve İspanya’da yüzde 56 oranında vergi ödediğini, Türkiye’de ise bunun sadece yüzde 15 olduğuna işaret etti.

Bunun da Türkiye’yi futbolcular açısından bir vergi cenneti haline getirdiğini, kaybedenin de Türkiye olduğunu belirten Antmen, Türkiye'nin, futbolcuların ödediği vergi konusunda, dünyanın en gerisinde olan ülkeler arasında yer aldığını vurguladı.

Antmen, asgari ücretlinin gelirinin yarısına yakınını vergilere öderken, yılın 130 günü sadece vergiler için çalışırken, çok yüksek standartlarda kazanan futbolcuların çok az vergi vermesinin adaletsizlik ve haksızlık olduğuna dikkati çekti.

Adaletin sağlanması adına Türkiye’de futbolcuların en az memur ve işçilerin ödediği kadar vergi vermesi gerektiğini ifade eden Antmen, "Bu nedenle kanun teklifimizde Türkiye’deki futbolcuların yüzde 30 oranında vergi ödemesi amaçlanmıştır." dedi.

CHP'den Braille alfabesiyle hazırlanmış oy pusulası teklifi

TBMM (AA) – CHP, engellilerin, Braille alfabesiyle hazırlanmış oy pusulası, şablon ya da farklı yöntemlerle refakatçi olmadan, gizli oy kullanabilmeleri için kanun teklifi verdi.

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Engin Özkoç ve Özgür Özel imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'da değişiklik yapıyor.

Teklif, Yüksek Seçim Kurulunun, görme engelli seçmenlerden isteyenlerin, Braille alfabesiyle hazırlanmış oy pusulası, şablon veya benzeri yöntemlerle gizli oy kullanabilmelerine yönelik önlemleri almasını öngörüyor.

Teklifin gerekçesinde, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un engellilerin seçimlerde, akrabalarından birinin, akrabası yoksa herhangi bir seçmenin yardımıyla oyunu kullanabilmesine olanak sağladığına ancak “gizlilik” ilkesini ihlal ettiği vurgulandı.

Gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Uygulanan yöntem özel olarak görme engelli yurttaşlarımız açısından da gerçek siyasi tercihlerine göre oy verememe gibi potansiyel bir tehlike de içermektedir. Oy kullanırken kendisine refakat eden akraba ya da diğer seçmenin, görme engelli yurttaşın tercihine uygun olarak oy kullanıp kullanmadığı bilinememektedir.
Kanun teklifimizle ile görme engelli yurttaşlarımızın, seçimlerde oylarını gizli ve güvenli bir şekilde kullanabilmelerine olanak sağlanması hedeflenmektedir.
Teklifimiz yasalaşırsa, Yüksek Seçim Kurulu isteyen görme engelli yurttaşlarımızın oy kullanacakları sandıklarda, Braille alfabesi ile hazırlanmış oy pusulası, şablon ya da farklı yöntemlerle refakatçi olmadan gizli oy kullanmalarını sağlamak üzere gerekli önlemleri alacaktır."

“Adli ve idari hakim alımında ehliyet ve liyakat gözetilecek”

TBMM (AA) – ADEM BALTA – Adli ve idari yargı hakimlik sınavlarında en az 70 puan alma şartını öngören kanun teklifinin sahibi AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, teklifle, adli ve idari yargıya hakim ve savcı alımında ehliyet ve liyakat esaslarının gözetilmesini sağlayacaklarını belirtti.

Teklife ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Gazel, daha önce de adli ve idari hakimlerin sınavla alındığını, ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrası oluşan olağanüstü durumda en az 70 puan alma şartının kaldırıldığını anımsattı. Gazel, şöyle konuştu:

"FETÖ’nün en çok zarar verdiği kurumlardan birisi de yargı teşkilatı idi. FETÖ’ye mensup hakim ve savcılar kanunlardan emir almak ve Türk milleti adına karar vermek zorunda olmalarına rağmen, kendi yapılarının emirlerini yerine getirdiler. 17-25 Aralık darbe girişiminden itibaren süreci hep birlikte yaşadık. FETÖ'cü askerler Meclis'i bombaladılar. 15 Temmuz, Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti, güçlü liderliği ve halkımızın desteği ile atlatıldı. Oluşan yaraların giderilmesi için bazı önlemler alındı. Bu da onlardan birisi."

Teklifle tekrar eski sisteme dönülmesinin öngörüldüğünü belirten Gazel, "Adli ve idari hakim alımında ehliyet ve liyakat esaslarının gözetlenmesini sağlıyoruz. Getirdiğimiz sınavla, belli bir bilgi birikimine sahip ve bu bilgi birikimini arttıran yargı mensuplarının istihdamını hedefliyoruz." diye konuştu.

AK Parti'li Gazel, sınava gireceklerin 100 üzerinden en az 70 puan almak zorunda olacağını anlatarak, sınavı kazananların, staj süresinin bitiminde tekrar yazılı ve sözlü sınava tabi tutulacağını söyledi. Gazel, staj süresinin avukatlık mesleğinden geçiş yapanlar için 1 yıl, diğer hakim ve savcı adayları için 2 yıl olacağını, bu süreçlerin adayların bilgi birikimini artırması ve tecrübe kazanması adına önemli olduğunu vurguladı.

Teklifteki istinaf mahkemelerine ilişkin düzenlemelere de değinen Gazel, adil yargılamanın en önemli unsurlarından birinin yargılamanın süresi olduğunu ifade etti. Adalet Bakanlığının sene başında "Yargıda Hedef Süre" uygulamasına geçtiğini anımsatan Gazel, "Ceza Muhakemesinde iki dereceli yargılamayı öngören istinaf kanun yolu, 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. İstinaf mahkemeleri yargılamanın etkin ve hızlı gerçekleştirilmesini sağlamış ve yargılama sürecinde verilen kararların daha hızlı bir şekilde kesinleşmesini sağlamıştır. Bununla birlikte işleyişte bazı aksamalar da bulunuyordu." değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili olmadan önce avukatlık yaptığını söyleyen İshak Gazel, "Hem yargılamanın bir tarafında bulunan hakim ve savcıların hem de avukat ve vatandaşların uygulamada dile getirdiği sıkıntılara şahit oluyorduk. Bu teklifle bu tür sıkıntılar da giderilecektir." dedi.

Ekonomide düzenlemeler içeren torba teklif TBMM'de (1)

TBMM (AA) – AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Teklife göre, engellilere "evde bakım hizmeti desteği" için "hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelirin asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden az olması şartı" kapsamında yapılan hesaplamaya bayram ikramiyeleri dahil edilmeyecek.

Bayram ikramiyeleri dahil edilerek yapılan hesaplama sonucunda evde bakım hizmeti desteği kesilen engellilere bu hizmet yeniden sağlanmaya başlanacak; ödenmeyen yardım tutarları da defaten kendilerine ödenecek.

Çevre Kanunu kapsamında "geri kazanım katılım" payları, ürünün piyasaya sürüldüğü tarihi takip eden ayın 15'ine kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına beyan edilecek ve aynı ayın sonuna kadar Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına ödenecek.

Bu kapsamda, 2019 yılının Ocak ve Şubat ayına ilişkin verilmesi gereken beyannameler 15 Nisan 2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve bu beyanlar üzerine ödenmesi gereken geri kazanım katılım payları 30 Nisan 2019 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenecek.

Teklifle, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılan sivil havacılık personelinin yeterlik belgelerinin, soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar geri alınması konusunda bakanlıklar arası koordinasyon sağlanacak; belgeleri alınan sivil havacılık personeli İçişleri Bakanlığına bildirilecek.

Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere, basılı kitap ve süreli yayınlardaki KDV oranı sıfırlanacak. İstisna had sınırı ise bu istisnanın uygulanmasında geçerli olmayacak.

Teklife göre, cep telefonları ile diğer alıcısı bulunan verici portatif (cellular) telsiz telefon cihazlarının, özel tüketim vergisi oranlarını indirmeye, yüzde 50’ye kadar artırmaya ve oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını dörtte birine kadar indirmeye, dört katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Cep telefonları ile diğer alıcısı bulunan verici portatif (cellular) telsiz telefon cihazlarının vergi oranlarının belirlenmesinde özel tüketim vergisi matrahları esas alınarak yeniden düzenleniyor. ÖTV matrahı bin 200 TL’yi aşmayanlar, ÖTV matrahı bin 200 TL’yi aşıp, 2 bin 400 TL’yi aşmayanların vergi oranı yüzde 25 olacak.

Teklifle, Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin adı Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak değiştirilecek.

(Sürecek)

Yargı alanında düzenlemeler içeren teklif TBMM'de

TBMM (AA) – Adli ve idari yargı hakim adaylığı mülakatına katılabilmek için yazılı sınavda 100 üzerinden en az 70 puan alma şartı aranacak; hakim ve savcı adaylığı süresi iki yıl, avukatlık mesleğinden adaylığa alınanlar için bu süre bir yıl olacak.

AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu.

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu uyarınca, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai karalara karşı yapılacak temyiz başvurularındaki 40 bin liralık parasal sınır yükseltildi. Buna göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen, miktar veya değeri 58 bin 800 lirayı geçen nihai kararlara karşı temyiz başvurusunda bulunulabilecek. Bu parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. 2 Aralık 2016'dan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen nihai kararlar bakımından temyiz yoluna başvurma sınırı, 40 bin lira olarak uygulanacak.

Adli ve idari yargı hakim adaylığı mülakatına katılabilmek için yazılı sınavda 100 üzerinden en az 70 puan almak gerekecek. Başarılı olanların sayısı, ilan edilen kadronun iki katı fazlasının altında kalırsa sadece başarılı olanlar mülakata çağrılacak.

Hakim ve savcı adaylığı süresi iki yıl olacak. Bu süre, avukatlık mesleğinden adaylığa alınanlar için bir yıl olacak. Adaylık, eğitim ve staj olmak üzere iki dönemden oluşacak.

Adaylık süresinin sonunda adaylar, yazılı ve sözlü sınava tabi tutulacak. Bu sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Yazılı sınavda en az 70 puan alanlar sözlü sınava alınacak. Başarılı sayılmak için yazılı sınav puanının yüzde 60'ı ile sözlü sınav puanının yüzde 40'ının toplamının en az 70 olması gerekecek.

Sınavlarda başarılı olamayanlar, talepleri halinde Adalet Bakanlığı tarafından merkez veya taşra teşkilatında genel idare hizmetleri sınıfında bir kadroya atanabilecek, aksi halde bunların adaylığına son verilecek.

Meslek öncesi eğitimini tamamlamadan görevden ayrılanlar ile meslek öncesi eğitimlerini tamamlayıp mesleğe kabul edildikten sonra meslek öncesi eğitim süresi kadar çalışmadan görevden ayrılanlar, meslek öncesi eğitimleri sırasında kendilerine ödenen aylık, ödenek, tazminatlar ile her türlü ödemelerin, mecburi hizmetin eksik kalan kısmı ile orantılı miktarını iki kat olarak ödemek zorunda olacak.

  • Bölge adliye mahkemelerine yönelik değişiklikler

Bölge adliye mahkemesi dairelerinin daha etkin ve verimli çalışmasının sağlanması amacıyla iş yoğunlukları dikkate alınarak birden fazla heyet halinde çalışabilmesine imkan tanınacak.

Bölge adliye mahkemesi dairelerinde Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından birden fazla heyet oluşturulabilecek, yeni oluşturulan heyetin başkanı HSK tarafından belirlenecek.

Bölge adliye mahkemesi dairelerince duruşma açılmaksızın, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere veya şahsi cezasızlık sebeplerine münhasır olmak ve sanık tarafından talep edilmek şartıyla daha az cezaya hükmedilebilecek veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilecek.

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın niteliğine bakılmaksızın, Yargıtay tarafından onama veya düzelterek onama kararı verilen dosyaların doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve kararın bir örneğinin bilgi mahiyetinde bölge adliye mahkemesine iletilmesi sağlanacak.

Bölge adliye mahkemesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının Yargıtayca bozulması halinde dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilecek. Bu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihten sonra Yargıtay tarafından verilen bozma kararları hakkında uygulanacak.

Yargıtayın bozma kararına uyulması durumunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilecek.

Maden Kanunu'nda değişiklik teklifi Genel Kurulda

TBMM (AA) – TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, 2018 yılında yaklaşık 50 milyar metreküp doğal gaz ithal edildiğini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmelerde söz alan MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Türkiye'nin dünya bor rezervinin yüzde 73'üne sahip olduğuna dikkati çekti. Başkan, ülkede bor tüketiminin artırılması, bu madene dayalı sanayinin geliştirilmesi, borla ilgili verimli ve yenilikçi yatırımların artırılması amacıyla sektörel iş birlikleri oluşturularak, sanayi kuruluşlarının desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Madencilik sektörünün gayrisafi yurt içi hasıladaki payının düşük olmasında Türkiye'nin sanayileşmede arzu edilen seviyeye gelememesinin en önemli etken olduğunu ifade eden Başkan, "Madenlerimizin ham olarak ihraç edilmesi yer altı kaynaklarının ekonomimize katkısını düşürmektedir. Katma değeri yüksek üretime geçmemiz elzemdir." diye konuştu.

Başkan, bu alandaki en önemli darboğazlarından birinin, gerek kamu gerekse özel kuruluşlardaki yönetsel yapıların verimliliği konusu olduğunu söyleyerek, "Sanayimizin ana girdisi elektrik enerjisinin önemli ham maddelerinden biri olan yerli kömür kaynaklarının yeterince kullanılamaması, bunun yerine ithal kömür ve ithal doğal gaza dayalı politikalar enerji arz güvenliğinden öte, ülke güvenliğini de tehlikeye sokmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı madenlerin pazarlama aşamasında isim birliğine sahip olmadığını belirten Başkan, "Ülkemizde çok çeşitli renk ve desende doğal taş işlenmekte ve bazen aynı ocaktan çıkan taşlar bile farklı isimler almaktadır. Bu durum da müşterinin bazı madenlerin çeşitlerini tanımasını ve bu madenlerin yurt dışında marka olmasını zorlaştırmaktadır. Bunun engellenmesi için madenlerde isim birliğine gidilmesinin gerekliliği artık bir sır değildir." ifadesini kullandı.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, madencilikte iş ve işçi güvenliğini önemsediklerini söyledi.

Soma ve Zonguldak'ta yaşanan maden kazalarını "cinayet" olarak tanımladıklarını, Soma benzeri "kitlesel cinayetlerin" olduğu yerleri de "katliam" olarak nitelendirdiklerini ifade eden Kenanoğlu, "Bu Maden Kanunu'nda da işçilerin güvenliğini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasının öncelik olması gerekiyordu fakat burada bunu göremedik." dedi.

Maden aramalarında orman alanlarının ve tarım alanlarının tahrip edildiğini savunan Kenanoğlu, yaşanan orman tahribatının yüzdesi ne kadar düşük olursa olsun, netice itibarıyla ormanların bu ülkenin vatandaşlarının ortak değeri olduğunu belirtti.

  • "Sektörün asıl taleplerini karşılamıyor"

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, teklifin enerji alanında, maden, petrol, LPG başta olmak üzere, girdi maliyetlerini azaltmayacağını ve sektörün asıl taleplerini karşılamayacağını savundu.

Kanun teklifinin, sektörel talepler yeterince alınmadan son derece hatalı hesaplamalarla Meclise getirildiğini öne süren Arslan, şunları söyledi:

"Böylesine önemli alanları etkileyen bir teklifin etki değerlendirme analizi yapılmamıştır. Bu nedenle, sorunları çözen değil yeni sorunlar yaratan bir düzenleme olacaktır. Teklifin sektöre, tüketiciye, üreticilere, dağıtıcılara maliyeti, kazanç ve kayıpları açıkça rakamlara dökülmesi gerekirken aceleci bir şekilde komisyonumuzdan geçirilmiştir. Bu teklifin geri çekilerek daha geniş anlamda, detaylı, gerçekten madencilikte oluşan sorunların cevabını verebilecek, çözüm noktalarını ortaya koyacak bir düzenleme yapılmasının ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyoruz."

  • "Teklifle belirsizlikler ortadan kaldırılmaya çalışıldı"

Teklif sahibi milletvekillerinden AK Parti İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu, teklifin tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşmada, bu kanun teklifiyle, başta madencilik olmak üzere, elektrik, petrol, LPG piyasalarını yakından ilgilendiren düzenlemeler yapıldığını, enerji verimliliği, nükleer kanunla ilgili uygulamalar ve ölçü ayarların ilgili kanunlarında yapılan düzenlenmelerle belirsizliklerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını belirtti.

Kanun teklifiyle maden sektörünün ekonomideki payının daha da artırılmasının hedeflendiğini söyleyen Şatıroğlu, ayrıca sektörün sorunlarına çözümler getirilmesi ve daha sürdürülebilir bir madencilik politikasının sağlanmasının amaçlandığına vurgu yaptı.

  • Doğal gaz ithalatı

Teklifin tümü üzerine yapılan konuşmaların ardından Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine cevap verdi.

Elitaş, 2018'de doğal gaz ithalatının yaklaşık 50 milyar metreküp olduğunu belirterek, Rusya, İran, Azerbaycan, Katar, Cezayir, Nijerya, ABD, Norveç ve diğer ülkelerden doğal gaz ithal edildiğini kaydetti.

Teklifin komisyondaki görüşmelerine STK ve sektör temsilcilerinin davet edilmediği eleştirilerini yanıtlayan Elitaş, komisyona 18 ilgili kurum ile 28 STK temsilcisinin davet edildiğini belirtti.

Alt komisyonda STK temsilcilerinin görüşlerinin dinlendiğini dile getiren Elitaş, "Bütün sivil toplum kuruluşları kanun maddeleriyle ilgili hangi sorunların olduğunu detaylı bir şekilde intikal ettirdiler. Bunu da değerlendirme imkanı bulduk." diye konuştu.

Eleştirilen maddelerden birisinin, bu kanunun madencilikle ilgili kısmı olduğunu aktaran Elitaş, "Maden işletmelerinin daha verimli ve güvenli çalışmasını sağlayabilmek, iş sağlığı ve güvenliği açısından denetimlerini etkin bir hale getirmek amacıyla yapılan önemli bir düzenlemedir." ifadesini kullandı.

Ekonomi alanında düzenlemeler içeren teklif Genel Kurulda

TBMM (AA) – AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, "Kanun teklifi ile devlet katkılı konut hesabı uygulamasında devletin katkı ödemesi, katılımcı bazında 20 bin TL'den 25 bin TL'ye çıkarılması öngörülmektedir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin üçüncü bölüm üzerinde milletvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Bal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm vatandaşların Cumhurbaşkanı olduğunu her hareketi ve sözleriyle gösterdiğini belirterek, "Sadece bu torba yasayla bile Cumhurbaşkanına verilen yetkileri gördükçe onun adına endişe duydum, sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben bu kadar yükün bir insanın sırtına yüklenmesinin büyük bir insan hakları ihlali olduğunu düşünüyor, sayın partili Cumhurbaşkanına gerçekten üzülüyorum." ifadesini kullandı.

Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, İYİ Parti'li Bal'ın konuşmasını dikkatle dinlediğini belirterek, "Tabii, şahsi olarak sayın vekilimizin bu konuşmayı kendisine layık bulması bulmaması başka bir tartışma konusu fakat 10 dakikanın içerisinde 71 maddelik bu kanuna değinmek yerine sadece Cumhurbaşkanını eleştiren, tiye alan, sözüm ona dalga geçen bir yaklaşımla konuşmasını esefle kınıyorum." diye konuştu.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ise ABD'nin Suriye'den çekilme kararından sonra, Aralık ayı ortalarında bir anda bölgede bir hareketliliğin olduğunu ve Türkiye'nin dışında bu karara hiç kimsenin olumlu bakmadığını belirterek, Suudi Arabistan başta olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Kuveyt dahi hepsinin, "nereye gidiyorsunuz" dediğini söyledi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, teklifin tek bir amacının bulunduğunu, bu amacın da ekonomik krize karşı piyasada maliyetleri düşürmek, yerel seçime kadar da gidişatı kurtarmak olduğunu öne sürdü .

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, teklifin daha önce çıkan "meşhur torba yasalardan" biri olduğunu belirterek, "temel kanun" olarak görüşüldüğünü fakat "temel kanun" ile ilgisinin olmadığını ileri sürdü.

Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Keşir, "Kanun teklifi ile devlet katkılı konut hesabı uygulamasında devletin katkı ödemesi, katılımcı bazında 20 bin TL'den 25 bin TL'ye çıkarılması öngörülmektedir." dedi.
Keşir, Dışişleri Bakanlığı personeli ve emekçilerinin özlük haklarına ilişkin bazı iyileştirici düzenlemelerin de teklifte bulunduğunu belirterek teklifin üçüncü bölümünde yer alan maddeleri anlattı.

Teklifin görüşmeleri üçüncü bölümde yer alan maddeler üzerinde devam ediyor.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulu, ekonomi alanı ile sinema sektörüne ilişkin teklifleri yasalaştırmak için bu hafta cuma ve cumartesi günleri de mesai yapacak.

TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin, "Türk iş adamlarının yasa dışı yollarla yurt dışına sermaye transfer ettikleri iddialarının" araştırmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

Öneri üzerinde İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, özellikle son 2-3 yılda Türkiye'den sermaye çıkışlarının hızlandığın, sermaye girişlerinin ise azaldığını savundu.

Büyük holdinglerin Türkiye'den kaçtığını ve borçlarını Türkiye'nin üzerine bırakarak gittiklerini öne süren Yılmaz, "Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket bugün Türkiye'de önemli istihdam sağlıyor ama hangi açıdan bakarsanız bakın yaptığı sermaye hareketleri sonucunda geldiğimiz nokta, bu şirket bir İngiliz şirketine dönüştü ve dolayısıyla Türkiye'deki yatırımları İngiltere'nin Türkiye'deki yabancı sermaye yatırımlarına dönüştü. Türkiye'de büyük işletmeler, büyük holding sahipleri bu yolu deniyorlar." ifadesini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, vergi cenneti ülkelerin tamamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının olduğunu öne sürdü.

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş ise yasa dışı yollarla yurt dışına para transferi yapılıyorsa bununla ilgili kurumlar ve hesap soracak mercinin belli olduğunu belirterek, "Türkiye bir hukuk devletidir. Ellerinde bilgi, belge varsa ilgili adli kurumlara ve gerekli mercilere iletmek gibi bir sorumlulukları vardır. Yurt dışına legal yollarla giden her firmayı 'yurt dışına para kaçırıyor' diye mercek altına alırsak bu firmalarımıza haksızlık edeceğimizi düşünüyoruz." diye konuştu.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin öğrenci yurtlarının sayısının arttırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi görüşüldü.

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, gençlerini önemsemeyen, geleceğine yatırım yapmayan hiçbir ülkenin gelişemeyeceğini vurgulayarak, "Bugün diplomalı işsizliğin rekor kırdığı ülkemizde gençlerimize bakıp eğitim olanaklarından yararlandıklarını söyleyebilir miyiz?" ifadesini kullandı.

Sümer, her beş üniversite öğrencisinden sadece birisine devlet tarafından barınma hizmeti verildiğini, bu sorunun artan öğrenci ve üniversite sayısına bağlı olarak yeni mağduriyetler yarattığını savundu. Sümer, TOKİ tarafından yurt hamlesi başlatılarak, bu sorunun iki yılda tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, yükseköğrenime devam eden öğrencilerin, yurtlarda günümüz gereklerine uygun modern ortamlarda, huzur ve güven içerisinde ekonomik olarak barındırıldığını dile getirdi.

Yurtlarda barınma ortamlarına ilişkin detayları anlatan Özalan, "2002 yılında 77 il ve 59 ilçede toplam 190 yurtta 182 bin 258 yatak sayısı ile hizmet verilmekteyken, 16 Ocak 2019 tarihi itibarıyla 81 il, 239 ilçe ve dört adet KKTC dahil olmak üzere başkanlığa bağlı 781 yurtta yüzde 278'lik artışla 689 bin yatak sayısıyla hizmet verilmektedir." dedi.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

HDP'nin, ekonomik krizle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de görüşülerek kabul edilmedi.

  • AK Parti Grup önerisi

AK Parti, TBMM'nin çalışma gün, gündem ve saatlerine ilişkin grup önerisini Genel Kurula taşıdı.

Kabul edilen öneriye göre, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ön sıralarına alındı.

Teklifler, "temel kanun" olarak görüşülecek.

Genel Kurul, haftalık çalışma günlerinin dışında, 18-19 Ocak Cuma ve Cumartesi günleri saat 14.00'te toplanarak, bu tekliflerin yasalaşması için çalışacak.

Genel Kurul çalışmalarına, ön sıralara alınan iki teklifin de görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 5 Şubat Salı gününe kadar ara verilecek.