“Harem-i İbrahim'in avlusu çevresi her şeyiyle İslam'ındır”

RAMALLAH (AA) – Filistin Vakıflar ve Dini İşler Bakanı Şeyh Yusuf Edis, "Harem-i İbrahim'in avlusu, çevresi her şeyiyle İslam'ındır. Biz Müslümanlar dışında burada kimsenin uzaktan ve yakından hakkı yoktur." dedi.

Radikal Yahudilerin El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi'ne yaptığı saldırının ardından AA muhabirine konuşan Edis, "Harem-i İbrahim'in avlusu, çevresi her şeyiyle İslam'ındır. Biz Müslümanlar dışında burada kimsenin uzaktan ve yakından hakkı yoktur." ifadelerini kullandı.

Yüzlerce fanatik Yahudinin Harem-i İbrahim'e dün gece saatlerinde baskın düzenlemesini kınayan Edis, bu durumun, Arap ve Müslümanların vicdanlarını yaraladığını söyledi.

Edis, durumu ibadet özgürlüğü ve ibadet yerlerinin korunmasını garanti eden tüm uluslararası antlaşma ve sözleşmelere karşı bir meydan okuma olarak değerlendirdi.

Harem-i İbrahim'in "kimliğini zayıflatmaya yönelik tüm girişimleri engellemek adına" Müslümanların burada daha fazla nöbet tutmalarını isteyen Bakan Edis, Arap ve Müslüman dünyasına da suskunluğu bir kenara koyup tüm bu provokasyonlara son vermek için sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu.

– 1994'teki katliamdan sonra caminin yarısı sinagoga çevrildi

El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi'nin altında yer alan mağarada Hazreti İbrahim ve hanımının kabirlerinin yanı sıra Hazreti İshak, Hazreti Yakup, Hazreti Yusuf ve hanımlarının mezarları bulunuyor.

İsrail'in 1967 yılından beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da bulunan cami, 25 Şubat 1994 Cuma günü sabah namazını kılan Müslümanların üzerine ateş açan Yahudi bir fanatiğin eyleminden sonra kapatılmış ve açıldığında yarısından fazlası Yahudilere tahsis edilmiş şekilde bölünmüştü.

Hazreti İshak ve hanımının bulunduğu kabirler Müslümanlara ayrılan kısımda kalmış, diğerleri ise Yahudilere ayrılan ve sinagoga çevrilen bölümlerde bırakılmıştı.

Tarihe "El Halil Camii (Harem-i İbrahim) Katliamı" olarak geçen saldırıda 29 Filistinli şehit olmuş, 150'den fazla kişi de yaralanmıştı.

Caminin bölünmüş kısımları yılda onar gün karşılıklı olarak Müslüman ve Yahudi ziyaretçilere açılıyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?