FKÖ’den İsrail’e Kudüs Valisi kınaması

RAMALLAH (AA) – Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail polisinin Kudüs Valisi Adnan Gays’ı gözaltına almasını kınadı.

FKÖ Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Ureykat, yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail’in, Kudüs'te Filistin'in politik, ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamını bozma hakkı yoktur.” dedi.

Ureykat, İsrail polisinin Filistin Yönetimi’ne bağlı Kudüs Valisi Gays ve Filistin Yönetimi’ne bağlı Kudüs İstihbarat Müdürü Albay Cihad el-Fakih’i gözaltına almasını kınayarak derhal serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.

İsrail’in Kudüs’teki gerilimi tırmandırmasının “tehlikeli boyutlara ulaşacağı” uyarısında bulunan Ureykat, şunları kaydetti:

“İsrail, hapishanelerde tuttuğu binlerce mahkumun yanı sıra uluslararası hukuku sistematik olarak ihlal ederek, Kudüs ve diğer Filistin kentlerinde resmi düzeydeki siyasi ve güvenlik liderlerini keyfi bir şekilde gözaltına alarak gözdağı politikasına doğru ilerliyor."

Ureykat, Gays ve Fakih’in gözaltına alınmasının İsrail’in uluslararası hukuku ihlal zincirinin sadece küçük bir parçası olduğunu belirterek, uluslararası camiaya, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kurtarılması ve Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması için acil müdahale çağrısında bulundu.

İsrail özel polis kuvvetlerinden bir ekip, dün işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Beyt Hanina Mahallesi'nde önünü kestiği Kudüs Valisi Gays’ı aracından indirerek bilinmeyen bir yere götürmüştü.

İsrail polisleri dün sabah saatlerinde Kudüs İstihbarat Müdürü Albay Cihad el-Fakih’i de gözaltına almıştı.

Advertisements

İsrail Han el-Ahmer'deki yıkımı “birkaç hafta” erteledi

KUDÜS (AA) – İsrail yönetimi, işgal altındaki Doğu Kudüs kırsalında yer alan Han el-Ahmer bölgesindeki Filistinli bedevilerin yaşadığı evlerin yıkımı ve bölgenin boşaltılmasını "birkaç hafta" erteleme kararı aldı.

Haftalık olağan toplantı sonrası İsrail Güvenlik Kabinesinden yapılan yazılı açıklamada, "Konunun uzmanları tarafından yapılan tavsiyeler doğrultusunda Güvenlik Kabinesi, tahliyenin uzlaşı yoluyla yapılması için bölgenin boşaltılmasını birkaç hafta erteledi." denildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu sabah yaptığı açıklamada Han el-Ahmer'in ne zaman boşaltılacağıyla ilgili kararın Güvenlik Kabinesi tarafından alınacağını belirterek, "Han el-Ahmer tahliye edilecek. Bu, mahkemenin kararı ve bu karar yerine getirilecek. Bölgenin boşaltılması kararını uzun süreli geciktirme gibi bir niyetim yok." ifadelerini kullanmıştı.

Netanyahu hükümetinin tepki çeken yıkım kararını erteleyerek "uluslararası kamuoyunun İsrail'e yönelik baskısını hafifletmeyi ve Han el-Ahmer'i yıkmadan önce tüm uzlaşı yollarını denedikleri mesajını vermeyi" amaçladığı yorumları yapılıyor.

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dünya kamuoyu, Han el-Ahmer'deki yıkım kararına tepki göstererek, İsrail'e karardan vazgeçmesi çağrısında bulunmuştu.

– İsrail'in Han el-Ahmer'deki yıkım kararı

İsrail Yüksek Mahkemesi, mayıs ayında Han el-Ahmer bölgesinde yaklaşık 190 Filistinlinin yaşadığı derme çatma barakalar ile bölgedeki başka yerlerden gelen 170 öğrencinin eğitim gördüğü okulun yıkılmasına karar vermişti.

Hem uluslararası camiadan gelen tepkiler hem de Filistinlilerin direnişi nedeniyle İsrail güçleri yıkımı gerçekleştirememiş, İsrail mahkemesi de bölge sakinlerinin başvurusu üzerine yıkım kararını askıya almıştı.

İsrail Yüksek Mahkemesi 5 Eylül'de de Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetmişti.

İsrail makamları, geçen ay Han el-Ahmer bölgesinde yaşayan Filistinli bedevilere 1 Ekim'e kadar evlerini kendi elleriyle yıkma talebini içeren bir tebligat göndermişti.

– İsrail'in E1 projesi

Han el-Ahmer, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor. Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden alınmasını öngören" E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.

Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek, Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

İsrail'de ABD'li kız öğrenciye “çirkin afiş”

KUDÜS (AA) – İsrail'i boykot hareketine destek verdiği gerekçesiyle iki haftadan uzun bir süre ülkeye alınmaması sebebiyle dünyanın gündemine oturan Lara Alkasım'ın (22) eğitim alacağı üniversitenin kampüsüne ABD'li öğrenciyi hedef alan çirkin afişler asıldı.

Lara Alkasım'ın yüksek lisans eğitimi alacağı Kudüs İbrani Üniversitesi kampüsünün duvarlarına bir grup öğrenci tarafından ABD'li öğrencinin fotoğrafının de yer aldığı "Seni burada istemiyoruz" yazılı afişler yapıştırıldı.

Tepkiye neden olan afişte, "Lara, sende utanma yok mu? İki İbrani Üniversitesi öğrencisini öldüren teröriste destek verdin. Şimdi de gelip burada okumak mı istiyorsun?" ifadeleri yer aldı.

Kudüs İbrani Üniversitesinden çirkin afişlerle ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

– Ne olmuştu?

Dedesi Filistinli olan ABD vatandaşı Lara Alkasım, Kudüs İbrani Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi almak amacıyla 2 Ekim'de İsrail'e gelmişti.

İsrail polisi, öğrenci vizesi bulunan Alkasım'ın ülkeye girişine "Filistin İçin İsrail'i Boykot Girişimi" olarak bilinen BDS hareketine destek verdiği gerekçesiyle izin vermemişti.

Lara Alkasım, polisin kararının ardından ülkesi ABD'ye dönmeyi reddederek mahkemeye başvurmuş, ancak itirazı 12 Ekim'de Tel Aviv Yerel Mahkemesi tarafından kabul edilmemişti.

Alkasım, bunun üzerine İsrail Yüksek Mahkemesine başvurmuş, mahkeme cuma günü ABD'li öğrencinin ülkeye alınmasına hükmetmişti.

ABD'li kız öğrenci Alkasım, yüksek mahkemenin kararına kadar geçen iki haftadan fazla süre Uluslararası Ben Gurion Havalimanı'nda tutulmuştu.

İsrail Han el-Ahmer'in yıkımından geri adım atmıyor

KUDÜS (AA) – İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yıkım tehdidiyle karşı karşıya olan işgal altındaki Doğu Kudüs kırsalındaki Han el-Ahmer'in tahliye edileceğini söyledi.

İsrail'e resmi ziyarette bulunan ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Netanyahu, Han el-Ahmer'in yıkımının ertelenmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yıkımın ertelenmesi kararının kısa süreli olduğunu ve bölge sakinlerinin başka yere yerleştirilmesi konusunda görüşmelerin devam ettiğini belirten Netanyahu, "Han el-Ahmer tahliye edilecek. Bu mahkemenin kararı ve bu karar yerine getirilecek. Bölgenin boşaltılması kararını uzun süreli geciktirme gibi bir niyetim yok." dedi.

Netanyahu, Han el-Ahmer'in ne zaman boşaltılacağı ile ilgili kararın İsrail Güvenlik Kabinesi tarafından alınacağını söyledi.

Yerel basında dün yayınlanan haberlerde, Netanyahu'nun Han el-Ahmer'in yıkımını erteleme kararı aldığı ve İsrail tarafının bölge sakinlerine başka yere yerleştirilmeleri için yeni öneriler sunacağı yer almıştı.

– İsrail'in Han el-Ahmer'deki yıkım kararı

İsrail Yüksek Mahkemesi, mayıs ayında Han el-Ahmer bölgesinde yaklaşık 190 Filistinlinin yaşadığı derme çatma barakalar ile bölgedeki başka yerlerden gelen 170 öğrencinin eğitim gördüğü okulun yıkılmasına karar vermişti.

Hem uluslararası camiadan gelen tepkiler hem de Filistinlilerin direnişi nedeniyle İsrail güçleri yıkımı gerçekleştirememiş, İsrail mahkemesi de bölge sakinlerinin başvurusu üzerine yıkım kararını askıya almıştı.

İsrail Yüksek Mahkemesi 5 Eylül'de de Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetmişti.

İsrail makamları, geçen ay Han el-Ahmer bölgesinde yaşayan Filistinli bedevilere 1 Ekim'e kadar evlerini kendi elleriyle yıkma talebini içeren bir tebligat göndermişti.

– İsrail'in E1 projesi

Han el-Ahmer, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor. Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden alınmasını öngören" E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.

Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek, Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

Filistinlilerden Han el-Ahmer'deki gösterilere devam kararı

RAMALLAH (AA) – İsrail yönetiminin işgal altındaki Doğu Kudüs kırsalında bulunan Han el-Ahmer'deki yıkım kararını durdurduğu kesinleşene kadar bölgedeki gösterilerin devam edeceği açıklandı.

Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Velid Assaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kudüs kırsalını ve bedevi toplulukların yaşam alanlarını müdafaa etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

Assaf, "İşgalciye ve İsrail basınına güvenmiyoruz. Han el-Ahmer'deki yıkım kararının durdurulduğu kesinleşene kadar uyanık olacağız ve eylemi sürdüreceğiz." dedi.

Dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan ve Yedioth Ahronoth gazetesinin internet sayfasından yayınlanan açıklamada, "Han el-Ahmer'deki yıkım kararının, alternatiflerin değerlendirilmesi amacıyla ertelendiği" belirtilmişti. Alternatiflerin ne olduğuna ilişkin ise bilgi verilmemişti.

"Haaretz" gazetesine konuşan bir İsrailli üst düzey yetkiliye de "bölgenin boşaltılması kararının bir sonraki duyuruya kadar ertelendiğini aktarırken, İsrail yönetiminin Han el-Ahmer'de yaşayan Filistinlileri zorla evlerinden çıkarmak yerine bölge halkına yeni teklifler sunmayı değerlendirdiğini" ifade etmişti.

Çok sayıda Filistinli ve yabancı aktivist, Han el-Ahmer halkına destek vermek ve yıkıma engel olmak için mayıs ayından bu yana bölgede 24 saat nöbet tutuyor.

Zaman zaman İsrail güçlerince darp edilen, gözaltına alınan aktivistler ile bölge halkı, adeta Filistin direnişinin sembolü haline gelen Han el-Ahmer'i korumaya devam ediyor.

– İsrail'in Han el-Ahmer'deki yıkım kararı

İsrail Yüksek Mahkemesi, mayıs ayında Han el-Ahmer bölgesinde yaklaşık 190 Filistinlinin yaşadığı derme çatma barakalar ile bölgedeki başka yerlerden gelen 170 öğrencinin eğitim gördüğü okulun yıkılmasına karar vermişti.

Hem uluslararası camiadan gelen tepkiler hem de Filistinlilerin direnişi nedeniyle İsrail güçleri yıkımı gerçekleştirememiş, İsrail mahkemesi de bölge sakinlerinin başvurusu üzerine yıkım kararını askıya almıştı.

İsrail Yüksek Mahkemesi 5 Eylül'de de Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetmişti.

İsrail makamları, geçen ay Han el-Ahmer bölgesinde yaşayan Filistinli bedevilere 1 Ekim'e kadar evlerini kendi elleriyle yıkma talebini içeren bir tebligat göndermişti.

– İsrail'in E1 projesi

Han el-Ahmer, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor. Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden alınmasını öngören" E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.

Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek, Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

İsrail Han el-Ahmer'in yıkımını erteledi

KUDÜS (AA) – İsrail yönetiminin işgal altındaki Doğu Kudüs kırsalında yer alan ve Filistinliler için direniş sembolü haline gelen Han el-Ahmer'in yıkım kararını ertelediği bildirildi.

Haaretz gazetesinde yer alan habere göre, kimliği açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, Tel Aviv yönetiminin Han el-Ahmer'de yaşayan Filistinlilerin evlerinin yıkılarak bölgeden zorla çıkarılması kararını ertelediğini söyledi.

Gazeteye konuşan yetkili, bölgenin boşaltılması kararının bir sonraki duyuruya kadar ertelendiğini aktarırken, İsrail yönetiminin Han el-Ahmer'de yaşayan Filistinlileri zorla evlerinden çıkarmak yerine bölge halkına yeni teklifler sunmayı değerlendirdiğini dile getirdi.

İsrail yönetimi, daha önce bölge halkına, Han el-Ahmer'i boşaltarak başka yere taşınmaları için birisi çöplük, diğeri de kanalizasyon pompalarının yakınında iki farklı yer önermişti.

Han el-Ahmer sakinleri, İsrail'in taşınma önerisini reddederek evlerini terk etmeyeceklerini açıklamıştı.

Çok sayıda Filistinli ve yabancı aktivist, Han el-Ahmer halkına destek olmak ve yıkımı engel olmak için mayıs ayından bu yana bölgede 24 saat nöbet tutuyor.

Zaman zaman İsrail güçlerince darp edilen, gözaltına alınan aktivistler ile bölge halkı, adeta Filistin direnişin sembolü haline gelen Han el-Ahmer'i korumaya devam ediyor.

Öte yandan başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dünya kamuoyu, Han el-Ahmer'in yıkım kararına tepki göstererek, İsrail'e karardan vazgeçmesi çağrısında bulunmuştu.

– İsrail'in Han el-Ahmer'deki yıkım kararı

İsrail Yüksek Mahkemesi, mayıs ayında Han el-Ahmer bölgesinde yaklaşık 190 Filistinlinin yaşadığı derme çatma barakalar ile bölgedeki başka yerlerden gelen 170 öğrencinin eğitim gördüğü okulun yıkılmasına karar vermişti.

Hem uluslararası camiadan gelen tepkiler hem de Filistinlilerin direnişi nedeniyle İsrail güçleri yıkımı gerçekleştirememiş, İsrail mahkemesi de bölge sakinlerinin başvurusu üzerine yıkım kararını askıya almıştı.

İsrail Yüksek Mahkemesi 5 Eylül'de de Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetmişti.

İsrail makamları, geçen ay Han el-Ahmer bölgesinde yaşayan Filistinli bedevilere 1 Ekim'e kadar evlerini kendi elleriyle yıkma talebini içeren bir tebligat göndermişti.

– İsrail'in E1 projesi

Han el-Ahmer, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor. Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden alınmasını öngören" E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.

Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek, Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

İsrail polisi Kudüs Valisi’ni gözaltına aldı

KUDÜS (AA) – İsrail polisi, Filistin Yönetimi’ne bağlı Kudüs Valisi Adnan Gays’ı “gözaltına” aldı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın Filistin kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail özel polis kuvvetlerinden bir ekibin işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Beyt Hanina Mahallesinde önünü kestiği Kudüs Valisi Gays’ı aracından indirerek bilinmeyen bir yere götürdüğü belirtildi.

Haberde, Filistin kaynaklarının İsrail özel polis kuvvetlerine bağlı ekibin Gays’ın geçeceği yolu trafiğe kapattıktan sonra Vali’yi “gözaltına aldığını söylediği aktarıldı.

Söz konusu olayla ilgili şu ana kadar İsrail ve Filistin resmi makamlarından herhangi bir açıklama yapılmadı.

İsrail polisleri, sabah saatlerinde de Filistin Yönetimi’ne bağlı Kudüs İstihbarat Müdürü Albay Cihad el-Fakih’i gözaltına almıştı.

Filistin güvenlik kaynakları, İsrail’in Fakih’i ve Filistin güvenlik güçleri mensuplarını gözaltına almasının, İsrail’in başta “Filistin’in başkenti Kudüs” olmak üzere tüm Filistin topraklarının tamamında Filistin’in sembol isimlerine karşı başlattığı ve Filistinlilerin direniş ruhunu kırmayı hedefleyen bir gözaltı dalgasının uzantısı olduğu açıklamasında bulunmuştu.

İsrail polisinden Filistin bayraklı tişört giyen gence gözaltı

KUDÜS (AA) – İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistin bayraklı tişört giydiği gerekçesiyle Filistinli bir genci gözaltına aldı.

Vadi Hılve Bilgi Merkezinin Facebook hesabında yer alan habere göre, adının Yusuf olduğu belirtilen Filistinli bir genç, Doğu Kudüs'te Eski Şehir bölgesindeki Şam Kapısı yakınlarında Filistin bayraklı tişört giydiği için İsrail polisince gözaltına alındı.

Haberde yer alan görüntüde, üzerinde Filistin bayraklı tişört bulunan gencin İsrail polisince gözaltına alınarak polis aracına bindirildiği görülüyor.

Gözaltına alınan gencin daha sonra yakındaki bir polis merkezine götürüldüğü aktarıldı.

İsrail polisinden ise Filistinli gencin neden gözaltına alındığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde 450'si idari tutuklu, 12'si milletvekili, 300'ü çocuk olmak üzere yaklaşık 6 bin 500 Filistinli bulunuyor.

Israeli police arrests Palestinian in Jerusalem for wearing shirt of Palestinian flag

İsrail'den Gazze'ye hava saldırısı

KUDÜS (AA) – İsrail, yanan balon gönderildiği gerekçesiyle abluka altındaki Gazze Şeridine hava saldırısı düzenledi.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "Orduya ait bir hava aracı, Gazze'nin güneyinde yanan balonların gönderildiği bir bölgeye hava saldırısı düzenledi." ifadelerine yer verildi.

Görgü şahitleri, hava saldırısında Gazze'nin güneyindeki Refah kentinin yakınlarındaki Sufa bölgesinde park halindeki bir motosikletin hedef alındığını aktardı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığına dair henüz bir açıklama yapmadı.

Tel Aviv yönetimi, Filistinli göstericilerin Gazze Şeridi çevresindeki Yahudi yerleşim yerlerine yanan uçurtma ile helyum gazıyla şişirilmiş balonlar göndermesi nedeniyle bölgede bir dizi yangın çıktığını belirtiyor.

Gazze'den geldiği dile getirilen yanan uçurtma ve balonlara çözüm bulamayan İsrail ordusu, sık sık sınırda bu uçurtma ve balonların hazırlandığını iddia ettiği bölgelere hava saldırıları düzenliyor.

İsrail 2 Filistinli balıkçıyı gözaltına aldı

GAZZE – (AA) – İsrail güçleri Gazze açıklarında 2 Filistinli balıkçıyı gözaltına aldı.

Filistin Tarım İşleri Komiteleri Birliği'nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail deniz kuvvetlerinin, Kerim ve Muhammed Ebu Hassan adlı iki kardeş balıkçıyı, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye sahilinden 3 mil açıkta gözaltına aldığı belirtildi.

Açıklamada, İsrail güçlerinin Filistinli kardeşlere ait balıkçı teknesine ve avlanma malzemesine el koyduğu ifade edildi.

Balıkçıların gözaltına alınmasıyla ilgili İsrail ordusundan herhangi bir açıklama yapılmadı.

– Oslo Antlaşması'nda sınır 20 mil

Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında 1993'te imzalanan Oslo Antlaşması'na göre, Filistinliler, herhangi bir İsrail müdahalesine maruz kalmadan Gazze Şeridi'nin 20 mil açığına kadar serbest hareket edebilme hakkına sahip. Ancak, İsrail yönetimi, Filistinli balıkçıların bu hakkına engel oluyor.

Gazze'deki Balıkçılar Sendikası verilerine göre, bölgede yaklaşık 50 bin kişinin geçimi, 4 bin balıkçı tarafından sağlanıyor.

İsrail, yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi'ni 2006'dan bu yana kara, hava ve denizden abluka altında tutuyor.