Categories
Alaturka Gazetesi

İsrail Mescid-i Aksa'nın eski müdürünü gözaltına aldı

KUDÜS (AA) – İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te, Mescid-i Aksa'nın eski Müdürü Şeyh Nacih Bukeyrat'ı gözaltına aldı.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi Basın Sorumlusu Firas ed-Debs AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mescid-i Aksa'nın eski Müdürü Bukeyrat'ın Kudüs'te katıldığı kültürel bir etkinlik sırasında İsrail güçlerince gözaltına alındığını belirtti.

Debs, Kudüs'te etkinliğin düzenlendiği otele baskın düzenleyen İsrail polisinin, Bukeyrat'ın yanı sıra Kudüs'te Çalışanlar Spor Kulübü Kültür Bölümü Başkanı Aziz el-Assa'yı da gözaltına aldığını söyledi.

İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine karşı mücadele veren Kudüs'teki en etkin isimler arasında yer alan ve hakkında zaman zaman Aksa'ya giriş yasağı getirilen Bukeyrat, daha önce de birkaç kez İsrail polisi tarafından gözaltına alınmıştı.

Categories
Alaturka Gazetesi

İsrail güçlerinden Filistinli tutuklu Arbid'e destek gösterisine müdahale

KUDÜS (AA) – İsrail güçleri, sorgu sırasında gördüğü işkence nedeniyle hastaneye kaldırılan Filistinli tutuklu Samir el-Arbid'e destek gösterisine müdahale ederek 2 kişiyi gözaltına aldı.

Filistinli tutuklu Arbid'e destek için onlarca aktivist, Kudüs'teki Hadassah Üniversite Hastanesi önünde bir araya geldi.

Arbid'in ciddi bir tedaviye ihtiyacı olduğunu belirten göstericiler, Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını istedi. Gösteride Arbid'e işkence edenlerin yargılanması da talep edildi.

Bu arada gösteriye katılan Filistinlilere coplarla müdahale eden İsrail güçleri, iki genci gözaltına aldı.

– "Özel tekniklerle işkence edildi"

Damir Esirleri ve İnsan Haklarını Koruma Kurumundan pazar günü yapılan açıklamada, 44 yaşındaki Filistinli tutuklu Arbid'in sorgu sırasında gördüğü işkence nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve durumunun ağır olduğu belirtilmişti.

İsrail'in Haaretz gazetesinin haberinde de özel tekniklerle işkenceye tabi tutulan Arbid'in hayati tehlikesinin bulunduğu aktarılmıştı.

Haberde, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) tarafından "istisnai" bir şekilde yargı kararı çıkarılarak sorguya alınan Arbid'in, sorgulama sonrasında Hadassah Üniversite Hastanesi'ne kaldırıldığı kaydedilmişti.

Solunum cihazına bağlı bir şekilde uyutulan Arbid'in sağlık durumu ciddiyetini koruyor.

İsrail askerleri Samir Arbid'i Ramallah'ın Batn el-Heva Mahallesi'nde çarşamba günü gözaltına almıştı. Arbid, Ramallah'ın batısındaki Ayn Buayn bölgesi yakınlarında bir Yahudi yerleşimcinin ölmesine neden olan saldırıyı düzenlemekle suçlanıyor.

Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde 500'e yakını idari tutuklu, 220'si çocuk olmak üzere 5 bin 700 civarında Filistinli bulunuyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan Filistin davasını bir kez daha dünya gündemine taşıdı

KUDÜS (AA) – ESAT FIRAT / MUSTAFA DEVECİ – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) 74'üncü Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Filistin davasını bir kez daha cesur sözlerle dünya gündemine taşıması, Filistin'de memnuniyetle karşılandı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a BM Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitaben yaptığı konuşmadaki Filistin'e ilişkin tarihi ve cesur sözleri dolayısıyla teşekkür etti.

Heniyye, Cumhurbaşkanı'na hitaben yayımladığı açık mektubunda, Erdoğan'ın BM'de dünya liderlerine "1947'den günümüze Filistin topraklarını yansıtan haritayı" göstererek yaptığı tarihi konuşmasından duydukları memnuniyeti ifade etti.

Hamas lideri, mektubunda şu ifadelere yer verdi:

"BM Genel Kurulunda dünya liderleri karşısında, Filistin'in işgal altındaki toprakları ve Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğunuzu ifade ettiğiniz konuşmanızı, işgal altındaki Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı savunan sözlerinizi ve Filistin'in tarihi haritasını göstermenizi hem Filistin'de hem de diasporada yaşayan halkımızla birlikte büyük bir ilgi ve takdirle izledik. Böylesi bir konuşmaya bu tür toplantılarda ilk kez tanık olundu. Filistin halkı İsrail'in 70 yılı aşkın süredir devam eden işgal siyasetini gözler önüne seren ve Filistin ulusal hakları ile ilkelerinin tasfiye edilmesi karşısında sessiz kalan ülkelerin tutumlarını ortaya koyan bu cesur, tarihi konuşmanızdan dolayı büyük gurur duyuyor."

– "Erdoğan ümmeti temsil ettiğini ispat etti"

1948 Filistin İslami Hareketi'nin kuzey kanadının Başkan Yardımcısı Şeyh Kemal el-Hatib de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’de yaptığı konuşmayla bir kez daha sadece Türkiye’yi değil İslam ümmetinin tamamını temsil ettiğini ispat ettiğine dikkati çekti.

Şeyh Hatib, Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının ümmetin tüm sorunlarını kapsadığını ve gönüllere hitap ettiğini vurgulayarak, "Başkan Erdoğan dünya liderlerine sadece Türkiye'nin sorunlarını değil ümmetin davalarını haykırmış oldu. Bu çok büyük bir çıkıştı ve bu liderin ümmetin sorunlarını dert edindiğine dair kanaatimizi ve kendisine olan güvenimizi arttırıyor. Allah yar ve yardımcısı olsun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başta Kudüs ve Filistin davası olmak üzere ümmetin davasını savunduğunu belirten Şeyh Hatib, "Erdoğan, ümmetin kutsal davasını savunarak büyük bir şeref ve onura nail olmuştur. Bu öyle bir şeref ve onurdur ki Arap liderleri buna asla nail olamazlar ve hak da etmiyorlar. Dolayısıyla bu lider, ümmetin derdini göğsünde taşıdığını bir kez daha vurgulamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

– Fahrettin Altun'dan Netanyahu'ya tepki

Cumhurbaşkanı'nın Genel Kuruldaki konuşmasından kısa bir süre sonra, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesaplarından paylaştığı görüntülü mesajda, Erdoğan'a karşı çirkin ithamlarda bulundu.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik iddialarına tepki gösterdi.

Altun, Twitter hesabındaki İngilizce paylaşımında, "Boğazına kadar yolsuzluk suçlamalarına batmış olan Binyamin Netanyahu bir kez daha dikkati kendi iç sorunlarından başka yöne çekmeye çalışıyor. Vaktinizi gerçekten seçimi kazanabilecek bir lidere saldırmak yerine duruşmanıza hazırlanmaya harcamanız daha iyi olmaz mı?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulundaki konuşması başta Al Jazeera olmak üzere uluslararası medya tarafından canlı yayınla izleyicilerine ulaştırıldı.

İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler de Erdoğan'ın konuşmasını anbean izledi.

– Erdoğan Filistin medyasında manşetlerde

Filistin medyası da Erdoğan'ın konuşmasını manşetlerine taşıyarak, sözlerine haberlerinde geniş yer ayırdı.

Filistin'in en köklü gazetelerinden Alquds, Cumhurbaşkanı'nın BM kürsüsünde İsrail'in Filistin topraklarını adım adım işgal etmesini gösteren haritalı fotoğrafının yer aldığı haberi manşetten okuyucularıyla paylaştı.

Alquds, Erdoğan'ın BM Genel Kurulundaki konuşmasında İsrail'e sert eleştiriler yönelttiğini belirterek, Cumhurbaşkanı'nın "İşgal altındaki Filistin toprakları dünyada en fazla zulüm gören yerlerden biridir." şeklindeki sözlerini aktardı.

Filistin'de yayın yapan Eş-Şihab haber ajansı da Cumhurbaşkanı'nın BM’deki konuşmasına yer verdi.

Eş-Şihab, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin'in işgal edilişini kronolojik olarak gösteren haritalı fotoğrafını paylaşarak, Erdoğan'ın "İsrail hâlâ doymadı." şeklindeki ifadelerini okuyucusuyla paylaştı.

Filistin'in El-Eyyam gazetesi de Erdoğan'ın Filistin haritasını BM Kurulunda kaldırdığına dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı'nın "İsrail'in sınırları neresi" ifadelerini manşetine taşıdı.

– "Filistin konusunda Erdoğan'dan başka kim konuşmaya cesaret ediyor?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'deki konuşması, uluslararası basının yanı sıra sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı.

Twitter'da #OurVoiceErdogan (Sesimiz Erdoğan) etiketine dünyanın birçok bölgesinden destek geldi.

Dünya gündeminde birinci sıraya yerleşen etiket, Arap dünyasından da yoğun etkileşim aldı.

Mısırlı deneyimli gazeteci Ahmed Mansur, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı'nın BM'deki konuşmasını, "Filistin konusunda Erdoğan'dan başka kim böyle konuşmaya cesaret ediyor?" yorumuyla paylaştı.

Filistinli akademisyen Edhem Ebu Selmiyye de sosyal medya hesabından Erdoğan'ın Filistin davasına ilişkin tavrının değişmediğini vurgulayarak, "Erdoğan'ın BM'deki konuşması açık, güçlü ve dürüsttü. Dünya liderlerine İsrail nerede ve sınırları neresidir sorusunu yöneltti." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başta Filistin davası olmak üzere İslam ümmetinin ortak meselelerine işaret ettiği konuşmasına, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) sosyal medya üzerinden yapılan eleştiriler ise dikkatlerden kaçmadı.

– Erdoğan'ın BM'deki konuşması

BM 74'üncü Genel Kurulu genel görüşmeleri açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyada adaletsizliğin en çok yaşandığı yerlerden birinin, İsrail işgali altındaki Filistin toprakları olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetmişti:

"Daha birkaç gün önce sokaktaki masum bir Filistinli kadının İsrail güvenlik güçleri tarafından alçakça öldürüldüğü görüntüler bile vicdanları harekete geçiremiyorsa artık sözün bittiği yerdeyiz demektir. Ben merak ediyorum bu İsrail neresidir, acaba bu İsrail'in toprakları nereleri kapsıyor, 1947'de İsrail neresiydi, bunun ardından acaba 1949, 1967'de İsrail neresiydi ve şu anda İsrail neresi?"

Erdoğan, bölgeye ilişkin haritaları göstererek sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Sene 1947, neredeyse burada İsrail yok gibi, tamamı Filistin… Sene 1947 paylaşım planı var ve Filistin küçülüyor, İsrail büyüyor. Geliyorum 1967'ye, 1949'la birlikte İsrail büyüyor, Filistin küçülüyor. Geliyorum bugüne, güncel durum şu an artık adeta Filistin yok, neredeyse tamamına yakını İsrail. İsrail doyuyor mu, hayır doymuyor. İsrail şimdi de kalanını almanın gayreti içerisinde. Peki Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Birlemiş Milletler'in İsrail ile almış olduğu bunca karar var, bu kararlar uygulamaya geçiyor mu, hayır geçmiyor. Peki o zaman Birlemiş Milletler ne işe yarıyor. O zaman bu çatının altında bizler, aldığımız kararlarla tesirli olamıyorsak adalet nerede temerküz edecek? İşte sıkıntımız burada."

Erdoğan, mevcut İsrail yönetiminin, bu cinayetlerinin yanı sıra Gazze'deki insanlık dışı abluka, yasa dışı yerleşim faaliyetleri, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsüne yönelik saldırılar gibi eylemleriyle de uluslararası hukukun ötesinde insanlığın tüm değerlerini ayaklar altına aldığını söylemişti.

Categories
Alaturka Gazetesi

İsrail Doğu Kudüs'te yerleşim birimlerini protesto için kurulan çadırı yıktı

KUDÜS (AA) – İsrail ordusu, işgal altındaki Doğu Kudüs kırsalında yeni Yahudi yerleşim birimlerini protesto amacıyla kurulan çadırı yıktı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Es-Sevahire bölgesine sabah erken saatte baskın düzenleyen İsrail askerleri, burada aktivistler tarafından yerleşim birimleriyle mücadele için kurulan çadırı yıktı.

İsrail askerleri, aktivistlerden bölgeyi terk etmelerini istedi.

Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, bölge sakinleri ve aktivistler, İsrail'in, arazilerini istila ederek Yahudi yerleşim birimlerine dönüştürme girişimleriyle mücadele için cuma günü bir çadır kuracaklarını ve oturma eylemi yapacaklarını duyurmuştu.

Yahudi yerleşimciler, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün doğu kırsalındaki Es-Sevahire bölgesine birkaç hafta önce prefabrik evler yerleştirmişti.

Filistinliler, burada Ölü Deniz kıyısındaki Sevahire beldesi arazilerinin büyük kısmını ele geçiren bir yerleşim birimi inşa edilmesinden endişe ediyor.

Categories
Alaturka

Ürdün'de “Zaferin Kapısı Kudüs” festivali

ÖLÜ DENİZ (AA) – Ürdün'ün Batı Şeria sınırındaki Ölü Deniz vilayetinde Filistin'e destek için “Zaferin Kapısı Kudüs ” isimli festival düzenlendi.

Binlerce kişinin katıldığı festivalde İsrail'in başta Kudüs olmak üzere Filistin topraklarında uyguladığı ihlaller ve ABD'nin İsrail-Filistin meselesinin çözümü iddiasıyla öne sürdüğü “Yüzyılın Anlaşması ” adı verilen plan protesto edildi.

Festivalde “Mülteciyiz ancak döneceğiz “, “Canımız, kanımız sana feda olsun Filistin “, “İşgalcinin yasallığı olmaz “, “İsrail'i asla tanımayacağız ” yazılı pankartlar açıldı, “Akabe'den Ramsa'ya bizler daha vefakarız Aksa'ya ” şeklinde sloganlar atıldı.

Ürdün'deki Müslüman Kardeşler Teşkilatı Lideri Abdulhamid Zuneybat, burada yaptığı konuşmada, Ürdün'ün İsrail'e karşı resmi ve halk bazında izlediği tavırdan övgüyle söz etti.

Zuneybat, Ürdün hükümetine “İsrail ile gaz anlaşmasının iptali ” ve “batakhane ” olarak nitelendirdiği İsrail Büyükelçiliği'nin kapatılması çağrısında bulundu.

Festivalde ayrıca gençler tarafından hazırlanan çeşitli folklor gösterileri sahnelendi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, geçen salı günü yaptığı açıklamada, “Yüzyılın Anlaşması ” olarak adlandırılan planın haziran ayında duyurulacağını belirtmişti.

Categories
Alaturka

Fanatik Yahudiler Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi

KUDÜS (AA) – İsrail polisinin eşlik ettiği onlarca fanatik Yahudi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden alınan bilgiye göre, 167 fanatik Yahudi, İsrail polisi eşliğinde Fas (El-Meğaribe) Kapısı'ndan girerek Mescid-i Aksa'ya baskın yaptı.

Polis eşliğinde Harem-i Şerif'in avlusunda dolaşan fanatik Yahudilerin, Hamursuz Bayramı (Pesah) dolayısıyla Talmudik ayinler yaptığı belirtildi.

Fanatik Yahudiler, zaman zaman İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa'nın avlusuna giriyor. Bu durum sık sık bölgede gerginliğin tırmanmasına ve Filistinlilerle İsrail polisi arasında arbedeye neden oluyor.

Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında “Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu ” iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor ve Harem-i Şerif'te kendilerinin de ibadet haklarının olduğunu öne sürüyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi özelliğini taşıyor.

Categories
Alaturka

İsrail'in kısıtlamaları altında Kudüs'te “Kutsal Cuma” töreni

KUDÜS (AA) – Hristiyanların işgal altında bulunan Doğu Kudüs'teki “Kutsal Cuma ” töreni, İsrail'in kısıtlamalarının gölgesinde gerçekleştirildi.

Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen binlerce Hristiyan, Hazreti İsa'nın çarmıha gerildiği gün olduğuna inanılan “Kutsal Cuma ” merasimine katılmak için Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesine geldi.

Çeşitli ülkelerden gelen Hristiyan hacılar, Filistinli Hristiyanlarla beraber taşıdıkları dev haçlarla dualar eşliğinde Eski Şehir'deki “Çile yolunu ” yürüdü.

İsrail'in yoğun güvelik önlemleri alması nedeniyle Hristiyanların bir kısmının “Kutsal Cuma ” merasimine katılamaması tepkilere neden oldu.

  • İsrail, Gazze'deki Hristiyanların Kudüs'e gelmelerine izin vermedi

Bölgedeki Kilise Başkanları Müsteşarı Vedi Ebu Nassar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'de yaşayan Hristiyanların Paskalya için Kudüs'e gelmelerine izin vermediğini söyledi.

Ebu Nassar, herhangi bir kısıtlama olmaksızın herkesin kutsal mekanlara ulaşımının garanti edilmesi ve güvenlik tedbirlerinin insan haklarını ihlal etmeyecek şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.

Hazreti İsa'nın Kutsal Cuma'da çarmıha gerildiğine inanan Hristiyanlar, sonraki günü de Kutsal Cumartesi olarak adlandırarak Hazreti İsa'nın Kıyamet Kilisesi’ne defnedildiğine inanıyor.

Hristiyanlar pazar günü başlayacak Paskalya Bayramı öncesi bugünü de dualar ve çeşitli dini ayinlerle kutluyor.

Categories
Alaturka

“Filistin davasının, Arap ülkelerinin öncelikli meseleleri arasındaki yeri geriledi”

BEYRUT (AA) – Uluslararası Kudüs Vakfı, Arap ülkelerinin Filistin davasına yönelik tutumlarının değiştiğini ve İsrail ile normalleşme süreci çerçevesinde esnediğini bildirdi.

Lübnan merkezli Uluslararası Kudüs Vakfı, işgal altındaki Kudüs kentiyle ilgili 2018 yılında yaşanan gelişmeleri ele alarak hazırladığı raporu başkent Beyrut'taki bir otelde düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı.

Rapordaki verileri aktaran Vakfın Genel Müdürü Yasin Hammud, Arap ülkelerinin Filistin davasına olan yaklaşımına ilişkin “Filistin davasının, Arap ülkelerinin öncelikli meseleleri arasındaki yeri geriledi. ” dedi.

Arap ve İslam ülkelerine ABD'nin gündeme getirdiği “Yüzyılın Anlaşması “nın kabul edilmemesinin yanı sıra Filistinli gruplar arasındaki ulusal uzlaşı ile Filistin direnişinin desteklenmesi çağrısında bulunan Hammud, Arap ülkelerinin Filistin davasına yönelik pozisyonlarının İsrail ile normalleşme süreci çerçevesinde esnediğini de savundu.

Hammud, şunları söyledi:

“Körfez'deki Arap ülkelerinin geçen yıl Filistin davasına yönelik en bariz etkileşimi, İsrail ile normalleşmeye olan büyük açılımları ve işgal devleti çıkarlarını koruyan ABD'nin yönlendirmeleriyle uyumlu açıklamaları oldu. ”

Avrupa Birliği'nin geçen yıl Kudüs'teki bazı gelişmelere tepki verdiğini ancak İsrail ile ilişkilerini daha çok güçlendirdiğini dile getiren Hammud, ABD ile ilgili ise “ABD Başkanı Donald Trump, Filistin davasını tasfiye etme siyasetini tamamladı. Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etme ve büyükelçiliğini oraya taşıma kararının ardından Filistinlilerin mali desteklerini hedef alan birtakım kararlar aldı. ” dedi.

  • Mescid-i Aksa'ya baskınlar her geçen gün artıyor

Rapordaki verileri kamuoyuyla paylaşan Hammud, İsrail'in Kudüs'ü Yahudileştirme yönündeki çabalarının artarak devam ettiğini ve Mescid-i Aksa ile kentin tarihi mahallelerine karşı tehditlerin derinleştiğine dikkati çekti.

Mescid-i Aksa'ya geçen yıl gerçekleştirilen baskınların önceki yıla oranla yüzde 16,3 artış gösterdiğini söyleyen Hammud, Aksa'ya baskın düzenleyen Yahudi yerleşimci sayısının da 2018 yılında 29 bin 801'e ulaştığını belirtti.

Hammud, Aksa'yı 2018 yılında ziyaret eden turistlerin sayısında da yüzde 128 artış yaşandığını, ziyaretçi sayısının 663 bine ulaştığını ifade etti.

İsrail parlamentosu ile hükümetinden geçen yıl 5 üyenin 16 kez Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlediğine dikkati çeken Hammud, bunun 1967'den beri en yüksek rakamı oluşturduğunu vurguladı.

Hammud, İsrail makamlarının Filistinlileri Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırmak için bir yılda 176 karar çıkardığını, söz konusu kararların 13'ü genç kız olmak üzere 43 kadını kapsadığını belirtti.

İşgal güçlerinin sistematik yıkım uygulamalarına da hız verdiğine işaret eden Hammud, Tel Aviv yönetiminin 2018 yılında Kudüs kentinde 143 ev ve yapıyı yıktığı, Kudüs'te 24 Filistinliye evlerini kendi elleriyle yıktırdığını dile getirdi.

  • Hristiyanlar da hedef alınıyor

İsrail'in Kudüs kentindeki ihlallerinin sadece Müslümanların kutsallarına yönelik olmadığını belirten Hammud, Hristiyanların Kudüs ve Batı Şeria'daki kutsallarının da aynı şekilde İsrail güçlerinin baskılarına maruz kaldığına dikkati çekti.

Hammud, İsrail güçlerinin geçen yıl Hristiyan din adamlarına birtakım saldırılarda bulunarak bazılarını gözaltına aldığını, işgal güçlerinin tüm bu ihlal ve uygulamalarına karşı Filistinlilerin direnişlerinin sürdüğünü sözlerine ekledi.

Categories
Alaturka

Netanyahu'dan “Gazze'nin sahibiymiş” gibi açıklama

KUDÜS (AA) – İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, birçok Arap lidere abluka altındaki Gazze Şeridi'nin kontrolünü alması önerisinde bulunduğunu ancak hiçbir liderin bunu kabul etmediğini söyledi.

İsrail radyosuna konuşan Netanyahu, Gazze Şeridi'ndeki son gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Tüm seçenekleri tüketmeden Gazze'ye yönelik geniş çaplı saldırıyı düşünmediklerini belirten Netanyahu, “İsrailli tüm ebeveynler şunu bilsin ki tüm seçenekler bitmeden çocuklarını Gazze'ye savaşa göndermem. ” dedi.

Netanyahu, birçok Arap lidere Gazze'nin kontrolünü önerdiğini belirterek, “Gazze'yi alacak birini umuyordum ama bunu yapmak isteyen kimse olmadı. ” diyerek adeta “Gazze'nin sahibiymiş ” gibi açıklama yaptı.

İsrail'in 2006'dan bu yana kara, hava ve denizden abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde 2 milyona yakın Filistinli zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.

  • Filistin’den Netanyahu’nun açıklamalarına tepki

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne ise yaptığı yazılı açıklamada, Netanyahu’nun söz konusu açıklamalarının, “ABD’nin Arap ülkeleri ile Filistin üzerindeki komplosunun göstergesi” olarak yorumladı.

Ebu Rudeyne, Netanyahu’nun dillendirdiği planın Yüzyılın Anlaşması projesinin bir parçası olduğuna işaret ederek, “İşte bu, Başkan Mahmud Abbas’ın sürekli olarak uyardığı konuydu. Onun için Filistin ulusal davası ile Arap milletinin menfaatlerinin korunmasının köşe taşı olan Kudüs’ten taviz vermedi.” dedi.

Gazze Şeridi’ni yöneten Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’a çağrıda bulunan Ebu Rudeyne, “Hamas’ın, Kudüs’ün Yahudileştirilmesi, Filistin kimliğinin yok edilmesi, özgürlük ve bağımsızlıktan vazgeçme karşılığında kendisinin Yüzyılın Anlaşması projesinin bir parçası olması için planlar yapıldığının farkına varmalı.” uyarısında bulundu.

Ebu Rudeyne Gazze ve Kudüs olmaksızın bir Filistin devletinin kurulmasının mümkün olmayacağını vurgulayarak, “Gazze Şeridi’nde bir devlet kurulamaz, Gazze’siz de bir devlet kurulamaz, Kudüs’süz bir devlet de kurulamaz.” ifadelerini kullandı.

Filistin Yönetimi’ne göre, ABD’nin henüz açıklanmayan Yüzyılın Anlaşması projesinin, Gazze Şeridi’nde bir Filistin devleti kurmayı hedeflediği ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilere ise kısmi bir otonomi hakkı tanımayı planladığını öne sürüyor.

  • Yüzyılın Anlaşması

ABD Başkanı Trump'ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın da destek verdiği belirtilen “Yüzyılın Anlaşması ” planının, Filistin devletini kurmak için Sina topraklarının bir bölümünün alınmasını öngördüğü ileri sürülüyor.

Bir diğer iddiaya göre ise plan; Kudüs'ün tamamının İsrail'e bırakılması ve Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine olan maddeler içeriyor.

Categories
Alaturka

Lübnan Müftüsü Deryan'dan “Kudüs” vurgusu

BEYRUT (AA) – Lübnan Müftüsü Abdullatif Deryan, Filistin davasının Müslümanların öncelikli meselesi olduğunu belirterek, özellikle Kudüs'e yönelik ihlaller konusunda uyarıda bulundu.

Müftü Deryan, Miraç Kandili dolayısıyla yaptığı televizyon konuşmasında, bu mübarek geceyi idrak ederken işgal altındaki Kudüs'ün dini konumunun ihlallere maruz kaldığını unutmamak gerektiğini söyledi.

İşgalci İsrail'in bir taraftan Filistinlilerin canına kıydığı bir taraftan da kendilerini topraklarından sürdüğünün altını çizen Deryan, “Mescid-i Aksa'nın üzerinde inşa edildiği yer mübarektir. Çünkü orası kutsal ve güven veren topraklardadır. Bizim de işgal altında olan kutsal toprakların saygınlığının ihlal edildiğinin bilincinde olmamız gerek. ” dedi.

Filistinlilerin on yıllardır İsrail'in işgal ve bombardımanları altında büyük acılar çektiğini dile getiren Deryan, Filistinli grupların da artık direnişlerinde daha güçlü olmak ve şehitlerine karşı vefa borçlarını ödemek adına aralarındaki bölünmeye son vermeleri gerektiğini ifade etti.

Filistin davasının Arapların ve Müslümanların öncelikli meselesi olduğuna dikkati çeken Lübnan Müftüsü, İsrail'in uzun yıllardır işgal ettiği Golan Tepeleri'ni ABD himayesinde ele geçirme çabalarının boşa çıkacağı günün de elbet geleceğini vurguladı.