Eski askeri hakimlerin yargılanmasına devam edildi

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası görevinden ihraç edilen ve tutuklanan eski Askeri Yargıtay üyesi Turgay Öztoprak, hakim karşısına çıktı.

FETÖ'nün darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile askeri hakimlerin yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince Yargıtay ek binadaki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Öztoprak ile avukatı ve ailesi katıldı.

Duruşmada sanık hakkındaki iddianamenin özeti okundu.

İddianamede, sanığın darbe girişimini yapanlar tarafından hazırlanan sıkıyönetim listesinde Ankara 1 No'lu Sıkıyönetim Savcısı olarak görevlendirildiği, örgüt yöneticisi olarak örgütün stratejisi, amaçları, faaliyetleri doğrultusunda sıkı bir disiplinle hareket ettiği bildirildi.

Savunma için söz verilen Öztoprak, 27 aydır asılsız iddialarla tutuklu olduğunu savundu.

İddianamede somut delil bulunmadığını ileri süren Öztoprak, iddia makamının iddiasını ispatlaması gerekirken kendisinin masum olduğunu ispatlamak durumunda kaldığını söyledi.

Dosyadaki tanık beyanlarında isminin geçmediğini, beyanlarda bahsedilen kişilerle de irtibatının bulunmadığını iddia eden Öztoprak, bu durumun HTS kayıtları, kamera kayıtlarından da ortaya çıkarılabileceğini kaydetti.

Sanık Öztoprak, yalnızca Yasin Aslan isimli bir tanığın kendisinden söz ettiğini, bu kişinin beyanlarının da soyut ifadelere dayandığını öne sürdü.

Orduda 29 senedir bulunduğunu, bu nedenle kurumun kendi hakkındaki her şeyi bilmesi gerektiğini anlatan Öztoprak, bir kişinin ifadesi dışında örgüt üyesi olduğuna dair hiçbir emare bulunmadığını iddia etti.

İş yerinde kullandığı bilgisayarın, e-mail adresinin, telefon kayıtlarının incelenebileceğini söyleyen Öztoprak, FETÖ'cülerle hiçbir irtibatının bulunmadığını savundu.

Sözde sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listesinde isminin yer almasına değinen Öztoprak, listenin Mayıs-Temmuz 2016 arasında hazırlandığının anlaşıldığını, belgeden haberinin olduğunun söylenebilmesi için bu sürelerde kendisiyle de toplantı yapılmış olması gerektiğini kaydetti. Öztoprak, "Evim, arabam belli, gittiğim her yerde kameralar var. Bir yerlerde bu kişilerle görünmem gerekmez mi, bir sürü FETÖ'cü var, ifadelerinde benim de geçmem gerekmez mi?" savunmasını yaptı.

Kendisine böyle bir teklifle gelinmesi halinde reddedeceğini öne süren Öztoprak, bu listeden önceden haberinin olmadığını, bunun tespiti için telefon kayıtlarının incelenebileceğini söyledi.

Darbe suçundan yargılanan eski Genelkurmay Başkanlığı General Amiral Şube Müdürü albay Cemil Turhan ve Personel Plan Yönetim Daire Başkanı tuğgeneral Mehmet Partigöç imzasıyla gönderilen sıkıyönetim direktifinin İç Hizmet Kanunu'na göre suç teşkil ettiğini ve kanunsuz emirlerin yerine getirilemeyeceğini söyleyen Öztoprak, bu belgenin kendisine gelmediğini, gelmesi halinde bu şekilde tepki vereceğini iddia etti.

Sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listesinden eski Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi Metin Ulukanlıgil'in WhatsApp üzerinden 16 Temmuz sabahı gönderdiği mesajla haberdar olduğunu ileri süren Öztoprak, "Suçun şahsiliği ilkesi uyarınca kimse başkasının eyleminden sorumlu tutulamaz. Söz konusu listeden bilgim yok, hazırlanmasında dahlim yok, bu nedenle benim için hukuki sonuç doğurmaz." görüşünü savundu.

Dosyada yer alan bilirkişi raporunu hazırlayanların "İzmir askeri casusluk davası" olarak bilinen dosyada mağdur olduğunu, daha sonra kendisi gibi yargılanan 3 kişinin avukatlığını yaptığını öne süren Öztoprak, bilirkişinin bu nedenlerle objektif olamayacağı iddiasında bulundu ve raporu reddetti.

Sanık Öztoprak, uzun süredir tutuklu olduğunu, tutukluluğunu gerektirecek somut bir delil bulunmadığını savunarak tahliyesini istedi.

Bu arada, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü kurum avukatı aracılığıyla davaya katılma talebinde bulundu.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanığın tahliye talebini reddederek tutukluluğunun devamına karar verdi. Sanığa savunmasını tamamlaması için gelecek celseye kadar süre verilmesi, duruşmanın 15 Ekim'e bırakılması kararlaştırıldı. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün davaya katılma talebi ise reddedildi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?