Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "(Emeklilikte yaşa takılanlar) Bu konu kabinenin gündeminde yok. Tabii ki Meclis ayağı ayrı bir konu. Yeni hükümet sisteminde Meclis kendi kanunlarını çıkartabilir. Bunun değerlendirmesi Meclis'te yapılır ama hükümet nazarından baktığınız zaman konu bugün de geçtiğimiz toplantılarda da gündeme gelmedi." dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"İdlib'de silahlı terör guruplarının gittikleri bölgeler nerelerdir? Bazı yabancı savaşçıların üçüncü ülkelere ya da Türkiye'ye gelmesi gibi bir durum söz konusu mu?" sorusu üzerine Kalın, "Kimsenin Türkiye'ye gelmesi söz konusu değil, şu anda herkes yerinde duruyor. Mutabakat çerçevesinde o belirlenen sınırların gerisine çekiliyorlar." yanıtını verdi.

İdlib Mutabakatı Soçi'de açıklandığında Suriye muhalefetinden destek açıklamalarının geldiğini hatırlatan Kalın, "Çünkü onlar da en azından bulundukları konumları muhafaza edecekler ama ağır silahlar vesaireler oralardan çekilmiş olacak. Dolayısıyla bir çatışmasızlık ortamı, yani İdlib çatışmasızlık bölgesinin aslında asli tanımına uygun hali şu anda yaşanıyor. Bu sağlanmış oldu. Bunu korumaya biz kararlıyız." ifadesini kullandı.

Kalın, Türkiye'nin bölgede 12 askeri gözlem noktasının olduğunu, bunların tahkim ve takviye edildiğini, bundan sonra da ihtiyaca göre takviye edilmeye devam edeceğini söyledi.

Sınırların coğrafi şartlara göre belirleneceğini, bununla ilgili görüşmelerin devam ettiğini dile getiren Kalın, Soçi'de de bunun çerçevesinin az çok belirlendiğini, çok büyük oranda bir mutabakatın sağlandığını, detayların çalışılması gerektiğini bildirdi.

Kalın, bu grupların nereye çekileceği konusunun operasyonel bir detay olduğunu belirterek, "Özellikle MİT Başkanlığımız bu konuyu sahada çalışıyor. Muhaliflerle çalışıyor. Amacımız orada ne rejim tarafından İdlib'e bir saldırının yapılması ne de İdlib'den rejim ya da Rus hedeflerine dönük bir çatışmanın ya da saldırının yaşanmaması. Şu ana kadar bu hedef büyük oranda tutturulmuş durumda. Bundan sonra da bozulmasına yol açacak herhangi bir hareketliliğe biz müsaade etmeyiz. O manada bizim sorumluluğumuz büyük." dedi.

İdlib meselesinde gerek siyasi çözüm gerek mültecilerle ilgili meselede bütün yükün Türkiye'nin omuzlarına yüklenmesinin doğru olmadığını vurgulayan Kalın, şunları kaydetti:

"Burada uluslararası toplumun, üzerine düşen sorumluluğu da yerine getirmesi gerekir. Bu nedir? Bu, siyasi, diplomatik girişimlerdir. İşte dörtlü zirve aslında bunun uygulamalarından bir tanesi olacak. İnsani yardımların ulaştırılması… Kış şartları geliyor. Türkiye tek başına İdlib'de 3-3,5 milyon insana yardım edemez. Bu sadece Türkiye'nin sorumluluğu değildir. Bu aynı zamanda uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Birliği'nin, Suriye sahasında bulunan aktörlerin hepsinin ortak sorumluluğudur. Bizim beklentimiz bu yönde de adımlar atmalarıdır. Şu anda da insani yardımlar götürülebilir Türkiye sınırından özellikle. Biz zaten ulaştırıyoruz bunları ki İdlib halkı rahat nefes alabilsin. Dolayısıyla orada sahadaki hareketlilik şu anda kontrol altında ve Soçi'de varılan mutabakatın hedefleri büyük oranda temin edilmiş durumda."

– "Gazeteci hala Başkonsoloslukta"

Kalın, "İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girdikten sonra haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili paylaşabileceğiniz bir bilgi var mı?" sorusuna, "Dün bu konu da bizim gündemimize geldi, çok farklı kanallardan, bu adı geçen kişinin nişanlısı da ilgili birimlerimize ulaştı. Çünkü bir nikah işlemi için kendisinin oraya gittiği bize ifade edildi." yanıtını verdi.

Emniyet birimlerinin Dışişleri Bakanlığı üzerinden konuyu takip ettiğini belirten Kalın, "Bizdeki bilgilere göre şu an itibarıyla bu Suud vatandaşı olan kişi hala Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda." bilgisini paylaştı.

Konuyu yakından takip etmeye devam edeceklerini vurgulayan Kalın, böyle bir olayın uluslararası hukuk, Türkiye Cumhuriyeti hukuku ve insani boyutunun olduğunu, bütün yönleriyle bunu değerlendirdiklerini söyledi. Kalın, bu işin suhuletle çözülmesini umduğunu ifade etti.

– "Tek tip askerlik uzun vadeli proje"

Sözcü Kalın, "Emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin verilen öneriye kabinenin bakışı nedir?" sorusunu, şöyle yanıtladı:

"Bu konu kabinenin gündeminde yok. Tabii ki Meclis ayağı ayrı bir konu. Yeni hükümet sisteminde Meclis kendi kanunlarını çıkartabilir. Bunun değerlendirmesi Mecliste yapılır ama hükümet nazarından baktığınız zaman konu bugün de geçtiğimiz toplantılarda da gündeme gelmedi. Bu konuda herhangi bir değişiklik söz konusu değil."

"Tek tip askerlik tartışmalarıyla ilgili bir çalışma var mı?" sorusuna Kalın, "Zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın gündemine de getirilen bir konu bu. Aslında nihai olarak varılmak istenen nokta profesyonel bir ordu. Böylece de zorunlu askerliğin yeniden formüle edilmesi, tek tip askerlik denilen şeyde sürelerin bir tek hale gelmesi konusu… Şimdi bu tabii uzun vadeli bir proje. Bugün itibarıyla, yürüyen bir çalışma var diyemem ama Türk Silahlı Kuvvetleri aslında ordu mensupları itibarıyla yüzde 50 civarında profesyonelleşmiş durumda zaten. Oran olarak o noktaya geldik. Bunun diğer boyutları tabii ki tartışılacak, müzakere edilecek. Kabine, Meclis ayağında bunlar konuşulacak." karşılığını verdi.

Kalın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini artırırken, öbür tarafta özellikle insani kapasite noktasında herhangi bir ihtiyaç ya da zafiyet içerisinde olmaması gerektiğine işaret ederek, bu dengeyi gözeten bir çalışmanın yapılması gerektiğini vurguladı.

– "Türkiye, küresel ekonomiye entegredir"

"McKinsey şirketiyle ilgili iddialara bir yanıtınız var mı?" sorusu üzerine Kalın, şunları ifade etti:

"Tartışmanın nereden çıktığı malum. Neden tartışıldığı da malum. Bununla ilgili Hazine ve Maliye Bakanımız çok güzel, detaylı hem yazılı hem sözlü açıklamalar yaptı. Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi'nin kurulması kararı alındı bu Yeni Ekonomik Program çerçevesinde. Yani Türk ekonomisini yeniden şekillendirecek çok önemli bir adım atılıyor burada. Yıllardır yapılmamış olan ama yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile daha kolay hale gelen bu adım, şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından ve bakanımızın öncülüğünde atılıyor. Biz hep ne diyoruz? Türkiye, serbest piyasa kuralları çerçevesinde, küresel ekonomiye entegre bir biçimde bundan sonraki maliye, üretim, ticaret, vergi politikalarını tutarlı, disiplinli bir şekilde uygulamaya devam edecek. Bunun aksini söylesek bizi korumacılıkla, Türk ekonomisini içe kapatmakla suçlarlar. Tabii ki böyle bir şey söz konusu olamaz. Türkiye'nin ekonomisi küresel ekonomiye entegre bir ekonomidir."

İbrahim Kalın, Amerika'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde yaptıkları toplantıları anımsatarak, "Dünyanın farklı ülkelerindeki, ekonomilerindeki tecrübeleri alıp, bunları bu yeni dönüşüm programının parçası haline getirmekten daha doğal bir şey olamaz. Bunu kalkıp işte 'yeni bir IMF modeli, Türk ekonomisini yabancı şirketlere, kurumlara teslim ediyorlar, bizim mahremimize giriyorlar, artık onlar yönetecek Türk ekonomisini' gibi iler tutar tarafı olmayan, hem ekonomi yönetimimizi hem Sayın Bakanımızı, dolaylı olarak da Cumhurbaşkanımızı hedef alan bir takım mesnetsiz iddialar bunlar." dedi.

Anamuhalefetin zaman zaman bu tür konuları gündeme getirerek bir şey elde edemeyeceğini değerlendiren Kalın, "Türkiye Cumhuriyeti ekonomisini, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgili birimleri yönetir. Bu hep böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır ama siz kalkıp dünyaya kendinizi kapatıp, Türkiye gibi büyük bir ekonomiyi yönetemezsiniz. Bunu tabii ki farklı paydaşlarla her zaman yaparsınız. Dünya ekonomisine entegre bir ekonomidir Türk ekonomisi ve farklı tecrübelerden istifa etmek için farklı yerlerden danışmanlık hizmetleri alabilir. Bu danışmanlık hizmetinin bir bağlayıcı tarafı, kanuni hükmü yoktur." ifadesini kullandı.

Kalın, danışmanlık çalışmalarına bakılacağını, ilgili ekonomi birimlerinin bunları uygun görürse alabileceğini belirterek, bunun dışında başka yerlere konuyu çekmenin "siyasi safsata" olacağını bildirdi.

– "Kamu fonları zaman zaman farklı yerlerde kullanılmıştır"

"Üç kamu bankasına işsizlik fonundan 11 milyar lira aktarıldığı" iddialarına yönelik soruya ise Kalın, şu yanıtı verdi:

"Kamu fonları devletin içerisinde zaman zaman farklı yerlerde kullanılmıştır. Geçmişte de bu oldu. Özal döneminden beri bu tür uygulamalar yapılmıştır, AK Parti dönemlerinde de yapılmıştır. Geçen sene de buna benzer birtakım kaydırmalar yapılmıştır. Burada herhangi bir risk, tehlike söz konusu değil. Yani kamu kendi içindeki kaynakları farklı birimlerde kullanacak şekilde birtakım tedbirler, tasarruflar alabilmektedir. Bu uygulama da ondan farklı bir şey değil. Buradan daha farklı anlamlar çıkartılması doğru olmaz. Tam tersine, aslında bu kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması anlamında atılmış bir adım. Burada herhangi bir kayıp, risk söz konusu değil."

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?