Erdoğan, MSÜ öğrencileri ile iftarda bir araya geldi

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi öğrencilerine hitaben, "Suriye'de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında, İdlib'te, Irak'ın kuzeyinde dünyayı kendine hayran bırakan zaferlere sizler imza attınız. Şimdi de en yakın zamanda Münbiç'i ve Fırat'ın doğusunu terör örgütlerinden yine sizler temizleyeceksiniz. Bölücü terör örgütünün başına Kandil'i de Sincar'ı da sizler yıkacaksınız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) öğrencileri ile Kara Harp Okulu'ndaki iftarda bir araya geldi.

İftarın ardından yaptığı konuşmaya tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, katılımcıların ve tüm İslam aleminin ramazanı şerifini tebrik etti.

Sınır içinde ve dışında Türkiye'nin güvenliği ve milletin huzuru için görev yapan askerlere şükranlarını sunan Erdoğan, askerliğin insanlığın daima var olan güvenlik ihtiyacı sebebiyle dünyanın en eski ve en onurlu mesleklerinden biri olduğunu söyledi.

Bu görevi yerine getirmenin belirli fiziki şartların ve cesaretin yanında kalpte derin vatan ve millet sevgisiyle bunları temsil eden değerlere güçlü bir bağlılığı gerektirdiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türk milleti tarih boyunca tüm bu vasıflara en üst düzeyde sahip olduğu için hep bölgesinin ve dünyanın en iyi askeri gücü olarak varlığını sürdürmüştür. Mesele bizim ecdadımız, bizim askerimiz olduğunda sayısal çoğunluk, hatta teknolojik donanım asla tek başına belirleyici olamaz. Çünkü bizim milletimizde öyle bir yürek, öyle bir taktik zeka vardır ki askeri mücadeleyi kazanacak bir yolu daima bulur. Bu özelliğimizi eğitim ve donanımla teçhiz ettiğimizde Allah'ın izniyle önümüzde kimse duramaz."

Devletin 2 bin 200 yıllık tarihine bakıldığında bunların sayısız örneklerini görmenin mümkün olduğuna işaret eden Erdoğan, ordunun yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılama görevini Milli Savunma Üniversitesinin yürüttüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ordunun insan kaynağı yetiştirme sistemini yeniden düzenlediklerini ve Milli Savunma Üniversitesini kurduklarını belirterek, "Üniversitemizin şu anda içerisinde bulunduğumuz Kara Harp Okulumuz başta olmak üzere tüm alanlarda kısa sürede önemli başarılara imza attığını görmekten memnuniyet duyuyorum. Eksikler, aksaklıklar elbette olabilir. Bunları da en kısa sürede el birliğiyle çözecek ve kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Milli Savunma Bakanlığı, üniversite yönetimi ve hocalara gayretleri için teşekkür eden Erdoğan, "Öğrencilerimizi bu ecdat mesleğini tercih ettikleri için özellikle kutluyor, eğitimlerinde ve hayatlarında kendilerine başarılar diliyorum. Sizlerin çabaları ve gayretleriyle 15 Temmuz ihanet çetesinin Peygamber ocağı olarak gördüğümüz kahraman ordumuzda yol açtığı tahribatı kısa sürede ortadan kaldırmayı başardık." ifadelerini kullandı.

Milletin orduya ve askerlerine geçmişe nazaran çok daha büyük bir samimiyetle ve kararlılıkla sarıldığının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ordumuzun 15 Temmuz sonrasına ardı ardına yürüttüğü operasyonlarda ve elde ettiği başarılarda bu büyük kucaklaşmanın çok önemli katkısı olduğuna inanıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde hep birlikte çok daha muhteşem başarılara imza atacağız. Asker millet olarak ifade edilen bir ecdadın torunları olarak zaferlerimizle tarihe yön verdik. Öyle ki 'bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya, millet, milliyet nedir öğretmişiz' biz böyle bir milletiz, sıradan değil. Birileri tarafından hasta adam olarak yaftalandığımız dönemlerde dahi herkese parmak ısırtan başarılar kazandık."

Sadece son bir asırda yaşanılanların bile Türk ordusunun büyüklüğünü ve gücünü göstermeye yeterli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir asır önce en zor şartlarda Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de, İstiklal Harbi'nde destan yazan ordu işte bu orduydu. Kore halkının güvenliği ve bağımsızlığı için vatanımızdan binlerce kilometre ötede cesaretle çarpışan yine sizdiniz. Kıbrıs'ta katil çetelerinin zulmü altında inleyen kardeşlerimizi kurtaran yine sizdiniz. Afganistan'dan Bosna'ya kadar sorumluluk üstlendiğiniz misyon görevlerinde ülkemizi sizler gururla temsil ettiniz. Kahraman ordumuz dün olduğu gibi bugün de istiklalimizin ve istikbalimizin teminatı olmaya devam ediyor. Ülkemizi terör örgütlerini kullanarak kuşatmaya, karada, denizde ve havada haklarımızı kullanmamızı engellemeye çalışanlar karşısında en büyük gücümüz yine kahraman ordumuzdur.

Son 35 yıldır, terör örgütlerine dağları yine siz dar ettiniz. Suriye'de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında, İdlib'de, Irak'ın kuzeyinde dünyayı kendine hayran bırakan zaferlere sizler imza attınız. Şimdi de en yakın zamanda Münbiç'i ve Fırat'ın doğusunu terör örgütlerinden yine sizler temizleyeceksiniz. Bölücü terör örgütünün başına Kandil'i de Sincar'ı da sizler yıkacaksınız. Doğu Akdeniz ve Ege'deki haklarımıza giderek artan tecavüz teşebbüslerini sizler durduracaksınız. Sınırlarımızın her bir karışında ve sınır ötesinde ülkemize yönelen her tehdidi çelik gibi sinenizde sizler karşılamaya devam edeceksiniz. Çünkü siz, bu milletin tunç yüreği, çelik yumruğu, karanlığı delen gözü, geleceği kucaklayan kollarısınız. Siz kahramanlığın, atıldıktan sonra bir daha dönmemek olduğuna iman etmiş 'ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum' inancıyla yola çıkmış Türk askerisiniz."

Eski Ordu Marşı'nı okuyan Erdoğan, "Ordumuz her daim muzaffer olsun diyorum." dedi.

Aynısının Harbiye Marşı'nda, adeta Eski Ordu Marşı'na mukabele niteliğinde olduğunu belirten Erdoğan, "Şahikalar üstünde meydan okur bu erler/Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler/Bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti/Tarihlere sorun ki bize 'Ölmez Türk' derler." dizelerini okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarihi boyunca hep hakkın ve haklının yanında yer alan bu kasırga milleti dün durduramadılar, inşallah bugün de yarın da durduramayacaklar. Bana sizler gibi yol ve gaza arkadaşları nasip ettiği için Rabbime ne kadar hamd etsem azdır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, öğrencilerin ramazanı şerifini tebrik ederek, "Ülkemizin güvenliği ve milletimizin huzuru için gözlerini kırpmadan canlarını vermiş tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bu mücadelede yer alıp da gazilik unvanıyla şereflenen kardeşlerimize sağlık ve afiyet temenni ediyorum. Siz değerli öğrencilerimize görev yapacağınız yerlerde şimdiden başarılar diliyor, Rabbim hepinizi korusun, muhafaza eylesin, muzaffer eylesin." diye konuştu.

Erdoğan şehit aileleriyle iftarda bir araya geldi

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ramazanın ilk iftarını şehit aileleriyle yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki iftar basına kapalı gerçekleştirildi.

İftar programına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da katıldı.

Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şehadeti en büyük şeref olarak gören bir milleti kendi yürekleri doğrudan karşımıza çıkmaya yetmediği için terör örgütlerini kullanarak dize getirebileceklerini sananları hüsrana uğratmaya devam edeceğiz. Bu gafiller bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da hedeflerine ulaşamayacaklardır." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreninde katılımcılara hitap etti.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, ramazanın tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diledi.

Erdoğan, "Bu mübarek günlerde Filistin başta olmak üzere Müslüman kanı döken tüm zalimleri Rabbimin Kahhar sıfatıyla kahretmesini temenni ediyorum. Ülkesinin özgürlüğü, milletinin geleceği, ezanın dinmemesi, bayrağın inmemesi için görev başında olan tüm güvenlik görevlilerimizi Rabbim korusun, esirgesin diyoruz." ifadesini kullandı.

  • "Misli ile intikamları alınmıştır"

Son üç günde Hakkari'de şehit olan 5, Azez'de şehit olan 2 asker ile Şırnak'ta şehit edilen 2 sivil vatandaşa Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Şehitlerimizin kanları yerde bırakılmamış, misli ile intikamları alınmıştır, alınmaya da devam edecektir. Sınırlarımızda ve sınırlarımız ötesinde tek bir terörist kalmayana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz." diye konuştu.

"Şehitler tepesi boş değil, biri var bekliyor ve bir göğüs, nefes almak için rüzgar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye, yattığı toprak belli, tuttuğu bayrak belli, kim demiş meçhul asker diye?" şeklindeki dizeleri aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Evet, şehitler tepesi belki hiç boş kalmayacaktır ama kimsenin bu güzel ülkeyi elimizden almaya da gücü yetmeyecektir. Şehadeti en büyük şeref olarak gören bir milleti kendi yürekleri doğrudan karşımıza çıkmaya yetmediği için terör örgütlerini kullanarak dize getirebileceklerini sananları hüsrana uğratmaya devam edeceğiz. Bu gafiller bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da hedeflerine ulaşamayacaklardır."

  • "Her yıl ilk iftar şehit yakınları ve gazilerle"

Tören münasebetiyle asker ve polis şehitlerin yakınlarıyla gazilere devlet övünç madalyası ve beratı takdim edileceğini belirten Erdoğan, her yıl ilk iftarlarını şehit yakınları ve gazilerle yaptıklarını, bu yıl da madalya törenini buna vesile kıldıklarını bildirdi.

Devlet övünç madalyası ve beratı takdim edilecek asker ve polisler ile ailelerine Türkiye'ye yaptıkları hizmetler için şükranlarını sunan Erdoğan, "Şehitlerimizi rahmetle minnetle hürmetle yad ediyor, Allah onlardan razı olsun diyorum. Gazilerimize mücadeleleri, fedakarlıkları sebebiyle en kalbi teşekkürlerimi şahsım ve milletim adına sunuyorum." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki törende sadece Ankara'daki 59 şehit yakını ve gaziye devlet övünç madalyası ve beratını vereceklerini belirten Erdoğan, diğer şehirlerde ikamet eden şehit yakını ve gazilere de kendi adlarına madalya ve beratlarının takdim edileceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehitlik ve gazilik payesini hiçbir maddi karşılıkla kıyaslayabilmek mümkün değildir çünkü onlara en büyük müjdeyi Rabbimiz veriyor. Mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de şehitlerimizle ilgili 'Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyiniz, bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız' öyle buyuruyor. Aynı şekilde gazilerimiz için de çok büyük müjdeler var. Biz ancak şehitlerimizin aziz hatıralarına sahip çıkmakla şehit yakınlarımıza ve gazilerimize layık olabilmek için çalışmakla mükellefiz." diye konuştu.

Tevcih edilen madalya ve beratların manevi birer hatıra olduğuna dikkati çeken Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Devlet olarak şehit yakınlarımıza ve gazilerimize sahip çıkmak için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Tazminattan maaşa, kamuda işe yerleştirmeye kadar şehit yakınlarımıza ve gazilerimize tanınan pek çok hak bulunuyor. Şehitlerimizin geride kalanlarına ve gazilerimize sahip çıkacak imkanlara hamdolsun sahibiz. Hiç şüphesiz bu kardeşlerimize gösterilebilecek en büyük saygı, cenaze törenlerinden başlayarak hayatlarının her aşamasında onlara gereken hürmeti göstermek olacaktır. Milletimiz, şehit yakınlarını 'teröristler' olarak yaftalayan, hele hele bölücü terör örgütü mensuplarıyla bir tutanları asla unutmayacaktır."

  • "Kanımızın son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğiz"

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın, siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın, Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın." dizelerini okuyan Erdoğan, "Bu ülkede şehadeti göze almış 82 milyon vatandaşımız olduğu sürece Allah'ın izniyle hiçbir alçak topraklarımızı kirletemeyecektir. Rabbimizin vadettiği günlere kavuşana kadar son nefesimize, kanımızın son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, 34 farklı ülkede 78 şehitliği bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şehitlik ve gazilik makamı insanımız için en büyük şeref payesidir. Balkan Savaşı'ndan Çanakkale'ye, Mısır ve Suriye'den Galiçya'ya, Kafkas Cephesi'nden İstiklal Harbi'ne kadar coğrafyamızın dört bir köşesinde savaşan dedelerimizin, büyük dedelerimizin aziz hatıralarıyla büyümüş bir nesiliz. Kore'de, Kıbrıs cihadında kahramanlıklar gösteren babalarımız, baba dostlarımız vardı. Ardından terörle mücadelede kaybettiğimiz arkadaşlarımız, dostlarımız, akrabalarımız ve evlatlarımız oldu. 15 Temmuz'da yediden yetmişe kadın ve erkeğiyle topyekun millet olarak kıyam ettik.

Evlatlarımızın yurt içinde ve dışında yazdıkları kahramanlık destanlarının her gün bir yenisini duyuyoruz. Bütün bunları tek millet için yapıyoruz, tek bayrak için yapıyoruz, tek vatan için yapıyoruz, tek devlet için yapıyoruz. Eğer biz mücadeleyi bırakırsak, milletimizin tek bir ferdine bile özgürlüğü de bu vatan toprağında yaşamayı da çok göreceklerin olduğunu biliniz. Vatana, ezana ve bayrağa sahip çıkmak için verilen mücadele başkadır, siyasi heva ve hevesler için nefisler ve çıkarlar için verilen mücadele bambaşkadır."

Milletin kendisine, belediye başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı gibi görev ve makamları layık gördüğünü anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizim şu saatten sonra kendi nefsimiz veya kendi siyasi çıkarlarımız için herhangi bir yanlış yola tevessül etmemiz mümkün değildir. Kırk yılı aşkın süredir siyasette, çeyrek asırdır milletin hizmetinde, 11 yıl başbakanlık, 5 yıl cumhurbaşkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak bizim tek derdimiz ülkemizdir, milletimizdir, 82 milyonun geleceğidir. Tek amacımız Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırarak evlatlarımıza 2053 ve 2071 vizyonları için güçlü bir ülke bırakmaktır. Bu mücadelede en büyük dayanağımız kahraman askerimizdir, polisimizdir, jandarmamızdır, bekçimizdir, güvenlik korucumuzdur, istihbaratçımızdır. Hayatını bu davaya adamış resmi, sivil tüm Alperenlerdir. Rabbim hepsinin de yolunu ve bahtını açık etsin. Rabbim bu ülkeyi ve milleti ebediyete kadar kain ve muzaffer eylesin."

NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Namlusunu ülkemize çeviren, vatandaşlarımızın canına ve malına kasteden terör örgütlerinin müttefiklerimizce donatılmasının, tırlar dolusu silah ve mühimmata boğulmasının, örgüt elebaşılarının kimi ülkelerde en üst düzeyde kırmızı halılarla ağırlanmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısında katılımcılara hitap etti.

Akdeniz Diyaloğunun 25'inci yılı vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden, ziyaretin verimli ve başarılı geçmesini temenni eden Erdoğan, misafirlerin Türkiye'de bulundukları süre içerisinde Ankara dışında Hatay'ı da ziyaret etme imkanı bulacaklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatay gibi farklı dinlerin, farklı dil ve mezheplerin asırlardır bir arada barış içerisinde yaşadığı ilimize gidecek, inşallah ülkemizin hoşgörü iklimine bizzat şahitlik edeceksiniz." diye konuştu.

Kültürel ırkçılığın yaygınlaştığı bir dönemde tüm insanlığa umut veren bir tabloyu Hatay'da tecrübe etme imkanı bulabileceklerini söyleyen Erdoğan, ayrıca Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sınamaları ve bunlarla ne şekilde mücadele etmeye çalıştıklarını da yakından görebileceklerine değindi.

Ziyaretlerinin en eski NATO müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin yüzleştiği tehditlere bizzat şahitlik etme bakımından son derece önemli olduğunu düşündüğünü anlatan Erdoğan, uluslararası güvenlik ortamında ciddi kırılmalar yaşandığını, mevcut tehditlerle birlikte ittifakın güvenliğini doğrudan ilgilendiren terör gibi asimetrik tehditlerin de arttığı bir dönemde olunduğunu bildirdi.

Siber boyutu da olan hibrit savaş yöntemlerine daha fazla başvurulduğunun görüldüğünü belirten Erdoğan, böyle bir ortamda varoluş gayesi küresel güvenlik ve istikrarı korumak olan yapılarda ise çok ciddi tıkanıklık ve aksamaların yaşandığına işaret etti.

  • "Türkiye'nin gösterdiği olağanüstü çabalar ortadadır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kurumlar sorunlara müdahale noktasında ya karar alamıyor ya da aldığı kararları hayata geçiremiyor. Bu zafiyetin bedelini ise her zaman masumlar ve bizim gibi kriz bölgelerine komşu müttefik ülkeler ödüyor. Türkiye son 8 yıldır Suriye kaynaklı tehditlerle mücadelede söz konusu tıkanıklığın acı yansımalarını bilfiil yaşamış ekonomiden güvenliğe, toplumsal barıştan siyasete kadar iliklerine kadar hissetmiş bir devlettir. Aramızda bulunan Ürdünlü dostumuzun bizi bu meselede çok daha iyi anlayacağına inanıyorum. Özellikle düzensiz göç ve terör tehdidi ile mücadelede NATO müttefiki olarak Türkiye'nin gösterdiği olağanüstü çabalar ortadadır." değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye'nin, 4 milyon sığınmacı ile dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğunu ve Suriyeli sığınmacılar için 35 milyar doların üstünde bir rakam harcadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Aynı zamanda DEAŞ tehdidini kaynağında bertaraf etmek için Fırat Kalkanı Harekatı'nı düzenledik. Türkiye'ye yönelik iftira furyası yapıldığı bir dönemde Suriye sahasında DEAŞ'la göğüs göğüse savaşan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO ülkesi biz olduk." diye konuştu.

Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin bölgesini PKK'nın Suriye kolunun işgalinden kurtardıklarını ve terörden arındırdıkları güvenli bölgelere 320 bin civarında Suriyeli sığınmacının geri dönüşünü sağladıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Daha birkaç yıl öncesine kadar terör örgütlerinin tasallutunda bulunan bölgelere Türkiye'nin çabaları ve fedakarlıkları sonucu yeniden huzur hakim oldu. Keza büyük bir insani felaketin eşiğine gelen İdlib'de de inisiyatif alarak tekrar sükunetin sağlanmasını temin ettik. Böylece 100 binlerce Suriyeli masumun ölümünü engellediğimiz gibi Avrupa'yı derinden sarsacak bir düzensiz göç akınının da önüne geçtik."

NATO'nun özünün ittifak dayanışması olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bizler aynı güvenlik şemsiyesinin altında bulunan devletleriz. Coğrafi olarak farklı kıtalarda, farklı bölgelerde yer alsak da ülkelerimize yönelik tehditler karşısında kader ortaklığı yapıyoruz. İttifak üyesi ülkelerin terör gibi ciddi güvenlik sınamalarını tek başına çözmesini beklemek NATO'nun varoluş felsefesine aykırıdır." ifadelerini kullandı.

Etrafı kriz bölgeleriyle çevrili olan Türkiye'nin terör, organize suçlar ve düzensiz göz gibi çok boyutlu tehditlerin tam kavşağında yer aldığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemiz uluslararası toplum adına bu sorunları tek başına göğüslerken diğer taraftan da PKK onun Suriye'deki uzantısı PYD/YPG, DEAŞ ve 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Bugüne kadar 40 binin üzerinde sivil vatandaşımızı ve askerimizi PKK terörüne şehit verdik. Son 3 gün içinde 6 askerimiz ve 2 sivil vatandaşımız PKK terör örgütünün Suriye ve Irak'taki uzantıları tarafından şehit edildi. DEAŞ yayınladığı videolarla doğrudan ülkemizi hedef alıyor. 15 Temmuz gecesi 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ yurt dışında ülkemize yönelik yıkıcı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Maalesef kimi müttefiklerimiz de bu terör örgütünün elebaşlarına, darbe girişimine bizzat katılmış örgüt mensuplarına adaletten kaçabilecekleri imkanlar sunuyor. Batı toplumlarında bir veba salgınına dönüşen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı Türk vatandaşlarıyla beraber 100 milyonlarca insanın can ve mal güvenliğini de de tehdit ediyor."

  • Terör saldırıları

Sri Lanka ve Yeni Zelanda'da meydana gelen terör eylemlerinin sorunun geldiği boyutları ortaya koyduğuna dikkati çeken Erdoğan şunları kaydetti:

"Önlem alınmazsa, teröre karşı ortak duruş sergilenmezse terör belası büyümeye devam edecektir. Türkiye'nin bekasına yönelik tehditlerin çoğaldığı ve yoğunlaştığı böylesi bir dönemde müttefiklerimizden tek bir beklentimiz var, biz NATO'daki dostlarımızdan sadece ittifak ruhuna uygun davranmalarını, ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz. Müttefiklerimizin bizzat kendilerinin terör örgütü olarak kabul ettikleri yapılara karşı tedbir almalarını istiyoruz. Dost acı söyler prensibinden hareketle burada şu gerçeği ifade etmek istiyorum, namlusunu ülkemize çeviren, vatandaşlarımızın canına ve malına kasteden terör örgütlerinin müttefiklerimizce donatılmasının, tırlar dolusu silah ve mühimmata boğulmasının, örgüt elebaşılarının kimi ülkelerde en üst düzeyde kırmızı halılarla ağırlanmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur.

DEAŞ'la mücadele bahanesiyle atılan bu tür yanlış adımların meşrulaştırılması asla mümkün değildir. Ayrıca Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerindeki meşru hakları da tartışma götürmez. Ülkemiz kendi hakkını ve Kıbrıs Türklerinin hukukunu korumakta kararlıdır. NATO'nun bu süreçte Türkiye'nin haklarına saygı göstermesini ve bize gerilimlerin önüne geçmek için destek olmasını bekliyoruz. Ülkelerimizin bazı alanlarda farklı yaklaşımları, farklı görüşleri olabilir ancak ortak tehditlerle birlikte ve tutarlı şekilde mücadele etmek bu ittifakın öncelikli şartıdır. Burada yaşanan aksaklıklar maalesef en büyük zararı ittifakımıza, ittifakın itibarına verecektir."

(Bitti)

Erdoğan'dan şehit ailelerine taziye

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye ve Hakkari üs bölgelerinde çıkan çatışmalarda şehit düşen askerlerin ailelerine başsağlığı telgrafı gönderdi.

Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de PKK/YPG terör örgütü mensuplarının saldırısı sonucu şehit olan Piyade Deniz Yüzbaşı Celalettin Özdemir ile Hakkari sınır bölgesindeki üs bölgesine Irak kuzeyinden yapılan saldırıda şehit olan piyade sözleşmeli erler Mehmet Erdoğan, Ethem Barış ve Servet Akkuş'un ailelerine başsağlığı telgrafı göndererek taziyelerini iletti.

Badavut'un “kesin korunacak hassas alan” ilan edilmesi

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığınca, "Badavut bölgemizin biyolojik çeşitliliğini, jeolojik ve peyzaj değerini yaşatmak adına alınan bu koruma kararıyla, ilgili kurumlarımızın çabasının yanında, vatandaşlarımızın ve STK'larımızın desteğini de alarak Türkiye’mizin tüm güzelliklerine sahip çıkmayı sürdüreceğiz." açıklaması yapıldı.

Cumhurbaşkanlığının resmi Twitter hesabından Badavut'un "kesin korunacak hassas alan" ilan edilmesiyle ilgili paylaşımda bulunuldu.

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde bulunan, Türkiye'nin en nadide güzelliklerinden Badavut bölgesinin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararla "kesin korunacak hassas alan" olarak ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Badavut bölgemizin biyolojik çeşitliliğini, jeolojik ve peyzaj değerini yaşatmak adına alınan bu koruma kararıyla, ilgili kurumlarımızın çabasının yanında, vatandaşlarımızın ve STK'larımızın desteğini de alarak Türkiye'mizin tüm güzelliklerine sahip çıkmayı sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla dün Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Badavut bölgesindeki 1. ve 3. derece doğal sit kapsamına giren alan, "kesin korunacak hassas alan" olarak tescil ve ilan edilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yabancı konukları onuruna yemek

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'nin açılışına katılmak için İstanbul'a gelen misafir devlet ve hükümet başkanları ile yabancı konukları onuruna akşam yemeği verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Filistin, Gine, Kırgızistan, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali ve Tunus'tan üst düzey misafirlerini, Vahdettin Köşkü'nde ağırladı.

Resmi akşam yemeği, basına kapalı gerçekleşti.

Erdoğan, yemeğin ardından Arnavutluk Cumhurbaşkanı Ilir Meta, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Filistin Başbakanı Muhammed İbrahim İştiyye, Afganistan İcra Heyeti Başkanı Dr. Abdullah Abdullah, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Üyesi Şefik Caferoviç ve Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzetbegoviç ile görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı konukları onuruna yemek veriyor

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyük Çamlıca Camisi'nin açılışına katılmak için İstanbul'a gelen misafir devlet ve hükümet başkanları ile yabancı konukları onuruna verdiği akşam yemeği başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Filistin, Gine, Kırgızistan, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali ve Tunus'tan üst düzey misafirlerini Vahdettin Köşkü'nde ağırlıyor.

Resmi akşam yemeği basına kapalı gerçekleştiriliyor.

Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödül Töreni

İSTANBUL (AA) – Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödülleri, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın katıldığı törenle sahiplerini buldu.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödül Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnovalig Özel Ödülleri'ni sahiplerine takdim etti.

Erdoğan, "Ar-Ge Liderliği Özel Ödülü" kategorisinde Arçelik adına Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçoğlu'na, "Girişimcilik Özel Ödülü" kategorisinde Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) adına TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici'ye, "Teknoloji Geliştirme Özel Ödülü" kategorisinde Turkcell adına Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça'ya ve "Uluslararası Başarı Özel Ödülü" kategorisinde THY adına THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı'ya ödül verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti nisan ayı ihracat rakamının bulunduğu tablo hediye edilen törende, Erdoğan ödül alan isimlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • İnovalig Ödülleri

Törende, "İnovasyon Stratejisi" kategorisinde Türkiye şampiyonu olan Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi adına Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu'na, "İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü" kategorisinde Türkiye şampiyonu Wiser Wash Konfeksiyon Tekstil Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi adına Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Gözaçan'a, "İnovasyon Döngüsü" kategorisinde Türkiye şampiyonu Asis Otomasyon ve Akaryakıt Sistemleri adına Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kaya'ya, "İnovasyon Kaynakları" kategorisinde Türkiye şampiyonu DYO Boya Fabrikaları adına Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Selim Yaşar'a, "İnovasyon Sonuçları" kategorisinde Türkiye şampiyonu Estaş Eksantrik Sanayi adına Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Timuçin'e ödül takdim edildi.

Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödül Töreni

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstedikleri kadar birliğimize, beraberliğimize, ekonomimize, sınırlarımıza saldırsınlar, istedikleri kadar tuzaklar kursunlar, bu tür operasyonlar sadece bizim hedeflerimize ulaşma azmimizi daha da perçinler, bizi mücadelemizde daha da güçlü kılar. Çünkü Türkiye artık her üflendiğinde her çelme takıldığında yere kapaklanan o eski Türkiye değildir." dedi.

İstanbul Kongre Merkezi'nde Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödül Töreni'nde konuşan Erdoğan, Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiç kimseye durmak. dinlenmek olmadığını belirtti.

Erdoğan, "Dünyaya ne kadar açılırsak, hedeflerimize o derece yaklaşırız. Her ne kadar birileri bizi kendi içimize kapanmaya zorluyorsa da bu tuzağa düşmeyeceğiz. Kendimiz için, evlatlarımızın geleceği ve umudunu bize bağlamış tüm dostlarımız için her alanda ülkemizi zirveye taşıyacağız. Bu millet bir asır önce doğudan batıdan, kuzeyden, güneyden ve hatta içeriden saldırıya uğradığı dönemde pes etmedi. Mücadeleyi bırakmadı ki şimdi ümitsizliğe düşsün." diyerek, göreve geldiklerinde savunma sanayindeki yerli üretimin yüzde 20 olduğunu ancak şu anda bu rakamın yüzde 68'e çıktığını dile getirdi.

Erdoğan, "Savunma sanayinde yüzde 68'i yakalamamış olsaydık, terörle mücadelede şu anda ulaştığımız başarıyı sağlayamazdık. Ama savunma sanayisinde bu güç bize terörle mücadelede başarıyı getirdi." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

"Terörle mücadelede bu başarı artarak devam ederken inşallah çok kısa zamanda da terörün belini bu ülkede kıracağız, buna inancımız tam. Mesele siyasi ve diplomatik güçse, bugün Türkiye bölgesinde ve dünyada sözüne en çok kulak verilen ülkelerin başında geliyor. Mesele ekonomik güçse, 17 yılda ülkemizi üç katından fazla büyütmeyi, ihracatını 4,5 katından fazla, turizmini 4 kata artırmayı başarmış bir ülkeyiz. Mesele askeri güç ve güvenlikse, dünyanın en tehlikeli, en eli kanlı terör örgütlerini yerle yeksan etmiş bir ülkeyiz. Mesele birlik ve beraberlikse, hamdolsun vesayetle mücadeleden darbe girişimlerine kadar her konuda, tek, tek yumruk olarak hareket eden bir milletiz.

Ecdadın çok daha kötü şartlarda, 600 yıllık bir cihan devletinin küllerinden yepyeni bir cumhuriyet kurmayı başardığı yerde, biz bu genç fidanı yeni bir çınara dönüştürmeyi haydi haydi başarırız, hiç bundan endişeniz olmasın. İstedikleri kadar birliğimize, beraberliğimize, ekonomimize, sınırlarımıza saldırsınlar, istedikleri kadar tuzaklar kursunlar, bu tür operasyonlar sadece bizim hedeflerimize ulaşma azmimizi daha da perçinler, bizi mücadelemizde daha da güçlü kılar. Çünkü Türkiye artık her üflendiğinde her çelme takıldığında yere kapaklanan o eski Türkiye değildir."

  • "Hani söz vermiştiniz 3 artı 3, 6 milyar avro bize ödeyecektiniz o ne oldu?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan sonraki en büyük atılımını geçilen 17 yılda yaptığını dile getirerek, "Rahmetli Menderes ile demokrasinin, rahmetli Özal ile dışarıya açılmanın tadına varan ülkemiz, AK Parti iktidarlarıyla dünyayla rekabet edecek bir öz güvene kavuşmuştur." dedi.

Bugün diplomatlar ve iş adamları başta olmak üzere tüm vatandaşların, dünyanın her yerinde göğüslerini gererek ülkelerini temsil edebildiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücünü hisseden her Türk vatandaşı hakkını aramaktan yeni girişimlere kadar tüm konularda kendini güvende hissediyor. Ülkemizin bu yükselişi, tarihi, siyasi ve ekonomik olarak rekabet içinde olduğumuz kesimleri elbette rahatsız ediyor. Tüm sorumluluklarını yerine getirdiği halde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye yapılmamasının başka bir izahı olabilir mi? Neymiş, Avrupa Birliği'ne tam üye olmak için çok fazla büyükmüşüz. Yani şimdi bunlar böyle istiyor diye, bunların paşa keyfi öyle istiyor diye biz küçülelim mi? Herhalde ben boşuna en az 3 çocuk demiyorum. Daha büyüyeceğiz. Ne kadar büyürsek bilesiniz ki o kadar güçlü olacağız ve en büyük korkuları buradan geliyor. Bugün Avrupa ülkeleri hala huzur içinde yaşıyor olmalarını Türkiye'nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur.

Bizimle görüştükleri zaman 'Size çok teşekkür ediyoruz. Bu kadar mülteciyi misafir ediyorsunuz. Size ne kadar teşekkür etsek azdır.' Tamam iyi güzel de hani söz vermiştiniz 3 artı 3, 6 milyar avro bize ödeyecektiniz, o ne oldu? Bunlar dürüst değil, bunların hayatı yalan. Bunlar sözlerini yerine getirmese de biz Türkiye olarak şu ana kadar 35-36 milyar dolar burada harcama yaptık. Bundan sonra da yapacağız. Bazıları burada rahatsızlık duyabilir. Duyarsa duysun. Gençler unutmayın, bizim medeniyetimiz ensar ve muhacir olayını çok iyi bilir. Dolayısıyla biz şu anda bombalardan, varil bombalarından kaçan bu insanlara kapılarımızı açarak ensar görevini yerine getirdik. Aynı durum bizim de başımıza gelebilirdi. Hamdolsun böyle bir şey yok. Ama biz bu görevi yerine getirmek suretiyle tüm insanlığa bir ders verdik. Hala bu dersi veriyoruz ve vereceğiz."

  • "Biz kaybeden olmayacağız, biz yine kazanan olacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu unutmayın, biz kaybeden olmayacağız, biz yine kazanan olacağız. Bu bölgenin kazananı da yine biz olacağız." diyerek, Türkiye'nin Suriye topraklarını yeniden güvenli hale getirme çabalarına da destek bulamadıklarını aktardı.

"Geçenlerde bir Batılı yazar, hanımefendi onu söyledi, 'Hala Türkiye'ye niye çamur atıyorsunuz? Türkiye hiçbir Batı ülkesinin yapamadığını yaptı ve yapmaya devam ediyor.' The Times'da bu yazıyı kaleme aldı." ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hala kafalarında bir Türk baharı özlemi var. Halbuki onların baharlarının girdiği her yer kapkara kışa dönmüştür. İşte buyurun, Avrupa şehirleri cayır cayır yanmaya başladı. Buna rağmen hala Türkiye'deki sosyal fay hatlarını kaşımak isteyenler, önce kendi oturdukları zeminin çürüklüğüne bir baksınlar. Daha çok yanacaksınız. Seçim sonuçları üzerinden Türkiye'nin geleceğiyle ilgili siyaset mühendisliği hesaplarına girişenlerin bakacağı yer, bizim Rabia'mızdır. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında sıkı sıkıya kenetlenmiş olduğunu görmeyenlere her fırsatta bunu hatırlatmaya devam edeceğiz."

  • "Bu proje, tamamen Orta Doğu'yu karıştırma projesidir"

Erdoğan, Suriye'yi önce bataklık haline getirip, sonra da bundan şikayet edenlerin, Türkiye'nin sınırlarını bir terör koridoruyla kuşatmaya çalıştıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 yılın projesi diye bir şey çıkarıldığını hatırlatarak, "Bu ne biliyor musunuz? Bu proje, tamamen Orta Doğu'yu karıştırma projesidir. Böl, parçala, yut mantığının yeni bir jargonla uygulamasıdır. Türkiye olarak, biz buna da müsaade etmeyeceğiz. Suriye'de ülkemize yönelik hiçbir tehdide izin vermeyeceğiz. Münbiç ve Fırat'ın doğusu dahil tüm Suriye topraklarını buranın gerçek sahiplerine teslim edene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülkemizin savunma ihtiyaçlarına saygı durmayıp, yaptırım tehditleriyle bizi köşe sıkıştıracaklarını sananlara diyoruz ki, 'Türkiye ne Orta Doğu, ne Balkanlar ne de Güney Amerika'dır. Türkiye, binlerce yıllık devlet tecrübesi, muhteşem medeniyet geçmişi ve coğrafyasındaki bin yıllık hakimiyeti ve birikimiyle kimsenin yutamayacağı kadar büyük bir lokmadır. Bunu böyle biliniz." diye konuştu.

Türkiye'nin bağımsızlığına karşı yapılacak ekonomik ve siyasi her hamlenin başarısız kalmaya mahkum olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonu ölüm de olsa mücadeleden korkmayan ve kaçmayan bir milleti küçük oyunlarla teslim alabileceklerini sananlara yanıldıklarını göstermeye her zaman hazırız. Çanakkale'den 15 Temmuz'a kadar bunu hep yaptık. Gazi Mustafa Kemal ile Çanakkale'de 'hey 15'li hey 15'li' diyoruz ya, 15'lilerle biz bunlara gereken dersi orada verdik mi? Verdik. Seyit Onbaşı'yla verdik mi? Verdik. Bugün çok daha farklı bir yerdeyiz. Bu milletin istiklaline ve istikbaline göz dikip de iflah olan kimse yoktur. Biz tüm imkanlarımız ve enerjimizle 2023 hedeflerimize odaklanmış durumdayız. Hiç kimsenin bizi asıl gündemimizden kopartarak, kısır çekişmelerin, masa başında yazılmış senaryoların içine hapsetmesine izin veremeyeceğiz. İşte burada olduğu gibi hep üretimi, ihracatı, büyümeyi, gelişmeyi, kalkınmayı, inovasyonu, istihdamı, eğitimi, yatırımı, projeyi konuşacak ve bunları hayata geçireceğiz. Bu duygularla Türkiye İnovasyon Haftası'nın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu ülkenin geleceği için alın teri döken ve çaba sarf eden herkese şükranlarımı sunuyorum."

     (Bitti) <br>