Denizli'de Toplu Açılış Töreni

DENİZLİ (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi olaylarını hatırlatarak, "Şimdi yine bunların hazırlığı içindeler. Boşuna bekliyorsunuz. Bu yollara tevessül ettiğinizde bedelini çok ağır ödetiriz." dedi.

Erdoğan, 15 Temmuz Delikliçınar Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin ilkeli ve ahlaki duruşuyla tüm dünyada takdir topladığı Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda akla ziyan iftiralarda bulunduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, Türkiye'nin cinayeti işleyenlerin ellerini kollarını sallaya sallaya kaçmasına göz yumduğunu söylediğine dikkati çeken Erdoğan, "Azıcık, aklı, mantığı, izanı, vicdanı olan bir insan bu sözleri etmeye utanır ama maalesef bunlarda hiçbiri yok. Olayın en başından en sonuna kadar nasıl gerçekleştiğini defalarca anlattık. Parlamentoda grup toplantısında tüm dünyaya seslendim. Türkçe, İngilizce, Arapça yayın, 3 dilde yayın yaptık ki dünya bunu duysun, bunu yaptık." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun kalbinin mühürlendiğini, bunları duymadığını ve görmediğini vurgulayan Erdoğan, yargı, emniyet ve istihbarat birimlerinin cinayetle ilgili bilgi ve belgeleri adeta iğneyle kuyu kazar gibi günlerce, haftalarca uğraşarak büyük emeklerle ortaya çıkardığına işaret etti. Erdoğan, "Amerika'dan geldiler, dinlettik. Suudi Arabistan'dan geldiler, dinlettik. Fransa'dan, İngiltere'den geldiler, dinlettik. İstedikleri bilgiyi isteyenlere verdik. Kanada'dan, verdik. Niye? Hakikat ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun." ifadelerini kullandı.

İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı Anayasa Mahkemesi Başkanları Zirvesi'nde ve Kudüs Zirvesi'nde de konuyu anlattığını anımsatan Erdoğan, dünyanın bunu iyice dinlemesi gerektiğini söyledi.

Sonunda ABD Senatosunun kararını verdiğine ve bunun arkasında kimin olduğunu söylediğine dikkati çeken Erdoğan'ın sözleri, alandakileri gençlerin, "Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek" dizelerinin yer aldığı "Samanyolu" şarkısını söylemesiyle kesildi.

Erdoğan, "Maşallah, gençler iyi hazırlanmış. Benim gençliğim olarak, milletim olarak sizler de biz de bir şarkısınız." diyerek konuşmasına devam etti.

  • "Hala takip ediyoruz, kovalıyoruz, kovalayacağız"

Cemal Kaşıkçı cinayetinde katillerin Türkiye'yi terk ettiği saatlerde daha olayın tam olarak ne olduğunun bilinmediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Eğer bu konunun peşini sıkı bir şekilde takip etmemiş olsaydık, cinayetin ortaya çıkması da neredeyse tamamen aydınlatılması da mümkün olmayacaktı. Ne oldu, şimdi 22 kişiyi gözaltına aldılar. Ama hala takip ediyoruz, kovalıyoruz, kovalayacağız. Dünyanın tamamının gördüğü ve takdir ettiği bir hususu, bay Kemal görmüyorsa bu da kendi meselesidir. Ülkemizi karalamaya yargı, emniyet ve istihbarat birimlerimize çamur atmaya kalkan bu zata milletimiz hak ettiği cevabı sandıkta 31 Mart'ta bir kez daha verecektir."

CHP'nin başındaki kişinin terör örgütleriyle birlikte olduğunu ve onlara sıcak mesajlar gönderdiğini ifade eden Erdoğan, "Bütün bunlar karşısında biz, terör örgütleriyle mücadelemizi Gabar'da, Cudi'de hiç aralık vermeksizin devam ettiriyoruz ve devam ettireceğiz." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun, gazetecilerin hapiste olduğuna ilişkin söylemlerini anımsatan Erdoğan, bu kişilerin adlarının gazeteci olduğunu ancak gazetecilik faaliyeti sebebiyle cezaevinde bulunmadıklarını bildirdi.

Türkiye'deki savcılık ve mahkemelerde takibi yapılan milyonlarca dosyayı mesleklerine göre ayırt etmenin akıllarına gelmediğini belirten Erdoğan, "Buna rağmen iddianın gerisindeki gerçeklere baktığımızda, mesleğini gazeteci olarak belirtenlerin bir kısmının terör örgütleriyle ilişkileri, bir kısmının da adi suçlar sebebiyle cezaevinde bulunduğunu görüyoruz. Cezaevinde olma sebepleri teker teker ortada olan bu kişileri, 'Türkiye'de gazeteciler cezaevine atılıyor' yalanına malzeme yapmak, ancak ülkemize ve milletimize husumet meselesi olabilir." vurgusu yaptı.

  • "İstihdamı 20 milyondan 29 milyonun üzerine çıkarmayı başardık"

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "işsizlik" konusunu diline doladığını belirterek, "Türkiye'de iş gücü arzının sadece son 10 yılına baktığımızda 23 milyondan 33 milyona çıktığını görürüz. 23 milyonken biz bunları daha da artırdık, onlara iş verdik. İş gücü arzındaki bu büyük yükselişe karşılık, istihdamı 20 milyondan 29 milyonun üzerine çıkarmayı başardık. Bir başka ifadeyle 10 yılda 9 milyon vatandaşımıza çalışabileceği bir iş sahası temin ettik." dedi.

Bu başarının 2008 küresel finans krizi, son 5 yıldır yaşanan badireler ve özellikle geçen aylarda maruz kalınan ekonomik saldırıya rağmen ortaya konduğunu aktaran Erdoğan, "İşsizlik yok mu, elbette var. Bunlar, mevsimliktir, zaman zaman azalır zaman zaman tırmanır. Bunun için ne yapmak lazım, yatırım." diye konuştu.

Yatırım yaptıklarını ve yurt dışı küresel sermayeyi de Türkiye'ye çekmeye devam ettiklerini anlatan Erdoğan, gerekli olan istikrar, güven ve teşvik uygulamalarını da yaptıklarının altını çizdi.

  • "Sen ne yapıyorsun, burası Paris mi?"

CHP'nin muhalefet tarzında, milli ve yerli olmanın yer almadığını dile getiren Erdoğan, nerede Türkiye aleyhine bir iş, özelikle bir girişim, bir saldırı, milli çıkarlara yönelik bir sabotaj ve Türkiye'yi karalamaya yönelik bir kampanya varsa CHP'nin orada olduğunu söyledi.

Erdoğan, Fransa'da sarı yeleklilerin olduğu yerde de CHP'nin bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"PKK orada. Ne diyorlar? Gezi olayları. Gezi olaylarında bay Kemal nerede? O da orada. Şimdi yine bunların hazırlığı içerisindeler. Boşuna bekliyorsunuz. Bu yollara tevessül ettiğiniz zaman bu ülkede bunun bedelini sizlere çok ağır ödetiriz. Çıkmışlar sokağa davet ediyorlar. Bu ne terbiyesizliktir. Bir tanesi televizyon ekranından, kendini bilmez, haddini bilmez, edep yoksunu, fukarası bir tanesi, çıkmış sokağa davet ediyor. Ahlaksıza bak. Zaten bunlara yargı gereken cevabı verecektir, ben buna inanıyorum. Sen ne yapıyorsun, burası Paris mi? Gezi olaylarında zaten herkes dersini aldı ve 15 Temmuz'da herkes dersini aldı. Evelallah, bu ülkede bundan sonra bu tür olaylara girişenler, bunun bedelini ağır öderler. Biz Türkiye'yi bugünlere terör örgütlerine, CHP'ye rağmen getirdik. 2023 hedeflerimize de bunlara rağmen ulaşacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun tahrik etmeye çalıştığı bir başka kesimin de "emekliler" olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de emeklilere AK Parti kadar değer veren ve onların hayat seviyelerini AK Parti kadar yükselten bir başka partinin olmadığını kaydetti.

Emeklilere seslenen Erdoğan, iktidara geldiklerinde ülkede emekli maaşının 66 lira olduğunu, son düzenleme ile bin liranın altında emekli maaşı bırakmalarını anlattı.

"66 lira nire, bin lira nire" diyen Erdoğan, bu yıl başlattıkları bir uygulamayla Ramazan ve Kurban Bayramlarında emeklilere biner lira ikramiye verdiklerini de anımsattı.

(Sürecek)

Denizli'de Toplu Açılış Töreni

DENİZLİ (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İzmir'in su sorununu da biz Devlet Su İşleri olarak çözdük. Baraj yapmak büyükşehir belediyelerinin görevidir ama yapamadılar, biz yaptık ve şimdi inşallah İzmir'i de alacağız, ona hazırlanıyoruz, inşallah bir Denizli'li ile de İzmir'i alacağız." dedi.

Erdoğan, 15 Temmuz Delikliçınar Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde Denizlililere hitap etti.

Konuşmasına, "6 aylık aranın ardından yeniden sizlerle bir aradayım. Bu kadar kısa bir sürenin içinde hasret gidermenin memnuniyeti içindeyim. Böylece bu yıl içinde 3'üncü defa Denizli'li kardeşlerimle buluşmuş oluyorum." sözleriyle başlayan Erdoğan, bugüne kadar Türkiye'de gelmiş geçmiş tüm cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasında ülkenin şehirlerini kendisi kadar çok ziyaret eden, vatandaşlarla çok sık iç içe olan bir başka kişinin bulunmayacağını söyledi.

Erdoğan, milletin iradesinin üzerinde irade tanımadıklarını belirterek, "Çünkü biz, içinizden çıktık ve sizinle beraberiz. Bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bunu da bir şeref payesi olarak görüyoruz. Milletimizden, sizden aldığımız enerjiyle güçle çalıştığımız için bu kadar zamanda bunca büyük hizmetlere, yatırımlara, gelişmelere imza attık. Kendi sırça köşklerinde siyaset yaptığını sananlar, milletin ne istediğini, ne düşündüğünü, ne yaşadığını bilemezler." ifadesini kullandı.

40 yıldır siyaset yolunda milletle yürüdüklerini dile getiren Erdoğan, Allah nefes verdiği sürece aynı şekilde bu yolda yürüyeceklerini, bundan taviz vermeyeceklerini bildirdi.

Erdoğan, Denizli'ye elleri boş gelmediklerini, çeşitli bakanlıkların, büyükşehir belediyesinin, ilçe belediyelerinin tamamladığı yatırımların resmi açılışını yapacaklarını söyledi.

Bugün, toplam yatırım bedeli yaklaşık 1 milyar 349 milyon lira olan 275 kalem eseri hizmete açacaklarını belirten Erdoğan, "Milli Eğitim Bakanlığımız 7 okulu, TOKİ 126 konutu ve bir ticaret merkezini, Orman Bölge Müdürlüğü 13 ayrı yatırımı tamamladı. Büyükşehir Belediyemiz 135 eseri hizmete sundu." dedi.

Erdoğan, 13 ilçe belediyesi tarafından yapılan yatırımları hizmete açacaklarını ifade ederek, ilgili kurumları ve belediyeleri Denizli'ye kazandırdıkları bu hizmetler için kutladı.

  • "İnşallah İzmir'i de alacağız, ona hazırlanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin alameti farikasının "hizmet" olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Belediyecilik AK Parti'nin işidir, CHP filan bu işten anlamaz. Ben İstanbul'u kimden aldım? CHP'den aldım. İstanbul'da CHP'den belediyeyi aldığımız zaman İstanbul susuzdu, çöp dağları vardı, hava kirliliği maalesef tavan yapmıştı. O susuzluğun olduğu İstanbul'a 180 kilometreden dağları delerek su getirdik. 2040'a kadar İstanbul'un su sorununu çözdük. Bitti mi? Hayır. Bundan sonra da oldukça yine çözmeye devam."

İstanbul'a su getirdiklerini yineleyen Erdoğan, "Anadolu bir taraf, Avrupa bir taraf. Çift yönlü çalıştık. İşi sağlama alalım dedik. Boğazın altından da karşılıklı deplase ettik. Olur ya bir tarafta sıkıntı olursa, öbür tarafa oradan bu suyu verebilelim. İstanbul'da artık su sorunu yok, biz buyuz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İzmir'de bile susuzluk vardı, İzmir'in su sorununu da biz Devlet Su İşleri olarak çözdük. Baraj yapmak büyükşehir belediyelerinin görevidir ama yapamadılar, biz yaptık ve şimdi inşallah İzmir'i de alacağız, ona hazırlanıyoruz, inşallah bir Denizli'li ile de İzmir'i alacağız. Onun için hep birlikte gayret göstereceğiz." diye konuştu.

  • "Bay Kemal, haberin var mı senin bundan? Sen önce bunun hesabını ver"

İstanbul'da çöp dağlarının yükseldiğini, Ümraniye Belediyesinde çöp depolama alanında patlama yaşandığını ve 39 vatandaşın öldüğünü hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"CHP'li belediyeydi ama hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Herkes bunu unuttu. Kimse bunun hesabını sormuyor. Bay Kemal, haberin var mı senin bundan? Sen önce bunun hesabını ver. Hava kirliliği almış başını gidiyor, gazeteler maske dağıtıyordu. 50 bin haneye doğal gaz gelmişti. Orada belediye başkanlığım sürecinde 1 milyon 250 bin eve doğal gaz bağlattım. Bir anda İstanbul'un hava kirliliği temize dönüştü.

CHP demek çöp demektir, CHP demek susuzluk demektir, CHP demek hava kirliliği demektir, CHP demek yolsuzluk demektir, CHP demek yasaklar demektir. İşte biz bunları kaldırdık, daha iyi olacak şimdi inşallah. Önümüzde iyi günler var. Kurulduğumuz günden beri hem merkezi yönetimde hem mahalli idarelerde Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanların 3 katı, 5 katı, 10 katı hizmetler kazandırdık."

(Sürecek)

Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün 5 defa aynı kıbleye yöneldiği, aynı mukaddes Kitaba, Peygambere inandığı kişilere husumet beslemenin İslam'da yeri yoktur. İkili münasebetlerimizde beliren bu fay hatları, Müslümanlar arasındaki gerilimden beslenen çevrelere zemin hazırlıyor, fırsat veriyor. Bu çevreler komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe kırdırarak sömürge politikalarını rahatlıkla sürdürüyor." dedi.

Erdoğan, Pullman İstanbul Airport Hotel And Convention Center'da düzenlenen Parlamenterlerarası Kudüs Platformu İkinci Konferansı'ndaki konuşmasında, Aliya İzzetbegoviç'in "İslam güçlü ama Müslümanlar zayıf" ifadesini hatırlatarak, sıkıntının bu olduğunu söyledi.

Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların ortak dertlerine deva aranmasının kimi zaman bizzat kendi kardeşlerinde endişe oluşturduğunu anlatan Erdoğan, Libya'dan Yemen'e, Suriye'den Irak'a kadar İslam dünyasındaki çatışmaların dindirilmesine maalesef kimi politika ve eylemleriyle diğer Müslüman ülkelerin mani olduğunu vurguladı.

Erdoğan, Türkiye'den kaçan teröristlerin, senelerce Batılı ülkelerle beraber kimi komşularında da himaye bulmasının bunun en çarpıcı örneğini oluşturduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"15 Temmuz'da 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ'cülerin ülkemiz aleyhine yürüttüğü karalama kampanyalarına kimi dost görünen devletlerin de maddi, manevi destek vermesi, gerçekten düşündürücüdür. Peygamber Efendimiz, bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini tanımlarken, 'El Müslimü men selimel-Müslimune min lisanihi ve yedihi" buyuruyor. Müslüman, diğer Müslümanların dilinden ve elinden selametli olduğu kişidir. Mesele bu, gerçek bu. Yaşadıklarımızın Müslümanlıkla, İslam kardeşliğiyle, hayırda yarışmakla hiçbir bağının olmadığı açıktır. Her gün 5 defa aynı kıbleye yöneldiği, aynı mukaddes Kitaba, Peygambere inandığı kişilere husumet beslemenin İslam'da yeri yoktur. İkili münasebetlerimizde beliren bu fay hatları, Müslümanlar arasındaki gerilimden beslenen çevrelere zemin hazırlıyor, fırsat veriyor. Bu çevreler komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe kırdırarak sömürge politikalarını rahatlıkla sürdürüyor."

İslam dünyasında gerilim yükseldikçe Batılı şirketlerin karlarının da yükseldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye'ye karşı oynadıkları oyun bu. Son zamanlarda yaptıkları hepinizin malumudur. Biz Müslüman kardeşlerimize o dönemde Gazze'nin 'İşte bak imkanların var, haydi gelin biz sizden sadaka, diyet, zekat istemiyoruz ama gelip en azından bir borç takviyesinde bulunabilirsiniz.' İnanır mısınız hemen hemen hiçbirinden ses yok, gık yok. Gene biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik ve kendi ayaklarımız üzerinde tekrar yeniden ayağa kalktık." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'da çatışmalar arttıkça Batılı devletlerin silah satışlarının da arttığına işaret ederek, Müslüman Müslümanla uğraştıkça Filistin'de işgal, Arakan'da zulüm, Somali'de açlığın katlanarak devam ettiğini vurguladı.

Somali'de neredeyse Türkiye'den başka kimsenin olmadığını anımsatan Erdoğan, "Oradaki kardeşlerimizin yanında biz varız. Bir büyükelçilik var orada sadece, Türkiye. ABD konteyner içinde büyükelçilik kurmuş. İngiltere konteyner içinde büyükelçilik kurmuş. Bizden başka yok. Dünyada en büyük büyükelçiliğimiz Somali'de. 80 bin metrekare üzerinde muhteşem bir büyükelçiliğimiz var hamdolsun." ifadelerini kullandı.

  • "Farklılıklarımızı kaşıyorlar"

Erdoğan, bir süredir Şii, Sunni ayrımı üzerinden alevlendirilmeye çalışılan bölgesel çatışmaların kazananının asla Müslümanlar olmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Böyle bir tabloda ceplerini dolduracak olanlar yine Batılı silah şirketleridir, petrol firmalarıdır. Bir asır önce coğrafyamızda cetveli eline alıp çıkarlarına göre harita çizenler, bugün de aynı amaç uğruna farklılıklarımızı kaşıyorlar. Hiçbirimizin böyle bir oyuna düşmemesi gerekiyor. Meselelere ön yargılardan önce Müslüman'a yakışan bir basiretle bakarak kurulmaya çalışılan tuzağı göreceğimize ve bozacağımıza inanıyorum. "

Erdoğan, 2017 ve 2018'in Kudüs'e yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir dönem olduğunu dile getirerek, Amerikan yönetiminin uluslararası hukuku ve teamülleri hiçe sayarak Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı almasının, Müslümanların haklarını gasbetmeye yönelik son derece provokatif bir adım olduğunu söyledi.

Kendileri için yeni bir imtihan teşkil eden bu gelişme karşısında İslam İşbirliği Teşkilatı'nı zirve dönem başkanı sıfatıyla süratle harekete geçirdiklerini aktaran Erdoğan, "13 Aralık 2017 tarihinde İstanbul'da ev sahipliği yaptığımız Olağanüstü Kudüs Zirvesi, gerek katılım ve aldığı kararlar, gerekse sergilenen dayanışma itibariyle gerçekten tarihi bir toplantıydı. Çok kısa ürede toplanan bu zirve, Müslümanların Kudüs konusundaki hassasiyetini de en üst seviyede ortaya koymuştur." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birlemiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin veto sistemi nedeniyle bir kez daha işlevsiz kalması üzerine Genel Kurulu acil toplantıya çağırdıklarını hatırlatarak, Katolik dünyasının ruhani lideri Sayın Papa'nın Bağlantısızlar Hareketi dönem başkanı Venezuela'nın ve diğer kardeş ülkelerin desteğiyle BM Genel Kurulu'nda önemli bir karara imza attıklarını kaydetti.

BM Genel Kurulu'nun ezici çoğunlukla aldığı kararla üye ülkelere büyükelçiliklerini işgal altında tutulan Kudüs'e taşımaması çağrısında bulunduğunu ifade eden Erdoğan, söz konusu kararda ayrıca Kudüs'ün statüsüne yönelik tek taraflı adımların hukuken yok hükmünde olduğunun da belirtildiğini vurguladı.

Erdoğan, buranın çok önemli olduğunu dile getirerek, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak mayıs ayında Filistinli sivillere uygulanan katliama da seyirci kalmayarak uluslararası kamuoyunu harekete geçirecek adımları da attıklarını anımsattı.

Yine İstanbul'da 18 Mayıs'dta toplanan olağanüstü zirvede İsrail'in işlediği suçların hesabını vermesini sağlamak amacıyla girişimlerde bulunduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"BM Genel Kurulu'nda Filistinlilere koruma sağlanmasına ilişkin tarihi bir kararın alınmasına öncülük ettik. Amerika'nın katkısını azaltması sebebiyle mali güçlükler yaşayan Filistinli mülteciler için yardım ve bayındırlık ajansına desteğin artırılması için çalışmalar yürüttük. Bu çabaların meyvelerini görmekten de büyük bir memnuniyet duyuyoruz, elhamdülillah. Ajansın mali sıkıntılarını bu sene için aşmış olması önemlidir ancak asla yeterli değildir. İslam dünyasının ajansa verdiği desteğin önümüzdeki dönemde de devam etmesi gerekiyor."

  • "Filistinliler, aralarındaki tefrikaya son vermeli"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Doğu Kudüs'ün tarihi kimliğinin korunması için TİKA başta olmak üzere kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarıyla faaliyetlerini sürdüreceğini belirterek, "Dostlarının gösterdiği çabanın netice verebilmesi için Filistinlilerin de kendi aralarındaki tefrikaya son vermesi gerekiyor. Filistinli kardeşlerime özellikle sesleniyorum: Aranızdaki ayrılığa son vermeniz gerekiyor." dedi.

Müslümanların aralarında parçalanıp bölünmesinin yanlışlığına dikkati çekerek, Al-i İmran Suresi 103. Ayeti hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ayeti sürekli okumak yetmiyor, ayetin gereğini yerine getirmek gerekiyor. Bunu yapmamız lazım. Öbür tarafta hep söylüyoruz, 'İnnemel mü’minüne ihvetun'… 'Müminler muhakkak kardeştir' diyor. Nerede kardeşlik? Var mı kardeşlik? Kardeşliğimizin gereği var mı? Yok. Kardeşliğimizin gereğini yerine getirmemiz lazım. Bunu yapacağız ki o zaman güç bulalım. O zaman kuvvet bulalım. Yapmazsak Rabbimiz ne buyuruyor? 'O zaman gücünüz gider, zayıf düşersiniz' ve ondan sonra da sizi bitirirler. Mesele bu. Filistinli gruplar arasında yaşanan gerilimler en çok İsrail yönetimini sevindirmektedir. Onlar seviniyor. Hatta İsrail, işgal ve zulüm politikalarına rahatça devam edebilmek için bu ayrılıkları körüklemekte daha da derinleştirmektedir. Önümüzdeki dönemde Filistinli kardeşlerimizin birlik, beraberlik ve dayanışmalarını perçinlemesini temenni ediyoruz. Kirli pazarlıklarla Filistin davasının altını oymaya çalışanlara öncelikle Filistin halkının izin vermeyeceğine inanıyorum."

Türkiye olarak meselenin takipçisi olmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığının sağladığı imkanları sonuna kadar kullanarak Kudüs'e ve Filistin davasına sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. Erdoğan, "İnşallah Kudüs, Filistinli kardeşlerimizin mücadeleleri, Müslümanların dirayeti, işte burada bugün toplanan sizin gibi Kudüs sevdalısı parlamenterlerin gayretiyle barış ve huzura yeniden kavuşacaktır. Ne kadar ağır, ne kadar şedit, ne kadar insanlık dışı olursa olsun hiçbir baskı ve zulüm Küdüs'ün kurtuluşuna mani olamayacaktır."

Konferansta yapılacak istişarelerin Kudüs'ün kurtuluşuna vesile olmasını dileyen Erdoğan, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

Erdoğan, "Sizlerden ülkelerinizdeki kardeşlerime Türk milletinin selam ve muhabbetlerini iletmenizi istirham ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." diyerek sözlerini tamamladı.

  • Notlar

Parlamenterlerarası Kudüs Platformu Başkanı Hamid El-Ahmar ve Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Türkiye Başkanı ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üzerinde Selahaddin Eyyübi'nin miğferi ve 16 Türk devletinin simgelerinin bulunduğu bir hediye takdim etti.

Daha sonra Erdoğan, konuk meclis başkanları ve platform üyelerinin yer aldığı aile fotoğrafı çekildi.

TBMM himayelerinde, Ümmetin Temsilcileri Vakfı desteğiyle düzenlenen "Parlamenterler Arası Kudüs Platformu 2. Konferansı"na ayrıca, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın özel temsilcisi Azam el Ahmad, Endonezya Meclis Başkanı Zulkifli Hassan ve 74 ülkeden milletvekilleri katıldı.

(Bitti)

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit ailelerine taziye telgrafı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin'de şehit olan asker Muhammed Ali Kalo ve Mersin'de şehit olan polis Turan Kara'nın ailesine başsağlığı diledi.

Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin'de şehit olan Kalo ve Mersin'de şehit olan Kara'nın ailesine başsağlığı telgrafı gönderdi.

“Türkiye Markası” yeniden oluşturulacak

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığınca İkinci 100 Günlük Eylem Planı kapsamında, "Türkiye Markası"nın yeniden oluşturulması için marka stratejilerinin belirlenmesi çalışmaları yürütülecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "İkinci 100 Günlük Eylem Planı" çerçevesinde, kültür-sanat ve turizm alanında da birçok yeni uygulama hayata geçirilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca kültür varlıklarının restorasyonu kapsamında, 8 ilde 8 tarihi cami ve külliyenin restorasyonu tamamlanacak. Ayrıca hali hazırda 6 ilde devam eden 6 restorasyon çalışması da bitirilecek.

Yeni dönemde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının hizmetine sunulmak üzere 15 "Anadolu Okuma Evi" açılacak.

Hizmete açıldığında Türkiye'nin "kitap ve kütüphane vadisi" olacak İstanbul Rami Kışlası'nın kütüphaneye dönüştürülmesi çalışmalarında 2. etap fiziki ilerleme sağlanacak.

İstanbul Arkeoloji Müzesi (klasik bina) 1. etabı ile İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi'nin (Etnografya Bölümü) 2. etabı açılışa hazır hale getirilecek.

  • Sümela'nın 1. etap restorasyonu tamamlanacak

Bakanlık, İkinci 100 Günlük Eylem Planı'na göre, Trabzon Sümela Manastırı ören yeri çevresindeki taş düşme tehlikesi önlemleri ihalesini yapacak ve 1. etap restorasyonu tamamlayacak.

Hatay Arkeoloji ve Mozaik Müzesi'nin 2. etabı ile Kayseri yeni Arkeoloji Müzesi de açılışa hazır hale getirilecek. Bunlara ilave olarak 6 ilde yapım, teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan ve ziyarete açılan 6 müzenin resmi açılışa hazır hale getirilmesi çalışmalarına hız verilecek.

Çanakkale Hasan Mevsuf Şehitliği, tabya ve bataryaları çevre düzenleme ve ziyaretçi merkezindeki çalışmalar tamamlanacak, Seddülbahir Kalesi'nin restorasyonu da bitirilecek.

  • 10 klasik eserin basımı yapılacak

Yeni dönemde "1001 Temel Eser Projesi" kapsamında, 10 klasik eser daha basılacak. Ayrıca Bosna Hersek'te restore edilen Mostar Karagöz Bey Medresesi, Etiyopya'da Necaşi Türbesi restorasyonu ve Ürdün'de Filistinli mülteciler kampında bulunan Vahdet Kız Okulu'nun yenilenmesi süreçleri tamamlanarak, açılışa hazır hale getirilecek.

  • "Türkiye Markası" yeniden oluşturulacak

Plana göre, "Türkiye Markası"nın yeniden oluşturulması için marka stratejilerinin belirlenmesi çalışmaları da ikinci 100 günlük dönemde hayata geçirilecek.

İstanbul'daki kültürel eserlerin daha fazla ziyaretçiyle buluşturulması amacıyla "Tourİst Kart" ve "İstanbul Kart" hizmete sunulacak. "100. Yılında Haremeyn-i Şerifeyn Sempozyumu"na da İstanbul ev sahipliği yapacak.

İstanbul'da bulunan yeni Atatürk Kültür Merkezi'nin (AKM) inşaatına başlanacak.

  • CSO'nun yüzde 70'ı tamamlanacak

İkinci 100 günlük dönemde Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) konser salonu inşaatının tamamlanma oranı yüzde 70 seviyesine getirilecek.

Bu arada, "Turizm Yatırım ve İşletme Belgeleri" başvuruları, e-Devlet üzerinden alınacak.

Ayrıca 81 ilde toplam 69 kültürel mekan ve eserin açılışı gerçekleştirilecek.

İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Taksim'deki AKM'nin ocak ayı içerisinde ihalesi yapılmak suretiyle hemen temelini atıp, oradaki o dev AKM'yi inşallah dünyaya örnek bir opera merkezi haline getireceğiz." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"na katıldı.

Kültür Ve Turizm Bakanlığı vasıtasıyla, 7gün 24 saat hizmet verecek şekilde 23 ilde 30 kütüphaneyi Millet Kıraathanesi'ne dönüştürdüklerini belirten Erdoğan, Bosna Hersek, Kosova, Sivas, Trabzon, Amasya ve İstanbul'da 9 cami, kütüphane, medrese ve külliyenin restorasyonunu tamamladıklarını bildirdi. Erdoğan, "Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yeri'nin ziyarete açılması için gerekli hazırlıklarda artık sona geldik.
İzmir, Sinop ve Tekirdağ'da 3 kültür merkezinin inşaatını bitirdik.
Batman, Diyarbakır, Çanakkale ve Muğla'da 5 tematik müzeyi açılışa hazır hale getirdik.
Kuleli Askeri Lisesi'nin müzeye dönüştürülmesi için gereken rölöve projelerini tamamladık.
İstanbul'da kültürel mirasımızı korumaya yönelik 14 projeyi daha neticeye ulaştırdık." diye konuştu.

  • "AKM dünyaya örnek olacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin (AKM) ocak ayı içerisinde ihalesi yapılmak suretiyle hemen temelini atacaklarını aktararak, AKM'yi dünyaya örnek bir opera merkezi haline getireceklerini söyledi.

İkinci 100 günlük dönemde, kültür varlıklarının restorasyonu kapsamında 8 tarihi cami ve külliyenin daha restorasyonunu tamamlayacaklarını dile getiren Erdoğan, Çanakkale Hasanmevsuf Şehitliği Tabya ve Bataryaları Çevre Düzenleme ve Ziyaretçi Merkezi'ni açılışa hazır hale getireceklerini anlattı.

Erdoğan, Seddülbahir Kalesi'nin de restorasyonunu bitireceklerini, ayrıca Bosna Hersek'teki Mostar Karagöz Bey Medresesi'ni de açılışa hazır hale getireceklerini açıkladı.

Salondakilerin sloganları üzerine Erdoğan, "Biz de sizlerle gurur duyuyoruz fakat 31 Mart akşamı daha farklı gurur duymamız lazım. Çok çalışacağız, gayret edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Türkiye markasının yeniden oluşturulması için strateji belirleme çalışmaları yaptıklarını ifade eden Erdoğan, İstanbul'daki kültürel eserlerin daha fazla ziyaretçiyle buluşması amacıyla "Tourİst Kart" ve "İstanbul Kart"ı hizmete sunacaklarını belirtti. Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin inşaatına başlamak suretiyle alanları bu noktada daha da genişlettiklerini dile getirdi.

  • "Yeni sistemi yüzde 92 oranında tamamladık"

Milli Eğitimde 12 bin dersliği tamamlayarak, okullarda tam gün eğitim gören öğrenci sayısını yüzde 68'den yüzde 71'e çıkardıklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güvenli ve huzurlu eğitim ortamının sağlanması için 700 okulu Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne entegre ettik. Okul öncesi eğitiminden üniversiteye kadar öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve bu noktada becerilerinin gelişimini izleyecek yeni sistemi yüzde 92 oranında tamamladık.
Bakanlığın yapısını, mevzuatını ve insan kaynağını yeniden yapılandırmak için büyük bir veri sistemi oluşturuyoruz. Önümüzdeki 100 gün boyunca, yerli ve milli değerlendirme araçlarının uygulamaya konulmasına öncelik veriyoruz.
Farklı soru türleri kullanarak öğrencilerimizin üst düzey zihinsel özelliklere sahip olma yeteneklerinin ölçümüne katkı sağlıyoruz. Temel eğitimden ortaöğretime geçişteki sınavsız okullara yerleştirme kriterlerini güncelliyoruz.
Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sürecinde sade, anlaşılabilir, ihtiyaçlara ve öğrencilerin taleplerine cevap verebilen, kamuoyunda oluşan beklentileri karşılayabilecek bir sistem oluşturuyoruz."

  • "Biz 5 sınıfa bir öğretmenin gittiği zamanları biliriz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bay Kemal taşımalı sisteme karşı çıkıyor. Taşımalı sistem niye var? Bizim öğrencilik yıllarımızda benim sınıfımda 75 öğrenci vardı. Neredeyse şimdi 75 öğrencinin olduğu sınıf var mı anneler, babalar size soruyorum. Şu anda sınıflarımızda ortalama 30 ve altı. Ama öyle yerler var ki bunlar da çok cüzi, kısmi bir şey. Oralarda mecburen taşımalı sistemi kullanmak durumundasın. Biz 5 sınıfa bir öğretmenin gittiği zamanları biliriz Bay Kemal, 5 sınıfa… O zaman bu ülkede Milli Eğitimi bunların ağababaları yönetiyordu. Ama biz geldik çocuklarımızın sıralarının üzerine kitaplarını da koyduk, ücretsiz." değerlendirmesinde bulundu.

Öğrencilere ve annelere belli ekonomik destek de verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şu anda sınıflarda böyle bir sıkıntı olmadığını yoğun bir şekilde derslik adedini artırdıklarını dile getirdi.

Salondaki katılımcılardan birinin araya girmesi üzerine Erdoğan, "Ya anam sen biliyorsun da Bay Kemal bilmiyor, sıkıntı burada. Ama 31 Mart'ta bunlara gereken dersi vereceksiniz inşallah, ben bunu biliyorum." dedi.

  • "TCG DOLUNAY ve TCG DOĞANAY kabul işlemlerini tamamlıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için Milli Savunma Bakanlığı ile Aselsan TAİ ve Havelsan gibi kurumlarla iş birliğini güçlendireceklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Milli Savunma Bakanlığımız, 650 bin gencimizin bedelli askerlik hizmetinden yararlanmasını temin etti.
HGM-Küre ve HGM-Atlas uygulamaları ile ilk yerli ve milli harita-görüntü sistemini kullanıma açıyoruz. Yükseköğrenime kayıtlı öğrencilerimizin askerlik durumlarıyla ilgili işlemlerin elektronik devlet sistemi üzerinden yapılabilmesini sağladık. Sınırlarımız içindeki mayın ve patlamamış mühimmatlar sebebiyle kullanılamayan 1,6 milyon metrekare alanın temizlik çalışmalarını başlattık. MİLGEM Projesi'nin 3'üncü gemisi 'Burgazada' korvetini Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim ettik."

Milli insansız uçak ANKA'dan 4 tanesini daha ordunun kullanımına sunduklarını hatırlatan Erdoğan, "İkinci 100 günlük devrede, Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Ay Sınıfı Denizaltı Uygulamasının TCG Dolunay ve TCG Doğanay denizaltılarında kabul işlemlerini tamamlıyoruz." bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi-2 Projesi kapsamında tedarik edilen sistemlerin de kalifikasyon ve sertifikasyonunu yaparak işletmeye alınacağını sözlerine ekledi.

(Sürecek)

“Kariyer Kapısı” uygulaması hayata geçirilecek

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığınca "İkinci 100 Günlük İcraat Programı", beş yıllık Cumhurbaşkanı Programı tamamlanarak uygulamaya alınacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "İkinci 100 Günlük İcraat Programı"nda Cumhurbaşkanlığının program kapsamında yürüteceği faaliyetlere yer verildi.

Buna göre, Cumhurbaşkanlığı tarafından, beş yıllık Cumhurbaşkanı Programı tamamlanarak uygulamaya alınacak.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca, Merkezi Yönetim Bütçesi'nin hazırlık ve uygulama süreçleri tümüyle elektronik ortam üzerinden gerçekleştirecek.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı tarafından, Mevzuat Bilgi Sistemi'nin yeni sisteme uyarlanması ve güncellenmesi sağlanacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, proje ve faaliyetlerle yerelin kalkınmasına ilişkin göstergelerin takibine yönelik birinci 100 günde geliştirilen 81 İl Karnesi Projesi’ni uygulamaya koyacak.

  • "Kariyer Kapısı" uygulaması hayata geçirilecek

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi tarafından, çevrimiçi ortamda açık iş pozisyonlarının yayımlanması amacıyla geliştirilen "Kariyer Kapısı" uygulaması hayata geçirilecek, tüm üniversitelerde Kariyer Merkezlerinin kurulması ve verilecek hizmetlerin standart prosedürleri yayımlanacak.

Üniversitelerin ve bağlı bölümlerinin mezuniyet sonrası performansını ölçmeye yönelik Üniversite Mezun İstihdam Edilebilirlik Araştırması’nı tamamlayacak İnsan Kaynakları Ofisince, yurt dışına gönderilecek öğrencilere yönelik "Yurtdışı Bursiyerler Vizyon ve Farkındalık Eğitimleri" başlatılacak.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, abonelik gerektiren elektrik, doğal gaz, su, telefon, internet abonelik hizmetlerinin pilot uygulama şeklinde e-Devlet üzerinden sunulmaya başlanmasını sağlayacak.

Kamunun vatandaşa, özel sektöre ve kamuya sunduğu hizmetlerin yüzde 95 oranında e-Devlete entegrasyonunu sağlayacak Dijital Dönüşüm Ofisi, e-Devlet üzerinden sunulan hizmetlerin performans ölçümünü yapacak.

  • "Ekonomi Politika Meclisleri" oluşturulacak

    Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulunca, kurulun strateji belgesi ve işleyiş yönergesi hazırlanacak, Türk dilinin doğru kullanımı, şehirlerdeki tabela kirliliği ile etkin mücadele amacıyla kampanya yürütülecek.

Kültür Sanat Politikaları Kurulu tarafından, Cumhurbaşkanlığının öncülüğünde medeniyet dili olan Türkçenin bilinçli kullanımı için internet, iletişim, medya ve eğitim alanlarında seferberlik başlatılacak.

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulunca, çalışmalara sivil toplum kuruluşlarının katkı sağlayabilmesi amacıyla geniş katılımlı "Ekonomi Politika Meclisleri" oluşturulacak.

Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu tarafından ise Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanacak.

İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki tren kazasıyla ilgili "Bu kaza tüm boyutlarıyla incelenecek, sorumlular ortaya çıkartılacak ve gereken her şey yapılacak." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "İkinci 100 Günlük Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"na katıldı.

Erdoğan konuşmasına, "Vatanımızın istiklali ve milletimizin istikbali uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Gazilerimizin her birine ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum." diyerek başladı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Büyük ve güçlü Türkiye davası yolunda gayret göstermiş, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için emek vermiş, böylece milletimizin kalbinde müstesna bir yer edinmiş devlet adamlarımızın tamamını buradan saygıyla anıyorum. Rabbim, her karış toprağı şehit kanlarıyla mühürlenmiş bu vatan için çalışan, üreten, istihdam ve katma değer oluşturan herkesten razı olsun diyorum."

Erdoğan, bu sabah saat 6.30 civarında erken saatlerde meydana gelen tren kazasıyla ilgili üzüntülerini paylaşmak istediğini söyledi. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Treni'nin, Marşandiz İstasyonu'nda kılavuz yol kontrol lokomotifi ile çarpışması sonucu 3'ü makinist olmak üzere 9 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 47 vatandaşın da yaralandığını belirten Erdoğan, bu elim kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da Allah'tan acil şifalar diledi.

Erdoğan, kazayla ilgili adli ve idari soruşturmaya başlandığını bildirerek, "Cumhuriyet savcılığımız, şu ana kadar 3 kişiyi gözaltına almıştır. Bu kaza tüm boyutlarıyla incelenecek, sorumlular ortaya çıkartılacak ve gereken her şey yapılacaktır." dedi.

  • "Yoğun gündemle çalışmalarımızı yürüttük"

Bugün, 3 Ağustos'ta kamuoyuna ilan ettikleri 100 Günlük İcraat Programı'nın sonuçlarıyla ileriki ikinci 100 günlük hedefleri paylaşmak üzere bir araya gelindiğini belirten Erdoğan, "Yaptıklarımız, yapacaklarımız. Böylece, milletimizin huzurunda geride bıraktığımız 100 günün muhasebe ve murakabesini yaparak, bunun yanında yakın geleceğe ilişkin programımızı ortaya koyarak, Türk siyasetine de yeni bir açılım kazandıracağız." diye konuştu.

Erdoğan, yürütmenin başı Cumhurbaşkanı olarak inşallah bundan sonra da belli aralıklarla milletin karşısına çıkarak, icraatlarının değerlendirmesini yapacaklarını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Öncelikle tüm bakan arkadaşlarıma ilk 100 günlük icraat programının hayata geçirilmesi sürecinde sergiledikleri gayretler için teşekkür etmek istiyorum. Cumhurbaşkanı kabinesini açıkladığımız 9 Temmuz tarihinden bugüne gerçekten çok yoğun bir gündemle çalışmalarımızı yürüttük.

Bir taraftan ülkemizin yeni yönetim sistemine geçiş sürecini yönettik, diğer taraftan ekonomik açıdan Türkiye'ye diz çöktürmeyi hedefleyen saldırılara karşı mücadele ettik. Tüm bunlarla birlikte milletimize verdiğimiz sözleri de gerçekleştirmeye çalıştık. İç ve dış kaynaklı tüm engelleme girişimlerine rağmen, hamdolsun hedeflerimize ulaşma yönünde önemli mesafe katettik."

  • "Siyaset simsarları, sözüm ona ekonomistler, köşe yazarları"

Kur-faiz-enflasyon üçgeni üzerinden ekonomiye pranga vurmak isteyenleri bir kez daha hüsrana uğrattıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Kurdaki kısa süreli dalgalanmayı dahi hükümeti yıpratmak için fırsat bilen kifayetsiz muhterislerin heveslerini kursaklarında bıraktık. Birkaç ay öncesine kadar sabah akşam milletimize karamsarlık pompalayan siyaset simsarları, sözüm ona ekonomistler, köşe yazarları bugün adeta dillerini yutmuş durumdalar, hiçbirinden şimdi çıt çıkmıyor." diye konuştu.

Erdoğan, ikinci 100 günlük icraat programını uygularken de aynısını yapacaklarının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

"Kişisel çıkarı için 81 milyonluk 'Türkiye gemisi'nin altını oymaya çalışanlar kesinlikle fırsat bulamayacaklar, onlara fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin ve milletimizin düşmanlarının operasyon aracı haline dönüşmüş olan çevrelerin eleştirilerine kulak asmayacağız. Hiçbir kirli planın, hiçbir ekonomik tetikçinin, ihtiraslarının kulu-kölesi olmuş hiçbir menfaatperestin ülkemiz ile hedefleri arasına girmesine müsaade etmeyeceğiz. Millet iradesinin üzerinde hiçbir irade tanımadan, Hakk'ın ve halkın rızası için gözünü ve gönlünü Türkiye'ye çevirmiş mazlum ve mağdurlar için çalışmaya, üretmeye, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz."

Yaşanan onca sıkıntıya rağmen ilk 100 günlük icraat programında yüzde 97 gibi son derece yüksek bir gerçekleşme performansına ulaştıklarına işaret eden Erdoğan, "İcraat programımızda yer alan 400 eylemden 340 tanesini tamamladık. Bunların arasında gerçekten önemli, gerçekten tarihi, milletimizin umut ve heyecanla beklediği pek çok projemiz bulunuyor." dedi.

  • "Toplam büyüklüğü yaklaşık 1,5 milyon metrekaredir"

Erdoğan, Cumhuriyetin 95'inci yıl dönümü kutlanılan 29 Ekim tarihinde Türkiye'ye yeni bir zafer anıtı kazandırdıklarını vurguladı.

90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabının açılışının yapılan İstanbul Havalimanı'nın Türkiye'nin gurur abideleri arasında yerini aldığına değinen Erdoğan, "Tüm etapları devreye girdiğinde yılda 200 milyon yolcu kapasitesine kadar çıkabilecek bu havalimanı finansmanından inşaatına, mimarisinden çevre dostu özelliğine kadar hemen her yönüyle dünyada parmakla gösterilen projelerden biridir. Yeni havalimanımız, İstanbul'un hava ulaşımındaki merkezi rolünü inşallah çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride bırakılan dönemde ayrıca bilhassa büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlara nefes aldıracağına inandığı Millet Bahçeleri'nden 5'ini hizmete sunduklarını belirterek, "Başakşehir, Kayaşehir, Hoşdere, Baruthane ve Çırpıcı Millet Bahçeleri'nin toplam büyüklüğü yaklaşık 1,5 milyon metrekaredir. Bahçelerimiz; otoparklardan ibadethanelere, yürüyüş ve bisiklet yollarından çocuklarımız için ferah oyun alanlarına kadar vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına cevap verir niteliktedir." diye konuştu.

(Sürecek)

Erdoğan, ikinci 100 günlük hedefleri açıklıyor

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin ikinci 100 günlük eylem planını kamuoyuna açıklıyor.

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda, Cumhurbaşkanlığı ile 16 Bakanlığın önümüzdeki 100 gün içinde gerçekleştireceği icraatları tanıtıyor.

Türk Savunma Sanayii Zirvesi

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kasırga, Bora, Som gibi füzelerimiz, seri üretim aşamasına gelirken, daha yeni modellerle ilgili çalışmalarımız da sürüyor. O da daha uzun menzilli olanlarını yapmak, bunların üretimlerine geçmek. Bu alanda önemli bir adımı da inşallah uzun menzilli füzelerle atıyoruz, atacağız. Deneme atışlarının tamamlandığı bu proje, Türkiye'yi bir üst lige taşıyacak." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Türk Savunma Sanayii Zirvesi'ndeki konuşmasında, detaylarının iki günlük zirve boyunca konuşulacağına inandığı çalışmaları, sahadaki tecrübeler ışığında sürekli güncelleyip, ileriye taşıyacaklarını söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ülke güvenliğinin bel kemiği olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ancak günümüzde güvenlik kavramı, istihbarattan sağlığa, enerjiden iletişime, ulaştırmadan tarıma kadar farklı alanları da içine alacak şekilde genişlemiştir. Önemli olan potansiyelimizi harekete geçirmek, kaynaklarımızı en doğru şekilde kullanmak, çalışmalarımızı verimlilik esasına göre yürütmektir. Savunma Sanayi Başkanlığımızı doğrudan Cumhurbaşkanlığımıza bağlamamızın sebebi işte budur." diye konuştu.

Erdoğan, böylece TSK imkanlarının yanında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) üniversitelere, diğer kurumlara bağlı kuruluşlardan özel sektöre kadar geniş bir işbirliği alanının ortaya çıktığını dile getirdi.

Denizlerdeki gelişmelerin bir uçak gemisi mahiyetindeki Anadolu Amfibi Hücum Gemisi'nden fırkateyn sınıfına yükseltilen 5'inci Milgem'e ve denizaltılarına kadar bu alanda attıkları adımların isabetli olduğunu gösterdiğine işaret eden Erdoğan, silahlı silahsız, insanlı insansız tüm hava araçları konusunda çok önemli mesafeler katettiklerinin altını çizdi.

Erdoğan, kendisinin başbakanlığı döneminde bir ülkeden insansız hava aracı almak istediklerini anlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kimden? Stratejik ortağımızdan. 'Bugün git yarın gel.' Hiç olmazsa kiralık verin. 'Yok'. İsim vermeyeceğim, hep söylenen şu; 'kongre izin vermiyor.' Bıktık, bittik ama hamdolsun özel sektörümüz çıktı ortaya insansız hava aracını da yaptı, silahsız insansız hava aracını da yaptı. Şimdi daha da ileri gidecekler. Buna inanıyorum. Çok daha güçlüsünü yapacaklar. Belki de onlarda olmayanı veya dünyada bir veya iki ülkede olanı yapacaklar. Bugünlere ulaştık. Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı."

  • "Bu proje, Türkiye'yi bir üst lige taşıyacak"

Çok kararlı olduklarını belirten Erdoğan, "Bayraktar, İHA ve SİHA'larımız, Anka'mız, Hürkuş uçaklarımız semalarımızda ülkemizin savunmasına hizmet vermeye başladı. Atak helikopterimiz, şimdi yeni bir hamlemiz var, görüşmeler devam ediyor. İnşallah onu da çok daha güçlü hale getireceğiz. Atak helikopterimiz en önemli hava güçlerimizden biri haline geldi. Milli muharip uçağımızı geliştirme yönünde kesintisiz bir çaba içindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın sonunda ismini açıkladığı genel maksat helikopterinin prototipinin testlerinin süratle devam ettiğini bildirerek, şunları söyledi:

"Büyük oranda yerleştirilmiş sistemlerle donatılmış bir başka genel maksat helikopterimizle ilgili olarak ortak üretim çalışmaları da sürüyor. Korkut hava savunma silahımızın teslimatına, hisar hava savunma sistemlerimizin testlerine devam ediyoruz. Siper hava savunma sistemimizle ilgili geliştirme faaliyetleri önemli bir aşamaya geldi.

Kasırga, Bora, Som gibi füzelerimiz, seri üretim aşamasına gelirken, daha yeni modellerle ilgili çalışmalarımız da sürüyor. O da menzili daha da ileri kılmak, daha uzun menzilli olanlarını da yapmak, bunların üretimlerine de geçmek. Bu alanda önemli bir adımı da inşallah bu uzun menzilli füzelerle atıyoruz, atacağız. Deneme atışlarının tamamlandığı bu proje, Türkiye'yi bir üst lige taşıyacaktır. Bu arada elektromanyetik fırlatma, yönlendirilmiş enerji, lazer silahı gibi daha ileri teknolojilere dayalı sistemleri geliştirme faaliyetleri de kesintisiz devam ediyor."

  • "İhracatını yapana kadar durmayacağız"

Erdoğan, bu arada önemli adımlardan bir tanesinin de Altay tankını seri üretim aşamasına getirdiklerine dikkati çekti. Bunun ne kadar önemli ve gerekli olduğunu Afrin'de gördüklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Fırtınaların orada ne işler gördüğünü hep izlediniz, takip ettiniz. Altay ile bu çok daha farklı bir mevzi kazanacak. Yeni teknolojilerle daha da geliştirdiğimiz bu tank, prototipinin de ötesinde bir ürün olarak TSK'nın hizmetine sunulacaktır. Diğer taraftan radardan uyduya, siber güvenlikten karıştırma ve yanıltma sistemlerine, görüntü teknolojilerinden nano mikro mini otonom sistemlerine kadar pek çok çalışmayı daha titizlikle sürdürüyoruz.

Türkiye savunma sanayindeki tüm stratejik ihtiyaçlarını kendisi tasarlayabilir, geliştirebilir, üretebilir, hale gelene ve bunların ihracatını yapana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, gece gündüz çalışacağız. Bu süreçte çok acil olmayan hiçbir ürünün, malzemenin yurt dışından ithal edilmemesi gerektiğinin talimatını buradan tüm kurumlarımıza bir kez daha veriyorum. Bizi birilerine muhtaç etmeyin. Sizler de işte bu sektörlerin içerisinde yer alıyorsunuz. Artık biz bunları kendimiz üretmek durumundayız. Bu millet yapar mı? Ben inanıyorum yapar, öyleyse yapalım."

(Sürecek)