CHP TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kendi milletine ve devletine güvenmeyip bir Amerikan şirketine güvenen bir hükümetin Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yeri yoktur. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni ve 16 bakanlığı bir Amerikan şirketine denetletiyorsanız sizin sarayda da yeriniz yoktur. Düşün milletin yakasından." dedi.

Kılıçdaroğlu, Meclis'teki CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin büyük bir ekonomik kriz yaşadığını belirterek, "Saray'a koşulsuz itaat eden beslemeler, müteahhitler ve havuz medyacılarının krizden etkilenmeyeceklerini" ileri sürdü.

Bu krizin yükünü maaş ve ücretleri artmayan işçi ve emeklinin, halkın, Osmanlı'nın deyimiyle "avam"ın çekeceğini savunan Kılıçdaroğlu, iktidarın stokçuluk yapanları suçladığını belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Ne suçluyorsun kardeşim, sen devlet değil misin? Tek başına devletsin, kim yapıyorsa git yakasından tut. 'Bana ihbar et.' Vatandaşları ihbar etmeye davet ediyor. Vatandaş muhbir mi kardeşim? Sen görevini yapsana, stokçuluk yapan, köşeyi dönen, dolar istifleyenler senin adamların. Sen, zaten dolar baronlarının adamı değil misin, onları korumuyor musun, onların yanında değil misin? 5 saatte 84 bin dolar para kazandırmadın mı? Bunların hepsinin belgeleri de dokümanları da var. Esnafı suçlayacak, çünkü gücü ona yetiyor. Çünkü esnaf korkudan ses çıkaramıyor." diye konuştu.

– Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 10 soru yöneltti

Hükümetin, birçok ülkeye giderek tefecilerden para istediğini öne süren Kılıçdaroğlu, söz konusu kişilerin "Türkiye'ye güvenmediklerini, ancak bir Amerikan firmasıyla çalışılması halinde borç verebileceklerini" iletmeleri üzerine iktidarın, Amerikan McKinsey ile anlaşma yaptığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "3 ayda bir gelip denetleyecekler. Bu söylendiği zaman 'Sıradan bir sözleşme niye bu kadar gürültü koparıyorsunuz' diye bir sürü laf söylediler. Ben Erdoğan'a 10 soru soruyorum. Eğer sarayda beni dinliyorsa not alsın. Not almaktan acizse kendisine bu 10 soruyu göndereceğim, cevaplarını 81 milyon vatandaşım adına bekliyorum." ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik 10 soruyu şöyle sıraladı:

"Erdoğan'a göre, yaşadığımız ekonomik krizin sorumlusu 'dış güçler'di. Dış güçlerin başında da Amerika ve Trump geliyordu. Peki, krizi aşmak için kimden liderlik istiyorsunuz? Bir Amerikan danışmanlık şirketinden… 'Bizi batırıyorlar' dediğiniz bir ülkenin şirketinden sizi kurtarmasını hangi akılla istiyorsunuz?

Erdoğan'a göre bunlar 'ezanımıza bayrağımıza saldıranlar'dı. Peki 'ezanımıza, bayrağımıza saldıranlar'dan para karşılığı yardım istemeyi bu millete nasıl anlatacaksınız? Hangi yüzle bu anlaşmayı yaptınız? Daha acı olanı ise bu tutumunuz 'Biz bu ekonomiyi yönetemiyoruz, gelin siz yönetin' anlamına gelmiyor mu?

Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Kamu Maliyesi Değişim ve Dönüşüm Ofisi olacak ve bu Ofis'te de 16 bakanlıktan temsilci olacak. Bunların aldıkları her karar, yaptıkları her uygulama, düzenledikleri her rapor, 3 ayda bir McKinsey tarafından kontrol edilecek. Türkiye'de bunu yapacak, kurum, kuruluş ya da şirket yok mu? Bunu içinize nasıl sindirdiniz?

Devletin kozmik odasını FETÖ'ye teslim ettiniz. Şimdi de devletin tüm mali bilgilerini 'ezanımıza ve bayrağımıza saldıranlara' teslim edeceksiniz. Bunu hangi ahlaki temele dayanarak yapacaksınız?

Size Türkiye'de liderlik yapacak McKinsey'e , bu işi ihaleyle mi, yoksa birilerinin tavsiyesi üzerine mi verdiniz? Tavsiye üzerine verdiyseniz, size bu şirketi kim ya da kimler önerdi?

Bu anlaşmanın tutarı, kapsamı ve süresi nedir? Bunları açıklayacak mısınız? Biliyorum ki açıklamayacaksınız, 'ezanımıza, bayrağımıza saldıranlar' bunu biliyorlar ama necip Türk milleti bunu öğrenemeyecek. Bu tutum aynı zamanda sizin gayrıyerli ve gayrımilli karakterinizi göstermiyor mu?

Diyorsunuz ki 'Söz konusu danışmanlığın hiçbir icra fonksiyonu ya da yetkisi olmayacaktır. Fonksiyonsuz ve yetkisiz bir şirkete hangi vicdanla milyonlarca dolar para ödeyeceksiniz? Fonksiyonsuz ve yetkisiz bir şirketse neden 3 ayda bir 16 bakanlığı denetlesin?

'Allah aşkına', neyin nasıl tasarruf edileceğini Türkiye'de hiç kimse bilmediği için mi Mckinsey firmasından milyon dolarlar ödeyip görüş alacaksınız?

Sevgili Erdoğan, 15 Mart 2015 tarihinde Balıkesir'de yaptığın konuşmada, 'Benim derdim ne biliyor musunuz? Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir?' diyordun. McKinsey ile yapılan anlaşma, devleti bir şirket gibi yönetme arzusundan mı kaynaklanmaktadır? Bu anlayış 'hanedan devlet' anlayışı değil midir?

McKinsey'in üç ayda bir düzenlediği raporları kamuoyuna açıklayacak mısınız? Açıklayamazsınız. 'Ezanımıza bayrağımıza saldıranlar' raporları bilecek ama bizler, 600 milletvekili dahil, öğrenemeyeceğiz. Bu sizin vatanseverlik anlayışınızı mı yansıtıyor?"

Kılıçdaroğlu'nun "Kendi milletine ve devletine güvenmeyip bir Amerikan şirketine güvenen bir hükümetin Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yeri yoktur. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni ve 16 bakanlığı bir Amerikan şirketine denetletiyorsanız sizin sarayda da yeriniz yoktur. Düşün milletin yakasından." şeklindeki ifadelerini partililer ayakta alkışladı.

– "Onur, gurur ve haysiyet sahibiysen anlaşmayı iptal et, uçağı da iade et"

6 Mart 1922 tarihinde TBMM'deki gizli bir toplantıda Gazi Mustafa Kemal'in "Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir." ifadelerini kullandığını aktaran Kılıçdaroğlu, bir yabancıya teslim olanların geleceği olamayacağını kaydetti.

İktidarın 21. yüzyılda Türkiye'ye "kendi kendini yönetemeyen, denetleyemeyen ve kurumlarına güven duymayan" bir duruma getirdiğini savunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sarayda oturuyorsun, kışlık sarayda, yazın oluyor yazlık sarayda, bir yere gideceksin uçan sarayda… Yetmiyor, şimdi Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomisini Amerikalılar'a teslim edeceksin. Amerika şirketine teslim edeceksin, milletin önüne çıkacaksın yüzün kızarmadan 'yerli, milli' diyeceksin. Saraydaki zata çok açık ve net söylüyorum, onurun, gururun ve haysiyetin varsa, onur, gurur ve haysiyet sahibiysen anlaşmayı iptal et, uçağı da iade et."

Bu arada, grup salonunda, tahliye edilen ve dün Genel Kurul'da yemin eden CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'na partililer ilgi gösterdi.

Toplantı salonuna gelen bir grup işçi, "Sendika hakkı engellenemez" şeklinde sloganı attı.

"Cumartesi Anneleri" ile 24 Haziran'da seçim gecesi tutuklanan ve 83 gün tutuklu kalan Antalya Gençlik Kolları üyeleri de salonda yer aldı.

Öte yandan, salondakilere "Erdoğan'a McKinsey Soruları" başlıklı, Kemal Kılıçdaroğlu imzasını taşıyan broşür dağıtıldı.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?