2019 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

'TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2019 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Bütçeler üzerinde CHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Gökhan Zeybek, son dönemde çıkan önemli yasalardan birinin İmar Barışı Yasası olduğunu belirterek, yasanın, yönetmelik, ruhsat ve eklerine aykırı yapılmış olan yapıların ruhsata bağlanmasıyla ilgili bir sorun varsa bunları belli bir bedel karşılığında affettiğini anımsattı.

Zeybek, "İşte İmar Barışı Yasası'yla, Karadeniz'in yaylaları, Ege'nin, Akdeniz'in, Bolu'nun orman alanları, tarım alanları, turizm alanları hızlı bir biçimde yağmalanmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütün bu sürecin, bütün bu şikayetlerin farkında olmasına rağmen, kendilerine verilmiş bir talimat var. Nedir o? 'Aman, bütçeye para gelsin. Aman, bütçeye para gelsin de nereden gelirse gelsin." diye konuştu.

2019 yılı bütçesinin" bir faiz bütçesi" olduğunu savunan Zeybek, "Sosyal Güvenlik Kurumu harcamalarını, Milli Eğitim maaşlarını, emniyetin maaşlarını, Sağlık Bakanlığı'nın maaşlarını çıkardığınız zaman geride hiçbir şey kalmıyor. O nedenle bugün meydana gelen kaza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesindeki tasarrufun temel sonucudur. Yapılamayan sinyalizasyonlar, yapılamayan altyapı yatırımları, bugünkü kaza, bundan önceki kaza ve bundan sonra oluşacak olan kazaların temel sorunudur." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, 2019 bütçesinin, "krizin yükünün, yüzde 20 artan vergiyle dar gelirlinin sırtına yüklenen bir bütçe" olduğunu iler sürdü.

Bütçede 117 milyar borç faizi ödemesi, 80 milyar da öngörülen bütçe açığı bulunduğunu anlatan Emecan, "Tarım Bakanlığı ve Orman Bakanlığı birleştirildi. 2019 yılı bütçesi iki bakanlığın 2017 toplam bütçelerine göre azaltılmış, 33 milyar 744 milyon TL bütçe ayrılmıştır. Bu rakamlardan da aslında genel bütçeden tarıma ve ormancılığa ayrılan bütçenin azaldığını anlıyoruz." dedi.

Büyükşehir Yasası'yla "mahallelere dönüştürülen köylerdeki tarım alanlarının yok edilmesiyle ekilebilir tarım alanlarının yüzde 15 oranında azaldığını" öne süren Emecan, "Ancak gidip Sudan'da 780 bin hektar tarım arazisi kiralayabiliyorsunuz. Türkiye'de ise çiftçi üretemez, tüketicinin büyük çoğunluğu da pahalılık nedeniyle yeterli gıdaya ulaşamaz hale gelmiştir. Şu anda Türkiye'de nüfusumuzun yüzde 20'si açlık sınırının altında yaşamaktadır." diye konuştu.

"Bugün ürettiğimiz tarım ürünlerinin 6 katını ithal eder duruma geldik." diyen Emecan, "Organik tarım dünyada giderek yaygınlaşmaktayken biz organik tarımda ve iyi tarım uygulamalarında dünyanın çok gerisindeyiz. Hayvancılık neredeyse tamamen bitme noktasına gelmiş, dışa bağımlı. Et ihraç eden bir ülkeyken ithal eder duruma gelmişiz." değerlendirmesini yaptı.

  • "Adalete güven kalmamış durumda"

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, "adaletin olmadığı, mahkemelerin hak dağıtmadığı Türkiye'de ve yargının ağır sorunlarla boğuşmak zorunda kaldığı bir dönemde" Adalet Bakanlığı'nın bütçesini konuşulduğunu savundu.

"Adalete güven kalmamış durumda." ifadesini kullanan Emir, "Türkiye'de bir tek kişi bile adaletin, yargı bağımsızlığının ve mahkemelerin adil karar verdiğini savunamazken, Adalet Bakanlığı maalesef suçların patlama yaptığı bir dönemde ve yargı ağır sorunlar altındayken, yargı sorunlarını çözmek yerine, cezaevleri açmakla, cezaevi sayısını artırmakla övünen bir noktada. Bu son derece üzüntü verici." dedi.

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, mahkemelerde adalet olmadığını belirterek, 15 Temmuz'dan sonra " AKP'nin il başkanı, ilçe başkanı ve yöneticisi olan avukatları hakim yapabilmek için 70 olan yazılı sınav notunun daha da aşağılara çekildiğini" iddia etti.

Köse, şunları söyledi:

"45 saniye süren mülakatlarla, AKP'li avukatlar hakim oldular. Şu anda beraat kararı yazamayan hakimler var. Böyle bir kurumdan adalet beklemek mümkün müdür? Yani Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adında olan 'adalet' maalesef ülkemizde kalmamıştır. Devlette adalet yok, liyakat sistemi çökmüş. Seçimde adalet yok, geçimde adalet yok. Dünyanın gelir dağılımı en bozuk ülkelerinde birisiyiz. Böyle bir sistemden de yaklaşık yüzde 400 artmış bir cezaevi sakini tablosu ortaya çıkıyor. 2002'nin 31 Aralık'ında 60 bin civarında olan hükümlü ve tutuklu sayısı, 20 Kasım 2018'de 260 bine çıkmış. Avrupa genelinde cezaevi nüfusu en çok artan ülke maalesef ülkemiz."

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de Türkiye'de adalete güvenin yüzde 20'ye kadar düştüğü, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en düşük seviyeleri olduğunu bildirdi.

Emre, "16 yıldır Türkiye'yi AK Parti iktidarının yönetiyor. Son senelerde ağırlıklı olmak üzere kuvvetler birliğinin oluşmasıyla birlikte en son seçim ve referandumla birlikte değerlendirildiğinde tek yetkilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, adeta seçilmiş kral gibi. Yasama elinde, yürütme elinde, yargı elinde, üniversiteler elinde, medya elinde; elinde olmayan hiçbir şey yok. Peki, böyle bir ortamda bu ülkeye barışı, huzuru, refahı getirmekle yükümlü ve sorumlu kendisi değil mi?" diye sordu.

  • Ejder meyvesi

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl de Ankara'daki tren kazasının "kaza olmanın ötesinde bir cinayet" olduğunu belirtti.

İnsan haklarının temelini "yaşama hakkı"nın oluşturduğunu anlatan Bingöl, "Bu sabahki ve bundan önceki kazaların tamamı, insan haklarının temelini oluşturan yaşam hakkı ihlalidir, onun için bir cinayettir. Şimdi, yetkililer ve hükümet edenler bu kazaya bir kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Hayatını kaybedenlerin arasında bir makinist kardeşimiz var; korkarım ki bir süre sonra bu kazayı o makinistin üzerine yıkıp kurtulacaksınız." dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün, kürsüde konuşması sırasında, yanında getirdiği ejder meyvesini AK Parti milletvekillerine verdi.

Aygün, elindeki buğday paketini de göstererek, bir kilo buğday fiyatının bir fincan kahve içmeye yetmediğini kaydetti.

Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, bir CHP'li milletvekilinin "Seçilmiş kral Erdoğan" dediğini anımsatarak, "Ben kralların seçimle geldiğini bilmiyorum, hiç öyle bir şey okumadım. Seçilenlerin de kral olduğuna ilişkin bir şey okumadım. Halk seçer ve her zaman halk seçtiklerini geri çağırabilir, bunun yolu açık. Becerin, çağırın." diye konuştu.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?