Categories
Politika

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

TBMM (AA) – TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, acil bir İçtüzük ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bir kesin hesap daimi alt komisyonun kurulması gerekiyor. Yeni sisteme göre teklif hazırlama süreçlerinde yasama-yürütme ilişkilerinin çerçevesinin mutlak suretle belirlenmesi gerekiyor." dedi.

Meclis Genel Kurulunda, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2020 Yılı Bütçeleri üzerinde görüşmeler sürüyor.

TBMM bütçesiyle ilgili söz alan TBMM Başkanvekili Bilgiç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle parlamentonun güçlendiğini ancak eksikler olduğunu ifade etti. Acil bir İçtüzük ihtiyacı olduğunu belirten Bilgiç, "Bir kesin hesap daimi alt komisyonun kurulması ve yeni sisteme göre teklif hazırlama süreçlerinde yasama-yürütme ilişkilerinin çerçevesinin mutlak suretle belirlenmesi gerekiyor." diye konuştu.

"İçtüzüğün yeni sisteme göre kurgulanması gerektiğini ifade etmenin eleştirilecek bir tarafı olmamalı." diyen Bilgiç, 2020 bütçesinin beraberinde 2018 Kesin Hesap Kanun Teklifi ile TBMM'ye geldiğini, Anayasa'da ikisinin birlikte görüşüleceği hükmünün yer aldığını hatırlattı.

Bilgiç, "Yeteri kadar Sayıştay raporları üzerinde, kesin hesap üzerinde görüşmeler yapılabildi mi? Yapılamadı. 22. dönemden bu tarafa kesin hesap daimi alt komisyonu kurulması noktasında İçtüzük çalışmalarında hüküm vardı. Ancak bunlar kadük oldu. Ama bugün yeni sistemde bunları yapmak lazım." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından 26 Ekim 2018 ve 5 Temmuz 2019'da Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ile bakanlıklara, yazılı soru önergelerinin cevaplandırma durumunu gösteren yazı yazıldığını aktaran Bilgiç, "Bu yazılarda, yazılı soru önergelerine süresi içerisinde cevap verilmesi ve verilecek cevapların, TBMM saygınlığına uygun olacak şekilde, soruları tam karşılayan, yeterli ve tatminkar nitelikte hazırlanması hususu da iletilmiştir." bilgisini verdi.

Bilgiç, gelen bir soru üzerine, Meclise 137 güvenlik kamerası yerleştirildiğini, kulislerde, milletvekili odalarında ve milletvekili odalarının bulunduğu koridorlarda kamera bulunmadığını aktardı.

Bilgiç, kameraların, güvenliği sağlamak üzere Başkanlık Divanı'nda alınan karar doğrultusunda konulduğunu söyledi.

Categories
Alaturka Gazetesi

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Balıkesir'deki depremde can ve mal kaybının olmadığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2020 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, görüşmeler sürerken, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın Balıkesir'de meydana gelen depremle ilgili sorusuna yanıt verdi.

Balıkesir Valisi ile görüştüğünü aktaran Ersoy, depremden kaynaklı şu an itibarıyla can ve mal kaybının olmadığını ve bu yönde bir beklentinin de bulunmadığını söyledi.

Categories
Politika

2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

TBMM (AA) – MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin, tarihinin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kalmasına rağmen faiz-kur-enflasyon sarmalından çıkması konusunda önemli bir mesafe alındığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz alan Akçay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 3 sac ayağı üzerine inşa edildiğini, bunların "milli devlet, güçlü iktidar, demokratik istikrar" olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yönetimde istikrarı, temsilde adaleti hedeflediğini ve bu hedeflerin gerçekleştiğini dile getiren Akçay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Meclisin daha verimli ve daha bağımsız olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş evresinin "son derece uyumlu" olduğunu belirten Akçay, "Eski sistemde hükümet kurulma sürecinde yaşanan gerginlik, çalkantı ve krizler yaşanmamıştır. Seçimin akabinde Cumhurbaşkanı kabinesi süratle teşkil etmiş; ülke gündemine, temel konulara odaklanmıştır." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin; milli güvenlik, dış politika ve ekonomi ile ilgili etkin, hızlı, uyumlu ve isabetli kararların alınmasını kolaylaştırdığını söyleyen Akçay, "Türkiye, 15 Temmuz hain darbe girişimiyle başlatılan ülkemizi işgal planının çok cepheli devam ettirildiği süreçte tüm tehdit ve saldırılara daha güçlü şekilde karşılık vermiştir. Terörle mücadelede önemli ve büyük bir başarı sağlanmıştır." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizmasıyla ekonomi politikalarının, dönüşüm ve değişim sürecinin daha koordineli bir şekilde yönetildiğini belirten Akçay, Türkiye'nin, tarihinin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kalmasına rağmen faiz-kur-enflasyon sarmalından çıkarılması konusunda önemli bir mesafe aldığını vurguladı.

– "Maddenin üçüncü hali"

Millet ve devlet olmanın, toprak bütünlüğü içinde yaşamanın ilk şartının güvenlik olduğunun altını çizen Akçay, "Bu nedenle terörle mücadele en hassas konumuzdur. Bu mücadele çok boyutludur. Devlet terörle sahada mücadele ederken, sivil toplumda, kamu hayatında, siyasette, kültürde, sanatta, medyada ve eğitimde de mücadele yapılır, yapılmalıdır." diye konuştu.

Türk milletinin beka ve onur meselesi olan FETÖ'nün kökünün kazınması için atılan adımları desteklediklerini ve desteklemeye de devam edeceklerini bildiren Erkan Akçay, "FETÖ ve FETÖ’cülük yapısı itibariyle maddenin üçüncü hali olan gaz haline benzemektedir. Rengi ve kokusu yoktur ama çok zehirli ve sinsidir. Her tarakta bezi var, her kalıba girmektedir. Bu gibi örgütlerin ortaya çıktıkları ortam ve tutundukları kök ve dallar da analiz edilmeli, devletimizi içten içe kemiren hiçbir yapıya müsamaha gösterilmemelidir. Stratejik devlet konseptiyle mücadele sürmelidir." ifadelerini kullandı.

-" Barış Pınarı Harekatı'ndaki başarı masaya güçlü şekilde oturmamıza vesile oldu"

Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dış politikada bağımsızlık ve milli egemenlik; sosyal, ekonomik ve siyasi bakımdan yabancı güçlerden bağımsız egemen politik bir alanın kurulması ve bu alandaki egemenliğin uluslararasında tanınması ve saygı görmesi ile mümkündür. Bağımsız dış politikanın somut göstergesi ise sahada ve masada güçlü olmaktır. Bugün Türkiye dış politikada sahada da masada da belirleyici hale gelmiştir. Barış Pınarı Harekatı'nda sahadaki başarı masaya güçlü bir şekilde oturmamıza vesile olmuştur. Bu hamlelerle Türkiye milli çıkarlarını korumakta ve güçlendirmektedir.

Türkiye bölgesinde ilteber devlet konumuna gelmektedir. İlteberlik; derleyen ve toplayan olma sorumluluğunu, gücünü ve yetkisini ifade eder. Bu vazifede yapıcı siyaset ve saygınlığın varlığı rızayı tesis etmede yetersizdir. Rıza, gücün bir yansımasıdır. Güç ise sahadaki varlığınızdır. Türkiye ilteber devlet rolünü sahadaki ve masadaki gücüyle inşa ettiği bölgesel ve küresel rızayla tesis etmektedir. Dış politikada tarihin ve coğrafyanın mantığına uygun olarak hareket etmek zorundayız. Binlerce yıllık Türk devlet geleneğine, Türk milli kültürüne, hariciye tecrübesine bağlı olarak bağımsız dış politikaya devam etmeliyiz. İkili ilişkilerdeki tüm olumlu gelişmelere rağmen kuşkulu ve uyanık aynı zamanda akıllı ve iddialı.

Gururla söylemeliyim ki Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle dış politikada daha etkin ve belirleyicidir. Son yıllarda dış politikada önemli kazanımlar elde ettik. Bölgemizde ve uluslararası siyasette proaktif yaklaşımla suyun yatağını belirleyen, suyu mecrasında akıtan ülke konumuna geldik. Bu durum hiç şüphesiz ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle gelen imkan ve fırsatları doğru ve zamanında değerlendiren, tehditlere yerinde ve güçlü bir şekilde cevap veren bir dış politika yönetimi sayesinde olmuştur."

-"Ekonomi borç ve rant sarmalından kurtarılmalıdır"

"Ekonomik kriz tellallarına karşı psikolojik üstünlüğü ele geçirdik." diyen Akçay, "Milli ekonomi seferberliğine girişmeli ve üretime odaklanmalıyız. Üretim ekonomisini inşa etmeye yönelik yapısal reformları hayata geçirmek mecburiyetimiz vardır." dedi.

Erkan Akçay, üreten, geliştiren, yatırım ve tüketim ölçülerini rasyonel eşiklerde planlayan, kendi dinamiklerinden güç alıp milli ve manevi özellikleriyle ayakta duran ekonomiye sahip olunması gerektiğini vurgulayarak, "Ekonomi milli tasarruflara ve milli kaynaklara dayanmalıdır. Ekonomi borç ve rant sarmalından, savurganlıktan kurtarılmalıdır. Sanayimizi, bilim ve teknolojimizi süratle ileri seviyelere getirmeliyiz. İstihdam sorunu mutlaka çözülmelidir, tarım ve hayvancılık güçlendirilmelidir. Gelir dağılımını iyileştirip eşitsizlikleri giderecek adımlarla yoksullukla mücadele edilmelidir. Büyüyen ekonomiden emeklinin, çiftçinin, esnafın daha çok pay alması sağlanmalıdır. Millet büyümedikçe rakamların büyümesinin bir anlamı yoktur." değerlendirmesini yaptı.

Akçay, savunma gücünün bir milletin bağımsız, güçlü ve müreffeh yaşamasında en önemli etkenlerden biri olduğunu dile getirerek, savunmada hedefin yüzde yüz yerli üretim olduğunun altını çizdi.

-"Hızlı ve etkin çözümler üretildi"

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci bütçesini MHP olarak desteklediklerini söyledi.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yürürlüğe girmesinin ardından ülkeyi, bölgeyi ve hatta dünyayı etkileyecek mahiyette sorulara maruz kaldığını ifade eden Bülbül, bu sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretildiğini kaydetti.

Yeni hükümet sistemine geçişin sorunsuz şekilde gerçekleştiğini ve gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Bülbül, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, uygulanmaya başladığı andan itibaren sonuç vermeye başlamıştır." dedi.

Türkiye'nin, terörle amansız bir mücadele verirken, finans sistemine yönelik dış kaynaklı saldırılarla ülke ekonomisinin hedef alındığını belirten Bülbül, atılan isabetli adımlarla önemli ölçüde bu saldırıların bertaraf edildiğini kaydetti.

Ekonomik saldırıyı gerçekleştiren odakların siyasi ve sosyal kaos planı da yaptıklarını dile getiren Bülbül, "Devletimiz, yeni hükümet sisteminin verdiği imkanlarla siyasi ve kaos planlayanlara karşı hızlı ve etkin tedbirler almıştır." diye konuştu.

Bülbül, ekonomik yönden kırılganlıklar devam etmekle birlikte olumlu bir sürecin içine girildiğine işaret ederek, ekonomik verilerin kısa süre içinde dengelenmeye başladığını söyledi. Bülbül, "2018 yılında Türkiye'nin uçuruma gittiğini, IMF ile anlaşmadan krizden kurtulamayacağını, hükümet sistemini de içine alan Anayasa değişikliği olmadan ekonomik olarak Türkiye'nin kendine gelemeyeceğini ifade edenler, yaşanan gelişmeler karşı diyecek söz bulamamaktadırlar." değerlendirmesini yaptı.

Ekonominin, 2019 yılında hızlı bir toparlanma süreci içine girdiğinin altını çizen Levent Bülbül, "MHP olarak Türkiye'nin ekonomik alanda vermiş olduğu mücadeleyi beka mücadelemizin bir parçası olarak değerlendirmekteyiz. Ekonomiye karşı yapılan her türlü manipülasyon ve operasyonlara karşı devletimizin yanındayız." dedi.

TBMM'nin, kasıtlı ve haksız bir şekilde etkisiz ve fonksiyonsuz olarak tarif edildiğini aktaran Bülbül, yasama faaliyetlerine bakıldığında bunu söylemenin mümkün olmayacağını kaydetti. Bülbül, yeni bir içtüzük için olumlu katkı yapmaya hazır olduklarını bildirdi.

Türkiye'nin, içeriden ve dışarıdan tehdit ve tehlikelere karşı kıran kırana bir mücadele içinde olduğunu belirterek, "Terörün dini, dili, ırkı, mezhebi olmaz. Terör terördür ve hedefi bütün insanlıktır." ifadesini kullandı.

Düzensiz göç, mülteciler ve sığınmacıların tüm dünya için olduğu gibi Türkiye için de önemli meselelerden biri olduğuna dikkati çeken Bülbül, dünyada, sığınmacılara ve mültecilere Türkiye gibi değer veren başka bir ülke bulunmadığını, dünyanın aynı hassasiyette bulunmadığını söyledi.

"Suriyelilerin güvenli ve gönüllü bir şekide ülkelerine dönmeleri için azami gayret sarf edilmelidir." diyen Bülbül, Suriyeli sığınmacıların geri dönüşlerini temin etmek maksadıyla güvenli bölgeler oluşturulması ve Suriyelilerin buralara yerleştirilmesinin son derece insani bir çözüm şekli olduğunu söyledi.

Categories
Spor

Antalyaspor'da yönetimler ve bilanço ibra edildi

ANTALYA (AA) – Antalyaspor AŞ Olağan Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi.

Kırmızı-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Atilla Vehbi Konuk Tesisleri Suphi Türel Kongre Salonu'nda düzenlenen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başladı.

Divan kurulunun oluşturulmasıyla devam eden genel kurulda, Kamile Gülgün Yıldırım divan kurulu başkanlığına, Hakan İrban, Mehmet Çelik ve Cenk Soyer ise divan üyeliklerine seçildi.

Toplantıda, iki döneme ait faaliyet raporu, mali tablolar ve bilanço, genel kurul üyeleriyle paylaşıldı.

– Yönetimler ve bilanço ibra edildi

Genel kurulda yapılan oylamada, 1 Ocak 2018-31 Aralık 2018 tarihlerinde görev yapan yönetim kurulu, 1 Ocak 2019-31 Mayıs 2019'da görev yapan yönetim kurulu ile iki döneme ait faaliyet raporu, mali tablolar ve bilanço oy birliğiyle ibra edildi.

Öte yandan, istifa eden yönetim kurulu üyelerinin yerine göreve gelen yönetim kurulu üyeleri de oy birliğiyle kabul edildi.

Antalyaspor AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk, genel kurulda yaptığı konuşmada, futbol takımındaki giderlerin azalması adına önemli hamleler gerçekleştirildiğini ifade etti.

Türk futbolunda gelirlerin iç açıcı olmadığını aktaran Öztürk, şunları kaydetti:

"Yeni vergi yükümlülükleri de gelecek. Yeni döneme alışmamız ama bu sırada birlik olmamız lazım. Önemli olan birlik ve beraberlik. Ortak hedefimiz, Antalyaspor'umuzun iyi yerlere gelmesi. Bizler de bunun için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz."

Categories
Politika

Lübnan tezkeresi Genel Kurulda kabul edildi

TBMM (AA) – Lübnan'da Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında bulunan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmesini öngören Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla gönderilen tezkerede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 11 Ağustos 2006'da kabul ettiği 1701 sayılı karar ve TBMM'nin 5 Eylül 2006 tarihli kararıyla bir yıl için verdiği izin çerçevesinde, Türkiye'nin, Lübnan'da konuşlu UNIFIL'e Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla katkı sağladığı, iznin süresinin son olarak 31 Ekim 2018'den itibaren bir yıl uzatıldığı hatırlatıldı.

Türkiye'nin, UNIFIL'e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlendiği belirtilen tezkerede, "Bu çerçevede Türkiye'nin katkısı gerek Birleşmiş Milletler sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet etmiştir. Bu itibarla UNIFIL'e katkımızın sürdürülmesinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir." ifadesine yer veriliyor.

Categories
Politika

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda bugün, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu BM Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, Gümrük Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile 2 uluslararası anlaşma görüşülecek.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu BM Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi bugün ele alınacak.

Türkiye ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı'nın İmzalanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ile Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşmeye Türkiye'nin Beyanlarla Birlikte Katılmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi gündemin ilk iki sırasına alındı.

Ayrıca Genel Kurulda bugün, üçüncü sıraya alınan Gümrük Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi de ele alınacak.

Su Ürünleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile birlikte Türkiye ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Arasında IFAD Ülke Ofisi-Doğu Avrupa ve Orta Asya Merkezi Kurulmasına İlişkin Ev Sahibi Ülke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Su Kaynakları Bakanlığı Arasında Su Alanında Mutabakat Zaptı ve Mutabakat Zaptında Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin "e-Haciz uygulaması" ve CHP'nin "sağlıkta şiddet olayları" ile ilgili verdikleri araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri ise kabul edilmedi.

CHP, kendi önergesi ve AK Parti'nin grup önerisinin oylaması sırasında toplantı yeter sayısı istedi ve bu sırada CHP ile AK Parti arasında "milletvekillerinin Genel Kurulda bulunup bulunmaması, Meclisin yetkilerinin azaltılması ve 16 Nisan referandumu" üzerinden kısa tartışmalar yaşandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, "Sadece Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığı maddesini referanduma getirin, el mi yaman, bey mi yaman millet size gösterir" sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise "16 Nisan 2017'de referandum yapıldı ve milletimiz kararını verdi. Milletin iradesine herkesi saygıya davet ediyorum." karşılığını verdi.

Categories
Politika

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Suriye-Irak tezkeresinin savaş değil barış tezkeresi olduğunu belirterek, "Bu tezkereyi belediyeden şehit yakınını atmayı görev bilenlerin anlamasını beklemiyoruz." dedi.

Birleşmiş Milletlerin (BM) Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlara katılımına ilişkin verilen yetkinin 1 yıl daha uzatılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM Genel Kurulunda görüşüldü.

Tezkerenin görüşmeleri sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Turan, HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç'un, kabul edilen Suriye-Irak tezkeresiyle ilgili eleştirileri üzerine sataşmadan dolayı söz aldı.

Suriye-Irak tezkeresinin ülkenin evlatlarının ileride bedel ödememesi için bir adım olduğunu ifade eden Turan, bu tezkerenin, Türkiye'nin Türkiye'den daha büyük bir ruhu olduğunun tescili anlamına geldiğini dile getirdi.

Bülent Turan, şunları kaydetti:

"Bu tezkere, savaş değil barış tezkeresidir. Bu tezkereyi belediyeden şehit yakınını atmayı görev bilenlerin anlamasını beklemiyoruz. Bu tezkereyi, Türk bayrağını tüm kimlik kartlarından çıkararak bir iş yaptığını zannedenlerin anlamasını asla beklemiyoruz. Bu tezkereyi Kandil'in vesayetinden kurtulamamış zavallıların anlamasını asla beklemiyoruz.

Bu tezkereye destek olmak milli bir görevdir. Askerimizin, polisimizin yanında olmayı bir görev bildik. Bir parti hariç, tüm partiler bu gururla beraber bu tezkereye 'evet' dediler."

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, AK Parti-MHP ittifakınının "Türkiye'nin kanını emen ittifak olarak" ifade edildiğini belirterek, "Türkiye'nin kanına giren, Türk milletinin kanını emen hain, şerefsiz PKK terör örgütüdür, onun Suriye uzantısı PYD'dir ve ona bugün utanmazca destek verenlerdir." diye konuştu.

"Rojava'yı istimlak mı edeceksiniz?" diye sorulduğunu da hatırlatan Bülbül, "Suriye'nin toprak bütünlüğünden bahsederken, Suriye'nin kuzeydoğusunu kim istimlak etti? İstimlak edenlere çıt çıkmıyor, arkasındaki dünyanın en kanlı emperyalist gücüne, Amerika'ya karşı çıtınız çıkmıyor, şimdi kalkıp 'oraya adalet getireceğim, huzuru sağlayacağım' diyen Türkiye'ye karşı kin kusuyorsunuz. Türkiye Kürt kardeşlerinin yanındadır. Türk milleti Kürt kardeşlerinin yanındadır ve Allah'ın izniyle PKK'nın ve PYD'nin zulmünden Kürt kardeşlerini kurtaracaktır." değerlendirmesini yaptı.

– "En azından sizin kadar yurtseveriz"

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "Biz bu konuları burada tartışacağız, konuşacağız, görüşlerimizi açıklayacağız. Bizi bu tür şeylerle zorlayamazsınız, bizi bu tür şeylerle susturamazsınız, yapmayın, biz görüşlerimizi açıklamaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Oluç, MHP Grup Başkanvekili Bülbül'e yönelik, "Sayın Bülbül, güzel konuşuyorsunuz da size şu kadarını söyleyeyim; Bu Mecliste hiç kimse yurtseverlik konusunu bizimle tartışamaz. Biz, en azından sizin kadar yurtseveriz." ifadelerini kullandı.

Oluç, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunduklarını, Suriye'nin toprak bütünlüğünün kendileri için vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Suriye'deki sorunun çözümü, Suriye'de demokratik bir rejimin inşa edilmesi, demokrasi ve güçlü bir yerel demokrasi çerçevesinde iç savaşın sona ermesi, Suriye'deki farklı etnik, farklı inanç topluluklarının, halklarının birlikte barış içinde bir arada yaşamasıdır." değerlendirmesi yaptı.

"Trump'la beraber el ele, kol kola, diz dize fotoğraf çektirenler, biz değiliz sizlersiniz" ifadesini kullanan Oluç, "Ondan sonra 'ABD'ye karşı çıtınız çıkmıyor' diye konuşuyorsunuz. Sizin çıtınız çıkmıyor, bütün iş birliğini siz yapıyorsunuz, sonra geliyorsunuz bize söylüyorsunuz." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Bülbül, Oluç'un "Yurtseverlik konusunda kimse bizimle yarışamaz" ifadesini kullandığını hatırlatarak, "Bunu kamuoyunun, Türk milletinin, Türkiye'nin takdirine bırakıyorum." karşılığını verdi.

– "Bugün bir şeye daha üzüldüm"

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti'nin hiçbir üst düzey yöneticisinin ABD Başkanı Trump'ın küstahlığına, hadsizliğine, densizliğine karşı neden refleks koymadığını çok merak ettiğini söyledi.

"Ondan sonra gelip burada HDP ya da başka bir siyasi partiye Amerikancılık dersi verirseniz milletin aklıyla da haliyle alay etmiş olursunuz." diyen Altay, "Bugün bir şeye daha üzüldüm, ben Dışişleri Bakanı'nı severim. Kamuflaj elbisesiyle poz vermiş. Kamuflaj elbisesiyle poz verilebilir cepheden, buna itiraz etmem ama keşke Dışişleri Bakanı kamuflaj elbisesi giyip poz vermeden önce şu Trump'a hak ettiği dilde bir cevap vereydi, çok daha iyi olurdu. Yine poz vermek yerine, TBMM'ye gelip siz saygıdeğer milletvekillerine bir bilgi verseydi çok daha şık bir davranış olurdu." değerlendirmesini yaptı.

Her yapıcı ve samimi teklife CHP'den "hayır gelir" şeklinde AK Parti'de bir önyargının bulunduğunu savunan Altay, "Bizim bugün bu tezkereye 'evet' dememiz, yürütmenin bugüne kadarki Suriye politikalarını desteklediğimiz anlamı asla taşımaz." dedi.

Türkiye'nin dış politikasını da eleştiren Altay, "Sizin Amerika politikanız Trump gibi, dengesiz. Amerika'nın iç dinamikleri farklı. Trump'a şimdi Cumhuriyetçiler basınç yapıyor. Trump yarın bambaşka bir şey söylerse şaşırmayın ama ertesi gün, yarından sonra daha başka bir şey söylerse de şaşırmayın. O zaman ne olması lazım, Erdoğan başta olmak üzere Türkiye'nin bu konuda bir tane oturmuş, omurgalı bir dili olmazı lazım." şeklinde konuştu.

Türk'üyle, Kürt'üyle bu milletin, çok kıt kaynaklarla emperyalizme 1923'te şamar attığını söyleyen Altay, "Şimdi bu kadar geliştik, bu kadar çağ atladık, helikopter yapıyoruz, tank yapıyoruz diye övünüyoruz ama şimdi sabah Rusya'dan akşam Amerika'dan şamar yiyoruz. Bu ayıp da size, bize, hükümete, hepimize yeter." ifadelerini kullandı.

– "Tam bir başarı öyküsü"

AK Parti Denizli Milletvekili Ahmet Yıldız, Türkiye'nin AK Parti döneminde uyguladığı Afrika açılımının tam bir başarı öyküsü olduğunu belirtti.

Bazı eksiklikler, bazı hataların bu başarıyı gölgeleyemeyecek kadar küçük olduğunun altını çizen Yıldız, "Türkiye Cumhuriyeti, Afrika'daki birçok ülkede, kalkınma yardımlarıyla, güvenlik eğitimleriyle vardır. Talep geldiği takdirde Orta Afrika Cumhuriyeti'nde de bu katkı yapılacaktır." diye konuştu.

Suriye ve Irak'ta görev yaptığını dile getiren Yıldız, bugünkü şartlarda Türkiye'nin kendi güvenliğinin gereği olarak güvenli bölgeyi kendi imkanlarıyla ABD'ye rağmen uygulamaya koyma kararlılığını gösterdiğini söyledi.

Güvenli bölge uygulamasında, kem gözlerin kuracağı tuzaklardan kaçınılması için dikkatli davranılması gerektiğine işaret eden Yıldız, "Güvenli bölge adımının, Suriye'de bulunan başta rejimi ve diğer aktörleri, bugüne kadar kabul edilmiş olan çözüm parametrelerini ve adımlarını kabul etmek konusunda daha uzlaşmacı bir tavra sevk edeceğine de inanıyorum." dedi.

– "Türkiye dünyaya rezil edildi"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye'nin geleneksel dış politikasının yerle bir edildiğini öne sürerek, hata üstüne hata yapıldığını, Atatürk'ten beri miras olan bir dış politika geleneğinin terk edildiğini savundu.

"Dış politikada öyle hataları üst üste yapıyorsunuz ki son olarak dışarıdan bir elçi atama gibi bir meseleye girdiniz" diyen Özel, "bakanların kardeşlerinin, bir darbecinin kardeşinin, Türkiye'yi temsil etsin diye yollandığını" söyledi. Özel, bu görevlendirmelerin yapılmasıyla Türkiye'nin dünyaya rezil edildiğini öne sürdü.

Özel'in konuşmasının ardından Genel Kurulda FETÖ tartışması yaşandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, teröristin kardeşiyle değil, darbeciyle, teröristle mücadele edildiğini belirterek, "Biz, FETÖ'yle ilgili, darbecilerle ilgili şunu gururla söylüyoruz; FETÖ'cünün kardeşi büyükelçi olmuş ama darbeci olan kardeş nerede? Şu an cezaevinde. Yani suçların şahsiliği anlamında baktığımızda FETÖ'cü olmadığını düşündüğümüz kişi büyükelçi olmuş ama yargının FETÖ'cü dediği kişi kardeşine rağmen siyasi mülahazalara bakılmamış ve cezaevinde." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal'ın, Hatay'da yeni ilçeler kurulmasına ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.

Genel Kurulda ayrıca, TBMM Dışişleri Komisyonunda AK Parti kontenjanından boş bulunan üyeliğe İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, Milli Savunma Komisyonunda İYİ Parti kontenjanından boş bulunan üyeliğe Kayseri Milletvekili Dursun Ataş seçildi.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, oylamaların ardından, alınan karar gereğince birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Categories
Politika

Suriye ve Irak tezkeresi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

TBMM (AA) – Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen iznin bir yıl uzatılmasına ilişkin tezkere, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla gönderilen tezkerede, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan gelişmeler ve süregiden çatışma ortamının milli güvenlik açısından taşıdığı risk ve tehditlerin artarak devam ettiği kaydedildi.

Türkiye'nin, komşusu Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiği belirtilen tezkerede, "Diğer taraftan Irak'ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölgesel barışa, istikrara ve ülkemizin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır. PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere Suriye'de mevcudiyetini sürdüren terör örgütleri, ülkemize yönelik eylemlerini sürdürmektedir." ifadesi kullanıldı.

– Fırat'ın doğusu ve İdlib tezkerede

Suriye'de, Fırat'ın doğusunda sınıra mücavir alanlarda meşru ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda bir güvenli bölgenin tesisine yönelik faaliyetlerin devam ettirildiğine yer verilen tezkerede, Astana Süreci ile başlayan ateşkesin kalıcı barışa ve çözüme ulaştırılması yönünde Türkiye'nin ilgili diğer ülkelerle yürüttüğü çalışmalarda önemli mesafe kaydedildiği vurgulandı.

Bu bağlamda Türkiye'nin, Suriye sınırları içinde ilan edilen İdlib gerginliği azaltma bölgesinde terör faaliyetlerinin sonlandırılması, huzur, barış ve güvenliğin sağlanması bağlamında yükümlülükler üstlendiğine işaret edilen Cumhurbaşkanlığı tezkeresinde, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, 2170 (2014), 2178 (2014), 2249 (2015) ve 2254 (2015) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve yine 2170 (2014) sayılı kararda bu ülkelerdeki terör faaliyetlerinin kınanarak, DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) sayılı Karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Türkiye'nin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi de önem taşımaktadır.

Bu mülahazalar ışığında, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terör örgütlerinden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bölücü girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye'nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için izin süresinin, 30 Ekim 2019 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım."

Categories
Ekonomi

“Türkiye ekonomisi pozitif büyümeye doğru ilerlemektedir”

ADIYAMAN (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "Türkiye ekonomisi bugün dengelenme sürecinde. Yılın başındaki negatif büyüme beklentilerine rağmen yıl sonunda inşallah pozitif büyümeye doğru ilerlemektedir." dedi.

Kaan, MÜSİAD Adıyaman Şubesinin Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, derneğin yolculuğunu bir bayrak yarışı olarak tanımladıklarını söyledi.

Bundan 30 yıl önce başlayan yolculuğun bu kadar uzun ve sağlam temeller üzerinde sürmesinde bu anlayışın rolünün büyük olduğunu belirten Kaan, "2012'de açmış olduğumuz Adıyaman şubemizde bir bayrak değişimine şahit olduk. Göreve gelmiş olan kardeşimizin bir önceki dönemin çalışmalarına katkı sunarak, ülkemiz için başarılı çalışmalar yapacağına inanıyorum. Görevini teslim eden Şerif Yıldırım'a hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. İş hayatında da başarılar diliyorum." diye konuştu.

İş insanlarına seslenen Kaan, yatırımların Adıyaman ve çevre illere yapılmasını ve bu şekilde bölge ekonomisine katkı sunulmasını istediklerini ifade etti.

Kaan, Adıyaman ekonomisine bakıldığında memnun edici bir tabloyla karşılaşılmadığını dile getirerek şöyle devam etti:

"Adıyaman 2018'de en çok ihracat yapan iller listesinde 55'inci sırada yer alıyor. 2015'te 542 milyon dolara ulaşan ihracatta son yıllarda gerileme yaşanıyor. 2018 yılında toplam 56 ülkeye yapılan ihracat, önceki yıla göre yüzde 40'a yakın azalarak 76 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. İthalatta da benzer bir durum gözleniyor. Toplam ithalat 2018 yılında önceki yıla göre yüzde 53 azalarak 42 milyon dolar düzeyine gerilemiştir. Biz 'bu tabloyu değiştirmek mümkün.' diyoruz. Önümüzde bir realite var fakat bu süreçten nasıl çıkacağımızın pusulası da yine bizlerin elinde. Cesur olacağız, yatırımdan ve ticari faaliyetlerimizi çeşitlendirmekten korkmayacağız."

– "Faiz oranları yatırımlara olumlu yansıyacaktır"

Geçen yıl Ağustos ayındaki kur ataklarının ardından piyasalarda önemli bir durgunluk yaşandığını ifade eden Kaan, ekonomi yönetiminin doğru hamleleriyle bu sürecin hızlıca aşıldığını söyledi. Böylece Türkiye ekonomisi için yepyeni bir hikayenin tohumlarının atıldığını belirten Kaan, şunları kaydetti:

"Türkiye ekonomisi bugün dengelenme sürecinde. Yılın başındaki negatif büyüme beklentilerine rağmen yıl sonunda inşallah pozitif büyümeye doğru ilerlemekte. Geldiğimiz noktada önceki yılın aynı döneminde 33 milyar dolar olan cari açığın bu yılın ocak-temmuz döneminde 1,7 milyar dolara gerilediğini görüyoruz. Ayrıca, ihracatın yılın 9 ayında 111 milyar dolar düzeyine ulaşmasıyla, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 84'e ulaşmıştır. Yine bu süreçte politika faizi, gelen indirim kararlarıyla yüzde 16,5'e çekilirken, enflasyon oranı da eylül ayı itibarıyla yüzde 9,25'e kadar geriledi. Yılın ikinci çeyreğinde yatırımların yıllık bazda yüzde 23 daralmasıyla ekonomimiz ivme kaybetti fakat önümüzdeki süreçte alt seviyelere ineceğine inandığımız faiz oranları yatırımlara olumlu yansıyacaktır. Bu da küçülmeyi durduracak ve yılın son çeyreğinden itibaren yeniden pozitif büyüme sürecine girilecektir. "

Kaan, konuşmasının ardından MÜSİAD Adıyaman Şube Başkanlığına seçilen Sait Göksu'ya plaket ve çeşitli hediyeler verdi.

Categories
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de

TBMM (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılı açılışı dolayısıyla Meclise geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılandı. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Onur Kıtasını selamlayan Erdoğan, daha sonra Genel Kurul Salonu'na geçti.

Erdoğan, Genel Kurulda 27. Dönem 3. Yasama Yılı açılış konuşmasını yapacak.