AMMAN (AA) – LEYS EL-CUNDİ – Ürdün'de koronavirüsle mücadele kapsamında geçen yıl onaylanan, Başbakan'a tam yetki veren ve halkın tepkisini çeken olağanüstü savunma yasasının, salgınla mücadelede alternatif bir yasanın zaten olması ve temel hak ve özgürlükler ile ekonomiye olumsuz etkisinden dolayı yürürlükten kaldırılması isteniyor.
Kral Abdullah'ın, koronayla mücadele için çıkarılan ve olağanüstü hâl yasası olarak da bilinen "savunma yasasını" onaylamasının üzerinden tam bir yıl geçti.
Başbakan'a olağanüstü hâl uygulama yetkisi de veren yasa, tartışmaları da beraberinde getirdi. Kral Abdullah'ın yasanın uygulanma kapsamının, Ürdün halkının medeni ve siyasi haklarına halel getirmeyecek şekilde mümkün olan en dar çerçevede tutulması çağrısına rağmen uygulamada ihlaller görülüyor.
Vaka sayılarındaki keskin artış, beraberindeki sıkı tedbirler ve son olarak Salt el-Cedid Devlet Hastanesindeki elim olayın ardından vatandaşın yasaya yönelik tepkisi artmış durumda.
Tepkiler üzerine Sağlık Bakanı Nezir Ubeydat'ın da istifasıyla sonuçlanan Salt el-Cedid Devlet Hastanesinde merkezi oksijen sistemindeki kesinti nedeniyle 7 hastanın hayatını kaybetmesinden sonra "savunma yasası düşsün" etiketiyle yapılan paylaşımlar sosyal medya platformu Twitter'da ilk sıraya yerleşti.
-Yasanın yürürlükten kaldırılması gerekir
Eski bir hukukçu olan Ürdünlü milletvekili Salih el-Armuti, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Savunma yasasını uygulamak demek, devletin tüm kanunlarını askıya alarak, tüm karar mekanizmasını Başbakan veya onun yetki verdiği kişiye devretmek demektir." dedi.
Kraliyetin, en dar çerçevede tutulmasını istediği yasanın en geniş yelpazede uygulandığını ve bunun esef verici bir durum olduğunu ifade eden Armuti, "Bu artık vergi yasasına dönüştü. Vatandaşın hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması, görevin kötüye kullanılması ve ekonomiye olumsuz etkisi gibi nedenlerden dolayı yürürlükten kaldırılması gerekiyor." diye konuştu.
Armuti, aslolanın, vatandaşın hak ve özgürlüklerine halel getirilmemesi olduğuna işaret ederek, "Vaka sayılarının yüksek olması bu kanunun uygulanmasını gerekli kılan bir şey değil. Hükümet, dilerse bu yasaya başvurmadan da koruyucu tedbirler alabilir ve almalıdır. Burada vatandaş talimatlara uyuyor, hükümetin icraatlarında sıkıntı var. " değerlendirmesinde bulundu.
– Bu yasaya alternatif bir yasa zaten mevcut
Mahkemelerde dosyaların görülememesi gibi birtakım hukuki aksaklıklara da neden olan bu yasaya alternatif kamu sağlığı yasasının zaten mevcut olduğunu belirten Armuti, olağanüstü bu yasanın kaldırılması için hükümete gensoru verildiğini söyledi.
Ürdün'ün 2008 tarihli 22 sayılı Kamu Sağlığı Kanununa göre, ülkede veya ülkenin herhangi bir bölgesinde salgın bir hastalık ortaya çıkarsa sağlık bakanının, salgının önüne geçmek için acilen gerekli önlemleri alması gerekiyor.
Yermük Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Kerim Keşakeş de olağanüstü savunma yasasının, vatandaşın haklarına halel getirmemek şartıyla sadece koronavirüsle mücadele için yürürlüğe girdiğine dikkati çekti.
Yasanın temel hak ve özgürlükleri kısıtlama yetkisinin olmadığını ancak yürütme erkinin uygulamada bazı ihlallerinin olduğunu belirten Keşakeş, "Bu yasanın bir yıl yürürlükte kalması için bir neden yok. Yasa, Başbakana tek başına karar yetkisinin yanı sıra yetkiyi kötüye kullanmasına izin veriyor." dedi.
Keşakeş, "böyle bir yasaya hali hazırda ihtiyaç duyulmaması, hukuki işleyişi aksatması ve yönetimin sınırı aşmasına fırsat vermesi" gibi nedenlerin bu yasanın bir an önce kaldırılması için yeterli olduğunu kaydetti.
Keşakeş, şöyle devam etti:
"Savunma yasası, Salt el-Cedid Hastanesindeki merkezi oksijen sistemindeki kesintiyle ilgili ne yaptı? Kamu sağlığı yasası gibi alternatif yasalarımız zaten mevcut. Ne yazık ki üzerinde çalışılmış kararlar yok. Bu durum da ekonomi ve eğitim hayatında aksaklıklara neden oldu. Halkların inşası ancak eğitim, ilim adamları ve aile var olduğu sürece mümkündür."
-Ekonomiye olumsuz etkisi var
Ürdünlü ekonomist Mazın Merci ise, "Savunma yasası gereğince uygulanan talimatlar, turizm, taşımacılık ve nakliye sektörleri başta olmak üzere ekonominin can damarı olan birçok sektörü durma noktasına getirdi." dedi.
Binlerce çalışanın işini kaybettiğine dikkati çeken Merci, söz konusu yasanın, kamudaki maaşlara yapılan zamların durmasına, özel sektör çalışanlarının maaş ve çalışma saatlerinin düşürülmesine ve serbest işte ya da günlük çalışanların gelirlerini tümüyle kaybetmesine neden olduğunu savundu.
Kral Abdullah, 17 Mart 2020'de yasanın onaylanmasının ardından dönemin Başbakanı Ömer er-Rezzaz'a kanunun uygulanma kapsamının, Ürdün halkının medeni ve siyasi haklarına halel getirmeyecek şekilde mümkün olan en dar çerçevede tutulması çağrısında bulunmuştu.
Ürdün Anayasası'nın 124'üncü maddesi, ülkenin savunulmasını gerektiren olağanüstü bir durum olması halinde, "savunma yasası" adında bir kanun çıkarılmasını öngörüyor.
İstatistik verilerine göre, ülkede 2020 yılı sonunda işsizlik oranı bir önceki yıla göre yüzde 5,7 artarak 24,7'ye yükseldi.

