YEE'den Ürdün'de Çocuk Festivali

AMMAN (AA) – Yunus Emre Enstitüsünün (YEE), Ürdün'ün başkenti Amman'da "Haydi Dışarı" temasıyla düzenlediği çocuk festivali başladı.

El-Ehli Spor Kulübüne ait tesiste düzenlenen festivale, Türkiye'den Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ankara Üniversitesi, Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi, Ankara Çocuk Müzesi ve Türk-Ürdün Dostluk Derneği katılıyor.

Ürdün ve Katar'ın yanı sıra İspanya, Almanya, Avusturya ve Güney Kore'de eş zamanlı olarak düzenlenen festivalde, geleneksel sokak oyunları, atölye çalışmaları ve birbirinden eğlenceli faaliyetlere yer veriliyor.

AA muhabirine konuşan Amman Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Cengiz Eroğlu, festivalle çocuklara geleneksel Türk oyunlarını tanıtmayı ve onları sanal oyunlardan kurtarmayı hedeflediklerini söyledi.

Eroğlu, festival kapsamında, bilmece çözme, tef çalma, oyuncak bebek ve uçurtma yapmanın öğretileceği atölyelerin düzenleneceğini kaydetti.

Ankara Üniversitesini temsilen festivale katılan Müge Artar ise çocukların elektronik oyunlardan çok etkilendiğini, bu etkiyi azaltmak için onlara 12 geleneksel oyun seçtiklerini belirtti.

6-15 yaş arası çocukların katılımının hedeflendiği festival, yarın sona erecek.

“Türk yatırımcılar için sanayi bölgesi fikrine açığız”

AMMAN (AA) – Ürdün hükümeti, ülkede bir Türk sanayi bölgesi kurulması fikrine açık olduklarını bildirdi.

Ürdün Yatırım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Muhenned Şahade ile Türk sanayicilerden oluşan bir heyet başkent Amman'da bir araya geldi.

Görüşmenin ardından yapılan açıklamada Bakan Şahade, Türk şirketlerini gelecek vadeden yatırım fırsatlarını keşfetmeye çağırarak, Türk yatırımlarının desteklenmesi için tüm imkanları sağlama taahhüdünde bulundu.

Ürdünlü Bakan, ülkesinde bir Türk sanayi bölgesi kurulması fikrine açık olduklarını, bu kapsamda kolaylıklar sunacaklarını söyledi.

Ülkesinin Asya, Avrupa ve Afrika olmak üzere 3 kıtaya yakın coğrafi konumuna işaret eden Şahade, ülkesinin uluslararası pazarlara ulaşım için bir odak noktası olduğunu kaydetti.

Otomobil parçaları, asansör, seramik, porselen, özel plastik ve doğal gaz tesisatı alanında faaliyet gösteren 16 şirketi temsilen 10 iş adamının yer aldığı Türk heyetin, Ürdün ziyaretinin cumartesi gününe kadar devam etmesi bekleniyor.

Ürdün son dönemde yaptığı açıklamalarla yabancı yatırımlar için bir dizi teşvik ve kolaylıklar sağladığını belirtiyor. Bu kolaylıklardan, "yatırım hacmine göre iş adamlarına Ürdün vatandaşlığı verilmesi" en önemli adım olarak öne çıkıyor.

Türkiye-Ürdün arasında 2011 yılında uygulanan serbest ticaret anlaşması, Ürdün tarafından 2018 yılında tek taraflı olarak durdurulmuştu.

Ürdün Başbakanı Ömer er-Rezzaz'ın geçen aralık ayında gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ardından Amman ve Ankara arasında serbest ticaret anlaşmasının yerine ikili iş birliği anlaşmasına varıldığını açıklamıştı.

Ürdün, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi liderleri üçlü zirvede bir araya geldi

AMMAN (AA) – Ürdün Kralı 2. Abdullah, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Ürdün'ün başkenti Amman'da üçlü zirve gerçekleştirdi.

Ürdün Kraliyet Divanı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, üç liderin katıldığı zirvede bölgesel dosyalar, Filistin meselesi ve ülkeler arasındaki ekonomik iş birliğini artırmanın yolları ele alındı.

Zirvede liderler, Filistin-İsrail sorununa müzakereler yoluyla ve iki devletli bir çözüm temelinde kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüme destek verdiklerini belirtti.

Üç ülke arasında enerji, tarım, turizm, sağlık, eğitim, ticaret, yatırım ve bilgi teknolojisi sektörlerinde iş birliğini genişletme konusunda anlaşan liderler, özel sektörün de ortak projeler kurmaya teşvik edilmesini kararlaştırdı.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis geçen yıl Lefkoşa’da üçlü zirve düzenlemişti.

Sudan'da ordunun yönetime el koymasına dünyadan tepkiler

KAHİRE (AA) – Arap Birliği, Bahreyn ve Ürdün'den "ordunun yönetime el koyduğu Sudan'daki gelişmeleri ciddi bir şekilde takip ediyoruz ve tüm tarafları siyasi diyaloğa bağlı kalmaya çağırıyoruz" açıklamaları geldi.

Arap Birliğinden, Sudan'da ordunun yönetime el koymasına dair yapılan yazılı açıklamada, "Sudan'daki gelişmelerin ilgiyle takip edildiği" belirtildi.

Açıklamada, mevcut durumda herkesin hassasiyetle davranması gerektiği ifade edilerek, siyasi diyalog yoluyla ve Sudan halkının talepleri doğrultusunda "herkesin hak ettiği itibarlı, güvenli ve istikrarlı hayata" kavuşabileceği vurgulandı.

Bahreyn resmi ajansı BNA'nın haberinde, "Bahreyn, Sudan'daki mevcut gelişmeleri çok ciddi bir şekilde takip ediyor." ifadesine yer verildi.

Haberde Bahreyn'in, Sudan'ın egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkının çıkarlarını güvence altına alan her çözümü desteklediği kaydedildi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da Sudan halkının beklentilerine cevap verilmesinin önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ürdün, Sudan'daki gelişmeleri çok ciddi bir şekilde takip ediyor. Sudan'ın güvenliği ve istikrarının korunması ve halkın beklentilerine cevap verilmesinin önemini vurguluyor."

Bakanlığın açıklamasında, Ürdün'ün, halkın aradığı demokratik ve güvenli geleceği inşa etme konusundaki zorlukların üstesinden gelme çabasında Sudan'ın yanında yer aldığı vurgulandı.

Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, dün devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, askerin yönetime el koyduğunu ve Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in tutuklandığını bildirmişti. Bin Avf daha sonra Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin ederek göreve başlamıştı.

Anayasanın askıya alındığını, Başbakanlık, Meclis ve eyalet yönetimlerinin de feshedildiğini söyleyen Bin Avf, 2 yıllık bir geçiş döneminin başladığını kaydetmişti.

Sudan, 19 Aralık 2018'den bu yana hayat pahalılığının protesto edildiği ve Ömer el-Beşir'in görevi bırakmasının istendiği gösterilere sahne oluyordu.

Cumartesi günü yeniden alevlenen protestoların ardından Sudan ordusu dün sabah önemli devlet kurumlarını kuşatmış, iktidardaki Ulusal Kongre Partisi'nden onlarca ismi gözaltına almıştı.

Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği, 25. Ölüdeniz Maratonu'na katıldı

AMMAN (AA) – Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Amman Ofisi çalışanları, Ürdün'de düzenlenen 25. Ölüdeniz Ultra Maratonu'na katıldı.

Amman Büyükelçisi Murat Karagöz'ün başkanlık ettiği Türk ekibi, maratonun 10 kilometrelik kategorisinde koştu.

Büyükelçi Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "TİKA çalışanlarının yanı sıra 9 kişiden oluşan Türk ekibine liderlik etmekten gurur duyuyorum. Hepimiz bitiş çizgisine başarıyla geldik ve madalyalar kazandık." dedi.

Maratonun sonunda Amman Belediye Başkanı Yusuf eş-Şevaribe, Büyükelçi Karagöz'ü ödülle onurlandırdı.

Yoğun katılımla gerçekleşen 25. Ölüdeniz Ultra Maratonu, 50, 21 ve 10 kilometrelik kategorilerden oluşuyor.

Ürdün'de “Türkiye'de eğitim” konulu fuar

AMMAN (AA) – Ürdün'ün başkenti Amman'da Türkiye'deki üniversiteleri tanıtmak amacıyla açılan fuar, Ürdünlü öğrencilerden büyük ilgi gördü.

Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği tarafından düzenlenen, iki gün sürecek fuara, 16 Türk üniversitesi katılım gösterdi.

Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Murat Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ürdün'de Türkiye'deki üniversiteleri tanıtmak amacıyla 6'ncısı düzenlenen fuara 16 üniversitenin katıldığını söyledi.

Karagöz, Ürdünlülerin Türkiye'yi sevdiklerini, bu nedenle üniversite eğitimlerini Türkiye'de tamamlamayı tercih ettiklerini belirtti.

Amman YEE Müdürü Cengiz Eroğlu, fuara ilk kez 16 üniversitenin katıldığına işaret ederek, Ürdünlü öğrencilerin Türkiye'de eğitimlerini tamamlamayı istediklerini, bundan dolayı fuarın büyük rağbet gördüğünü kaydetti.

Suriye rejimi 8 Ürdünlüyü serbest bıraktı

AMMAN (AA) – Ürdün, Suriye rejimi tarafından gözaltına alınan 30 vatandaşından 8'inin serbest bırakıldığını açıkladı.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Suriye rejiminin iki ülke arasındaki sınırın açıldığı Ekim 2018'den bu yana gözaltına aldığı 30 Ürdün vatandaşından 8'ini serbest bıraktığı belirtildi.

Bakanlık Sözcüsü Sufyan el-Kudat, Suriye'nin Amman Maslahatgüzarı ile Suriye'de gözaltında bulunan Ürdünlüler konusunda yaptıkları görüşmeden birkaç gün sonra bu adımın atıldığına dikkati çekti.

Kudat, Suriyeli yetkililerle gözaltında bulunan diğer Ürdünlülerin de serbest bırakılması, tutuldukları yerlerin belirlenmesi ve Ürdün'ün Şam Büyükelçiliği yetkililerin ziyaretlerine gitmesinin sağlanması konularında temasları sürdüreceklerini kaydetti.

Açıklamada, Suriye rejiminin serbest bıraktığı Ürdünlülerin Ziyaz el-Adra, Yezid el-Masaid, Eşref eş-Şer', Hazım el-Mesaid, Bilal Davud, Rami Ebu Yunus, İsa el-Akili ve Beşar er- Rebi' olduğu aktarıldı.

Ürdün, 4 Nisan'da "Suriye'deki bazı vatandaşlarının sebepsiz yere gözaltına alındığı" gerekçesiyle Suriye'nin Amman Maslahatgüzarı Eymen Alluş'u Dışişleri Bakanlığı'na çağırmıştı.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sufyan el-Kudat, yaptığı yazılı açıklamada, bakanlığa çağrılan Suriye'nin Amman Maslahatgüzarı Alluş'a "Ürdün hükümetinin, vatandaşlarının sebep belirtilmeden gözaltına alınmasından duyduğu rahatsızlık ve endişenin iletildiğini" ifade etmişti.

Suriye'ye turistik ziyaret için giden ve sebep belirtilmeksizin gözaltına alınan Ürdün vatandaşlarının serbest bırakılması talebini kendisine iletmek için Maslahatgüzar'ın üst üste dördüncü kez bakanlığa çağrıldığını aktaran Kudat, Suriye rejiminin herhangi bir Ürdün vatandaşıyla ilgili şüpheli bir durum görmesi halinde sınırdan girişine izin vermeden ülkesine geri göndermesi gerektiğini vurgulamıştı.

İki ülke arasındaki sınırın açıldığı Ekim 2018'den bu yana Suriye rejiminin 30'dan fazla Ürdün vatandaşını gözaltına aldığını kaydeden Kudat, Suriye rejimini gözaltına alınan kişilerle ilgili yazışmalara açık bir cevap vermemek ve iş birliği yapmamakla suçlamıştı.

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Ürdün'deki Beka kampına ziyaret

AMMAN (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ürdün'de Filistinlilerin kaldığı en büyük mülteci kampı Beka'yı ziyaret ederek mültecilerle görüştü.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Ürdün'de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında ülkeye gelen Guterres, Filistinlilerin kaldığı en büyük mülteci kampı Beka'yı ziyaret etti.

Kampta kalanlar ve çalışanlarla bir araya gelen Guterres, UNRWA tarafından Doğu Kudüs, Gazze, Ürdün, Lübnan ve Suriye de dahil olmak üzere Batı Şeria'daki milyonlarca Filistinli mülteciye sağlanan hayati hizmetleri finanse etmeye devam etmenin önemine değindi

Beka Mülteci Kampı'nda 100 binden fazla Filistinli yaşıyor.

Ürdün'de Filistinli mültecilerin kaldığı 10 kampta, 122 binden fazla öğrencinin eğitim gördüğü 171 okul bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 2016'da göreve gelmesinin ardından, Filistin genel bütçesi, UNRWA ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) gibi çeşitli kanallara yapılan yardımlar kesilmeye başladı.

ABD'nin söz konusu kanallardan Filistinlilere yaptığı yardımlar yıllık ortalama 800 milyon doları buluyordu.

Washington yönetimi, geçen yıl UNRWA'ya mali yardımları tamamen durdurma kararı aldığını açıklamıştı. ABD Mart 2017'den bu yana Filistin genel bütçesine de destek vermiyor.

Ürdün İhvanı'ndan reform girişimi

AMMAN (AA) – Ürdün'deki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) siyasi kanadı İslami Çalışma Cephesi Partisi ülkede reform için anayasa değişikliği başta olmak üzere birçok önerinin yer aldığı ulusal bir girişim başlattı.

Ürdün'ün başkenti Amman'daki parti merkezinde düzenlenen toplantının ardından yapılan açıklamada, "Ürdün, bölgede krizlerin ve kaos halinin devam ettiği bir zamanda iç ve dış zorluklarla karşı karşıya. Ülke hassas bir dönemden geçiyor." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, birbiri ardına gelen hükümetlerin ekonomik politikalarının başarısız olması ve yaptıkları yolsuzlukların yanı sıra sınır kapılarının kapatılmasından dolayı komşu Arap ülkeleriyle ticari alışverişin zarar görmesinin, ekonomik durumu zorlaştırdığı belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Bu durum, vatandaşların yaşam şartlarını olumsuz etkiledi. İş başındaki hükümetler de ekonomik krizle mücadele için fiyatları ve vergileri artırma politikalarını daha etkili bir şekilde uygulamaya başladı. Böylece vatandaşın sırtındaki yükü de iyice ağırlaştırmış oldular."

Dış politika konusunda da Ürdün'ün ABD'nin Filistin meselesi konusunda izlediği taraflı siyasetin yansımalarıyla karşı karşıya kaldığı aktarılan açıklamada, Yüzyılın Anlaşması projesi, Kudüs'ün geleceğini belirlemek için atılan tek taraflı adımlar, Filistinli mültecilerin vatanlarına geri dönüş hakkını ellerinden alma gibi planların Ürdün için de "doğrudan tehdit" oluşturduğu kaydedildi.

Açıklamada girişimin, "siyasi tıkanıklık halinden çıkılması", "kapsamlı reform süreci çerçevesinde siyasi ve ekonomik hayatta nitelikli bir sıçrama yaşanması" gibi hedeflerinin bulunduğu belirtildi.

Söz konusu hedeflerin gerçekleştirilmesi için önerilerde bulunulan açıklamada, bu öneriler; "demokratik yapıyı güçlendirecek, genel özgürlükleri koruyacak ve kapsamlı reformlar yapılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılması ve bunun uzlaşıyla gerçekleştirilmesi", "parlamenter hükümet sistemine geçiş yapılması ve bu geçiş için net bir plan belirlenmesi", "idari ve mali yolsuzlukla mücadele için çalışma planı oluşturulması" şeklinde sıralandı.

Ürdün, son yıllarda ülkedeki siyasi ve ekonomik yapının değişmesi, yolsuzlukla mücadele için ciddi bir irade gösterilmesi talebiyle halk gösterilerine tanık olmuştu.

GRAFİKLİ – Irak'ın petrolünü Kızıldeniz'e taşıyacak Basra-Akabe boru hattı

İSTANBUL (AA) – İDRİS OKUDUCU – SÜMEYYE ÖZER – Irak'ın ham petrolünü günlük bir milyon varil petrol taşıma kapasitesiyle Ürdün üzerinden Kızıldeniz'e taşıyacak bin 700 kilometre uzunluğundaki Basra-Akabe boru hattı inşası Irak Bakanlar Kurulunun onayını bekliyor.

Irak'ın güneyindeki Basra'nın zengin kuyularındaki ham petrolü Ürdün'ün Akabe limanına taşıyacak stratejik boru hattı projesi için tüm teknik hazırlıklar tamamlandı.

Ürdün'ün resmi haber ajansı Petra'da geçen Cuma günü yer alan habere göre, Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hala Adıl Zavati, stratejik anlaşmanın hayata geçirilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ve onaylanması için de Irak Bakanlar Kurulunun imzasını beklediğini ifade etti.

Zavati günlük 1 milyon varil petrol taşıma kapasitesi olan boru hattı projesinin Irak kabinesi tarafından onaylanması halinde inşasına en kısa zamanda başlanacağını söyledi.

Boru hattının hayata geçirilmesi halinde Bağdat ve Amman ilişkilerinin güçlenmesinin yanı sıra, her iki taraf için de yeni fırsatlar doğacak. Irak, petrolünü ihraç edecek 3'üncü bir alternatif limana sahip olurken, Ürdün petrol ihtiyacının büyük oranını bu hattan karşılayıp, sanayi ve endüstri de yeni iş imkanları oluşturabilecek.

  • DEAŞ nedeniyle ertelenen anlaşma

Bağdat ve Amman yönetimleri, Nisan 2013 yılında boru hattının inşa edilmesi için imzaları atmıştı ancak Irak'ta yaşanan terör olayları ve ardından terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasıyla proje rafa kaldırıldı.

DEAŞ, Haziran 2014'te boru hattı güzergahının hemen hemen tüm bölgelerini yaklaşık 3 yıl boyunca elinde tutmuştu. Her iki ülke arasındaki tek sınır kapısı konumundaki Truybil DEAŞ'ın eline geçince karardan vazgeçilmişti.

Ürdün sınırını DEAŞ'tan temizleyen ve kara sınır kapsını Ağustos 2017'de yeniden faaliyete geçmesini sağlayan Irak güçlerinin ülkede güvenliği sağlamasıyla birlikte siyası ve ticari adımlar atılarak boru hattı projesi tekrar masaya yatırıldı.

Ürdün Kralı 2'nci Abdullah, 14 Şubat'ta 10 yıl aradan sonra ilk defa başkent Bağdat'a gelerek Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Adil Abdulmehdi ile birlikte gerçekleştirdiği görüşmede revize edilen boru hattının yeniden inşasını görüştü.

  • Boru hattı güzergahı

İnşa edilmesi planlanan boru hattı 2 etaptan meydana geliyor. Hattın 1'nci etabı, Şiilerin çoğunlukta yaşadığı Basra'dan başlayıp ülkenin orta kesiminde bulunan başkent Bağdat'ın kuzeyinden geçerek Sünnilerin ağırlıkta yaşadığı batı bölgesindeki Enbar'a uzanıyor.

Basra'dan Enbar'a uzanacak 1'nci etap, Temmuz 2008'de açılışı yapılan K3 Hadisiye Petrol Rafinesinde depolanacak.

Boru hattının 2'nci etabı Hadisiye ile Akabe Limanı arasında inşa edilecek. Buraya ek bir hat inşa edilerek Zerka rafinerisine günlük 150 bin ham petrol varil pompalanarak işlenecek.

  • Boru hattını kim inşa edecek?

Akabe- Basra boru hattının kim tarafından inşa edileceğine dair kamuoyu ile paylaşılan herhangi bir bilgi yok. Ancak Irak Meclisi'ndeki Kanun Devleti Koalisyonu Milletvekili Abdulselam el-Maliki, Ürdün Kralı 2'nci Abdullah'ın Bağdat ziyaretinden sonra boru hattının inşa edileceği ilanından sonra 31 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında bazı teknik bilgiler vermişti.

Bin 700 kilometreden oluşan boru hattı üzerinde 2 pompalama ve 3 transformatör istasyonunun yer alacağını söyleyen Maliki, boru hattının 1'nci etabını Irak merkezi hükümeti ve 2'nci etabının inşasını ise Ürdün'ün karşılayacağını söylemişti.

Maliki'nin ifadelerinin aksine boru hattı için Nisan 2013'te hazırlanıp imzalanan anlaşmaya göre, tüm masraflar Bağdat yönetimince karşılanacaktı.

Eski Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Melik Kabariti, 17 Nisan 2013'te düzenlenen imza töreninde yaptığı açıklamada, boru hattının, yap-işlet-taşı modeli ile Irak merkezi hükümeti tarafından inşa edileceğini bildirmişti.

Ancak yeni yapılan 2'nci anlaşmada boru hattının Irak tarafından mi yoksa Ürdün ile ortak mı inşa edileceğine dair netleşen bir durum yok.

  • Taşıma kapasitesi ve maliyeti

İki ülke arasında inşa edilecek boru hattının toplam uzunluğu bin 700 kilometre olup günlük 1 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip olacak.

Bağdat ve Amman arasındaki Nisan 2013 anlaşmasına göre, boru hattının çifte olması gerekiyordu. Ancak yeni anlaşmada sadece ham petrolün taşınmasından söz ediliyor.

Eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki dönemindeki ilk anlaşmada Irak'tan Ürdün'e doğal gaz taşıyan aynı güzergah üzerine bir boru hattının da döşenmesine karar verilmişti. Yeni anlaşmada doğal gazdan veya çiftte boru hattından bahsedilmiyor. Bunun sebebinin Ürdün'ün Irak ile ilk anlaşmasının hayata geçmemesi üzerine Eylül 2016'da İsrail ile 15 yıl süreyle 45 milyar metreküp doğal gaz alımını içeren bir anlaşma imzalamasından kaynakladığı belirtiliyor.

Irak'ın ham petrolünü Kızıl Deniz'e taşıyacak boru hattının maliyetinin 18 milyar doları bulacağı inşasının ise 3 yıl süreceği ifade ediliyor.

  • Irak petrol ihracatında 3'üncü alternatife sahip olacak

Irak, 150 milyar varil petrol rezerviyle bu alanda dünya ülkeleri arasında 4'üncü sırada bulunuyor. Irak Petrol Bakanlığı'nın verilerine göre günlük ortalama 3 milyon 500 bin varil ham petrol ihraç ediliyor.

Bağdat yönetimi başta ülkenin güneyi olmak üzere orta kesimdeki kuyulardan çıkarılan ham petrolü Basra Limanı üzerinden dünya piyasasına sevk ediyor. Basra Limanı'nın yanı sıra, Kerkük, Musul ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki kuyulardan çıkarılan ham petrol ise boru hattıyla Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı'na gönderiliyor.

Ülke ekonomisinin yüzde 90'ı petrol gelirine dayalı olan Irak'ın Basra-Akabe boru hattını hizmete açması halinde, zengin petrol rezervlerini ihraç edebilecek 3'üncü bir alternatife sahip olacak.

Bağdat yönetimi, boru hattı vesilesiyle Irak'ın Devrik lideri Saddam Hüseyin'in ailesi ve Baas Rejimi'nin kadrolarına ev sahipliği yapan Ürdün ile ilişkilerini güçlendirebilecek.

  • Boru hattının oluşturacağı fırsatlar

Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hala Adıl Zavati, Şubat ayında sosyal medya hesabı Twitter üzerinden paylaştığı verilere göre Ürdün'ün günlük iç piyasadaki tüketim için ortalama 150 bin ham petrol varile ihtiyacı var.

Amman yönetimi iç piyasa ihtiyacı için Irak'tan gelecek ham petrolden günlük 150 bin varili Zerka Rafineri'nde işleyecek. Bu vesileyle Ürdün ham petrole olan ihtiyacının büyük bir kısmını Irak'tan kolayca temin etmiş olacak.

Eski Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı İbrahim Saif, Mayıs 2017'de yaptığı açıklamada inşa edilecek boru hattı vesilesiyle iç piyasadaki petrol ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, sanayi ve endüstri gibi diğer sektörlerde de yeni iş fırsatlarının doğacağını bildirmişti.

Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine, Aralık 2016'da Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar Hekim'i başkent Amman'da kabul ettikten sonra yaptığı açıklamada, Ürdün ve Irak arasındaki stratejik anlaşmayı "yaşam hattı" şeklinde nitelendirip her iki tarafın da fayda sağlayacağını ifade etmişti.

Akabe kentinde stratejik anlaşma için 2013 yılında düzenlenen bir konferansta ise Ürdünlü yetkililer, petrolün transferi ve günlük alınacak ham petrolün yanı sıra ülkenin kasasına yıllık 3 milyar doların gireceği, 10 bin kişiye de iş istihdamı açılacağı öngörüsünde bulunmuştu.

  • "Ürdün ekonomisine uzun vadede olumlu etkisi olacak"

Ürdünlü Ekonomist Kassam el-Hammuri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Uzun ömürlü olacağı beklentisinden dolayı proje stratejik kabul ediliyor ve yeni iş imkanı sağlayacağı için Ürdün ekonomisine uzun vadede olumlu etkisi olacak." dedi.

Ürdün'ün boru hattının kendi topraklarından geçişi için ücret alacağını ve daha düşük bir maliyetle petrol elde edebileceğini dile getiren Hammuri, Irak'ın buna karşılık, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirecek olan Akabe limanını kullanmak için indirimler aldığını ifade etti.

Boru hattı projesinin, Mısır veya Filistin toprakları gibi başka yönlere yayılabilecek projelere öncü olacağını kaydeden Hammuri, bunun, ekonomik faktörlerden daha çok siyasi sebeplerden kaynaklandığını belirtti.

Bir başka Ekonomist Husam Ayiş ise boru hattının Akabe kentine ulaşması halinde limanların kullanımını artıracağını ve buranın petrol tedarikçileri için önemli bir küresel merkez haline getireceğini söyledi.

Irak'ın ülkeye uygulanan ambargo döneminde Ürdün limanlarından çokça faydalandığını ve bunun Ürdün'de taşımacılık sektörünün canlanmasına neden olduğunu belirten Ayiş, bu tecrübenin yeniden devreye alınmasının birçok sektörü harekete geçireceğini ve bunların hepsinin projenin olumlu yönleri arasında yer aldığını kaydetti.