Türkiye Gençlik Zirvesi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin gerisinde kalan değil, onların önünü açan, onlara rota çizen bir anlayışla çalışmaları yürütmeleri gerektiğini belirterek, "Hem devleti yöneten olarak bizim hem de gençliğe dair hassasiyeti olan sivil toplum kuruluşlarımızın bu noktada sorumluluğu bellidir. Hepimizin ortak sorumluluğu gençlerimizin terör, şiddet, uyuşturucu, nihilizm bataklığına düşmeyecekleri bir zemini birlikte hazırlamaktır. Gençlerimiz formatlamanın, onları belli kalıplara mahkum etmenin değil, gençlerimiz ile ideallerinin önündeki engelleri kaldırmanın çabası içinde olacağız." dedi.

Erdoğan, Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP) tarafından "Gençlik ve Sosyal Girişimcilik" temasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Gençlik Zirvesi"nin açılışında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine, "Buradan, bu salondan ülkemizin 81 vilayetindeki tüm gençlerimize selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Yine sizin şahsınızda, bölgemizin, coğrafyamızın, Kafkasya'nın, Orta Doğu'nun, Türkistan'ın, Balkanlar'ın, beş kıtanın gençlerini selamlıyorum. Buradan Irak'ın, Afganistan'ın, Somali'nin, Mısır'ın, Libya'nın, Tunus'un, Bosna Hersek'in gençlerini selamlıyorum. Bugün bir kez daha Kudüs'ün, Gazze'nin, Nablus'un, Ramallah'ın, Batı Şeria'nın yiğit gençlerine en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Rabb'im yar ve yardımcıları olsun diyor, buradaki her bir genç arkadaşımın yüreklerinin onlarla birlikte attığını bilmelerini istiyorum." diyerek başladı.

Zirvenin başarılarla dolu olmasını temenni eden Erdoğan, zirve vesilesiyle gençlerle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti özellikle ifade etmek istediğini dile getirdi.

Erdoğan, Platformu böylesine anlamlı, kapsamlı bir zirveye öncülük ettiği için tebrik ederek, "Platformumuz İstanbul'da başlamış ve gördüğü ilgi üzerine Türkiye'ye geneline yayılarak şu anda gençliğe yönelik faaliyet yürüten 93 sivil toplum kuruluşunu çatısı altında toplayan geniş bir zemine kavuşmuştur." dedi.

Gençlik denildiğinde tıpkı kadın konusu gibi hayatın her alanını kuşatın bir kavramla karşı karşıya olunduğunu gördüklerini aktaran Erdoğan, bunun için her bakanlığın, her kurulun, her kurumun gençlikle ilgili görevleri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii bu durum gençlik politikalarını münhasıran takip edebileceğimiz yapılar oluşturmamıza mani değildir. Bu sebeple Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarından birisinin bünyesinde gençlere ilgili bir alt çalışma gurubu oluşturulmasını gündemimize alabiliriz. Böylece bu müjdeyi gençlerimizle paylaşmış olalım." dedi.

– "Türkiye Gençlik Profili Araştırması'nın bizlere de rehber olacağına inanıyorum"

Devletin de toplumun de sivil toplum kuruluşlarının da asli görevinin gençleri tanımlamaktan ziyade, tanımaya, anlamaya, bu noktada onlarla empati kurmaya çalışmak olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kendi alanında özgün ve öncü bir çalışma olan Türkiye Gençlik Profili Araştırması'nın zirve vesilesiyle ilgililerle paylaşılmasını bu noktada son derece önemli görüyorum. 37 ilden, 8 bin gençle yapılan araştırmanın çıktılarının bu alanda faaliyet yürüten gönüllü ve resmi kurum ve kuruluşlarımız başta olmak üzere, üniversitelerimiz ve ailelerimiz için yol gösterici olmasını diliyorum. Bu araştırmanın ülkemiz gençliğinin hissiyatının, görüşlerinin, beklentilerinin ve elbette sıkıntılarının anlaşılması noktasında devleti yönetenler olarak bizlere de rehber olacağına inanıyorum."

Erdoğan, içerik ve yöntem itibarıyla titiz bir emeğin ürünü bu çalışmaya imza atanlara teşekkür ederek, "Araştırma sonuçları da gösteriyor ki gençlerimizle sürekli yüz yüze görüşmemiz, konuşmamız, dertleşmemiz, karşılıklı olarak birbirimizi anlamaya çalışmamız şart. Cumhurbaşkanı olarak işte bu sebeple gençler tarafından düzenlenen etkinliklere katılmaya hep özen gösterdim, özel bir önem verdim, vermeye de devam ediyorum. Gençlerimizin gelecekleriyle ilgili endişelerini ortadan kaldıracak ve beklentilerini karşılayacak politikalar geliştirmek bizim en başta gelen görevimizdir. Türkiye'nin Gençleri başlığıyla yapılan araştırmanın sonuçlarını titizlikle inceleyeceğimizden ve raporda yer alan tespitler ışığında gençlik politikalarımızı gözden geçireceğimizden emin olunuz." diye konuştu.

Diğer yandan Sosyal Girişimcilik Ödülleri'ni kazanları tebrik edip, Türkiye'nin gelişmesi için projeleriyle yarışmaya katılan tüm gençlere de teşekkür eden Erdoğan, bu ödüllerin gençlerin özgün proje üretme kabiliyetlerinin bir sembolü haline geleceğine inandığını söyledi.

– "Gençlerimizin hızına ayak uyduramazsak geride kalmaya mahkum oluruz"

Dünyanın baş döndürücü hızla değiştiği bir dönemde gençlerle ilgili çalışmaların, gençlere yönelik tasavvurların, bakış açılarının sabit kalmasının asla düşünülemeyeceğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"İletişim araçlarından fikir akımlarına kadar, hemen her yeniliğin öncelikli muhatabının genç kuşaklar olduğu dikkate alındığında eski usullerle meseleye yaklaşmanın, bizi götüreceği yer kesinlikle başarısızlıktır. Gençlerimizin hızına ayak uyduramazsak geride kalmaya mahkum oluruz. Gençlerin yönelimlerini doğru okuyamazsak sağlıklı politikalar geliştiremeyiz. Gençlerimizin kaygı, talep ve umutlarını tespit edemezsek onlara yol gösterici görevimizi yerine getiremeyiz. Değişimi, gençlerimizin beklentilerini önceden görerek, zamanın ruhunu iyi okuyarak projelerimizi, politikalarımızı belirlemeliyiz. Gençlerin gerisinde kalan değil, onların önünü açan, onlara rota çizen bir anlayışla çalışmalarımızı yürütmeliyiz. Hem devleti yöneten olarak bizim hem de gençliğe dair hassasiyeti olan sivil toplum kuruluşlarımızın bu noktada sorumluluğu bellidir. Hepimizin ortak sorumluluğu gençlerimizin terör, şiddet, uyuşturucu, nihilizm bataklığına düşmeyecekleri bir zemini birlikte hazırlamaktır. Gençlerimiz formatlamanın, onları belli kalıplara mahkum etmenin değil, gençlerimiz ile ideallerinin önündeki engelleri kaldırmanın çabası içinde olacağız. Biz gençlerin hayal dünyasını yasaklarla çevrelemeyi değil, alabildiğine genişletmeyi hedefliyoruz. Mesuliyetimizin gençlerimizin şiddete bulaşmadan her türlü düşünceyi tartışabilecekleri, her türlü fikri savunabilecekleri bir ortamı ülkemiz genelinde tesis etmek olduğuna inanıyoruz."

Toplam nüfusunun dörtte birinden fazlası 15-30 yaş arası gençlerden oluşan demografisiyle Türkiye'nin bu bakımdan dünyanın en şanslı ülkelerinden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, bunun en büyük zenginlikleri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, 2002'den bu yana tüm çabalarının bu hazineden layıkıyla istifade etmek için gerekli ortamı hazırlamak olduğunu vurgulayarak, "Şöyle samimi bir muhasebe yaptığımızda son 16 yılda bu noktada çok büyük mesafe aldığımız görüyor ve buna hamdolsun diyor, şükrediyoruz. Eğitim konusuna özel önem vererek ülkemizdeki tüm gençlerin fırsat eşitliğine sahip olabilmeleri için gereken adımları attık, atıyoruz ve atacağız. Üniversite sayımızı 76'dan 206'ya … Bazıları hala bunu eleştiriyor. O da onların haklarıdır, varsın eleştirsinler. Ama biz çok önemli bir eksiği giderdik. Iğdır'daki, Hakkari'deki, Şırnak'taki bir gencin kalkıp da üniversite okuma şansının adeta olmadığı bir dönemden biz üniversiteyi şimdi onların ayağına götürdük. Şu anda 81 vilayetimizin tamamında hamdolsun üniversitelerimiz var. Şimdi niteliği arttırmamız lazım, buna gayret etmemiz lazım." şeklinde konuştu.

(Sürecek)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?