Erdoğan'dan şehit ailesine taziye telgrafı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2016'da İstanbul'da bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede dün şehit olan polis memuru Muammer Ateş'in ailesine taziye telgrafı gönderdi.

Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Aralık 2016'da bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede dün şehit olan Ateş'in ailesine başsağlığı diledi.

İstanbul'da 10 Aralık 2016'da oynanan Beşiktaş-Bursaspor karşılaşmasının ardından Vodafone Park çevresinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen saldırıda 39'u emniyet mensubu 46 kişi şehit edilmiş, 243 kişi de yaralanmıştı.

Reform Eylem Grubu toplanacak

ANKARA (AA) – Reform Eylem Grubu'nun altıncı toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Avrupa Birliği Başkanlığı eş güdümünde yarın yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan'ın ilk kez başkanlık edeceği toplantı, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Siyasi reform sürecinde önemli bir ivme unsuru olan Reform Eylem Grubu'nun, 9 Mayıs Avrupa Günü düzenleyeceği toplantıda, Türkiye'nin AB üyelik sürecine yönelik gerçekleştirilecek siyasi, hukuki ve ekonomik reformlar, AB ile Vize Serbestisi Diyaloğunda kalan son 6 kritere yönelik atılacak adımlar ele alınacak.

“Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil”

TBMM (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Seçim yenilenene kadar İstanbul'da kim görevde olacak?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bu açıklandı. İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya bu süreci götürecek. Konuyla ilgili zaten açıklama yapıldı. Şu anda İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya Bey de bu konuda görevine başladı." diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul kararının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşüp görüşmediği sorulan Erdoğan, "Az önce kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptım. Hem ramazan-ı şeriflerini kutladım hem de verilen kararın ülkemiz için hayırlı olması temennisinde bulundum." ifadelerini kullandı.

"Bahçeli ile yine bir ortak miting bekleyelim mi?" sorusuna Erdoğan, "Onları henüz daha görüşmüş değiliz. Tabii bu arada bir araya gelip bu süreci değerlendirmemiz, inanıyorum ki İstanbul'umuz için çok çok faydalı olacaktır." cevabını verdi.

  • "Adayımız Binali Yıldırım Bey'dir"

    AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın adaylığıyla ilgili pek çok yorum yapıldığı hatırlatılarak, "Siz ne diyorsunuz? Karar nedir? Başka bir ismin aday olma ihtimali var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bu soruları soranlar herhalde seçim kanunlarını hiç bilmiyorlar. Hiç bilmediklerinden dolayı da bu tür yollara başvuruyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. İstanbul'daki bu seçimin adayları bellidir, şu anda bizim adayımız da Binali Yıldırım Bey'dir." dedi.

Muhalefet partilerinin 24 Haziran seçimlerinin de iptal edilmesi yönünde değerlendirmelerinin olduğu hatırlatılması üzerine Erdoğan, "O değerlendirmelerin hepsi bizim değerlendirmelerimizin dışında. Biz artık tek değerlendirme yapıyoruz, o da İstanbul'da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimidir." karşılığını verdi.

Erdoğan, "ABD Başkanı Trump'ı Türkiye'ye davet etmiştiniz. Netleşen bir tarih var mı?" sorusu üzerine ise ziyarete ilişkin henüz netleşen bir tarih olmadığını bildirdi.

"Grup toplantısındaki konuşmanızda Meclise seçimlerle ilgili yeni bir kanun teklifi geleceğini söylediniz. Ne gibi değişiklikler olacak?" sorusuna Erdoğan, "O ayrı bir konu, şu anda yapılacak bir şey değil. Onlar artık tamamıyla yeni dönemde masaya yatırılacak olan konulardır." yanıtını verdi.

  • "Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil"

Bir gazetecinin "8 yıl aradan sonra Öcalan'ı, avukatlarının İmralı'da ziyaret etmesi muhalefet tarafından 'yeni bir çözüm süreci' olarak da yorumlandı." demesi üzerine Erdoğan, "Bir çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.

"8 yıl oldu mu?" diye soran ve "Avukatları öyle açıkladı." yanıtını alan Erdoğan, "Avukatları için öyle olabilir de avukatların dışındaki aile için? Daha geçenlerde kardeşini gönderdik. Biz müsaade ettik ona. Mehmet (Öcalan) gitti. Onu saymıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

  • Kıbrıs'taki sondaj faaliyetleri

ABD ve Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye gelen, Akdeniz'de sondaj arama gemilerini durdurması çağrısına yorumu sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz şu anda kendi programımızı uygulamaya devam ediyoruz. Aynen devam ederiz. Bir yerler nasıl talimat veriyor, nasıl bakıyor, nasıl değerlendiriyor. Böyle bir şey bizim değerlendirmelerimizin içinde değil. Biz özellikle de Doğu Akdeniz'de, Güneydoğu Akdeniz'de, Kuzey Kıbrıs'taki soydaşlarımızın hakları ne ise bu haklarını orada garantör bir ülke olarak aramanın gayreti içerisindeyiz. O sularda çıkacak olan bütün imkanlardan Kıbrıs'ın tüm halkı, güneyde de kuzeyde de eşit miktarda hak sahibidirler ve bu eşit miktardaki haklarını korumak için Kuzey Kıbrıs'taki soydaşlarımızın hakkının aranması mücadelesini veriyoruz."

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bazı iş adamı grupları, açıklanan (YSK) karardan sonra garip garip açıklamalar yapıyorlar. Yanlış yapıyorsunuz. Önce herkes haddini bilecek." dedi.

Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, 31 Mart Mahalli ve İdari Seçimlerinin en tartışmalı konusunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonuçları olduğunu söyledi.

Seçimde önce 25-28 bin farkla AK Parti'nin kaybettiğinin ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Biz milli iradeye seçim ve sandık sonuçlarına olan teslimiyetimiz sebebiyle bu durumu saygıyla karşılamaya hazırdık. Seçim gecesi yaptığımız basın toplantısı ve genel merkezimizdeki balkon konuşmamızda bu durumu ifade ettik." dedi.

Seçim sonrası yaşanan gelişmelere değinen Erdoğan, sandık sonuç tutanakları ile ilçe seçim birleştirme tutanakları ve geçersiz oylarla ilgili itirazlar netleştikçe karşılarına bambaşka bir manzara çıktığını ifade etti. Erdoğan, "Bu süreçte gördük ki AK Parti'ye oy veren 15 bin seçmenin iradesi alenen gasbedilmiştir. Bu hataların bir kısmı sehven yapılmış olsa da önemli bir bölümünde kasıt olduğu açıkça ortadadır, bellidir. Hatalar, yanlışlar diğer partilerde aynı oranlarda yapılmamış sadece AK Parti'nin oylarında belirgin bir farklılık ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

  • "Hesabını sormazsak, millet bizden hesap sorar"

Erdoğan, İstanbul'da hem seçmen listeleriyle hem de sandık kurulu üyeleriyle ilgili ciddi yolsuzluklar, kanuna aykırı uygulamalar olduğunu gördüklerini dile getirerek, ilçe ve il seçim kurullarındaki itirazlarının ardından konuyu Yüksek Seçim Kurulu'na taşıdıklarını hatırlattı. YSK'ye sundukları belgelerin sağlam olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yaptığımız her itirazın gerisinde inkarı mümkün olmayan somut deliller vardır. Aradaki fark neredeyse yarı yarıya azalmamış olsaydı, mesele buralara kadar zaten gelmezdi. Gözümüzün önünde tüm çıplaklığıyla duran hukuksuzluğu, daha vahimi, bir irade gasbını görmezden gelemeyiz. Seçim gecesinden bugüne kadar yaşanan sürecin sebebi işte budur. Biz bu yapılanların hesabını milli irade hırsızlarından sormazsak, milletimiz bizden hesap sorar." diye konuştu.

Sadece iptal oylarının sayımı ile ve birleştirme tutanaklarının düzeltilmesiyle böylesine büyük bir oy sayısının ortaya çıkmasının dahi içlerine kurt düşürmeye yettiğini ifade eden Erdoğan, "Birilerini suyu bulandırarak balık avına çıktıkları intibana kapıldık." dedi.

Erdoğan, İstanbul'daki 62 bin sandık görevlisinden 20 bine yakınının seçim kanunundaki açık emre rağmen kamu görevlileri arasından değil, banka ve özel okul çalışanları arasından seçilmiş olmasının şüphelerini daha da artırdığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçimler öncesinden başlayarak birtakım kirli ellerin işin içine girdiği ve konuyu adım adım bu noktaya getirdiği anlaşılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde organize bir yolsuzluk, tam kanunsuzluk ve usulsüzlük hali olduğuna samimi olarak inanıyoruz. Tek tek yanlışlar, eksikler, kusurlar, mazur görülebilir ama sandık kurulu üyelerinin başkanlarının neredeyse üçte birinin kanuna aykırı atanmış olmasını, iptal edilen oyların çok büyük bir bölümünün AK Parti'ye ait çıkmasını kimse masum bir hata ve yanlış olarak izah edemez. Bu inançla hukuk mücadelemizi, seçim kanunumuz çerçevesinde dün akşama kadar sürdürdük. AK Parti'nin sandıktan çıkan sonucu kabullenmemek, hakkı olmayan bir seçimi kazanmış gözükmek gibi bir derdi asla yoktur, olamaz. Biz sadece gasbedilen haklarımızın ve yapılan açık usülsüzlükten, yolsuzluktan kaynaklanan hataları, yanlışları düzeltmenin peşindeyiz. Durum tam tersi olsaydı, AK Parti az bir farkla seçimi kazanmış görünüp de ardından fark yarı yarıya azalsaydı ve aynı usülsüzlükler tespit edilseydi inanın bana ensemizde her gün boza pişiriliyor olurdu. Böyle bir durumda bize söylemedikleri, etmedikleri bırakmayacak olanların şimdi hukuki haklarımızı kullandığımız için aynısını yapıyor olmalarından iki yüzlülüğü milletimizin takdirine bırakıyorum."

Yüksek Seçim Kurulu'nun hem AK Parti'nin hem de diğer partilerin temsilcilerini dinlediğini, verilen bilgileri, belgeleri incelediğini ve kararını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin 23 Haziran 2019 Pazar günü yenileceğini söyledi.

"Kararın ülkemize, milletimize ve İstanbulumuza hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kararı, siyasetçiler olarak sorunlarımızı demokrasi ve hukuk içinde çözme irademizi güçlendirecek, hakemliği milli iradeye bırakacak en doğru adım olarak görüyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, 23 Haziran'a kadar olan sürede çok daha fazla çalışarak İstanbul'daki tüm hemşehrilerin gönlüne girerek seçimleri kazanmaya çalışacaklarını vurguladı.

  • "Yanlış yapıyorsunuz, önce herkes haddini bilecek"

İstanbul halkının 23 Haziran'da gelecek 5 yıl için en isabetli kararı vereceğine inandığını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye bir demokrasi ve hukuk devletidir. Yüksek Seçim Kurulu tam tersi yönde bir karar vermiş olsaydı, daha önce defalarca ilan ettiğimiz gibi biz yine buna uyacaktık. Biz sadece milli iradeye saygının gereğini yerine getirdik. Türkiye'de demokrasiyi gerçek anlamda ayağa kaldıran tüm kural ve kurullarıyla işler hale getiren parti biziz. Diğerlerinin de aynı şekilde davranmasının gereğini anlatıyoruz. İstanbul seçimlerinin üzerindeki gölgenin kalkmasını sağlayacak bu kararı, demokrasimizi güçlendirecek önemli bir adım olarak görüyoruz. Türkiye geçmişte kendini milletin ve devletin üzerinde gören sözüm ona elitlerin yol açtığı tahribatlar yüzünden ağır bedeller ödemiş bir ülkedir. Ülkemizin yeniden siyaset ve toplum mühendislerinin operasyon alanı hale gelmesine izin vermeyeceğiz."

Erdoğan, milli iradenin önünden, arkasından dolaşarak sandığa gölge düşürmeye çalışanları meydanı bırakmamakta kararlı olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu amaçla perde arkasından sinsice operasyon yürütenlerin de sahada kendine yer açmaya çalışanların hepsini biliyoruz. Milletimizin hiçbir meselesinin çözümü hiçbir sıkıntının aşılması konusunda en küçük bir projeleri, hazırlıkları, çalışmaları, hepsinden önemlisi böyle bir niyetleri olmayanların oyunlarını da milletimizle beraber Allah'ın izniyle bozacağız. Armut piş, ağzıma düş misalı oturdukları yerden sadece bize hata yaptırarak, ülkenin yönetimine el koymayı hesaplayan karanlık odaklara bekledikleri fırsatı asla vermeyeceğiz."

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine yönelik iş dünyasından gelen eleştirilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bazı iş adamı grupları, dün açıklanan bu karardan sonra baktık ki garip garip açıklamalar yapıyorlar. Güzel… Bundan sonra da tabii ki bizden bu tavırlarınızla, ülkemizin geleceğine yönelik bir normalleşmeyi konuştuğumuz dönemde, sizler burada seçim hukukunun işletildiği bir yerde böyle bir açıklamayı yaparsanız, işte bunlar normalleşmeyi getirmez. Bunlar anormalleşmeyi getirir. Yanlış yapıyorsunuz. Önce herkes haddini bilecek." ifadelerini kullandı.

Herkesin işini yapması gerektiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekonomi ile mi uğraşıyorsun? İş adamı mısın? Sen işini yap, sana düşeni, sandığına git kullan ama kalkıp da seçim yargısının bu noktada vermiş olduğu karara adeta müdahale mahiyetinde açıklamalar yaparsanız bu sizin de nerede durduğunuzu, nereye oturduğunuzu gayet güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Müsaade edin de bizim de size bakış açımız değişecektir. Biz bu ülkede siyaset yapıyoruz."

(Sürecek)

Erdoğan'dan şehit ailelerine başsağlığı telgrafı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şırnak'ta teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırıda şehit olan askerler ile Ankara'da şehit olan polis memurunun ailelerine başsağlığı diledi.

Edinilen bilgiye göre Erdoğan, Şırnak'ta teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırıda şehit olan askerler Ercan Can, Ali Çeker ve Görkem Akkuş ile Ankara'da meydana gelen trafik kazasında şehit olan polis memuru Mevlüt Metin'in ailelerine başsağlığı telgrafı gönderdi.

NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkiler, birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısıdır." dedi.

Erdoğan, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı'nda, 2019 yılının Akdeniz Diyaloğu'nun 25, NATO'nun kuruluşunun 70'inci ve Türkiye'nin de ittifaka katılışının 67'nci yılı olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de NATO'ya en kapsamlı katkıları yapan ve müttefikleriyle dayanışma içinde hareket eden bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin Bosna, Kosova ve Makedonya'da NATO misyonlarındaki rolünün yanı sıra Afganistan'da da barışın inşasında önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.

Erdoğan, Afganistan'daki NATO güçleri komutanlığının iki kez Türkiye tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak, şunları söyledi:

"Ülkemiz ayrıca NATO'nun çok yüksek hazırlıklı müşterek görev kuvvetinin komutasını 2021'de devralacaktır. IMF anlaşmasının ortadan kalktığı bir dönemde füze savunma sistemlerinin önemi de artacaktır. NATO içindeki güçlü konumumuzu korurken ulusal çıkarlarımızın, bölgesel güvenlik ve istikrarın gerektirdiği adımları da atacağız. Burada bir gerçeğin altını çizmekte fayda görüyoruz. Türkiye'nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkiler, birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısıdır. Türkiye'nin egemenlik haklarına giren S-400'ler gibi bazı güncel meseleler üzerinden böyle bir tartışmanın alevlendirilmeye çalışılmasını kesinlikle tasvip etmiyoruz. NATO ittifakı çerçevesinde milli güvenliğimizi tahkim gayesiyle attığımız adımları yine kendi mecrasında değerlendirmek gerekir."

Türkiye'yi dar kalıplara sokmaya çalışmanın ve spekülasyonlar üretmenin, ülkenin tarihi ve coğrafi konumunu anlamama manasına geleceğini vurgulayan Erdoğan, Avrupa Atlantik coğrafyasının güvenlik ve istikrarına yönelik katkıların en güçlü şekilde sürdürülürken, Akdeniz havzasının barış içinde olmasını aynı ölçüde önemsediklerini dile getirdi.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"İttifakın Güneydoğusu'ndaki Akdenizli bir müttefik olan Türkiye için Akdeniz Diyaloğu ortaklarımız aynı zamanda bizim komşularımızdır. Akdeniz Diyaloğu Platformu'nu bu bakımdan özellikle önemsediğimizi söylemek isterim. Bu yapının en önemli vasfı olan aramızdaki pratik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çabaları da destekliyoruz. Bu amaçla üzerimize düşeni yapmaya devam edecek, yeni fikirler geliştirme gayreti içinde olacağız. Dışişleri Bakanım (Mevlüt Çavuşoğlu) sizlerle bazı fikirlerimizi paylaşacaktır. NATO içindeki yükümlülüklerimize ve Akdeniz Diyaloğu ortaklarımızla olan iş birliğimize verdiğimiz değerin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Kısa vadeli hesaplardan ziyade orta ve uzun vadeli örtüşen çıkarlarımıza odaklanarak, gittikçe istikrarsızlaşan bir dünyada NATO'yu daha da güçlendireceğimize inanıyorum."

(Sürecek)

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan “ramazan” paylaşımı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olsun." paylaşımında bulundu.

Erdoğan, ramazan dolayısıyla Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. Cenab-ı Allah ibadetlerimizi kabul eylesin, bizleri birlik ve beraberlik içinde Ramazan Bayramı'na kavuştursun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AA Genel Müdürü Kazancı'yı aradı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı'yı arayarak, İsrail'in AA ofisinin bulunduğu binayı vurması dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini iletti.

Erdoğan, İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'nde, içinde Anadolu Ajansının ofisinin de bulunduğu binayı hedef almasının ardından Kazancı'yı telefonla aradı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayla ilgili bilgi aldığı AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kazancı'ya "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Erdoğan, İsrail'in AA'nın Gazze ofisine yönelik saldırısını kınadı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in, Anadolu Ajansının (AA) Gazze ofisine yönelik saldırısını şiddetle kınadı.

Erdoğan, Twitter'dan Türkçe, İngilizce ve Arapça paylaştığı mesajında, şu ifadeleri kullandı:

"İsrail'in Anadolu Ajansının Gazze ofisine yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Türkiye ve Anadolu Ajansı, tüm bu saldırılara rağmen Gazze ve Filistin'in diğer bölgelerindeki İsrail terörünü ve zulmünü dünyaya haykırmaya devam edecektir."

MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti iktidarlarının yönetimindeki son 17 yılda ülkemiz, yakın tarihimizin en büyük atılımlarına şahit oldu. Demokrasimizi güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz yapısal reformlarla Türkiye, geçmişte kendisine vakit ve enerji kaybettiren tartışmaları geride bıraktı." dedi.

Erdoğan, MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu ve Genel Merkez Binası Açılış Töreni'nde yeni genel merkez binasının hayırlara vesile olmasını dileyerek, MÜSİAD'ın Türkiye'nin her köşesinde ve dünyanın dört bir yanında faaliyet göstererek, benzer kuruluşlardan ayrıştığını anlattı.

MÜSİAD'ın "milletle bağını asla koparmadan büyümeye devam etmesini" memnuniyetle izlediğini ifade eden Erdoğan, "Bu yönüyle MÜSİAD, hem makro ekonomik politikaların belirlenmesinde hem de bunların sahadaki uygulamalarında en etkin sivil toplum kuruluşu olarak öne çıkıyor. Daha kucaklayıcı, daha toplayıcı toparlayıcı bir kuruluş olması bakımından da önemsiyorum. Devletle milletimiz ve özellikle de sermaye çevreleri arasındaki güçlü köprü olan MÜSİAD, verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alarak, milli ve yerli duruşunu da göstermiştir. Bunun en önemli ispatı da 15 Temmuz olayıdır. 15 Temmuz olayında beraberce dayanışma içerisinde verilen mücadele asla unutulamaz." diye konuştu.

Erdoğan, yurt dışında 94 ülkede ve 224 noktada aktif faaliyet gösteren MÜSİAD'ın Türkiye'nin öncü ticaret ve kültürel diplomasi kuruluşlarından biri haline geldiğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Gerek Türk yatırımcılarına ve ihracatçılarına yurt dışındaki fırsatları gösterme gerekse uluslararası müteşebbisleri ülkemize çekme konusunda MÜSİAD çok önemli rol oynuyor. Özellikle kendi başlarına böylesine büyük bir ekonomik ilişki ağı kurma imkanı olmayan KOBİ'lerimiz için MÜSİAD tam anlamıyla amiral gemisi misyonu üstleniyor. MÜSİAD global ve yerel yapılarıyla bunlar etrafında kurulan veri ve kaynak portalı, yurt içinde ve yurt dışında geniş bir alana yayılan bilgi edinme ve işleme süreçlerini ekonomimizin hizmetine sunmaktadır. Milli serveti ne kadar büyütürsek, bundan iş adamlarımız başta olmak üzere ülkemizin her bir ferdi o derece fayda elde edecektir. Kaynak ve sermaye ofisleri yoluyla fon üretmeden şirketleşmeye, ihracatı artırmadan ekonomik faaliyet alanlarını genişletmeye kadar attığınız hemen her adımı yakından takip ediyorum. MÜSİAD Akademi altında nitelikli iş gücü yetiştirme çabanızı takdirle izliyorum. Derneğimizi benzer faaliyetler yürüten diğer kuruluşlardan ayıran en önemli farklardan biri de tarihimize, değerlerimize, kültürümüze, sanatımıza, sporumuza verdiği destektir.

İnsanlığın ve toplumumuzun yarısını oluşturan kadınlarımız iş dünyasında daha çok görünür hale geliyorlar. Bu bakımdan MÜSİAD Kadın oluşumunu da doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendiriyorum. MÜSİAD Sanat çatısı altında yürütülen çalışmaları en az diğerleri kadar önemli görüyorum. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması konusunda MÜSİAD'ın çalışmalarını daha da yaygınlaştırmasına ve etkinleştirmesine ihtiyacımız vardır."

  • "Söğüt'te diktiğimiz fidanı, ulu çınara çevirmeyi başardık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca daima önem verilen bir coğrafya üzerinde bulunulduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Söğüt'te diktiğimiz fidanı, 3 kıta 7 iklimi kucaklayan ulu çınara çevirmeyi yine bu coğrafyada başardık. Bir asır önce adeta tüm dünyanın üzerimize geldiği bir dönemde gerçekten çok çetin mücadelelerle kendimize yeni bir devlet kurarak, ümitlerimizi tekrar tazeledik. Genç Cumhuriyetimiz, demokrasiden ekonomiye, her alanda pek çok sınamadan geçerek, bugünlere ulaştı. Özellikle AK Parti iktidarlarının yönetimindeki son 17 yılda ülkemiz, yakın tarihimizin en büyük atılımlarına şahit oldu. Demokrasimizi güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz yapısal reformlarla Türkiye, geçmişte kendisine vakit ve enerji kaybettiren tartışmaları geride bıraktı. Ekonomide attığımız adımlarla hem milletimizi zenginleştirdik hem de devletimizi güçlendirdik. Dış politikada ülkemizin algısını değiştirdik, pasaportumuza itibar kazandırdık. Dünyanın en güçlü sosyal ve sağlık yardımı sistemlerinden birini kurarak, hiçbir vatandaşımızın aç ve açıkta kalmamasını sağlamaya çalıştık. Maziden atiye güçlü bir köprü kurarak, yeni nesillerin tarihlerini, kültürlerini, değerlerini öğrenmelerini ve buradan aldıkları güçle geleceğe hazırlanmalarını temin etmenin gayretinde olduk."

Türkiye güçlendikçe, kalbini ve umudunu Türkiye'ye bağlayanların da yüzünün güldüğünü ifade eden Erdoğan, "Dünyanın neresine gidersek gidelim sırf Türk olduğumuz için sırf Türkiye'den geldiğimiz için bizi el üstünde tutan, bize muhabbet besleyen insanlarla karşılaşıyoruz. Bu sevginin hiçbir çıkarla, hiçbir maddi menfaatle elde edilmesi mümkün değildir. Bizlere verilen kıymet kendimizle birlikte tüm mazlumların, mağdurların, tüm ümmetin ve tüm insanlığın hakkını, hukukunu koruyor, derdiyle dertleniyor, çözümü için fedakarlık yapıyor olmamızdan kaynaklanıyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, kerametin millet olarak gösterilen duruşta ve ülke olarak yapılan işlerde aranması gerektiğini belirterek, "Tabii bu büyük imkan aynı zamanda ülkemize yönelik tehditlerin kesintisiz bir şekilde sürmesine de yol açıyor. Ülke ve millet olarak sadece son 6 yılda yaşadıklarımızı dahi pek çok toplumun asırlık geçmişiyle mukayese etmek mümkün değildir. Sokakların karıştırılmasından sınırlarımızın tacizine, mahallelerimizi çukurlarla bölme teşebbüsünden kanlı darbe girişimine kadar akla hayale gelmeyecek saldırılara maruz kaldık. Balkanlardan Orta Doğu'ya, şimdi de Güney Amerika'ya kadar dünyanın pek çok yerinde oynanan bir oyun ülkemizde de sahnelenmeye çalışıldı. Hamdolsun milletimiz bu tezgahı gördü ve birliğine beraberliğine kardeşliğine sımsıkı sahip çıkarak, oyunu bozdu." değerlendirmesini yaptı.

(Sürecek)