Kategoriler
Alaturka

ABD Senatosu Suudi yönetimine yaptırım konusunda brifing alacak

WASHINGTON (AA) – ABD Senatosunun, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti kapsamında, Suudi Arabistan'a yaptırım uygulanıp uygulanmaması konusunda, Trump yönetiminin üst düzey yetkililerinden brifing alacağı belirtildi.

Ülkedeki The Hill haber sitesinde yer alan haberde, Senatonun söz konusu brifingi gelecek hafta alacağı aktarıldı.

Senatonun, Trump yönetiminden alacağı bilgilere göre Suudi Arabistan'a yönelik yaptırım yasası geçirmeyi ve silah satışlarını durdurmayı değerlendireceği ifade edilen haberde, Suudi ordusunun öncülük ettiği Yemen'deki iş savaşın da görüşülecek ana konulardan olduğu kaydedildi.

Söz konusu brifingin, ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından verileceği belirtildi, bakanlıklardan ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

The Hill'in ismini belirtmediği kaynaklara göre, Suudi Arabistan'a yaptırım kararı alınmasının Trump'ın tutumundan dolayı kolay olmayacağı fakat Senatonun Cumhuriyetçi kanadında bile Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a yönelik yaptırım uygulanması düşüncesinin ağır bastığı ifade edildi.

– Senatodan Trump'a ikinci mektup

Kaşıkçı cinayetine ilişkin, daha önce Trump'a bir mektup gönderen Senato, ikinci bir mektup göndererek cinayetten doğrudan Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın sorumlu olup olmadığının “Magnitsky Yasası ” kapsamında açık bir şekilde ortaya konulmasını talep etmişti.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Bob Corker ile komitenin kıdemli üyesi Demokrat Bob Menendez tarafından yazılan mektupta, “Son gelişmeler ışığında Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, Bay Kaşıkçı'nın öldürülmesinden sorumlu olup olmadığının spesifik bir şekilde kararınızda ortaya konulmasını talep ediyoruz. ” ifadesine yer verilmişti.

Ayrıca mektupta, 10 Ekim'den itibaren 120 gün içinde Trump yönetiminin Senato Dış İlişkiler Komitesine konuyla ilgili kararını iletmesinin beklendiği vurgulanmıştı.

Kategoriler
Alaturka

Katar Dışişleri Bakanı'ndan Kaşıkçı cinayeti açıklaması

MADRİD (AA) – Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, “Kaşıkçı cinayetinin sorumlularının hesap vermeleri gerekir. ” dedi.

Al Sani, İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen MED-Akdeniz Diyalog Forumu'nda gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrasındaki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır'ın Katar'a uyguladıkları boykotu da eleştiren Al Sani, “4 Arap ülkesinin Katar'a karşı boykotunun Kaşıkçı olayı sonrasında devam edip etmeyeceğini bilmiyoruz. ” şeklinde konuştu.

İtalyan haber ajanslarında yer alan açıklamalarında Al Sani, “Kaşıkçı olayında olanlar bize (Arap ülkelerine) zarar verdi. Biz, uluslararası toplumun çok açık adımlar ve bir cevap beklediğini düşünüyoruz. ” ifadelerini kullandı.

Al Sani, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'a ziyaretinde Katar hakkında kötü bilgilendirildiğini söyleyerek, “Katar, ABD ve İran arasında farklılıkları düzeltmede kolaylaştırıcı bir rol oynayarak, bir köprü olabilir. ” diye konuştu.

Al Sani, ev sahipliğini yapacakları 2022 Dünya Kupası ile “Arap dünyasına yeni bir imaj getirmek ve dünyaya barış mesajı göndermek ” istediklerini kaydetti.

Kategoriler
Alaturka

Suudi Veliaht, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk yurt dışı ziyaretine çıktı

RİYAD (AA) – Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretine çıktı.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Kraliyet Divanından yapılan yazılı açıklamada, Veliaht Prens Bin Selman'ın, bazı Arap ülkelerini ziyaret etmek üzere ülkeden ayrıldığı belirtildi.

Açıklamada, Veliaht Prens'in söz konusu ziyaretleri Kral Selman bin Abdulaziz'in talimatları doğrultusunda ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştireceği ifade edildi.

– Bin Selman'ın ilk durağı BAE

Kraliyet Divanı'dan yapılan açıklamada Veliaht Prens'in hangi ülkeleri ziyaret edeceği bilgisine yer verilmezken, Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonu ise Bin Selman'ın ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğunu duyurdu.

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid Abdulaziz el-Falih, önceki gün yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ilk yurt dışı turu kapsamında 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Arjantin'de gerçekleştirilmesi planlanan G-20 Zirvesi'ne katılacağını belirtmişti.

Falih, söz konusu yurt dışı turunun Arjantin dışında hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin ise bilgi vermemişti.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim'den bu yana Veliaht Prens Muhammed bin Selman ilk kez bir yurt dışı ziyareti gerçekleştiriyor.

Kategoriler
Alaturka

Fransa'dan Kaşıkçı cinayetiyle ilişkili 18 kişiye ülkeye giriş yasağı

PARİS (AA) – Fransa, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan 18 kişiye ülkeye giriş yasağı getirdi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Fransa'nın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan 18 kişiye ülkeye giriş yasağı getirdiği belirtildi. Açıklamada, bu yasağın Schengen bölgesi için geçerli olduğu ifade edildi.

Bu yaptırımların soruşturmanın seyrine göre gözden geçirilebileceği veya genişletilebileceği vurgulanan açıklamada, Fransa'nın Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin tüm gerçeklerin ortaya çıkmasını istediği ve Suudi Arabistan'dan bu konuyla ilgili şeffaf, kapsamlı ve ayrıntılı bir cevap beklediği kaydedildi.

Açıklamada, ayrıca ciddi insan hakları ihlalleri olması durumunda Fransa'nın Avrupalı ortaklarıyla, “Avrupa Birliği'nin alması gerekecek yaptırımlar üzerine çalıştığı ” bildirildi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, önceki gün Kaşıkçı cinayetine ilişkin, “Biz de bildiklerimizle hızlı bir şekilde birçok yaptırım uygulayacağız. ” demişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Sözcü Yardımcısı Christopher Burger Federal Basın Merkezi'nde birkaç gün önce düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde rolü bulunan 18 kişiye ülkeye giriş yasağı getirildiğini ifade etmişti.

Kategoriler
Alaturka

GRAFİKLİ – Sarayda hızla yükselen “gölge adam” Suud el-Kahtani

İSTANBUL (AA) – AYDOĞAN KALABALIK – Suudi Arabistan'da Kraliyet kademelerinde süratle yükselen, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde okların yöneldiği başlıca isimlerden eski Kraliyet Divanı Müsteşarı Suud el-Kahtani’nin düşüşü hem erken hem de çok yüksekten oldu.

Bir yıl önce, “Bir rehber olmadan başımı sallayabileceğimi mi düşünüyorsun? Ben emirleri yerine getiren bir görevliyim… Veliaht prensim Muhammed bin Selman’dır.” ifadelerini kullanan Suud el-Kahtani, kendisinin gölge bir figür olduğunu ilan etmişti.

Bin Selman'a çok yakın isimlerden 40 yaşındaki basın danışmanı Kahtani, iki gün önce Amerika tarafından yaptırım listesine alınan 17 kişi arasında en önemli figür olarak dikkati çekiyor. Yaptırım listesine alınmasının ardından tekrar gündeme gelen Kahtani hakkında daha fazla bilgi medya ve kamuoyuna yansımaya başladı.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden The New York Times'ın haberine göre, 3 bin dolar maaş alan binlerce trolün bağlı olduğu ve muhalifleri tehdit için Twitter’da kurulan ordunun başında yer alan Kahtani, trollere kime saldıracakları ve hangi konuda tweet atacakları hakkında talimat veren isimdi.

Kraliyet kademelerinde hızla yükselen Kahtani, bir ara neredeyse Suudi Arabistan Krallığı’nın resmi sözcüsü haline gelmişti.

-Muhaliflerle savaşan yandaş

BBC Arapça'da, geçen 22 Ekim’de yayınlanan bir programda Lübnanlı araştırmacı Bernard Haykel, Kahtani’yi 2006 yılından beri tanıdığını söyledi. Heykel, Kahtani’nin prenslerden birisinin kendisinden bir şey talep ettiğinde onu hayata geçirme konusunda son derece titiz olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistanlı yazar Turki er-Ruki, Şubat 2017’de Twitter hesabından yayınladığı bir makalede, Kahtani’nin Suudi Arabistan’ın gizli enformasyon bakanı olduğunu öne sürdü.

Kahtani’nin Suudi Arabistan İstihbarat Müdürü tarafından kendisine verilen başka görevleri de yerine getirdiğini yazan Ruki, “Yaptıklarından zarar gören ilk kişi ben değilim sonuncu da olmayacağım.” demişti.

Kahtani, geçen sene yapılan Katar operasyonunun sorumlularından birisi olarak da biliniyor. Özellikle de Katarlı sosyal medya kullanıcıları tarafından kötü adam anlamına gelen “Duleym” olarak isimlendiriliyor. İnternet arama motorlarına “Duleym” kelimesi yazıldığında Kahtani’den başkası çıkmıyor.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistanlı bir yetkilinin kendisinden Suudi Arabistan’a dönmesini istediğini söylemişti. Bu ismin de Kahtani olduğu anlaşıldı.

-Yüksekten hızlı düşüş

Prenslerin aralarından sıyrılıp çok hızlı bir şekilde sarayda kritik noktalara çıkan Suud el-Kahtani’nin düşüşü hem erken ve hem de çok yüksekten oldu.

Suudi Arabistan’ın, Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürüldüğünü kabul etmesinin ardından bütün suçlamalar Kahtani’ye yöneldi. Ardından Kral Selman bin Abdulaziz onu görevinden aldı. Öldürülmeden önce Kaşıkçı ile Skype üzerinden görüşen ismin de ondan başkası olmadığı ortaya çıktı.

Kaşıkçı ile Skype üzerinden tartışan Kahtani’nin konsolosluktaki gruba, “bu köpeğin başını bana getirin” dediği öne sürülüyor.

Suudi Arabistan Başsavcılığı’nın açıklamalarından, Kaşıkçı’nın ikna yolu ile Suudi Arabistan’a getirilmesi, aksi takdirde kuvvet kullanılması şeklinde Suudi Arabistan Genel İstihbaratı’ndan emir verildiği, Kahtani’den ise Kaşıkçı’yı ikna etmesinin istendiği anlaşılıyor.

Kahtani’nin İstanbul’a gelen ekibin başındaki kişiyle görüşerek, ekip sorumlusuna Kaşıkçı hakkında bazı bilgiler verdiği, Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan aleyhindeki ülkeler ve kurumlar tarafından desteklendiğini ve Suudi Arabistan milli güvenliği için tehlikeli olduğunu söylediği de duyuruldu.

-Kaşıkçı’nın Kahtani hakkındaki sözleri

The New York Times dergisine verdiği bir mülakatta Cemal Kaşıkçı, Kral Abdullah döneminde Kraliyet divanının basın sorumlusu olan Kahtani hakkında, “arkadaşımdı ve kendisini gayet iyi tanırdım.” demişti.

Kaşıkçı, aynı mülakatta, “Kahtani, Kraliyet divanı ve medya arasında sadece bir köprü vazifesi görmekteydi. Şimdi halkla ilişkiler ve Suudi Arabistan basınını kontrol eden en önemli isimlerden birisi haline geldi.” ifadelerini kullanmıştı.

Washington Post gazetesindeki yazısında ise Kaşıkçı, Kahtani’nin elinde muhalif isimlerin listesi olduğunu, eski Kraliyet Divanı Müsteşarı'nın, Suudi Arabistanlılara bu isimlerin sayısının artırılması çağrısında bulunduğunu yazmıştı.

-Kahtani kimdir?

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 7 Haziran 1978'de dünyaya gelen Suud el-Kahtani, Kraliyet ailesinden olmamasına rağmen çok hızlı bir şekilde yüksek makamlara çıkarak sarayda en etkili isimlerden biri oldu.

Kral Suud Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Arap Emniyet Bilimleri Nayif Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. Hava Kuvvetlerinde üniversite mezunu subayların ders aldığı kurslara katıldı. Kral Faysal Hava Akademisi’nde hukuk dersleri verdi ve burada yüzbaşı rütbesine kadar terfi etti.

Suudi Arabistan Kraliyet Divanı'nda bakan düzeyinde görev yapan Kahtani, daha önce de Kraliyet Divanı Basın İşleri ve Araştırma Merkezi Genel Müdürlüğü ve Kral Abdullah döneminde Muhammed bin Selman'ın ofisinde danışmanlık görevlerini üstlenmişti.

Kahtani, özellikle Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın göreve gelmesiyle oluşan devletin yeni politikalarını benimseyen önemli kişilerden biri olarak biliniyordu.

Suudi Arabistan'daki kraliyete yakın kaynaklar, Kahtani'yi Veliaht Prens Bin Selman'ın “sır katibi ” olarak nitelendiriyor. Yine aynı kaynaklara göre Kahtani, birçok konuda Bin Selman adına konuşan ve bazı güvenlik güçlerine talimatlar veren biriydi.

-İlk ABD yaptırımının başındaki isim

ABD, iki gün önce, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde rolleri olduğu gerekçesiyle 17 Suudi yetkiliye yaptırım uygulama kararı aldı.

Kararın Amerika Maliye Bakanlığı’nın insan hakları ihlallerine yönelik devreye soktuğu Magnitsky Yasası kapsamında alındığı ve yaptırım listesinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın üst düzey danışmanlarından Suud el-Kahtani ve Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Uteybi’nin de bulunduğu açıklandı.

Kategoriler
Alaturka

New York Times'tan “Kaşıkçı cinayeti” videosu

ANKARA (AA) – Amerikan New York Times gazetesinin internet sitesinde yayınlanan videoda, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin detayları ele alındı.

New York Times gazetesinin videosunda, Suudi Arabistan'dan İstanbul'a gelen 15 kişilik suikast timinin, hedeflerindeki Kaşıkçı'ya tuzak kurdukları aktarıldı.

Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan yönetimini ve Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ı eleştiren isimler arasında yer aldığı vurgulanan videoda, cinayetin ardından, Türk medyasının Suudi yetkililerin olayla ilgisini ortaya koyan kanıtları paylaştığı belirtildi ve cinayetin kronolojisi ortaya konuldu.

Kaşıkçı cinayetiyle ilgili 15 kişinin fotoğrafları ve görüntülerine de yer verilen videoda, söz konusu kişilerden bazılarının, Muhammed Bin Selman ile bağlantılı olduğuna işaret edildi.

Cinayetin nasıl planlandığının anlatıldığı videoda, Kaşıkçı'nın başkonsolosluk binasına girdikten sonra saldırıya uğradığı bilgisine yer verildi.

Kaşıkçı'nın cesedinin parçalandığı ifade edilen videoda, daha sonra konsolosluk binasından çıkan bir minibüse dikkat çekilerek, bu araçla cesedin taşındığı ileri sürüldü.

Yayınlanan videoda, operasyonun lideri olduğu belirtilen Suudi güvenlik yetkilisi Mahir Abdulaziz Mutreb'in, cinayetin ardından bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, konuştuğu kişiye, “Patronuna söyle, işi bitirdik ” dediği de öne sürüldü.

Videoda, Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz ile İstanbul'daki evlendirme dairesindeki görüntülerine de yer verildi.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

ABNA-SE 27. Genel Kurulu ve Konferansı

İSTANBUL (AA) – Anadolu Ajansı ev sahipliğinde Balkan-Güney Doğu Avrupa Haber Ajansları Birliği (ABNA-SE) 27. Genel Kurulu ve Konferansı başladı.

Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı, Sheraton Grand İstanbul Ataşehir Hotel'de düzenlenen konferansın açılışında yaptığı konuşmada, ABNA-SE'nin Balkanlar'daki ve Güneydoğu Avrupa ülkelerindeki haber ajansları arasında kurduğu iletişim ağı dolayısıyla Anadolu Ajansı için ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Konferansın ana temasının “Dijital Medya: Sırada Ne Var? ” olarak belirlendiğine değinen Kazancı, konferansın amacını “Dijital dünyanın trendlerini ve son teknolojik gelişmeleri öğrenmek, bunların medya sektörüne ve özellikle haber ajanslarına katkılarını tartışmak ” şeklinde açıkladı.

Kazancı, konferansın ilk oturumunun “barış ve istikrar “a ayrıldığına işaret ederek, birliğin tüm üyelerinin bölgede ve dünyada barış ve istikrarın sağlanmasını amaçladığını vurguladı.

Anadolu Ajansının bu konuda üstlendiği role ve Türkiye açısından önem arz eden konulara değinen Kazancı, şöyle devam etti:

“ABNA-SE, bölgede bulunan haber ajansları arasındaki iş birliğini geliştirmek ve bölgedeki barış, dostluk, güvenlik konularında yardımlaşmayı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Anadolu Ajansı da birliğimize üye diğer ajanslar gibi haberlerinde bu hassasiyetleri gözetir. Yalnızca bölgede değil, tüm dünyadaki haberlerimizde ve ülkemizdeki haberlerimizde bu hassasiyeti gözetmek durumundayız. Son dönemde göçmenlerin Balkanlar'daki ve Yunan adalarındaki durumu, ülkeler arası diplomatik ziyaretler ve seçimlere ek olarak kültür sanat festivalleri ve spor müsabakalarını haberleştirdik.
Bu yıl da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Bosna’nın iki önemli futbol takımının medya sponsorluğunu üstlendik.

Anadolu Ajansı Boşnakça, Hırvatça, Sırpça, Arnavutça ve Makedonca gibi bölge dillerinde yayın yapmaktadır. Dünyada 13 dilde yayın yapan başka uluslararası haber ajansı var mı bilemiyorum ama şu kesin, Boşnakça, Hırvatça, Sırpça, Arnavutça ve Makedonca gibi bölge dillerinde yayın yapan uluslararası haber ajansı olarak tekiz. Bu yıl Balkanlar ve Güney Doğu Avrupa'ya dair 16 binden fazla fotoğraf ve 5 binden fazla video yayımladık. ”

Kazancı, birliğe üye haber ajanslarının bulundukları ülkelerin bölgede barış ve istikrarın sağlanması için ellerinden geleni yaptığını belirterek, “Ancak bazı dış etmenler Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ve siyasal iş birliğine zarar vermeye çalışıyor. Elbette ABNA-SE gibi platformlar sayesinde bu engeller aşılabilir.

Genç ve gelişime açık ekonomileri olan ülkeleriz. Ancak Balkan ülkelerinde faaliyet gösteren bazı Türk şirketleri FETÖ ile bağlantılı. Bu durum diğer Türk şirketlerinin faaliyetlerini kısıtlıyor. Temennimiz bugün burada temsilcisi bulunan ülkelerin medya kuruluşlarının bu ayrımı gözetmesidir. ” diye konuştu.

– “Anadolu Ajansı bölgeden olumlu haberlerin yayılmasında büyük katkılarda bulunmuştur ”

Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı, bölgede etkili olmaya çalışan bazı ülkelerin Türkiye ile Balkanlar ve Güney Doğu Avrupa ülkeleri arasındaki ekonomik ve sosyal iş birliklerinden rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, “Bu ülkelerin Türkiye’nin bölge ülkeleri ile arasındaki tarihsel bağlardan rahatsızlık duydukları aşikar. Son dönemde Kaşıkçı cinayeti ile Orta Doğu'da değişen bazı dengelerin, Balkanlarla olan ilişkilerimizi etkilemediğine inanmak istiyorum. ” dedi.

Türkiye'nin bölgede güvenlik alanında yaptığı yatırımların aynı hızda devam ettiğinin altını çizen Kazancı, şunları söyledi:

“Balkanlar'da habercilik alanındaki en önemli sıkıntılardan birisi, mesnetsiz, ne yazık ki çıkar gruplarına yönelik habercilik anlayışıdır. Anadolu Ajansı bunu önemli ölçüde değiştirmiştir. Haberlerimizde önceliğimiz doğru ve gerçeği abonelerimize ulaştırmak olmuştur. Anadolu Ajansı bölgeden yaptığı haberlerde her zaman Balkan ülkeleri, Türkiye ve dünya arasında köprü olmayı hedeflemiş ve olumlu haberlerin yayılmasında büyük katkılarda bulunmuştur. Bizler sahip olduğumuz tarih ve kültür bağlarını daha da güçlendirerek yolumuza devam ettiğimizde beraber büyüyoruz. Bu bağlamda turizm, ikili ekonomik ilişkiler, kültür ve sanat faaliyetleri her geçen artmaktadır. Bizler de haberlerimizle bu sürece destek oluyoruz. ”

Kazancı, AA'nın 2014'te Bosna Hersek'in yarısını etkileyen bir sel felaketinin boyutlarını dünyaya aktardığı haberlere, “Futbol, Srebrenitsalı Boşnak ve Sırp çocukları birleştirdi ” ve “Belgrad-Saraybosna Otoyolu ” haberlerini örnek verirken, “Haber ajanslarının barış ve istikrarı sağlayacak haberler yapma kudretinin farkındayız. İnanıyorum ki, bugün burada temsil edilen ülkeler el ele verip bölgede barış ve istikrarı sağlayacak. Haber ajanslarının yöneticileri olarak bizler de bu doğrultuda haber yapmaya devam edeceğiz. ” dedi.

– “Türkiye, kendisinde bulunan bazı endişe ve bazı delilleri muhataplarına hatırlattı ”

Konuşmanın ardından Kazancı'nın moderatörlüğündeki yuvarlak masa toplantısında ABNA-SE üyesi ajansların temsilcileri, kurumlarına ilişkin bilgi verirken, görüşlerini paylaştı.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti soruşturmasına ilişkin katılımcılara bilgi veren Kazancı, şunları anlattı:

“Türkiye, endişelerini ve kendisinde bulunan bazı delilleri muhataplarına hatırlattı. Suudi Arabistan'ın inkardan ikrara, itirafa dalgalanmasını izledik. Bu çerçevede uluslararası haber ajanslarının, uluslararası basının ilgi ve alakasının, bu cinayetin üzerinin örtülmemesine yönelik baskısının ne kadar faydalı olduğunu müşahede ettik biz Türkler olarak. Bizim için hızdan daha önemli bir şey var, o da gerçek. Aslında ne olduğuyla daha çok ilgileniyoruz. Aslında ne olduğuna ilişkin çaba hem Türkiye'nin idari makamlarında hem de basınında net bir biçimde kendisini göstermiştir. Anadolu Ajansı ve TRT buna hassasiyet göstermiştir. Hem idarecilerimiz, siyasetçilerimiz hem kamu görevi yapan memurlarımız ve başsavcımız bu hadisenin nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir olay örgüsü için çaba sarf etmişlerdir. Anadolu Ajansının, hiç kimseye gerçekleşmemiş herhangi bir suçtan dolayı bir sorumluluk yüklemediğini, buna mukabil gerçeği arayışına da ara vermediğini ve herhangi bir biçimde gerçeğe ulaşmadan buna son vermeyeceğini açıklıkla söylemek isterim.

Biz ne olduğunu biliyoruz, siz de biliyorsunuz. Bu konuyu ilk defa dinleyecek Avusturalya'dan çağıracağımız 13 yaşında bir kız çocuğu da burada ne olduğunu sadece kendisine anlatılan detaylardan çok net biçimde bilebilir. Hayatını Suudi Arabistan dışında sürdüren bir gazeteci vatandaşın, bir evlilik işleminin tamamını temin için evrak, bilgi, belge ihtiyacı konusunda ziyaret ettiği başkonsolosluk ona daha sonra bir takvim, tarih ayarlıyor. Başkonsolosluk içerisine giriyor, nişanlısı kapıdayken bir kez daha çıkmıyor. 'Burada ne olmuş? Daha sonra şöyle açıklamalar var.' deseniz, Aborjin çağırıp, Aborjin'e anlatın, o da der ki 'Orijinal ülke gayet bilinçli bir şekilde yazmış, çizmiş, adam toplamış, göndermiş.' Gerçeği o kadar uzun süre saklayamazsanız. Biz, bu meselenin bir an evvel, tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istiyoruz ve takipçisi olacağız. ”

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

“Kaşıkçı cinayeti karanlık silah ticaretini ortaya çıkardı”

İSTANBUL (AA) – ELİF SELİN ÇALIK MUHASİLOVİÇ – “Hillary Doktrini ” kitabının yazarı Kanadalı İletişim Danışmanı Patricia Leidl, “Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi Yemen'i ve karanlık silah ticaretini ön plana taşıdı. Olaylara stratejik bir bakış açısı için bu çok önemli bir durum. Dünyanın en büyük güçlerinden Amerika'nın Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı olayı ortaya çıktıktan sonraki ilk açıklamasında Suudilerle problem yaşamak istemeyecekleri en önemli sahanın silah ticareti olduğunu belirtiyor. Kaşıkçı olayında da Trump, insan haklarını bir kenara atarak silah ticaretini korumayı ön planda tuttu. ” dedi.

Uluslararası İletişim Danışmanı, Stratejist ve “Hillary Doktrini ” kitabının yazarı Patricia Leidl, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi, Yemen'deki savaşı ve silah ticareti arasındaki ilişkiyi, AA muhabirine değerlendirdi.

Kanada'nın Yemen'deki savaşa etkilerine değinen Patricia Leidl, “Benim ülkem Kanada da Suudi Arabistan ile 12 milyar dolarlık bir silah ticareti anlaşması yaptı. Justin Trudeau, Kaşıkçı olayı sonrasında bu anlaşmayı feshetmenin Kanada'ya 1 milyar dolara mal olacağını açıkça ifade etti. Kanada, demokratik bir ülke. Ancak Kanada'da yakın zamanda yapılan anketler, Kanadalıların çoğunun Yemen'de sivilleri öldüren silah ticaretinin demokrasiyi riske attığını düşündüğünü gösteriyor. ” dedi.

Suudi Krallığı'nın Silikon vadisi ve yüksek teknolojiye yaptığı yatırımların da gerçek bir endişe kaynağı oluşturması gerektiğini belirten Leidl, “Yeni petrol, bilgi teknolojileri ve onun etkisi daha sinsi ve daha kontrol edilemez. ” ifadelerini kullandı.

– “Kaşıkçı'nın öldürülmesi Yemen'deki savaşı ön plana çıkardı “

Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinden sonra dünya liderlerinin açıklamalarına değinen Leidl, şunları söyledi:

“Kaşıkçı'nın öldürülmesi Yemen'i ve karanlık silah ticaretini ön plana taşıdı. Olaylara stratejik bakış açısı için bu çok önemli bir durum. Dünyanın en büyük güçlerinden Amerika'nın Başkanı Donald Trump, Suudilerle problem yaşamak istemeyecekleri en önemli sahanın silah ticareti olduğunu belirtiyor. Kaşıkçı olayında da Trump, insan haklarını bir kenara atarak silah ticaretini korumayı ön planda tuttu. Amerika tarihinde ilk defa bir başkanın Riyad'ı açıkça eleştirme konusunda gönülsüz davranması Suudi Arabistan'ın Amerika'nın silah ticaretinin bir numaralı alıcısı olduğunu gösteriyor. Bu konuda Trump'a insan haklarını geri plana ittiği eleştirileri yapılıyor. Bu zamana kadar görülmemiş bir şey. Bu durum bize, Amerika dış politikasının karanlık endüstri (silah endüstrisi) ile nasıl tahrip edildiğini gözler önüne sürüyor. ”

– “Yemen için koruma sorumluluğu var mı? ”

Yemen'deki “Koruma Sorumluluğu Doktrini'ne (R2P) ” değinen Leidl, “15 yıldan uzun bir süre önce, Birleşmiş Milletler'in tüm üye ülkeleri Koruma Sorumluluğu (Responsibility to Protection) adında yeni bir doktrini onaylamak için bir araya geldi. Bu doktrinin amacı dünyadaki soykırımların ve savaş suçlarının önüne geçebilmek için küresel bir kamuoyu oluşturmaktı. Peki, ne oldu? Bugün, Yemen için koruma sorumluluğu var mı? Emin olun, bu doktrin kapsamında korunacak bir ülke varsa o da Yemen olurdu. Ancak Yemen'deki yaşananlar ahlaki sorumluluk taşıyan bir liderliğin mevcut olmadığını gözler önüne seriyor. ” değerlendirmesinde bulundu.

– “Yemen'deki savaş fakirlere karşı bir savaştır ”

Yemen'de toplumsal adaletin olmadığına işaret eden Leidl, “Yemen'deki savaşı yerinde gördüm. Şu bir gerçek ki Yemen'deki insanlar artık ideolojiyi önemsemiyorlar, bunun bir fayda getirmediğini de gördüler. Onlar sadece hayatta kalmayı önemsiyorlar. Bu insanlar sürekli savaş altında yaşamaya zorlanarak unutulmuşlar. Her şeyden çok, Yemen'deki savaş fakirlere karşı bir savaştır. Yemen'deki savaşta, en çok soyadı tanınmayan ya da meşhur bir aileye mensup olmayan insanlar ezilmektedir. ” ifadelerini kullandı.

Yemen'deki tüm tarafların sivil halka karşı suç işlediklerinin altını çizen Leidl, ” Sadece Suudlar ve koalisyon değil Hutiler de aynı şekilde suça bulaşmış durumdalar. Bir bölgede mezhep savaşı varsa yabancı güçler de oraya üşüşmekte geç kalmıyorlar. Bu hep böyle olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir. ” dedi.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Pakistan'dan Kaşıkçı açıklaması

İSLAMABAD (AA) – Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili Suudi Arabistan'dan yapılan açıklamaları takdirle karşıladıklarını duyurdu.

Bakanlık'tan yapılan yazılı açıklamada, “Pakistan, Suudi Arabistan Krallığı'nın Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinden sorumlu olanlarla ilgili başlattığı yasal süreci takdirle karşılamaktadır. ” ifadelerine yer verildi.

Türk ve Suudi tarafların sorumluların yargı karşısına çıkarılması konusunda görüş birliğinde bulunduğunun vurgulandığı açıklamada, “Bu sürecin başlaması, Suudi yargısının, sanıklar ve iş birlikçilerine karşı gerekli adımları atacağı konusunda kararlılığını göstermektedir. ” değerlendirmesi yapıldı.

Gün içerisinde açıklama yapan Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili soruşturma sonuçlarını paylaşmıştı.

Kaşıkçı'yı öldüren ekibi kurma emrini eski İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri'nin verdiğini, öldürme emrinin ise ekibin başkanı tarafından alındığını aktaran eş-Şelan, “Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayında 5 kişinin idamı istendi. ” ifadesini kullanmıştı.

Eş-Şelan, “Kaşıkçı'nın cesedi, konsoloslukta parçalanarak dışarı çıkarıldı. ” açıklamasını yapmıştı.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

ABD'den 17 Suudi'ye Kaşıkçı yaptırımı

WASHINGTON (AA) – ABD yönetimi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın eski başdanışmanı Suud el-Kahtani ve Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Katibi'nin de aralarında bulunduğu 17 Suudi hakkında yaptırım kararı aldı.

ABD Hazine Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kaşıkçı cinayetinde rol oynadığı gerekçesiyle Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında yaptırım listesine alınanların isimlerine yer verildi.

Buna göre Washington yönetimi, Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın eski başdanışmanı Suud el-Kahtani, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Katibi ve yardımcısı Mahir Mutreb’nin yanı sıra Salah Tubaigy, Meshal el-Bostani, Naif el-Arifi, Mohammed el-Zahrani, Mansour Abahussain, Khalid el-Otaibi, Abdulaziz el-Hawsawi, Waleed el-Sehri, Thaar el-Harbi, Fahad el-Balawi, Badr el-Otaibi, Mustafa el-Madani, Saif el-Qahtani ve Turki el-Sehri isimli Suudi Arabistan vatandaşlarına yaptırım uygulamaya başladı.

ABD’nin yaptırım kararı çerçevesinde, bu kişilerin ABD’deki olası mal varlıkları dondurulurken, Amerikalılarla ticari ilişki kurmaları da yasaklandı. Yaptırım açıklamasının, Kaşıkçı’nın öldürülmesinin üzerinden 45 gün geçtikten sonra gelmesi dikkati çekti.