Şanlıurfa'da huzurlu alışverişin adresi: Tarihi Kapalı Çarşı

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Tarihi ve kültürel yapılarıyla ön plana çıkan ve bu yönüyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapan Şanlıurfa'da, Bakırcılar Çarşısı, Eskici Pazarı, Gümrük Hanı gibi birçok çarşı ve pazarı bünyesinde barındıran Tarihi Kapalı Çarşı bölgesinde her dönem alışveriş yoğunluğu yaşanıyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiye göre, kentte Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılardan oluşan eski ticaret merkezleri, merkez Eyyübiye ilçesindeki tarihi Balıklıgöl yakınlarında yoğunluk gösteriyor.

Geleneksel mimariyle şekillendirilen Kazaz (Bedesten), Sipahi Pazarı, Kınacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı, Eskici Pazarı, Kuyumcular Çarşısı, Kunduracılar Pazarı ve Gümrük Hanı gibi tarihi öneme sahip pek çok çarşının bulunduğu Tarihi Kapalı Çarşı, kentin ticari hareketliliğinin en yoğun olduğu alışveriş merkezleri arasında yer alıyor.

Her yıl kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin yanı sıra köylerden şehir merkezine gelen aileler, yöresel giysi ve aksesuarlar, bakır süs eşyaları, ev gereçleri ve hediyelik eşya ihtiyaçlarını buralardan karşılıyor.

Bu çarşılardan en önemlileri arasında 1562 yılında Gümrük Hanı'nın güneyine bitişik olarak inşa edilen ve 1740 tarihli Rızvan Ahmet Paşa Vakfiyesi'nde ''Bezzazistan'' adıyla geçen Bedesten Çarşısı yer alıyor.

Çevresindeki 4 çarşıya bağlanan kapıları bulunan Bedesten, 1998 yılındaki Şanlıurfa Kültür, Sanat ve Araştırma Vakfınca (ŞURKAV) restore edildi. Günümüzde yöresel giysi ve aksesuarların satıldığı çarşı olarak kullanılan Şanlıurfa Bedesteni, Anadolu'da otantik değerini yitirmeyen ender çarşılardan biri olarak kabul ediliyor.

Kentte sayıları her geçen yıl artan AVM'lere rağmen tarihi çarşılar, vatandaşlardan ilgi görmeye devam ediyor. Sabahın ilk ışıklarıyla hareketliğin başladığı kapalı çarşılar, alışverişin yanı sıra kışın ısınmak, yazın ise serinlemek amacıyla ziyaretçilerin uğrak yerleri arasında bulunuyor.

– "Hayırlı ve bereketli kazanç" için dua

Söz konusu çarşılarda esnaf, asırlardır süren gelenek kapsamında haftanın iki günü "hayırlı ve bereketli kazanç" için dua ediyor. Ahilik kültürünün halen yaşatıldığı Tarihi Kapalı Çarşı'da sabah saatlerinde yapılan "esnaf duası" geleneğine zaman zaman ziyaretçiler de eşlik ediyor.

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin kapalı çarşı sayısı bakımından Türkiye'nin önde gelen illeri arasında yer aldığını söyledi.

Kentin sıcak bir iklim yapısına sahip olduğunu anımsatan Ekinci, bu nedenle yazın sıcak altında insanların etkilenmeden alışveriş yapmalarını sağlamak için kapalı çarşılara önem verildiğini anlattı.

Mehmet Ekinci, belediye olarak tarihi bölgelere hassasiyet gösterdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Şanlıurfa tarihi bir şehir. İlçenin bu yönünü en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz. Bu çarşılar da otantik değerini günümüze kadar halen sürdürüyor. Yaz ve kış kapalı çarşılara ilgi hiç eksilmiyor. İnsanlar burada kendilerini farklı bir atmosferde hissediyor. Çarşılarda ne ararsanız bulabiliyorsunuz. Bu nedenle kente gelen turistler de özellikle bu tarihi yerleri ziyaret ediyor. Tarihimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Burası bizim zenginliğimiz, en güzel şekilde ziyaretçileri ağırlamaya çalışıyoruz. Tarih boyunca Urfa'ya gelen gezginler, bu kapalı çarşılarımızdan bahsetmişlerdir. Buradaki esnafımız haftada iki gün iş yerlerini dua ile açarlar. Çarşılara girdiğinizde kendinizi 300-500 yıl öncesinde hissedersiniz.''

Kunduracılar Pazarı'nda ayakkabı satışı yapan 50 yaşındaki Bakır Erişmiş ise yaklaşık 38 yıldır burada olduğunu ve çarşıda alışverişlerin daha çok güven esasına göre yapıldığını söyledi.

Her şeye rağmen ayakta durmaya çalıştıklarını ifade eden Erişmiş, "Eskiden buralar çok daha yoğundu, insanlar tüm ihtiyaçlarını burada gideriyordu. Adeta iğne atsanız yere düşmüyordu. Pazarlıklar yapılır ona göre alışveriş yapılırdı. Hem satıcı hem alıcı mutluydu. Eski günler aranıyor ama biz şimdi de bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Güven esasına dayalı alışveriş yapıyoruz. Namaza gittiğimizde dükkanları kapatma ihtiyacı duymuyoruz. Öğlen yemeklerini birlikte yapıp yiyoruz. Haftada iki gün tüm esnaf toplanıp dükkanları dua ile açıyoruz." diye konuştu.

Şanlıurfa'nın son yemeni ustalarından 89 yaşındaki Ahmet Hastaoğlu da Eskici Pazarı'ndaki 5 metrekarelik küçük dükkanında unutulmaya yüz tutan mesleğini özveriyle geleceğe taşıyor.

Hastaoğlu, çocuk yaşta işe başladığını ve emekli olmasına rağmen çok sevdiği mesleğini bırakmadığını söyledi.

Ömrünün neredeyse büyük kısmının bu çarşılarda geçtiğini dile getiren Hastaoğlu, eski günleri ve dostlukları özlediğini belirtti.

Bakırcılar Çarşısında mesleğini sürdüren 66 yaşındaki bakırcı Mehmet Çirkin, unutulmaya yüz tutan baba mesleğini teknolojiye rağmen büyük özveriyle yapmaya devam ettiğini aktardı.

Tarihi kapalı çarşıların havasını çok sevdiğini ve bundan dolayı çalışmaya devam ettiğini belirten Çirkin, yerli ve yabancı turistlerin çarşılara ilgi göstermeye devam ettiğini de sözlerine ekledi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?