Şanlıurfa'da ikiz bebekler yataklarında ölü bulundu

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın merkez Haliliye ilçesinde ikiz bebekler yataklarında ölü bulundu.

İddiaya göre, Şair Nabi Mahallesi'nde anne Fatoş Yedikardeş, evde 3 aylık ikizleri Murat ve Meral'i emzirdikten sonra yataklarına bıraktı.

Bir süre ev işleriyle uğraşan Yedikardeş, daha sonra yanlarına gittiği bebeklerinin hareket etmediğini fark ederek durumu 112 Acil Çağrı merkezine bildirdi.

Eve gelen Acil Servis ekipleri, bebeklerin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından bebeklerin cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

Suriyeliler çadır kentten taşınıyor

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki Suriyelilerin kaldığı geçici barınma merkezinde yaşayan ailelerin kendi istekleriyle barınma merkezinden taşınması devam ediyor.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün çadır kentlere bildirilen taşınma kararı doğrultusunda, Suruç Geçici Barınma Merkezi'nde yaşayan Suriyeli misafirlere tercihleri soruldu.

Kapatılacak çadır kentler içerisinde yer alan merkezde kalan yaklaşık 13 bin Suriyeliden, kiraladıkları evlerde yaşamlarını sürdürme yönündeki tercihlerini belirterek ayrılan aileler, jandarma tarafından yapılan kontrollerinin ardından, araçlarla farklı kentlere gitti.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce 2015 yılında kurulan, 13 bin kişinin yaşadığı Suruç Geçici Barınma Merkezi'nden ayrılan Suriyelilere, taşınacakları yerin kira sözleşmesi karşılığında para yardımı da yapılıyor.

Çadır kentten ayrılmak istemeyen Suriyelilerin de aktif durumdaki barınma merkezlerine yerleştirileceği öğrenildi.

Tahliye çalışmalarının 21 Haziran'a kadar tamamlanması planlanıyor.

Şanlıurfa'da öğretmenin öğrenciye şiddet uyguladığı iddiası

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Karaköpürü ilçesinde öğrencisine şiddet uyguladığı iddia edilen öğretmen hakkında inceleme başlatıldı.

Alınan bilgiye göre, Maşuk Mahallesi'ndeki Sosyal Bilimler Lisesi'nde görev yapan bir öğretmenin okulda kavga eden bir öğrenciye tokat atma görüntüsünün sosyal medyaya yansıması üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü harekete geçti.

Müdürlüğün konuyla ilgili inceleme başlattığı bildirildi.

“Michelin Yıldızlı” şefler Harranlı kadınlara eğitim verecek

ŞANLIURFA (AA) – RAUF MALTAŞ – Dünyaca ünlü "Michelin Yıldızlı" şefler, Harran Gastronomi Merkezi'nde Şanlıurfalı kadınlara eğitim verecek.

Konik kubbeli evleriyle adı özdeşleşen UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi adayları arasındaki Harran'da Gastronomi Merkezi hizmete girdi.

Harran Kaymakamlığının öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi finansmanıyla faaliyete geçen merkezde, bölgeye ait asırlık yemekleri yapan Harranlı kadınlara, dünyaca ünlü "Michelin Yıldızlı" şeflerin belirli bir program kapsamında eğitim vermesi kararlaştırıldı.

Merkezdeki maddi durumu iyi olmayan Harranlı kadınlar tarafından yapılan Şanlıurfa'nın eşsiz lezzetteki yemekleri, düzenlenecek program dahilinde daha geniş kitlelere tanıtılacak.

Bu kapsamda yaklaşık 20 yıldır dünyanın farklı kentlerinde gastronomi alanında organizasyonlar gerçekleştiren Gökmen Sözen öncülüğündeki aralarında yemek programı yapımcısı Mehmet Yalçınkaya'nın da bulunduğu şef, gastronomi yazarı ve blog yazarından oluşan 10 kişilik heyet, merkezde incelemeler yaptı.

Bölgeye özgü yöresel yemekleri Harranlı kadınlarla pişiren gastronomi sektörünün temsilcileri daha sonra yemekleri tattı.

Ramazan sonrası yapılması planlanan program çerçevesinde "Michelin Yıldızlı" şeflerden uygulamalı ve teorik eğitim alacak olan Harranlı kadınlar, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler için kulak çorbasından çiğ köfteye, kebap çeşitlerinden çok sayıda tatlıya kadar hemen hepsini hazırlayarak kente gelen ziyaretçilere eşsiz ziyafetler sunacak.

  • "Katma değer sağlamayı hedefliyoruz"

Harran Kaymakamı Ömer Faruk Çelik, ilçenin dünyanın ilk yerleşim merkezlerinin başında geldiğini söyledi.

İlçede güzel ve özel tatların özenilerek insanların beğenisine sunulacağını anlatan Çelik, şöyle devam etti:

"Yeryüzünde ziraatın başladığı tohumun ilk ekildiği merkezlerin başında Harran gelmektedir. İlk tohumun ekilmesinden nihai tüketimin gerçekleştirildiği noktaya kadar olan gastronomi yolculuğunda yemeğin ve besinin en iyi şekilde araştırılıp insanlığın hizmetine sunulmasını amaçlıyoruz. Hedefimiz dezavantajlı grupta olan kadınlarımızın dünyanın en önemli Michelin Yıldızlı şefler tarafından eğitilerek bölgede Göbeklitepe ile artan turizm hareketliliğinde insanlarımızın daha iyi yemek hizmeti almasını sağlamaktır. Bölgemizin asırlık yemek kültürünün en iyi şekilde değerlendirilerek dünya mutfağına kazandırılıp ülke ve kent ekonomisine katma değer sunmasını sağlamak istiyoruz."

  • "Lezzetleri UNESCO tescilli"

Program koordinatörü Gökmen Sözen de yaklaşık 20 yıldır Türkiye'de ve yurt dışında uluslararası gastronomi etkinlikleri düzenlediğini söyledi.

Güneydoğu'nun gastronomi alanındaki zengin kültürünün daha iyi tanıtılmasını hedeflediklerini ifade eden Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yıl Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesinde dünyanın en önemli şeflerini gezdiriyoruz. Çünkü bu rotaya bizler çok önem veriyoruz. Bu yıl da Göbeklitepe ve Harran'a ayrı bir önem veriyoruz. Dünyada gastronomi alanında nam salmış 100'e yakın uluslararası gastronomi yazarını ve şefini buraya getireceğiz. Amacımız buranın yerel ürünlerini tatmaları ve tanımalarını sağlamaktır. Bu bölge zaten UNESCO tarafından da lezzetleriyle tescil edilen kentlerden oluşuyor. Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Adıyaman çok önemli bir gastronomi rotasıdır:"

  • "Yerele ve doğala büyük dönüş"

Yemek programı yapımcısı şef Mehmet Yalçınkaya ise ilçenin yemek kültüründe önemli bir tarihi geçmişe sahip olduğunu ifade etti.

Farklı kültürlerin bir arada yaşamasından doğan eşsiz bir kültür birikiminin izlerinin halen ilçede görülebildiğini aktaran Yalçınkaya, şunları söyledi:

"Buradaki mozaik yapı bizi inanılmaz heyecanlandırıyor. Dünyanın en iyi restoranları şu anda yerel ve doğal ürünlerle hayatlarına devam ediyor. İnsanlık artık yeniden yerele ve doğala büyük bir dönüş yaptı. Dolayısıyla buna uygun Türkiye'de en iyi yer de Mezopotamya coğrafyası yani Şanlıurfa, Gaziantep ve Mardin'dir. Bu hattı bizim artık daha iyi kullanmamız lazım. Bu bölge çok daha iyi bir gastronomi güzergahı olabilir, bizim bu fırsatı kaçırmamamız lazım. Buradaki ürünleri de iyi pazarlayarak ekonomiye katkı sağlamamız gerekiyor."

Program kapsamında "Michelin Yıldızlı" şeflerin merkezde yemek pişirecek olmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Yalçınkaya, "Biz az önce buraya özgü olan sade yağın yapılışını gördük. Mesela bu çok eski bir teknik. Bizim buradaki kadınlardan öğreneceğimiz şeyler var. Burada bulunan kadınlara bizim ürünü doğru kullanma ve yenilikler adına da onlara öğreteceğimiz şeyler var. Aslında karşılıklı kazan-kazan mantığıyla bir fikir alışverişi yapacağız, dolayısıyla ortaya iyi şeylerin çıkacağına inanıyorum." diye konuştu.

  • "Tohum ve tabak arasındaki köprüyü bu merkez kuracak"

Şanlıurfa Turizmi Geliştirme AŞ Genel Müdürü Mehmet Uncu da "Göbeklitepe Yılı" dolayısıyla kentte yoğun bir turizm hareketliğinin yaşandığını bildirdi.

Kentteki tohumun lezzetinin tarladan tabağa varıncaya kadar en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirten Uncu, şunları kaydetti:

"Harran tarımın ve ziraatın ilk başladığı yerdir. Tohum ve tabak arasındaki köprüyü ise bu merkez kuracak. Dünyanın yıldızı olan şefleri ilimizde ağırlayacağız. Bu merkez artık Güneydoğu Anadolu Bölgesi için dünya çapında gastronomi turlarının başlayacağı anlamına da geliyor. Bu merkez sayesinde bölge insanı da sosyal ve ekonomik olarak da güçlenecektir. Kentimizin tarım ve turizm ile gelişeceğine inancımız tamdır. Gastronomi ise bu iki ortak değer arasındaki en iyi köprüdür."

Şanlıurfa'da kesik parmakların bulunması

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde bulunan 3 kesik parmağın motosikletiyle kaza geçiren gence ait olduğu belirlendi.

Viranşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Atatürk Mahallesi Vatan Caddesi'nde kaldırımda ve yol kenarında kesik halde bulunan 3 parmakla ilgili detaylı araştırma ve inceleme yaptı.

Ekipler, ayak parmaklarının, motosikletiyle kaza geçiren 16 yaşındaki Hasan İlan'a ait olduğunu ve zincire sıkışması sonucu koptuğunu tespit etti.

Kaza sonrası çevredekiler tarafından hastaneye kaldırılan İlan'ın ayağındaki yoğun kanama nedeniyle parmaklarının koptuğunun fark edilmediği anlaşıldı.

Öte yandan hastanede tedavisi süren İlan'ın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Şanlıurfa'da foseptik çukuruna düşen çocuk öldü

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde foseptik çukuruna düşen 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, ilçe kırsalında bulunan Kalfalar Mahallesi'nde bisiklet süren Mehmet Güreke'den bir süre haber alamayan yakınları ve mahalle sakinleri arama çalışması yaptı.

Yaklaşık 3 saat süren aramanın ardından Güreke'nin mahalle civarında bulunan 2 metre derinliğindeki foseptik çukuruna düştüğü görüldü.

Yakınları tarafından çukurdan çıkarılan çocuğun, ihbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince yapılan kontrolünde hayatını kaybettiği belirlendi.

Çocuğun cesedi otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Şanlıurfa halk oyunlarını Japonya'da tanıtacaklar

ŞANLIURFA (AA) – YASİN DİKME – Japonya'dan Şanlıurfa'ya gelen bir grup folklorcu, bir hafta süresince davul zurna eşliğinde öğrendikleri Şanlıurfa halk oyunlarını, ülkelerinde ve katılacakları etkinliklerde tanıtacak.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Müdürlüğünde halk oyunları öğretmeni olarak görev yapan Şükrü Üzümcü'nün davetlisi olarak kente gelen Japon Folklor Öğretmeni Yoshinari Murakami ve 5 arkadaşı, davul zurna eşliğinde, kente özgü halk oyunlarını öğrendi.

Yaklaşık 8 farklı oyun öğrenen Japon folklorcular, Şanlıurfa yöresine ait halk oyunlarını, ülkelerindeki insanlara tanıtıp ve katılacakları etkinliklerinde sergileyecek.

Halk oyunları öğretmeni Üzümcü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle son yıllarda yabancı turistlerin Türkiye'ye ve Türk kültürüne ilgisinin her geçen gün artığını söyledi.

Göbeklitepe Yılı kapsamında kentte turist yoğunluğu yaşandığını ifade eden Üzümcü, yabancı turistlerin Türk kültürünü öğrenmeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Geçen yıl Şanlıurfa'ya gelen Japon folklor öğretmeni Yoshinari Murakami, buraya hayran kaldı. Göbeklitepe, Balıklıgöl ve Harran'ı gezdi ve çok etkilendi. Buranın değerlerini ve halk oyunlarını öğrenmek istediğini söyledi. Bizler de kendisine yardımcı olacağımızı söyledik. Davetimiz üzerine Murakami ve arkadaşları bu yıl tekrar Şanlıurfa'ya geldiler. Belediyemizin konservatuvar müdürlüğünde halk oyunlarımızın eğitimini aldılar. Gırani, gezali, Hasan Dağı, düz, teşi, kımıl, terge, iki ayak, tek ayak gibi halaylarını öğrendiler. Kendileri de folklorla ilgilendikleri için çok çabuk öğrenip uyum sağladılar. Japon halkının Türkiye'ye ve buradaki değerlere farklı bir ilgisi var."

Üzümcü, Japon misafirlere Şanlıurfa'nın 8 halk oyununu öğrettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Yoshinari Murakami ve arkadaşları yaklaşık 20 yıl önce ülkesinde bir folklor derneği kurmuşlar. Bu derneğin yaklaşık 3 bin üyesi bulunuyor. Murakami ve arkadaşları, Balkan ülkeleri dahil dünyanın birçok ülkesini gezerek halk oyunlarını öğrenmeye çalışıyor. Öğrendikleri oyunları gidip ülkelerinde sergiliyorlar. Burada öğrendikleri oyunları kendi müzikleri ve oyunlarıyla harmanlayıp toplumlarına öğretecekler. Japon ekip, yaklaşık bir hafta davul zurna eşliğinde halk oyunlarını öğrendiler. Öğrendikleri oyunları uygulamaya başladılar gayet başarılı bir şekilde oyunları sergilediler."

  • Şanlıurfa'nın 40'tan fazla halk oyunu bulunuyor

Üzümcü, Şanlıurfa'nın halk oyunları konusundaki potansiyeline dikkat çekerek, "Burada oynanan 40'tan fazla oyun bulunuyor. Japon misafirlerimiz halk oyunlarımızın kostümlerini çok sevdiler. Bunun yanında oyunlarımızın kol kola olması onları çok etkilemiş. Oyunların daha samimi ve güzel hazlar verdiğini ifade ettiler. Bu bizim ne kadar önemli değerlere sahip olduğumuzu gösteriyor." dedi.

-Türk halk oyunları çok zengin

Türkiye'nin bir hayranı olduğunu belirten Japon folklorcu Yoshinari Murakami de geçen yıl Şanlıurfa'ya geldiğini ve çok etkilendiğini söyledi.

Türkiye'nin her bölgesinin kendine has halk oyunları bulunduğunu ifade eden Murakami, "Şanlıurfa'nın da çok güzel ve özgün halk oyunları bulunuyor. Geçen yıl geldiğimde çok etkilendim. Bu yıl da arkadaşlarımı alıp geldim. Güzel oyunlar öğrendik. Ülkemize gittiğimizde bunları biraz daha geliştireceğiz." dedi.

Şanlıurfa'ya ait halk danslarından öğrenen Miyoko Murakami ise Şanlıurfa'yı çok sevdiğini belirterek, burada bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Folklor kostümlerini çok beğendiğini Setsuko Sakaida da Şanlıurfa'nın halk oyunlarında giyilen elbiselerin çok renkli ve güzel olduğunu ifade ederek, "Burada her şey gibi kostümler de renkli ve zengin. Çok beğendik." diye konuştu.

Konik kubbeli Harran evleri ilgi çekiyor

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – İlk İslam üniversitesi kalıntıları ve Emeviler döneminden kalma Ulu Cami ile özellikle bu yıl adeta ziyaretçi akınına uğrayan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Şanlıurfa'nın Harran ilçesi, farklı mimarisiyle dikkati çeken yaklaşık 250 yıllık konik evleriyle de ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.

Harran ilçesiyle özdeşleşen, kare veya kareye yakın bir altyapı üzerine bindirme tekniğinde örülerek oluşturulan konik kubbeli evler, yöreye gelen ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği yerlerin başında geliyor.

Her kümbetin bir odayı simgelediği konik evlerdeki kubbe sayısı, hane halkının maddi durumunu da göz önüne seriyor.

Harcında gül yağı, saman, pişmiş toprak ve yumurta akı kullanılan, mimari yapısı ve malzemeleri sayesinde de yazları serin, kışları sıcak tutma özelliğine sahip evler, aşağıdan yukarıya doğru gittikçe daralıyor. Yüksekliği içeriden 5 metreye varan ve 30-40 tuğla dizisiyle örülerek inşa edilen evler, içeriden ve dışarıdan balçıkla sıvanması sayesinde varlıklarını bugüne kadar sürdürüyor.

Yıkılmaması için çeşitli dönemlerde sıvaları yenilenen evler, ikili, üçlü, dörtlü, beşli ve altılı gruplar halinde bulunuyor. İçeriden kemerlerle birbirlerine bağlanarak, geniş mekanlar elde edilen evlerde kubbelerin üzerinin açık bırakılmasıyla da aydınlatma ve içerideki dumanın dışarıya çıkması sağlanıyor.

Arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak ilan edilen Harran'da 250 yıllık bir geçmişi bulunan bu evler, zamanla yöre halkı tarafından tercih edilmeyince koruma altına alındı. Çok sayıda konik kubbeli evin bulunduğu bölgede bazı evler restorasyonu yapılarak turizme kazandırıldı.

Turizme kazandırılan evleri ziyaret eden turistler ise burada yöresel kıyafetler giyerek, fotoğraf çektirmenin hazzını yaşıyor. Bölgeye gelen fotoğraf tutkunları ise burada farklı kareler yakalamak için gayret sarf ediyor.

  • "Evlere özenle bakıyoruz"

İlçede evlerini turizme kazandıran vatandaşlardan Mahmut Kızıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Harran'ın turizm açısından önemli yerlerden biri olduğuna dikkati çekerek, bunda konik kubbeli evlerin de önemli rol oynadığını söyledi.

Söz konusu evlerin özellikleriyle ilgili bilgi veren Kızıl, şöyle konuştu:

"Babam 30 yıl önce bu evi aslına uygun düzenleyip turizme kazandırdı. O günden itibaren bu işle uğraşıyoruz. Gelen ziyaretçiler burada farklı bir atmosfer yaşıyor, insanlar yöresel kıyafetler giyip, fotoğraf çektiriyor. Bu evler hava şartlarına göre yapılmış, yazın serin, kışın sıcak kalıyor. Her bir kubbe bin 500 tuğladan oluşuyor. Tuğlaların harçları ise gül yağı, yumurta akı, pişirilmiş toprak ve samandan oluşmuş. Bu evlerin benzerleri Suriye'de de bulunuyor. 2-3 yılda bir duruma göre sıvası yapılıyor, yoksa aradaki toprak kayar ve duvarlar yıkılır. Bunun için evlere özenle bakıyoruz çünkü bunlar bizim kültürel değerimiz."

Kızıl, turistlerin evleri görmek için Harran'a geldiğini dile getirerek, "Bu yıl gerçekten turizm patlaması oldu günde 80-90 grup geliyor ve misafirlerimizle ayrı ayrı ilgileniyoruz. Yaşanan bu durum bizi mutlu ediyor." dedi.

Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ise Harran'daki evlerin yaklaşık 250 yıllık olduğunu ifade etti.

Her yönüyle dikkat çeken Harran'da konik kubbeli evlerin sadece Türkiye'de değil yurt dışında da bilindiğine işaret eden Önal, şöyle konuştu:

"Harran'la özdeşleşen evlerin geçmişte tercih edilmesinin en büyük nedeni, yazın havanın aşırı sıcak olmasıdır. Bu mimari, yazın serin tutarken kışın ise soğuğu engelliyor. O yüzden tercih edilmiş. Günümüzde ise neredeyse kimse bunlarda oturmuyor, insanlar beton yapılara yönelmiş. Harran evleri sadece Şanlıurfa için değil ülkemiz için önemli çünkü bunlar bizim kültür mirasımız. Birçok ziyaretçi bu evleri görebilmek için kente geliyor. Bu anlamda daha çok evin turizme kazandırılması gerekiyor."

  • "İnsanlar hayran kalıyor"

İstanbul'dan gelen turist rehberi Emre Özkan da yaklaşık 14 yıldır bu işle uğraştığını ve Göbeklitepe Yılı'nın da etkisiyle bu yıl özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yoğun bir talebin olduğunu vurguladı.

Harran evlerinin turizm açısından önemine değinen Özkan, "Harran en otantik yerlerden biri. Türkiye'de buna benzer bir yer yok, onun için herkes burayı görmek istiyor. Bu otantik yapıyı yaşamaya geliyorlar. Harran evleri de bu anlamda önemli, insanlar hayran kalıyor gerçekten." diye konuştu.

Harran'a gelen ziyaretçilerden Derya Akar, İstanbul'dan turla ilk kez bölgeye geldiğini belirterek, "Harran evlerini çok beğendim. Buranın insanları çok iyi ve cana yakınlar. Hoşumuza gitti, bir daha gelebiliriz. Evler çok farklı değişik ilk defa böyle evler görüyorum. Ama daha iyi korunmaları gerekiyor, maalesef bu şekilde çok az ev kalmış." değerlendirmesinde bulundu.

Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Müslüm Çoban ise Şanlıurfa’ya gelen misafirlerin mutlaka Harran evlerini görmek istediğini söyledi.

Tarihi evlerin turistlerin ilgisini çektiğini bu anlamda daha çok evin turizme kazandırılması gerektiğini ifade ederek, "Bu evlerin özellikle butik otele dönüştürülmesini ya da restoran olarak değerlendirilmesini arzuluyoruz. Bu aynı zamanda konaklama sorununa da çare olacaktır." dedi.

Şanlıurfa'da kaybolan çocuklar bulundu

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın merkez Karaköprü ilçesinde badem toplamaya gittikleri ve kayboldukları öne sürülen, yaşları 4 ile 9 arasında değişen 4 çocuk yaklaşık 12 saat sonra sağ bulundu.

Alınan bilgiye göre, kent merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafedeki Büyük Alanlı Mahallesi'nde yaşayan ve badem toplamaya gittikten sonra kayboldukları iddia edilen Mustafa Akkuş (4), Ali Karademir (5), Fatma Karataş (7) ve Kübra Karademir'i (9) arama çalışmaları sabaha kadar sürdü.

Jandarma, komandolar, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), itfaiye ekipleri ile köy halkının katıldığı çalışmalar, sabah, çocukların kaybolduğu bölgede yoğunlaştı.

Jandarmaya ait bir drone da kullanılan arama çalışmaları sonucunda 4 çocuğun mahallenin taziye evinin bir bölümünde uyuduğu tespit edildi.

Sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen çocukların soğuk havadan etkilendiği görüldü. Ambulansa alınan çocukların yakınları ise büyük sevinç yaşadı.

Çocukların bulunması üzerine cami hoparlöründen anonslar yapılarak aramalara son verildi.

Mustafa Akkuş, Ali Karademir, Fatma Karataş ve Kübra Karademir, aileleriyle hasret giderdikten sonra kontrol amaçlı ambulansla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.

Şanlıurfa'da 4 çocuk kayboldu

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın merkez Karaköprü ilçesinde kaybolduğu bildirilen 4 çocuğun bulunması için jandarma, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), itfaiye ekipleri ile köy halkı arama çalışması başlattı.

Alınan bilgiye göre, kent merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafedeki Büyük Alanlı Mahallesi'nde yaşayan ve badem toplamaya gittikleri iddia edilen Mustafa Akkuş (4), Ali Karademir (5), Fatma Karataş (7) ve Kübra Karademir'den (9) haber alamayan yakınları, çocukları aramaya başladı.

Ancak sonuç alamayan köylüler, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bunun üzerine bölgeye gelen jandarma, AFAD ve itfaiye ekipleri, arama çalışması başlattı.

Vatandaşların da katıldığı aramalarda, cami hoparlöründen anonslar yapıldı. Komando birliklerinin de destek verdiği arama çalışmaları sürüyor. El fenerleriyle kayalıkların arasında çocukları arayan ekiplere arama kurtarma köpekleri de eşlik etti.

Mahalle muhtarı Osman Doğan, gazetecilere, ekiplerin çocukları bulmak için yoğun çaba harcadığını belirtti.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Mustafa Kaytan ise haber verilmesi üzerine olay yerine gittiklerini ve uzun süredir çalışma yürüttüklerini aktardı.