Şanlıurfa'da güneşli hava

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'da sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar, tarihi ve turistik mekanlarda yoğunluk oluşturdu.

Türkiye'nin büyük bölümünde yağış ve soğuk hava etkili olurken, Şanlıurfa'da adeta bahar havası yaşanıyor.

Hava sıcaklığının 11 derece ölçüldüğü kentte hafta sonunu da fırsat bilen vatandaşlar, Balıklıgöl Yerleşkesi'ne adeta akın etti.

Yerleşkeyi ziyaret edenler park ve bahçelerde vakit geçirerek güzel havanın keyfini yaşadı.

Çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçiler balıklara yem atıp, yerleşkedeki Aynzeliha Gölü'nde sandalla dolaştı. Hatıra fotoğrafı çektiren ziyaretçiler, buradaki dini mekanlara giderek dua etti.

İstanbul'dan Şanlıurfa'ya ailesiyle gezmeye gelen Onur Şen, AA muhabirine, tarihi Balıklıgöl'ü görme imkanı bulduğunu belirterek, "Şanlıurfa'yı ilk kez görüyorum ve çok beğendim. Havanın da güneşli olmasını fırsat bilerek ziyaretimizi yapıyoruz. Dönüşte yakınlarıma buraya anlatacağım." dedi.

Halef Felhan da soğuk hava nedeniyle uzun bir süredir dışarı çıkamadığını dile getirerek, "Bugün hava güneşli ve sıcak, bu nedenle hemen dışarı çıktım. Güzel ve güneşli havayı arkadaşımla değerlendiriyoruz." diye konuştu.

GRAFİKLİ – Gazellerin “piri” Kazancı Bedih anılıyor

ŞANLIURFA (AA) – RAUF MALTAŞ – Anadolu kültürünün yanık sesli üstadı, Fuzuli ve Nabi gibi şairlerin gazellerini davudi sesiyle okuyan ünlü gazelhan Kazancı Bedih, vefatının 15. yılında anılıyor.

Urfa Sıra Geceleri geleneğinin mihenk taşlarından sanatçı Bedih Yoluk, dokumacılık yapan Halil'in tek çocuğu olarak 1929'da Şanlıurfa'da dünyaya geldi. Genç yaşında evlenen ve 7 çocuk babası olan Bedih, uzun yıllar kazancılık mesleği yaptı. İşinin ehli oluşundan dolayı da duayen ustaya "Kazancı Bedih" lakabı takıldı.

Tarih 1949'u gösterdiğinde askerden gelen Kazancı Bedih, daha sonra 26 yıl belediyede işçi olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Çocukluğundan itibaren müzikle ilgilenen ustaya, yıllarca bakır kaplara şekil veren çekiç sesleri ilham kaynağı oldu.

Çeşitli müzik aletlerini çalma yeteneği de olan duayen sesin asıl keşfi ise 1975'te bir mahalli grupla taziyelere gidip mevlit ve gazel okumasıyla ortaya çıktı.

Divan şiirine sayısız eser kazandıran Fuzuli ve Nabi gibi şairlerin gazellerini davudi ve etkileyici sesiyle okuyan Kazancı Bedih, bir güfteyi farklı makamlarda icra edebilme yeteneğiyle de Türkiye'de birçok sanatçının yetiştiği kentte dikkatleri iyice üzerine çekti.

Nezih meclislerin sayılan ve sevilen kişilerinin başında gelen müstesna ses, gazelin yanı sıra okuduğu uzun hava ve türkülerle de her yaş grubuna bu tür müzikleri sevdirmeyi başardı.

Kazancı Bedih'in sesinin tonunu ve okurken takındığı tavrı, aralarında İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül, Selahattin Alpay ve Mahmut Tuncer'in de bulunduğu birçok meşhur sanatçı örnek almaya çalıştı.

  • Sıra gecelerini tanıttı

Kazancı Bedih, Urfa sıra geceleri geleneğine okuduğu gazellerle damgasını vurmayı başardı. Hemşehrisi İbrahim Tatlıses'in daveti üzerine şov programına katılan duayen ses, Şanlıurfa sıra gecelerinde seslendirilen türküleri okudu.

Kentin müzik kültürünün başında gelen sıra geceleri, bu tarihten itibaren daha sonra birçok ulusal televizyon yapımcısı, müzik şirketi ve büyük otellerin gözdesi oldu.

Bu sayede Şanlıurfalı sıra gecesi grupları, yurt dışında bile birçok etkinliğe katıldı.

Yavuz Turgul'un yönettiği ve Şener Şen'in başrollerini oynadığı ''Eşkıya'' filminin müzikleriyle daha fazla tanınan Kazancı Bedih, plakçıların ısrarı üzerine o tarihten sonra başlayarak çok sayıda kaset yaptı.

  • "Şöhret önemli değil"

Duayen ses, uzun yıllar sıra gecelerinde sahne alıp sabahın ilk ışıklarıyla kazancı dükkanında mesleğini sürdürmesiyle dikkatleri üzerine çekti.

Karakteri ve mizacı mütevazı olan Kazancı Bedih'in kendine has bir üslubundan ve ses tonundan dolayı meşhur sanatçılar ve etrafındaki herkes onu "pir" olarak çağırırdı.

Sesinin enderliği, söz ve duygu yoğunluğu, okuduğu eserlere mistik hava katması, hayatının son baharında sanatçıyı Türkiye çapında meşhur etti.

Kazancı Bedih'in, hayatının son yıllarında sanatçı Mahsun Kırmızıgül ile düet yaptığı "Nemrut'un Kızı" adlı şarkıya ise ölümünden sonra klip çekildi.

Tarihler 2003'ü gösterdiğinde duayen sanatçı bir gazeteye verdiği röportajda, ''70 yaşından sonra yakaladığım şöhret benim için önemli değil'' diyerek, sanat hayatına son verdiğini açıkladı.

Bu karardan sadece bir yıl sonra Kazancı Bedih ve eşi, 19 Ocak 2004'te Şanlıurfa'daki evlerinde uyudukları esnada, sobadan sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti. Ünlü gazelhan, ölüm yılında başta Şanlıurfa olmak üzere tüm yurtta her yıl törenlerle anılıyor.

Kısrak sahiplerinin tercihi “emekli şampiyonlar”

ŞANLIURFA (AA) – YASİN DİKME – Türkiye'de safkan Arap atlarının yetiştirildiği önemli merkezlerden biri olan Şanlıurfa'da, geçmişleri başarılarla dolu olan şampiyon aygırlar, genetik özelliklerinin sürdürülmesi ve performansı yüksek tayların yetiştirilmesi için kısrak sahiplerinin özel tercihi oluyor.

Osmanlı döneminden bu yana safkan Arap atı yetiştirme merkezlerinden biri olan kentte, Türkiye Jokey Kulübü (TJK) bünyesinde kurulan aşım istasyonu, safkan yarış atı kalitesini yükseltmek ve performansı yüksek taylar yetiştirmek amacıyla hizmet veriyor.

İstasyonda çeşitli nedenlerden dolayı yarışlara katılamayan, aralarında eski şampiyonlar "Atom karınca, Bozok, Sağanak, Efem, Şimşeğinoğlu, Sancakbeyi" adlı atların da bulunduğu 23 damızlık bulunuyor.

Aygırlar, at yetiştiricilerinin kısraklarıyla çiftleştirilerek, kalitesi ve performansı yüksek taylar elde ediliyor.

Aşım için ödenen ücret ise aygırın şampiyon olması ve diğer yavrularının gösterdiği başarıya göre değişiyor. Buna göre, kaliteli ve özel ırk aygırların yavrularına sahip olmak isteyen kısrak sahipleri, çiftleşme için 3-10 bin lira arasında ücreti gözden çıkarıyor.

Aşım istasyonu müdürü Çetin Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şanlıurfa'nın Türkiye'de Arap atı yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Kentte bulunan aşım istasyonunun bölgede çok önem arz ettiğini belirten Yıldız, "İstasyonda 150 kısrak ve 24 aygırımız var. Ocak-şubat aylarıyla birlikte aşımlarımız başlıyor. Kısrak sahiplerinin atlarını yarışlarda şampiyon olan ancak daha sonra çeşitli nedenlerden dolayı emekliye ayrılan aygırlarla çiftleştiriyoruz. Aşımlarımız veterinerler ve alanında uzman kişilerin gözetiminde yapılıyor. Yıllık aşım sayımız 600-700, bu sayıyı bin 200'lere çıkarmayı hedefliyoruz." diye konuştu.

Yıldız, aygırlara özenle bakıldığını anlatarak, şöyle konuştu:

"İstasyonumuzda geçmişte çok önemli başarılar elde etmiş 'Atom karınca, Sağanak, Efem, Şimşeğinoğlu, Sancakbeyi, Lidertay' gibi önemli şampiyonlarımız var. Bu atlarımız grup bir, grup iki gibi yarışlarda şampiyonluklar kazanmış. Örneğin Sağanak'ın yavruları olan Südürgüm ve Yakupbey de şampiyon oldu. Bu sezon aygırlarımıza çok güveniyoruz. İnanıyorum ki onların da yavruları güzel başarılar elde edecektir. Aşım sayısında bin 200'leri bulacağız inşallah. İnşallah hedefimize ulaşırız. Bilindiği üzere Şanlıurfa Arap atı yetiştiriciliği konusunda önemli bir merkez. Atlara maddi yönde bakmıyoruz. Osmanlı döneminden beri onlarla iç içe yaşıyoruz. Özellikli Suruç ilçesinde atçılık çok önemli. Yüzlerce kişi geçimini at yetiştiriciliğiyle sağlıyor."

  • Virüs hastalıkları at yetiştiricilerine zarar verdi

Bölgede görülen çeşitli virüs hastalıklarının atlara zarar verdiğini, bunların en önemlisinin de Nil virüsü olduğunu ifade eden Yıldız, geçen yılın son aylarında ortaya çıkan virüsün, özellikle Suruç ilçesinde birçok yarış atını telef ettiğini hatırlattı.

Yıldız, atlarda görülen hastalıklarla ilgili kurumlarla koordineli çalıştıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Geçen yıl Nil virüsü nedeniyle 30'un üzerinde tay kaybettik. Durumun daha da kötüye gitmemesi için önlemimizi aldık. Hastalığın aşılarını burada bulunduruyoruz. At yetiştiricilerinin de dikkatli olması gerekiyor. Salgın başladığı zaman atları dışarıya bırakmasınlar ve derhal bizlerle irtibata geçsinler. Kesinlikle kendi başlarına hareket etmemelerini rica ediyoruz. Hastalığın teşhisi çok önemli. Kendi başlarına ilaç vermesinler, durumu daha da kötü olabilir."

  • "Seyis ne kadar iyi bakarsa at o kadar iyi koşar"

Aşım istasyonunda görevli seyis Yakup Okuyucu da yaklaşık 20 yıldır atların bakımını yaptığını söyledi.

Atların bakımına çok önem verdiklerini anlatan Okuyucu, şunları kaydetti:

"Aygırlarımızın periyodik bakımları var. Her gün atların bulunduğu ahırları itinayla temizlenir, sulukları dezenfekte ederiz. Atlarımız her gün kendilerine ayrılan özel padoklara konuluyor. Burada koştuktan sonra bakımları yapılıyor. Bu kapsamda itinayla yıkadıktan sonra tırnaklarını temizleyip güzelce kurutuyoruz. Seyis ata ne kadar iyi bakarsa, at o kadar iyi koşar. Onlar bizim ekmek kapımız. Onların sayesinde çoluk çocuğumuza ekmek götürüyoruz."

Şanlıurfa merkezli oto hırsızlığı operasyonu

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa merkezli 36 ilde oto hırsızlarına yönelik düzenlenen operasyonda, motor ve şasi numaraları değiştirilmiş 120 çalıntı araç ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, ülke genelinde meydana gelen ağır hasarlı trafik kazaları ve bu kazalara karışan araçlarla ilgili çalışma başlattı.

Bu kapsamda yaklaşık 15 bin trafik kazasının fotoğrafını inceleyen ekipler, 120 aracın trafiğe çıkamayacak derecede hasarlı olmasına rağmen hala kullanıldığını tespit etti.

Araştırmayı derinleştiren ekipler, çalıntı araçların şaşi ve motor numaralarının, ağır hasarlı araçların numaralarıyla değiştirilerek piyasaya sürüldüğünü belirledi.

Kimlikleri belirlenen şüphelilerin yakalanması için 36 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 6 milyon lira olan şasi ve motor numaraları değiştirilmiş 120 çalıntı araç ele geçirildi.

Çok sayıda zanlının gözaltına alındığı operasyon sürüyor.

Öte yandan ele geçirilen bir aracın Diyarbakır'ın Lice ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarınca, terör olaylarında kullanılmak üzere gasbedildiği öğrenildi.

Syrian students in Turkey long for 'terror-free' Syria

By Halil Fidan

SANLIURFA, Turkey (AA) – Syrian Kurds, who took refuge in Turkey after fleeing the violence inside their country due to the threats and inhumane acts of the YPG/PKK terror group, dream of returning home as soon as possible.

Turkey’s southeastern Sanliurfa province hosts more than 500,000 migrants and 48,000 students receive education there. Students in Turkey are happy to mark report card day on Friday.

Qusay Hassan, a Kurdish student at a temporary education center in the Haliliye district, told Anadolu Agency that he and his family could not return their home in the Hasakah province.

Hasan said, "I don’t feel like an outsider in Turkey. I can communicate in Kurdish, Arabic and Turkish. I hope conflict in Syria ends soon and we could go back to our homes".

Ayser Bozan, 11, another Kurdish student who fled to Turkey from Syria’s Ayn al-Arab (Kobani), said:

"The people in Turkey are very kind to us, however, we long for our homeland. We will return to Kobani if hard times come to an end there. Turkey is a nice place, but there's no place like home."

Turkey, which hosts more Syrians than any other country in the world, has been offering all kinds of support to war-torn families regardless of their ethnicity, religion or sect since the start of the civil war in Syria.

The children of migrant families are happy to receive education in a secure environment.

Turkey has spent more than $32 billion from its own national resources for helping and sheltering refugees since 2011.

Syrian refugees say they 'feel human' in Turkey

By Rauf Maltas

SANLIURFA, Turkey (AA) – Syrians who have taken refuge in Turkey say they "feel human" in their host country and that they are hopeful about the future.

Tens of thousands of refugees, whose humanitarian needs have been taken care of by the Turkish government and NGOs for years at modern facilities, pray for the end of the war and a safe return to their homes in Syria.

Shuhaida Osman, one of the Syrians who have been taking shelter in a refugee camp in Turkey's southeastern Sanliurfa province, told Anadolu Agency that she was rescued last minute by Turkey, and that the shock and trauma of the civil war were still not over.

She said: "Syrian women are very happy to be in Turkey, where there is life. Despite being in a camp environment, we have very good conditions and a very good life here."

"Many Syrians have gone to Lebanon and Jordan where they don't have these conveniences and suffer greatly.

"Syrians feel human in Turkey. At a time other countries have shut their doors to us, Turkey provides education to our kids, vocational courses to women and supports all Syrians," Osman said, adding: "May Allah be pleased with all Turks, be it seven year old or seventy."

Gayidah Najat, another refugee who lost her husband and two children in a bomb attack on their home by terrorist YPG/PKK in northern Syrian city of Ayn al-Arab, also expressed her gratitude, stressing that it was her only option was to take refuge in Turkey with her remaining seven kids.

In its more than 30-year terror campaign against Turkey, the PKK — listed as a terrorist organization by Turkey, the U.S. and the EU — has been responsible for the death of some 40,000 people, including many women and children.The PYD/YPG is its Syrian branch.

"We couldn't have survived in the middle of the war, had to leave. We always heard all the good things from other Syrians who went to Turkey before us," said Najat.

"[President] Recep Tayyip Erdogan is the protector of all oppressed, he takes good care of us," she added. "We hope we will return to our countries one day, with wonderful memories."

She also said her children have been going to school thanks to Turkey, one of them was about to graduate.

Zaliha Badr, who came as a refugee five years ago after a long and painful journey from northeastern Syrian city of Ras al-Ayn, said she saw Turkey for the first time and got used to everything very fast.

"We fled the war and came here without expecting any of this good treatment. Thank God, we are very happy here," she said.

"There is peace and security in the Turkish-controlled cities of Syria near the border. We look forward to the end of the war that has been ravaging our country for years. We will go back," Badr added.

Turkey hosts over 3.5 million Syrian refugees, more than any other country in the world.

Syria has only just begun to emerge from a devastating conflict that began in 2011 when the Assad regime cracked down on demonstrators with unexpected ferocity.

Şanlıurfa'da akraba kavgası: 10 yaralı

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde akraba iki aile arasında çıkan kavgada 10 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Güneren Mahallesi'nde amca çocukları arasında çıkan kavga, diğer aile bireylerinin de karışmasıyla büyüdü.

Taş ve sopaların kullanıldığı kavgada 10 kişi yaralandı.

Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Akçakale Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Jandarma ekipleri, mahallede güvenlik önlemi aldı.

Şanlıurfa'da 2 terörist teslim oldu

ŞANLIURFA (AA) – Suriye'de terör örgütü YPG-PYD/PKK içinde faaliyet gösteren iki terörist, aileleriyle yapılan görüşmeler sonucu Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde güvenlik güçlerine teslim oldu.

İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Terörle Mücadele ve İstihbarat şube müdürlükleri tarafından, terör örgütünün Türkiye'de gerçekleştirmeyi planladığı eylemlerin engellenmesi ve örgüt üyelerinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Çalışma kapsamında Suriye'de terör örgütü YPG-PYD/PKK içinde biri 6, diğeri 3 yıldır faaliyet gösteren iki teröristin, aileleriyle yapılan görüşmeler sonucu sınırdan geçerek Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde güvenlik güçlerine teslim olmaları sağlandı.

Teslim olan teröristler, ilk ifadelerinde sivillerin terör örgütünü topraklarında istemediklerini ve kaçmaya çalıştıklarını ancak örgüt yöneticilerinin buna izin vermediğini belirtti.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Syrian Kurds fear returning home due to YPG/PKK threat

By Halil Fidan

SANLIURFA, Turkey (AA) – Syrian Kurds who took refuge in Turkey after fleeing the violence inside their country are afraid of returning home because of the threats and inhumane acts of the YPG/PKK terror group.

Turkey, which hosts more Syrians than any other country in the world, has been offering all kinds of support to war-torn families regardless of their ethnicity, religion or sect since the start of the civil war in Syria.

The country has spent more than $32 billion from its own national resources for helping and sheltering refugees since 2011.

Muhammed Mashar Hasan, 57, has been staying in southeastern Sanliurfa province for around six years, and is among the thousands of Syrians who took refuge in Turkey that continue to do their business just as they did in their own country.

Hasan, an Islamic scholar, teaches at an education center that he opened in the Haliliye district with the support of Istanbul-based Humanitarian Relief Foundation (IHH).

Recalling the suffering of Syrian people because of the conflicts and pressure of the terror group, he said Turkey hosts them in the best way and enables them to continue their professions.

“I cannot thank Turkey, the Turkish government and its people enough. Turkish people have hosted us in the best way for years. God bless them,” he said.

“Turkish government treats us the same way as everyone else. Regardless of Kurds or Arabs, they are offering the same aid to everyone … It protects everyone.

Turkish officials recently blasted a U.S. conflation of "Kurds" with the terror group, saying an expected Turkish operation in Syria will target a terrorist group which threatens Arabs, Turkmens, and Kurds in Syria alike.

Hasan said: "If Kurds were comfortable in the places that YPG/PKK captured, they would not flee there and would not leave their houses. Because of the pressure of terrorists, many Kurdish families migrated to Turkey and Europe."

“People fled cruelty in their country, where they grew up and own their lands and homes because the YPG/PKK doesn't want anybody apart from their own people. They only accept their own ideology.”

The terror group does not allow people to practice their own religion, Hasan continued.

He said, "They are torturing religious people, falsifying Islam, banning worships. What they are saying in the name of the religion conflicts with Islam."

“That’s why we cannot return to our country," he added. "We surely want to return. We want to practice our religion comfortably just like everything."

The Syrian scholar voiced his hope for the war to be over, stability provided, terrorists gone and order established in Syria one day.

Another Kurdish-origin Syrian, Salih Ibrahim, living in Sanliurfa also complained about the terror group’s actions.

“We have been longing for our home and land for years because of these tyrants,” Ibrahim said.

“They seized our houses and lands and tried to recruit our young children by force. I couldn't allow this happen. That’s why we fled to Turkey.”

Stating that people there are people in very difficult conditions, he said: “We are thanking God as we were able to flee.”

“I hope our soils will be cleared of terrorists and will return to our home as soon as possible,” he added.

Syria has only just begun to emerge from a devastating conflict that began in 2011 when the Assad regime cracked down on demonstrators with unexpected ferocity.

“Teröristlerin baskıları nedeniyle birçok Kürt aile göç etti”

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Suriye'de yaşadıkları bölgeler terör örgütü YPG/PKK tarafından işgal edilen Kürtler, teröristlerin insanlık dışı muameleleri nedeniyle evlerine dönemiyor.

Terör örgütü YPG/PKK'nın zulmü nedeniyle ülkelerinden göç etmek zorunda kalan binlerce Suriyeli Kürt aile, çareyi komşu ülke Türkiye'ye gelmekte buldu. İç savaş ve teröristlerin yaşattığı kötü günleri unutmaları için yıllardır Türkiye'de en iyi şekilde misafir edilen Suriyeliler, topraklarının terörden temizlenmesi için dua ediyor.

Savaşın ilk gününden itibaren dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin komşu ülkenin vatandaşlarına kapılarını açarak misafirperverliğini gösteren Türkiye, terör ve savaş mağduru ailelere her türlü olanağı sağlıyor.

Suriye'nin kuzeyindeki Haseke ilinde uzun yıllar medreselerde öğrenci yetiştiren 57 yaşındaki Kürt din adamı Muhammed Mashar Hasan da geldiği Şanlıurfa'da görevini hayırseverlerin desteğiyle sürdürmeye çalışıyor.

Haliliye ilçesine bağlı Devteşti Mahallesi'nde İHH'nin desteğiyle eğitim merkezi açan Hasan, 100'e yakın yurttaşına İslam dinini en güzel şekilde öğretmeye çalışıyor.

  • "Kürtler de onların zulmünden kaçtı"

Hasan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Haseke'de bombardımanın ardından öğrencilerinin kenti terk etmek zorunda kaldığını söyledi. Yaşananlar nedeniyle halkın büyük sıkıntılar çektiğini anlatan Hasan, yaklaşık 6 yıldır Türkiye'de olduklarını ve en güzel şekilde ağırlandıklarını dile getirdi.

Muhammed Mashar Hasan, Şanlıurfa'da da görevini yapabildiği için mutlu olduğunu vurgulayarak "Türkiye hükümetine ve halkına ne kadar teşekkür etsek azdır. Türk halkı yıllardır bizi en güzel şekilde ağırladı. Allah kendilerinden razı olsun. Bu medresede arkadaşlarla birlikte kız ve erkeklere dinlerini öğretmeye çalışıyoruz." dedi.

Terör örgütü YPG/PKK'nın zulmü nedeniyle kendisi gibi birçok Suriyeli Kürt'ün Aynularab, Rasulayn, Kamışlı gibi kentlerden göç ettiğini vurgulayan Hasan, şöyle devam etti:

"Kürtlerin adına konuşanlar, 'Kürtleri koruyoruz' diyenler aslında gerçeği söylemiyor. Eğer Kürtler, YPG/PKK'nın ele geçirdiği yerlerde rahat etmiş olsalardı, oradan göç etmezlerdi, evlerini bırakmazdı. Teröristlerin baskıları nedeniyle birçok Kürt aile Türkiye'ye ve Avrupa'ya göç etti. İnsanlar doğup büyüdükleri, arazi ve evlerinin olduğu yerlerdeki zulümden kaçtılar çünkü YPG/PKK kendileri dışında kimseyi kabul etmiyor. Ne Kürtler ne Araplar ne de diğer milletler onlar için anlam ifade ediyor. Sadece kendi fikirlerini kabul ediyorlar. Buraya göç edenlerin hepsi onların zulmünden kaçtı."

  • "Dinlerini yaşamalarına bile izin vermiyorlar"

Muhammed Mashar Hasan, terör örgütünün insanlara her türlü fenalığı yaptığına ve Müslümanların dinlerini yaşamalarına bile izin vermediğine dikkati çekerek şunları söyledi:

"Haseke'deki yakınlarımız, onların her türlü zulmüne maruz kaldı. Ben de onların şiddetinden korktuğum için evime dönemiyorum. Yıllardır gurbette vatan hasretiyle yaşıyoruz. İnsanlarımız namuslarını, canlarını korumak için buradalar. Terör örgütü bu bölgelerden giderse hiçbir insan burada kalmaz. Bizim beklentimiz, umudumuz savaş bitsin, istikrar gerçekleşsin, teröristler gitsin, orada insani bir düzen oluşsun. Böyle olursa tabii ki gideriz fakat şu anda YPG ve destekçileri buna müsaade etmiyor. Dindarlara zulmediyorlar, dini tahrif ediyorlar, ibadetleri yasaklıyorlar. Onların ortaya koydukları İslam'la bağdaşamaz. Allah'ın dediklerini kabul etmeyip, batıl olan kendi doğrularını oluşturmaya çalışıyorlar. Bu yüzden dönemiyoruz yoksa tabii ki dönmek isteriz. Her şeyi olduğu gibi dinimizi de rahatça yaşamak istiyoruz, o yüzden Türkiye'deyiz."

Türkiye'nin Kürt, Arap ayrımı yapmadan Suriyelilere her türlü desteği sağladığını anlatan Hasan, "Türk devleti bizlere herkesle aynı şekilde davranıyor. Kürt, Arap fark etmez hepsine aynı şekilde yardım yapılıyor. Suruç kampı Suriyeli Kürtlerle dolu, onlara her türlü olanak sağlanıyor. Onların çoğu Kobanili ve Kürt ama Türkiye bunlara farklı muamele etmiyor, hepsine sahip çıkıyor. Her şey ortada." diye konuştu.

  • "Kaçıp kurtulduğumuz için şükrediyoruz"

Terör örgütü YPG/PKK'nın Rasulayn bölgesini işgal etmesi üzerine ülkesinden göç etmek zorunda kalan Suriyeli Kürtlerden Salih İbrahim ise ülkelerinde teröristler yüzünden çok sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.

Teröristlerle birlikte hareket etmedikleri için evlerinin ellerinden ellerinden alındığına işaret eden İbrahim, şunları kaydetti:

"Yıllardır bu zalimler yüzünden evimizi, topraklarımıza hasretiz. Evimizi, arazilerimizi elimizden aldılar. Genç yaştaki çocuklarımı zorla silah altına almaya çalıştılar, buna müsaade edemezdim. O yüzden Türkiye'ye kaçtık. Şu anda oradaki insanlar kötü durumda. Biz kaçıp kurtulduğumuz için şükrediyoruz. Burada rahatımız yerinde olsa da hiçbir şey sılanın yerini tutmuyor. Onun için eve dönmeyi çok istiyoruz. İnşallah topraklarımız teröristlerden temizlenir ve biz de en kısa sürede evimize döneriz."