Kılıçdaroğlu, canlı yayında soruları yanıtladı

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılarla ilgili, "Bir savaş, çatışma vardı kabul ettik, ekmeğimizi paylaştık ama artık kendi ülkelerine dönmeleri lazım, onlara vatandaşlık verilmesini doğru bulmuyorum." dedi.

FOX TV'de canlı yayında soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bir gazeteci hakkında Ankara'da bir müteahidin ihalesiz projeler aldığına yönelik bir haber dolayısıyla 1,5 trilyon liralık tazminat davası açıldığının sorulması üzerine, bu davanın gazetecilerin bir daha bunu sorgulamaması için açıldığını söyledi.

Man Adası iddialarına ilişkin hakkında çıkan kararı da eleştiren Kılıçdaroğlu, "Halk Bankası 'belgeler doğru' diyor, MASAK 'doğru' diyor. Dava 3 mahkemeye düşüyor o üç mahkemenin hakimini değiştirdiler, saraya yakın militan hakim getirdiler. Sanıyorlar ki Kemal Kılıçdaroğlu, geri adım atacak, korkacak. Bir milim geri adım atmam. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunmak zorundayım, benim görevim budur." görüşünü dile getirdi.

Cumhuriyetin kuruluşundan 2001 yılına kadar 79 yılda bütün hükümetlerin harcadığı paranın 713 milyar dolar olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, son 14 yılda harcanan paranın ise 2 trilyon 94 milyar dolar olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı olan kişinin partisiyle ilişiğinin kesilmesi gerektiğini anlatarak, "Bizim CHP milletvekilleri Muharrem Bey'in mitinglerinde çıkıp 'bize oy verin' diye bir şey yok. Birlikte miting yapmamamızın nedeni bu. Eğer Ona CHP gömleği giydirirsek o zaman neden konuşuyoruz ki." diye konuştu.

– "Terörle mücadele akıl işidir"

Kılıçdaroğlu, Kandil operasyonuyla ilgili bir soru üzerine, "Terörist Kandil'deyse oraya gidilecektir. Benim merak ettiğim nokta, 16 yıldır neden terörü bitiremediler. Biz söz veriyoruz, parlamentoda çoğunluğu aldığımızda, Sayın Muharrem İnce, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda biz bunu 4 yıl içinde bitiririz. Parlamentodur çözümün adresi. Terörle mücadeleyi oy devşirme hesabıyla yaparsanız hiçbir şey yapamazsınız. Terörle mücadele akıl işidir." diye konuştu.

Suriye'deki Türk askerlerin orada kalıp kalmayacağı sorusuna, Kılıçdaroğlu, Türk askerinin orada ilelebet kalmayacağı yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, her ülkenin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını anlatarak, "Türkiye'ye yönelik terör tehdidi bittikten sonra elbette bizim askerimiz kendi topraklarına gelecektir. Bizim başka bir ülkenin topraklarında gözümüz yok." dedi.

İktidarın 16 yılda 151 milyar dolar faiz ödediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Biz kazanırsak, demokrasiyi getireceğiz, OHAL'i kaldıracağız, Merkez Bankasına siyasi müdahale yapmayacağız, bunları söylediğiniz andan itibaren Türk Lirası dolar karşısında sağlıklı bir zemine oturur." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Ortadoğu Barış İşbirliği Teşkilatını kurduktan sonra Ortadoğu'nun onarımını, Türk iş dünyasının yapacağını belirterek, şöyle devam etti:

"Yolları, okulları, parkları, hastaneleri, toplu konutları yapacağız ve Suriyeli kardeşlerimize 'buyrun kendi ülkenize gidin' diyeceğiz. Onları aşağılamıyoruz. İkinci sınıf vatandaş muamelesi yapmıyoruz, Bir savaş, çatışma vardı, kabul ettik ekmeğimizi paylaştık ama artık kendi ülkelerine dönmeleri lazım onlara vatandaşlık verilmesini doğru bulmuyorum."

Kemal Kılıçdaroğlu, Suruç'ta yaşananlara ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

"Suruç meselesi ortaya çıktığında bir milletvekili arkadaşımızı görevlendirdik. Bölgeye gitti, vali ve yetkililerle konuştu. Olayla ilgili ayrıntılar verdi. Ama şu anda olay yargıya intikal etmiş durumda. Savcı soruşturma yapıyor. Bu konuda yorum yapmak için otopsi raporlarının ortaya çıkması lazım, o raporlar ortaya çıkmadığı için sağlıklı yorum yapmak doğru değil, inanıyoruz ki adli mekanizma büyük bir tarafsızlık içinde bu olayı soruşturur ve failleri ortaya çıkarır. Olay bir PKK-AK Parti çatışması değil, bölgede herkesin elinde bir kalaşnikof, silah olması doğru değil ama maalesef Suruç örneği şunu gösterdi ki herkesin elinde bir kalaşnikof, bellerine çifte silahlarla gezenlerin fotoğrafları var. Bazılarının hastanede öldürüldüğü ifade ediliyor. Güvenlik kameralarının tahrip edildiği bilinen bir gerçek. "

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı radyo programında 24 Haziran'dan sonra Meclis aritmetiğiyle ilgili açıklamaları sorulan Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Neden anayasayı değiştirdiler ve milletin önüne hangi sözle gittiler? 'Türkiye koalisyonlardan çok çekti. Koalisyonlar olmasın. Biz böyle 16 yıl tek başımıza yönettik. Şimdi anayasayı değiştireceğiz. Koalisyonlar çıkarsa, ülke yönetilemez. Dolayısıyla biz rejimi değiştireceğiz.' Gelinen nokta, koalisyonsuz Türkiye'nin yönetilemeyeceği noktasıdır. Bir partinin tek başına yüzde 51 şansı olmadığı için. O zaman hangi gerekçe ile yola çıktılar ve Türkiye'yi nereye sürüklediler. Parlamentoda koalisyon olmaz ki? Çünkü parlamentoda her siyasal parti bağımsızdır."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "İkinci tura kaldığında Sayın Erdoğan'dan ya da iktidardan, HDP ile işbirliği olabilir mi?" sorusu üzerine, şunları dile getirdi:

"25'inde demokrasi açısından yeni bir sayfa açılacak. Millet İttifakı'nı oluşturan partiler ve demokrasiden yana olan partiler, demokrasiyi tekrar Türkiye'ye getirme açısından yeni bir sayfa açacaklar. Tek adam rejimi, ekonomiyi, yargıyı, parlamentoyu vesayet altına alması bir ülke için felakettir. 25 Haziran bir çıkış noktasıdır. Önemli olan temel nokta şudur, demokrasiden yana olan siyasal partilerin işbirliğidir."

Kılıçdaroğlu, bazı dini cemaatlerin Cumhur İttifakı'na destek açıklamasına ilişkin görüşünün sorulması üzerine, şöyle konuştu:

"Dinin siyasete karışmasına ya da dinin siyasete bulaştırılmasına hep karşı çıktım. Dini siyasete bulaştıran insanların dindarlıkla hiçbir ilgisi yoktur, bireysel çıkarları vardır ve dini kullanıyorlardır. Bu insanların tümüne herkesin dikkat etmesi lazım. Elbette bir kişinin inancı olabilir, bir cemaate mensup olabilir itirazım olmaz ama ne zaman inancını siyasete malzeme ediyorsa o kişi samimi bir dindar değildir. Kimliği de aynı şekilde değerlendiriyorum. Kişinin kimliğinin de siyasete malzeme edilmesi yanlıştır. Kişinin inancından, kimliğinden ve yaşam tarzından ötürü ötekileştirilmesi de yanlıştır. Herkesin inancı, kimliği, yaşam tarzı kendine aittir."

Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turda sonuçlanmasını bekliyor musunuz? HDP barajı aşıyor mu?" sorusu üzerine, "HDP'nin baraj sorunu yok. Cumhurbaşkanlığı seçimleri kamuoyuna yansıyan anketlerde birinci turda sonuçlanmıyor, ikinci turda sonuçlanıyor." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Genel Başkanlığı bırakmak için bir tarih belirlediniz mi?" şeklindeki soruya da özel bir tarih olmadığını, yeni genel başkan adaylarını çıkarmanın her şeyden önce kendi görevi olduğunu, bu genel başkan adaylarının yeri zamanı geldiğinde yarışabilmesi gerektiğini, kurultayın seçmediği bir kişiyi de kendisinin tayin etmesinin demokrasiyle bağdaşmayacağını söyledi.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?