İstanbul'daki 5 millet bahçesinin açılış töreni

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkeyi kendi arka bahçeleri haline getirmek isteyenlere gereken cevabın Çanakkale, İstiklal Harbi ve 15 Temmuz'a kadar her fırsatta milletçe verildiğini söyledi.

Erdoğan, İstanbul'daki 5 millet bahçesinin açılışı nedeniyle Başakşehir'de düzenlenen törende yaptığı konuşmada, tabiatta renklerin bir dili olduğunu, yeşilin de huzurun, güvenin ve ferahlığın dili olarak kabul edildiğini söyledi.

Rengi yeşil olan cennetin tabiatın bütün güzelliklerini bünyesinde barındıran bir bahçe olarak tasavvur edildiğini anlatan Erdoğan, yeşil alanları fazla olan şehirlerde yaşayanların depresyon gibi günümüz toplumlarının en büyük tehditlerinden birine daha az maruz kaldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfus artışı ve insanların şehirlere yığılmalarının pek çok sıkıntıyla birlikte yeşilin ortadan kalkmasına ve dolayısıyla huzur ikliminin bozulmasına yol açtığını vurgulayarak, Batı toplumlarının tabiatı yenilmesi gereken bir rakip olarak gören anlayışının yol açtığı tahribatın tüm insanlığın geleceğini tehdit ettiğini dile getirdi.

Bugün küresel ısınmanın bedelini buna sebep olan ülkelerden önce Afrika'da, Güney Asya'da ve Latin Amerika'da yaşayan insanların ödediğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'de dahi iklimin giderek değiştiğini, çocukluğumuz ve gençliğimizde bilinen rutinin dışına çıktığını söyledi.

Erdoğan, Allah'ın "Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma, unutma ki sen ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin." buyurduğunu belirterek, insanın tabiata karşı işlediği suçların cezasını, karşısında çaresizliğini ve acziyetini hissettiği felaketlerle ödemeye devam edeceğini belirtti.

Şair Cahit Irgat'ın "Ağacım, dört kol çengi kıyamet/Her dalımda bir memleket/Uzar kollarım uzar/Taşımda toprağımda bereket/Köklerimden başlar hürriyet/Bana çarptıkça anlar/Yağmur yağmur olduğunu/Rüzgar, rüzgar" dizelerini seslendiren Erdoğan, ağacıyla, toprağıyla, yağmuruyla, rüzgarıyla tabiata ne kadar saygı duyulur, çevrede ona ne kadar çok yer ayrılırsa geleceğe o derece güvenle bakılabilineceğini vurguladı.

– "Kişi başına düşen yeşil miktarını iki katına çıkardık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'a bu anlayışla baktıkları için şehirde kişi başına düşen yeşil alan miktarını 16 yılda iki katına çıkardıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Çeşitli projeler için yerlerinden edilen her ağaca karşılık uygun bir yerde katbekat fazlasının dikilmesini ve yeşertilmesini sağladık. Sadece geçtiğimiz yıl bu şehirde 180 bin yeni ağaç dikildi. Aynı anlayışla 81 vilayetimize yaklaştık ve orman varlığımızı 1,5 milyon hektar artırdık. Toprakla buluşturduğumuz 4 milyarın üzerindeki fidan sayesinde ülkemizin her köşesini yeni ormanlarla buluşturduk. Anadolu'nun pek çok yerindeki kel tepeler gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde bugün insan boyunu geçen çam, sedir, meşe, ardıç ağaçlarıyla donanmış durumdadır. Bahçelerimizde ceviz, badem, zeytin gibi gelir getirici ağaçların vatandaşlarımız tarafından dikimi giderek yaygınlaşıyor. Ormanlarımızı vatandaşlarımızın kullanımına açarak evlatlarımızın tabiatla iç içe bir hayatı tanımalarını temin ettik. Özellikle kalabalık nüfusa sahip yerlerin yanı başlarında şehir ormanları oluşturup hizmete sunduk. Milli parklarımızın, koruma altındaki vadilerin ve ovalarımızın sayılarını artırdık. Rabbimiz bizlere hayırlı işlerde yarışmamızı emrediyor. Millet bahçeleri projemiz hayırlı işlerde yarışma anlayışımızın son ürünüdür, hamdolsun milletimiz tarafından da büyük bir şevkle sahiplenilmiştir. Türkiye'yi, özellikle de şehirlerimizi yemyeşil hale getirine kadar millet bahçelerimizle, ağaç dikimlerimizle ve diğer faaliyetlerimizle durmadan, usanmadan çalışmayı sürdüreceğiz."

Medeniyetimizde sömürge olarak kullanılacak arka bahçeler oluşturma adetinin kesinlikle olmadığını ifade eden Erdoğan, başka insanların acıları, kanları, emekleri, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri üzerinde kurulan refahın tıpkı sırça bir köşk gibi eninde sonunda tuzla buz olmaya mahkum olduğuna inandıklarını söyledi.

Bunun için hem Türkiye'de hem de gönül coğrafyasının tüm köşelerinde adalet, hakkaniyet, vicdan ve paylaşım esasına dayalı bir siyaset takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"'Dünya beşten büyüktür' itirazımızdan Afrika politikalarımıza, Filistin meselesinden Kudüs ve Suriye krizine kadar her konuda aynı kararlı duruşu gösterdik. Ülkemizi kendi arka bahçeleri haline getirmek isteyenlere Çanakkale'den İstiklal Harbimize ve 15 Temmuz'a kadar her fırsatta gereken cevabı milletçe verdik. Her fırsatta gereken cevabı milletçe verdik. Terör örgütlerini ve içimizdeki darbeci hainleri kullanarak ülkemize diz çöktüremeyenler bu defa milletimizi suni tartışmalar üzerinden kamplaştırarak eski oyunlarını yeniden canlandırmanın peşindeler. Türkiye'nin demokraside, hak ve özgürlüklerde ileriye gitmiş, şiddete ve hakarete meyil etmediği sürece her türlü görüşün, düşüncenin, fikrin, zikrin hayat bulabildiği zenginlikte bir ülke olması birilerini rahatsız ediyor. Bakınız açık ve net söylüyorum. Biz tek parti devrinden beri milleti aşağılayan, küçümseyen, hararet eden, kendi marjinal yaklaşımlarını topluma dayatmak isteyen azgın azınlığın oyunlarıyla sarsılacak bir ülke değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu oyununa gelmedik ve gelmeyeceğiz. Kendi kifayetsizliklerini, kendi tembelliklerini, ilkelliklerini milletimizin değerlerini istismar aracı haline getirerek, örtmek isteyenlere meydanı asla bırakmayacağız."

Erdoğan'ın "Hem fikir miyiz? Burada bir miyiz, beraber miyiz, iri miyiz, diri miyiz, kardeş miyiz, hep beraber Türkiye miyiz?" sözlerine kalabalık "Evet" şeklinde karşılık verdi.

(Sürecek)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?