Hayatını down sendromlu oğlu ile engellilere adadı

ELAZIĞ (AA) – İSMAİL ŞEN – Elazığ'da, down sendromlu oğluna yakın olmak için faaliyetlerine katıldığı engelli vakfında 14 yıl görev yapan Çiçek Tutuş, son 4 yıldır başkanlığını yaptığı Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği'nde engellilere yönelik projelerle takdir topluyor.

Down sendromlu oğlu Enes Tutuş'u (28), rehabilitasyonu için 2000 yılında Elazığ Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfına gönderen iki çocuk annesi Tutuş, hem oğluna daha yakın olabilmek ve engelli çocukların gelişimi konusunda kendisini geliştirebilmek için vakıfta hasta bakıcı olarak göreve başladı.

Bu süreçte engelli bireylerin rehabilitasyonu konusunda bilgi sahibi olan ve etkin çalışmalarından dolayı vakfın yönetim kurulu üyeliğine de seçilen Tutuş, yakalandığı böbrek hastalığı nedeniyle hasta bakıcılık görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Emekli olduktan sonra da engellilere yönelik aktif görevler alan Tutuş, özverili çalışmalarından dolayı aynı yıl Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği başkanlığına seçildi.

Proje Destek Sistemi kapsamında "Engelsiz Yaşam Merkezi", Gençlik ve Spor Bakanlığınca desteklenen "Kültürhane Kitap Kafe" projelerini hayata geçirerek engellilerin sosyal ve sportif faaliyetlere katılmasına, çeşitli alanlarda eğitim almasına ve toplumla kaynaşarak hayata tutunmalarına imkan sağlayan Tutuş, yürüttüğü çalışmalarla il genelinde takdir topladı.

– "Engellilerle çalışarak onları tanıdım"

Tutuş, AA muhabirine, engelli vakıf ve dernekleriyle tanışmasının down sendromlu oğlunu Elazığ Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfına göndermesi ile başladığını belirtti. Oğluna daha yakın olmak için hasta bakıcı olarak girdiği vakıfta 14 yıl kadar yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli görevlerde bulunduğunu ifade eden Tutuş, şunları söyledi:

"Bu süreçte yetişkin engelliler için mutfak, marangoz, bilgisayar atölyeleri kurduk. Vakfın çalışmaları kapsamında engelliler için kermes ve tiyatro düzenledik. Başka derneklerin etkinlikleri kapsamında engellilerle çalışarak onları tanıdım. Hemen hemen bütün engelli gruplarıyla çalışmış oldum diyebilirim. Engeliler konusunda elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Zihinsel engelli oğlumdan ve ruhsal duygusal engelli kız kardeşimden dolayı çok sıkıntılar yaşadım, aynı zorlukları diğer annelerin de yaşamasını istemiyorum."

Tutuş, 2014 yılında böbrek hastalığı nedeniyle emekli olduğunu ancak vakfın diğer faaliyetlerine katılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Özverili çalışmalarından dolayı aynı yıl Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği Başkanlığına seçildiğini aktaran Tutuş, burada Engelsiz Yaşam Merkezi ve ardından Kültürhane Kitap Kafe gibi bazı projeleri hayata geçirdiklerini anlattı.

Kültürhane Kitap Kafe'ye her kesimden insanın gelip kitap okuduğunu veya ders çalıştığını belirten Tutuş, şöyle devam etti:

"Okuryazar atölyemiz var, her hafta bir edebiyat kitabı okunuyor ve o kitap üzerine konuşuyoruz. Kültürhane muhabbetlerimiz var ve belirlediğimiz konu üzerine bir uzman davet edip onunla söyleşi yapıyoruz. Türkü ve şiir günlerimiz var. Hastalarımızla beraber her perşembe günü koro çalışmamız var. Yazarlarımızı davet edip, imza günleri ve söyleşiler düzenliyoruz. İsteyen gazete okuyup zaman geçirebiliyor, çayını kahvesini içebiliyor."

– "Önce annenin bilinçlenmesi lazım"

Çiçek Tutuş, engelli dernek, vakıf ve okullarının engelli bireylerin eğitimi, gelişimi, sosyalleşmesi ve rehabilitasyonunda önemli görevler yerine getirdiğini, bu noktada annelere de önemli görevler düştüğünü vurgulayarak şunları kaydetti:

"Bireysel gelişimimize yatırım yapmamız lazım. Bunun için kitap okumamız ve kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Kültürhane Kitap Kafe'de biz bunu yakaladık. Çok kitap okuyoruz, kendimize ve çevremize faydalı olmaya çalışıyoruz. Anneler, engelli çocuğu olsun olmasın kendilerini geliştirmeli. Evlerine kapanıp rutin şeylerden artık vazgeçsinler. Toplumun bilinçlenmesi için önce annenin bilinçlenmesi lazım, anne kendini geliştirecek ki çocuğuna faydalı olsun, çocuk da çevresine ve topluma faydalı olsun. Gelişmiş bir toplumun temeli anneden geçiyor."

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?