Categories
Spor

9. INAS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası

İSTANBUL (AA) – Zihinsel engelli sporcuların mücadele ettiği 9. INAS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'na ikinci gün yarışlarıyla devam edildi.

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun (TOSSFED) ev sahipliğinde Ataköy'deki Türkiye Atletizm Federasyonu Atletizm Salonu'nda gerçekleştirilen şampiyonaya Türkiye'nin yanı sıra Fransa, İspanya, İtalya, Ukrayna, Rusya, Belçika, Portekiz ve Faroe Adaları'ndan sporcular katılıyor.

Organizasyonda 17'si Türk olmak üzere 90 sporcu mücadele ederken, şampiyonada ilk kez uygulanan sistemle otizmli, mental ve down sendromlu sporcular, ayrı gruplarda yarışıyor.

Şampiyonanın ikinci gününde erkeklerde sırıkla atlama ve 1500 metre ile kadınlarda 3000 metre yarışmalarının yanı sıra erkekler ve kadınlarda 60 metre engelli, 400 metre, gülle atma, uzun atlama, 4×200 bayrak yarışı, 3000 metre yürüme yarışları yapıldı.

  • Madalyalar

Türkiye, mental sporcularda 2 altın, birer gümüş ve bronz madalya alırken, down sendromlular kategorisinde ise 5 altın, 4 gümüş ve 2 bronz madalyanın sahibi oldu.

Erkekler down sendromlular kategorisinde 60 metre, uzun atlama ve gülle atmada Rıdvan Yalçın altın madalya alırken, aynı branşlarda Furkan Demir gümüş madalya elde etti.

Kadınlarda ise mental sporcular Esra Bayrak 60 metrede altın, Muhsine Gezer 1500 metrede gümüş, Fatma Damla Altın ise 60 metre engellide bronz madalya kazandı.

Kadınlar 4×200 metre yarışında ise Edanur Akın, Sevim Demircan, Muhsine Gezer ve Esra Bayrak'tan oluşan milli takım altın madalyanın sahibi oldu.

Kadınlar down sendromlularda ise Merve Uzun, uzun atlamada altın, 60 metrede gümüş, Münevvere Yılmaz ise gülle atmada altın, 60 metre ile uzun atlamada bronz madalya aldı.

Categories
Spor

9. INAS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası

İSTANBUL (AA) – Zihinsel engelli sporcuların mücadele ettiği 9. INAS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda ilk gün yarışları başladı.

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun (TOSSFED) ev sahipliğinde Ataköy'deki Türkiye Atletizm Federasyonu Atletizm Salonu'nda gerçekleştirilen şampiyonaya Türkiye'nin yanı sıra Fransa, İspanya, İtalya, Ukrayna, Rusya, Belçika, Portekiz ve Faroe Adaları'ndan sporcular katılıyor.

Organizasyonda 17'si Türk olmak üzere 90 sporcu mücadele ediyor.

Şampiyonada ilk kez uygulanan sistemle otizmli, mental ve down sendromlu çocuklar, ayrı gruplarda yarışacak.

Organizasyonun ilk gününde erkeklerde ve kadınlarda 60 metre engelli, uzun atlama, yüksek atlama ile 3 adım atlama, gülle atma, 400 ile 1500 metre yarışları yapılacak.

Yarışları INAS Dünya Başkanı Marc Truffaut, INAS Avrupa Başkanı Fausto Pereira, TOSSFED Başkanı Birol Aydın ile TOSSFED Başkan Vekili Sadettin Akçi de izliyor.

Şampiyona, 10 Mart Pazar günü sona erecek.

Categories
Kültür Sanat

Goya sinema ödülleri sahiplerini buldu

MADRİD (AA) – İspanya Sinema Akademisi tarafından verilen Goya ödüllerinde bu yılki “En İyi Film ” ödülünü, yönetmen Javier Fesser'in zihinsel engellilerin mücadelesini anlattığı “Şampiyonlar ” (Campiones) adlı filmi kazandı.

Bu yıl 33'üncüsü yapılan Goya ödül töreni Sevilla kentinde düzenlendi. İspanya'da 3,2 milyon kişinin izlediği, zihinsel engellilerden oluşan bir basketbol takımının mücadelesini konu eden “Şampiyonlar ” en büyük ödül olan “En İyi Film ” ödülüne layık görüldü.

İspanyol sinemasının ünlü isimlerinin katıldığı gecede, yönetmen Rodrigo Sorogoyen'in “Krallık ” (El Reino) adlı filmi ise 7 dalda ödül kazandı.

Gecede en çok tartışılan konulardan biri ise Oscar ödüllü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın aşırı sağ görüşlü Vox partisini eleştiren sözleri oldu.

Endülüs özerk yönetimi parlamentosuna ilk kez milletvekili gönderen Vox partisinin, Goya ödülleri gecesine davet edilmemesiyle ilgili görüşü sorulan Almodovar, “Bu parti hakkında konuşmamaya hatta adını bile ağzıma almamaya karar verdim. Siz de öyle yapın. Bu partinin mevcudiyetini inkar ediyorum. ” diye konuştu.

Vox partisinin lideri Santiago Abascal, katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Goya'ya gitmeyeceğiz, bizi davet etmelerini de istemiyoruz. Vatanımız hakkında kötü konuşulmasından artık bıktık ve 'Yaşasın İspanya' sözünü hissedenlere ve inananlara hakaret edilen hiçbir yere gitmeyeceğiz. ” dedi.

  1. Goya ödülleri ve kazananlar şöyle:

En İyi Film: Şampiyonlar/ Campiones

En İyi Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen (Krallık/El Reino)

En İyi Kadın Oyuncu: Susi Sanchez (La enfermedad del domingo)

En İyi Erkek Oyuncu: Antonio de la Torre (El Reino)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Luis Zahera (El Reino)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Carolina Yuste (Carmen y Lola)

Gelecek Vadeden En İyi Erkek Oyuncu: Jesus Vidal (Championes)

Gelecek Vadeden En İyi Kadın Oyuncu: Eva Llorach (Quien te cantara)

En İyi Orijinal Senaryo: Isabel Pena ve Rodrigo Sorogoyen (El Reino)

En İyi Uyarlama Senaryo: Alvaro Brechner (La noche de 12 anos)

En İyi Avrupa Filmi: Cold War (Pawel Pawlikowsky-Polonya)

En İyi Latin Amerika Filmi: Roma (Alfonso Cuaron-Meksika)

En iyi Orijinal Müzik: Olivier Arson (El Reino)

En İyi Montaj: Alberto del Campo (El Reino)

En İyi Ses: (El Reino)

En İyi Sanat Yönetmeni: Juan Pedro de Gaspar (La Sombra de la Ley)

Goya Onur Ödülü: Narciso İbanez Serrador

Categories
Alaturka

GÜNCELLEME – İsrail askerleri Batı Şeria'da bir Filistinliyi şehit etti

TULKERM (AA) – İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Tulkerm kentine düzenlediği baskında başından yaralanan bir Filistinli şehit edildi.

Görgü şahitlerinden alınan bilgiye göre, sabah saatlerinde Tulkerm'in batısındaki mahalleye baskın düzenleyen İsrail askerleri, olaya tepki gösteren Filistinlilere göz yaşartıcı gazın yanı sıra gerçek ve plastik mermi kullanarak müdahale etti.

Sağlık kaynakları ise müdahale sırasında başından gerçek mermi ile yaralanan 18 yaşındaki Muhammed Husam Habali'nin hastaneye getirildiği ilk dakikalarda hayatını kaybettiğini aktardı.

  • Şehit genç, zihinsel engelli

AA muhabirine konuşan Tulkerm aktivistlerinden Sami es-Saî, Habali'nin zihinsel engelli olduğunu ve yaralandığı sırada evinin yakınlarında (olayların yaşandığı bölge) bulunduğunu söyledi.

Habali için başsağlığı mesajı yayınlayan Fetih hareketi ise cenaze törenine katılım çağrısı yaptı.

İsrail askerleri sık sık aranan kişilere yönelik operasyon gerekçesiyle Filistin beldelerine baskınlar düzenliyor.

Categories
Alaturka

GÜNCELLEME 2 – Kırıkkale'de kaybolan zihinsel engelli bulundu

KIRIKKALE (AA) – Kırıkkale'nin Sulakyurt ilçesinde kaybolan zihinsel engelli genç, Yahşihan ilçesindeki bir mandırada bulundu.

Yeniöz Mahallesi'nde babası Adem T. ile yaşayan 24 yaşındaki yüzde 50 zihinsel engelli Ahmet T, 6 Ekim Cumartesi günü dedesinin evinden ayrıldı.

Ahmet T'nin eve dönmemesi üzerine yakınları durumu polis ve jandarmaya bildirdi.

Evin yakınında arama çalışması yapan güvenlik güçleri, kayıp gencin izine rastlayamayınca AFAD ekiplerinden yardım istedi.

Ahmet T'nin bulunması için AFAD ve jandarma ekipleri, Çevrimli köyü yolu üzerindeki ormanlık alanda geniş çaplı arama başlattı.

Akşam saatlerinde jandarma ekiplerine, zihinsel engelli Ahmet T'nin Yahşihan ilçesinde bir mandırada olduğu yönünde ihbar geldi.

İhbarı değerlendiren ekipler, ilçeye bağlı Bedesten köyü yolundaki mandırada Ahmet T'yi bularak İlçe Jandarma Karakoluna getirdi.

Kendisinden 4 gündür haber alınamayan Ahmet T, babası Adem T'ye teslim edildi.

Categories
Alaturka

Afyonkarahisar'da kayıp zihinsel engelli kız aranıyor

AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da bir köyde kaybolan zihinsel engelli kızın bulunması için arama çalışması başlatıldı.

Merkeze bağlı Sarık köyünde gece saatlerinde evinden çıkan zihinsel engelli Hatice Çelik'in (20) geri dönmemesi üzerine babası Alaattin Çelik, İl Jandarma Komutanlığına kayıp başvurusunda bulundu.

Harekete geçen jandarma ekipleri, Afyonkarahisar Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü personeliyle köyde arama çalışmalarına başladı.

Çelik'in bulunması için başlatılan arama çalışmaları sürdürülüyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Engelli gencin darbedilmesini iki özel ekip soruşturuyor

ÇORUM (AA) – Çorum'da, yüzde 70 zihinsel engelli raporu bulunan 23 yaşındaki gencin darbedilmesiyle ilgili soruşturma devam ediyor.

Ulukavak Mahallesi'nde ailesiyle yaşayan Alperen Kayacı'nın (23) darbedilmesinin ardından annesi Güler Kayacı'nın şikayeti üzerine İl Emniyet Müdürlüğünce başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan iki özel ekip, engelli genç ile annesinin ifadeleri doğrultusunda, Kayacı'yı darbeden kişi ya da kişilerin tespiti ve yakalanması için çalışıyor. Bu kapsamda engelli gencin darbedildiği bölgedeki iş yeri ve apartmanların güvenlik kameraları ile MOBESE kayıtlarını inceleyen ekipler, ayrıca çevredeki esnafın da bilgisine başvuruyor.

Bu arada, daha önce çeşitli hastanelerde tedavi gören ve bir süre devlet yurtlarında da kalan Alperen Kayacı'nın tedavisi için ailesi tarafından Ankara'daki özel bir rehabilitasyon merkezine gönderileceği öğrenildi.

– Olay

İddiaya göre, Ulukavak Mahallesi'ndeki evlerinde çocuklarıyla yaşayan Güler Kayacı, oğlu Alperen'in 28 Temmuz'da akşam eve dönmemesi üzerine aramaya başlamış, oğlunu, Hürriyet Meydanı civarındaki bir kıraathanede darbedilmiş halde bulmuştu.

Yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar bulunan çocuğunu, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine götüren Kayacı, oğlunun tedavisinin ardından karakola giderek şikayetçi olmuştu.

Categories
Alaturka Gazetesi

Öğretmenler engelli öğrencilerinin bisiklet hayalini gerçekleştirdiler

SAKARYA (AA) – İBRAHİM YOZOĞLU – Sakarya'nın Hendek ilçesi Özel Eğitim Uygulama Merkezi öğretmenleri ilçeye 23 kilometre uzaklıktaki köyünden eğitime gelen zihinsel engelli 10 yaşındaki Cihan Tokat'ı bisiklet hayaline kavuşturdu.

Daha yaşına girmeden ailesi parçalanan ve kendisi gibi ablası da zihinsel engelli olan Cihan Tokat, yaşadıklarına rağmen yüzündeki gülümsemeyi kaybetmedi. Babası ve annesi ayrıldıktan sonra annesiyle dedesinin evinde yaşamaya başlayan Cihan, henüz 6 aylıkken annesinin de kendilerini terk etmesi sonucu 2 yaşındaki ablası Ebru ile yalnız kaldı.

Devletin yaptırdığı prefabrik evde dedesi ve ninesiyle yaşamaya başlayan Cihan, dedesine “baba “, ninesine de “anne ” diyor.

Hendek ilçesine 23 kilometre uzaklıktaki Bakacak Mahallesi'nden Hendek Özel Eğitim Uygulama Merkezi'ne eğitime giden Cihan'a öğretmenleri iki ay önce annesi vefat ettiği için taziyeye gitti.

Taziyede evlerinin önünde bisiklet parçalarını gören öğretmenleri, aralarında fon oluşturup Cihan'a bisiklet ve çeşitli hediyeler aldı. Hendek Özel Eğitim Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Halil İbrahim Saydam'ın elinden bisikletini alan Cihan, köyünde yeni bisiklete binmenin mutluluğunu yaşadı.

– “8 evladım bir tarafa onlar bir tarafa ”

Cihan'ın dedesi Osman Tokat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki torununun sağlığından eğitimine kadar tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmeye çalıştığını söyledi.

Damadı cezaevine girdikten sonra kızının boşandığını ve torunlarına doğduğundan beri baktığını dile getiren Tokat, “Torunlarım eğitimlerine iki yıl önce başladı, Hendek'e eğitime gidiyorlar. Babasının nerede olduğunu bilmiyorum, ilgilenmiyorum da torunlarımla ilgileniyorum. ” dedi.

Kocasından boşandıktan sonra evine getirdiği kızının da Cihan'ı daha 6 aylıkken bırakıp Ardahan'a kaçtığını ifade eden Tokat, kızının iki ay önce Ardahan'da evinde ölü bulunduğunu anlattı.

Torunu Ebru'nun doğduğunda hastanedeyken babası tarafından terk edildiğini anlatan Tokat, şöyle devam etti:

“Kız torunum 7 aylıkken 700 gram doğdu. 200 keçim ve 8 büyükbaş hayvanım vardı, onları sattım çocuğu hastanede tedavi ettirdim. Doktorlar 'Sabaha çıkmaz.' dediler. Aracım olmadığı için motosikletle hastaneye gittim, kızımı alıp Adapazarı'na götürdüm. Kız torunumun gözü çıktı, protez göz taktırdım. Okullar kapandıktan sonra gözü değişecek, tekrar yeni göz takılacak. Onda da zihinsel engel var. Her türlü ihtiyaçlarını giderdim. Onlara ayrıca yatak aldım, odalarını hazırladım. Tüm ihtiyaçlarını karşılıyorum. Devlet onlar için prefabrik ev de yaptı. Torunlarım bana 'baba' diyor. Eşime de 'anne' diye sesleniyor ikisi de. Sorsanız babası olarak beni gösterir. Torun sevgisi daha bir başka. 8 evladım bir tarafa onlar bir tarafa. Beni bir de şikayet edip kızı yurda aldırdılar, tekrar yurttan aldım kızımı 10 ay yurtta kaldı. Çok mücadele verdim geri alabilmek için. ”

Cihan Tokat ise hediye aldığı bisiklete hemen binerek gezdiğini belirterek, “Yeni bisikletim olduğu için çok mutluyum. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum. ” dedi.

– “Cihan mutlu ve memnun oldu ”

Hendek Özel Eğitim Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Saydam da okullarında ana sınıfından liseye kadar geniş kapsamlı eğitim verildiğini aktardı.

Cihan'ın ilkokulda eğitim gördüğünü anlatan Saydam, şunları kaydetti:

“Yeni geldiğim için Cihan ile bu yıl tanıştım. Cihan iki ay önce annesini kaybetti. Biz de okuldaki öğretmen arkadaşlarla evine ziyarete geldik. İlk kez köyünü, evini, durumunu gördük. Ziyarete geldiğimizde orada bisiklet hurdalarını gördüm, dikkatimi çekti ve Cihan'a 'Yeni bisiklet alalım, hayalini gerçekleştirelim.' dedik. Bu duruma çok üzüldüğümüz için öğretmen arkadaşlarla fon oluşturduk ve teselli için bisiklet almaya karar verdik. Bunun yanında çeşitli hediyeler de aldık ve teslim ettik. Cihan mutlu ve memnun oldu. ”

Categories
Alaturka Gazetesi

Hayatını down sendromlu oğlu ile engellilere adadı

ELAZIĞ (AA) – İSMAİL ŞEN – Elazığ'da, down sendromlu oğluna yakın olmak için faaliyetlerine katıldığı engelli vakfında 14 yıl görev yapan Çiçek Tutuş, son 4 yıldır başkanlığını yaptığı Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği'nde engellilere yönelik projelerle takdir topluyor.

Down sendromlu oğlu Enes Tutuş'u (28), rehabilitasyonu için 2000 yılında Elazığ Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfına gönderen iki çocuk annesi Tutuş, hem oğluna daha yakın olabilmek ve engelli çocukların gelişimi konusunda kendisini geliştirebilmek için vakıfta hasta bakıcı olarak göreve başladı.

Bu süreçte engelli bireylerin rehabilitasyonu konusunda bilgi sahibi olan ve etkin çalışmalarından dolayı vakfın yönetim kurulu üyeliğine de seçilen Tutuş, yakalandığı böbrek hastalığı nedeniyle hasta bakıcılık görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Emekli olduktan sonra da engellilere yönelik aktif görevler alan Tutuş, özverili çalışmalarından dolayı aynı yıl Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği başkanlığına seçildi.

Proje Destek Sistemi kapsamında “Engelsiz Yaşam Merkezi “, Gençlik ve Spor Bakanlığınca desteklenen “Kültürhane Kitap Kafe ” projelerini hayata geçirerek engellilerin sosyal ve sportif faaliyetlere katılmasına, çeşitli alanlarda eğitim almasına ve toplumla kaynaşarak hayata tutunmalarına imkan sağlayan Tutuş, yürüttüğü çalışmalarla il genelinde takdir topladı.

– “Engellilerle çalışarak onları tanıdım ”

Tutuş, AA muhabirine, engelli vakıf ve dernekleriyle tanışmasının down sendromlu oğlunu Elazığ Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfına göndermesi ile başladığını belirtti. Oğluna daha yakın olmak için hasta bakıcı olarak girdiği vakıfta 14 yıl kadar yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli görevlerde bulunduğunu ifade eden Tutuş, şunları söyledi:

“Bu süreçte yetişkin engelliler için mutfak, marangoz, bilgisayar atölyeleri kurduk. Vakfın çalışmaları kapsamında engelliler için kermes ve tiyatro düzenledik. Başka derneklerin etkinlikleri kapsamında engellilerle çalışarak onları tanıdım. Hemen hemen bütün engelli gruplarıyla çalışmış oldum diyebilirim. Engeliler konusunda elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Zihinsel engelli oğlumdan ve ruhsal duygusal engelli kız kardeşimden dolayı çok sıkıntılar yaşadım, aynı zorlukları diğer annelerin de yaşamasını istemiyorum. ”

Tutuş, 2014 yılında böbrek hastalığı nedeniyle emekli olduğunu ancak vakfın diğer faaliyetlerine katılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Özverili çalışmalarından dolayı aynı yıl Elazığ Şizofreni Dayanışma Derneği Başkanlığına seçildiğini aktaran Tutuş, burada Engelsiz Yaşam Merkezi ve ardından Kültürhane Kitap Kafe gibi bazı projeleri hayata geçirdiklerini anlattı.

Kültürhane Kitap Kafe'ye her kesimden insanın gelip kitap okuduğunu veya ders çalıştığını belirten Tutuş, şöyle devam etti:

“Okuryazar atölyemiz var, her hafta bir edebiyat kitabı okunuyor ve o kitap üzerine konuşuyoruz. Kültürhane muhabbetlerimiz var ve belirlediğimiz konu üzerine bir uzman davet edip onunla söyleşi yapıyoruz. Türkü ve şiir günlerimiz var. Hastalarımızla beraber her perşembe günü koro çalışmamız var. Yazarlarımızı davet edip, imza günleri ve söyleşiler düzenliyoruz. İsteyen gazete okuyup zaman geçirebiliyor, çayını kahvesini içebiliyor. ”

– “Önce annenin bilinçlenmesi lazım ”

Çiçek Tutuş, engelli dernek, vakıf ve okullarının engelli bireylerin eğitimi, gelişimi, sosyalleşmesi ve rehabilitasyonunda önemli görevler yerine getirdiğini, bu noktada annelere de önemli görevler düştüğünü vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bireysel gelişimimize yatırım yapmamız lazım. Bunun için kitap okumamız ve kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Kültürhane Kitap Kafe'de biz bunu yakaladık. Çok kitap okuyoruz, kendimize ve çevremize faydalı olmaya çalışıyoruz. Anneler, engelli çocuğu olsun olmasın kendilerini geliştirmeli. Evlerine kapanıp rutin şeylerden artık vazgeçsinler. Toplumun bilinçlenmesi için önce annenin bilinçlenmesi lazım, anne kendini geliştirecek ki çocuğuna faydalı olsun, çocuk da çevresine ve topluma faydalı olsun. Gelişmiş bir toplumun temeli anneden geçiyor. ”

Categories
Alaturka Gazetesi

EVLADA ADANAN ÖMÜRLER – Engelli çocuklarına hem annelik, hem babalık yapıyor

BARTIN (AA) – SELİM BOSTANCI – Bartın'da yaşayan Fatma Sefer, bedensel ve zihinsel engelli 2 evladına 20 yıldır hem annelik hem de babalık yapıyor.

Topluca köyünde oturan 46 yaşındaki Sefer, bedensel ve zihinsel engelli kızları 27 yaşındaki Derya ve 23 yaşındaki Bengül'le hayatını sürdürüyor.

Zamanının neredeyse tamamını engelli kızlarının yeme, içme ve temizlik gibi günlük ihtiyaçlarını gidererek ve onlarla ilgilenerek geçiren anne Sefer, 20 yıldır babasından kalan maaş ve engelli bakım ücretiyle çocuklarının giderlerini karşılıyor.

Fatma Sefer, 1997'de şiddet gördüğü eşinden boşandığı günden itibaren çocuklarına hem annelik hem de babalık yaptığını söyledi.

İki kızının da doğuştan epilepsi hastası olduğunu ve ailevi problemlerden dolayı çocuklarının tedavileriyle yeterince ilgilenemediklerini anlatan Sefer, “İlk çocuğumu evde doğum yapmıştım ve çocuğum yarı ölü doğmuştu. Doğduktan sonra bir-iki kez doktora götürüldü ama bir şey denilmemişti. Tabii götüren de eşimin yakınlarıydı. Ben 16 yaşında evlenmiştim, ilk çocuğum da 17 yaşındayken olmuştu. Küçük olduğum için yaptıkları şeylere karışamıyordum. Çok fazla ilgilenilmedi ve daha sonra kemik erimesi rahatsızlığı çıktı. Şu anda konuşamıyor ve yürüyemiyor. Yemeğini de ben yediriyorum. ” diye konuştu.

Fatma Sefer, 23 yaşındaki kızının da kafası küçük olarak doğduğunu ve gelişim geriliği olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Küçük kızım 4 yaşındayken 10 aylık bebek görünümdeydi. O yaşta görenler 'Kaç aylık?' diye soruyorlardı. Doktora götürdüğümüzde beyninde damar çekilmesi olduğunu söylediler. Tabii ne tedavi, ne ameliyat yaptırmayla ilgilenecek kimse yoktu. Daha sonra bu da aynı şekilde epilepsi oldu. Çocuklarımın doğumundan bu yana hem konuşmasında, hem hareket kabiliyetinde ciddi bir kayıp gördük ve bir şey yapamadık. Zamanla da yürüyemez ve konuşamaz oldular. ”

Yaklaşık 20 yıldır yatağa bağımlı hale gelen büyük kızı ile bedensel ve zihinsel engelli küçük kızıyla o zamandan bu yana bebek gibi ilgilenmek zorunda kaldığını belirten Sefer, küçük kızını 2005'ten bu yana rehabilitasyon merkezine götürdüğünü, çoğu zaman sırtında çıkarıp, gezdirdiğini anlattı.

Fatma Sefer, Bengül'ün gün içinde birkaç kez ağlama ve bağırma krizine girdiğini söyleyerek, “Öyle durumda ne yapacağımı şaşırıyorum. Büyük kızımın kolu ve ayağı kırık olduğu için yatalak şekilde duruyor, onu da belirli aralıklarla yerinden kaldırabiliyorum. ” dedi.

– “Bu yaşıma kadar da sadece devlet sahip çıktı ”

Gününün tamamını engelli çocuklarıyla geçirdiğini, onlarla oyun oynadığını ve sarılıp şefkat gösterdiğini aktaran Sefer, onların yüzü gülünce mutlu olduğunu, duygulandığını, gülebildiği, bir ağrısı, sızısı olmadığı için Allah'a çok şükrettiğini kaydetti.

“Ben onların hem annesi, hem babasıyım, her şeyleriyim. ” derken gözyaşlarına hakim olamayan anne Sefer, onların, teyzesinin de halasının da anneannesinin de babaannesinin de kendisi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bu yaşıma kadar da sadece devlet sahip çıktı. Ben geçimimi devletin sayesinde sağlıyorum. Evim kira. Babamdan kalan maaş ve çocuklarımın bakım parası dışında bir gelirim yok. Tabii bu da onların bez, yeme içme masraflarına ve ev kirasına ancak yetiyor. Hayatım gördüğünüz gibi ama yine de şükrediyorum. Bazı insanlar atıyorlar, ben de mi atayım? Ben hayatımı çocuklarıma adadım. Hiçbir yere gidemiyorum. Tabii herkes gibi ben de çocuklarımla parklarda, bahçelerde gezeyim isterim ama bizim öyle şansımız yok. ”

Bu yaşına kadar Anneler Günü yaşayamadığını dile getiren Fatma Sefer, “Ben o duyguyu yaşayamadım. Anneler Günü nedir bilmiyorum ama tüm annelerin günü kutlu olsun. Çocuklarımla ilgilenmek çok zor. Bazen bıktığım oluyor ama ne yapayım, şükrediyorum. Şu anda en büyük isteğim ev. Kiradan kurtulmak istiyorum. Ben hayatımdan şikayetçi değilim. Etsem de ne fayda. Allah devletimizden razı olsun. Rehabilitasyon merkezine gidiyoruz, bakım parası alıyoruz ama en büyük hayalim kendi evimin olması. ” şeklinde konuştu.