DOĞU GUTA/ANKARA(AA) – MUHAMMED MİSTO/ADHAM KAKO – Suriye'de abluka altındaki Doğu Guta'da Beşşar Esed rejiminin topçu saldırısında annesiz kalan ve sol gözünü kaybeden Kerim bebek, yaşama tutunmaya çalışıyor.
Başkent Şam'ın doğusunda Esed rejiminin ablukada tuttuğu Doğu Guta'da sivillerin acıları her gün artıyor.
Birleşmiş Milletlerin (BM) ve uluslararası toplumun Doğu Guta'daki ölümlere sessiz kalmasını fırsata çeviren rejim, 14 Kasım'dan bu yana bölgeye yoğun topçu saldırıları düzenliyor.
Minik Kerim, rejimin bir ay önce Doğu Guta'nın Hammuriye beldesindeki bir pazar yerine düzenlediği topçu saldırısında annesini kaybederek öksüz kaldı.
Saldırıya annesinin kucağında yakalanan 2 aylık Kerim bebek, sol gözünü kaybetti, kafa tasında da ciddi kırıklar oluştu.
Kafasının sol tarafında büyük yara izleri bulunan Kerim'in bakımını üstlenen çocuk yaştaki ağabeyi ve ablaları, ona annelik yapıyor.
Rejimin saldırısında eşini kaybeden baba Ebu Muhammed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinin geçimini sağlayacak düzgün bir iş bulamadığını belirterek abluka altında geçinmenin zor olduğunu vurguladı.
Ebu Muhammed, “Eşim şehit olduğunda Kerim bir aylık bebekti. Şimdi ikinci ayına girdi. 4 çocuğum daha var. Kerim'in sürekli bakıma ihtiyacı var. Tek gözünü kaybetti. Kafasında ise kırıklar var. ” ifadelerini kullandı.
– “Eltimin öldüğünü o an anlamıştım, bütün organları dağılmıştı ”
Kerim bebeğin annesinin öldüğü saldırıdan yaralı olarak kurtulan Um Ahmet, “Saldırı anı, eltimle değirmenden un almaya gidiyorduk. Evden çıktıktan yaklaşık 15 dakika sonra, önümüze bir roket düştü. Patlamanın şiddetiyle o bir tarafa ben diğer tarafa düştüm. Patlamadan sonra ayağa kalktım, o an yaranın sıcaklığında ağrı hissetmemiştim, ayağa kalktım, eltim iyi mi diye baktım, ama paramparça olmuştu. ” diye konuştu.
Um Ahmet, saldırı sonrası ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirterek “Eltimin öldüğünü o an anlamıştım, bütün organları dağılmıştı. Bizimle çok sayıda kişi yaralanmıştı. Çok korkmuştum. Saldırı sonrası ölen bir kadın daha gördüm. Onun da kafası kopmuştu. ” dedi.
Yataktan kalkmakta zorlanan 8 çocuk annesi Um Ahmet, “Saldırıda Kerim bebek kafasından yaralandı, çok yazık sol gözünü kaybetti. Ben de yaralandım, hala tedavi görüyorum. Durumumuz çok kötü. İlaçlar çok pahalı, satın almak için paramız yok. Zaten bulamıyoruz. Eşim ilaçlarımı her yerde aradı ama bulamadı. Ağrı kesiciler olmasa acıdan duramıyorum. ” ifadelerini kullandı.
– “Tek yemeğimiz arpa ekmeği ”
Um Ahmet, rejimin ve destekçilerinin ablukası yüzünden Doğu Guta'da çocuklarına yemek bulamadıklarının kaydederek “Maddi durumumuz çok kötü. Çocuklarım dünden beri yemek yemediler. Dün çocukları komşularıma gönderip 2 kilogram arpa aldık. Arpayı öğütüp hamur haline getirip ekmek yaptık, onu yediler. Tek yemeğimiz Arpa ekmeği. ” dedi.
Um Ahmet, “Bulduğum ilaçları ve ağrı kesicileri yiyecek, yemek bulamadığım için hep aç karnına içiyorum. Daha bir şey yiyemedim dünden beri. Durumuz çok kötü. ” diye konuştu.
Şam'ın doğusundaki bölgede 400 bin sivil, 5 yıldır askeri kuşatma altında yaşıyor. Doğu Guta'ya bu yılın nisan ayına kadar kaçak yollar, gizli tüneller ve tüccarlar aracılığıyla kısıtlı da olsa gıda girişi sağlanabiliyordu. Ancak söz konusu dönemden bu yana rejim ve destekçisi yabancı terörist grupların ablukayı sıkılaştırmasıyla bölgeye gıda maddesi ve ilaç sokmak imkansız hale geldi. Bu durum bölge halkının günlük yaşamını daha da zora soktu.
Doğu Guta, Astana anlaşmaları çerçevesinde “gerginliği azaltma bölgesi ” ilan edilmişti. Rejimin garantörü Rusya, 22 Temmuz'da ateşkesin yürürlüğe girdiğini duyurmuştu ancak buna rağmen rejimin saldırıları aralıksız sürüyor.

