DİTİB Merkez Camisi açılışı

KÖLN (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir süredir belli çevreler, bilhassa yurt dışında yaşayan kardeşlerimizi iki taraflı bir cendereye almaya çalışıyor. Bir yanda DEAŞ, FETÖ ve PKK gibi katil sürüleri üzerinden gençlerimiz terör tuzağına çekilirken diğer yandan ırkçı örgütler Müslümanların hak ve hukukunu hiçe sayıyor." dedi.

Erdoğan, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Merkez Camisi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Mescid-i Nebevi'den bu yana bütün camilerin ibadet mekanı olmanın yanı sıra aynı zamanda birer eğitim-öğretim yuvası olduğunu söyledi.

Camilerin asırlardır hem çocukların Kur'an öğrendiği birer mektep hem dini ilimlerin okutulduğu birer medrese hem de vaazlarla her yaştan kadın ve erkeklerin maneviyatını geliştirdiği birer eğitim merkezi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, camilere bu çerçeveden bakılmasının büyük önem arz ettiğini vurguladı.

Başkan Erdoğan, "Sadece Köln Merkez Camisi'nden değil, Almanya ve Avrupa genelindeki tüm mescitlerden en iyi şekilde istifade etmemiz gerekiyor. Namazlarımızı kılıp gittiğimiz mekanların ötesinde buraları merkez edinerek her alanda kendimizi geliştirmenin yollarını aramalıyız. Evlerimizin neşesi, geleceğimizin teminatı çocuklarımızı camilerimize daha çok getirmeliyiz, ayaklarını buralara daha çok alıştırmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Kadınların da camilerden daha fazla istifade etmesinin sağlanması gerektiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cuma namazına, bayram namazına gidemezsin.', böyle diyorlar ya, hanımların ayağını camilerden kesiyorlar. Niye gitmesin, gidecek. Hanımlar da camilerde yerini alacak ki camilerimizin asıl anlamı güç bulsun. Gayrimüslim dostlarımızın buralara gönül rahatlığıyla, asla çekinmeden gelebilmelerini temin etmeliyiz. Onlar da gelmeli.

Hangi inanca mensup olursa olsun şehrimizde yaşayan fakir fukaranın camilerimizin bereketinden faydalanacakları imkanlar oluşturmalıyız."

Erdoğan, "DİTİB Köln Merkez Camii ve Külliyesi'ni adına yaraşır bir merkeze dönüştürmenin mücadelesini vermeliyiz. Burası, bizi Avrupa'nın ötekisi, düşmanı gibi göstermeye çalışanlara inat, bu topraklardaki varlığımızın timsali olmalıdır." dedi.

– "Çifte vatandaş olarak Almanya'da bulunsa ne olur sanki?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk vatandaşlarının Almanya'ya 57 yıl önce "Birkaç yıl burada çalışayım, ondan sonra dönerim" düşüncesiyle gelmiş olabileceğini ama bu vatandaşların birçoğunun şimdi "çifte vatandaş" olduğunu anlattı.

Şimdilerde çifte vatandaşlık konusunun önünün kesildiğini ve bu konuyu birkaç kez ilgililerle görüştüklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu işin önünü yeniden açmalısınız.' dedik. Yani burada bunca yıldır duran 3,5 milyon soydaşımız, vatandaşlarımız var. Önlerini açsalar, onlar da çifte vatandaş olarak Almanya'da bulunsa ne olur sanki? Buradaki sahiplenmeleri, duruşları çok daha farklı olacaktır. Temenni ederim ki gün ola harman ola, bunun da önü açılır.

Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Yani Alman gelse bizde biraz kalsa, ondan sonra bizden vatandaşlık istese bu fakir ona ikinci vatandaşlığı verir. Niye? Bunlar halkların kaynaşmasını getiriyor. Bunu başarmamız lazım. Yani sicili bozuk olmadıktan sonra niye vermeyelim, yeter ki sicil sağlam olsun."

– "Hepinizi bir olmaya, beraber olmaya davet ediyorum"

"Burası bizi dışlamak isteyenlere ders verircesine bir arada yaşamanın merkezi olmalıdır." diyen Başkan Erdoğan, caminin çocukların neşesi, gençlerin heyecanı, yaşlıların hikmetiyle dolması, kadınların da nezaketi ve becerisiyle süslenmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Buradaki her bir insanımızın Köln Merkez Camisi'ni merkeze alarak çalışmalarını yürüteceğine inanıyorum ama ben tüm Müslüman kardeşlerimden, farklı STK'lar, dernekler altında olabilir, Allah rızası için hepinizi bir olmaya, beraber olmaya davet ediyorum." şeklinde konuştu.

"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız." ayetini anımsatan Erdoğan, "Kardeşim niye biz buraya sarılmıyoruz da farklı farklara, yerlere savruluyoruz? Sıkıntı burada. Halbuki toptan, sımsıkı Allah'ın ipine sarıldığımız zaman aramızda ayrılık, gayrılık olur mu? Olmaz. Bunu başarmamız lazım. Matematik olarak iki kere iki dört, eyvallah. Rabbimin hükmü de bu. Bunu başarmamız lazım." ifadelerini kullandı.

– "Irkçı örgütler Müslümanların hak ve hukukunu hiçe sayıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanların feraset ve basiret sahibi olmalarıyla tanımlandıklarına işaret ederek, şunları dile getirdi:

"Hiç olmadığı kadar basiret ve ferasetle hareket etmemiz gereken hassas bir dönemin içindeyiz. Onun için birliğimizi, beraberliğimizi işaret ediyorum. Bir süredir belli çevreler, bilhassa yurt dışında yaşayan kardeşlerimizi iki taraflı bir cendereye almaya çalışıyor. Bir yanda DEAŞ, FETÖ ve PKK gibi katil sürüleri üzerinden gençlerimiz terör tuzağına çekilirken diğer yandan ırkçı örgütler Müslümanların hak ve hukukunu hiçe sayıyor.

Bugüne kadar en fazla zararı Müslümanlara vermiş, en çok Müslüman kanı dökmüş terör örgütleri İslamist ve cihadist gibi ifadelerle yine Müslümanlara yamanmak isteniyor. Her fırsatta ifade ettiğim bir hususu burada tekrarlamak istiyorum: Adı, iddiası, ideolojisi ne olursa olsun, teröre bulaşan, şiddete bulaşan, Müslümanların canına kasteden hiçbir yapının İslam'la, Müslümanlıkla, bizim inancımızla bağı yoktur."

Başkan Erdoğan, "Hristiyan terörü", "Musevi terörü", "Budist terörü" gibi sıfatlar nasıl yanlışsa "İslami terör" kavramının da yanlış ve hatalı olduğuna dikkati çekerek,"Bu tür kavramları piyasaya sürenler ve kullananlar açık söylüyorum, kesinlikle iyi niyetli değildir." dedi.

(Sürecek)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?