Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 73. Genel Kurulu'na hitap etti

NEW YORK (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(FETÖ) Bunun başı şu anda ABD'de, Pensilvanya'dadır. 400 dönümlük arazide yaşamakta, buradan dünyanın 160 ülkesine terör ihraç etmektedir." dedi.

Erdoğan, BM Genel Kurul Salonu'nda, BM 73. Genel Kurulu Genel Görüşmeleri Açılışı'nda yer alarak, Genel Kurul'a hitap etti.

Genel Kurul'un bu yıl ki temasında tescil edildiği gibi dünyanın barışçıl, eşitlikçi ve sürdürülebilir toplumlar için küresel liderliğe ve ortak sorumluluğa her zamankinden daha çok ihtiyacının bulunduğunu belirten Erdoğan, Türkiye olarak Birleşmiş Milletler çatısı altında bu doğrultuda önemli gayretlerin ortaya koyulduğunu vurguladı.

Erdoğan, Finlandiya ile 2010'da başlattıkları "Barış İçin Arabuluculuk Girişimi"nin 56 üyeli bir dostluk grubuyla desteklendiğini hatırlattı. Halen dönem başkanlığını yürüttükleri "İslam İşbirliği Teşkilatı" bünyesinde de bu yönde ciddi adımlar attıklarını anlatan Erdoğan, İspanya ile başlattıkları "Medeniyetler İttifakı Girişimi"nin de 146 üye ülkenin katılımıyla bir Birleşmiş Milletler Girişimi haline dönüştüğünü ifade etti.

Açlıkla boğuşan Somali'nin ayağa kaldırılması konusunda tüm dünyaya örnek olacağına inandığı bir kalkınma programı uyguladıklarına dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'den bir hayli uzakta olan Arakan'daki milyonlarca mazluma yardım için imkanları seferber ettiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez krizinin çözümü konusunda samimi çaba sarf ettiklerine değinerek, Irak'ta tüm tarafları, ülkenin ortak geleceği doğrultusunda çaba göstermeleri için teşvik ettiklerini bildirdi.

Irkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı gibi konularda Avrupa başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan olumsuzlukların önüne geçmek için gayret gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Dünyadaki ülkelerin pek çoğunun bünyesindeki radikal grupları ihraç ettikleri bir yer haline dönüşen Suriye'deki gelişmeler karşısında da aktif bir tutum içindeyiz.
Gerek Cenevre ve Astana süreçlerine verdiğimiz destekle gerekse sahada oluşturmayı sürdürdüğümüz güvenli bölgeler aracılığıyla, Suriye'nin yeniden huzurlu bir yer haline gelmesini sağlamaya çalışıyoruz. Cerablus ve Rai bölgelerini DEAŞ'tan, Afrin bölgesini PKK-PYD-YPG terör örgütünden temizleyerek 4 bin kilometrekarelik bir alanı milyonlarca Suriyeli için güvenli ve huzurlu bir yer haline getirdik.

Son olarak Rusya ile birlikte imzaladığımız Soçi Mutabakatıyla rejimin 3,5 milyon sivilin yaşadığı İdlib Çatışmasızlık Bölgesi'ne yönelik kanlı saldırılarının önüne geçtik.
Daha önce Halep, Hama, Humus, Dera ve Doğu Guta'da yaşanan katliamların İdlib'de tekrarlanmasını engelleyerek Suriye'de barışa ve siyasi çözüme giden yolu açık tuttuğumuza inanıyoruz.
Hedefimiz, Menbiç'ten başlayarak Irak sınırına kadar olan Suriye topraklarının tamamını teröristlerden temizlemektir."

– "Terör örgütlerine karşı ilkeli bir yaklaşım sergilenmesini istiyoruz"

"Buradan tüm tarafları, Suriye'de adil ve sürdürülebilir siyasi çözüm arayışlarına yapıcı bir anlayışla destek olmaya davet ediyorum." çağrısında bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

"Terör örgütlerine karşı ilkeli bir yaklaşım sergilenmesini istiyoruz.
Taktik çıkarları uğruna teröristleri on binlerce tır ve binlerce kargo uçağı silahla donatanlar, gelecekte bunun acısını mutlaka çekeceklerdir.
Bir yandan terör örgütlerini desteklemek, bir yandan kapıları mültecilere kapatmak, bunun tüm yükünü de Türkiye gibi birkaç ülkeye yüklemek, kimsenin geleceğini daha güvenli, daha müreffeh yapmaz.
Tam tersine bu şekilde ötelenen sorunlar, bir süre sonra artık mevcut tedbirlerle üstesinden gelinemeyecek boyuta ulaşır.

Onun için gelin Suriye, Irak, Yemen, Libya, Afganistan, Ukrayna gibi fiili; Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Afrika, Orta Afrika, Körfez ve Doğu Akdeniz gibi potansiyel sorun alanlarının çözümü için daha samimi ve yapıcı gayretler ortaya koyalım.
Unutmayınız, dünyanın her yerinde asgari bir huzur ve refah düzeyi oluşturamazsak, hiç kimsenin kendi sınırları içinde güvenle yaşamayı sürdüremeyeceğini bilmeliyiz."

– "Dünya ülkelerini, FETÖ'ye karşı harekete geçmeye davet ediyorum"

Terör örgütlerinin hepsinin tüm güçlerini silahlı eylemlerinden almadığına dikkati çeken Erdoğan, "Bazıları daha karmaşık, daha gizli, daha aldatıcı yöntemler kullanıyor.
Ülkemizde 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişimine kalkışıp 251 vatandaşımızı şehit eden, 2 bin 193 vatandaşımızı yaralayan FETÖ, işte böyle bir terör örgütüdür. Peki bunun lideri şu anda nerededir? Bunun başı nerededir? Bunun başı şu anda, evet, Amerika'da, Pensilvanya'dadır. 400 dönümlük bir arazide şu anda yaşamakta ve buradan dünyanın 160 ülkesine terör ihraç etmektedir. Bu örgüt, faaliyetlerini 'eğitim', 'yardımlaşma', 'diyalog' gibi parıltılı kavramların ardına saklanarak, sivil toplum örgütü veya ticari kuruluş görünümünde sürdürmektedir." diye konuştu.

Başkan Erdoğan, Türkiye'de 40 yıl boyunca işte bu aldatmacayla gelişen, büyüyen terör örgütünün, kendini yeteri kadar güçlü hissedince gerçek yüzünü gösterdiğini vurguladı.

Önce emniyet ve yargı kurumlarının içindeki, ardından da silahlı kuvvetlere sızdırdığı elemanları aracılığıyla ardı ardına darbe teşebbüsleri başlattığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu örgüt zaman içinde ülkemizde sahip olduğu ekonomik ve bürokratik gücü, devletle birlikte siyaseti ve toplumu kontrol altına almak için kullanmaya kalkmıştır.
Milletimizin desteğiyle son 5 yılda yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde FETÖ'yü ülkemizde büyük ölçüde tasfiye ettik.
Şimdi bu terör örgütünün dünyanın dört bir yanında benzer faaliyetler yürüttüğünü görüyoruz.

Türkiye'nin ikazlarına kulak veren, tecrübelerinden ders alan ülkeler birer birer bu örgütü deşifre ediyor ve topraklarından kovuyor. Buna karşılık ne yazık ki dost bildiğimiz birçok ülke ve bunlar hala bunları bize vermemekte ısrar ediyorlar. Tabii ki hala tehlikenin farkına varmamış olanlar bunun bedelini de ağır ödeyecekler. Mesela, FETÖ terör örgütünün Amerika'nın 27 eyaletinde, sadece charter okullar aracılığıyla devlet bütçesinden yılda aldığı para 763 milyon dolardır."

Bu rakama örgütün her türlü kara para aklama işine karışan ticari kuruluşlarının ve gizli gündemleri olan sivil toplum örgütü görünümlü diğer yapıların gelirlerinin dahil olmadığına işaret eden Erdoğan, "Buradan tüm dünya ülkelerini, canım yandığı için açık söylüyorum, FETÖ terör örgütüne karşı dikkatli olmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum.
Silahlı terör örgütleri ve eli kanlı rejimler konusunda sergilediğimiz dayanışmayı bu sinsi örgüt için de göstermeliyiz.
İsteyen her ülkeyle bu konudaki tecrübelerimizi ve elimizdeki bilgileri paylaşmaya hazırız." çağrısında bulundu.

– "Türkiye ticaretin de insan dolaşımının da serbest olmasından yanadır"

Başkan Erdoğan, ticaret savaşlarının her dönemde insanlığa zarar verdiğini, bugün de böyle bir sürecin eşiğinde, hatta içinde olunduğunu söyledi.

Ticari anlaşmaların keyfi bir şekilde iptal edilmesinin, korumacı politikaların yaygınlaştırılması ve ekonomik yaptırımların silah gibi kullanılması karşısında hiç kimsenin sessiz kalamayacağını belirten Erdoğan, "Bu çarpık gelişmelerin zararı, eninde sonunda her ülkeye dokunacaktır.
Dünya ticaret düzeninin tek taraflı kararlarla bozulmasına engel olmak için hep birlikte çalışmalıyız." dedi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in 2030 Küresel Kalkınma Hedefleri'nin başarısı için çalışılması gereken bir dönemde, dünyanın yeni bir ekonomik kırılma yaşamasını hiç kimsenin istemeyeceğine işaret etti.

Kaos çıkarmanın kolay, düzeni sağlamanın zor olduğunu ifade eden Başkan Erdoğan, "Bugün bazı ülkeler ısrarla kaos çıkarmaya çalışıyor.
Merhametin, vicdanın, hukukun, hakkaniyetin, umudun kaybolduğu bir dünya düzeni kadar büyük tehlike yoktur.
Şu anda hep birlikte böyle bir tehlike ile karşı karşıyayız.
Türkiye, ticaretin de insan dolaşımının da serbest olmasından yanadır.
Bu konularda yaşanan her geriye gidiş, bizi olumsuz etkiliyor.
Üstelik, bu tutumun tehdit diliyle, dayatmayla, ikili ilişkilerin geçmişinin tümden yok sayılmasıyla ortaya konması üzüntümüzü daha da artırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

– "Ekonomi' konusunda sorumlu hareket edilmesini bekliyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunları eşit şartlarda yürütülecek yapıcı diyalogla çözmekten yana olduklarını vurguladı.

Her alanda olduğu gibi ekonomi konusunda da sorumlu hareket edilmesini beklediklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dünya Ticaret Örgütü, G20, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ile tesis ettiğimiz Gümrük Birliği gibi uluslararası platformlarda muhataplarımızla etkin, uyumlu ve yapıcı iş birliği içindeyiz.
Türkiye olarak her zaman iş yaptığımız, iş birliği yaptığımız muhataplarımızla birlikte kazanmaktan yana olduğumuzu ifade ediyoruz. Hedef, kazan-kazan.

Bu samimi yaklaşımımız ortadayken, ülkemize yönelik ithamları ve baskıları haksızlık olarak değerlendiriyoruz. Bizimle aynı perspektifi paylaşan ülkelerle ve kurumlarla beraber dünyanın içine çekilmeye çalışıldığı bu siyasi ve ekonomik kaosun üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz.
Bu konuda sizlerin desteğini bekliyoruz."

– "Merkezinin İstanbul olmasını teklif ediyoruz"

Başkan Erdoğan, sözlerine son vermeden iki hususu daha paylaşmak istediğini belirterek, "İlk olarak Birleşmiş Milletler bünyesinde geleceğimiz olan gençlerimizle ilgili bir kuruluşa ihtiyaç bulunduğunu düşünüyoruz.
Türkiye olarak, Birleşmiş Milletler Gençlik Kuruluşunun bir an önce tesis edilmesini ve merkezinin de dünya tarihinin sembol şehirlerinden İstanbul olmasını teklif ediyoruz. İstanbul'da halen inşa edilmekte olan bir gençlik merkezini, bu kuruluşumuza tahsis edebiliriz." dedi.

İkinci olarak 2005'te Türkiye'de düzenlenen "Dünya Yaşlanma Zirvesi"nde, 2019 yılının "Uluslararası Yaşlılık Yılı" olarak belirlendiğini anımsatan Erdoğan, "Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Uluslararası Yaşlılık Ajansı ülkemizde kuruluyor ve 3'üncü Dünya Yaşlılık Kurultayı da İstanbul'da yapılıyor.
10 Aralık'ta İstanbul'da gerçekleştirilecek bu kurultaya sizleri davet ediyoruz." ifadesini kullandı.

Bir kez daha 73'üncü Genel Kurul çalışmalarının başarılı geçmesini dileyen Erdoğan, "İnsanlığın ortak parlamentosu olan bu çatı altında temsil edilen tüm ülkeleri ve halkları, şahsım ve devletim adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum." diyerek konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?