Büyükelçi Karlov suikastı davası

ANKARA (AA) – Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 28 sanıklı davaya devam edildi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, tutuklu bulunduğu cezaevinden video konferansla katılan sanık Hayreddin Aydınbaş'ın savunması alındı.

Aydınbaş, okuduğu yazılı savunmasının bir suretini de mahkemeye sundu.

Savunmasında, üzerine atılı suçlamalara değinmeyen Aydınbaş, iddianame, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı ve mahkemeye yönelik eleştirilerde bulundu.

"Hukuk tarihinde eşine az rastlanır bir fecaatle karşı karşıya olunduğunu" iddia eden Aydınbaş, "Olay, misafir olduğu bir ülkede İçişleri Bakanlığına bağlı bir polis memurunun işlediği bir cinayetken, nedenini hala çözemediğimiz saiklerle anayasal düzene saldırı teşebbüsü dosyası haline dönüştürülmüş ve siyasi bir dosya haline getirilmiştir" dedi.

İddianamenin "çelişkili" olduğunu öne süren Aydınbaş, "gerçeklerin çarpıtıldığını" iddia etti.

Aydınbaş, "savcılığın haddini aştığını, mahkemenin de tarafsızlığını yitirdiğini" öne sürdü.

Mahkeme Başkanı Hüsamettin Otçu, savunmasını okumasının ardından sanığa, "Soruşturma aşamasındaki beyanlarına ne diyorsun?" sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine "Onların tamamı çöptür" ifadesini kullanan Aydınbaş, yalnızca sanıklardan, suikastın gerçekleştiği "Gezgin Gözüyle Kaliningrad'dan Kamçatka'ya" adlı serginin organizatörü sanık Mustafa Timur Özkan'ın kendisiyle ilişkisini anlattığı kısımlara aynen katıldığını bildirdi.

Mahkeme heyeti davayı yarın 09.30'a erteledi.

  • Karlov suikastı ve iddianame

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, 19 Aralık 2016'da katıldığı sergide, polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş'ın silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetmiş, Altıntaş da polis tarafından vurularak öldürülmüştü.

Olaya ilişkin soruşturma sonucunda FETÖ elebaşı Gülen'in de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında dava açılmıştı. İddianamede Gülen ile 16 sanığın suikastla doğrudan bağlantıları ortaya konurken "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "terör amacıyla tasarlayarak öldürme" suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanında "terör amaçlı tasarlayarak öldürmeye azmettirme" ve "terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından çeşitli sürelerle hapis cezasına çarptırılmaları istenmişti.

Soruşturma kapsamında ulaşılan ve biri suikastçı Altıntaş'ın örgüt içindeki "öğretmeni" Şahin Söğüt'ün eşi Ayşe Söğüt ile İzmir Polis Meslek Yüksekokulundaki eğitimi sırasında Altıntaş ile aynı "örgüt hücresi"nde yer aldığı kaydedilen 12 sanığın ise cinayetle doğrudan ilişkileri açığa çıkartılamazken FETÖ üyesi oldukları belirlenerek "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapse çarptırılmaları talep edilmişti.

İddianamede Karlov suikastının arkasında 15 Temmuz darbe girişiminin faili ve aynı zamanda casusluk ve istihbarat örgütü olan FETÖ'nün bulunduğu, suikastın, "Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilere yönelik provokasyon türünde bir eylem" olduğu kaydedilmişti.

Davanın örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile Şerif Ali Tekalan ve Emrullah Uslu'nun da aralarında bulunduğu kimi sanıklar firari durumda bulunuyor.

Aydınbaş'ın ise "Karlov'a saldırı kararının alınmasından sonra örgüt yöneticisi Şerif Ali Tekalan'ın talimatı doğrultusunda Mustafa Timur Özkan ile sergi organizasyonu konusunda çalıştığı, ByLock kullandığı, FETÖ içerisinde 'Selim' kod ismiyle faaliyet yürüttüğü" kaydedilmişti.

Aydınbaş'ın FETÖ'ye eleman kazandırmaya çalıştığı, örgütün çaldığı bazı sınavların sorularını örgüt mensuplarına verdiği ve İstanbul'da hakkında yürütülen soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği ifade edilen iddianamede, Aydınbaş'ın örgütte yer aldığını ancak 2008'de ayrıldığını bildirdiği aktarılmıştı.

Aydınbaş'ın FETÖ'nün tepe yönetiminden üç isimle irtibatı belirlendiği bildirilen iddianamede, Aydınbaş'ın kasım 2013-haziran 2014 arasında Hazar Strateji Derneğinin sahibi olduğu Hazar İletişim Tanıtım ve Yayıncılık AŞ'de çalıştığı, derneğin ise darbe girişimi sonrası kapatıldığı belirtilmişti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?