15 Temmuz'da Orhanlı gişelerindeki olaylara ilişkin dava

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Tuzla Orhanlı gişelerinde meydana gelen olaylarla ilgili 65 sanığın yargılandığı davada, sanıkların son sözleri alınıyor.

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, 65 tutuklu sanık ile avukatları katıldı. Duruşmada, Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müşteki avukatları da hazır bulundu.

Mahkeme başkanı, davayla ilgili kararını açıklayacağını ifade ederek, sanıklara son sözlerini sordu.

Son sözlerini söyleyen sanıklardan bazıları şiir okudu, bazıları ise ailelerine teşekkür etti.

Sanıkların son sözlerinin alınmasıyla duruşma devam ediyor.

– Mütalaa

Cumhuriyet Savcısı Orhan Uzun, bir önceki celsede açıkladığı mütalaasında, 63 sanığın "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, 2 sanığın bu suçtan beraatini, tüm sanıkların "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan da 7 yıl 6 aydan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

– İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Bülent Başar ve Hikmet Pak tarafından hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuzla Orhanlı gişeler ve Mehmetçik Vakfı mevkisinde meydana gelen olaylara yer veriliyor.

İddianamede, biri polis 6 kişinin şehit edilmesi, 42 kişinin yaralanmasına ilişkin 4 subay, 178 Hava Harp Okulu öğrencisi ve 5 er olmak üzere 184'ü tutuklu 187 asker "sanık", 118 kişi "mağdur-müşteki" sıfatıyla bulunuyor.

Darbeci askerlerin Yalova Hava Meydan Komutanlığı'ndan İstanbul'a intikal ederek, Tuzla Orhanlı gişeler ile Sultanbeyli / Mehmetçik Vakfı bölgelerinde faaliyet gösterdikleri anlatılan iddianamede, Orhanlı gişelerinde darbecilerin tüm uyarılara rağmen teslim olmadıkları, bölgede görev alan kolluk kuvvetleriyle çatışmaya girdikleri belirtiliyor.

Söz konusu çatışma sırasında darbeci subaylar Binbaşı Ferhat Günay ve Teğmen Emre Demirbilek'in etkisiz hale getirildiği kaydedilen iddianamede, sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, bazı sanıkların ise "kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, silahla kasten yaralama, cebir ve tehdit kullanarak, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte kişileri özgürlüklerinden yoksun kılma, mala zarar verme, iştirak halinde kamu malına zarar verme" suçlarından 10 yıl ile 5 kez müebbet hapis arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Mahkemece, yargılama konusunun iki ayrı olay olduğu, birbirleriyle bağlantısının bulunmadığı, "Orhanlı gişeleri" ve "Sultanbeyli'deki olaylar" olarak bilindiği kanaatine vararak, yargılamanın etkin ve hızlı yürütülmesi, müşteki ve tanıklarla delillerin bir bütün olarak ayrı dosya içerisinde değerlendirilmesi için ayırma kararı vermişti.

İddianamedeki 3'ü rütbeli, 3'ü er, 116'sı öğrenci, 122 sanık "Sultanbeyli'deki olaylar", 65 sanık da Orhanlı gişeleri davasında yargılanıyor.​

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?