Türkiye “insan odaklı dış politika”sını yardımlarla güçlendiriyor

ANKARA (AA) – NAZLI YÜZBAŞIOĞLU – İnsani yardım ve uluslararası acil durumlarda tüm kamu kurum ve kuruluşları ile STK'ları uyumlu ve etkili çalışan Türkiye, ırk, din, dil, cinsiyet farkı gözetmeksizin ihtiyaç duyulan yerlere, süratle ve imkanların elverdiği ölçüde insani yardım ulaştırmaya ve uluslararası çabalara katkı sunmaya devam ediyor.

AA muhabiri, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla Türkiye'nin doğal afetler, savaş, yoksulluk ve toplumsal çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan ülkelere yönelik bazı sağlık, gıda ve su gibi insani yardım desteğini derledi.

Başta Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), AFAD ve Türk Kızılayı'nın yanı sıra pek çok sivil toplum örgütünün insani yardımlar alanında oldukça aktif olduğu Türkiye, insani yardımlarını sadece ikili düzeyde değil, BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi (OCHA), Dünya Gıda Programı (WFP) gibi uluslararası örgütler aracılığıyla da yapmaya gayret ediyor.

– Suriye'deki krizin insani boyutunu Türkiye gördü

Türkiye'nin son dönemde insani yardımlar alanındaki faaliyetlerinin başlıca belirleyici unsuru, Suriye'deki krizin insani boyutu oldu.

Uluslararası insani hukuktan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, ülkelerindeki şiddetten kaçan Suriyelilere yönelik izlediği açık kapı politikasına devam eden Türkiye, zorla geri göndermeme ve sınırdan geri çevirmeme ilkelerini titizlikle uyguladı.

Türkiye, uluslararası hukuk uyarınca 3,5 milyon Suriyeliye ayırım gözetmeksizin koruma sağlamayı sürdürerek, barınma merkezleri ve kampların dışında yaşayan Suriyelilerin ihtiyaçlarını karşılıyor.

Türkiye ayrıca, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler (BM) eşgüdümünde Suriye'nin içine gönderdiği yardımların da ana geçiş noktası konumunda.

Türkiye'den Suriye tarafına 30 Haziran 2018 itibarıyla geçen BM kamyonu sayısı, 16 bin 356'ya ulaştı. Suriye'ye yönelik sınır ötesi insani yardım sevkiyatları, BM Güvenlik Konseyi kararıyla kurulan "İzleme Mekanizması" nezaretinde gerçekleştiriliyor.

Öte yandan, Zeytin Dalı Operasyonu kapsamında Türkiye bölgede yaşayanlara yönelik insani yardımlarına hız kazandırdı. Bu çerçevede AFAD ve Kızılay eşgüdümünde ihtiyaç sahiplerine düzenli olarak giyecek, yiyecek, barınma ve tıbbi malzeme yardımları yapılıyor.

– Afet ve çatışma alanlarına acil insani yardım

Türkiye'nin son dönem insani yardım faaliyetleri arasında 2004'te meydana gelen Güneydoğu Asya depremi, 2005'teki Pakistan depremi, 2006'da Lübnan'da yaşanan insani kriz, 2008 sonunda ortaya çıkan Gazze krizi, 2010'da meydana gelen Haiti ve Şili depremleri ile Pakistan'daki sel, 2011'deki Japonya depremi, 2013'teki Filipinler'de meydana gelen tayfun, 2014'te Balkanlar'da meydana gelen sel felaketi ve Gazze'ye yönelik saldırı, 2015'de Nepal depremi ile Irak'taki çatışma kaynaklı insani kriz, 2015 ve 2016'da Yemen ve Libya'daki insani kriz ile 2016'da Makedonya'daki sel felaketi sonrasında gerçekleştirilen yardım operasyonları başı çekiyor.

Son dönemdeki insani yardımlar çerçevesinde Türkiye, geçen yıl Sudan, Nijer ve Çad'da bulunan mültecilerin ihtiyaçlarını karşıladı, Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) Myanmar'daki Göçmen Koruma faaliyetleri kapsamında Nisan 2016-Nisan 2018 dönemi finansman ihtiyacı için maddi katkı sağladı.

Türkiye ayrıca, Mozambik'in güneydoğu sahillerini vuran Dineo tropik fırtınası, Kolombiya'da meydana gelen sel ve heyelan, Moldova'da yaşanan yoğun kar yağışına bağlı hasarlar, Arnavutluk'ta meydana gelen sel baskınları ve Irak'ta yaşanan deprem sonrasında da nakdi ve ayni yardımlarda bulundu.

Gürcistan'ın Borjomi va Abstumani bölgelerinde Ağustos ve Eylül 2017'de çıkan orman yangınlarına destek kapsamında Türkiye, 2 helikopter ve 1 yangın söndürme uçağı tahsis etti.

Türkiye, Yemen halkının acil ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak için de 2015 ve 2016 'da yaptığı insani yardımlara ek olarak "Yemen'deki İnsani Krize İlişkin Üst Düzeyli Taahhüt Etkinliği"nde 1 milyon dolar maddi taahhütte de bulundu.

Bunun yanı sıra 10 bin 560 ton insani yardım malzemesi taşıyan bir gemi geçen yıl temmuz ayında Yemen'e gönderildi. Ayrıca, Kızılay ve AFAD eşgüdümünde Sağlık Bakanlığı ve TİKA'nın katkılarıyla kolera tedavisinde kullanılan yaklaşık 50 ton ilaç ve tıbbi malzeme ile un, gıda ve giyim malzemesi, tekerlekli sandalye ve iki sahra hastanesinden oluşan yardım da deniz yoluyla 20 Temmuz 2017'de Aden'e ulaştırıldı.

Türkiye, Arakanlı Müslümanlara da gıda ve tıbbi malzeme yardımlarının yanı sıra barınma ve sağlık alanlarını içeren büyük ölçekli bir kampın kurulması çalışmalarını AFAD, Kızılay ve TİKA eşgüdümünde sürdürüyor. Bu kapsamda, öncelikle bir sahra hastanesi geçen yıl aralık ayında Bangladeş'e sevk edildi.

TİKA'nın Arakanlı Müslümanlara yardımları kapsamında, Bangladeş'te günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıtımı devam ediyor. Günde yaklaşık 3,5 ton gıda kullanılarak yemek hazırlanan mutfaklarda 40'ı Arakanlı olmak üzere toplam 100 kişiye geçici istihdam sağlandı.

Arakanlı Müslümanların sığındığı Bangladeş'e bugüne kadar yapılan yardımlardan bazıları ise 60 ton gıda maddesi, mülteci kamplarında kullanılmak üzere 2 ambulans, 10 bin battaniye, kamp alanında güvenliği sağlamak üzere 16 dijital kamera, çocuk oyun parkı ve oyun alanı, 8 su kuyusu, 100 aileye çadır malzemesi, bir camiye tadilat, Cox Bazar Devlet Hastanesi'ne 1 ambulans ve 1 servis aracı olarak kayıtlara geçti.

Acil insani yardımların dışında altyapı projelerine de devam eden TİKA, Arakanlı Müslümanlar için beton yol ve 12 adet pazar yeri, köy yerinde heyelandan korumak için istinat duvarı, kız yurdu, 184 ailenin barınmasını sağlayacak 8 üniteli 23 barınak inşasını tamamlayarak bin kişilik nüfusun barınma ihtiyacını karşıladı. Klinik, havalimanı ve kamp yolu çalışmaları ise devam ediyor.

Türkiye, Filistin halkına doğrudan desteğinin yanı sıra yardımlarını UNRWA aracılığı ile de ulaştırıyor. UNRWA bütçesine yıllık ve ek maddi katkılarda bulunan Türkiye ayrıca, UNRWA ile iş birliği halinde geçen yıl Filistin'e 15 bin ton un gönderdi. Türkiye, 2018 için ise un yardımını 26 bin tona çıkardı.

– Afrika ile ortaklık politikası ve insani yardımlar

Türkiye, "Afrika ile ortaklık politikası"nın "Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler" üretilmesi ilkesinden hareketle bölge ile iş birliğini sürdürürken insani yardımlarını da halka ulaştırıyor.

Mogadişu'da TOKİ tarafından yaptırılan ve donanımı TİKA tarafından sağlanan 200 yataklı Somali Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi, Doğu Afrika'da kapasite ve teknoloji açısından en modern sağlık kuruluşu olma özelliğini taşıyor. Modern ekipmanlarla donatılan hastanede ayda 6 bin kişinin tedavisi sağlanıyor. Hastanede, 28 yataklı acil servis, 4 ameliyathane, 20 yenidoğan gibi birçok ünite hizmet veriyor. Bünyesinde Türk ve Somalili doktorların çalıştığı hastane ülkedeki sağlık altyapısının iyileştirilmesine de destek veriyor.

Başkentte 2011'de açılan TİKA'nın bürosu aracılığıyla yapılan yardımlar kapsamında, başkent ve çevresinde kurulan 4 sahra hastanesinde 2011- 2014 arasında yaklaşık 350 bin kişiye sağlık hizmeti verildi.

TİKA, Somali'ye son iki yılda yaklaşık 15 bin kişiye gıda yardımında bulundu. Ülkede susuzluk ile mücadele etmek için su kuyuları açılması ve altyapı projeleri ise devam ediyor.

Ayrıca, Şabelle Nehri'nin ıslahı ve Jowhar bölgesindeki sulama sisteminin yenilenmesi de Türkiye'nin Somali'de üstlendiği önemli bir proje.

Türkiye'nin Afrika'ya yardımları kapsamında ayrıca, Sudan'dan gelen talep üzerine AFAD'ın temin ettiği 10 bin ton buğday ve TPIC tarafından temin edilen 15 bin mazot yardımı haziran ayında ülkeye ulaştırıldı.

Darfur'da inşa edilen 150 yataklı Türkiye- Sudan Araştırma ve Eğitim Hastanesi de bölgenin en modern ve teşkilatlı hastanelerinden biri olarak Şubat 2014'te hizmete açıldı.

Türkiye, Ambuli Barajı'nın inşaatı için Cibuti'ye 11 milyon avro hibe etti.

– Türkiye, "temiz su ve sıhhi koşullar" için çabalıyor

"Herkes için temiz su ve sıhhi koşulları" ön planda tutan Türkiye, insani sorumluluklarının bilinciyle Ortadoğu, Asya ve Afrika'ya su sektöründe finansal ve teknik yardım çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye, temiz içme suyuna ve sanitasyona erişim olmayan ve kırılgan nüfusun yaşadığı hassas bölgelerde sürdürülebilir güvenli içme suyu sağlamak için, 2008-2016 yıllarında sadece Afrika'nın değişik ülkelerinde 480'den fazla kuyu açtı, 1 milyon 650 binden fazla nüfus bu hizmetlerden faydalandı.

Bir yandan söz konusu ülkelerle mevcut su sanitasyonun sağlanması ve su kalitesinin iyileştirilmesini içeren protokoller imzalayan Türkiye, diğer yandan da Türk kuruluşlarının düzenlediği kampanya, bağış ve taleplerle bir çok bölgede su kuyuları açıyor. Bölge halkının temiz su içmesi için belli aralıklarla su analizleri yapılıyor, ayrıca laboratuvar uygulamaları ve su kuyusu tamiratları konularında yerel teknik personele eğitim veriliyor.

TİKA tarafından son 5 yılda binden fazla su kuyusu açıldı, yaklaşık 100 su deposu inşa edildi ve onarıldı. Bu alanda yüzlerce uzman eğitildi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?