TESK 20. Olağan Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Döviz kurundaki dalgalanmayı önlemeye yönelik pek çok tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde yeni adımlarımız olacak." dedi.

Başkan Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) 20. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, son dönemde karşılaşılan hadiselere bakıldığında, Türkiye'ye yönelik gizli, açık saldırıların demokrasideki eksiklerle ve serbest piyasa ekonomisi kapsamındaki sorunlarla ilgisinin bulunmadığını belirtti.

Bu sürecin en önemli belirleyicisinin, dünyadaki ekonomik eğilimlerin değişmesi olduğunu anlatan Erdoğan, küresel düzeyde finans ve üretim alanındaki yatırımlarda dolaşan paraların bir süredir belirli merkezlerde toplanmaya başladığını ifade etti.

Erdoğan, uluslararası yatırımlardaki daralmanın bu eğilimden dolayı anlayışla karşılanabileceğini, benzer göstergelere sahip tüm gelişmekte olan ülkelerin bu değişimden olumsuz yönde etkinlendiğini belirterek, ancak Türkiye'nin özellikle son birkaç yıldır gelişmekte olan ülkelerin ortalama seyrinden farklılaşan daha olumsuz bir görüntü içinde bulunduğunu kaydetti.

Mesele demokrasi veya serbest piyasa ekonomisi olmadığına göre, bir başka sorunla ve durumla karşı karşıya bulunulduğuna işaret eden Erdoğan, "Elbette bunları söylerken demokrasimizi daha ileriye taşımak, ekonomimizi daha geliştirmek için atmamız gereken adımlar olduğu gerçeğini göz ardı etmiyoruz. Vurgulamak istediğim husus, yaşadıklarımızın, eksiklerimizin, gediklerimizin, yapısal sorunlarımızın ötesinde bir anlama sahip olduğudur." diye konuştu.

– "Zor dönemler zor kararlar vermeyi gerektirir"

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'nin en reformcu, en değişimci ve en yenilikçi partisi olarak misyonunun gereklerini yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni, reformları daha güçlü şekilde hayata geçirmenin fırsatı olarak gördükleri için bu derece heyecanla istediklerini vurgulayan Erdoğan, milletin de bu vaatlere inanıp, güvenerek kendilerini desteklediğini ve yollarını açtığını ifade etti.

Erdoğan, sebebi ne olursa olsun karşı karşıya kaldıkları sorunları milletin gösterdiği güveni hak edebilmek için çözmekte kararlı olduklarını belirterek, bu doğrultuda gerekli adımları birer birer attıklarını anlattı.

Zor dönemlerin zor kararlar vermeyi ve uygulamayı gerektirdiğine işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz de ülkemizin içinden geçtiği dönemin nezaketine ve önemine uygun kararlar almaktan ve uygulamaktan asla çekinmiyoruz. Cumhurbaşkanı olarak şahsımın koordinasyonunda ekonomi yönetimimiz başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızla gece gündüz çalışıyoruz. İş dünyamızla, ihracatçılarımızla, yatırımcılarımızla, KOBİ'lerimizle, esnaf ve sanatkarlarımızla da her fırsatta istişare ediyor, birlikte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Döviz kurundaki dalgalanmayı önlemeye yönelik pek çok tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde yeni adımlarımız olacak. Örneğin esnaflarımızın bir kısmını da yakından ilgilendiren dövizle kira konusunu kökten çözüyoruz. Dün akşam imzaladım ve Resmi Gazete'de yayımlandı, şu anda hayata geçiyor. Bizim anlayışımıza göre ihracat ve ithalat gibi dışarıyla işi olmayan hiç kimsenin dövizle yolu kesişmemelidir. Bu ülkenin içindeki her işin kendi paramızla fiyatlandırılması, konuşulması, yapılması gerekiyor. Bu konuda gereken düzenlemeyi yaptık, uygulamayı başlatıyoruz."

Bir başka önemli adımlarının kamuda her alanda ciddi bir tasarrufa gitmek olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Cari harcamalar konusunda araçlardan binalara ve personele kadar geniş bir tasarruf tedbirini hayata geçiriyoruz. Kamuda kullanılan araçları hem sayı olarak hem nitelik olarak sınırlandırıyoruz. Birçok bakanlıklarımız, genel müdürlüklerimiz kiracı. Bakanlık sayımızın 16'ya düşmesiyle birlikte kazanılan binaları değerlendirdik, planlaması yapıldı. Bundan böyle kiracı olan yerlerin tamamından çıkmak suretiyle onları buralara taşıyarak, buradan da çok ciddi bir tasarrufta bulunduk. Personel alımında da dikkatli davranıyoruz. Şu kadar kişi emekli oldu, tamam emekli olduğu kadar kişiyi alabiliriz ama daha fazlasını almayacağız. Böylece kamu harcamalarında mümkün olan en yüksek tasarrufu gerçekleştirerek bütçe dengesine katkıda bulunacağız. Yani israf ekonomisi değil, üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz." diye konuştu.

– "Faiz konusundaki hassasiyetim aynı"

Başkan Erdoğan, yatırımlar konusunda da çok önemli kararlar aldıklarını, buna göre eldeki kaynakları önceliği bitmeye en yakın projelere vererek, çalışmaların ilerleme durumuna göre kademe kademe kullanacaklarını bildirdi.

Yüzde yüze yakın hangi yatırım varsa öncelikle onları bitirmeye, yüzde 50'nin üzerindekilerin de yavaş yavaş bitirilmeye çalışılacağını anlatan Erdoğan, "Ama ihalesi yapılmış daha henüz doğru dürüst başlanmamış. Oturup konuşup onlara başlamayacağız. Onları şu anda bir kenara koyuyoruz. Zira şu andaki durum bunu gerektiriyor. Bunlar da yatırımların nevine göre yeniden ele alınacak. Onun için tüm bakan arkadaşlarımla dün kabine toplantısında bunları da konuştuk." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, özel sektör yatırımlarını, kamu özel iş birliği yatırımlarını, uluslararası yatırımları ise tüm güçleriyle teşvik etmeyi sürdüreceklerini, belirterek, "Üretim ve istihdam olmazsa olmazlarımız." ifadesini kullandı.

İhracattaki artış eğilimi, turizimdeki olumlu gelişmeler ve fiyatlardaki nispi düşüşle belirli sektörlerin cazip hale gelmesinin üretim ve istihdamı destekleyen olumlu hususlar olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Attığımız adımların etkisini görmeye başladıkça reel sektöre çok daha güçlü destek verme imkanı elde edeceğiz. Bu noktada özellikle faiz konusundaki hassasiyetim aynı, değişen bir şey yok. Merkez Bankası bağımsız ya dolayısıyla kendi kararını kendi alır, o ayrı. Ama bunun dışında özel sektöre ait bankalar var. Bu bankalar neye göre hareket ediyor? Merkez Bankası'nın açıkladığı karara bakıyor, onlar da bu karara göre bakıyorsunuz 50'lere varan şu anda faiz uygulaması var. Esnaf kardeşlerime soruyorum, reel sektördeki yatırımcı yatırımlarını neye göre yapacak? Veya yeni bir yatırıma başlayabilir mi? Mevcut yatırımını geliştirebilir mi? İşletme sermayesine ihtiyaç varsa bu sermayesini nasıl, nereden temin edecek? Zaten özel sektör bankalarının birçoğu kolay kolay bunlara kredi musluklarını açmıyor. Böyle bir durumla da karşı karşıya. Zaten yüzde 50'lere varan faiz oranı olduğu zaman… Böyle yüzde 50 karlılıkla kazanan var mı? Bu ancak esrar, eroin tüccarlarında olur, normalde olmaz. Bu gerçek ortadayken faiz denilen bu sömürü aracını kullanmaya asla aracı olamayız, vesile olamayız."

(Sürecek)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?