Categories
Politika

Artvin Yusufeli'nde seçimlerin yenilenmesi kararı

ARTVİN (AA) – Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) seçimlerin 2 Haziran'da yenilenmesine karar verdiği Artvin'in Yusufeli ilçesinde, CHP'nin adayı Barış Demirci, “Bir zafer elde etmiş değiliz, yeni bir sayfa açtık. ” dedi.

Demirci, CHP İlçe binası önünde İl Başkanı Ahmet Biber ve partililerle yaptığı basın açıklamasında, seçim sonrası zorlu bir süreç geçirdiklerini ifade ederek, bu sürece destek verenlere teşekkür etti.

İYİ Parti ile kurulan ittifak kapsamında, CHP'nin adayı olarak herkesi, Yusufeli menfaatleri çatısı altında toplanmaya davet ettiğini belirten Demirci, “İnsanlar bize güvendi, inandı. Almış olduğumuz netice, bu güvenin neticesidir. ” diye konuştu.

Demirci, seçim sonrası bilgi kirliği oluştuğunu kaydederek, şunları söyledi:

“Seçim akşamı bizler 2 saat, seçimi kazandık diye sevindik. AK Parti ekibi de seçimi kaybetti diye üzüldü. Islak imzalar geldiğinde aradaki farkın AK Parti lehine 3 olduğunu gördük. Seçim kuruluna 4 oy pusulasının kaybolduğu itirazlarımızı yaptık. İlçe Seçim Kurulu reddetti. İl Seçim Kurulu reddetti. Yüksel Seçim Kurulu da 'Kayıp pusulaların seçmenin cebinde götürülmesi ihtimali de muhtemeldir' diyerek reddetti. Bizler bu kararları haklı bulmuyoruz. Nasıl ki seçmenin cebinde götürme ihtimali var, kaybolma ihtimali de var. ”

Devamındaki süreçte İl Seçim Kurulunun iki zarfın usulsüz yakıldığını tespit ettiğini ve bu durumun Yüksek Seçim Kurulunca da onaylandığını belirten Demirci, “YSK dedi ki 'Bu iki adet zarfın usulsüz yakıldığı sabittir.' Dolayısıyla bir adet daha usulsüzlüğün tespiti halinde seçimlerin yenilenmesine gidileceği açıktır. Son olarak Yusufeli'nde, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi kapsamında kısıtlı olan mahkeme tarafından kesinleştirilmiş 2 kısıtlıya oy kullandırıldığının tespiti ile yapmış olduğumuz müracaat YSK tarafından kabul edildi. ” ifadelerini kullandı.

Demirci, seçimlerin 2 Haziran'da yenileceğini anımsatarak, “Bir zafer elde etmiş değiliz, yeni bir sayfa açtık. Yusufeli'nin bize gösterdiği teveccühün, ciddi anlamda savunmasını yaptık. 10 gündür bu süreci takip ettik ve geldiğimiz noktada 2 Haziran'da yeniden seçimler yapılacak. Bu süreçte yanımızda olan herkese teşekkürlerimizi sunuyorum. Davamız Yusufeli. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Elini sıkmadığımız, kapısını açmadığımız kimse kalmayacak. ” dedi.

Categories
Politika

“YSK kararını beklemeyi tavsiye ediyorum”

EDİRNE (AA) – Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul'daki seçimlere ilişkin, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararının beklenmesi gerektiğini söyledi.

Feyzioğlu, yönetim kurulu toplantısına katılmak üzere geldiği Edirne'de, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İstanbul'daki seçimlerle ilgili YSK'dan çıkacak kararı merakla beklediğini ifade etti.

Seçmen listelerinin askıya çıkmasının ardından itiraz süresinin tamamlanması sonrası kesinleştiğini belirten Feyzioğlu, seçmen listelerinin tekrar tartışma konusu yapılmaması gerektiğini savundu.

Feyzioğlu, baro başkanları olarak siyasi particilik yapmadıklarını ve olaylara hukuk çerçevesi dahilinde yaklaştıklarını anlattı.

Sandık kurulu başkan ve üyelerinin tartışma konusu yapılamayacağını da ileri süren Feyzioğlu, “YSK'nın kararını beklemeyi tavsiye ediyorum. Bu süreç tamamlanacak. Süreç tamamlanırken, sürecin tamamlanmış parçalarını sürekli açalım denmemesi lazım. ” dedi.

Feyzioğlu, bir gazetecinin “CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'na mazbata verilmemesinin nedeni ” ile ilgili sorusu üzerine, “Mazbatayı biz vermiyoruz. Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz süreci tamamlandıktan sonra… Şu an kabul edilmiş olan itirazların gereği yapılmakta. Şu an bazı itirazlar kabul edilmiş, kabul edildiğine göre gereği devamı geliyor bunun. ” diye konuştu.

YSK'nın sonuçları açıklamasının beklenmesinin gerektiğine vurgu yapan Feyzioğlu, “Seçimler ülkeye bayram getirir ve bayram getirmelidir. YSK işlerini bitirsin ve bu bayramı hep birlikte yaşayalım. ” ifadelerini kullandı.

Feyzioğlu, bir gazetecinin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in “Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen öğretmenleri zabıta olarak belediyede işe alacakları ” yönünde basına yansıyan açıklamalarını hatırlatıp, bunun hukuki boyutunu sorması üzerine, şunları kaydetti:

“696 sayılı KHK var. Bu OHAL KHK’sı. Buna göre kamudan ihraç edilmiş kişilerin tekrar kamu görevinde çalıştırılmasına bir engel var ama denilebilir ki 'OHAL KHK’ları OHAL döneminde geçerlidir, geçerliliği kalmamıştır.' denilebilir, denilmeyebilir. Yargının vereceği karara doğru gider. Enine boyuna düşünülmesi lazım. Türkiye artık her sorununu aşmak zorunda. Artık o ara dönem sorununu da huzur içerisinde aşmak zorunda. Görürüz böyle de bir şey olursa. ”

Metin Feyzioğlu, daha sonra Edirne Barosu Konferans Salonu'nda stajyer avukatlara eğitim verdi.

Categories
Alaturka

Hukukçulardan İBB Başkanlığı seçiminin yenilenmesi çağrısı

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Hukukçular Birliği, milli irade ve seçmenin iradesine saygı, başkanın tam bir güvenle seçilip çalışması bakımından bunca şaibe ile malul olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin, açık, şeffaf ve güvenli şekilde yenilenmesi çağrısında bulundu.

Uluslararası Hukukçular Birliğinden yapılan açıklamada, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin, yıllarca sürecek bir tartışmanın odağına oturduğu aktarıldı.

Açıklamada, seçimlerin İstanbul'daki kısmında bazı sandık görevlilerinin seçmene eksik oy pusulası vermesi, bazı sandık görevlilerinin seçmene tercih mührü basılmış oy pusulası vermesi, İstanbul'un Büyükçekmece ilçesine ilçe dışından seçmen olarak taşınıp oy kullandırılan kişiler için sahte ikamet adresi olarak anaokulu, tır garajı, boş arsalar ve inşaatların gösterilmesi, bazı partilerin sandıktan çıkan duruma göre 171- 200 gibi oylarının sıfır olarak yazılması, bir partinin oylarının bazı sandıklarda bir başka partiye yazılması gibi hataların yapıldığı belirtildi.

Söz konusu usulsüzlüklerin tesadüfen yapıldığına inanmanın mümkün olmadığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Her bir seçmenin tek oyunun dahi heba olmaması için bütün bu hususların bütün boyutlarıyla ve bağlantılarıyla ortaya çıkarılması zorunludur. Seçmenin seçtiği adayın göreve getirilmesi, millet iradesinin ve hukukun gereğidir. Seçmenin vermediği yetkiyi usulsüz ve sahtecilikle almaya çalışmak veya almak ise bir yandan millet iradesine saygısızlık, bir yandan da hukuka aykırıdır. Türk seçim hukuku ve ceza hukuku açısından da suçtur. Milleti birbirine düşürme çabasıdır. Hangi partiye mensup olursa olsun her bir seçmenin oyu değerlidir. Bu oyun herhangi bir yöntemle geçersiz hale getirilmesi, bir başka partiye yazılması kabul edilemez. İlçe seçim kurulları, il seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu, kararlarında milletin iradesini esas almalı ve hukuktan ayrılmamalıdır. Milli iradeye saygı, seçmenin iradesine saygı, seçilecek başkanın tam bir güvenle seçilip çalışması bakımından bunca şaibe ile malul olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin, açık, şeffaf, güvenli bir şekilde yenilenmesi zorunludur. ”

  • Türkiye Hukuk Platformu

Konuya ilişkin Türkiye Hukuk Platformu'ndan yapılan açıklamada ise Türkiye'deki seçimlere katılım oranlarına vurgu yapılarak, halkın demokratik haklarına sahip çıkmalarının dikkati çekici olduğu aktarıldı.

Açıklamada, demokrasinin tam anlamıyla sağlanması adına sadece oy kullanmanın yeterli olmadığı belirtilerek, oyların neticelerine de sahip çıkılması gerektiği kaydedildi.

Bunun aynı zamanda vatandaşların iradesinin gerçek bir şekilde tezahürü açısından önem arz ettiği aktarılan açıklamada, “Oy sonuçlarının yanlış girilmesi, sandık oy sayım tutanaklarında kaydırmaların yapılması, oy sayım cetvellerindeki sayıların değiştirilmesi demokrasinin ve millet egemenliğinin sandığa doğru bir şekilde yansımasının önüne geçecek gelişmelerdir. Hukuk devletinde bu tarz zafiyetlere yer yoktur. Bunun için itiraz mekanizmaları geliştirilmiştir. Seçim sonuçlarına itiraz etmek seçimi, demokrasiyi tanımamak anlamına asla gelmeyeceği gibi hukuk devletinin bir zarureti olarak da görülmelidir. Unutulmamalıdır ki ülkemizde daha önce gerçekleştirilen mahalli seçimlerde de bu itirazlar neticesinde kazanan tarafların el değiştirdiği görülmüştür. 2014 yerel seçimlerinde Yalova'da ve Ağrı'da yapılan itirazlar ve sonuçları unutulmamalıdır. ” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, 31 Mart'taki mahalli idareler genel seçimlerinin sonuçlarının, millet iradesinin tecelli etmesi olarak algılanması gerektiğine vurgu yapılarak, “Yapılan itirazlar en kısa sürede il, ilçe seçim kurullarınca ve son olarak Yüksek Seçim Kurulu tarafından kuşkuya yer bırakılmaksızın nihayete erdirilerek ilan edilmelidir. ” değerlendirmesi yapıldı.

Categories
Alaturka

Ekrem İmamoğlu, Kartal'da vatandaşlara hitap etti

İSTANBUL (AA) – CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, geçersiz oyların sayımının yüzde 95'lere kadar bittiğini belirterek, “15 bin 500 civarında bir fark var. Neymiş efendim, 15 bin oyla kazanılan, bu küçük fark dedikleri seçimi şaibeli olarak tanımlamaya çalışıyorlar, başvuru yapıyorlar. ” dedi.

İmamoğlu, Kartal Belediyesi'ni ziyaretinin ardından burada toplanan vatandaşlara hitap etti.

Belediye Başkanı seçilen Gökhan Yüksel'i tebrik etmeye geldiğini dile getiren İmamoğlu, “Ama görüyorum ki siz de beni tebrik etmeye gelmişsiniz. ” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, yönettiği 12 seçimde tek bir oya dahi sıkıntı gelmemesi adına partililerle her zaman özveriyle çalıştığını belirterek, vatandaşlara verdiği “Göreceksiniz bu kardeşiniz bir tek oya bile bu şehirde sıkıntı getirmeyecek. ” sözünü tuttuğunu dile getirdi.

Emeği geçen CHP'lilere, İYİ Parti'ye, bütün siyasi parti temsilcilerine, süreci yönettikten sonra katkı sunan İstanbul gönüllülerine vatandaşlara teşekkür eden İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nu (YSK) ve CHP'nin iyi kurgulanan sistemiyle seçim süreci takip ettiklerini söyledi.

İmamoğlu, kurdukları üçüncü bir sistemle de süreci kontrol altına aldıklarını vurgulayarak, “Ne yazık ki adaylarını da aldattıkları o gecede 3 bin oyla kazandık açıklamasını yapan siyasi temsilcilerinden sonra çıkıp 'Ben kazandım' diye kendini alkışlatması, belki de hayatının en kötü deneyimi olmuştur. Ben onun yerinde olmak istemezdim. ” diye konuştu.

YSK'nın 24 bin oyla kendisinin kazandığını sayfasında göstermesinin ardından maddi hataların düzeltilmesiyle farkın 21 binlere indiğini belirten İmamoğlu, 4 bin oyun kendi partisine, yaklaşık 11 bin oyun da AK Parti'ye maddi hataların düzeltilmesiyle yazıldığını dile getirdi.

İmamoğlu, sonrasında da geçersiz oyların sayımına geçildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Şu anda yüzde 95'lere kadar bitti. 15 bin 500 civarında bir fark var. Neymiş efendim, 15 bin oyla kazanılan, bu küçük fark dedikleri seçimi şaibeli olarak tanımlamaya çalışıyorlar, başvuru yapıyorlar. 3 bin oyla kazandığınızı topluma açıklamaktan çekinmediniz. Hem de yalan. Şimdi 15 bin oyu küçümsüyorsunuz. Gülüyorum hallerinize. Size siyasi deneyimi yüksek olan MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin sözünü hatırlatayım. Bir oyla bile seçim kazanılır. 15 bin oyu küçümseyenler 16 milyon insanın iradesini küçümsüyorlar. 15 bin oyu küçümseyenler AK Partili hemşehrilerimin de oylarını küçümsüyorlar. Bence AK Partili dostlarımın da ruhunu incitiyorlar, kalplerini kırıyorlar. ”

  • “İstanbul'u sımsıkı kucaklamaya geliyorum “

İmamoğlu, “Ben Ekrem İmamoğlu olarak, kollarımı açtım, tüm maneviyatınızla, tüm ahlakınızla, tüm değerlerinizle sizi kucaklamaya hazır olduğumu bütün AK Partili hemşehrilerime duyuruyorum. ” dedi.

Seçim çalışması sırasında yaptığı konuşmalarda insan ayırt etmeyeceğini söylediğini dile getiren İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Hatta benim partime üye olan insanlara söyledim, bana sakın kızmayın, hatta gurur duyun. Onlar da beni alkışladılar. Ben, herkesi kucaklamaya geliyorum dedim. 31 Mart'ta kucaklama cümlesi yüreğimde yerleşmişti ama şu an var ya İstanbul'u sımsıkı kucaklamaya geliyorum. Barış için özgür düşünce için özgürlük için ahlak için vicdan için normalleşmek için Allah aşkına germeyin bu toplumu. Biz, kimilerinin aklından geçen bazı kötü düşüncelerden vallahi anlamayız. Sandıkta ne yapılırmış, ne yapılmazmış vallahi bilmeyiz. Oy atılan ve sayılan oylara bakarız. Aklı başka işlerde olan insanların aklına akıl, sır ermez. Benim aklımda hiç öyle bir şey olmadı, geçmedi. Ben bilmem hile hurda, vallahi anlamam. ”

  • “Aklından hileyi geçiren kişiler, her türlü manevrayı bulmak için çaba gösterir “

Kalecilik yaparken gol yediğinde hakem golü vermemişse, “gol yedim ” diyen bir kalecilik yaptığını anlatan İmamoğlu, “Dürüstlük kadar güzel bir şey yok. Ben size şunu söyleyeyim; aklından hileyi, hurdayı geçiren kişiler, her türlü manevrayı bulmak için çaba gösterirler ama bu sefer, bu toplum bunu kabul etmeyecek. Şu anda ben burada İstanbul ittifakını görüyorum. Şu anda buraya gelen herkes İstanbul ittifakını yani siyasi anlayışı ne olursa olsun bu şehrin vicdanını, maneviyatını, tarihini, doğasını korumak isteyen, insanca yaşamak isteyen ve insanca yaşadığı bu kentte mutlu ve huzurlu olmak isteyen insanları görüyorum. ” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu, kimseyi sınıflandırmadıklarını belirterek, “Ne diyoruz burada CHP'li, İYİ Partili, AK Partili, Saadet Partili, HDP'li, MHP'li herkes var. ” dedi.

  • “Bu mesele, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir ”

İmamoğlu, buradan sesini duyurmak istediğini belirterek, medyanın insanların bilgi alma haklarını korumak zorunda olduğunu söyledi.

Bazı medya kanallarının bir kenara koyduğunu anlatan İmamoğlu, “Ama bazı aileler, bazı iş insanları var ki onlarca yıl ailelerinin büyüklerinin kurduğu asil mücadelelerle bugüne getirip taşıdıkları soyadları ile Türkiye'ye örnek olmuş iş insanları var. Ben onların patronluğunu yaptıkları medya kanallarında sesimin kısılmasını onlar adına değil, geçmişleri adına, babaları, anneleri adına bu ülkeye hizmet etmiş o insanlar adına üzüntüyle takip ediyorum. ” dedi.

İmamoğlu, rakiplerinin adına on kişinin konuştuğunu ve her birinin naklen verildiğini ifade ederek, “Benim de onlara cevabım var beni niye göstermiyorsun? Ben basın açıklaması yapıyorum. Rakibin adına konuşanların cevabı yayınlanıyor ama benim açıklamam yayınlanmıyor. Benim söylediğimi toplum bilmezse, insanlar duymazsa o insanın bana verdiği cevaptan ne anlayabilirsin, böyle adalet olur mu? ” diye konuştu.

Eleştirdiği medya kuruluşlarının isimlerini sayarak bunları takip ettiğini aktaran İmamoğlu, “Ailelerine ve geçmişten bugüne iş dünyasına yaptıkları katkılardan dolayı kendilerini uyarmayı kendime hak gördüğüm için uyarıyorum. Yoksa gün gelir isimlerini anmaktan bile vazgeçerim ama saygı duyduğum için bunu söylemek zorundayım. ” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, aklıselim insanları göreve ve sürece davet ettiğini belirterek, “Bu mesele, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele, memleket meselesidir. Bizi daha fazla dünyaya rezil etmeyin. Bizi bir seçimden dolayı demokrasi mücadelesinde mahcup etmeyin. ” dedi.

Özellikle çocukların, gençlerin iyi eğitim aldıkları, kadınların hayatın her alanında var oldukları bir süreci bu şehre yaşatmaya geldiğini anlatan İmamoğlu, şu anda bile bu şehrin damarlarında, mutluluk, huzur ve keyif aktığını söyledi.

Categories
Alaturka

Ömer Çelik, seçimleri değerlendirdi

İSTANBUL (AA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçimin bir parçası olan itiraz sürecinin devam ettiğini belirterek, “Batı'nın pek çok demokrasisinde gayet olağan karşılanan bu süreci maalesef bazı grupların, bazı odakların sanki olağanüstü bir durum varmış gibi algılatmaya çalıştığını görüyoruz. Bu yanlış bir tutumdur. ” dedi.

Çelik, Le Meridien Hotel'de düzenlediği basın toplantısında, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ni değerlendirdi.

Her seçimden sonra olduğu gibi Türkiye'deki seçimlerle ilgili çok sayıda yorum çıktığını dile getiren Çelik, Türkiye'nin demokratik gücünü ve demokrasi kapasitesini takdir eden yorumlar olduğu gibi iki aşamaya ayrılarak üzerinde durulması gereken yorumlar da yapıldığını söyledi.

Çelik, bunların birincisinin yanlış anlaşılma ya da yeterince bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanan yorumlar olduğunu vurgulayarak, diğerinin ise yakından tanınan, bir çoğu bilinen birtakım kara propaganda denilen merkezlerin ürettiği propaganda olduğunu kaydetti.

Doğru bilginin verilmesinin görevleri olduğunu belirten Çelik, “Doğru bilgi verildiği zaman gerçek gazeteciler bunu doğru bir şekilde değerlendirecektir. Ama kara propaganda merkezlerine karşı yapacağımız çok fazla bir şey yok. Onlara karşı da görüşlerimizi kayda geçirmiş olacağız. ” diye konuştu.

Çelik, Batı demokrasilerini ve dünyanın herhangi bir yerinde yapılan seçimleri dış politika açısından takip ettiklerini anlatarak, Batı ve ileri demokrasiler açısından tartışılan iki meseleden birinin seçime katılım oranının düşmesi, demokratik seçimlerin sonuçlarından umutlarını keserek daha merkezkaç hareketlere yönelmesi olduğunu söyledi.

Diğerinin de insanların aşırı sağ ve sol denilen popülist hareketlere yönelmesi olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

“Türkiye'deki seçimlerde her zaman katılım oranının yüksek olması son derece şaşırtıcı bulunan, takdir edilen bir meseledir. Diğer demokrasiler açısından başka problemler de bunun eşliğinde tartışılır. Hatta son zamanlarda görüyorsunuz. Mesele Fransa'da ve diğer yerlerdeki seçimlerde geleneksel siyasi hareketlerin dışlanıp, kurumsallaşmış, yerleşmiş siyasi hareketlerin dışlanıp yepyeni siyasi hareketlere doğru seçmenin kayması şeklinde bir tablo söz konusu. Türkiye açısından bakıldığında yüzde 85'lik yüksek bir katılım oranıyla bu seçimlerin gerçekleşmesi önemli. ”

Ömer Çelik, her seçimde büyük bir memnuniyetle seçimleri takip etmek isteyen yabancı gözlemcileri davet ettiklerini, AGİT'ten gelenlerin olduğunu söyledi.

Çelik, bu sefer de Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden gelen 22 kişilik heyetin, çeşitli illerde çalışmaları takip ettiğini anlattı. Ömer Çelik, ilk yayınladıkları raporda, kendilerine sunulan erişim imkanından duyulan memnuniyetleri dile getiren yabancı heyetin, seçime katılım oranından, Türk halkının demokrasiye bağlılığından övgüyle ve takdirle söz ettiğini vurguladı.

  • “Yabancı gözlemciler görev tanımlarının dışına çıkıyor “

AK Parti Sözcüsü Çelik, yabancı gözlemcilerin ayrıca çeşitli yerlerde yaptıkları çalışmalarda, seçimle ilgili mekanizmaların, emniyet subaplarının, vatandaşın sandığa erişim imkanlarının güçlü olmasından dolayı büyük bir memnuniyet ifade ettiklerini aktardı.

Her seçimden sonra yaşanan bir durum olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Bu yabancı gözlemciler kendi görev sahalarını maalesef Avrupa'nın içerisinde tutarlı bir şekilde değerlendirirken Avrupa dışına çıkıp da seçimleri gözlemledikleri zaman görev tanımlarını çok fazla geniş tutuyorlar, tanımın dışına çıkıyorlar. Birtakım spekülatif, bazı partilerden duydukları yorumları resmi görüş gibi aktarabiliyorlar. Bu sefer de maalesef böyle oldu. Bütün bu takdirlerin yanı sıra durduk yere 'Yüksek Seçim Kurulu'nun görevini tam olarak yapması sağlanmalıdır' gibisinden bir açıklama yapıldı. ”

YSK'nın yüksek bir kapasiteye ve tecrübeye sahip olduğunu, seçimleri yöneten dünyadaki pek çok kuruma örnek olarak gösterilebileceğini dile getiren Çelik, Amerika'daki, Avrupa'daki seçimlerde, liberal demokrasilerin çoğunda seçim sistemleri ve seçimleri yöneten kurumların eksikliklerine ilişkin tartışmalar yapıldığını, YSK'nın orada eksiklik olarak görülen hususları giderme açısından son derece donanımlı olduğunu söyledi.

  • “YSK'nın sonucuna herkes saygı duyuyor “

YSK'nın görevini tam olarak yapmasının devletin, milletin ve demokrasinin gücü olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

“Seçim sürecinin bir parçası olan itiraz süreci devam etmektedir. Batı'nın pek çok demokrasisinde gayet olağan karşılanan bu süreci maalesef bazı grupların, bazı odakların sanki olağanüstü bir durum varmış gibi algılatmaya çalıştığını görüyoruz. Bu, yanlış bir tutumdur. Gayet olağan bir durumdur, Türkiye'de her seçimden sonra siyasi partiler itiraz ederler ve bu itirazlar neticesinde bir tablo ortaya çıkar. Sonucu Yüksek Seçim Kurulu belirler. ”

YSK'nın sonucuna herkesin saygı duyduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin seçimi güçlü bir şekilde yapabilen bir ülke olduğunu, YSK'nın bu konudaki kapasitesine güvendiklerini söyledi.

Bütün siyasi partilerin YSK'nın itibarını korumayı görev edinmesi gerektiğini dile getiren Çelik, demokrasinin gücü, vatandaşın sandığa iradesinin yansıması konusunda herhangi bir şüphe olmaması gerektiğini anlattı.

  • “Tek bir vatandaşımızın oyu zayi olmasın ”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şöyle devam etti:

“Şimdi itiraz süreci niçin yapılıyor? Cumhuriyet Halk Partisi sürekli olarak 'Sayım yapılsa bile aradaki fark kapanmayacak. Bizim elimizdeki veriler böyle ” diyor. Sayım yapıldığında aradaki fark kapanmayacak gibi bir teze sahipseniz, sayım yapılmasından niye rahatsız oluyorsunuz. Bırakın sayım yapılsın. Sonuç olarak tek bir vatandaşımızın oyu bile zayi olmasın. ”

Çelik, demokratik rejimde kaybeden aday ve parti olurken her hal ve şart altında vatandaşın, milletin kazandığını kaydetti.

(Sürecek)

Categories
Alaturka

Baba vasiyetiyle başkanlık koltuğuna yeniden oturdu

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'in Kiraz ilçesinde babasının vasiyeti üzerine 2014'de girdiği seçimde belediye başkanı olan Saliha Özçınar, girdiği 2'nci seçimi de kazandı ve “Türkiye'nin en genç kadın belediye başkanı ” unvanını korudu.

İngilizce öğretmeni olan 1 çocuk annesi 35 yaşındaki Özçınar'ın siyasetle olan bağı daha küçük yaşlarda başladı. Yıllarca politikayla ilgilenen babası Durmuş Özçınar'a alanlarda destek veren Saliha Özçınar, babasının 2'nci kez belediye başkan adayı olmaya hazırlandığı 2014 yerel seçimlerine 4 ay kala vefat etmesiyle büyük üzüntü yaşadı.

O ana kadar siyasete girmeyi düşünmeyen Özçınar, babasının vasiyeti üzerine 2014 seçimlerine MHP'nin Kiraz Belediye Başkan Adayı olarak girdi ve kazandı.

Saliha Özçınar, bu başarısıyla “Kiraz'ın ilk kadın ve Türkiye'nin en genç kadın belediye başkanı ” unvanına sahip oldu.

Partisinden 2015 yılında istifa ederek AK Parti'ye geçen Özçınar, girdiği 2'nci seçimde de kesin olmayan sonuçlara göre belediye başkanlığını devam ettirmeye hak kazandı.

Belediyedeki yoğun mesaisinin ardından şalvarını giyerek kadınlarla bir araya gelen Saliha Özçınar, mesai dışı zamanlarını ise ailesine ait büyükbaş hayvan çiftliğinde çalışarak geçiriyor.

  • “Ustalık dönemine girdim “

Özçınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kirazlılar'ın desteğiyle yeniden belediye başkanı seçildiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu söyledi.

Babasını kendisine rol model aldığını belirten Saliha Özçınar, “Aslında siyasete olan bir tutkum ve siyasetçi bir kimliğim olmadı. Babam vefat etmeden 15 gün öncesi beraber bir ziyaretten dönüyorduk. Bir vatandaşımız yaklaştı, babama, 'başkanın devam değil mi?' dedi. Babam da 'devam' dedi. Ben babama döndüm 'çok yoruldun, ben seni kaybetmek istemiyorum' dedim. Orada bana kurmuş olduğu cümle şuydu; 'Benden sonra sen' dedi. Bu vasiyet benim için önemliydi, onun üzerine siyasete girme kararı aldım. ” dedi.

Özçınar, görev süresi boyunca hep babasının istediği ve hemşehrilerinin yüzünün güldüğü bir Kiraz'ı ortaya çıkarmak için mesai harcadığını, 2'nci kez seçilmesinin ardından kendisi için de artık çıraklık döneminin bitip ustalık döneminin başladığını ifade etti.

“Türkiye'nin en genç kadın belediye başkanı ” unvanını bu seçimin ardından da koruduğunu, kadın başkan sayısının artmasını umut ettiğini ifade eden Saliha Özçınar, “Şehirlere kadın elinin değmesi çok güzel bir şey. İlçenizin annesi, kardeşi ve ablası oluyorsunuz. İlçemde yaşayan hemcinslerim de benim başkan olmamdan çok mutlu. Bizim bu bölgelerde kahvehanelere kadınların girmesi kolay değildir. Seçim sürecinde dolaşırken bizden önce kadınların kahvehaneleri doldurduğuna şahit olduk. Kadınların, erkek bir belediye başkanı olsaydı belediyeye gelip dertlerini anlatmaları çok zordu ama artık her fırsatta dertlerini anlatacakları bir başkanları var. ” diye konuştu.

Özçınar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi için çok farklı bir yere sahip olduğunu anlatarak, “Bence Kiraz'ın da yeri Cumhurbaşkanımız açısından çok ayrı. 2002 yılından bu yana İzmir'de 'Recep Tayyip Erdoğan' diyen ender ilçelerden bir tanesiyiz. Seçim sürecinde kaza geçirdim. Ziyaretime partimizin Genel Başkan Yardımcısı geldiğinde Sayın Cumhurbaşkanımızla telefonda görüştüm. İnşallah 'Kiraz'a kutlamaya geleceğim' dedi. Cumhurbaşkanımızı ilçemizde karşılamak için bekliyoruz. ” ifadelerini kullandı.

  • “Kızım babasının resmini belediyeye astı “

Saliha Özçınar'ın en büyük destekçisi ise 60 yaşındaki annesi Şerife Özçınar.

Yıllarca eşinin belediye başkanı olması için çalışan Özçınar, “Eşimin belediye başkanı olmak gibi hayalleri vardı, olamadı ama kızım babasının resmini belediyeye astı. Artık kızımın başarısı için çalışıyorum. Babasının kızı, onun da gözü çok kara. Onu daha yükseklerde görmek istiyorum. ” şeklinde konuştu.

Categories
Alaturka

Büyükelçi Kılıç'tan ABD Dışişleri Sözcü Yardımcısına yanıt

WASHINGTON (AA) – Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Robert Palladino'nun Türkiye'deki yerel seçimler ile ilgili yorumlarına “Partilerin seçim sonuçlarına itiraz hakları vardır. Bu on yıllardır sadece Türkiye'de değil ABD dahil diğer demokrasilerde de söz konusu olmuştur. ” değerlendirmesini yaparak yanıt verdi

Kılıç, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Palladino'ya hitaben “İtiraz/tekrar sayımlar demokratik seçimlerin bir parçasıdır. Partilerin seçim sonuçlarına itiraz hakları vardır. Bu on yıllardır sadece Türkiye'de değil ABD dahil diğer demokrasilerde de söz konusu olmuştur. ABD'nin 2016 ve 2018 seçimlerindeki tekrar sayımlara bakın. ” ifadelerini kullandı.

Palladino, günlük basın brifinginde bir soru üzerine şu açıklamayı yapmıştı:

“(Türkiye'deki seçimlerle) İlgili haberleri gördük. Özgür ve adil seçimler her demokrasi için temeldir; yani meşru sonuçların kabul edilmesi de esastır. Bu konuda uzun ve gururlu bir geleneği olan Türkiye’den de daha azını beklemiyoruz. ”

Categories
Alaturka

2019 yerel seçim sonuçları

EDİRNE (AA) – AK Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe, partisinin Edirne'de oylarını artırdığını söyledi.

İl Başkanı Akmeşe, partisinin il başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, AK Parti'nin Edirne'de oylarını yükseltmesine rağmen merkez belediyeyi alamamanın üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.

Oylarını artırdıklarını belirten Akmeşe, “AK Parti kurulduğundan beri hem Edirne merkezde hem Edirne genelinde en yüksek oy oranına erişti. Her ne kadar bu bizi mutlu etse de kazanamadığımız için üzüntülüyüz. ” dedi.

Keşan, Havsa, Lalapaşa ilçe belediye başkanlıklarını kazanmanın mutluluğunu, İpsala, Meriç ve Enez ilçelerinde de kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını anlatan Akmeşe, hem teşkilatına hem de seçmenlere teşekkür etti.

İlçe ve beldelerdeki itirazlara değinen Akmeşe, “Keşan'da CHP'nin itirazı vardı, sabaha karşı itiraz değerlendirildi. Keşan'ı kazandık hayırlı olsun. 9 oyla kazandığımız Esetçe beldesinde CHP'nin bir itirazı vardı, itiraz değerlendirmesi sonu 10 oy farkla Esetçe'de AK Parti kazandı. Merkez ilçede belediye meclis üyeliklerine itirazımız vardı, onunla ilgili sayım devam ediyor. Kırcasalih beldesinde de itirazımız vardı, onunla ilgili İl Seçim Kurulu'na yine itirazımız olacak. ” diye konuştu.

– “Yasal sürede istifa etmediler ”

Kesin olmayan sonuçlara göre İpsala Belediye Başkanı Abdullah Naci Ünsal ve iki belediye meclis üyesi adayının partideki görevlerinden YSK'nın belirlediği sürede istifa etmediklerinin belirlendiğini, hem buna hem de geçersiz oylara itirazda bulunduklarını ifade eden Akmeşe, “Abdullah Naci Ünsal İYİ Parti İpsala İlçe Başkanı, Erhan Küçük ile Şebnem Çelik ilçe yöneticisi olarak gözükmektedir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33 . maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin istifalarını 15 gün içerisinde mülki idare amirlerine bildirmeleri gerekmektedir. Bizim itirazımız bunaydı bekleyip göreceğiz her sonuca razıyız. ” ifadelerini kullandı.

AK Parti Edirne Belediye Başkan Adayı Koray Uymaz da Edirne'de 31 Mart yerel seçimleriyle ilgili kapsamlı ve planlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

Edirne'nin sorunlarını tespit edip projeleri vatandaşlara sunduklarını anlatan Uymaz, şunları kaydetti:

“Edirne'de yaşayan çok fazla kişiye ulaştık. Vatandaşlarımıza temas ettik, göz teması kurduk, ellerini sıktık, gönüllerine girdik, onlarla beraber bu çalışmanın içerisinde olduk. Yaklaşık 7 aylık bir çalışmaydı aday adaylığıyla birlikte 10 Aralık'tan itibaren hiç durmadan çalıştık. Bunu da herkes gördü. Bütün teşkilat kademeleriyle çalışmalarımızı sürdürdük. Bu seçim sonucunda herkesin gönlünü kazandığımızı, gönlüne girdiğimizi, çalışmayla ve ortaya koyduğumuz mücadeleyle de bir şeylerin değiştirilebileceğini gösterdiğimizi düşünüyorum bu seçimin sonucunda. ”

Siyasetin içerisinde yer almaya devam edeceğini aktaran Uymaz, seçilen belediye başkanının proje ve vaatlerini yerine getirip getirmediğini takip ederek, vatandaşlara anlatmaya devam edeceğini anlattı.

Konuşmaların ardından Akmeşe ve Uymaz, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Categories
Alaturka

Artvin'de seçim sonuçlarına itirazlar

ARTVİN (AA) – Artvin'in Hopa ve Şavşat ilçelerinde, AK Parti'nin belediye başkanı seçim sonuçlarına itirazı üzerine yapılan yeniden sayımda sonuçta değişiklik olmadı.

İlçede kesin olmayan sonuçlara göre, belediye başkanı seçimi için 53 sandıkta, 15 bin 459 seçmenden 13 bin 281'i oy kullandı. Bu oyların 377'si geçersiz sayılırken CHP adayı Taner Ekmekçi 5 bin 137, AK Parti adayı Kemal Gazioğlu 4 bin 761, İYİ Parti adayı Turan Kasımoğlu 2 bin 866, diğer adaylar ise 140 oy aldı.

Bunun üzerine AK Parti, 53 sandıktaki oyların yeniden sayılması için İlçe Seçim Kuruluna itiraz etti.

Seçim Kurulunun itirazı kabul etmesinin ardından Hopa Adliyesinde oylar yeniden sayıldı.

Tamamlanan sayım sonunda CHP adayı Ekmekçi'nin oyu 5 bin 139, AK Parti adayı Gazioğlu'nun oyu 4 bin 762, İYİ Parti adayı Turan Kasımoğlu'nun oyu ise 2 bin 867 olarak belirlendi.

Buna göre, seçim sonucu değişmedi.

  • Şavşat

Şavşat ilçesinde ise kesin olmayan sonuçlara göre, Millet İttifakı'nın CHP'li adayı Nihat Acar'ın kazandığı seçim sonuçlarına, AK Parti İl Başkanlığı itiraz etti.

İtiraz dilekçesini değerlendiren İlçe Seçim Kurulu, ilçede geçersiz sayılan 227 oy ile bir sandıktaki oyların tamamını yeniden saydı.

Buna göre CHP adayı Nihat Acar'ın oyu bin 886, AK Parti adayı Ahmet Sinan Öztürk'ün oyu ise bin 759 olarak belirlenirken, sonuçta değişiklik olmadı.

Categories
Politika

Doğankent'te 25 yıllık başkan güven tazeledi

YOZGAT (AA) – Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Doğankent beldesinde, kesin olmayan sonuçlara göre belediye başkanlığını kazanan AK Parti'li Doğan Sungur, üst üste 6'ncı defa bu göreve seçildi.

İlk olarak 1994 yılında Anavatan Partisinden Doğankent Belediye Başkanı olan Sungur, art arda 2 dönem başkanlık görevini yürüttü.

Daha sonra AK Parti'ye geçen Doğan Sungur, 2004, 2009 ve 2014'ten sonra pazar günü yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde de Doğankent Belediye Başkanlığını kazandı. Seçimlerde AK Parti'li Sungur 624, MHP adayı İbrahim Aygür 183, CHP adayı Ali Erciyas ise 53 oy aldı.

Doğan Sungur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1994 yılından itibaren girdiği seçimlerden 6 dönemdir aralıksız galip ayrılarak, adını Türkiye'nin en uzun görevde kalan belediye başkanları arasına yazdırdığını ifade etti.

Doğankentli seçmenlerin 6 dönemdir kendisine teveccüh gösterdiğini dile getiren Sungur, 25 yıldır sürdürdüğü belediye başkanlığı görevinde ilk günkü şevkle çalışmalarını yürüteceğini söyledi.

Her zaman “Halka hizmet Hakk'a hizmet ” düsturu ile çalıştığını anlatan Doğan Sungur, “Bu dönem Sorgun'a belediye başkan aday adayı olmuştum ama son anda büyüklerimiz, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın teveccühü ile yeniden Doğankent'e aday oldum ve yapılan seçimde de yeniden başkanlığa seçildim. ” dedi.

Sungur, görevde bulunduğu süre içinde birçok projeyi hayata geçirdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“25 yıl önce pek çok yerleşim yerinde olduğu gibi beldemizde de içme suyu, kanalizasyon, altyapı, kaldırım, yollar yoktu. Bugün Doğankent'in kesinlikle altyapı sorunu yok. En az 100 yıl yetecek seviyede su rezervlerine sahip. Parklarımız, yeşil alanlarımız var. 1 milyon ağaç diktik, her tarafı ağaçlandırdık. Spor tesisleri, aile yaşam merkezleri, taziye evleri yaptık. Bir de kültür merkezi yaptık. Daha da önemlisi Yozgat'ta ilk kez güneş santrali kuran, güneşten elektrik enerjisi elde eden belediye biziz. ”

Belediyede hizmetin önemli olduğunu vurgulayan Doğan Sungur, “Vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıracaksınız. Milletin gönlüne gireceksiniz. Doğankent'te Alevi, Çerkez, Sünni, Kürt ve Laz var. Burası Türkiye'nin küçük bir kopyası gibi. Bu insanları bir arada tutmak, bu insanları kucaklaştırmak için çok önemli. Biz insana insan olarak baktık. İşte bu sayede 6'ncı dönemde de seçimi kazandık. ” ifadelerini kullandı.