TBMM'de bu hafta

TBMM (AA) – TBMM, 31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçim nedeniyle verdiği iki aylık aranın ardından bu hafta çalışmalarına tekrar başlayacak.

TBMM Genel Kurulu, 24 Şubat Pazar günü ara verdiği çalışmalarına 30 Nisan Salı günü başlıyor.

Meclisin bu haftaki gündeminde uluslararası anlaşmalar bulunuyor. Türkiye ile çeşitli ülkeler arasında imzalanan uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun teklifleri, Genel Kurulda görüşülecek.

Genel Kurul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün resmi tatil olması nedeniyle çarşamba günü çalışmalarına ara verecek.

TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü

TBMM (AA) – İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Çubuk'ta sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan bu alçak linç girişimi kınıyorum. Bu girişimin tüm faillerinin bir an önce yakalanarak adalete teslim edilmesini bekliyoruz." dedi.

Türkkan, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'nı idare eden ilk Meclisin üyeleri ile şehitleri rahmet ve minnetle andı.

Konuşmasını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyı kınayarak sürdüren Türkkan, "Çubuk'ta sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan bu alçak linç girişimi kınıyorum. Bu girişimin tüm faillerinin bir an önce yakalanarak adalete teslim edilmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kurtuluş Savaşı'nda verilen mücadeleye değinen Türkkan, 23 Nisan 1920’de Meclisin, tam bağımsızlık konusundaki azim ve kararlılığının dünyaya ilan edildiğini, Meclisin, en üst makam ve merci olarak belirlendiğini ve her türlü memleket meselesinin çözümü için en üst çatı olarak kabul edildiğini söyledi.

Türkkan, Atatürk’ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' sözüne atıfta bulunarak, "Yüce Meclisimiz, bu sözün anlam kazandığı yerdir. Ancak üzülerek söylemek gerekir ki Kurtuluş Savaşı’mızı yöneten bu Meclis, bugün yetkileri büyük ölçüde elinden alınmış bir Meclistir." diye konuştu.

  • "Meclisin bütçe yapma yetkisi elinden alındı"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 16 Nisan 2017 tarihinde kabul edildiğini hatırlatan Türkkan, "Bu sistem birçok yeniliği de beraberinde getirmiş, yeni sistem ile yürütmenin başı başbakan değil, cumhurbaşkanı olmuştur. Meclisin bütçe yapma yetkisi büyük oranda elinden alınmış, Meclis artık Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan bütçenin müzakere edildiği yer haline getirilmiştir. Bunun yanında bakanları denetleme için gensoru verme hakkı da tarihe karışmış, adeta Meclisin denetim yetkisi tırpanlanmıştır. Denetimden bu kadar kaçmak istemenin altındaki sebep nedir? Ayrıca yeni sistemde hükümetlerin Meclisten güvenoyu almasına da gerek kalmamıştır. Her şeyden önemlisi bugün ülkeyi yönetenler, bırakın millete hesap vermeyi, yasama organının asli unsuru olan milletvekillerinin soru önergelerine dahi cevap vermemektedir." şeklinde konuştu.

Lütfü Türkkan, Meclisin yasa yapma usulünü eleştirerek, torba yasalarla yasa yapma sürecinin devam ettiğini, tüm itiraz ve uyarılarına rağmen bir değişikliğe gidilmediğini belirtti.

Türkkan, Türkiye'de yargının bağımsızlığı, Meclisin yasama ve denetim işlevini yerine getirmesi ve erkler ayrılığı gibi konularda büyük sorunlar yaşandığını iddia ederek, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne bağlı olarak bazı sorunların ortaya çıktığını öne süren Türkkan şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte tecrübe ediyoruz ki her konuda Cumhurbaşkanı’nın karar vermesi, her sorunu Cumhurbaşkanı’nın çözmesi gerekiyor. Devletin işleyişiyle ilgili en küçük sorumluluk bile Cumhurbaşkanı’nın omuzlarında. Bir kişi, devletin başı da olsa bu kadar sorumluluğun altından nasıl kalkabilir? Cumhurbaşkanı her kim olursa olsun bütün kararları vererek, bütün işleri tek başına yaparak ülkeyi başarılı bir şekilde yönetebilir mi? Hatta daha da önemlisi bu kadar sorumluluğun bir kişide olması o kişinin sağlığını bile tehdit eder. Bu konular yeniden gözden geçirilmeli, sorumlulukların, yetkilerin bir kısmı dağıtılmalı. Dikkat çektiğimiz bu noktaları parlamento çatısı altında müzakere edebiliriz."

Lütfü Türkkan, parlamentonun milleti ayrıştıran ve ötekileştiren sözlerin söylendiği bir yer olmaktan çıkarılması gerektiğini, ayrıştırıcı söylemlerin sadece birlik ve beraberliği bozmak isteyenlerin ekmeğine yağ süreceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye İttifakı" sözlerine de değinen Türkkan, çetin günlerin yaşandığı bu günlerde Erdoğan'ın bu açıklamasına önem verdiklerini ancak bunun hayata geçmesi için gereken adımların bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atılması gerektiğini sözlerine ekledi.

TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, 99 yıl önce Mecliste kalpaklılar, fesliler ve sarıklıların bulunduğunu belirterek "Onlar, bütün o sembollerin ima ettiği farklılıkları aşmış, ortak bir dayanışma ruhunda bir araya gelmiş, her türlü tartışma ve müzakereyi, milletin kurtuluş ve yeniden ayağa kalkması istikametinde yapmışlardır. Bize bırakılan miras, siyasi rekabeti aynı şekilde yapmak ancak Türkiye'nin ortak kaderi ve geleceğini her türlü mülahazanın ötesinde bir üst değer olarak tutmaktır." dedi.

Bostancı, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı günü anmak, bugün ve yarına sonuçlar çıkarmak için toplandıklarını belirtti.

Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920'den kalan tarihi mirasın en başında "Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak" ilkesinin bulunduğunu söyleyen Bostancı, şöyle konuştu:

"Bu, üstünde hangi kıyafet olursa olsun mandacılığı, 'Acaba bu tür hamiliklerden siyasi fayda sağlar mıyım?' diye bir an dahi düşünmeksizin reddetmek anlamına gelir. Büyük güçler dahil tüm ülkelerle ilişkiler kurulurken karşılıklı saygı ve çıkar esasını savunmak, her tür dayatmaya karşı ortak davranmak, şu Meclisin atmosferinde soluklanan her nefes sahibinin kaçınılmaz tarihi sorumluluğudur. Ortak kaderimiz ve geleceğimiz için takip edilen milli politikaların sonu mutlaka selamete ve felaha kavuşacaktır. Bu yolda maruz kalınan çeşitli meydan okumalar karşısında toplumsal hayata karşılık gelen hassasiyetleri iç siyasetin rekabet konusu yapmamak, ortak sathı tahkim etmek Kuvayı Milliye ruhunun ve 23 Nisan'da açılan bu Meclisin onurudur, görevidir."

Türk milletinin, en zorlu yoksulluk ve yokluk şartlarında imkansızı mümküne çeviren bir ruha, vefakarlığa ve dayanışma bilincine sahip olduğunu söyleyen Bostancı, "Bunu dün göstermiştir, bugün de o insanların torunları aynı çizgidedir. Bu millet, ışıltısını yitirse de bir imparatorluğun, bir dünya gücünün çocuklarıdır. Arkalarındaki tarihi miras bir yük değil, bir imkandır. O tarihi çizgiyi muhakkak en gerçekçi şekilde kararlılıkla geleceğe uzatacaklardır." dedi.

  • "Meclisin sözü milletin nihai sözüdür"

Bostancı, 99 yıl önce Mecliste kalpaklılar, fesliler ve sarıklıların bulunduğunu hatırlatarak "Onlar bütün o sembollerin ima ettiği farklılıkları aşmış, ortak bir dayanışma ruhunda bir araya gelmiş, her türlü tartışma ve müzakereyi, milletin kurtuluş ve yeniden ayağa kalkması istikametinde yapmışlardır. Bize bırakılan miras, siyasi rekabeti aynı şekilde yapmak ancak Türkiye'nin ortak kaderi ve geleceğini her türlü mülahazanın ötesinde bir üst değer olarak tutmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Ortak kader ve gelecek için hassasiyet ve siyasetin Türkiye'nin kurumlarında kayıtlı olduğunu dile getiren Bostancı, şöyle devam etti:

"O yüzden temel kurumlara karşı dikkatli ve itinalı bir dil gerekir. Bu kurumlardan biri olarak Meclis, millet iradesinin tecelli yeridir. Meclisin çeşitli müzakerelerle aldığı kararları eleştirmek elbette mümkündür fakat kurumsal itibarına halel getirecek şekilde kimi kararlarını 'darbe' olarak tanımlamak asla kabul edilemez. Unutulmasın ki Meclisin sözü milletin nihai sözüdür. Kararının demokrasi dışı eleştirisi doğrudan milletimize, onun karar ve tercihlerine karşı söylemiş bir söz hükmündedir. Bugün bizi burada özel oturumda bir araya getiren, Meclise karşı duyduğumuz ortak saygı değil midir? Bu saygı, eleştirel dilin ötesinde milletin kader birlikteliğinin tecelli yeri olarak burayı görmemizin neticesi değil midir? Tam da buna inandığımız, bir kez daha 99. yılda bunu ifade etmek istediğimiz için burada değil miyiz?"

  • "İktidar meşruiyeti daha büyük bir toplumsal onaya bağlanmıştır"

    Cumhuriyet ve demokrasilerde kuralın belli olduğunu, yöneticileri halkın seçtiğini veya geri çağırdığını ifade eden Bostancı, tüm seçimli makamların kimseye mülk olmadığını belirtti.

Seçim sonuçlarına hukukun imkanları ölçüsünde itiraz yollarının bulunduğuna, bunları kullanmaktan dolayı kimsenin suçlanamayacağına dikkati çeken Bostancı, şunları söyledi:

"Bir oyla dahi olsa seçimi kazanmak hukukunda şüphesiz ki 'altın oy' yoktur. Bütün oylar eşittir ve kural, her bir oyun hakkını korumak ahlakında kayıtlıdır. Tüm makamlar seçimle el değiştirmeye açıkken siyasi rekabet tartışmalarını 'otoriterlik', 'totaliterlik', 'diktatörlük' kavramlarıyla yürütmek kendi içinde bir çelişkidir. Diktatörlüklerde seçimlerin bir önemi yoktur, bizde önemi var. Diktatörlüklerde makamlar el değiştiremez, bizde değiştirir. Diktatörlüklerde göstermelik seçimlerin hukuka ihtiyacı yoktur, bizde hukuk yolları herkes için ihtiyaçtır. Diktatörlüklerde muhalefet ya yoktur ya da haşmetmeaplarının muhalefetidir. Bizde herhalde herkes teyit eder ki ne haşmetmeap vardır ne de onun kaçınılmaz sonucu haşmetmeapların muhalefeti vardır. Diktatörlüklerde muhalefetin iktidar tasavvuru olmaz. Bizde muhalefetin her zaman böyle bir tasavvuru ve yol haritası olmuştur, olacaktır."

Bostancı, Türkiye'nin, 16 Nisan referandumuyla sistemi değiştirdiğini artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yürürlükte olduğunu dile getirdi.

Yeni sistemin, farklı kesimlerin iş birliklerine imkan vermesi bakımından toplumsal açıdan bütünleştirici olduğunu söyleyen Bostancı, "Ortadoğu coğrafyasındaki küresel hayaletin, toplumsal fay hatlarına tahrik eden siyaseti dikkate alındığında bu çok önemli bir işlevdir. İktidar meşruiyeti daha büyük bir toplumsal onaya bağlanmıştır. Yasama ve yürütmenin teorideki ayrılığı, pratikteki birlikteliği yeni sistemle daha net, daha gerçekçi bir ayrılmaya tabi tutulmuştur." diye konuştu.

  • "Cumhurbaşkanı, milletin birliği ve dirliğinin sembolüdür"

Meclisin, yasaların yegane kaynağı olduğunu vurgulayan Bostancı, şöyle konuştu:

"Toplumun sinir uçlarını temsil eden niteliği, bu görevi en yüksek vasıfta yapmasına imkan vermektedir. Her yeni sistem süreç içinde herkesin görüş ve eleştirileriyle tekemmül eder. Pratiği olmayan bir reddiyecilik yerine Cumhuriyet ve demokrasimizi kanatlandıracak, Meclis dahil her demokratik kurumun gücünü artıracak bir çizgide sürece pozitif katkı vermek önemlidir. Cumhurbaşkanı, milletin birliği ve dirliğinin sembolüdür. Bugün Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanıdır, yarın bu ülkenin başka evlatları bu göreve gelecektir. Sistem değişikliği sebebiyle kazandığı siyasi mahiyet, hepimiz için ortak değerdeki makama karşı ölçüsüz bir dilin kullanılabileceği anlamında gelmez. Süreç içinde muhalefetteki kimi siyasi kişiliklerin, Cumhurbaşkanlığı kurumuna karşı uygun dil ve tutumları şüphesiz aynı şekilde gördükleri mukabele kanaatimce genel bir memnuniyet yaratmıştır."

  • "Çubuk'ta meydana gelen müessif olay asla kabul edilemez"

Berat Gecesi, 4 askerin teröristler tarafından şehit edilmesinin üzüntüye neden olduğunu aktaran Bostancı, şehitlere Allah'tan rahmet, Türk milletine baş sağlığı diledi.

Naci Bostancı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, şehit Yener Kırıkcı'nın Çubuk'taki cenazesinde saldırıya uğramasına ilişkin "Çubuk'ta şehidimizin cenaze töreninde meydana gelen müessif olay asla kabul edilemez. Sayın Genel Başkan'a ve CHP temsilcilerine bir kez daha 'Geçmiş olsun' diyorum." dedi. Bostancı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye ittifakı' ve 'kızgın demiri soğutmak' sözleriyle siyasi iklimin normalleşmesine çağrıda bulunduğu siyasi atmosferde bu olayın yaşanması ayrıca dikkate değerdir. Türkiye'nin her tür gerilimi akıl ve sorumluluk çizgisinde aşmaya, beyanların bu istikamette oluşmasına ihtiyacı vardır. Öte yandan toplumsal kutuplaşma yerine kucaklaşmanın yolu, kurumları ortak değer çizgisinde tutmaktan, siyasal dilin kollarını uzatmaktan geçer. Biz bu ülkenin ortak aklından, fikrinden her zaman faydalandık. Her tür eleştiri ve teklifin kışkırtıcılıktan, itham ve isnatlardan uzak olması, asabiyet duygusuna seslenmek yerine tüm toplumun vicdanında karşılık bulması önemlidir."

  • "Bir eli Avrupa'da diğer eli Asya'da olan ülkemizin yüzü herkese dönük"

Küresel ölçekteki insani dramlar, haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında Türkiye'nin yükselen sesinin, herkesin onur kaynağı olduğuna dikkati çeken Bostancı, şunları kaydetti:

"Bir eli Avrupa'da diğer eli Asya'da olan ülkemizin yüzü herkese dönüktür. Sırtımız ise hiç kimseye dönük değildir. Türkiye modernleşiyor, şehirleşiyor, dünyayla daha fazla temas kuruyor. Yolculuğumuzun istikameti kesinlikle modern dünyadır. Bizim de saygın müktesebatımızla katıldığımız, evrensel değerleri dikkate alan bir milliliktir. Mevlana'nın pergeli gibi olduğumuzu her daim hatırlıyoruz. Avrupa merkezli olmak üzere küresel ölçekteki yabancı düşmanlığı, İslamofobia ve Sri Lanka'daki kilise saldırıları gibi gelişmeler izleri endişelendiriyor. Dünyadaki egemen merkez siyasetlerin husumetin doğurduğu popülerlikten pay kapmaya çalışmaları endişemizi daha da artırıyor. Diğer yandan Avusturalya'daki katliamın ardından ortaya konulan haysiyetli insani tavır ise ümitlendiriyor. Yerimiz küresel ölçekte insanlığın, adaletin ve hakkaniyetin safıdır. Tarihi önemdeki bu ülkenin siyasi yolculuğunun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Elbette bu dileğin failleri kendilerine düşen sorumluluklarıyla birlikte hepimiziz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

TBMM (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'ndan, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın konuşmasını dinlemeden ayrılmasına ilişkin, "Nasıl ayrılmayalım? İstiklal Marşı'nı şu parlamento içerisinde okumayanları dinleyelim mi? Benim Mehmetlerimi şehit edenleri dinleyelim mi? Onlarla kol kola gezenleri, onlarla omuz omuza verenleri dinleyelim mi?" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulu'ndan, HDP Eş Genel Başkanı Buldan’ın konuşmasını dinlemeden ayrıldı.

Şeref Holü'ne gelen Erdoğan, gazetecilerin "Erken gidiyorsunuz" şeklindeki sözleri üzerine, "Nasıl ayrılmayalım? İstiklal Marşı'nı şu parlamento içerisinde okumayanları dinleyelim mi? Benim Mehmetlerimi şehit edenleri dinleyelim mi? Onlarla kol kola gezenleri, onlarla omuz omuza verenleri dinleyelim mi? Eğer bunlara sizler de olumlu bakıyorsanız, diyecek bir şeyim yok ama benim ne vicdanım ne karakterim ne şu topraklar altında yatan şehitlerimin ruhunu ben muazzep edemem. Onun için de bunları dinleyemem." şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın bu sözlerinin ardından bir gazeteci, "HDP'nin kapatılması için bir girişim olacak mı?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Parti kapatmak ayrı bir şey, suç irtikap edenler ayrı bir şey. Parti kapatma konusu farklı ama suçu irtikap edenlerle ilgili hukukun çok farklı çalışması lazım. CHP Genel Başkanı 'hak, hukuk, adalet' diyor. Hak, hukuk, adalet kimler için çalışacak? Onlara da yargı kararını vermesi lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Saldıraya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayıp aramayacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, bu konuda açıklama yaptığını belirterek, "Yorumumu yaptım. Daha niye arayayım?" dedi.

Kendisinin, "Türkiye İttifakı'na" ilişkin açıklamalarından sonra bu saldırının gerçekleştiğinin belirtilmesi ve zamanlamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin İttifakı', saldırıya çağrı mıdır? Yoksa burada bir şehit var ve bu şehidin kimler tarafından şehit edildiği belli. PKK ile hangi siyasi örgüt, el ele, kol kola geziyor ve bunun yanında da Türkiye'deki siyasi partiler kol kola veriyorlar, kol kola verdikten sonra da oraya gidiyorlar. Burada artık bir gaz sıkışması var. Bu insanların, birikmiş olan bu gaz sıkışması karşısında, nereye gideceksin; bunların hepsini etraflıca bir incelemek, bunun üzerinde de düşünmek lazım. Değil mi? Yani bunları bir istismar şeyine dönüştürmenin de anlamı yok. Buralarda çok dikkat etmemiz gerekir. Ben bile bir Cumhurbaşkanı olarak, herhangi bir şehit evi ziyaretinde, öncelikle soruyorum; 'Gidişim orayı rahatsız eder mi? Eğer edecekse gitmeyeyim' derim. Dua yapacaksam duamı evimden yaparım. Olay bu kadar basit."

Erdoğan, akşam Mecliste gerçekleştirilecek, resepsiyona katılıp katılmayacağına ilişkin soruya da "Katılacağım." yanıtını verdi.

TBMM, açılışının 99. yıl dönümü için toplandı

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulu, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

Genel Kurul, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlığında açıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Şentop konuşmasına başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlediği Genel Kurul'a, liderlerden ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi.

Erdoğan'ı locaya gelişinde AK Parti Grubu ayakta alkışlarken, MHP Grubu da ayakta karşıladı.

TBMM'de bu hafta

TBMM (AA) – YILDIZ AKTAŞ – TBMM Genel Kurulu, 31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçim nedeniyle verilen 2 aylık aranın ardından 23 Nisan'da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanacak.

Yerel seçim dolayısıyla 24 Şubat Pazar günü çalışmalarına ara veren Genel Kurul, Meclisin 99'uncu açılış yıl dönümü nedeniyle 23 Nisan'da özel gündemle toplanacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM'de düzenlenecek ilk tören, Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasıyla başlayacak, törende, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıtkabir'de yapılacak törenlerde de çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak, İstiklal Marşı okunacak ve Özel Defter imzalanacak. Daha sonra, Birinci Meclis'te anma töreni gerçekleştirilecek.

Meclisin 23 Nisan 1920'de açılışında en yaşlı üye sıfatıyla Sinop Mebusu Şerif Bey'in yaptığı konuşma seslendirilecek.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından TBMM Başkanı Mustafa Şentop, burada bir konuşma yapacak.

Özel Defter'in imzalanacağı törenlerde, Ankara Kulübü Derneği seymenleri bir gösteri sunacak.

Mustafa Şentop, daha sonra TBMM Tören Salonu'nda kutlamaları kabul edecek.

TBMM Genel Kurulu ise özel gündemle saat 14.00'te toplanacak. Birleşim açıldıktan sonra İstiklal Marşı okunacak. Genel Kurulda, grubu bulunan siyasi partilere onar, grubu bulunmayan siyasi parti temsilcilerine üçer dakika söz verilecek.

Meclis Başkanı Şentop, akşam da TBMM Tören Salonu'nda bir resepsiyon verecek.TBMM Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasıyla başlayacak ilk törende, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

  • Komisyonlar

TBMM Dışişleri Komisyonu da 24 Nisan'da toplantı gerçekleştirecek. Toplantıda, Türkiye ile Kırgızistan, Mali, Nijerya, Lesotho Krallığı, Venezuela, Bangladeş, Uganda, Özbekistan, Gine ve Kamerun arasında imzalanan 10 uluslararası anlaşmanın onaylanmasına ilişkin teklifler görüşülecek.

TBMM Genel Kurulu toplanamadı

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulu toplanamadı.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşimi açtıktan sonra Başkanlık Divanının teşekkül etmediğini belirtti.

Gök, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM Genel Kurulu toplanamadı

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulu toplanamadı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi açmak için kürsüye geldi.

Adan, Başkanlık Divanı'nın oluşmadığını belirterek, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM Başkanı seçimi için son olarak 24 Şubat'ta toplanan Genel Kurul, çalışmalarına 31 Mart'ta yapılan yerel seçim nedeniyle ara vermişti.

TBMM Genel Kurulu toplanamadı

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulu toplanamadı.

TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi açmak için kürsüye geldi. Sancar, Başkanlık Divanının oluşmadığını belirterek, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM Başkanı seçimi için son olarak 24 Şubat'ta toplanan Genel Kurul, çalışmalarına 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimler nedeniyle ara vermişti.

TBMM'nin yeni Başkanı Mustafa Şentop

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Sizler görevlerinizi yerine getirirken, ben de üzerime düşen görevleri, Meclisimizin tamamını temsil etme şerefinin gereği olarak adalet ve tarafsızlık anlayışı içerisinde karşılıklı anlayışın canlı tutulması inancıyla yürüteceğim." dedi.

TBMM Genel Kurulundaki 3. tur oylamanın ardından Meclis Başkanlığına seçilen Mustafa Şentop, bir teşekkür konuşması yaptı.

Şentop, dünya tarihinin müstesna siyasi kurumlarının başında gelen TBMM'nin Başkanlığına seçilmesinden dolayı hakkında gösterdikleri itimat ve teveccüh için milletvekillerine teşekkür etti.

Bunun kendisi için çok büyük bir mazhariyet olduğunu dile getiren Şentop, "Bugün yüce heyetinizin oylarında tecelli etmiş olan, aziz milletimizin de itimadıdır. Bunu hep birlikte giriştiğimiz millet yolunda hizmet için bahşedilmiş bir vesile, bir zemin olarak görüyorum. Bu millet itimadının bana yüklediği mesuliyet, biliyorum ve hepiniz de bilirsiniz ki pek ağırdır. Sizlerin yardım ve desteğinin devamı, bu ağır mesuliyetin yerine getirilmesinde en büyük yardımcım olacaktır. Cenabıhak, beni sizlere ve aziz milletimize karşı mahcup etmesin." diye konuştu.

Dünya tarihinde birçok ülkede temel siyasi kurumların bazı büyük olaylar neticesinde ortaya çıktığını ifade eden Şentop, çoğu zaman devletlerin kurulduğunu ve sonra temel siyasi kurumlarını oluşturduğunu söyledi.

TBMM'nin kaderinin ise farklı olduğunu vurgulayan Şentop, önce Meclisin oluştuğunu, sonra siyasi iktidar, hükümet ve devletin yeniden teşkil edildiğini kaydetti. Şentop, TBMM'nin sadece anayasa hukukundaki teknik anlamıyla bir "Kurucu Meclis" olmadığını, aynı zamanda hukuku, devleti, siyaseti yeniden inşa eden bir Kurucu Meclis olduğunu belirtti.

  • "Bu Meclis aynı zamanda Gazi Meclistir"

Şentop, şöyle devam etti:

"Yüce Meclisimizi, dünyadaki diğer parlamentolardan ayıran en önemli vasıf budur.

Bu Meclis aynı zamanda Gazi Meclis'tir. Gazilik sıfatını, kamil manada hak ederek taşıyan yegane meclis, çatısı altında bulunmakla iftihar ettiğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istisnasız hepsini rahmetle, minnet ve şükranla andığımız Birinci Meclisin milletvekilleri, sadece bir yasama organı olarak çalışmamış, destansı İstiklal Mücadelemizi de yönetmiş ve yürütmüşlerdir. Polatlı yakınlarından gelen çatışma ve top sesleri arasında faaliyetlerini sürdüren o müstesna Meclisin üyeleri, her şart altında görev yapmanın, imanın, azmin, kararlılığın ve istiklal iradesinin en güzel örneklerini göstermişlerdir."

Şentop, yıllar sonra 15 Temmuz 2016'da yaşanan hain darbe ve işgal girişimi karşısında Meclisin, gazi unvanını nasıl hak ettiğini bir daha gösterdiğini ve ikinci defa gazilik sıfatını kazandığını vurgulayarak, "Darbeci hainler, milleti gerçek manada temsil eden TBMM'ye ve milletimizin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamına saldırmışlardır. Burada hep beraber, milletvekillerimiz darbeye karşı ortak duruş sergilemişler, Gazi Meclise yakışan tavra sahip çıkmışlardır." dedi.

Milli iradeye ve bizzat vatana yönelen bu alçak saldırıda şehit olanlara Allah'tan rahmet dileyen Şentop, "Bu hain saldırının boşa çıkartılmasında milletimize liderlik eden, Türkiye'nin bağımsızlığını, milli bekasını ve kendisi kalarak büyümesi hedefini bir ufuk olarak hepimizin önüne koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a en derin hürmet ve şükranlarımı arz ediyorum." ifadesini kullandı.

  • "Milletimizin ümidi daima bu yüce Meclis olmuştur"

TBMM'nin, başlangıcından bugünlere bütün zor zamanlarda daima milletin ümidi olduğunu dile getiren Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün de bu Meclis, aziz milletimizin iradesinin tecelligahıdır; en zor zamanlarda ümit bağladığı bir kurumdur; devletimizin ve siyasetin teminatı, demokrasinin kalbidir. Bize düşen en önemli görev, şanla, şerefle, kahramanlık ve vatanperverlikle mazisi şekillenmiş bu yüce Meclise layık olmak, Meclisimizin itibarını gözümüz gibi korumak, bu itibara halel getirecek her şeyden titizlikle kaçınmaktır. Milletvekilleri olarak, bu kutsal mekanı ortak aklın, millet maslahatının ve çözüm üretmenin, medenice konuşmanın ve tartışmanın merkezi haline getirmek vazifemiz olmalıdır. Faydasız, sonuçsuz tartışmalarla, birbirimizi yorarak tükettiğimiz zamanın en önemli kaybımız olduğunu hiçbirimizin unutmaması gerekir.

Sizler görevlerinizi yerine getirirken, ben de üzerime düşen görevleri, Meclisimizin tamamını, hepinizi temsil etme şerefinin gereği olarak adalet ve tarafsızlık anlayışı içerisinde ve yoğun çalışmalarımızın her aşamasında, karşılıklı anlayışın canlı tutulması inancıyla yürüteceğim."

Mustafa Şentop, Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920'den bugüne kadar başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere görev üstlenmiş bütün Meclis başkanlarını saygıyla selamladığını belirterek, "Başlangıçtan bugüne yüce Mecliste milletvekili olarak görev yapmış bütün siyasetçilerimizi, ölenlerine Allah’tan rahmet, hayatta olanlarına ise sağlık ve afiyetler dileyerek şükranla yad ediyorum.
Allah milletimizin yar ve yardımcısı olsun.
Yüce heyetinizi ve sizlerin şahsında egemenliğin kayıtsız ve şartsız sahibi olan aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum." dedi.

Şentop, konuşmasının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve siyasi parti gruplarının temsilcileriyle tokalaştı.

Oturumu yöneten Geçici TBMM Başkanı Celal Adan, seçimin tamamlanmasının ardından, birleşimi, 27 Mart 2019 Çarşamba günü 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Şentop, birleşimin kapanmasının ardından milletvekillerinin tebriklerini kabul etti.

  • Notlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurulda ilk tur oylamada oy kabinine giderken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile siyasi partilerin gruplarının ön sıralarında yer alan milletvekilleriyle tokalaştı.

AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı da Devlet Bahçeli'nin yanı sıra siyasi parti temsilcileriyle tokalaştı.

HDP'li milletvekilleri, yakalarında açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in resminin yer aldığı ve "Leyla Güven Yaşasın" yazılı rozet taktılar.

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, oylamalar arasında kuliste milletvekilleriyle sohbet etti.

Millet İttifakı'nın Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok da Kılıçdaroğlu'nun yanına giderek bir süre görüştü.

Şentop'un ailesi ve yakınları, oylamaları Genel Kurul locasından izledi.

TBMM Başkanı seçilen Mustafa Şentop ile önceki TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve milletvekilleri, Genel Kuruldan ayrılmadan önce, birlikte foto muhabirlerine poz verdi.