TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaları uygun bulan üç kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.

Genel Kurulda, Türkiye ile Özbekistan Arasında Suçluların İadesi Antlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Teklif, Türkiye ile Özbekistan Arasında 23 Haziran 1994'te Akdedilen Hava Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi ve Türkiye ile Kırgız Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Tekliflerin görüşmeleri sırasında MHP Grubu adına söz alan Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, Türkiye'nin, 16 Aralık 1991'de Özbekistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu anımsattı.

Karadağ, 4 Mart 1992'de iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğunu, bu tarihten sonra da iki ülke arasındaki ilişkilerin hızla geliştiğini belirterek, "İki ülke arasında yapılan anlaşmalar çerçevesinde Türkiye ve Özbekistan arasında sadece ticari ve ekonomik ilişkilerden başka aynı zamanda kültürel ve sanatsal ilişkiler de gelişmektedir. Kültürel, sanat ve insani alanda karşılıklı yarar sağlayan ikili ilişkilerin, özellikle ticari, ekonomik, kültürel ve insani yardım ilişkilerinin geliştirilmesi için tüm çabaları göstermek gerekmektedir." diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, tarihin en uzun seçimlerinin 31 Mart'ta başladığını, 6 Mayıs'ta sona erdiğini, bunun bir darbe olduğunu öne sürdü. Bu darbenin Türkiye'de yaşanılan diğer darbelerden hiçbir farkının olmadığını, sadece darbe yapılırken kullanılan araçların farklı olduğunu savunan Ağbaba, "Bu ülkede 12 Eylül darbesi faşist generallerle, postallarla, tanklarla yapıldı. 12 Mart darbesi muhtırayla yapıldı. 15 Temmuz darbesi de silahlarla, uçaklarla yapıldı. 6 Mayıs darbesi ise önce kurulan kumpaslarla ve YSK eliyle yapıldı." dedi.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, "Bavullarla YSK'ye götürdükleri ne kadar usulsüzlük, yolsuzluk varsa, tamamını AKP örgütleri yapmıştır. Bu kadar kesin konuşmamın sebebi o teşkilatların içerisinde, örgütlerde görev yapan tanıdığım AKP'lilerden aldığım bilgilerdir. " ifadesini kullandı.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, Özbekistan'ın, 30 milyona yaklaşan nüfusu, jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri ve ekonomik potansiyeliyle bölgesel barış ve istikrar için önemli bir konumda bulunduğuna dikkati çekti.

Erdem, Özbekistan'ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye ile sıkı diplomatik ilişkilere girdiğini, iki ülke arasında ekonomi, ticaret, kredi, turizm ve kültür anlaşmaları imzalandığını anlattı.

Önümüzdeki pazar gününün Anneler Günü olduğuna işaret eden Erdem, çocukların korunmaya muhtaç olduğunu, fiziksel, ruhsal, duygusal ve cinsel anlamda korunmaları gerektiğini söyledi. Erdem, şiddet ve çocuklara karşı işlenen suçların gün geçtikçe arttığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Evde, okulda, sokakta, televizyonda, internet gibi kitle iletişim araçlarında çocuklarımızın şiddete maruz kaldığına hemen her gün şahit olmaktayız. Bunu önlemek için bir milletvekili olarak, bir kadın olarak, bir anne olarak her şeyden önce caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini buradan tekrar vurgulamak istiyorum. TBMM çatısı altında bulunan her bir milletvekili arkadaşımızla el ele vererek mutlak ve mutlak bu konuya bir çözüm getirilmesi noktasında uzlaşma dili içerisinde bir çözüm üretileceğine inanıyorum. Kadına yönelik şiddeti durdurmak noktasında, çocuklara yönelmiş saldırıları engellemek için yapılmış yasal düzenlemeler yeterli değildir. Şiddet, istismar ve tecavüz vakaları devam etmektedir. Bu durumun önüne hep birlikte geçeceğiz; bu, hepimizin vebali. İstismarın bahanesi olmaz, yapılan her bir istismar, iyi hal indirimi gibi herhangi bir bahaneye sığınılmadan mutlak ve mutlak cezalandırılmalı."

Teklifin kabul edilip yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, YSK'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesini değerlendirdi.

HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için seçim sonuçlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak, Genel Kurul gündemine getirdi.

HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, "6 Mayıs'taki YSK kararının, 15 Temmuz darbe kalkışmasından bir farkı olmadığını, 15 Temmuz'un askeri yöntemlerle, askerler tarafından, 6 Mayıs'taki darbenin ise araçsallaştırılmış YSK eliyle yapıldığını" öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, YSK'nin iptalinin 15 Temmuz'a benzetilmesinin hezeyan olduğunu, ülkenin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine hakaret anlamına geldiğini kaydetti.

-"YSK üyeleri istifa etmeli"

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, YSK'nin İstanbul Büyükşehir Belediye seçimini iptal kararının bütün Türkiye'de, adeta bütün dünyada şok yarattığını, adalete ve seçim sistemine darbe vurulduğunu öne sürdü. Subaşı, YSK üyelerini istifaya çağırdı.

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sandık görevlileri nedeniyle seçimin iptalinin istendiğine işaret ederek, "Bu sandık görevlilerini kim yazdı? 'Şu kadar oyla kazanırsanız kabul edeceğiz' deyin ona göre yola çıkalım. Bartın, Muş, Karabük'te az oy farkla kazanılıyorsa o zaman da kesin bir şeyler olmuştur. Araştırılması gereken YSK üyelerinin kendisidir. Karar vermeden önce kiminle, ne kadar, hangi telefonlarla konuşulmuştur, açıklanmalıdır. AKP'li üyeler heyetler halinde nasıl YSK'ya baskı kurmuştur açıklanması gerekiyor." dedi.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, 6 Mayıs'ta YSK'nin İstanbul için seçim yenilenmesi kararı verdiğini, YSK'nin kararını verirken tam hukuksuzluk durumuna ve bunun da sonuca etkili olup olmayacağına baktığını söyledi.

İptal kararından önce de YSK'nin kararı her ne olursa olsun kabul edeceklerini söylediklerini anımsatan Yurdunuseven, AK Parti olarak her zaman hukukun üstünlüğünü savunduklarını kaydetti. Yurdunuseven, YSK'nin yerinde, adaletli bir karar verdiğini ifade etti.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi, daha sonra aynı içerikli CHP Grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

  • "Binali Bey'i mağdur etmiştir"

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder." dediğini ifade ederek, "Kaybettiniz. Demokrasiyi içinize sindiremiyorsunuz. Ben kadın doğum uzmanıyım. YSK'nin kararını şuna benzetiyorum; adamın birinin dördüz çocuğu olmuş, 'üçü bana benziyor biri bana benzemiyor' diye dördüncüsünü red ediyor. Kabul etmediğiniz tam da bu. Çocuklar birbirine benzemiyorlar ama hepsi bu ülkenin çocuğu. Sizin kabul etmediğiniz çocuk da bu ülkenin menfaatleri için çalışacak. Bu ülkede vicdanı olan, demokrasiye inan herkes YSK'nin bu kararın demokrasiye darbe olduğunu biliyor." diye konuştu.

HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, YSK'nin neredeyse yandaş seçim kuruluna dönüştüğünü öne sürdü.

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, mağdur edebiyatı yapmaya kimsenin hakkı olmadığını, asıl mağdurun Binali Yıldırım olduğunu söyledi. Bayram, "Bizler, sayımlar yapılırken geçersiz oyların ve daha sonra bütün oyların tamamı sayılsın derken saydırmayanlar Binali Bey'i mağdur etmiştir. Tamamen sayılsaydı bugün Binali Bey belediye başkanıydı. Olanda hayır var. Er ya da geç bu milletin vereceği kararla 23 Haziran'da bu sonuç gerçekleşecek. Rahat olun. Ne kadar ittifak yaparsanız yapın, kimlerle iş tutarsanız tutun nafile. CHP, bugün bir itiraz yaptı, yapabilir. 6 Mayıs'ta verilen karar kesindir, geç kaldınız, o itirazlarınızı talep halinde yapacaksınız, geçti borun pazarı." diye konuştu.

CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, ihraç edilip geri gönderilen tarım ürünlerine ilişkin, "Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için ihracattan geri dönen tarım ürünlerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, yurt dışındaki vatandaşların yemeyip insan sağlığına zararlı olduğu için iade edilen ürünlerin imha edilmesi, tutanaklara geçirilmesi ve Bakanlığın bunu duyurması gerektiğini söyledi. Çulhaoğlu, bu ürünlerin iç piyasada satışa sunulup sunulmadığının araştırılmasını istedi.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, çilek, domates gibi iade edilen bu tarım ürünlerinin sessiz sedasız iç pazara sunulduğunu, toksik madde içeren ürünlerin iç pazarda tüketilmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti.

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, tarım alanlarını, çevreyi koruyup gözetirken tarımsal üretim ve üreticilerin zarar görmemesi, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün çevre, tarım ve insan sağlığını gözeterek, güvenli alternatif çözümler üretmesi, zirai ilaçların ruhsatlarının ve dozlarının güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, 4,5 milyon ton ihracat içinde sadece geriye dönen ürünün 450'de bir olduğunu aktararak, Türkiye'de bütün prosedürlerin, yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığını bildirdi.

Kılıç, ihracatta geri dönen ürünlerin Türkiye'ye girmeden ihraç edildiği ülkede birtakım analizlerinin yeniden yapıldığını, sıkıntı varsa gümrük anlaşmaları çerçevesinde orada imha edildiğini kaydetti.

Kılıç, "Bazı ürünler, dünyada daha yüksek kriterleri kabul eden başka ülkelere ihracat ediliyor. Bizim ülkemizin de kendi kriterleri var. Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "YSK bizim taleplerimizle karar vermiyor, hukuk çerçevesinde karar veriyor. Bizim bunun dışında pek çok talebimize de ret kararı vermiştir. Biz de rahatsızız, bizim de taleplerimiz vardı. Maltepe ve Büyükçekmece seçimlerinin de iptal edilmesi gereğini YSK'ye ifade ettik, delillerimizi de koyduk ve YSK bir karar verdi, 3 talebimizden 2'sini reddetti." dedi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul seçimlerine yönelik kararının, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 24 Haziran seçimlerinde de geçerli olabileceğine" yönelik önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, "YSK'nin, yüksek sadakat kurulu gibi davrandığını", İstanbul seçimlerine yönelik kararıyla literatüre geçtiğini öne sürdü.

YSK'nin, 4 tane evrakın 3'ünü makbul, 1'ini gayrimakbul sayarak seçim yenileyen bir Kurul olarak dünya hukuk tarihine geçtiğini ifade eden Ağıralioğlu, şöyle devam etti:

"YSK'den böyle bir karar beklemiyorduk. Bekliyorduk ki bavul bavul itirazlara konu olan onca evrakın arasından bize şöyle bir şey densin, 'Sayılan, suistimale konu olmuş, millet iradesinin gasbına sebep olmuş bu suistimallerin seçim sonucunu değiştirme sayısı tespit edilmiştir, dolayısıyla seçimlerin yenilenmesi.' Buna kimse itiraz edemezdi. Bu açıklanan gerekçeden daha itibarlı olan gerekçe şuydu: 'Cumhurbaşkanlığı makamı partisi adına verilmiş oyların gadre uğradığını düşünüyor, Sayın Cumhurbaşkanımız seçimin yenilenmesini istiyor.' Cumhurbaşkanlığının hatırını böyle münasebetsiz bir gerekçeden daha çok sayarım ben. 24 Haziran seçimlerini de Cumhurbaşkanlığı seçimini de aslında ifsat edecek bir karardır bu."

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan da YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararına ilişkin "İktidar işte sandıktan çıkamadı, şimdi hadi buyurun; çıkamadığı sandığıysa önce gayrimeşru ilan edip ardından da ısmarlama bir üslupla Yüksek Seçim Kuruluna yeni bir seçim ısmarlamış durumda. Aslında sadece seçimler iptal edilmedi, bugün, halkımızın demokrasiyle kurduğu, halkın siyasetle kurduğu ilişkiler dinamitlenmiş oldu." şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, YSK'ye hiç kimsenin emir ve talimat vermediğini vurgulayarak, "367 kararını veren vesayetçi yargı, milletin temsilcilerinden sandığı kaçırırken bugün demokratikleşmiş yargı, sandığı milletin önüne götürmek için karar vermiştir. Yine son tahlilde karar verecek merci millettir. Milletin iradesinin üzerinde hiçbir iradeyi tanımıyoruz." dedi.

Özkan'ın sözlerine İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfi Türkkan ve İYİ Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.

  • "La Fontaine'den masallar okuyorsunuz"

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, YSK'nin kararını "bir hukuk cinayeti ve hukuk darbesi" olarak nitelendirdi. YSK üyelerinin görev sürelerinin seçimlerden kısa süre önce uzatıldığına işaret eden Aydoğan, "Memlekette hukukçu mu yoktu? Şimdi burada La Fontaine'den masallar okuyorsunuz." diye konuştu.

Aydoğan, YSK'nin, Kemalpaşa ve Pasinler ilçelerine yönelik aynı nitelikteki itirazları reddederken İstanbul itirazını kabul ettiğini savunarak, "Ekrem İmamoğlu'ndan korktunuz mu? Korkun, adam gibi adam. Adamlığı, sevgiyi hatırlattı." ifadesini kullandı.

AK Parti Giresun Milletvekili Sabri Öztürk de İstanbul seçimlerinde düzeltmeler yapılmadan önce 14 bin seçmenin iradesinin gasbedildiğini dile getirerek şunları söyledi:

"Yüksek Seçim Kurulunun sandık kurullarının yenilenmesiyle ilgili vermiş olduğu karar neticede seçimlerin yenilenmesine ilişkin aslolan milletin iradesidir. Bu kadar tartışmadan, bu kadar usulsüzlükten, bu kadar oyların yok yere geçersiz sayılmasından sonra kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın giderilmesi ve hukuki dayanaklarıyla sabit olan seçimin iptaliyle yenilenmesi doğru olmuştur. 23 Haziran'da yapılacak büyükşehir seçimlerinde son sözü İstanbul halkı söyleyecektir. Gerek 16 Nisan referandumu gerekse 24 Haziran seçimleri hukuk kuralları içinde yapılmış, varsa itirazlar değerlendirilmiş, milli irade tecelli etmiştir."

İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

  • "Asıl suçlu AK Parti'dir"

Genel Kurulda, HDP'nin, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararının sonuçlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisi de görüşüldü.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, "Ama suçlu YSK değil. Asıl suçlu, seçilmiş belediye başkanlarının makamına göz diken, itiraz eden Adalet ve Kalkınma Partisidir. Eğer siz bu itirazı yapmasaydınız Yüksek Seçim Kurulu bu kararı vermeyecekti. 'Karar yargınındır, karar Yüksek Seçim Kurulunundur.' diyerek bundan sıyrılamazsınız. İstanbul seçimleri için de aynı şey geçerli." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Tiryaki'nin ifadeleri üzerine söz alarak şunları söyledi:

"Yüksek Seçim Kurulu bizim taleplerimizle karar vermiyor, hukuk çerçevesinde karar veriyor. Bizim bunun dışında pek çok talebimize de ret kararı vermiştir. Biz de rahatsızız, bizim de taleplerimiz vardı. Maltepe ve Büyükçekmece seçimlerinin de iptal edilmesi gereğini Yüksek Seçim Kuruluna ifade ettik, delillerimizi de koyduk ve YSK bir karar verdi, 3 talebimizden 2'sini reddetti. Ciğerimiz yanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin de 23 Haziran'da yenilenmesine karar verilmiştir. Eğer ciğeriniz çok yanıyorsa ittifak olarak beraber meydanlara iner, propagandanızı yapar seçimlerde milletten desteğinizi alırsınız."

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, seçim sonuçlarına itirazların bütün seçimlerde olduğunu dile getirerek, "Son bir aydır kamuoyu, milletimiz gördü. Yüksek Seçim Kurulu üyelerine yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızdan, AK Parti yetkililerinden herhangi bir ifade kullanıldığını hiç kimse görmemiştir ama maalesef Yüksek Seçim Kurulu üyeleri hakkında tehdide varan, hakarete varan ifadelerin kimler tarafından kullanıldığını milletimiz net bir şekilde görmüştür." diye konuştu.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

  • "İstanbul, sadece Türkiye ile ilgili bir mesele değil"

CHP'nin, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararına ilişkin grup önerisi de Genel Kurulda görüşüldü.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul'un sadece Türkiye ile ilgili bir mesele olmadığını savunarak, "İstanbul sizin iktidarınız döneminde aynı zamanda Kafkasya bakımından, Afrika bakımından ve Orta Doğu bakımından İhvan'ın, El Kaide'nin lojistik merkezi haline geldi ve bunları besleyen güçler de Büyükşehir üzerinden örgütlendiler. O nedenle İstanbul sadece İstanbul seçimleri değildi. Ve bunun üzerine inşa ettiğiniz bir kurgu vardı, o kurgu üzerine de bu seçimleri maalesef ama maalesef 36 gün boyunca askıda bıraktınız ve sizin güncel ihtiyaçlarınıza göre, yerel ihtiyaçlarınıza göre karar verme organına dönüşen Yüksek Seçim Kurulu tarafından da bu karar maalesef dün alındı. Evet, Yüksek Seçim Kurulu, maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin bir aparatına dönüşmüş durumda." ifadelerini kullandı.

AK Parti'li Cahit Özkan ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, partisinin iktidarları döneminde terör örgütleriyle tam anlamıyla mücadele edildiğini vurguladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, konuşmasında, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararını okudu. Bu sırada CHP milletvekilleri, sıralarına vurarak tepki gösterildi.

TBMM Genel Kurulunda CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.

  • Uluslararası anlaşmalar

TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına dair 3 kanun teklifi kabul edildi.

Kabul edilen teklifler şunlar:

  • Türkiye ile Nijer Arasında Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinin Açılması, Ortak İşletilmesi ve Devredilmesi ile İlgili Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

  • Türkiye ile Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Arasında Temel Anlaşma'ya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

  • Türkiye ile KKTC Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

Uluslararası anlaşmalara ilişkin kanun tekliflerinin kabul edilmesinin ardından alınan karar gereği gündemin diğer işlerine geçildi.

Komisyonun yerine oturmaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "23 Haziran'da gerçekleştirilecek seçim, İstanbul gibi Türkiye'nin marka şehrinin şaibesiz bir şekilde yoluna devam etmesinin mecburiyeti ile ortaya çıkmıştır. YSK'nin vermiş olduğu karar ilk değil, son da olacak değildir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, devletin ve hükümetin gerek sınır içinde gerekse sınır dışında terörle mücadele adına ortaya koyacağı iradenin arkasında tam mutabakatla ve bütün destekleriyle duracaklarını belirterek, "Bir daha bir çözüm savrulmasını yaşayamayız. Seçim kazanmak için lüzumsuz şirinlik yapabileceğimiz bir cümlenin bugünden önünü keselim diye söylüyorum." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, YSK'nin İstanbul seçimlerine ilişkin kararını anımsatarak, "İtirazların başladığı ilk günden itibaren vurguladığımız üzere YSK kararını saygıyla karşılıyoruz." diye konuştu.

Demokratik bir hukuk devleti olmanın ilk adımının tüm hukuki süreçler, idari işlemler ve demokratik yarışların anayasa ve kanunların çizdiği çerçevede gerçekleşmesi olduğunu vurgulayan Akçay, YSK kararında da hukukun işlediğini ve yargı sürecinin sona erdiğini söyledi.

YSK'nin kararında sandık kurullarının oluşumundaki usulsüzlüklere ve kanuna aykırılıklara işaret edildiğini ve bu durumun seçim sonuçlarında etkili olduğunun belirtildiğine dikkati çeken Akçay, "Seçimler demokratik bir rekabet ve yarıştır. Bu yarışta kabul edilmesi gereken birinci ilke; seçmen iradesinin sandığa tam olarak yansıması, seçimlerin hukuk kurallarına, kanunlara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesidir." dedi.

Akçay, YSK kararından hemen sonra yurt dışından gelen açıklamaların dikkatlerini çektiğini belirterek, bu açıklamaları ve tepkileri Türkiye'nin içişlerine karışma girişimi olarak gördüklerini ve kınadıklarını söyledi.

YSK'nin Türkiye'nin en önemli kurumlarından birisi olduğunun altını çizen Akçay, şunları kaydetti:

"Bundan sonrası için YSK kararına saygı duyulması ilk adımdır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü bunu gerektirir. 23 Haziran İstanbul seçiminin de suhuletle gerçekleştirilmesine, hiçbir provokasyona meydan verilmemesine özen gösterilmelidir. YSK kararı karşısında Türkiye'yi kaosa, kargaşaya, krize sürüklemeye yeltenecek adımlara da geçit verilmemelidir. YSK'nin aldığı kararla İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminin yenilenmesi sayesinde sandığa düşen gölge kalkacak, her türlü itiraz ve tartışmalar bitecek, şaibe ve şüpheler giderilecektir."

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, YSK'nin, KHK ile ihraç edilen ve belediye başkanı seçilenlerin mazbatalarının verilmemesine ilişkin karar aldığını anımsatarak, "Biz o zaman bu YSK'nin demokrasi ve hukukla bir alakası kalmadığını, kayyum atayıcı olduğunu çok açık bir şekilde söylemiştik. Bu YSK, demokrasi ve hukuku ortadan kaldıran bir iktidarın manivelası haline gelmiştir." görüşünü savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise CHP Parti Meclisi (PM) tarafından yayınlanan bildiriyi Genel Kurul'da okudu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, 31 Mart seçimlerinde vatandaşların sandığa iradesini koyduğunu anımsatarak, "Biz, Cumhur İttifakı olarak inanıyoruz ki sandıktan bizler çıktık. Bu iradenin nasıl tecelli ettiğini de sadece yüzde 10 oy oranının yeniden sayılması durumunda 16 bin oyun tekrar geriye nasıl avdet ettiğini hep beraber gördük." diye konuştu.

Seçim sonuçlarına ilişkin gerekli müracaatları yaptıklarını ve Türkiye genelinde bunların bir kısmının kabul edildiğini, bir kısmının ise reddedildiğini ifade eden Özkan, şunları söyledi:

"23 Haziran'da gerçekleştirilecek seçim, İstanbul gibi Türkiye'nin marka şehrinin şaibesiz bir şekilde yoluna devam etmesinin mecburiyeti ile ortaya çıkmıştır. YSK'nin vermiş olduğu karar ilk değil, son da olacak değildir. İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararı da hukuk ve demokrasimiz çerçevesinde, siyasi ve hukuki meşruiyeti sağlamaya dönük verilmiş karadır. Saygı duyuyoruz ve milletin iradesine güveniyoruz."

TBMM'de bu hafta

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda gündemdeki uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren teklifler ele alınacak.

Genel Kurul, 7 Mayıs Salı günü çalışmalarına başlayacak. Türkiye ile çeşitli ülkeler arasında imzalanan uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun teklifleri, Genel Kurulda görüşülecek.

TBMM Genel Kurulunda, geçen hafta, Türkiye ile Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Arasında Temel Anlaşma'ya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, Türkiye ile Nijer Arasında Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinin Açılması, Ortak İşletilmesi ve Devredilmesi ile İlgili Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye ile KKTC Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşülmüş, tekliflerin maddeleri kabul edilmiş, tümünün oylaması yapılmamıştı.

  • Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Alt Komisyonu toplanacak

İstanbul Sözleşmesinin Etkin Uygulanması ve İzlenmesi Alt Komisyonu 8 Mayıs Çarşamba günü toplanacak. Komisyon toplantısında, "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun uygulama sonuçları ile ilgili analiz (sorunlar ve çözüm önerileri), kadına ve aile içi şiddet mağdurlarına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin tedbirlerin etkinliğinin artırılması" konusu ele alınacak.

Vakıflar Haftası açılış töreni bu yıl TBMM'de yapılacak. Her yıl bir temayla kutlanan Vakıflar Haftası, bu yıl "Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı" temasıyla 6-12 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak.

Programın açılışı yarın Meclis Tören Salonu'nda gerçekleştirilecek.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda, 3 uluslararası anlaşmaya dair kanun teklifinin maddeleri görüşülerek kabul edildi.

Genel Kurulda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Arasında Temel Anlaşma'ya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, Türkiye ile Nijer Arasında Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinin Açılması, Ortak İşletilmesi ve Devredilmesi ile İlgili Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ile Türkiye ile KKTC Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ele alındı.

Kanun tekliflerinin maddeleri oylanarak kabul edildi. TBMM Başkanvekili Celal Adan, perşembe günü kanun tekliflerinin tümünün açık olmasının yapılacağını belirtti.

Adan, daha sonra komisyonun yerini almaması nedeniyle birleşimi 2 Mayıs Perşembe günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin, "AA'nın seçim verilerini yayımlaması" konusunda verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, AA'nın, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarını yayımlamasına ilişkin kamuoyunda bazı tartışmaların yaşandığını savunarak, kurumun güvenirliğinin "yeniden tesis edilmesi" gerektiğini söyledi.

Yokuş, özellikle AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı üzerinden kurumu eleştirdi, Kazancı'nın artık görevini sürdürmemesi gerektiği yönünde ifadeler kullandı.

Kazancı'nın, "Sevsen de sevmesen de ben onun (Erdoğan'ın) adamıyım arkadaş." ifadelerini kullandığını belirten Fahrettin Yokuş, "Yahu adamcılık mı oynuyoruz ya? Devlet yönetiyoruz beyler, devlet devlet. Anadolu Ajansı Başkanı bu devletin adamıdır, parti liderinin değil." dedi.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç da AA ile ilgili verdiği soru önergelerine tatmin edici yanıtlar alamadığını ileri sürdü. Öztunç ayrıca, "kurumun bir an evvel eski günlere dönmesi" gerektiğini ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ise Anadolu Ajansı hakkındaki ithamlara değinerek, "Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Çok güzel bir mecelle tabiri. Biraz önce iki saygıdeğer hatip, çok garip, sadece bir kahvehane dedikodularını burada sanki gerçekmiş gibi ifade etmeye çalıştılar." dedi.

Güler, "6 bine yakın okulda, 194 bin 390 sandıktan çıkan sonuçları yayımlamanın, müthiş bir organizasyon ve çalışma gerektirdiği de milletvekillerimizin bilgisi dahilinde. Anadolu Ajansı, bu devasa çalışmasını 31 Mart akşamına kadar Türkiye genelinde 81 şehrimizde, 194 bin 390 sandıkta ciddi bir şekilde sürdürmüş ve bu konularda da saygıdeğer Genel Müdürüm basına her türlü gerekli açıklamayı yapmıştır. Saygıdeğer Genel Müdürü sevgi ve saygı ile selamlıyorum." diye konuştu.

AA'nın, 100 ülkede, 3 binden fazla çalışanıyla ürettiği haber, fotoğraf, video ve diğer zengin içerikleri 13 dilde dünya medyasının kullanımına sunduğunu dile getiren Güler, şunları kaydetti:

"6 Nisan 1920'de kurulan, TBMM'den 17 gün önce kurulmuş ve bir asra yakın tecrübesiyle, ajans haberciliği yapan Anadolu Ajansı, özellikle haberciliğin çok zor olduğu coğrafyalardan geçtiği haber ve güçlü görselleriyle dünya medyasında fark oluşturmaya devam etmektedir. 14 bölge müdürlüğü, 88 yurt içi ofis, 100 ülkede temsilci, 41 ülkede yurtdışı ofisleriyle bu hizmetlerini büyüterek devam ettirmeye çalışmaktadır. 9 milyon takipçisi vardır. AA, 17 milyon aylık sayfa gösterimiyle de dikkati çekmektedir. 13 dilde yayın, gün içerisinde 1600 haber, 400 video, 2 bin 300 fotoğraf ve gün içerisinde aynı zamanda 15 canlı yayın yapabilen devasa bir kuruluştur. 93 ülkede kullanıcı, 6 bin farklı mecra, 3 bin 600 dönemsel abone, 2 bin 400 sürekli abone, 10 partner dağıtım ajansı, 54 uluslararası iş birliğiyle bu çalışmalarını artırarak devam ettirmektedir."

Görüşmelerin ardından öneri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – TBMM Genel Kurulunda CHP'nin, Çubuk'taki şehit cenazesinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırının araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıya ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınmasını grup önerisi olarak TBMM Genel Kuruluna getirdi.

Öneri üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Çubuk ilçesindeki bir şehit cenazesi esnasında Kılıçdaroğlu'na linç girişimi gerçekleştirildiğini söyledi.

Daha önceden organize olan bir ya da birkaç grubun cenazeyi provoke ettiğini savunan Özkoç, bu kişilerin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile TBMM Başkanvekili Levent Gök ve milletvekillerini darp ettiğini belirtti. Özkoç, şöyle konuştu:

"İçişleri Bakanlığının olaya ilişkin söylemlerinin tamamı Cumhuriyet savcılığının tutanaklarıyla çürütülmüştür. Protesto edilmede bir sıkıntı yok ancak provokasyonlar kabul edilemez. Bu İçişleri Bakanı'nın, olayın ciddiyetinin farkına varması gerekiyor. Eğer bunun üstünü örtersek linci meşru hale getirmiş oluruz. Bugün bizim başımıza gelen yarın başka bir liderin başına gelebilir ve daha vahim olaylarla karşı karşıya kalırız. Grubu bulunan tüm siyasi partilerle Meclis kendisine sahip çıkmalı. Bu olayı görmezlikten gelmemeliyiz. Bunun karşısında olmak doğru değildir. Ben kimsenin bunun karşısında olacağına inanmıyorum. Önümüzde Türkiye'nin sorunları var. Elimizi taşın altına sokarsak, birbirimizi var etmek için mücadele edersek başaramayacağımız hiçbir şey yoktur."

  • "Önergeyi kabul etmek bu Meclisin namusudur"

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, 21 Mart 2019 tarihinde Türkiye'nin çok büyük bir felaketin kıyısından döndüğünü ifade etti.

Çıray, şimdilik kim olduğu bilinmeyen bir mihrak tarafından kontrollü bir yangın çıkarılmak istendiğini savunarak, "O yangın kontrolden çıkarak yayılmış olsaydı, bu travmanın şiddeti inanın 15 Temmuz hain girişiminin şiddetinden çok daha vahim olurdu. Kısacası kanlı kardeş kavgasının kıyısından dönüldü. Çok şükür ki provokatörlerin istedikleri olmadı. Bu araştırma önergesini kabul etmek bu Meclisin namusudur. Aksi halde hiçbir milletvekili bundan sonra güvence altında olamaz. Bu kontrollü yangını çıkaranların hedefi demokrasi ve hukuk devletini yıkmaktır. Bu nedenle hedef devletti, hedef milletti." diye konuştu.

  • "Toplumsal iklim nasıl teşekkül etti?"

AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı ise yaşanan olayın esef verici bir hadise olduğunu vurguladı. Olayla ilgili çeşitli değerlendirmelerin yapıldığını, lehinde, aleyhinde birtakım görüşlerin dile getirildiğini anlatan Bostancı, "Bu tür konularda varsayım oluşturacaksak yapıcı varsayımlar kurmak hayırlı olur. Hepimizin kaderi ortak. Kader ortaklığında zemin, demokratik siyasettir. Demokratik siyasetin de en temel unsuru şiddete karşı olmaktır. Hiç kimse şiddetin yanında olamaz. Şiddeti biz her şartta reddettik, bu olaya ilişkin de reddettik ve kınadık." dedi.

Bostancı, Özkoç'un, "protestonun olabileceğini ancak provakasyonları asla kabul etmeyeceklerini" dile getirdiğini anımsatarak şöyle devam etti:

"Ancak gariptir ki protesto ile provokasyon birbirinin kardeşidir. Eğer toplumsal bir protesto varsa provokasyonculara gün doğacaktır. Çünkü kimse durup dururken provokasyon yapmaz. Toplumsal iklim varsa yapar. Burada soru toplumsal iklim nasıl teşekkül etti? Benim kanaatim bu öneriyi kabul edersek hepimizin ümit ettiği atmosfere yönelik olumsuz bir sonuç ortaya çıkabilir. İdari ve adli soruşturmayı takip etmek boynumuzun borcudur. Önergenin kabul edilerek böyle bir istikamette kurul oluşturulmasını olumlu bulmuyoruz."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada öneri kabul edilmedi.

Bu arada TBMM Genel Kurulunda, İzmit Belediye Başkanı seçilen ve adaylığı sürecinde TBMM Katip Üyeliğinden istifa eden CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in yerine bu göreve CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu seçildi.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Venezuela'daki darbe girişimine ilişkin, "Dünyanın neresinde olursa olsun 'ama, fakat' demeden tüm darbeleri kınıyoruz. Hiçbir gerekçe darbelere mazeret olamaz." dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, "İşgal yıllarında Gaziantep'te Fransızlar ve Ermeni çetelerince yapılan katliamlar", CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "Arabuluculukla ilgili yaşananlar ve çözüm önerileri", AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı da "1915 olayları"na ilişkin gündem dışı söz aldı.

Yerlerinden söz alan bazı milletvekilleri, Kut'ül Amare Zaferi'nin 103. yılı ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mesajlarını paylaştı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Suriye'nin Azez kentinde, üs bölgesine giden TSK konvoyuna PKK/PYD'li teröristler tarafından düzenlenen havanlı saldırıda 1 askerin şehit olduğunu, 3 askerin yaralandığını hatırlatarak, şehide Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

Venezuela'daki darbe girişimine değinen Muş, "Dünyanın neresinde olursa olsun 'ama, fakat' demeden tüm darbeleri kınıyoruz. Hiçbir gerekçe darbelere mazeret olamaz." ifadesini kullandı.

Hiçbir gerekçenin, silahlı cuntacıların kendi halklarına ve seçilmiş hükümetine silah doğrultmasına bahane olamayacağını vurgulayan Muş, "Geçmişte birçok kez darbe ve darbe girişimine maruz kalan Türkiye ilkesel duruşunu koruyarak Venezuela'daki bu darbe girişimine karşı duruşunu koruyacaktır. Venezuela'daki darbe girişimini lanetliyor, tüm dünyayı Venezuela'daki halkının iradesine saygılı olmaya davet ediyorum." çağrısında bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül de Türkiye'nin, iç ve dış bağlantılı problemlerle çetin bir mücadele içinde olduğunu belirtti.

Bu mücadelenin, "beka seviyesi"nde olduğunun altını çizen Bülbül, "Bu meselelerde Türkiye'nin oluşturduğu milli politikalar çerçevesinde birlik ve beraberlik içerisinde olmak zaruridir. Türk milleti, tarihte olduğu gibi bugün de devletinin ve milletinin bekasını her türlü dünyevi menfaatinin üstesinde tutarak geleceğine sahip çıkacaktır. Siyaset kurumuna düşen mesuliyet ise içinde olduğumuz ateş çemberini yok saymamak, görmezden gelmemektir." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Boğaziçi Üniversitesinde, Boğaziçi İslam Araştırmaları Topluluğu tarafından düzenlenen bir programda konuşan Yunan asıllı İngiliz bir sözde yazarın, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten "şeytan" olarak bahsettiğini dile getirdi.

Türkkan, "Bu mesnetsiz benzetmeyi şiddetle kınıyorum. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret etmek demokrasi, hürriyet ya da ifade özgürlüğü demek değildir. İYİ Parti olarak ilgili makamların, bu sözde yazara gerekli hukuki işlemleri başlatmasını bekliyoruz." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan ise açlık grevleri ve ölüm orucundakilerin gidişatının daha da kötüleşmemesi için Meclis Başkanlığı ile Adalet Bakanlığının sorumluluk alması çağrısında bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yarın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olduğuna işaret ederek, "İstanbul'un belli meydanlarının 1 Mayıs'a kapatılmasını doğru bulmuyoruz. İşçisinden, emekçisinden, işçinin emekçinin kutlayacağı bayramdan korkan devlet olmaz. Bundan sonraki süreçte 1 Mayıs'ın, Taksim Meydanı'nda kutlanmasının işin olağanı ve doğalı olduğu kanaatindeyiz." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, Suriye'nin Azez kentinde üs bölgesine giden TSK konvoyuna PKK/PYD'li teröristler tarafından düzenlenen havanlı saldırıda 1 askerin şehit olduğunu, 3 askerin yaraladığını belirtti.

Şehide Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Adan, "Teröristler, bu millete ihanet eden, kahpece eylemlerine devam edenlerin her gün nefesinin kesildiğini biliyoruz. Bunların da nefesi kesilecektir. Allah milletimizin birliğini, devletimizin yüceliğini korusun." dedi.

TBMM Başkanvekili Adan, daha sonra Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, Diyarbakır Milletvekili Adnan Selçuk Mızraklı ile Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in, 31 Mart'ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde belediye başkanı seçilerek mazbatalarını aldıklarını dile getirdi.

Bilgen, Ertan, Mızraklı ve Kaplan'ın milletvekilliğinin kendiliğinden sona erdiği, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Öte yandan Okulsporları Genç Erkekler Türkiye Futsal Şampiyonası'nda şampiyon olan Denizli Bozkurt Spor Lisesi öğrencileri, TBMM Genel Kurulunu ziyaret etti. Öğrenciler kendilerine ayrılan bölümden Genel Kurul çalışmalarını izledi.