Mahalle sakinleri taş ocağı için sandık kurdu

İZMİR (AA) – İzmir'in Urla ilçesine bağlı Balıklıova mahallesinde yaşayan vatandaşlar, özel bir firmanın mahalle yakınına kurmayı planladığı taş ocağının yapılıp yapılmamasına ilişkin, "halk oylaması" gerçekleştirdi.

Sahildeki tiyatro binasında "sandık" kuran Balıklıovalılar ve komşu mahalle sakinleri üzerinde "Balıklıova'da taş ocağına hayır" yazan kağıtları oy sandığına attı.

Yaklaşık 500 mahalle sakini tek tek sandığa giderek, taş ocağına karşı oy kullandı.

Balıklıova Amaçlar Derneği Başkanı Dilek Ülkü, gazetecilere yaptığı açıklamada, evlerinin yakınına kurulmak istenen taş ocağına karşı olduklarını, yaptıkları oylamayla da bunu göstermek istediklerini anlattı.

İzmir Valiliği'nin tesisin yapılmasına ilişkin, "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu gerekli değildir." şeklinde karar verdiğini vurgulayan Ülkü, "Biz de temsili bir oylama yaptık. Burada 'ÇED raporu gereklidir' diyoruz. Çünkü taş ocağı çevresindeki 3 kilometre içinde zeytin ağaçlarını bulunduğunu biliyoruz. Biz ÇED raporun oluşturulmasını istiyoruz." dedi.

Ülkü, "ÇED raporu gerekli değildir" kararına karşı 12 vatandaşın İzmir İdare Mahkemesi'nde dava açtığını belirterek şunları söyledi:

"Köy sınırları içinde açılan taş ocağı Kadıovacık ve Barbaros mahallerini de etkiliyecek. Doğamız çok güzel, toprağımız çok güzel. Bunların birkaç parça taş için yok olmasını istemiyoruz. Taş ocağı açılırsa, kırma eleme tesisi olacak. Her taraf toz toprak içinde kalacak."

Mahalle sakinlerinden 70 yaşındaki Mustafa Efezeybek, taş ocağının kurulmasını istemediğini belirterek, "Bu taş ocağı halkı zehirler, bitkileri etkiler. Zeytin ağaçları tozlardan dolayı meyve veremez. Oyumuzu kullandık, gitsinler başka yere kursunlar." diye konuştu.

Emekli 65 yaşındaki Hanım Denizeri de köyünü çok sevdiğini, taş ocağının yapılmaması için mücadele edeceğini bildirdi.

Advertisements

Tayvan'da yerel seçimle birlikte referandum da yapılacak

ANKARA (AA) – Tayvan'da, gelecek ay yerel seçimlere ek olarak 9 ayrı sorunun oylanacağı referandum yapılacak.

Tayvan haber ajansı CNA'da yer alan habere göre, Tayvan Merkez Seçim Komisyonu 24 Kasım'da yapılacak yerel idare seçimlerinde seçmenlere sunulmak üzere iki referandum sorusuna daha onay verdi. Böylece referandumda seçmenlere yöneltilecek soruların sayısı 9 oldu.

Referandum sorularından ilki Tayvan'ın 2020 Tokyo Olimpiyatları'na "Çin Taipeisi" adı yerine "Tayvan" adı altında girip girmemesiyle ilgili olacak.

Hükümetin enerji politikasına, hava kirliliği kontrolüne, Japonya'nın Fukuşima Daiiçi Nükleer Santrali'ndeki patlamadan etkilenen yerlerden tarım ürünü ithalatının yasaklanmasına dair sorular da halka yöneltilecek.

Öte yandan, eş cinsel evliliklerle ilgili 3 aleyhte ve 2 lehte girişime dair sorular referandumda oylanacak.

Yerel seçimlerde büyük kent, kent, ilçe belediye başkanları, meclisleri ve başsavcıları ile köy ve mezra yöneticileri seçilecek.

Avrupalıların yüzde 64'üne göre “AB olmasa da olur”

BRÜKSEL (AA) – Brüksel merkezli "Avrupa'nın Dostları" adlı düşünce kuruluşunun açıkladığı anket sonuçlarına göre Avrupalıların yüzde 64'ü, AB'nin olmaması halinde hayat şartlarının kötüleşeceğine inanmıyor.

Kuruluşun Avrupa genelinde yaklaşık 11 bin kişi ile yaptığı ankete göre, katılımcıların yüzde 49'u AB'nin gereksiz olduğuna inanırken, yüzde 64'ü de AB'nin olmaması durumunda hayat standartlarının kötüleşeceğini düşünmüyor.

Anketin, katılımcıların yanıtlarından yola çıkarak vardığı sonuç kısmında "Değişim ve reform sağlanmazsa, AB, çoğu vatandaşı için önemsiz kalmayı sürdürecektir." ifadelerine yer verildi.

Ayrıca, Avrupalıların üçte birinden fazlasının AB bütçesi harcamalarında "daha şeffaf" olunmasını beklediği aktarıldı.

Katalan liderden İspanya hükümetine tehdit

MADRİD (AA) – Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Quim Torra, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e, bölgeye bir ay içinde bağımsızlık referandumuna gitme hakkı tanımaması durumunda azınlık hükümetine olan desteği çekecekleri tehdidinde bulundu.

Torra, Barselona'da yaptığı konuşmada, Katalan ayrılıkçı partilerin kendi kaderini tayin hakkı için oylama istedi.

Sabırlarının sonsuz olmadığını belirten Torra, "Eğer üzerinde mutabık kalınan, bağlayıcı ve uluslararası tanınırlığı olan kendi kaderini tayin hakkına ilişkin bir teklif kasım ayı gibi masaya gelmezse, bağımsızlık hareketi Sayın Sanchez'e parlamentoda herhangi bir istikrar garantisi veremez." dedi.

İspanya Hükümet Sözcüsü Isabel Celaa da gazetecilere yaptığı açıklamada, Torra'nın sözlerine tepki göstererek, "Ültimatomları kabul etmiyoruz." ifadesini kullandı.

Özerk yönetimi desteklediklerini ancak bağımsızlığa karşı çıktıklarını vurgulayan Celaa, Torra'dan diyaloğa devam etmesini istedi.

– Hükümet düşebilir

Başbakan Sancehz, ayrılıkçı Katalan partilerin desteğini yitirmesi durumunda 2019 bütçesini parlamentodan geçirmekte zorlanacak. Bütçenin kabul edilmemesi hükümetin düşmesine neden olacağından, ülkede seçime gidilmek zorunda kalınacak.

Haziran ayında göreve gelen Sanchez'in azınlık hükümeti, parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisinde 350 sandalyenin sadece 84'üne sahip. Bu durum hükümeti, ayrılıkçı partiler karşısında güç durumda bırakıyor.

– Süreç

İspanya Anayasa Mahkemesinin, yasa dışı olduğunu ilan etmesine rağmen geçen sene 1 Ekim'de Katalonya Özerk Yönetim Bölgesi'nde bağımsızlık referandumuna gidilmiş, 27 Ekim'de de Katalonya Özerk Yönetimi Parlamentosu, referandum sonuçlarına dayanarak tek taraflı bağımsızlık ilan etmişti.

Bunun üzerine, dönemin İspanya Başbakanı Mariano Rajoy yönetimindeki merkezi hükümet, Senatonun onayıyla özerk yönetim hükümetini feshetmiş, bölgeyi doğrudan yönetmeye başlamış ve 21 Aralık'ta erken seçime gidilmesine karar vermişti.

21 Aralık'ta yapılan erken seçimleri, ayrılıkçı partiler az farkla kazanmış, bağımsızlık hedefiyle bir hükümet kurmuştu.

Haziran ayında göreve gelen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Katalonya'ya daha fazla özerklik verilmesi konusunda referandum yapılmasını önerirken, ayrılıkçıların talep ettiği bağımsızlık referandumuna karşı çıkmıştı.

Haklarında tutuklama kararı bulunan eski Katalan lider Carles Puigdemont ve bazı eski bakan veya siyasetçiler, Belçika, İskoçya ve İsviçre'ye kaçarken, 9 eski hükümet üyesi ise halen tutuklu.

İspanya Başbakanı'ndan Katalan lidere eleştiri

MADRİD (AA) – İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yasa dışı bağımsızlık referandumunun yıl dönümünde Barselona'da yaşanan olaylardan dolayı Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Quim Torra'yı radikalleri cesaretlendirmekle suçladı.

Sanchez, bir grup radikalin dün akşam Katalonya Özerk Yönetimi Parlamentosu'na girmeye çalışması nedeniyle yaşanan arbedeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Olaylar sırasında birlik yanlısı partilerden Ciudadanos liderleri polis eskortu eşliğinde parlamentodan ayrılmak zoruna kalırken, Sanchez, Katalan lider Torra'yı olayı gerçekleştiren radikalleri cesaretlendirmekle eleştirdi.

Sanchez, açıklamasında, "Başkan Torra, sorumluluklarına göre hareket etmeli ve radikalleri tüm Katalanları temsil eden kurumları ablukaya almaya cesaretlendirerek siyasi normalleşmeyi tehlikeye atmamalı." dedi.

– Puigdemont da eleştirdi

Tek taraflı bağımsızlık ilanı nedeniyle hakkında tutuklama kararı bulunan eski Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont da dünkü şiddet olaylarına tepki gösterdi.

Puigdemont, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yüzleri kaplı ve şiddet kullanan bu kişilerin kendilerinden olmadığını ifade belirterek, "Biz yüzümüzü kapamadan barışçıl bir şekilde yaptık." ifadelerini kullandı.

Dün, ayrılıkçılar, başta Barselona olmak üzere Katalonya kentilerinde kara ve demir yollarını kesmiş, yürüyüşler düzenlemişti. Yüzlerini kapatan bazı ayrılıkçılar, Girona kentindeki Katalonya bölgesel yönetim binasına asılı İspanyol bayrağını indirip yerine Katalan ayrılıkçıların bayrağı "Esteleda"yı asmıştı.

Akşam saatlerinde ise bir grup, Katalonya Parlamentosuna girmeye çalışmış ve polisin müdahalesinin ardından kapıdan uzaklaştırılmışlardı.

– Süreç

İspanya Anayasa Mahkemesinin, yasa dışı olduğunu ilan etmesine rağmen geçen sene 1 Ekim'de Katalonya Özerk Yönetim Bölgesi'nde bağımsızlık referandumuna gidilmiş, 27 Ekim'de de Katalonya Özerk Yönetimi Parlamentosu, referandum sonuçlarına dayanarak tek taraflı bağımsızlık ilan etmişti.

Bunun üzerine, dönemin İspanya Başbakanı Mariano Rajoy yönetimindeki merkezi hükümet, Senato'nun onayıyla özerk yönetim hükümetini feshetmiş, bölgeyi doğrudan yönetmeye başlamış ve 21 Aralık'ta erken seçime gidilmesine karar vermişti.

21 Aralık'ta yapılan erken seçimleri ayrılıkçı partiler az farkla kazanmış, bağımsızlık hedefiyle bir hükümet kurmuştu.

Son olarak İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Katalonya'ya daha fazla özerklik verilmesi konusunda referandum yapılmasını önerirken, ayrılıkçıların talep ettiği bağımsızlık referandumuna karşı çıkmıştı.

Haklarında tutuklama kararı bulunan eski Katalan lider Carles Puigdemont ve bazı eski bakanlar veya siyasetçiler, Belçika, İskoçya ve İsviçre'ye kaçarken 9 eski hükümet üyesi tutuklu durumda.

Yunanistan'dan Makedonya referandumu açıklaması

ATİNA (AA) – Yunanistan Dışişleri Bakanlığından, Makedonya ile isim sorununun çözümüne yönelik istişare referandumunun sonucuyla ilgili, "çelişkili" değerlendirmesi geldi.

Bakanlık açıklamasında, Yunanistan'ın komşu ülke halkının tercihine saygı duyacağı belirtildi.

Referandum sonucunun "çelişkili" olarak nitelendiği açıklamada, "Yeterli katılım olmadan ezici bir 'evet' çoğunluğu. Komşu ülke halkının geniş bir kesimi anlaşmaya destek verdi. Ancak, önemli bir kısmı da şüpheyle karşıladı." ifadelerine yer verildi.

Makedonya'daki gelişmelerin yakından takip edildiğine işaret edilen açıklamada, (Yunanistan), Prespa Anlaşması'na bağlı kalacaktır." denildi.

Bakanlık açıklamasında, milliyetçilik, yalan haber ile bağnazlık ve şüphe ikliminin anlaşmanın faydalarının değerlendirilmesine izin vermediği vurgulanarak, işbirliği ve demokratik diyaloğa ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Prespa Anlaşması'nın olumlu momentumunun korunması için, istisnasız tüm tarafların itidalli adımlar atmaları gerekmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

– Çipras'tan Zaev'e telefon

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın, Makedon mevkidaşı Zoran Zaev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.

Yunanistan Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Çipras'ın Zaev'i anlaşmanın uygulanmasındaki kararlılık ve cesaretinden dolayı tebrik ettiği belirtildi.

Yunan hükümetinin küçük ortağı Bağımsız Yunanlar (ANEL) Partisi Başkanı ve Savunma Bakanı Panos Kammenos ise sosyal medya hesabından referanduma katılıma ilişkin açıklamada bulundu.

Kammenos, komşu ülkede halkın çoğunluğunun katılım göstermediğine dikkati çekerek, referandum sonucunun geçersiz olduğunu savundu.

– Katılım oranı düşük kaldı

Ülkenin adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin istişare referandumunda halka "Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine var mısınız?" sorusu yöneltilmişti.

Makedonya'daki referandumun geçerli sayılabilmesi için kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının oy kullanması gerekirken, bu oran yaklaşık yüzde 36'da kalmıştı. Sandıktan ise yüzde 91 civarında "evet" oyu çıkmıştı.

Makedonya'daki referanduma katılım yüzde 36'da kaldı

ÜSKÜP (AA) – Makedonya'da, Yunanistan ile aralarındaki isim sorununu çözen anlaşmanın kabulüne ilişkin yapılan istişare referandumunda oyların yüzde 98'i sayıldı. Resmi olmayan sonuçlara göre katılım yüzde 36,8 seviyesinde kaldı.

Devlet Seçim Komisyonu (DİK) tarafından açıklanan resmi olmayan ilk sonuçlara göre, Makedonya'nın adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin referandumda oyların yüzde 98'i sayıldı. Buna göre, sandığa gidenlerin yüzde 91,4'ü "evet", yüzde 5,6'sı ise "hayır" oyu kullandı.

Başarılı olabilmesi için kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının oy kullanması gereken referandumda, katılım oranı yüzde 36,8'de kaldı.

DİK Başkanı Oliver Derkovski, düzenlediği basın toplantısında, en kısa zamanda resmi olmayan sonuçları bütünüyle açıklayacaklarına inandığını belirterek, resmi sonuçların ise gün içinde kamuoyu ile paylaşılacağını aktardı.

Derkovski, "Yasalara göre referandumun başarılı olduğunu ilan edebilmemiz için yüzde 50'nin bir fazlası katılım ve 'evet' oylarının daha çok olması gerekiyor. Resmi olmayan sonuçlara göre, bu koşullardan birinin yerine getirilemediği ve referandumda karar alınamadığı çok açık." ifadelerini kullandı.

Makedonya'nın adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin hukuki bağlayıcılığı olmayan bu istişare referandumunda halka, "Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine var mısınız?" sorusu yöneltildi.

Makedonyalı “boykot” yanlılarından “başarısız referandum” kutlaması

ÜSKÜP (AA) – Makedonya'da, Yunanistan ile aralarındaki isim sorununu çözen anlaşmanın kabulüne ilişkin yapılan istişare referandumuna yeterli katılımın sağlanamaması "boykot" yanlıları tarafından kutlandı.

Başkent Üsküp'teki meclis binası önünde toplanan yüzlerce kişi, "referandumun başarısızlığını" kutladı.

"Boykot ediyorum" adı verilen grup tarafından düzenlenen kutlamaya katılanlar, halay çekip şarkı söyledi. Ellerinde Makedonya bayrakları bulunan grup, "Boykot oy kullanmıyor demektir", "Size, ismim ve kimliğimle müzakere etme hakkını kim verdi?" yazılı dövizler taşıdı.

Dünya Makedon Kongresi Başkanı Todor Petrov, yaptığı konuşmada, bugünün Makedon tarihi için büyük bir gün olduğunu vurgulayarak, burada devletin ismi ve milletin kimliğinin korunduğunu, bununla gurur duyulması gerektiğini ifade etti.

Makedonya'nın adının değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin referanduma karşı olduklarını göstermek için toplandıklarını kaydeden Petrov, Devlet Seçim Komisyonunun açıkladığı sonuçları kabul etmediklerini söyledi.

Petrov, iki ülke arasındaki anlaşmanın kabul edilerek Makedonya'nın NATO ve Avrupa Birliğine (AB) üyeliği ile devletin adının ve milletin kimliğinin değiştirilmesi kararının, bugünkü referandumda kabul edilmediğini savundu.

Makedonya'nın adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin hukuki bağlayıcılığı olmayan bu istişare referandumunda halka "Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine var mısınız?" sorusu yöneltildi.

Referandumun geçerli sayılabilmesi için kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının oy kullanması gerekirken, bu oran sandıkların kapatılmasına yarım saat kala yüzde 34,09 olarak açıklanmıştı.

Makedonya'daki referanduma düşük katılım

ÜSKÜP (AA) – Makedonya'da, Yunanistan ile aralarındaki isim sorununu çözen anlaşmanın kabulüne ilişkin gerçekleştirilen referanduma halkın ilgisi beklenenin çok altında kaldı.

Referandumun başarılı olması için kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının sandığa gitmesi gerekirken, bu sayı sandıkların kapanmasına yarım saat kala sadece yüzde 34,09 olarak açıklandı.

Devlet Seçim Komisyonunun (DİK) internet sitesinde yer alan verilere göre, oyların yüzde 80'i sayılırken, seçime katılım ise halen yüzde 35,9 seviyesinde. Açılan sandıklardan çıkan sonuçlara göre, sandığa gidenlerin yüzde 91,2'si "evet", 5,8'i "hayır" oyu kullandı.

Seçime nihai katılım ile ilgili henüz resmi açıklama yapılmasa da sonuçları değerlendiren liderlerin açıklamalarından ve açılmayan sandık sayısında sona yaklaşılmış olmasından referanduma yeterli katılım olmayacağı anlaşıldı.

Başbakan Zoran Zaev, "evet" oylarının farklı olarak önde olmasına işaret ederek, isim meselesinin mecliste çözülmesi gerektiğini söyledi.

Boykot kampanyası yürüten muhalefetteki İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) Genel Başkanı Hristijan Mickoski, halkın "hayır" oyu ile ya da sandığa gitmeyerek isim değişikliğine karşı oldukları mesajını verdiğini dile getirdi.

Öte yandan, referandumu boykot eden muhalefet yanlıları, katılımın düşük olmasının ardından meclis binası önüne gelerek sonucu kutlamaya başladı.

Makedonya'nın adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin hukuki bağlayıcılığı olmayan bu istişare referandumunda halka "Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine var mısınız?" sorusu yöneltildi.

Makedonyalı muhalefet liderinden “referandum” yorumu

ÜSKÜP (AA) – Makedonya'daki muhalefet partisi İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) Genel Başkanı Hristijan Mickoski, bugün yapılan referandumda isim anlaşması aleyhine oy veren ya da halkın sandığa gitmeyen seçmenlerin "Burası Makedonya" mesajı verdiğini söyledi.

Mickoski, düzenlediği basın toplantısında, Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorununu çözen ve Makedonya'nın adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini öngören anlaşmanın kabulüne ilişkin referandumu değerlendirdi.

Katılımın düşük olduğu referandumun hem Yunanistan ile yapılan anlaşmanın hem de hükümetin "mağlubiyeti" olduğunu savunan Mickoski, "Burada Makedonlar yaşıyor. Kimliğimiz Makedon. Dilimiz Makedonca. Atalarımız da Makedon." ifadelerini kullandı.

Mickoski, katılımın yüzde 50'nin altında kalması ve bu nedenle geçersiz sayılması beklenen referandumda isim anlaşmasının aleyhine oy veren ya da sandığa gitmeyerek boykot eden seçmenlerin "Burası Makedonya" mesajı verdiğini vurguladı.

Makedonya Başbakanı Zoran Zaev'in erken seçime ilişkin açıklamasını da değerlendiren muhalefet lideri, Zaev'in erken seçime değil, emekliliğe gitmesi gerektiğini vurguladı.

– Oyların yüzde 49'u sayıldı, "evet" oyları önde

Bu arada, Makedonya Devlet Seçim Komisyonundan (DİK) yapılan açıklamaya göre, vatandaşlara "Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine var mısınız?" sorusunun yöneltildiği referandumda, yerel saatle 18.30 itibarıyla kayıtlı seçmenlerin yüzde 34,09'u oy kullandı. Referandumun geçerli sayılabilmesi için kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının oy kullanması gerekiyordu.

Öte yandan, oyların yüzde 49,3'ünün sayıldığı ve "evet" oylarının yüzde 90,8 ile önde olduğu açıklandı.