ANALİZ – Pompeo'nun MESA için Körfez'de uzlaşı arayışı

İSTANBUL (AA) – İHSAN FAKİH – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Orta Doğu turu kapsamında gerçekleştirdiği ziyaretlerinde Mısır, Ürdün ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini bir araya getiren "Orta Doğu Stratejik İttifakı" (MESA) için Körfez krizinin hafifletilmesi amacıyla çaba sarf etti. ABD'li bakan bu çerçevede, KİK'in birliğinin muhafaza edilmesinin önemine vurgu yaptı.

Ürdün, Irak, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Katar ve Umman'ı ziyaret eden Pompeo, ülkesinde katılması gereken bir cenaze nedeniyle son durağı Kuveyt'e geçemedi ve Orta Doğu turunu yarıda kesmek zorunda kaldı.

ABD Dışişleri Bakanının bu ziyaret çerçevesinde Körfez krizinin taraflarına aralarındaki anlaşmazlıkları azaltma ve Katar'a uygulanan ablukayı kısmi olarak kaldırma önerisinde bulunduğu sızan bilgiler arasında.

Pompeo, turu kapsamında göreve geldiğinden bu yana ilk kez Katar'ın başkenti Doha'yı ziyaret etti. Washington'da ocak sonu gibi gerçekleştirilmesi düşünülen ABD-Körfez zirvesi öncesinde yapılan söz konusu ziyaret, Körfez krizinin çözümü açısından çok da "iyimser" bir hava içinde gerçekleşmedi.

ABD, Orta Doğu Stratejik İttifakı'nı kurma çabalarının başarılı olması için Körfez krizinin kesin olarak bitmesi gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle Pompeo, Orta Doğu turu temasları kapsamında bu krizin çözülmesi yönündeki çağrılarını sıkça dile getirdi. Kahire ziyaretinde ABD Başkanı Donald Trump'ın tüm taraflardan MESA'yı güçlendirecek yeni adımlar atmasını istediğini aktardı.

BAE ziyaretinde ise MESA'yı hayata geçirmenin karmaşık bir mesele olduğunu itiraf eden ABD'li bakan, ilerleme kaydetmenin bir yolunun olduğuna inandığını ve eski anlaşmazlıkları geride bırakma zamanı geldiğini söyledi.

Pompeo, Doha temaslarında da ortak sorunlara (İran'la mücadele) ve ortak hedeflere sahip ülkeler arasındaki anlaşmazlığın faydalı olmadığını ifade etti. ABD'li bakan KİK'in birlik ve beraberliğinin, MESA için gerekli olduğunu vurguladı. Bu çerçevede ABD Başkanı Trump'ın da İran'a işaret ederek bu anlaşmazlığın "düşmanın menfaatine olacağı" kanaatini taşıdığını hatırlatalım.

Bahreyn, BAE ve Mısır'da Körfez krizini görüşen Pompeo "Anlaşmazlığın düne göre bugün daha çok çözüme yakın olduğu yönünde ortada kesin ve açık bir şey yok." dedi.

Krizin, "gereğinden çok fazla uzadığını" ve "İran'a karşı bölgede sağlanması istenen birliği" tehdit ettiğini düşünen Pompeo, Trump'ın da "eski anlaşmazlıkların bitirilmesi ve KİK'in birliğinin sağlanmasının, Orta Doğu'da tutarlı bir strateji inşa etmek için önemli olduğu" şeklindeki mesajını iletti.

Krizin başladığı tarihten bu yana geçen bir buçuk yıllık süre zarfında ABD, "İran tehdidini bertaraf etme" gibi kendisi için daha önemli olarak gördüğü hedeflere yoğunlaşabilmeleri adına tarafların bakış açılarını yakınlaştırmaya, krizi aşabilmeleri için bu ülkeleri ikna etmeye çalıştı.

Ancak Trump yönetimi tarafından Katar krizini çözmekle görevlendirilen ve geçen hafta istifa eden Anthony Zinni'ye göre, ABD'nin doğrudan ya da dolaylı olarak yaptığı bu arabuluculuk çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Zinni, bunda "bölgedeki yöneticilerin ABD'nin arabulucuğunu istememesi veya başarılı olması için kolaylık göstermemesinin" etkili olduğunu belirtiyor.

Zinni'nin istifasını değerlendiren Pompeo ise söz konusu gelişmenin, ABD'nin Körfez krizi karşısındaki tutumu ve stratejik çabalarında bir değişiklik olduğu anlamına gelmediğini ifade ediyor.

Körfez kriziyle ilgili ABD'li bakanın başarılı olma imkanının önünde Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin olumsuz yansımaları ve ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde yaşanan kriz gibi iki önemli faktör bulunuyor.

Her ne kadar ABD "kısmi" olarak krizin aşılabileceğini düşünse de bunun gerçekleşeceği yönünde henüz bir işaret bulunmuyor.

“Pompeo'nun konuşması yalan ve çelişkilerle dolu”

WASHINGTON (AA) – ABD'li yazar Bobby Ghosh, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Mısır'daki konuşmasını "yalan ve çelişkilerle dolu" şeklinde nitelendirdi.

Uluslararası ilişkiler üzerine yazılarıyla tanınan, Bloomberg Yayın Kurulu Üyesi Ghosh, "Pompeo Araplara bir doz Trump sinizmi verdi" başlıklı yazısında ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Orta Doğu turu kapsamında Mısır'a yaptığı ziyaretteki konuşmasına eleştirilerde bulundu.

Bloomberg'in internet sitesinde yayımlanan yazıda Ghosh, Pompeo'nun konuşmasını şöyle değerlendirdi:

"Yalan ve çelişkilerle dolu ancak bu ABD'nin Orta Doğu politikasının üst düzey bir Amerikalı yetkili tarafından muhtemelen en dürüst ifadeleri."

  • "Hiçbir kalbi kazanamayacak"

Ghosh, Dışişleri Bakanı'nın konuşmasında sıradan vatandaşların isteklerini görmezden geldiğine ve "diktatörlere övgüde bulunduğuna" dikkati çekerek, Pompeo'nun onu dinleyen Arap dünyasından hiçbir kalbi kazanmayacağını ve fikirlerini değiştiremeyeceğini ifade etti.

Arapların çoğunun Trump yönetiminin Orta Doğu politikasında önemli bir etkisi olmadığını düşündükleri için Pompeo'nun konuşmasına kulak asmadıklarını belirten Ghosh, onun yerine Jared Kushner gibi daha nüfuzlu biri tarafından yapılmış olsa bu konuşmaya daha fazla önem verileceğini vurguladı.

  • "Araplar ABD değerlerini riyakar ve samimiyetsiz görüyor"

Pompeo'yu dinleyenlerin, konuşmasının Amerikan idaresinin bölgeye bakışını daha önce duyduklarından daha net şekilde yansıttığını gördüklerini kaydeden Ghosh, şöyle devam etti:

"Unutulmaması gerekir ki, ABD'nin bölgede bir 'iyi güç' olarak bulunduğu algısı vardı. Ancak Pompeo dinleyicilerine ABD değerlerini övmedi, ki Arapların çoğu ABD değerlerini riyakar ve samimiyetsiz görüyor."

Pompeo'nun, sıradan Arap toplumunun, ekonomik fırsatların azlığı, iyi yönetişim, sosyal adalet, yolsuzluk ve baskı konusundaki isteklerini görmezden geldiğine değinen Ghosh, sadece Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'ye, Mısır halkının enerjisini açığa çıkarmak, ekonomiyi serbest bırakmak ve özgür fikir alışverişine teşvik etmek konusunda çaresiz bir çağrı yapıldığına işaret etti.

  • "Gerçek demokrasi zikredilmedi"

ABD'li yazar, demokrasi kelimesinin Pompeo'nun ağzından dikkate değer bir şekilde, yalnızca Irak için lafı gelmişken çıktığını ancak tek gerçek Arap demokrasisi olan Tunus'un hiç zikredilmediğine dikkati çekti.

Öte yandan, Ghosh, Pompeo'nun "terörle mücadelede kararlı bir ortak olduğu kadar dini özgürlüklerde de başı çektiği" iddiasıyla başta Sisi olmak üzere bölgenin diktatörlerini övdüğünü aktardı.

Pompeo'nun İran rejimi ve "ölümcül hırslarını" hedef almaya devam ettiğini ve ABD'nin "Suriye'den son İran askerini de çıkarmak için diplomasiye başvuracaklarını ve ortakları ile çalışacağını" açıkladığını ifade eden Ghosh, Trump yönetiminin DEAŞ'a karşı mücadeleyi sürdüreceğine söz verdiğini ve bunun çoğunlukla havadan yapılabileceğini savunduğunu yazdı.

  • "Arapların büyük bölümü İran'ı uzak tehdit olarak görüyor"

Bu tezin dinleyicileri şaşırtmış olabileceğine işaret eden Bobby Ghosh, şunları kaydetti:

"Arapların büyük bölümü, liderlerinin aksine, İran'ı uzak bir tehdit olarak görüyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun büyük ölçüde hava gücüne dayalı bir operasyonla Husileri yenemediğini görünce doğal olarak ABD'nin DEAŞ'ı bu şekilde yenme kabiliyetini sorgulayacaklar."

Ancak yine de Trump yönetiminin dünya görüşünü bilmenin bir kıymeti olduğunu ve Pompeo'nun bunu sağladığını belirten Ghosh, "Arap dinleyiciler Trump yönetiminin neyi temsil ettiğinden çok neye karşı olduğunu duydular ki, bunlar İran, Obama'nın politikaları ve terörizm." ifadelerini kullandı.

Pompeo'nun Orta Doğu turundaki açıklamaları

İSTANBUL (AA) – KHALAF RASHA – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Orta Doğu turu kapsamında yaptığı açıklamalarda, ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesine odaklanırken, bu kararın ABD'nin İran stratejisiyle çelişmediğinin mesajını verdi.

Pompeo, 9 ülkeyi kapsayacak Orta Doğu turuna 8 Ocak'ta Ürdün'den başladı. Pompeo'nun daha sonraki durakları, Irak, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Suudi Arabistan ve Umman oldu.

Umman'dan sonra Kuveyt'e geçmesi beklenen Pompeo, ülkesinde katılması gereken bir cenaze nedeniyle dün Orta Doğu turunu yarıda kesti. Pompeo'nun 9'uncu ülke olan Kuveyt ziyaretini ertelediği duyuruldu.

Göreve geldiğinden bu yana ikinci Orta Doğu turuna çıkan Pompeo, söz konusu ziyaretleri sırasında yaptığı açıklamalarda, ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesine odaklanırken, bu kararın ABD'nin İran stratejisiyle çelişmediği mesajını verdi.

Bunun yanı sıra ziyaretlerinde Washington'un, terör örgütü DEAŞ'a karşı mücadelede kararlı olduğunu söyleyen Pompeo, ayrıca Yemen'de siyasi çözüm vurgusu yaptı.

  • 8 Ocak Ürdün

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Orta Doğu turunun ilk durağı Ürdün'ün başkenti Amman'da yaptığı açıklamada, İran'a yönelik baskılarını diplomatik ve ticari alanda iki katına çıkaracaklarını söyledi.

Ürdün'ün ABD için bölgesel stratejik bir ortak olduğunun altını çizen Pompeo, Suriye krizinin barışçıl yollarla çözülmesi için Amman'ın önemli bir rol üstlendiğini belirtti, ülkesinin de Ürdün'ün iç istikrarına taahhüdünü vurguladı.

Pompeo, ziyaretinin öncesinde verdiği İran karşıtı mesajlarını yineleyerek, "Ürdün'ün de aralarında olduğu ABD müttefikleri, İran'ın bölge için oluşturduğu devasa risk konusunda hemfikir. Başkan'ın adamlarımızı Suriye'den çekme kararı hiçbir şekilde bu tehditleri (İran ve DEAŞ) bertaraf etme konusundaki kapasitemizi etkilemeyecektir." diye konuştu.

ABD'nin İran'dan "normal" bir ülke olmasını istediğini ifade eden Pompeo, "İran'a yönelik baskıyı sadece diplomatik alanda değil ticari alanda da iki katına çıkaracağız." dedi.

  • 9 Ocak Irak

Pompeo, Irak ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre Salih ve Pompeo, Selam Sarayı'nda basına kapalı gerçekleşen görüşmede bölgedeki siyasi ve güvenlikle ilgili gelişmeleri ele aldı.

Pompeo, ABD'nin, Irak'ı siyaset, güvenlik ve ekonomi alanında önemli stratejik bir ortak olarak gördüğünü, Irak'ın yeniden inşası konusunda özellikle DEAŞ'tan kurtarılan bölgelere yatırım ve katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirtti.

ABD'li Bakan, Salih ile görüşmesinin ardından Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi ile bir araya geldi.

Görüşmeye ilişkin ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Pompeo'nun ABD'nin Irak'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğinin önemine vurgu yaptığı, yeni Irak hükümetine de istikrar, güvenlik ve kalkınma konusunda destek taahhüdü verdiği belirtildi.

Abdulmehdi ile Suriye'de DEAŞ'a karşı verilen mücadele konusunu ele alan Pompeo, DEAŞ'ın bölgeden tamamen temizlenmesi konusunda iş birliğinin devam edeceğini aktardı.

Görüşme sonrası Irak hükümetinden yapılan yazılı açıklamaya göre Pompeo, ülkesinin Suriye'den kademeli ve düzenli olarak çekileceğini belirtti.

Pompeo, herhangi bir takvim belirtmeksizin, "ülkesinin çekilme kararını kademeli ve düzenli bir şekilde, Irak ile işbirliği ve koordinasyon içerisinde gerçekleştirmeye kararlı olduğunu" aktardığı bilgisi paylaşıldı.

  • 10 Ocak Mısır

Pompeo, Mısır ziyaretinde de ABD'nin Suriye’den çekileceğini tekrarladı.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ve Mike Pompeo yaptıkları ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Bir gazetecinin Amerika'nın Suriye'den çekilmesiyle ilgili sorusuna Pompeo, ülkesinin Suriye’den çekileceğini ifade ederek terör örgütü DEAŞ’ın yenildiğini söyledi.

Mısır'daki Kahire Amerikan Üniversitesinde konuşma yapan Pompeo, Trump yönetiminin, bölgenin en ciddi tehditleriyle yüzleşmek, enerji ve ekonomik iş birliğini desteklemek için Orta Doğu'da Mısır, Ürdün ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini bir araya getiren "Orta Doğu Stratejik İttifakı'nı (MESA)" kurmaya çalıştığını söyledi.

Pompeo, "Gelecekteki müşterek refah için ortaklıklar kuruyoruz. Bölgenin daha iyi olması için eski rekabetlerin son bulmasının zamanı geldi." dedi.

"Bu çaba, Körfez İşbirliği Konseyi üyelerini, Mısır ve Ürdün'ü bir araya getiriyor. Bugün bu ülkelerden Orta Doğu Stratejik İttifakı'nın sağlamlaşması için bir sonraki adımı atmalarını istiyoruz." diyen Pompeo, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Körfez ülkesi Umman'a resmi ziyaret gerçekleştirmesini hatırlatarak, yakın zamana kadar hayal bile edilemeyecek yeni ilişkilerin kök saldığını dile getirdi.

Bunların yanı sıra İsrail'in bölgedeki askeri gücüne destek vermeye devam edeceklerini ifade eden Pompeo şunları kaydetti:

"ABD, İran rejiminin saldırgan maceraperestliğine karşı İsrail'in kendisini savunma hakkına tam destek veriyor. İsrail'in bunu kararlı bir şekilde yapacak askeri kapasiteye sahip olmasını sağlamaya devam edeceğiz."

Pompeo İran'ın halihazırdaki seyrinde devam ettiği müddetçe Orta Doğu'daki milletlerin hiçbir zaman güven içinde olmayacaklarını ve ekonomik istikrara ulaşamayacaklarını söyledi.

Amerika'nın İran'a karşı ekonomik yaptırımlarının tarihteki en güçlü yaptırımlar olduğunu aktaran Pompeo, bunun İran normal bir ülke gibi hareket edene kadar artarak devam edeceğini söyledi.

  • 11 Ocak Bahreyn

Bahreyn'i ziyaret eden Pompeo, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü.

Ülkenin resmi ajansı BNA'da yer alan habere göre, Kral Hamed bin İsa, bölgede 9 ülkeyi kapsayan Orta Doğu turu kapsamında Bahreyn'e gelen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'yu başkent Manama'daki Kudeybiye Sarayı'nda karşıladı.

Görüşmede, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alındığı aktarıldı.

  • 12 Ocak BAE

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya geldi.

BAE haber ajansı WAM'a göre görüşmede, ikili ilişkiler ile bunların geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası meselelerle birlikte iki ülkenin bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama konusundaki iş birliği ele alındı.

  • 13 Ocak Katar

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, askeri varlıklarını artırma hususunda Katarlı yetkililerle mutabakata vardıklarını söyledi.

Pompeo, Katar'ın başkenti Doha'da mevkidaşı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. İkili, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Katar ve ABD'nin Irak ve Afganistan dahil bölgedeki diğer sorunların çözülmesi hususunda ortak çalıştığını söyleyen Pompeo, "Katar, ABD'nin 13 bin askerini ağırlıyor ve bu nedenle Katar'a minnettarız." ifadelerini kullandı.

Pompeo, sözlerine şöyle devam etti:

"Katar ile Udeyd Hava Üssü'ndeki varlığımızın artırılması hususunda mutabakata vardık. Katar, ABD'nin terörle mücadele çabalarını güçlendiriyor ve DEAŞ ile mücadelede önemli bir üye."

Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dair ise Pompeo, "(Cinayet) Kabul edilemez ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan yeni cevaplar almaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Her iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin durumuna da değinen ABD'li Bakan, "Aramızdaki ticari ilişkiler istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Bizimle birlikte olan birçok Amerikalı iş adamının bu derin ilişkilerde etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.

  • 13-14 Ocak Suudi Arabistan

Pompeo, Suudi Arabistan'da Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya gelerek, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberinde ayrıca görüşmelerde iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın değerlendirildiği aktarıldı.

Öte yandan ABD'nin Riyad Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada ise Pompeo'nun, Veliaht Prens Bin Selman ile Yemen'deki çekişmelere son vermenin tek yolu olan kapsamlı siyasi çözümün kaçınılmazlığı konusunda mutabık kaldığı ifade edildi.

Yemen'deki ateşkese ve İsveç'te imzalanan anlaşma maddelerine bağlılığın önemi konusunda fikir birliğine varan Pompeo ile Bin Selman'ın, özellikle Hudeyde'deki ateşkesin önemine vurgu yaptıkları aktarıldı.

  • Al Arabiya röportajı

Orta Doğu turu sırasında Suudi Arabistan'ın Al Arabiya kanalına konuşan Pompeo, ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesine ilişkin, "Türkiye'nin sınırlarını ve halkını koruma gerekçelerini anlıyoruz. Herkesin bilmesi gerekir ki Suriye Kürtleri terörist değil." dedi.

"Suriye'den çekilme ilanı, İran stratejimizle çelişmiyor." ifadelerini kullanan Pompeo, ABD'nin Suriye'deki güçlerinin çekilmesinin, terörle mücadelede gerileme anlamı taşımadığını söyledi.

ABD'nin, Suriye'de sığınmacıların evlerine dönmesini sağlayacak, siyasi bir çözüm süreci bulmaya çalıştığını aktaran Pompeo, Orta Doğu'da varlıklarının devam edeceğini de belirterek, "Müttefiklerimize bölgeden çekilmeyeceğimizi söylüyoruz." ifadelerini kullandı.

ABD'nin önceliğinin terör örgütü DEAŞ'ı ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Pompeo, bunu da bölgedeki müttefikleriyle iş birliği içerisinde gerçekleştireceklerini dile getirdi.

Pompeo, "Bölgede, sorunları aşabilecek bir koalisyon ve Arap gücü istiyoruz." diye konuştu.

Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Dışişleri Bakanı Pompeo, Kaşıkçı'nın öldürülmesinde parmağı olanların hesap vermesini istediklerini ifade etti.

Pompeo, Suudi Arabistan ve ABD arasındaki ilişkilerin gazeteci Kaşıkçı cinayetiyle sınırlandırılmasının mümkün olmadığını da söyleyerek, "Suudi Arabistan, ABD'nin önemli müttefikidir ve iş birliğimiz devam edecektir." diye konuştu.

İran konusuna dair ise Pompeo, şunları kaydetti:

"İran halkının, rejimin diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmesinin kabul edilemez olduğunu bilmesi gerekir. İran halkının sesini duymak istiyoruz."

  • 14 Ocak Umman

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, Orta Doğu turunun son durağı Umman oldu.

Umman resmi haber ajansı ONA'nın haberine göre, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile Umman Sultanı Kabus Bin Said ikili ilişkileri görüşmek üzere Umman'ın başkenti Maskat'ta bir araya geldi.

İkili ayrıca, bölgesel ve uluslararası arenadaki gelişmelerle bu bağlamdaki çabaları ele aldı.

ABD İran'a yönelik kuşatmasını genişletiyor

ANKARA (AA) – TOLGA AKBABA – ABD'nin İran'a yönelik ekonomik kuşatmayı genişletmek istemesi ve İran'a yakın coğrafyada askeri varlığını artırması, bazı çevrelerde ekonomik kuşatmanın askeri kuşatmaya dönüşebileceği düşüncesi meydana getirdi.

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal İnat ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bayram Sinkaya, ABD'nin son dönem İran politikasıyla ilgili gelişmeler hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İnat, ABD’nin İran’ın etrafındaki askeri varlığının uzun süredir söz konusu olduğunu ve bunun İran'ı çevreleme politikasının bir parçası olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

ABD’nin bölgedeki askeri varlığının İran’ı çevreleme politikasına da hizmet ettiğini dile getiren İnat, “ABD’nin Azerbaycan, Afganistan ve Irak’ta askeri varlığı zaten söz konusu. Azerbaycan’da İsrail’in de bir angajmanı var. Bu açıdan bakıldığında İran zaten askeri anlamda kuşatılmış durumda.” dedi.

İnat, son zamanlarda ABD’nin İran'a müdahalede bulunacağına dair konuşmaların arttığını anlatarak, “ABD’de İran'ın bölgedeki tüm faaliyetlerini durdurma arzusu öne çıktı. Hatta bazı çevreler ABD’nin bununla da yetinmeyeceği ve İran rejiminin yıkılana kadar yaptırımların devam ettirilmesinin istendiğini söylüyor.” şeklinde konuştu.

  • “ABD devlet aygıtı İran konusunda hemfikir değil"

ABD’de İran konusunda ülkede bulunan Suudi Arabistan ve İsrail lobisi nedeniyle farklı yaklaşımlar sergilendiğinin altını çizen İnat, şu değerlendirmelerde bulundu:

“ABD devlet aygıtı İran konusunda hemfikir değil. Bazı kesimler askeri tedbirlerin devreye konmasını isterken Pentagon’un ABD’yi savaşa sürükleyen durumlardan kaçındığını görüyoruz. Ancak Trump’ın yanındaki Bolton ve Pompeo ikilisine baktığımızda ABD dış politikasında belki İsrail lobisinin de etkisiyle İran meselesini bir numaralı gündem haline getirdiklerini ve İran’a uygulanan baskıların artırılmasından yana olduklarını görüyoruz.”

  • John Bolton ve Mike Pompeo İran rejimini yıkma niyetine sahip

İnat, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ikilisinin İran rejimini yıkma niyetine sahip olduğunun bilindiğini kaydederek, İsrail lobisinin geçmiş dönemde de İran’a karşı sınırlı bir askeri operasyon istediğini ve bunu şimdi yeniden ABD’ye dayatabileceğini anlattı.

ABD’nin İran yaptırımlarının askeri operasyona dönüşmesinin ülkedeki lobilerin ortak tavır sergilemesiyle mümkün olabileceği hatırlatmasında bulunan İnat, savaş ihtimalinin şu an için mümkün görünmediğini ve ABD’nin yaptırımları artırarak sonuca ulaşma stratejisini benimsemeye devam edeceğini dile getirdi.

Sinkaya ise ABD'nin İran kuşatmasını askeri değil diplomatik kuşatma olarak nitelendirdi.

Pompeo ve Bolton’un Orta Doğu ziyaretinde İran meselesinin ön plana çıktığını belirten Sinkaya, ABD’nin Suriye ve Irak’taki askeri varlığının sürmesinin temel sebeplerinden birisinin İsrail’in güvenliğini sağlanmak olduğunu aktardı.

Sinkaya, bölgede İsrail, Mısır ve bazı Arap ülkelerinin İran’ın etkisinin kırılması için girişimlerde bulunduğunu kaydetti.

  • Basra Körfezi ve Orta Doğu’daki ABD askeri varlığı İran için tehdit

Irak’taki ABD askeri varlığının doğrudan İran’a tehdit olacak nitelikte olmadığını dile getiren Sinkaya şunları söyledi:

“Hatırlayacaksınız 2011-2013 yıllarında Irak’ta 120 binden fazla ABD askeri vardı ve o dönem mevcut şartlar altında İran’la askeri bir sürtüşme olmadı. Şimdi Irak’ın uzak bir vilayetinde Suriye sınırına yakın yerlerde ABD askeri üssünün olması, sınırlı operasyonlar için bir anlam ifade edebilir ama, çok ciddi bir askeri tehdit sayılmaz.”

Bölgedeki ABD askeri varlığının İran için tehlike oluşturduğunu vurgulayan Sinkaya, “Basra Körfezi ve Orta Doğu’daki diğer üslerde ABD askeri varlığı İran için her zaman potansiyel bir askeri tehdittir. Şimdi ortaya çıkan yeni manzarada meydana gelen husus bu tehdit niteliğinin artması değil aynı niteliğin aslında biraz daha göz önüne serilmesi gibi görülebilir.” ifadesini kullandı.

Pompeo Orta Doğu turunun son durağı Umman'da

MASKAT (AA) – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Orta Doğu turunun son durağı Umman'a geldi.

Umman resmi haber ajansı ONA'nın haberine göre, başkent Maskat'a gelen Pompeo'yu Umman Dışişlerinden sorumlu Devlet Bakanı Yusuf bin Alevi ile ABD'nin Maskat Büyükelçisi Marc J. Sievers karşıladı.

Göreve geldiğinden bu yana ikinci Orta Doğu turuna çıkan Pompeo, Ürdün, Irak, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Katar'ı ziyaret etmişti. Salı günü başladığı tur kapsamında Umman'dan sonra Kuveyt'e geçmesi beklenen Pompeo'nun, ülkesinde katılması gereken bir cenaze nedeniyle Orta Doğu turunu yarıda keseceği belirtilmişti.

Pompeo, Kral Selman ile bölgesel gelişmeleri görüştü

BEYRUT (AA) – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Orta Doğu turu kapsamında geldiği Suudi Arabistan'da Kral Selman bin Abdülaziz ile bölgesel konuları görüştü.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Kral Selman Pompeo'yu başkent Riyad'daki Yemame Sarayı'nda kabul etti.

Görüşmede iki ülke ilişkilerinin yanı sıra Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler ve bu gelişmeler bağlamındaki çabalar ele alındı.

  • Pompeo Veliaht Prens Bin Selman ile görüştü

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Kral Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.

Bin Selman'ın Yemame Sarayı'ndaki ofisinde gerçekleşen görüşmede, bölgesel ve uluslararası arenadaki gelişmeler ile bu bağlamdaki çabaların ele alındığı ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın değerlendirildiği aktarıldı.

Söz konusu görüşmelere Suudi Arabistan tarafından Washington Büyükelçisi Halid bin Selman, Devlet Bakanı Musaid bin Muhammed el-Ayban, Dışişleri Bakanı İbrahim bin Abdülaziz el-Assaf, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr, ABD tarafından ise Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu Sorumlusu Müsteşar Vekili David Satterfield, Küresel Koalisyon Özel Temsilcisi James Jeffrey ve diğer bazı yetkililer de katıldı.

Öte yandan ABD'nin Riyad Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada ise Pompeo'nun, Veliaht Prens Bin Selman ile Yemen'deki çekişmelere son vermenin tek yolu olan kapsamlı siyasi çözümün kaçınılmazlığı konusunda mutabık kaldığı ifade edildi.

Yemen'deki ateşkese ve İsveç'te imzalanan anlaşma maddelerine bağlılığın önemi konusunda fikir birliğine varan Pompeo ile Bin Selman'ın, özellikle Hudeyde'deki ateşkesin önemine vurgu yaptıkları aktarıldı.

  • Pompeo Orta Doğu turunu yarıda kesecek

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun ülkesinde katılması gereken bir cenaze nedeniyle Orta Doğu turunu yarıda keseceği bildirildi.

Göreve başladığı tarihten bu yana gerçekleştirdiği ikinci Orta Doğu turu kapsamında dün Katar'dan Suudi Arabistan'a geçen Pompeo, Riyad'da Adil el-Cubeyr ve Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Halid bin Selman tarafından karşılanmıştı.

Cubeyr ve Pompeo, karşılama töreninden sonra ABD-Suudi Arabistan ilişkileri ile ortak konuları ele aldıkları bir görüşme gerçekleştirmişti.

UPDATE – US’ Pompeo to seek new answers from Saudis on Khashoggi

ADDS MORE POMPEO'S REMARKS

By Ahmed Yusuf

DOHA (AA) – U.S. Secretary of State Mike Pompeo said Sunday Washington will seek to get new answers from Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman regarding the murder of Saudi journalist Jamal Khashoggi.

Speaking during a press conference with his Qatari counterpart Sheikh Mohammed bin Abdulrahman bin Jassim Al Thani following the second US-Qatari Strategic Dialogue in Doha, Pompeo described Khashoggi’s murder as "unacceptable".

Pompeo said the U.S. will continue to communicate with bin Salman to ensure bringing those responsible for Khashoggi’s murder to accountability.

Khashoggi, a U.S. resident, was murdered inside the Saudi Consulate in Istanbul in October.

The Saudi journalist had entered the diplomatic facility seeking documents that would have allowed him to marry his Turkish fiancée, Hatice Cengiz.

His body has yet to be found amid reports it was dismembered and chemically dissolved.

Riyadh has indicted 11 people over Khashoggi's killing and is seeking the death penalty for five suspects. But critics have suggested the individuals are merely taking the fall for bin Salman's operation after an unexpected international outcry.

Regarding the resignation of retired Marine Corps Gen. Anthony Zinni as an envoy to resolve the Gulf Crisis, Pompeo asserted that the resignation will not reflect a change in Washington's policy.

Pompeo said the U.S. will continue to exert efforts to resolve the Gulf crisis in the weeks and few months ahead.

Since the summer of 2017, Saudi Arabia, the United Arab Emirates, Bahrain and Egypt have cut ties with Qatar and imposed "punitive measures" that Doha calls a "blockade".

The Saudi-led axis accuses Qatar of supporting terrorism, which Doha denies.

Asked whether the dispute between Qatar and Saudi Arabia would affect dealing with Iran, Pompeo said the U.S. will keep doing efforts to preserve the unity of the Gulf countries in the upcoming weeks.

US’ Pompeo to seek new answers from Saudis on Khashoggi

DOHA (AA) – U.S. Secretary of State Mike Pompeo said Sunday Washington will seek to get new answers from Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman regarding the murder of Saudi journalist Jamal Khashoggi.

Speaking during a press conference with his Qatari counterpart Sheikh Mohammed bin Abdulrahman bin Jassim Al Thani in Doha, Pompeo described Khashoggi’s murder as "unacceptable."

He said the U.S. will continue to communicate with bin Salman to ensure holding those responsible for Khashoggi’s murder to accountability.

Khashoggi, a U.S. resident, was murdered inside the Saudi Consulate in Istanbul in October.

The Saudi journalist had entered the diplomatic facility seeking documents that would have allowed him to marry his Turkish fiancée, Hatice Cengiz.

His body has yet to be found amid reports it was dismembered and chemically dissolved.

Riyadh has indicted 11 people over Khashoggi's killing and is seeking the death penalty for five suspects. But critics have suggested the individuals are merely taking the fall for Crown Prince Mohammed bin Salman's operation after an unexpected international outcry."

US’ Pompeo hails Qatar’s anti-terror support

By Ahmed Yusuf

DOHA (AA) – U.S. Secretary of State Mike Pompeo on Sunday hailed Qatari support for Washington’s anti-terrorism efforts.

Speaking during the opening session of the second US-Qatari Strategic Dialogue in Doha, Pompeo said the U.S. and Qatar work together to settle many regional issues, including Afghanistan and Iraq.

He expressed gratitude to Qatar for hosting 13,000 U.S. soldiers at Al Udeid Air Base, going on to reiterate keenness on enhancing bilateral cooperation especially that Qatar will host the FIFA World Cup in 2022.

Pompeo and his Qatari counterpart Sheikh Mohammed bin Abdulrahman bin Jassim Al Thani inked a number of economic, political and security agreements during the opening session.

The U.S. Secretary of State is currently on a Middle East tour that included the United Arab Emirates (UAE) and Egypt. He will visit Saudi Arabia after Qatar.

In mid-2017, Saudi Arabia, Egypt, the UAE and Bahrain severed diplomatic and trade ties with Qatar, accusing Doha of supporting terrorism, an accusation vehemently denied by Qatar.

Pompeo, BAE'de Veliaht Prensle görüştü

ABU DABİ (AA) – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya geldi.

BAE haber ajansı WAM'a göre, Al Nahyan ile Pompeo'nun başkent Abu Dabi'deki görüşmesinde, ikili ilişkiler ile bunların geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası meseleler ve iki ülkenin bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama konusundaki iş birliği ele alındı.

BAE, Pompeo'nun 9 ülkeyi kapsayan Orta Doğu turunda ziyaret ettiği 5. ülke oldu.

-Pompeo'nun Orta Doğu turu

Mike Pompeo, Orta Doğu turuna salı günü Ürdün'le başladı, ardından Irak'a sürpriz bir ziyarette bulundu. Birkaç saat süren Irak ziyaretinde Pompeo, Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Başbakan Adil Abdulmehdi ve Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile görüştü, daha sonra Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) geçti.

Mısır'a çarşamba akşamı gelen ABD Dışişleri Bakanı, perşembe günü Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile bir araya geldi, ayrıca başkent Kahire'deki Amerikan Üniversitesi'nde konuşma yaptı. Mısır devlet televizyonuna bir mülakat veren Pompeo, cuma akşamı BAE'ye gitti.

Göreve geldiğinden bu yana ikinci Orta Doğu turuna çıkan Pompeo'nun Ürdün, Irak, Mısır, Bahreyn ve BAE'den sonra Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Kuveyt'i ziyaret etmesi bekleniyor.