Bahçeli soruları yanıtladı

TBMM (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul seçimlerine ilişkin kararına yönelik eleştirisi üzerine, "AKP'ye vefasızlık yapıyor ama MHP'nin politikasına da hiç olmazsa saygı duysun." dedi.

Bahçeli, partisinin Meclisteki grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Konuşmasında dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bir çağrısının olduğunun hatırlatılmasının ardından "Bunu biraz daha açabilir misiniz?" sorusu üzerine Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son günlerdeki konuşmalarının siyasi üslupla edep ve terbiye ile bağdaşmadığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun çok ileri konuştuğunu, konuları çok saptırdığını ve konuşmasının hakaret içerdiğini ifade eden Bahçeli, "Yedi tane YSK üyesini isim isim belirtirken arkasında da çete sıfatıyla nitelendirmesi yakışık olmamıştır. Bazı konuşmalarında suç unsuru olduğu kanaatindeyim. Eğer bunlardan haklı olup olmadığı iddiasını taşıyorsa kendisi müracaat etsin, dokunulmazlığın kaldırılması talebinde bulunsun. Ben de ilk olarak dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy vereceğimi ifade ediyorum." diye konuştu.

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'görüşelim' ifadesinde bulunmuştu. Şu ana kadar herhangi bir randevulaşma oldu mu?" sorusuna karşılık da Bahçeli, "Daha bir gün oldu." yanıtını verdi.

    1. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eleştirisi

Bahçeli, bir gazetecinin "367 benzetmesi geldi eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Twitter'deki mesajını okudum. 367 ile ilgili olarak o dönemin Yargıtay Başsavcısı ile aynı çukura girmeleri inandırıcı değildir. 367 tezini ortaya koyup, kendi cumhurbaşkanlığını engellemeye çalışan bir zatın görüşünü şimdiki ile ilişkilendirerek 'iki üzüntü yaşadığını' söylemesi doğru değildir. 367 riskini 71 milletvekili ile aşan, kendisinin cumhurbaşkanı olması için 3. turu deneyen bir siyasi partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum: AKP'ye vefasızlık yapıyor ama MHP'nin politikasına da hiç olmazsa saygı duysun."

  • "Tartışma büyükşehir belediye başkanlığının üzerinedir"

YSK'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimin iptali ve yenilenmesine ilişkin kararında, ilçe belediye başkanlıkları, belediye meclis üyelikleri ve muhtarlık seçimlerinin iptalinin neden yer almadığı sorusuna da Bahçeli, "Böyle bir itiraz söz konusu olmamış. 39 belediyenin içerisinde de çok sayıda Cumhur İttifakı ve özellikle AKP'li belediye başkan adayları kazanmış. Onlara itirazı kendileri yapsınlar, yeniden sayılsın. Ama tartışma büyükşehir belediye başkanlığının üzerinedir. Mazbatayı erken alıp Atatürk'ün Anıtkabir'ine gidip orada defter imzalayanlar sonuca da katlanacaklar." değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil”

TBMM (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Seçim yenilenene kadar İstanbul'da kim görevde olacak?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bu açıklandı. İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya bu süreci götürecek. Konuyla ilgili zaten açıklama yapıldı. Şu anda İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya Bey de bu konuda görevine başladı." diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul kararının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşüp görüşmediği sorulan Erdoğan, "Az önce kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptım. Hem ramazan-ı şeriflerini kutladım hem de verilen kararın ülkemiz için hayırlı olması temennisinde bulundum." ifadelerini kullandı.

"Bahçeli ile yine bir ortak miting bekleyelim mi?" sorusuna Erdoğan, "Onları henüz daha görüşmüş değiliz. Tabii bu arada bir araya gelip bu süreci değerlendirmemiz, inanıyorum ki İstanbul'umuz için çok çok faydalı olacaktır." cevabını verdi.

  • "Adayımız Binali Yıldırım Bey'dir"

    AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın adaylığıyla ilgili pek çok yorum yapıldığı hatırlatılarak, "Siz ne diyorsunuz? Karar nedir? Başka bir ismin aday olma ihtimali var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bu soruları soranlar herhalde seçim kanunlarını hiç bilmiyorlar. Hiç bilmediklerinden dolayı da bu tür yollara başvuruyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. İstanbul'daki bu seçimin adayları bellidir, şu anda bizim adayımız da Binali Yıldırım Bey'dir." dedi.

Muhalefet partilerinin 24 Haziran seçimlerinin de iptal edilmesi yönünde değerlendirmelerinin olduğu hatırlatılması üzerine Erdoğan, "O değerlendirmelerin hepsi bizim değerlendirmelerimizin dışında. Biz artık tek değerlendirme yapıyoruz, o da İstanbul'da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimidir." karşılığını verdi.

Erdoğan, "ABD Başkanı Trump'ı Türkiye'ye davet etmiştiniz. Netleşen bir tarih var mı?" sorusu üzerine ise ziyarete ilişkin henüz netleşen bir tarih olmadığını bildirdi.

"Grup toplantısındaki konuşmanızda Meclise seçimlerle ilgili yeni bir kanun teklifi geleceğini söylediniz. Ne gibi değişiklikler olacak?" sorusuna Erdoğan, "O ayrı bir konu, şu anda yapılacak bir şey değil. Onlar artık tamamıyla yeni dönemde masaya yatırılacak olan konulardır." yanıtını verdi.

  • "Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil"

Bir gazetecinin "8 yıl aradan sonra Öcalan'ı, avukatlarının İmralı'da ziyaret etmesi muhalefet tarafından 'yeni bir çözüm süreci' olarak da yorumlandı." demesi üzerine Erdoğan, "Bir çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.

"8 yıl oldu mu?" diye soran ve "Avukatları öyle açıkladı." yanıtını alan Erdoğan, "Avukatları için öyle olabilir de avukatların dışındaki aile için? Daha geçenlerde kardeşini gönderdik. Biz müsaade ettik ona. Mehmet (Öcalan) gitti. Onu saymıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

  • Kıbrıs'taki sondaj faaliyetleri

ABD ve Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye gelen, Akdeniz'de sondaj arama gemilerini durdurması çağrısına yorumu sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz şu anda kendi programımızı uygulamaya devam ediyoruz. Aynen devam ederiz. Bir yerler nasıl talimat veriyor, nasıl bakıyor, nasıl değerlendiriyor. Böyle bir şey bizim değerlendirmelerimizin içinde değil. Biz özellikle de Doğu Akdeniz'de, Güneydoğu Akdeniz'de, Kuzey Kıbrıs'taki soydaşlarımızın hakları ne ise bu haklarını orada garantör bir ülke olarak aramanın gayreti içerisindeyiz. O sularda çıkacak olan bütün imkanlardan Kıbrıs'ın tüm halkı, güneyde de kuzeyde de eşit miktarda hak sahibidirler ve bu eşit miktardaki haklarını korumak için Kuzey Kıbrıs'taki soydaşlarımızın hakkının aranması mücadelesini veriyoruz."

Bahçeli, başkent caddelerinde klasik arabasıyla tur attı

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kendi kullandığı klasik otomobiliyle başkent caddelerinde gezdi.

MHP'nin sosyal medya hesaplarından, Bahçeli'nin kullandığı 1988 model 06 BJK 001 plakalı Ford Mustang marka klasik otomobiliyle başkent caddelerinde gezdiği anlara ait bir video paylaşıldı.

"Gönül nedir bilene gönül veresim gelir" şarkısı eşliğinde hazırlanan videoda, Bahçeli'nin Ankara'nın çeşitli cadde ve sokaklarında klasik otomobilini kullandığı görüntülere yer verildi.

Otomobilin içinden ve dışından yapılan çekimlerin bulunduğu videoda, Bahçeli'nin zaman zaman diğer araçlardaki vatandaşları selamladığı anlar da yer alıyor.

“İstanbul'da seçimin yenilenmesinden yanayız”

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Parti olarak İstanbul'da seçimin yenilenmesinden yanayız. Demokrasiye leke sürülmesine, milli iradenin karartılmasına sessiz kalamayız." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İstanbul seçimlerinde pek çok kuşku ve karanlık noktanın olduğunu belirterek, sandık yolsuzluğu konusunda tevsik edilmiş iddiaların Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sunulduğunu anımsattı.

Şaibeler ve organize usulsüzlüklerin vahim tartışmalara neden olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Yüksek Seçim Kurulunun birkaç gün içinde bir karara varacağı anlaşılmaktadır. Parti olarak İstanbul'da seçimin yenilenmesinden yanayız. Demokrasiye leke sürülmesine, milli iradenin karartılmasına sessiz kalamayız. Elbette YSK'nin vereceği karara saygımız olacaktır. Bu kararın da maşeri vicdana uygun olacağı inancındayız. Beklediğimiz gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Maltepe ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı seçimleri tekrarlanırsa, ki hukuken ve ahlaken olması gereken de budur, o zaman seçim gününe kadar İstanbul’da bulunacağım, karargahımızı İstanbul'da kuracağım. Yani İstanbul’a mitili atacağım."

  • "Türkiye bir hukuk devletidir"

Bahçeli, CHP'li yöneticilerin YSK üyelerini tehdit eden sözleri ile aba altından sopa gösteren edep ve terbiye dışı ifadelerinin hukukun ihlali ve demokrasinin hazımsızlığı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yüce Divan hatırlatması yapmaları utanç verici bir kokuşma halidir. Neymiş, YSK üyeleri Kızılay'da gezemezlermiş. Bu üslup kabadır, yaralayıcıdır, tahammülsüzdür, bayağıdır. YSK'yi baskı altına almak, şantaj diline başvurmak CHP'nin içine düştüğü çaresizliğin ve telaşın eseridir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hakimlerin vicdan ve iradelerine ipotek koymak hiç kimsenin harcı ve haddi değildir. CHP bu tarihi hatadan dönmelidir. CHP’li sözcüler rüzgar ekeyim derken fırtına biçeceklerini bilmelidir."

  • "AA çalışanlarına da geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum"

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde Anadolu Ajansı (AA) ofisinin de bulunduğu binayı hava harekatıyla vurmasına değinen Bahçeli, "İsrail ordusunun Gazze'de dünden itibaren başlattığı saldırılar masum insanların hayatlarını kaybetmesine neden olmuştur. Üstelik İsrail terörü, Anadolu Ajansının Gazze’deki binasını da hedef almıştır. İsrail saldırganlığını kınıyorum. Hayatlarını kaybeden mazlum Filistinli kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Anadolu Ajansının çalışanlarına da geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, mübarek ramazan ayına ulaşıldığını da anımsatarak, Türk-İslam dünyasının ramazan ayını canı gönülden tebrik etti.

Bahçeli'den şehitler için taziye mesajı

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Canımıza kasteden, bekamıza hançer sallayan, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne nifak ve zehir saçan, kandan ve karanlıktan beslenen insanlık canavarlarını tamamıyla imha etmek artık hepimiz için vatan görevi, hatta mukaddes bir ödevdir." ifadesini kullandı.

Bahçeli, Twitter hesabından, Suriye'nin Azez Bölgesi'nde YPG/PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada ve Hakkari'deki bir üs bölgesine Irak'ın kuzeyinden yapılan havan atışları sonucunda şehit olan askerler için taziye mesajı yayınladı.

Devlet Bahçeli, "Bugün aldığımız iki ayrı kara haber yüreklerimizi kavurdu, milletimizi acıya ve yasa boğdu. Teröristler bir kez daha vatan evlatlarımıza kastetti ancak yılgınlığa düşmek, yeise kapılmak, yorgunluk emaresi göstermek söz konusu değildir, aksini düşünenler boş bir hayalin içindedir." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'nin Azez Bölgesi'nde YPG/PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada bir yüzbaşının şehit olduğunu, bir binbaşının da yaralandığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Hakkari sınırındaki bir üs noktasına caniler tarafından Irak'ın kuzeyinden yapılan havan atışı sonucunda 3 Mehmedimiz şehit oldu, birisi de yaralandı. Berat Gecesi 4 kahramanımızın şehadetinden sonra bugün 4 kahramanımızın daha şehit düşmesi elbette milletimizi derin bir üzüntüye sevk etti. Bilinsin ki terörle mücadelenin amansız ve acımasız şekilde sürdürülmesi milli ve tarihi bir sorumluluktur.

Canımıza kasteden, bekamıza hançer sallayan, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne nifak ve zehir saçan, kandan ve karanlıktan beslenen insanlık canavarlarını tamamıyla imha etmek artık hepimiz için vatan görevi, hatta mukaddes bir ödevdir."

  • "Türkiye terörle mücadeleyi kararlılıkla devam ettirmeli"

Türkiye'nin terörle mücadeleyi cesaretle, kararlılıkla devam ettirmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Bu konuda desteğimiz tam ve eksiksizdir. Son terörist yok edilip son kanlı silah ele geçirilinceye kadar her türlü fedakarlık ve kahramanlık eşliğinde hıyanetin üstüne gidilmeli, hainlerin kökü kazınmalıdır. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun, vatan ve millet sağ olsun. Unutulmasın ki bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, vatan bölünmeyecektir. Milli beka can pahasına da olsa korunacaktır." ifadelerini kullandı.

TBMM'de 23 Nisan resepsiyonu

TBMM (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bugünlerde bir görüşme yapabileceklerini bildirdi.

Erdoğan, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AK Parti'nin İstanbul seçimleriyle ilgili olağanüstü itirazlarını görüşen YSK'nin, "KHK'lilerin oy kullanabileceği"ne yönelik kararıyla ilgili soru üzerine Erdoğan, "Karara yönelik herhangi bir yoruma girmeyeyim. Şu anda aklımda kaldığı kadarıyla 9 maddede itiraz vardı. Diğer 8'i üzerinde de onların incelenmesine ayrıca karar vermişler. 8 maddenin de incelenmesini şu anda izliyoruz. Onlar da tabii çok çok ciddi başlıklar. Onlar da incelendikten sonra nihai kararı bekleyeceğiz ama şimdi kanun hükmündeki kararnamelerle ilgili bu tür bir kararı verdikten sonra benim söyleyeceğim bir şey yok." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Bizim ittifakımız cumhurdadır." sözünü hatırlatarak "Kendisinin Türkiye ittifakına mesafeli yorumları oldu. Nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna, "Ben bizzat kendilerinden dinlemediğim için bir şey diyemem. Benim Türkiye ittifakıyla kastım… Cumhur'dan kastımız nedir? Tüm Türkiye'dir. Türkiye ittifakı da Cumhur İttifakı'nın farklı bir versiyonudur. Biz şu anda 82 milyonu farklı farklı şeylere ayırarak konuşamayız. 82 milyonu biz bir ittifak içerisinde 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' olarak topluyoruz. Kastımız da budur." yanıtını verdi.

"Kabine revizyonu, değişme sinyalini vermiştiniz 31 Mart akşamı." denilmesi üzerine Erdoğan, "Hiçbir zaman ben bununla ilgili açıklama yapmadım. Bir defa şunu bilin; eğer Anayasa değişikliği yaptıktan sonra kurmuş olduğumuz bu hükümette bizler medya veya birileri istedi diye eğer kabine değişikliği yoluna gidecek olursak, bu ülkede istikrar diye bir şey kalmaz." diye konuştu. Bir ülkenin kalkınmasında istikrar ve güvenin önemini vurgulayan Erdoğan, "Eğer bir değişme gerekiyorsa gerektiği zaman onu zaten yaparız ama birilerinin siparişi üzerine ben kabine değişikliğine hiçbir zaman gitmem. Böyle bir adetim yok." dedi.

"Parti yönetiminde, teşkilatlarda bir değişiklik söz konusu olabilir mi?" sorusuna karşılık Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Parti yönetiminde zaten yeri geldikçe il başkanlarımızla veya farklı yerlerde değişiklikler yapıyoruz. Bu farklı bir şey ama kabine çok daha farklı bir şey. Nitekim şu anda ilk işimiz, biliyorsunuz bu hafta sonu bizim seçilmiş belediye başkanlarıyla Kızılcahamam'da çok geniş bir toplantı yapacağız. Nasip olursa ramazan öncesi olmaz ama ramazandan sonra da aynı şekilde bir teşkilat toplantısı yapacağım, il başkanları, ilçe başkanları bütün onlarla beraber. Daha sonra da kadın kolları, gençlik kollarıyla yine yapacağım ve bunları arka arkaya pekiştirerek bu çalışmalarımızı devam ettireceğiz ve çok daha sıkı toplantılarla umdelerimiz üzerinde bu gayretleri pekiştireceğiz."

"Yakın zamanda ABD Başkanı ile bir görüşmeniz ya da kendisinin Türkiye'yi bir ziyareti olabilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Olabilir. Şu anda randevu planımız kendisinden oldu. Bugünlerde olabilir." dedi.

“Şiddete göz yummak akıl ve vicdan ölçülerini inkar etmektir”

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıya ilişkin,"Kaynağı ne olursa olsun, nereden gelirse gelsin, hangi bahaneyle yapılırsa yapılsın şiddeti tasvip etmek, şiddete göz yummak akıl ve vicdan ölçülerini inkar etmektir. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk'un Akkuzulu köyünde katıldığı şehit cenazesinden hemen sonra maiyetiyle birlikte karşı karşıya kaldığı saldırı ve kötü muameleler kabul edilemez niteliktedir." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, parti genel merkezinde gerçekleştirilen Başkanlık Divanı toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nden sonra düşmesi ve yatışması beklenen siyasi tansiyonun günden güne arttığını, kışkırtılan ve kutuplaşmayla birlikte yaygınlık kazanan gerginlik sürecinin tehlikeli bir noktaya geldiğine işaret etti.

Gelişmelerin esef ve endişe verici boyutlara ulaştığının, iç barış ortamı ve toplumsal huzurun açıktan hedef alındığının altını çizen Bahçeli, "Türkiye kontrollü şekilde tırmandırılan, sistematik biçimde genişletilen siyasi anlaşmazlıkların ve sertleşen görüş ayrılıklarının yörüngesine çekilmiştir.
Milli beka, milli kimlik, milli varlık ve kardeşlik için duyduğumuz kaygı verici gelişmelerin tamamı ve öngörülerimiz maalesef gerçekleşme yolunda hız kazanmıştır.
Bugünkü ülke tablosunda milletimizin sinir uçlarıyla oynanması şöyle dursun, milli sabır ve tahammül sınırları vahim derecede tahrip edilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri üzerindeki sis perdesi, şaibe iddiaları, devamlı kamçılanan ihtilaflar, devamlı körüklenen husumet ve cepheleşmelerin Türkiye'yi bir yol ayrımına kadar getirdiğine dikkati çeken Bahçeli, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"31 Mart seçimlerinden önce HDP ve PKK'yla siyasi emel ve hedef birlikteliği içine girerek tarihi istikametinden sapan, kuruluş ilkelerinden savrulan CHP'nin, doğrudan kargaşa ve kriz anlayışına saplanması, ülkemizin demokratik imajını karalama hevesi tevili olmayan bir akıl tutulması olarak karşımıza çıkmıştır.
Türkiye'nin suhulete, uhulete ve sükunete ihtiyacı varken, milli birlik ve kardeşliğimizin kuvvetlenip temel meselelerin ortak akıl ile kavranması gerekiyorken CHP'nin sancılı ve sorumsuz politikalara meyletmesi bir güvenlik sorununa davetiye çıkarmıştır. 31 Mart öncesi yaptığımız uyarıların hemen hepsi ne hazin ve ibretlik bir vakıadır ki, yaşanmaya, birer birer ortaya çıkmaya başlamıştır.

CHP'nin sırf daha fazla belediye kazanmak için PKK’ya umut bağlaması, HDP'yle aynı hizaya girmesi milletimizde beklendiği gibi büyük bir tepki ve itiraza neden olmuştur.
Açıktır ki, kaleme alınan karanlık bir senaryo adım adım icra edilmektedir. Meydana gelen zincirleme olaylar CHP'nin öz eleştiri yapmasını zorunlu hale getirmiştir.
İstanbul merkezli derinleşen tahrik kampanyasının, bardağı taşıran sandık yolsuzluklarının, izahı olmayan hak gasplarının, hukuka giydirilmek istenen deli gömleklerinin ülkemizin mefluç hale gelmesi için planlandığı bir vehim değil, bir vakadır. Türkiye ekonomisine yönelik organize saldırıların, 31 Mart'ı kaosa havale etmek isteyen iç ve dış odakların, bunlara çanak tutan maksatlı ve marazi siyasetçilerin yanan ateşe benzin döktükleri, bunu da pervasızca yaptıkları geldiğimiz bu aşamada barizdir, belgelidir."

MHP'nin, Türkiye üzerinde oynanan oyunları dikkatle takip ettiğini vurgulayan Bahçeli, "Özellikle partimizi provokasyonlarına alet etmek isteyen ahlaksızlara karşı uyanık ve soğukkanlı vasfımızı da sonuna kadar koruyacağız." ifadesini kullandı.

  • "Şiddete göz yummak akıl ve vicdan ölçülerini inkar etmektir"

Başkanlık Divanı toplantısında, son gelişmelerin teferruatıyla görüşüldüğüne değinen Bahçeli, maddeler halinde ifade edilen tespit, teşhis, teklif, uyarı ve kanaatlerin kamuoyuyla paylaşılmasına karar verildiğini bildirdi.

Bahçeli açıklamasında, kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilen kanaatleri şu şekilde sıraladı:

"Kaynağı ne olursa olsun, nereden gelirse gelsin, hangi bahaneyle yapılırsa yapılsın şiddeti tasvip etmek, şiddete göz yummak akıl ve vicdan ölçülerini inkar etmektir. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk'un Akkuzulu köyünde katıldığı şehit cenazesinden hemen sonra maiyetiyle birlikte karşı karşıya kaldığı saldırı ve kötü muameleler kabul edilemez niteliktedir.

Milli kültürümüzün, inançlarımızın ve geleneklerimizin tamamen hilafına vasat bulan dünkü manzaraları Milliyetçi Hareket Partisi reddetmektedir. Hiç kimse olayların gizli faili ve azmettiricisi olarak partimizi ve dava arkadaşlarımızı göstermeye kalkışmamalıdır. Partimizi hedef alan iğrenç iftiraların, sosyal medya aracılığıyla yapılan hayasız saldırıların, ilkesiz medya karalamalarının, ilkel isnatların alçak bir komplo olduğu katidir, kesindir. Milliyetçi Hareket Partisinin siyaset ve üslubu kavga ve karışıklığa değil, kardeşlik ve kucaklaşmaya hizmet etmektedir. Sağduyu, sabır, sakinlik ve akıl davamızın harcıdır.

Berat Kandili gecesi Türkiye-Irak sınırında 4 kahramanımız PKK'lı teröristlerin saldırılarıyla şehit olmuş, 6 kahramanımız da yaralanmıştır.
31 Mart seçimlerine kadar hiçbir eylemi görülmeyen katillerin, bugünkü nazik ve hassas dönemde hunhar saldırılarla tekrar gündem olmaları muhataralı bir tezgahın tezahürüne işarettir.
Bir yanda YSK'nin İstanbul seçimleriyle ilgili olağanüstü itiraz sürecinin işlediği, diğer yanda 1 Mayıs gösterileriyle ilgili bugünden zorlama ve dayatmaların tedavülde olduğu bir zaman aralığında Çubuk hadisesi gerçekleşmiştir.

Mehmetçik katilleriyle örtülü ittifak yapanların, HDP'yle aynı kareye girenlerin, YPG'ye terör örgütü demekten acziyet yaşayanların protesto edilmeleri neredeyse kaçınılmaz iken, adeta meydan okur gibi, hiçbir tedbir almadan, güvenlik güçlerini bilgilendirmeden, şehit ailesine bilgi vermeden şehit cenazesine katılmaları eğer gaflet değilse, kesinlikle bir gizli gündemin sonucudur.

Ne üzücüdür ki, şehidimiz Yener Kırıkcı'yı ne anan ne de hatırlayan olmuştur.
Aziz vatan evlatlarına Berat Gecesi'nde saldıran hainler ikinci plana düşerken Sayın Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırılar ön plana geçmiştir.
Çubuk'un Akkuzulu köyünün yüksek duyarlılığı, şehidimizin geride bıraktığı acı ve yası dikkate alınmamış, muhtemel provokasyonlar gözardı edilmiştir. Bize göre bunun izahı yoktur. CHP'nin, HDP ve PKK ittifakı sıcaklığını hala korurken yöre halkının infialini ve galeyana gelme ihtimalini hesaba katmamak hem ufuksuzluk hem de siyasi mağduriyet tesis etme hazırlığıdır.

Sayın Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırının failleri gözaltına alınmıştır. Her şey hukuk içinde yürütülmektedir.
Kuşkusuz menfur saldırı bütün yönleriyle, bütün unsurlarıyla incelenmeli, adli ve idari soruşturma ve kovuşturma süreçleri derinleştirilerek temin ve takviye edilmelidir.
Gizli kapaklı hiçbir şey kalmamalıdır. Provokasyon varsa, oyun varsa, tuzak varsa, organize bir tertip ve tezgah kurulmuşsa mutlaka deşifre edilip sonuçlar milletimizle paylaşılmalıdır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın olay mahallinden Genel Başkanı'nı bırakıp kaçması titizlikle araştırılmalı, olayların içinde parmağının olup olmadığı analiz edilmelidir.

Siyasette farklı ittifak modellerinin konuşulup yeni hükümet sistemine siyasi sicilleri karanlık ve şaibeli isimlerden sosyal medya vasıtasıyla itirazların dillendirilmesi önümüzde ağır bir gündemin varlığına işarettir.
Puslu ortamları siyasi çıkarları için devşirmeye kalkışan müflis siyaset eskilerinin, hem Cumhur İttifakı'na hem de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne kurnaz akınları Türkiye'nin uçuruma çekilme amacının en bariz delilidir.

Türk milleti Cumhur İttifakı'na ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne, inanıyorum ki, adanmışlıkla, inanmışlıkla sahip çıkacaktır.
Mazileri yıkım ve çözülme olanların yeniden başlarını kaldırmaları beyhude bir çırpınmadır.

Gazi Meclisimizin 99'uncu kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bugünlerde, ilk Meclis'in aziz anıları, muhterem emanetleri, Milli Mücadele'nin eşsiz hatıraları milli vicdanda mahfuz tutulup, milli birlik ve kardeşliğimizin daha da güçlenmesine katkı verecektir. Beklentimiz budur, mücadelemiz buna yöneliktir.
Bu vesileyle bütün çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı yürekten tebrik ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisini bize emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ilk Meclisin tüm mebuslarını, kurucu kahramanları ve vatanımızın bekası için canlarını seve seve veren muhterem şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Vatan ve millet uğruna evlatlarını şehit veren, bu yolda gazi olan, yıllarını bu mücadeleye adayan bütün kardeşlerimden, ailelerinden, arkadaşlarından ve vatandaşlarımdan metanetlerini korumalarını temenni ediyorum.
Türk milletinin, CHP ile PKK’nın kurduğu tuzağa düşmeyeceğine, birliğini ve beraberliğini bozmayacağına yürekten inanıyorum.
Partimiz ve kadrolarımız, milletimiz üzerindeki oyunu okumuş, görmüş ve bozmak için bir kez daha harekete geçmiştir.

Bilinmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi karanlık şirret oyunun içinde asla yer almayacaktır.
Aziz milletimizi de bu oyuna düşmemesi konusunda uyarmaya sonuna kadar devam edecektir.
Kirli oyundaki aktörlerin partimize yönelik saldırıları ve yükselen öfkeleri ters tepecek, nihai olarak sağduyu kazanacak, Türk milleti emin adımlarla 2023 Lider Ülke Türkiye hedefine ulaşacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda yeminlidir, hiçbir tahrike prim vermeyecek, doğru bildiklerini haykırmaktan da vazgeçmeyecektir."

MHP Genel Başkanı Bahçeli:

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çubuk ilçesindeki şehit cenazesinde saldırıya uğramasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek "Bir siyasi partinin lideri nereye nasıl gideceğini kendisi araştırmalı, danışmanlarına sormalı, parti yöneticileriyle görüş alışverişinde bulunulmalı, ondan sonra da eğer gitmeyi çok uygun bir zemin olarak görüyorsa her türlü ihtimalin de tedbirini alarak gitmesi lazımdır." dedi.

Bahçeli, partisince Antalya'nın Manavgat ilçesinde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı'nın ardından Antalya dönüşü Afyon'da verdiği molada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Bahçeli, bu olaydan memnuniyet duymanın mümkün olmadığını ifade ederek şöyle konuştu:

"Bunu bir siyasi partinin, hele hele iktidar partisinden sonra Meclis'te sayısal çoğunluğu bulunan bir siyasi partinin liderine yapmak yakışık almaz, kabulü mümkün değildir.
Ama bir bilgi olarak söylüyorum. Bir siyasi partinin lideri nereye nasıl gideceğini kendisi araştırmalı, danışmanlarına sormalı, parti yöneticileriyle görüş alışverişinde bulunulmalı, ondan sonra da eğer gitmeyi çok uygun bir zemin olarak görüyorsa her türlü ihtimalin de tedbirini alarak gitmesi lazımdır."

  • "İçişleri Bakanı incelemeli, köy halkı teker teker dinlenmeli"

Çubuk Akkuzulu Mahallesi'nde en son seçimde Cumhur İttifakı'nın yüzde 73,30, CHP ve İYİ Parti ittifakının ise yüzde 9,83 oy aldığını hatırlatan Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:

"Yani gerilim içinde yapılmış olan bir seçim iddiası var, bu seçim ortamında siz yüzde 9 oy aldığınız yere Mehmetçik'in cenaze namazına katılmak için gitmeyi düşünüyorsunuz ama orada karşılaşacağınız bir olayı neyle izah edeceksiniz? Böyle bir olayın zemini hazırlanmış mıdır, 1 Mayıs olaylarına bugünden hazırlık mı yapılmaktadır? Mazbatayı daha da gererek Türkiye'de farklı farklı sonuçları elde etmek için çaba mı gösteriyorsunuz? Bu durumu İçişleri Bakanı çok yönlü incelemeli. Köy halkı teker teker dinlenmeli. CHP'ye bakış nasıl, emniyet güçlerinin 'Şu eve alalım orada gerilimi düşürelim.' dediği zaman ev sahibi dahi 'Bunu buraya almayın.' diyorsa bunları kamuoyu ile paylaşın. Sayın Uğur Dündar bu konuyu bir incele lütfen. MHP'yi, tahrik edici bir unsur olarak Bahçeli'yi gündeme taşımanın faydası nedir? Bunun CHP'ye bir faydası yok."

Bahçeli, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Taksim'de kutlanması ısrarının nedenini de sorarak şunları söyledi:

"Taksim'deki 1 Mayıs ısrarı nedir? Bunların hepsinin açıklanması lazım ama açıklanırken de bir şeye dikkat etmek gerekiyor, o da 'Bir Zamanlar Çukurova' dizisinde Fekeli Ali Rahmet Bey var. O bazı olayları görürken evlatlık aldığı kişiye bir tavsiyede bulunuyor, 'Uhuletle ve suhuletle hareket ediniz.' diyor. Şimdi ne yapalım? Ali Rahmet Bey'i televizyona çıkartıp tüm siyasilere öğüt verebilecek tarzda bir konuşma yapmasını rica etsek, uhulete ve suhulete ne kadar riayet edecekler? Ben uyacağımızı kendi adıma ve partim adına söylüyorum. Ama CHP'deki genel başkan yardımcıları, ağustos böcekleri ne diyecekler onu merak ediyorum."

  • "Bu cümle dahi mazbatanın iptalini gerektiren bir ifadedir"

Yaşanan olayları beraber, çok yönlü düşünmek gerektiğini vurgulayan Bahçeli, terör örgütü PKK'nın dini anlam yüklü bir gecede saldırı yaptığına işaret etti. MHP Lideri Bahçeli, şöyle konuştu:

"4 Mehmetçik'i şehit ediyorsunuz, 6 Mehmetçik yaralı. Böyle bir saldırının bugün tercih edilmesinin sebebi nedir? Kandil'e her gün bomba yağarken PKK militanları bu bölgeye girip saldırıyı nasıl yapıyor? Saldırının hemen arkasından olaylar beraberinde geliyor ama ondan önce de 'Demirtaş'ın çizgisini beğeniyorum.' diyor. Bu cümle dahi mazbatanın iptalini gerektiren bir ifadedir. Cezaevinde olan, 55 kişinin hayatını kaybettiği bir eylemde başrol oynayan bir kişinin çizgisini beğeniyorsan, senin çizgin CHP'nin çizgisi değil, senin çizgin Atatürk'ün çizgisi değil, senin çizgin demokrasinin çizgisi değil. Senin çizginin ne olduğunu bir gün bu millet öğrenecek. Bu PKK ve FETÖ veya CHP'nin içindeki ihtiras sahibi bir azınlığın çizgisidir. Tekraren ifade ediyorum diyorum ki bu akşam YSK toplansın, Kemal Kılıçdaroğlu'nun üzerinde oynanan oyunda kendisi oyunun bir figürü müdür, değil midir önce onun tespitini yapsın. Figürü değilse onun partisinin adayının mazbata kavgasına bu akşam son versin. Türkiye’yi sükunete ve suhulete davet etsin. Ali Rahmet Bey'e ihtiyaç var."

Bahçeli, Kılıçdaroğlu'na saldırıyı çok yönlü incelemek ve düşünmek gerektiğini dile getirerek şunları kaydetti:

"Ankara'ya dönüş sırasında arkadaşlarımız bize telefonla bildirdiler, 'Cenaze namazında böyle bir olay oldu.' dediler. Ben Ankara İl Başkanımıza, 'Akkuzulu Mahallesi'nin durumunu öğren bakalım.' dedim. Takip ettiğim yol bu. Oradaki potansiyeli gördükten sonra tahrike, teşvike, birtakım kavgaya, çatışmaya müsait mi değil mi? Yüzde 9,83 oy aldığın yere hala mahkemede aklanmamış paklanmamış bir belediye başkanı ile gidiyorsun. O bölgede ne işin var senin? İki gün sonra taziye evine gitsen acısının hafiflediği bir ortamda başsağlığı dilesen ne olur? Ankara'nın dışında hangi cenaze törenlerine bu kadar iştahla katıldın. Bunların sorularını bu millet sormalı. Özellikle de bugün sosyal medyada yer alan köşe yazarı ve aydın zümre biraz ihtiyatlı olmalı. MHP'yi suçlayınca ne olacak? Yani MHP’yi bu çatışmanın ortasına çekecek kadar sende akıl yok, sende zeka da yok. Senin sözünle hareket edecek zafiyet içinde bir MHP de yok. Sen kimsin yani böyle bir durumda bizi nasıl oyunun içerisine çekeceksin. 50 yıldan beri çekememişler şimdi nasıl çekeceksin ama şu tablo önemli bir tablo. Bu Akkuzulu'da yaşayanlar kimdire bakarsan, bunların çoğu sert adamlar. Akkuzulular inançları, siyasi davranışlarıyla sert adamlar. Eğer bunlara 'Bu adam burada ne geziyor bunu sokmayın köye' demişlerse televizyonda yaşlı bir adam yumruk atıyor. O adama yumruk attıracak kadar ne yaptın sen Kemal Kılıçdaroğlu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tatile çıkması lazım."

“Dağlarda kovaladıklarımız belediyelere konuşlanacaktır”

ANTALYA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "31 Mart'tan sonra PKK bu defa büyükşehir belediyelerine CHP'nin taşıyıcı bedenliğiyle nüfuz edecektir. Dağlarda kovaladıklarımız belediyelere konuşlanacaktır. Bilinmelidir ki zilletin bedeli çok ağır olacaktır." dedi.

Bahçeli, partisince Antalya'nın Manavgat ilçesinde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, 31 Mart yerel seçimlerine FETÖ'cülerin ve PKK'lıların Millet İttifakı'na çalıştığını söyledi.

"Kanırta kanırta kazanmaktan bahseden, Sayın Binali Yıldırım'ın fotoğrafını paylaşıp bir bardak soğuk su içmesini öneren alçak FETÖ'cüler, kimin şakşakçılığına soyundular? 'Artık normalleşme zamanıdır' diyerek gizemli mesajlar veren, 'Hiddetle yola çıkanlar kaybedecek' sözünü dillendirip Ahmet Yesevi istismarıyla kahinlik yapan siyasi eskiler, içinden çıktıkları partileriyle hesaplaşmak için CHP'yi siper olarak kullanmadılar mı?" ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Neymiş, 30 kilometre ötesini görebilen dürbünleri varmış da önceden olacakları öngörüyorlarmış. Bunlar anlaşılan dürbünün tersinden bakıyorlar. Sevsinler sizin küf bağlamış dürbününüzü. Bu nedenle de haksızlığa uğramışlar. Bir metre önünü görmekten acizlerin ellerinde dürbün varsa, bizde de teleskop vardır. Bu sayede siyasetin kara deliklerini görmekle kalmıyoruz, maksatlarını da deşifre ediyoruz."

Aldatmaya gerek olmadığını söyleyen Bahçeli, aldanmayacaklarını, yalanlara kanmayacaklarını ve oyuna hiç gelmeyeceklerini belirtti.

  • "Atatürk'ün partisinin Türk düşmanlarının ana karargahı haline geldi"

Bir yandan "ekonomik teröristlerin" Türk lirasının değerine saldırdığını, diğer yanda CHP, İP, HDP'nin hain operasyona teşrifatçılık ve kuryelik yaptığını dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin layık olmadığı bir durumda gösterilip, jurnal rekabetine girenlerin yerli, milli ve ahlaklı olmadıklarını vurguladı.

Demlenen ihanetin, demir alan melanetin, ısınan tuzak ve tertiplerin ağırdan alınmaması gerektiğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimseyi dışlamayalım, kimseyi öteki görmeyelim, buna varız, bugüne kadar söylediklerimiz ise bunlardır. Ortak akıl, ortak vicdan, ortak vizyon, ortak değerler vazgeçemeyeceğimiz milli ilke ve inançlarımızdır. Bunlara diyecek bir şey olmayacaktır. Fakat aklı kiralık, vicdanı karanlık, değerleri bulanık olan çevrelerle sırf arıza çıkarmasınlar bahanesiyle Türkiye ortak paydasında nasıl buluşacağız? Bunu nasıl başaracağız? Ülkemizin bugünkü şartlarında karşı karşıya olduğumuz komplo çok boyutludur. Maruz kaldığımız kuşatma çok ortaklıdır. Muhatap olduğumuz kumpas çok vahşidir. Artık tüm tarafların emelleri aşikardır, açıktadır, askıya çıkmıştır. Saklamaya, gizlemeye, örtbas etmeye imkan kalmamıştır. Kavramlar birbirine karışmış, değerler aşınmış, çıkar ittifakları deşifre olmuştur. Kendilerine milliyetçi diyen, nasıl ve hangi yollardan kuruldukları belli olan, misyonları yalnızca MHP'yi engellemek üzerine bina edilen iyi görünümlü kötülerin PKK ile, FETÖ ile aynı emellere sabitlenmesi gayri milli bir üst aklın marifetidir. MHP'nin önünü kesmekle görevli olanların CHP'nin dümencisi, HDP'nin tefçisi olmaları utanç vesikasıdır. Atatürk'ün partisinin Türkiye muhaliflerinin çatı kuruluşu, Türk düşmanlarının ana karargahı, HDP'nin ana kucağı haline gelmesi vahim bir senaryonun varlığına çok net işarettir. Bu senaryonun makul ve mantıki hiçbir yanı görülemeyecektir."

Bahçeli, normal şartlarda birbirine selam veremeyecek olanların cumhurun karşısında "zillet" mevzisine girdiklerini söyledi. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında kurulmak istenen yüzde 60'lık bloğun MHP'nin müdahale ve mücadelesiyle etkisiz hale getirildiğini belirten Bahçeli, PKK ve FETÖ'nün iktidara yuvalanma teşebbüslerinin sonuçsuz bırakıldığının altını çizdi.

"Ne var ki CHP buna dünden hazırdı. İçimizdeki malum ve devşirilmiş isimler buna dünden 'tamam' diyordu. Oyunları kaynağında bozduk, şer oyuncularını şoka uğrattık." diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Çin malı başbakanlık tekliflerini milli beka uğruna elimizin tersiyle ittik. MHP'yi ikna edemeyen iç ve dış odaklar ihanete çanak tutup partimizi bölmek istediler. Ama inanç ve ülkülerimizin duvarlarına çarpıp bozguna uğramaktan da kurtulamadılar. Gelin görün ki yine vazgeçmediler, yine zalim hedeflerinden dönmediler. İçimizden kopardıkları siyasi defolara parti kurdurdular. 15 Temmuz'da darbeye teşebbüs edip FETÖ eliyle işgali denediler. Çok şükür muvaffak olamadılar, milletin şamarını enselerine yediler. Yüzde 60'lık blok 16 Nisan'da 'hayır' blokuna dönüştü, 24 Haziran ve 31 Mart’ta zillet ittifakı olup karşımıza dikildi. Zillet denklemi ilk önce 7 Haziran sonrası takviye ve temin edilmişti. Dış güçler, muhasım odaklar Türkiye'yi bu şekilde teslim alacaklar, istedikleri tavizleri koparacaklardı."

  • "Dağlarda kovaladıklarımız belediyelere konuşlanacaktır"

Her şey planladıkları gibi gitseydi PKK'nın meşruiyeti sağlanacağını ve HDP'nin devlet yönetimine getirileceğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti'yle köprüleri atan FETÖ, bu sayede kaleyi içten çökertecekti. Türkiye federasyona sürüklenecek, bölücülük resmiyet kazanacak, vatan darboğaza düşecekti. Buna izin vermedik, bu tuzağa düşmedik. Ancak 31 Mart'tan sonra PKK bu defa büyükşehir belediyelerine CHP’nin taşıyıcı bedenliğiyle nüfuz edecektir. Dağlarda kovaladıklarımız belediyelere konuşlanacaktır. Bilinmelidir ki, zilletin bedeli çok ağır olacaktır. Bu gidişle FETÖ, kaybettiği mevzileri yerel yönetimler üzerinden tekrar kazanacaktır. Bundan sonra Antalya'da hainler daha fazla cirit atacaktır. Karşımızdaki operasyon küreseldir, mazisi iki asra dayanmaktadır."

Bütün hesapların 2023'e göre yapıldığına işaret eden Bahçeli, Cumhur İttifakı ayakta kalmazsa bundan sonra yerel yönetimler kanalıyla palazlanan PKK'lıların, FETÖ'cülerin, gezicilerin, çukurcuların, Sorosçuların, teslimiyetçilerin daha da güçlenerek Türkiye'nin boğazına sarılacağını vurguladı.

Hesabın kirli, karanlık, vandal olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "İstanbul'daki seçimlere şaibe karıştırılması uzun vadeli pis bir senaryonun ilk etabıdır. Sandığa gölge düşürülmesi, Büyükçekmece ve Maltepe'de yaşanan sahtekarlıklar şiddetli bir dalganın ilk habercileridir." diye konuştu.

  • "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının hareketi iyi niyetli değil"

Gelişmelere milli beka zaviyesinden bakmanın çok önemli olduğunun altını çizen Devlet Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Mesele şu kadar belediye senin, bu kadar belediye benim meselesi değildir. Mesele az yedim, çok kazandım meselesi hiç değildir. Türkiye'yi dört bir koldan kıstırmak, sonrasında yıkmak, bu olmuyorsa tamamen bağımlı ve sömürge artığı bir ülke haline getirmek için çok şer ve melanet bir cephe oluşturulmuştur. Mühürlü kalpler bu tehlikeyi anlayamaz. Üç maymunu oynayan menfaat çeteleri adım adım genişleyen bu anaforu emin olunuz ki idrak edip özümseyemez."

Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, koltuğuna oturur oturmaz belediyenin ve bağlı kuruluşlarının elektronik veri tabanı ve altyapılarında inceleme ve araştırma yaptırmaya kalkışmasının da iyi niyetli ve safiyane bir idari tasarruf olarak görülemeyeceğine değindi.

"Zannedersiniz, her şey bitmiş, geriye kala kala veri tabanını incelemek kalmıştır. Bu telaş niyedir, bu acelecilik neye yorulmalıdır?" sorusunu yönelten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir nevi kozmik oda operasyonunu andıran bu girişimin İstanbul 4.İdare Mahkemesi tarafından durdurulması isabetli olsa da zorlama ve dayatmalar anlaşılan son bulmayacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanının kimlerin eline geçeceği meçhuldür. Patlıcan meraklısı olanların musakkayı küçümsemeleri meselenin bir diğer tuhaf ve tutarsız yanıdır. İstanbul'da bir şeyler olmuş, olmaya da devam etmektedir. Bu gelişmeler karşısında 'Türkiye ittifakı'ndan bahsetmek kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır."

Ülke bazlı, coğrafya tabanlı siyasi bir ittifakın olamayacağını belirten Bahçeli, 82 milyon Türk vatandaşının inancı, irfanı, acısı, ahlakı, anısı ve adının da bir olduğunu dile getirdi.

  • "Cumhur İttifakı siyasi kaygı ve gayelerle kurulmamıştır"

Kendilerinin oluşturduğu ittifakın cumhurla olduğuna işaret eden Bahçeli, şunları söyledi:

"Bizim ittifakımız vatan ve millet sevgisinde erimiş AK Parti'li kardeşlerimledir. Milli beka mücadelesinde siyasi görüş ayrılıklarımızı elbette kenara itmeliyiz. Biteviye (sürekli olarak) söylediğimiz de budur. Cumhur İttifakı siyasi kaygı ve gayelerle kurulmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye ittifakı'yla neyi kastettiğini elbette bilemeyiz. Ancak konunun başta gazeteler ve televizyonlar olmak üzere her zeminde, özellikle 'zillet ittifakı' tarafından istismar edildiğini de görüyor ve çok yakından takip ediyoruz. Bildiğimiz Cumhur İttifakı'dır. İnandığımız milli birlik ve beraberliktir. Amacımız milli bekayı sonsuza kadar yaşatmaktır."

Öncelikli gündemlerinin Cumhur İttifakı'na yönelik sabotajlara asla fırsat vermemek olduğunun altını çizen Bahçeli, ikinci gündem konularının ise gün yüzüne çıkan sabotajcıların aradıkları imkanı fikri veya siyasi muhtevada sunmamak olduğunu kaydetti.

  • "Seçim tartışmaları artık hukukun konusudur"

Ekonomideki yapısal sorunlara odaklanmak gerektiğini belirten Bahçeli, "Milli güvenliğimizi yakından etkileyen çetrefilleşmiş sorunlara kafa yormak esastır. Seçim tartışmaları artık hukukun konusudur. Ama görüşlerimizi paylaşmak en doğal hakkımızdır. Yanlışa yanlış demek ahlak ve adamlığımızın alametifarikasıdır. Haine hain demek cesaretimizin nam ve şerefidir. Haksızlığa direnmek görevimiz, haysiyetsiz akınlara göğsümüzü germek mayamızın ve meşrebimizin soylu gereğidir." dedi.

Türkiye'nin daha adil bir paylaşıma, daha çok fırsat eşitliğine, daha üretken bir ekonomiye, daha tutumlu bir topluma, daha fazla yatırım ve istihdama, huzurlu bir millete, ahlaklı bir kazanca, doymuş aileye, sağlıklı bir insana ulaşmaya acil ihtiyacı olduğunu söyleyen Bahçeli, uluslararası ilişkilerin milli kazanımlara, tarihi çıkar ve egemenlik haklara uygun olması gerektiğini kaydetti.

Terörle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgesel ve küresel çemberi yarmak için kenetlenmeliyiz, kucaklaşmalıyız, bir ve beraber olmalıyız. Hamd olsun Cumhur İttifakı bunu temine muktedirdir. Çağrımız huzura ve mutluluğadır, refaha ve esenliğedir, kardeşliğe ve dayanışmayadır. Ve gönül verdiğimiz mukaddes mesajlar, Türk ve İslam tarihinden hepimize bir kutlu buyruk olarak bugünlere kadar ulaşmıştır. 'Komşusu açken tok yatmayacak' yüksek vicdanların, 'Fırat'ın kenarında otlayan kuzunun' vebalini duyacak tertemiz gönüllerin, 'Aç iken doyurdum, çıplak iken giydirdim, az milleti çok kıldım' diyenlerin bulunacağı inançlı, erdemli ve adaletli bir topluma çağrı, Cumhur İttifakı'nın muazzam çağrısıdır. İnancım odur ki, Cumhur İttifakı varsa, umutlar bitmemiştir. Cumhur İttifakı varsa, çare mutlaka yeşerecektir."

Teşkilat üyelerine çağrıda bulunan Bahçeli, bir, diri ve iri olmalarını istedi. Cumhur İttifakı'nın 2023 lider ülke Türkiye'yi inşa etmek için seferde olduğunu söyleyen MHP Genel Başkanı Bahçeli, her milliyetçi ve ülkücünün Türkiye'nin Cumhuriyeti'nin meşakkatle kazandığı hak edilmiş ve çağdaş bir değer olan demokrasiye sonuna kadar bağlı olduğunu kaydetti.

(Bitti)

“YSK üyeleri, zillete göz yumamaz”

ANTALYA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "YSK'nin 7 asil 4 yedek üyesi zillete göz yumamaz. İstanbul'da seçim tekrarı beka meselesidir. Ne İstanbul ne de Türkiye sokakta bulunmuştur." dedi.

Bahçeli, partisince Antalya'nın Manavgat ilçesinde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, iki günlük toplantının verimli ve yararlı olduğunu söyledi.

Toplantıda 31 Mart seçimlerinin muhasebesi ve geleceğin stratejik müzakeresi yapıldığını dile getiren Bahçeli, MHP teşkilatlarının diri ve sağlam olduğunu vurguladı.

MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın 31 Mart'tan büyük bir başarıyla çıktığına işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstikrarlı yükselişimiz 31 Mart’ta da devam etmiştir. Gelişmeler umut vericidir. AK Parti'yle kurduğumuz ittifak 24 Haziran'dan sonra 31 Mart'ta da mümeyyiz vasfını göstermiştir. Çünkü niyetimiz halistir. İttifakımızın hamuru temizdir. Hamd olsun Cumhur İttifakı kök tutmuş, millet nezdinde takdir görmüş, siyasi ve ahlaki yönlerden teyit edilmiştir. Cumhur İttifakı dönemsel arzuların mahsulü, değişken tutumların malumu olmamış, olmamalıdır. Dikkat etmemiz ve üzerinde titrememiz gereken en önemli hususlardan birisi de budur. 31 Mart seçimlerinde özellikle üç büyük şehirde CHP'nin başını çektiği sorunlu ve şüpheli ittifakın sonuç alması elbette tüm yönleriyle analiz edilmelidir."

Kötümserliğe ve karamsarlığa geçit verilmemesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, gelişmelerin soğukkanlı ve sağduyulu değerlendirilmesini istedi.

"İstanbul, Ankara, İzmir Büyükşehir belediyelerinin CHP'nin yönetimine geçmesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne güvensizlik olarak görülmemelidir. Kaldı ki CHP'nin ulaştığı sonuçlar abartılmamalıdır." diyen Bahçeli, rakiplerinin ittifak halinde aldıkları oy oranının, Cumhur İttifakı'nın çok gerisinde olduğuna dikkati çekti.

Milletin verdiği karara kuşkusuz riayet ettiklerini ve saygı duyduklarını söyleyen Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Sandığa yansıyan hür, tertemiz ve şaibesiz iradeye sonuna kadar sadakat gösteririz. Hiç kimse bize demokrasi ahkamı kesmesin. Hiç kimse bize demokrasi bilirkişiliği yapmasın. Hiç kimse demokrasi dersi vermeye çalışmasın. Biz göreceğimizi gördük. Biz yaşayacaklarımızı yaşayıp gerekli neticeleri çıkardık. 15 Temmuz gecesi hainlerin lehine kadeh kaldıran şahsın Edirne’ye belediye başkanı olmasını, sırf sandıktan çıktı diye, ahlaken kabul edemeyiz. TKP'den Tunceli Belediye Başkanı olan şahsın Dersim dayatmasına hoşgörü gösteremeyiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına gölge düşürme izansızlığına duyarsız kalamayız. Milli bekaya, milli ruha, milli şuura ters ve şaşı bakanlar belki sandıktan çıkmışlardır ama milli vicdanda mahkum olmaktan da kurtulamamışlardır. Gelişmelerin başka izah ve ifadesi olmayacaktır. Ne yapalım, seçildi diyerek komünist şarlatanlığa göz mü yumalım? Ne diyelim, 'varsın Tunceli de Dersim olsun' kepazeliğine sessiz mi kalalım? Herkes kabul etse Milliyetçi Hareket kabul etmez, herkes teslim olsa Milliyetçi-Ülkücü Hareket teslim olmaz, olmayacaktır. Türkiye düşmanlarına tekmil veren, işgal ve ihanete tezahürat yapan kim olursa olsun, böyle kişiler katıldıkları seçimde kullanılan oyların tamamını alsalar bile, maşeri vicdanda her zaman sorgulanacaklar, meşruiyetleri tartışmaya açık kalacaktır."

Aziz vatanı sandıkta değil savaş meydanlarında kurtardıklarını belirten Bahçeli, "Bilfarz, Damat Ferit, Gazi Mustafa Kemal ile seçime girseydi ve oyların kahir ekseriyetini almış olsaydı, ne yapacaktık, ne diyecektik, ihanet ödüllendirilip ibra edildi diye suskun mu kalacaktık?" dedi.

31 Mart’ta PKK'nın CHP’nin lehine çalıştığını, FETÖ'nün de Millet İttifakı'nın yanında durduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yıkımını hedefleyen iç ve dış odakların CHP'nin taşeronluğuna umut bağladığını söyledi.

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerine değinen Bahçeli, şöyle devam etti:

"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına onca usulsüzlük, onca haksızlık, onca sandık hileleriyle seçilen şahsın Saraçhane'deki konuşmasında selamladığı iç ve dış odaklar hala mı tehdidin anlaşılmasına yetmedi?Terörist Demirtaş övgüleri yakın tehlikenin işareti sayılmayacak mı? FETÖ'cüler kimi kutladı? PKK'lılar kimin için sevindi? İki gün önce CHP'nin destekçisi PKK'lı teröristler dört vatan evladını Türkiye-Irak sınırında şehit etmedi mi?"

CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun sürekli mazbata vurgusu yapmasının, seçim ertesinde Anıtkabir ziyaretinin ve her gün televizyonlardan açıklama yapmasının sinsi bir hazırlık olduğu öne süren Bahçeli, şöyle konuştu:

"Bu nedenle YSK İstanbul'daki sandık yolsuzluklarına bigane (ilgisiz) kalamaz, vebale ortak olamaz, Türkiye'nin kaderiyle oynayamaz. Olağanüstü itiraza konu olan, üç valiz dolusu belgeyle tevsik (belgelenmiş) edilmiş iddiaların tam ve eksiksiz incelenip adalet ve hakkaniyete uygun şekilde sonuçlandırılması YSK'nin tarihi görevidir. Bizim merakımız YSK'nin bu kadar ağır bir yükün altından nasıl kalkacağıdır? YSK herhangi bir şekilde meşru ve hukuki bir destek alacak mıdır? İçişleri ve Adalet bakanlıklarıyla birlikte MİT ve emniyet birimleri lazım gelen bilgileri paylaşıp olağanüstü itiraz sürecinin sağlıklı ve vicdanen isabetli bir netice vermesine katkı sunacaklar mıdır? Varsayalım ki, FETÖ'cüler tespit edildi. Buna rağmen YSK seçim yenileme kararı almazsa, 15 Temmuz'da şehit düşen 251 vatan evladının yüzüne mahkemeyi kübrada nasıl bakılacaktır? 2 bin 193 gazinin hakkını hukukunu kim koruyacaktır? Hatta 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün isim değişikliği gündeme getirilecek midir?"

İstanbul seçimlerinin tekrarlanması gerektiğini ifade eden Devlet Bahçeli, " YSK'nin 7 asil 4 yedek üyesi zillete göz yumamaz. İstanbul’da seçim tekrarı beka meselesidir. Ne İstanbul ne de Türkiye sokakta bulunmuştur. Nice bedeller ödeyerek devletimizi kurduk. Nice badirelerden geçerek vatanımızı kurtardık. Nitekim Türkiye düşmanlarına çalınmış oylarla hiçbir vatan köşesini veremeyiz, vermemeliyiz. Büyükşehir Belediyelerin imkanlarıyla şöhret, makam ve para sahibi olmak için kollarını sıvayanlara sessiz kalmak, tepkisiz durmak, hukuk ihlallerine, adalet ihmallerine kulak tıkamak biliniz ki, Türkiye'yi ateşe atmak demektir." değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)