Manisalı vatandaşa İSKİ’den borç tebligatı gitmesi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Manisalı vatandaşa borç tebligatı gitmesine ilişkin, tebligatın, borç sahibinin vefatı dolayısıyla yasal mirasçısı kardeşine gönderildiğini bildirdi.

İSKİ’den yapılan yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, İSKİ’den Manisalı vatandaşa su faturası gönderildiğine dair bazı haberler yayımlandığı anımsatılarak, şunlar kaydedildi:

“Söz konusu haberde yer alan borç, 28.12.2012 tarihinde Şemistan Atbaş adına yapılmış mukaveleye aittir. Ancak Şemistan Atbaş’ın vefat etmesi, eşinin hayatta olmaması ve çocuklarının da bulunmaması sebebiyle mevzuat gereği resmi yazı, yasal mirasçısı olan kardeşi Adın Atbaş’a gönderilmiştir.”

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde yalnız yaşayan Adın Atbaş’a, İSKİ tarafından 183,93 lira tutarında borç tebligatı gönderilmişti.

BEDAŞ 38 bin aboneye ulaşamıyor

ANKARA (AA) – Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’den (BEDAŞ), İstanbul Avrupa yakasında yaklaşık 38 bin elektrik abonesine ulaşılamadığı, bu abonelerin kendileriyle hızla irtibata geçmesi gerektiği bildirildi.

BEDAŞ’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul Avrupa yakasında yüzde 55’i mesken, yüzde 40’ı ticarethaneden oluşan yaklaşık 38 bin elektrik abonesine ulaşılamıyor. Kapıları kilitli abonelerin sayaçları içeride olduğu için kendilerine borç bilgilendirmesi yapmak mümkün olmadı.

İş yerini kapatan ya da ticarete ara veren, konutunu yazlık olarak kullanan veya başka bir yere taşınan abonelerin elektrik sayaçları da içeride olduğu için okuma yapılamıyor.

Söz konusu durumda olan abonelerin “kapalı tesisat” olarak sınıflandırıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“BEDAŞ, ileride herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için yaklaşık 38 bin abone ile irtibata geçmeye çalışıyor. BEDAŞ’ın verilerine göre bu abonelerin yaklaşık yüzde 40’ına 200 günden fazla bir süredir ulaşmak mümkün olmadı. Bu abonelerin yüzde 20’sini oluşturan kısmının sayacı 500 günden fazla, yüzde 21’inin sayacı ise 200 günden fazla bir süredir ne yazık ki okunamadı. Kalan abonelere de 50-100 gündür erişim sağlanamıyor. Sayaç okuması yapılamayan yaklaşık 21 bin mesken abonesinin 12 bine yakınının Silivri, Kumburgaz, Arnavutköy ve Avcılar bölgesinde yer alması, bazılarının ‘yazlık’ olarak kullanıldığı ihtimalini öne çıkarıyor. Kapalı tesislerde ikinci büyük kalemi ise yaklaşık 15 bin adet ile ticarethaneler oluşturuyor.”

FETÖ ilaç yolsuzluğuyla da gelir sağlamış

ŞANLIURFA (AA) – YASİN DİKME – Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) finans sağlayan iş adamları ve şirketlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, örgüt üyelerinin özel hastane ve ilaçlarda yapılan yolsuzluklarla örgüte para aktardığına yönelik itirafçı ifadelerine yer verildi.

Şanlıurfa Cumhuriyet Savcısı Ruşen Güneş’in hazırladığı, aralarında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) eski Başkan Yardımcısı M.T, eski Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı E.S.E, terör örgütüne finansal destek sunduğu belirlenerek Sağlık Bakanlığına devredilen kentteki Özel Ortadoğu Hastanesinin (OSM) yönetim kurulu başkanı İ.H.B’nin de bulunduğu 100 şüpheli hakkındaki bin 40 sayfalık iddianame, 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, FETÖ/PDY’ye ait Şanlıurfa’da kapatılan sağlık, eğitim ve tekstil alanında faaliyet yürüten 12 şirketin 17 milyon lirayı çeşitli yollarla yurt dışına kaçırdığı kaydedildi.

Ülkenin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına yerleşen FETÖ’nün siyaset, iş dünyası, medya, eğitim, ekonomi ve diğer alanlarda etkin olarak varlığını sürdürdüğü yönünde yapılan tespitlere yer verilen iddianamede, FETÖ/PDY’nin Şanlıurfa’daki şirketler ve şirket ortakları arasında herhangi bir ticari ilişki olmaksızın milyon dolarları bulan para trafiği olduğunun tespit edildiği aktarıldı.

İddianamede, şüphelilerin özel yazışma programları kullandığı, geçen yıl Şanlıurfa ve İstanbul’da toplantılar düzenledikleri, şüphelilerin her yurt dışına çıktığında yanlarında yaklaşık 40-50 bin dolar nakit parayı hava limanlarından hiçbir kontrole tabi tutulmadan kaçırdıklarının tespit edildiği belirtildi.

– Muhasebeci usulsüzlükleri anlattı

Soruşturma kapsamında tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan OSM muhasebecisi M.M.A, ifadesinde örgütün sağlık alanında yaptığı usulsüzler ve yurt dışına kaçırılan para hakkında bilgi verdi.

Hastanenin 2009 yılında muhasebeciliğini yapmaya başladığını belirten M.M.A, hastanenin bazı eczanelerle usulsüz işler yürüttüğünü belirtti.

Kentteki F.İ’ye ait eczanenin 250 bin liralık çekleriyle hastanenin çeklerinin değiştirilerek, paranın örgüte aktarıldığını anlatan itirafçı, hastanenin her ay düzenli bir şekilde FETÖ/PDY’ye 250 bin lira aktardığını ifade etti. İtirafçı M.M.A, şunları kaydetti:

“OSM’nin mali işlerini takip etmeye başladıktan sonra 2011 yılında eski MASAK Başkan Yardımcısı M.T. hastanenin yönetim kurulu başkanı İ.H.B. tarafından hastanenin mali müşavirliğine atandı. Bu kişi atanmasının da İ.H.B’nin Amerika’daki kardeşi V.B. aracılığıyla olduğunu biliyorum. Bizim hastanenin aylık cirosu 6-7 milyon lira arasındaydı. Ben burada göreve başladıktan sonra 2011 yılında ödemelerde bazı usulsüzlükler gördüm. Cemaatte hizmet eden R.B’ye ait eczanenin birkaç defa faturaları OSM hastanesinde kesildi. Bu faturalar hastanenin çekleriyle değiştirilerek İ.H.B. tarafından cemaate aktarıldığını biliyorum. Bunlarla ilgili ne olduğunu sorduğumda İ.H.B. ‘biz aylık zekat veriyoruz, bunların ödemesi’ dedi. Eczacı F.İ ile İ.H.B. bazı ilaçlar üzerinde usulsüzlük yapmışlardı. Depomuzda olması gereken bir ilacın depomuzda olmadığını ve başka bir gümrük deposunda yakalandığını, ilacın yaklaşık maliyetinin 1 milyon lira olduğunu, bu ilaçla ilgili yürütülen dosyanın İ.H.B. tarafından kapatıldığını biliyorum.”

Hastanenin hesaplarından örgüte her ay düzenli ödemeler yapıldığını aktaran M.M.A, “Ödemeleri almaya gelen kişileri tanıdıkça bu paraların cemaate gittiğini anladım. OSM hastanesinde paraları almaya gelen O.B’nin muhasebe işlerini yürüten R.Ö. her ay düzenli olarak gelerek 250 bin alırdı. 2014 yılında para transferi R.Ö’den alınarak muhasebeci olarak bildiğim M.E’ye verildi. Ayrıca hastane çalışanı C.B, her ay düzenli bir şekilde 40 bin lira alarak cemaatin Şanlıurfa eski il imamı M.D’ye gönderirdi. Bunun yanında yine eski il imamlardan İ.D. hastaneye geldiğinde İ.H.B’den miktarını bilmediğim nakit para alırdı. Bu para cemaate giderdi.” ifadelerini kullandı.

– Kağıt üzerinde şirket satışları gerçekleştirilmiş

FETÖ üyelerinin şirketlerinin 17-25 Aralık sürecinden sonra kağıt üzerinde el değiştirmeye başladığını anlatan M.M.A, şöyle devam etti:

“İ.H.B’nin OSM Hastanesi şirketinin dışında ayrıca iki ayrı şirketi daha vardı. Bu iki şirkette de beni ortak gibi göstermiştir. Bana ‘OSM hastanesinde biz 14 ortağız. Benim iki şirketim var. Bunlara sen benim adıma ortak ol ve daha sonra senin adına olan ortalık hisselerini biz senden alırız. Bir sorun çıkmaz. Zaten şirketler pasif durumda olacak’ diyerek şirketleri bana devretti. Şirket ortaklığım tamamen evrak üzerindedir. İ.H.B, OSM hastanesi şirketinin hisselerini hayali evrak sistemi üzerinde, parasız olarak Ö.F.B. ve M.U.A’ya devretti. 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra hastaneden ayrılmak istedim fakat İ.H.B, para konularını bildiğim için beni bırakmadı. Kendimi işten attırmak için işe geç gitmeye başladım ancak beni bir türlü işten atmadı. Kendisi belli bir müddet sonra yurt dışına firar etti. İ.H.B, 2015 şubatında beni ve eski MASAK Başkan Yardımcısı M.T’yi cemaatin şirketi olan Zümrüt Tekstil Şirketinin hesaplarını incelemek için İstanbul’a gönderdi. Raporumuz tamamladıktan sonra İstanbul’da toplantı yaptık. Zümrüt AŞ’nin cemaate finans sağladığı biliyorum. Şirkette kısa süre çalıştım. Çalıştığım süre içerisinde Zümrüt AŞ’nin bazı mal satışını açık satış olarak yaptığına, bunlara fatura kesilmediğine, bu firmalardan gelen kayıt dışı paranın takibini ve tahsilatını İ.Ş. isimli bayanın yaptığına, paraları ise O.A. isimli şahsın alıp getirdiğine şahit oldum. Paraların bir kısmı şirket hesabına yatardı. Bir kısmının ise M.N.T’ye aktarıldığına şahit oldum.”

Şüpheli M.M.A, OSM Hastanesinin en üst katında örgütün il imamlarının gizli toplantılar düzenlediğini aktardı.

Toplantılara hastane yöneticilerinin katıldığını belirten M.M.A, “Bu toplantılara İ.H.B, Ö.F.B, N.A, G.G. ile il dışından O.N.K, yardımcıları ve OSM hastanesinden de sorumlu olan H.A, A.B. ve C.B. katılırdı. Toplantılar FETÖ’nün Şanlıurfa’daki yapılanmasıyla ilgili yapılırdı. Toplantılarda kimin ne kadar himmet vereceği karara bağlanırdı. Paraların kayıt dışı şeklinde il imam yardımcısı H.A’ya elden verildiğini biliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Cep”te iki şikayetten biri faturadan geldi

ANKARA (AA) – AYŞENUR SAĞLAM – Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) yılın üçüncü çeyreğinde iletilen şikayetlerin yaklaşık yüzde 40’ı mobil hizmetlere yönelik gerçekleşirken, bu sektördeki her iki şikayetten biri faturalardan kaynaklandı.

AA muhabirinin, BTK verilerinden derlediği bilgiye göre, yılın üçüncü çeyreğinde gelen şikayet sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,2 artışla 27 bin 862 olarak gerçekleşti. Ocak ayından itibaren Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden gelen şikayetlerin BTK online şikayet sistemine dahil edilmesinin de etkisiyle şikayet sayılarında artış görüldü. Söz konusu şikayetlerin 10 bin 908’i mobil, 12 bin 154’ü internet servis sağlayıcıları, 3 bin 349’u sabit telefon, bin 423’ü uydu platform, 28’i kablo TV hizmetleriyle ilgili gerçekleşti.

Şikayetlerin sektör bazında dağılımına bakıldığında, en fazla şikayetin yüzde 44 ile internet servis sağlayıları hizmetlerle ilgili olduğu görüldü.

Sektörel bazda milyon abone başına tüketici şikayeti sayısına bakıldığında ise aynı dönemde 1 milyon abone başına ortalama i̇nternet servis sağlayıcılığı hizmetine yönelik bin 287, uydu platform hizmetlerine yönelik 350, sabit telefon hizmetlerine yönelik 302, mobil elektronik haberleşme hizmetlerine yönelik 146 ve Kablo TV hizmetlerine yönelik 24 tüketici şikayeti geldi.

Mobil sektörde en fazla tüketici şikayeti faturalara ilişkin gerçekleşti. Bu yılın üçüncü çeyreği itibarıyla toplam şikayetlerin yüzde 48,2’si faturalarla ilgili oldu. İnternet servis sağlayıcılığı hizmetinde en fazla şikayet bağlantı sorununa ilişkin olurken bu şikayetler toplam şikayetlerin yaklaşık yüzde 45,3’ünü oluşturdu.

Uydu platform hizmetine ilişkin en fazla tüketici şikayeti aboneliğin feshi/iptali veya geçici durdurulması hizmetlerinden geldi. Bu hususa ilişkin şikayetler toplam şikayetlerin yaklaşık yüzde 55’i olarak belirlendi.

Sabit telefon hizmetine ilişkin en fazla şikayet, bağlantı sorunuyla ilgili oldu. Söz konusu dönemde bu hususa ilişkin şikayetler toplam şikayetlerin yaklaşık yüzde 60’ına denk geldi.

Elektronik haberleşme sektöründe hizmet veren sabit ve mobil telefon hizmeti veren işletmeciler ile internet servis sağlayıcıları, uydu ve kablo-TV işletmecileri ile ilgili tüketici şikayetleri sektörde denetleyici ve düzenleyici kurum olan BTK’nın “tuketici.btk.gov.tr” adresinden yapabiliyorlar.

Sektör bazında 2016 üçüncü çeyrekte tüketici şikayetleri şöyle:

Sektör Konusu 2016-3. çeyrek
Mobil 10.908
İnternet Servis Sağlayıcılar 12.154
Uydu platform 1.423
Sabit telefon 3.349
Kablo TV 28
Toplam 27.862

Doğalgazın cebe yükü azaldı

ANKARA (AA) – MURAT TEMİZER – Türkiye’de doğalgaz tüketim maliyetinin asgari ücret içindeki payı son 14 yılda yüzde 32,2’den yüzde 10,5’e geriledi.

AA muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2017 yılı bütçe sunumundan derlediği bilgilere göre, 2002’de 164,6 lira olan asgari ücretin yüzde 32,2’si, (52,6 lira) doğalgaz tüketimine harcanıyordu.

Bir ailenin ortalama aylık doğalgaz tüketiminin 125 metreküp olarak değerlendirildiği sunuma göre, yıllar içinde asgari ücret miktarı arttı, doğalgaz tüketiminin bu ücret içindeki payı azaldı.

Asgari ücret, ekim itibarıyla net bin 301 lira olurken, bir ailenin aylık ortalama doğalgaz faturası da 136,9 lira olarak hesaplandı. Buna göre, asgari ücretle geçinen bir aile, bütçesinin sadece yüzde 10,5’ini doğalgaza ayırdı.

Alım gücü açısından bakıldığında enerji tüketim maliyetinin asgari ücret içindeki payının önemli bir gösterge olduğunun belirtildiği raporda, kış öncesi doğalgazda yapılan yüzde 10’luk indirimin vatandaşların faturalarını aşağı çektiği ve sanayicilerin maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini artırdığı kaydedildi.

2002-2016 dönemine ilişkin asgari ücretin doğalgaz tüketimi içindeki payı şöyle:

Yıl Asgari Ücret (Net – TL) 125 metreküplük doğalgaz tüketimi (TL) Asgari Ücreti İçindeki Pay (%)
01.01.2002 164,6 52,6 32,2
01.01.2003 226 48,4 21,4
01.01.2004 303,1 39,2 12,9
01.01.2005 350,2 51,2 14,6
01.01.2006 380,5 61,3 16,1
01.01.2007 403 76,9 19,1
01.01.2008 481,6 83,1 17,3
01.01.2009 527,1 136,3 25,8
01.01.2010 577 90,2 15,6
01.01.2011 630 90,2 14,3
01.01.2012 701,2 104,3 14,9
01.01.2013 773 134,9 17,4
01.01.2014 846 134,9 15,7
01.01.2015 949,1 146,9 15,5
01.01.2016 1.301 149,1 11,5
01.10.2016 1.301 136,9 10,5

Çiğli Belediyesinde “usulsüzlük” iddiası

İZMİR (AA) – AK Parti Çiğli Belediyesi Meclis Grup Başkanvekili Mesut Demirkaya, Çiğli Belediyesinin geçen yıl yapılan bazı alımlarda 10 milyon liraya yakın usulsüzlük yapıldığını iddia ederek, gereğinin yapılmaması halinde sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

AK Parti İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Demirkaya, Çiğli Belediyesinin 2015 yılına ait gelir ve gider ile ilgili denetim komisyonu raporuna muhalefet şerhi koyduğunu söyledi. Demirkaya, 300 klasörlük 10 bin belge üzerinde yaptıkları incelemede birçok olumsuzluk tespit ettiklerini iddia etti.

İnceledikleri belgelerde tanzim ve diğer tarihlerin boş bırakıldığını belirlediklerini savunan Demirkaya, talep edilen malzemelerde özellik belirtilmeden genel ifadeler kullanıldığını dile getirdi. Demirkaya, alınan tekliflerde marka, model, tip, cins, sayısal değer ve ölçünün yer almadığını da ileri sürerek, bazı faturaların adresi tespit edilemeyen firmalar üzerinden yazıldığını bildirdi. Demirkaya, Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) çağrıda bulunarak, gerekli çalışmaları başlatmasını istedi.

Demirkaya, digital gösterge tamir takımı, çimento, yangın tüpü, fotokopi makinası, bilgisayar gibi ürünlerin alımı ile klima ve araç tamiri gibi konularda usulsüzlükler yapıldığını iddia eden Demirkaya, “Türkiye’nin neresine giderseniz gidin çimentonun perakende fiyatı 12 liradır. Bir firmayla, fiyatı 23 liradan 5 bin torba çimento alımı için protokol yapılmış. Yani iki kat fiyatla” dedi.

En uygun ve ucuz olanın alınması gerekirken burada tam tersi en yüksek fiyat olanının alındığını belirten Demirkaya, şunları söyledi:

“Ben bir taneyi 12 lira aldım, toptan aldığınızda bu fiyatın daha da aşağıya düşmesi lazım. Mesela 500 ya da 600 bin metrekarelik alanda ot biçme işlemi gerçekleştirilmiş. Çiğli’de böyle bir yer aradım, bulamadım. Firmayı araştırdım, halk tabiriyle adresinde bulunmayan bir firma olduğu, böyle bir firmanın bulunmadığı anlaşıldı.”

SGK nezdinde çalışan sigorta işçisinin çok komik rakamlarda olduğunun görüldüğünü de savunan Demirkaya, “Ayrıca pudra şekeri, tarçın, susam, çörek otu mahlep, kakao gibi şeyler alınmış. Merak ettim ‘ne işe yarar bunlar’ diye. ‘Pastane mi açıyoruz acaba’ dedim. Daha et falan var. Dana rosto, piliç, patates, şeker var. Belediye bunları ne yapar? İzah ederlerse memnun oluruz.” ifadesini kullandı.

Demirkaya, Çiğli Belediyesinin usulsüz işlemler sonucunda devleti yaklaşık 10 milyon liralık zarara uğrattığını öne sürerek, İlçe Belediye Başkanı Hasan Arslan’ın denetim komisyonu raporuyla ilgili hiçbir yaptırımda bulunmadığını, gereğinin yapılmaması halinde suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.

Öğrenci evine 120 bin liralık elektrik faturası gelmesi

EDİRNE (AA) – Keşan ilçesinde öğrencilerin kaldığı bir eve gelen 120 bin liralık elektrik faturası ”Hatalı okuma” nedeniyle iptal edildi.

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Can Camgöz isimli aboneye 11.05.2016 gecesi elektrik sayacının yanması nedeni ile Keşan arıza ekibi tarafından eski sayaç sökülerek yerine yeni sayaç takıldığı belirtildi.

Yeni sayaç endeksleri ile okuma yapıldığından sistemde yanlış fatura oluştuğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Aboneye 13.05.2016 tarihinde yeni sayaç endeksleri ile endeks okuma yapıldığından, sistemimizde sayaç değerleri tur atmış gibi hesaplanarak, sistemde yanlış fatura oluşmuştur. Endeks okuma personeli faturanın hatalı olabileceğini düşünerek aboneye fatura çıktısını bırakmamıştır. Ancak, abone tarafından TREPAŞ internet sitesinden borç görüntüsünü kullanarak söz konusu haberin yapıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu hatalı okuma Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) tarafından iptal edilmiştir. Dolayısıyla TREPAŞ tarafından da fatura iptal edilmiştir.”

– Olay

Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri 3’üncü sınıf öğrencileri Cihat Kabak (21) ve Can Camgöz (22) oturdukları Yeni Mahalle’deki kiralık evlerine bu ay 119 bin 874 lira elektrik faturası gelmiş, öğrenciler faturaya itiraz etmişti.

Öğrenci evine 120 bin liralık elektrik faturası

EDİRNE (AA) – Keşan ilçesinde öğrencilerin kaldığı bir eve 120 bin liralık elektrik faturası geldi.

Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri 3’üncü sınıf öğrencileri Cihat Kabak (21) ve Can Camgöz (22) oturdukları Yeni Mahalle’deki kiralık evlerine bu ay 119 bin 874 lira elektrik faturası gönderilmesinin şaşkınlığını yaşadı.

Can Camgöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, faturaya itiraz ettiklerini söyledi.

Cihat Kabak ise, kendilerine şaka yapıldığını zannettiğini ifade etti.

Kabak, bu faturayı ödemelerine imkan olmadığını belirterek, “Faturayı görünce ev arkadaşım kaçmayı düşündü. Ben de kaçamazsınız, bu fatura ortak dedim. Soruşturduk, daha önce bu şekilde düzenlenen faturalar olmuş. Birkaç tanesi iptal olmamış, ödetmişler. Ödeyin derlerse ödeyemeyiz, bir canımız var. Fabrikaya bu kadar fatura gelmez.” dedi

Adına GSM hattı olmayan kadına bin 890 liralık fatura

SİVAS (AA) – FARUK KARA – Sivas’ın Suşehri ilçesinde yaşayan Bahar Canpolat, adına habersiz çıkarıldığı belirlenen 14 GSM hattına bin 890 lira tutarındaki faturaları için icra tebligatı gelmesinin hem şaşkınlığını hem de üzüntüsünü yaşıyor.

İlçe merkezinde yaşayan 20 yaşındaki kadın, bir süre önce kayınbabasının telefonuna gelen mesajın ardından e-devlet şifresiyle girdiği “www.turkiye.gov.tr” adresinden, başka kişi veya kişilerce haberi olmadan adına 14 adet faturalı GSM hattı çıkarıldığını öğrendi.

Kısa süre sonra Bursa 4. İcra Müdürlüğünden bu hatların borçlarına ilişkin adresine bin 890 liralık icra tebligatı gelmesinin şaşkınlığını yaşayan Canpolat, İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) şikayette bulundu.

Hatların bilgisi dışında alındığını belirterek borcu kabul etmeyen Bahar Canpolat, Bursa 4. İcra Müdürlüğüne sunulmak üzere Suşehri İcra Müdürlüğüne itiraz dilekçesi verdi.

Canpolat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk kez kayınpederinin hediyesiyle geçen yıl mart ayında cep telefonu sahibi olduğunu söyledi.

Telefonda kayınpederinin üzerine kayıtlı kontörlü hattı kullandığını ve adına GSM hattı olmadığını dile getiren Bahar Canpolat, haberi olmadan üzerine 14 hat çıkarıldığını ve bin 890 lira borcu olduğunu öğrenince çok şaşırdığını ve korktuğunu anlattı.

Canpolat, hatları kendisinin almadığını ve olayın bir an önce çözülmesini istediğini ifade ederek, “Bu olay bizleri çok üzdü. Suçluların bir an önce bulunmasını istiyorum.” dedi.

– Bebek sevincini yaşayamadılar

Zekeriya Canpolat da gelini adına çıkarılan 14 faturalı hattın tamamının Ağustos 2015’ten sonra kullanıma açıldığını öğrendiklerini aktardı.

Gelininin telefonuna ulaşılamayınca nisan ayında kendi üzerine kayıtlı diğer hatta gelen mesajın ardından ilgili operatör firmasının hukuk bürosuyla irtibata geçtiğini anlatan Canpolat, “Gelinimin adına faturalı hat açıldığını ve borcu olduğunu söylediler. Ben de gelinimin bugüne kadar hiç telefonu olmadığını söyledim. Bir tane kontörlü hattı olduğunu ve o hattı hediye olarak aldığımı söyledim. Bizim böyle hatlarımızın olmadığını söyledik ve sadece emniyete değil, BİMER’e de şikayet ettik. Sonuç bekliyoruz.” diye konuştu.

Zekeriya Canpolat, ilgili operatör firmasını aradıklarını ve herhangi bir sonuç alamadıklarını dile getirerek, “Gelinimin daha yeni bebeği oldu. Ailece bu sevinci yaşayamadık ve moralimiz çok bozuk. Bu hatlar nasıl çıkartıldı. Gelinimin kimlik bilgilerini nasıl ele geçirdiler, bilmiyoruz. Devletimizden bu konunun aydınlatılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Faturalı hatların nerelerden alındığı konusunda kendilerine hiçbir bilgi verilmediğini de söyleyen Canpolat, gelininin kimlik bilgilerini ele geçiren kişilerin başka dolandırıcılık yöntemlerini kullanmalarından korktuklarını da sözlerine ekledi.