Categories
Ekonomi

"AB'ye 10 milyar avroluk ilave ihracat yapabiliriz"

ANKARA (AA) – Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD), Türk tırlarından geçiş ücreti alan Macaristan aleyhine açılan davada Türkiye'yi haklı bulmasına ilişkin, “Avrupa Birliği'nin (AB) kendi etki analizlerinde, bu tür ayrımcılıklar kalktığında, Türk ihracatına 3,5 milyar avro katkı olacağı yönünde sonuçlar var ancak teslim süresi ve maliyeti düşünce 10 milyar avro ilave ihracat yapabiliriz diye düşünüyorum. ” dedi.

Şener, UND ve Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen “ABAD'ın İstanbul Lojistik Kararı ve Türkiye -AB Gümrük Birliğine Etkisi ” konulu panelde yaptığı konuşmada, Macaristan'ın karar sonrası artık geçiş ücreti almadığını belirterek, Bulgaristan Romanya ve Yunanistan'dan da buna başlaması için adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Avrupa'ya ihraç edilen malların nakliyesinden haksız ücretler aldıklarına dair Macaristan'a açtıkları davanın 19 Ocak'ta başladığını, 27 Ekim'de karara bağlandığını ve artık geçiş ücreti alınmadığını ifade eden Şener, “Türk ihraç ürünü taşıyan araçlardan alınan ayrımcı ücretler taşımayı pahalılaştırıyor ve malların fiyatına yansıyordu. Bu durum Gümrük Birliğinin malların serbest dolaşımına aykırı diyorduk, mahkeme bizi haklı buldu. Biz bir an önce kamunun bütün birimleri, uluslararası strateji belirleyerek Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan için de harekete geçmemiz lazım. ” diye konuştu.

Şener, Türkiye'nin Almanya'ya 150 bin tır gönderme kapasitesi olduğuna ancak Avusturya'da 21 bin tır kotası bulunduğuna dikkati çekerek, “Bunun için de dava açtık ve 31 Ocak'ta Adalet Divanında dava görülecek. AB'de sadece Türklere yönelik kısıtlamalar var, halbuki Gümrük Birliği anlaşması bu hakları bize veriyor, bunları hatırlatıyoruz. Hukuk yoluyla sivil toplum kuruluşu olarak dava kazandık Avrupa'daki hukukçular da toptan reddedici bir yaklaşımla gelmeyip bizi haklı buldular. AB kendi etki analizlerinde, bu tür ayrımcılıklar kalktığında, Türk ihracatına 3,5 milyar avro katkı olacağı yönünde sonuçlar var ancak teslim süresi ve maliyeti düşünce 10 milyar avro ilave ihracat yapabiliriz diye düşünüyorum. ” ifadelerini kullandı.

Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) Müdürü Prof. Dr. Sanem Baykal da İstanbul Lojistik Kararı'nın, yargı kararları ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde pek çok konuyu gündeme getirdiğini söyledi.

Kararın, Türkiye-AB ilişkilerinde açılımlara imkan sağlayabileceğine işaret eden Baykal, “Karar, yeni kapıların aralanmasına imkan sağlayacaktır. Panelimiz, bu kararın nasıl geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi gerektiğini tartışmak adına önemli bir fırsat sağlayacak. ” dedi.

Advertisements
Categories
Ekonomi

Avrupa Adalet Divanı'ndan "Uber" kararı

LÜKSEMBURG (AA) – Avrupa Adalet Divanı, Uber'in ulaşım şirketi olduğuna karar verdi.

Merkezi Lüksemburg'ta bulunan, Avrupa Birliği'nin (AB) en yüksek mahkemesi Avrupa Adalet Divanı, Uber şirketine karşı açılan davayı karara bağladı.

Kararda, “Uber'in profesyonel olmayan sürücülerle bireyler arasında sağladığı bağlantı ulaşım alanındaki hizmetlere girer. Bu nedenle bu hizmetin sağlanmasına ilişkin koşulları üye ülkeler düzenleyebilir. ” ifadesi kullanıldı.

Emsal teşkil edecek kararla, Uber'in, AB üyesi 28 ülkede faaliyet gösterebilmesi için yetkili yerel makamlardan taksi şirketleri gibi izinler alması ve bu ülkelerdeki düzenlemelere uyması gerekecek.

– Dava geçmişi

Uber'e yönelik davayı 2014 yılında İspanya’nın Barcelona kentinde Elite Taxi açmıştı. Elite Taxi, Uber'in bir taşıma şirketi olarak kabul edilmesini, bu nedenle şirketin ülkedeki hukuki düzenlemelerle uyumlu olarak gerekli lisans ve izinleri alması gerektiğini iddia etmişti.

Uber, mahkemeye, sadece sürücülerle yolcular arasında ara buluculuk yapan bir uygulama olduğunu bildirmişti.

Uber, akıllı telefonlara kurulan uygulama ile sürücüler ve seyahat edecek kişileri buluşturuyor. Elden ele bir nakit transferi olmayan sistem, taksilerden daha uygun fiyatlarla ulaşım imkanı sağlıyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Macaristan'dan AB Komisyonunun kararına tepki

BUDAPEŞTE (AA) – Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun, AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için Macaristan'ı Avrupa Adalet Divanı'na sevk etmesine tepki gösterdi.

Szijjarto, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin birçoğunun yasa dışı göçü AB için olumlu bir gelişme olarak gördüğünü iddia ederek, ''Macar hükümeti bunu tehlikeli, zorunlu kota sistemini ise kötü ve zararlı olarak görüyor.'' dedi.

Macarların güvenliğini tehdit eden kararların yürürlüğe girmemesi için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Szijjarto, AB'de Macaristan'a karşı siyasi “cadı avı ” yürütüldüğünü iddia etti.

Macaristan'ın AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için hakkında başlatılan ihlal prosedürünün mahkemeye taşındığına işaret eden Szijjarto, Macar hükümetinin zorunlu kota sisteminin uygulanmasının imkansız olarak gördüğünü ve Avrupa Adalet Divanı'nda savunma yapacaklarını söyledi.

AB Komisyonu'ndan bugün yapılan yazılı açıklamada, Çekya, Macaristan ve Polonya'yı AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için Avrupa Adalet Divanı'na sevk edildiği bildirilmişti.

Macaristan, Polonya ve Çekya hakkında 15 Temmuz 2017'de ihlal prosedürü başlatıldığı, bu ülkelerden tatmin edici bir cevap alınmaması nedeniyle ihlal prosedürünün ikinci aşamasının işletildiği kaydedilen açıklamada, Avrupa Adalet Divanı'nın 6 Eylül'de sığınmacıların üye ülkeler arasında zorunlu dağıtımını öngören kota sistemine uyulması gerektiğine hükmetmesine rağmen Çekya, Macaristan ve Polonya'nın bu çerçevede yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi.

Açıklamada, zorunlu kota sistemine ilişkin konsey kararları uyarınca tüm üye ülkelerin her üç ayda bir alabilecekleri sığınmacı sayısı konusunda beyanat vermeleri gerektiğine işaret edilerek, Macaristan'ın bu çerçevede hiçbir girişimi olmadığı, Polonya'nın tek bir sığınmacı dahi almadığı, Çekya'nın da en son 2016 Ağustos'ta sığınmacı kabul ettiği ancak bir yıldan fazla süredir yeni sığınmacı için beyanat vermediği kaydedildi.

– Zorunlu kota sistemi

Avrupa'yı 2015 yazında etkileyen sığınmacı krizine çözüm bulmak için AB Konseyi, İtalya ve Yunanistan'a ulaşan ve korumaya ihtiyacı olan 160 bin sığınmacının kota sistemine göre üye ülkeler arasında iki sene içinde dağıtılması kararı almıştı. Bu karara daha sonra Slovakya, Macaristan, Çekya ve Romanya karşı çıkmıştı.

Slovakya ve Macaristan, Avrupa Adalet Divanı'na AB Konseyi'nin kararının iptali için başvuruda bulunmuştu. İki ülke, AB'nin kota sisteminin sığınmacı sorununu çözmeye uygun ve gerekli olmadığını savunmuştu.

Adalet Divanı ise iki ülkenin başvurusunu reddetmişti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Macaristan’dan AB Komisyonunun kararına tepki

BUDAPEŞTE (AA) – Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun, AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için Macaristan'ı Avrupa Adalet Divanı'na sevk etmesine tepki gösterdi.

Szijjarto, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin birçoğunun yasa dışı göçü AB için olumlu bir gelişme olarak gördüğünü iddia ederek, ''Macar hükümeti bunu tehlikeli, zorunlu kota sistemini ise kötü ve zararlı olarak görüyor.'' dedi.

Macarların güvenliğini tehdit eden kararların yürürlüğe girmemesi için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Szijjarto, AB'de Macaristan'a karşı siyasi “cadı avı ” yürütüldüğünü iddia etti.

Macaristan'ın AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için hakkında başlatılan ihlal prosedürünün mahkemeye taşındığına işaret eden Szijjarto, Macar hükümetinin zorunlu kota sisteminin uygulanmasının imkansız olarak gördüğünü ve Avrupa Adalet Divanı'nda savunma yapacaklarını söyledi.

AB Komisyonu'ndan bugün yapılan yazılı açıklamada, Çekya, Macaristan ve Polonya'yı AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için Avrupa Adalet Divanı'na sevk edildiği bildirilmişti.

Macaristan, Polonya ve Çekya hakkında 15 Temmuz 2017'de ihlal prosedürü başlatıldığı, bu ülkelerden tatmin edici bir cevap alınmaması nedeniyle ihlal prosedürünün ikinci aşamasının işletildiği kaydedilen açıklamada, Avrupa Adalet Divanı'nın 6 Eylül'de sığınmacıların üye ülkeler arasında zorunlu dağıtımını öngören kota sistemine uyulması gerektiğine hükmetmesine rağmen Çekya, Macaristan ve Polonya'nın bu çerçevede yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi.

Açıklamada, zorunlu kota sistemine ilişkin konsey kararları uyarınca tüm üye ülkelerin her üç ayda bir alabilecekleri sığınmacı sayısı konusunda beyanat vermeleri gerektiğine işaret edilerek, Macaristan'ın bu çerçevede hiçbir girişimi olmadığı, Polonya'nın tek bir sığınmacı dahi almadığı, Çekya'nın da en son 2016 Ağustos'ta sığınmacı kabul ettiği ancak bir yıldan fazla süredir yeni sığınmacı için beyanat vermediği kaydedildi.

– Zorunlu kota sistemi

Avrupa'yı 2015 yazında etkileyen sığınmacı krizine çözüm bulmak için AB Konseyi, İtalya ve Yunanistan'a ulaşan ve korumaya ihtiyacı olan 160 bin sığınmacının kota sistemine göre üye ülkeler arasında iki sene içinde dağıtılması kararı almıştı. Bu karara daha sonra Slovakya, Macaristan, Çekya ve Romanya karşı çıkmıştı.

Slovakya ve Macaristan, Avrupa Adalet Divanı'na AB Konseyi'nin kararının iptali için başvuruda bulunmuştu. İki ülke, AB'nin kota sisteminin sığınmacı sorununu çözmeye uygun ve gerekli olmadığını savunmuştu.

Adalet Divanı ise iki ülkenin başvurusunu reddetmişti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Çekya, Macaristan ve Polonya Avrupa Adalet Divanında

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Çekya, Macaristan ve Polonya'yı AB'nin zorunlu sığınmacı kota sistemine uymadığı için Avrupa Adalet Divanına sevk etti.

AB Komisyonundan yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz 2017'de üç ülke hakkında ihlal prosedürü başlatıldığı, bu ülkelerden tatmin edici bir cevap alınmaması nedeniyle ihlal prosedürünün ikinci aşamasının işletildiği belirtildi.

Açıklamada, Avrupa Adalet Divanının 6 Eylül'de sığınmacıların üye ülkeler arasında zorunlu dağıtımını öngören kota sistemine uyulması gerektiğine hükmetmesine rağmen Çekya, Macaristan ve Polonya'nın bu çerçevede yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği bildirildi.

Bu ülkelerin zorunlu kota sistemi uyarınca sığınmacı alacağına yönelik bir açıklama yapmadığı kaydedilen açıklamada, AB Komisyonunun ihlal prosedürünün bir sonraki adımını atmaya karar vererek, Çekya, Macaristan ve Polonya'yı Avrupa Adalet Divanına sevk edeceği duyuruldu.

Açıklamada, zorunlu kota sistemine ilişkin konsey kararları uyarınca tüm üye ülkelerin her üç ayda bir alabilecekleri sığınmacı sayısı konusunda beyanat vermeleri gerektiğine işaret edildi.

Macaristan'ın bu çerçevede hiçbir girişimi olmadığı belirtilen açıklamada, Polonya'nın tek bir sığınmacı dahi almadığı, Çekya'nın da en son 2016 Ağustos'ta sığınmacı kabul ettiği ancak bir yıldan fazla süredir yeni sığınmacı için beyanat vermediği kaydedildi.

– Zorunlu kota sistemi

Avrupa'yı 2015 yazında etkileyen sığınmacı krizine çözüm bulmak için AB Konseyi, İtalya ve Yunanistan'a ulaşan ve korumaya ihtiyacı olan 160 bin sığınmacının kota sistemine göre üye ülkeler arasında iki sene içinde dağıtılması kararı almıştı. Bu karara daha sonra Slovakya, Macaristan, Çekya ve Romanya karşı çıkmıştı.

Slovakya ve Macaristan, Avrupa Adalet Divanına AB Konseyinin kararının iptali için başvuruda bulunmuştu. İki ülke, AB'nin kota sisteminin sığınmacı sorununu çözmeye uygun ve gerekli olmadığını savunmuştu.

Adalet Divanı ise iki ülkenin başvurusunu reddetmişti.

Categories
Ekonomi

Avrupa Adalet Divanından "lüks ürün" kararı

LÜKSEMBURG (AA) – Avrupa Adalet Divanı, lüks markaların, imajlarını zedelememek için internet üzerinden satışlarını engelleyebileceğine karar verdi.

Merkezi Lüksemburg'ta bulunan, Avrupa Birliği'nin en yüksek mahkemesi Avrupa Adalet Divanı, lüks marka ürünlerin sanal ortamlarda satılmasına karşı açılan davayı karara bağladı.

Kararda, lüks firmaların yetkili distribütör sistemi uygulama nedenlerinin “imajlarını korumak ” olduğu belirtilerek, “Lüks üreticiler, mallarının yetkili distribütörlerce Amazon gibi internet platformlarında satılmasını yasaklayabilir. ” ifadesi kullanıldı.

Emsal teşkil edecek karar, konuyu Avrupa Adalet Divanına taşıyan Almanya Mahkemesine gönderilecek.

– Dava geçmişi

Lüks güzellik ürünleri üreticisi Coty, yetkili satıcılarından ürünlerini zengin dekorasyonlu mağazalarda veya kendi internet sitelerinde satmalarını şart koşmuştu.

Coty'nin Almanya'daki yetkili dağıtıcısı Akzente ise söz konusu ürünleri Amazon internet sitesinde satışa çıkartmıştı.

Coty şirketi konuyu Almanya'da mahkemeye taşımış, Frankfurt Mahkemesi ise karar için Avrupa Adalet Divanından dosyayı incelemesini talep etmişti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Belçika’da helal kesim yasağına karşı mücadele sürüyor

BRÜKSEL (AA) – ŞERİFE ÇETİN – Belçika'da Valonya ve Flaman bölge parlamentolarında İslami usullere göre hayvan kesimini yasaklayan kararlara karşı mücadele kapsamında, Belçika'daki Müslüman toplumu temsil eden kuruluşlar bir araya gelerek süreci Anayasa Mahkemesine taşıdı.

Konuya ilişkin Belçika İslam Koordinasyon Kurulu, “İslami usullere göre hayvan kesiminin Flaman ve Valonya parlamentolarında yasaklanmasının ardından, konuyu Anayasa Mahkemesine taşıdık. ” açıklamasını yaptı.

Açıklamada, helal kesimin yasaklanmasının İslam dininin beslenme kurallarıyla ilgili temel hükümlerinden birini ihlal ettiği ve İslam toplumu için en önemli bayramlardan biri olan Kurban Bayramına da zarar verdiği bildirildi.

Flaman ve Valonya parlamentolarının ardından Brüksel Parlamentosunda da konuya ilişkin tartışılmaların başlatıldığı belirtilen açıklamada, Avrupa Adalet Divanının konuya ilişkin yayımladığı tavsiye kararında da İslami usullere göre kesimin yasaklanmasının dini özgürlükleri ihlal ettiğinin vurgulandığı hatırlatıldı.

Açıklamada, Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararında aynı zamanda “İslam dininde hayvanların şoklanmadan kesilmesi gerektiğine ilişkin hüküm mahkeme tarafından sorgulanamaz. ” ifadesinin yer aldığı belirtildi.

– “Müslümanlar daha fazla hedef gösterilebilir ”

Belçika Diyanet Vakfı Genel Müdürü ve İslam Koordinasyon Kurulu üyesi Coşkun Beyazgül, AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Flaman ve Valonya parlamentolarınca alınan, koyun ve sığırların şoklanmadan kesilmesinin yasaklanması kararlarını Birinci Asliye Mahkemesine taşıdıklarını aktaran Beyazgül, bu vesileyle Avrupa Adalet Divanına soru yöneltilmesini sağladıklarını belirtti.

Beyazgül, Avrupa Adalet Divanının konuya ilişkin tavsiye kararını açıkladığını belirterek, “Karar, dini usullere göre kesim yasağının kesinlikle bir dini özgürlükler ihlali olacağına ve böyle bir durumda da İslamafobik çevrelerin Müslümanları hedef gösterecek sonuçlar doğurabileceğine, tehlikenin her zamankinden daha fazla olduğuna dikkati çekiyor. ” açıklamasında bulundu.

– Hayvan hakları ihlal edilmiyor

Beyazgül, tavsiye kararında yer alan diğer bir argümanın da dini usullere göre kesimin hayvan haklarını ihlal etmediğine yönelik olduğun bildirdi.

Beyazgül, kararda, “Dini grupların ya da özelde Müslümanların, usullere göre yaptıkları kesimden dolayı hayvan refahına saygısız veya barbar gibi sıfatlarla nitelendirmeleri kesinlikle kabul edilemez. Dini usullere göre yapılan kesimlerde eğer bütün şartlar yerine getirilirse, belki de hayvana şoklamayla yapılan kesimlerden daha az acı verilir. ” ifadelerinin yer aldığını kaydetti.

Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararının ellerini güçlendirdiğini kaydeden Beyazgül, aynı zamanda iki parlamentoda yasalar kabul edilmeden önce Belçika Danıştayının, kabul edilecek yasaların dini özgürlüklere aykırı bir tutum olduğunu ve Müslüman ile Yahudilerin bundan dolayı büyük bir mağduriyet içerisinde olacaklarını belirterek uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararı ve Belçika Danıştayının görüşlerinin gücüne inandıklarını belirten Beyazgül, böylelikle iki yasayı da Anayasa Mahkemesine taşıma kararı aldıklarını bildirdi.

Yahudi toplumunun da Müslüman toplumu temsil eden kuruluşlarla istişare ederek kararları Anayasa Mahkemesine taşıdığını hatırlatan Beyazgül, Belçika'daki Müslüman toplumların kuruluşlarını bir araya getiren Belçika İslam Koordinasyon Kurulunun Anayasa Mahkemesinde dava açtığını anlattı.

Beyazgül, “Müslümanların aleyhine kararların çıktığı son birkaç yıldan beri bütün Müslüman kuruluşlarının bir araya gelmesiyle elimizden gelen her türlü gayreti sarf ederek, Müslümanların hakkını ve hukukunu korumaya yönelik her türlü hukuk sürecini takip edeceğiz. ” vurgusunu yaptı.

Categories
Alaturka Gazetesi

Belçika'da helal kesim yasağına karşı mücadele sürüyor

BRÜKSEL (AA) – ŞERİFE ÇETİN – Belçika'da Valonya ve Flaman bölge parlamentolarında İslami usullere göre hayvan kesimini yasaklayan kararlara karşı mücadele kapsamında, Belçika'daki Müslüman toplumu temsil eden kuruluşlar bir araya gelerek süreci Anayasa Mahkemesine taşıdı.

Konuya ilişkin Belçika İslam Koordinasyon Kurulu, “İslami usullere göre hayvan kesiminin Flaman ve Valonya parlamentolarında yasaklanmasının ardından, konuyu Anayasa Mahkemesine taşıdık. ” açıklamasını yaptı.

Açıklamada, helal kesimin yasaklanmasının İslam dininin beslenme kurallarıyla ilgili temel hükümlerinden birini ihlal ettiği ve İslam toplumu için en önemli bayramlardan biri olan Kurban Bayramına da zarar verdiği bildirildi.

Flaman ve Valonya parlamentolarının ardından Brüksel Parlamentosunda da konuya ilişkin tartışılmaların başlatıldığı belirtilen açıklamada, Avrupa Adalet Divanının konuya ilişkin yayımladığı tavsiye kararında da İslami usullere göre kesimin yasaklanmasının dini özgürlükleri ihlal ettiğinin vurgulandığı hatırlatıldı.

Açıklamada, Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararında aynı zamanda “İslam dininde hayvanların şoklanmadan kesilmesi gerektiğine ilişkin hüküm mahkeme tarafından sorgulanamaz. ” ifadesinin yer aldığı belirtildi.

– “Müslümanlar daha fazla hedef gösterilebilir ”

Belçika Diyanet Vakfı Genel Müdürü ve İslam Koordinasyon Kurulu üyesi Coşkun Beyazgül, AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Flaman ve Valonya parlamentolarınca alınan, koyun ve sığırların şoklanmadan kesilmesinin yasaklanması kararlarını Birinci Asliye Mahkemesine taşıdıklarını aktaran Beyazgül, bu vesileyle Avrupa Adalet Divanına soru yöneltilmesini sağladıklarını belirtti.

Beyazgül, Avrupa Adalet Divanının konuya ilişkin tavsiye kararını açıkladığını belirterek, “Karar, dini usullere göre kesim yasağının kesinlikle bir dini özgürlükler ihlali olacağına ve böyle bir durumda da İslamafobik çevrelerin Müslümanları hedef gösterecek sonuçlar doğurabileceğine, tehlikenin her zamankinden daha fazla olduğuna dikkati çekiyor. ” açıklamasında bulundu.

– Hayvan hakları ihlal edilmiyor

Beyazgül, tavsiye kararında yer alan diğer bir argümanın da dini usullere göre kesimin hayvan haklarını ihlal etmediğine yönelik olduğun bildirdi.

Beyazgül, kararda, “Dini grupların ya da özelde Müslümanların, usullere göre yaptıkları kesimden dolayı hayvan refahına saygısız veya barbar gibi sıfatlarla nitelendirmeleri kesinlikle kabul edilemez. Dini usullere göre yapılan kesimlerde eğer bütün şartlar yerine getirilirse, belki de hayvana şoklamayla yapılan kesimlerden daha az acı verilir. ” ifadelerinin yer aldığını kaydetti.

Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararının ellerini güçlendirdiğini kaydeden Beyazgül, aynı zamanda iki parlamentoda yasalar kabul edilmeden önce Belçika Danıştayının, kabul edilecek yasaların dini özgürlüklere aykırı bir tutum olduğunu ve Müslüman ile Yahudilerin bundan dolayı büyük bir mağduriyet içerisinde olacaklarını belirterek uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Avrupa Adalet Divanının tavsiye kararı ve Belçika Danıştayının görüşlerinin gücüne inandıklarını belirten Beyazgül, böylelikle iki yasayı da Anayasa Mahkemesine taşıma kararı aldıklarını bildirdi.

Yahudi toplumunun da Müslüman toplumu temsil eden kuruluşlarla istişare ederek kararları Anayasa Mahkemesine taşıdığını hatırlatan Beyazgül, Belçika'daki Müslüman toplumların kuruluşlarını bir araya getiren Belçika İslam Koordinasyon Kurulunun Anayasa Mahkemesinde dava açtığını anlattı.

Beyazgül, “Müslümanların aleyhine kararların çıktığı son birkaç yıldan beri bütün Müslüman kuruluşlarının bir araya gelmesiyle elimizden gelen her türlü gayreti sarf ederek, Müslümanların hakkını ve hukukunu korumaya yönelik her türlü hukuk sürecini takip edeceğiz. ” vurgusunu yaptı.

Categories
Ekonomi

Tır kararı Avrupa’da emsal oluşturacak

ANKARA (AA) – TUBA ŞAHİN – Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Avrupa Adalet Divanı'nın, Türk tırlarından geçiş ücreti alan Macaristan aleyhine açılan davada Türkiye'yi haklı bulmasını değerlendirirken, “Bu, Türkiye'nin hukuk zaferidir. Avrupa'nın tamamında emsal oluşturacaktır. ” dedi.

Zeybekci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı ülkelerde Türkiye'den giden tırlara her kapıdan geçerken keyfi ceza verme ve standart bir ücret tahsil etme alışkanlığı, geleneği bulunduğunu söyledi.

Ekonomi Bakanlığı olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği iş birliğiyle, bir şirkete kesilen ceza üzerinden Macaristan'da yerel mahkemeye dava açtıklarını anlatan Zeybekci, “Yerel mahkeme, Türkiye'yi haklı buldu ve konuyu Avrupa Adalet Divanı'na götürdük. Orası da haklı bulduktan sonra net bir şekilde söylüyorum; Bu, Türkiye'nin hukuk zaferidir. Bu karar Avrupa'nın tamamında emsal oluşturacaktır. ” ifadelerini kullandı.

Avrupa Adalet Divanı'nın kararında, ceza kesilmesinin Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'na aykırı olduğunun, böyle bir uygulama yapılamayacağının net bir şekilde belirtildiğini dile getiren Zeybekci, “Bunu inşallah bundan sonra komşularımızdan başlamak üzere AB'ye doğru, uygulamayı yapan tüm ülkelerde uygulanır hale getireceğiz. 'Bunun arkasından sonuna kadar gideceğiz, mücadele edeceğiz, bize güvenin, bunu halledeceğiz.' dedik ve sonucu da aldık. ” diye konuştu.

– Davanın geçmişi

Mart 2015'te Macaristan'da, şoförü 438 avroluk geçiş ücretini ödemediği gerekçesiyle bir tır için 2 bin 400 avro para cezası kesilmişti. Bunun üzerine şoförün çalıştığı İstanbul Lojistik Hizmetleri Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketi, Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin desteğiyle Macar Ulusal Vergi ve Gümrük İdaresi aleyhine dava açmıştı.

Macaristan mahkemesi de davayı Avrupa Adalet Divanı'na taşımıştı.

Avrupa Adalet Divanı, Macaristan’da Türk tırlarından geçiş ücreti alınmasının anlaşmalara aykırı olduğuna hükmetmiş ve kararda, “Türk tırlarından Macaristan'a her geçişte ücret alınmasının, gümrük vergisine eşdeğer olduğu, dolayısıyla anlaşmalara aykırılık taşıdığı ve uygulanamayacağı ” belirtilmişti.

Categories
Ekonomi

Tır kararı Avrupa'da emsal oluşturacak

ANKARA (AA) – TUBA ŞAHİN – Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Avrupa Adalet Divanı'nın, Türk tırlarından geçiş ücreti alan Macaristan aleyhine açılan davada Türkiye'yi haklı bulmasını değerlendirirken, “Bu, Türkiye'nin hukuk zaferidir. Avrupa'nın tamamında emsal oluşturacaktır. ” dedi.

Zeybekci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı ülkelerde Türkiye'den giden tırlara her kapıdan geçerken keyfi ceza verme ve standart bir ücret tahsil etme alışkanlığı, geleneği bulunduğunu söyledi.

Ekonomi Bakanlığı olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği iş birliğiyle, bir şirkete kesilen ceza üzerinden Macaristan'da yerel mahkemeye dava açtıklarını anlatan Zeybekci, “Yerel mahkeme, Türkiye'yi haklı buldu ve konuyu Avrupa Adalet Divanı'na götürdük. Orası da haklı bulduktan sonra net bir şekilde söylüyorum; Bu, Türkiye'nin hukuk zaferidir. Bu karar Avrupa'nın tamamında emsal oluşturacaktır. ” ifadelerini kullandı.

Avrupa Adalet Divanı'nın kararında, ceza kesilmesinin Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'na aykırı olduğunun, böyle bir uygulama yapılamayacağının net bir şekilde belirtildiğini dile getiren Zeybekci, “Bunu inşallah bundan sonra komşularımızdan başlamak üzere AB'ye doğru, uygulamayı yapan tüm ülkelerde uygulanır hale getireceğiz. 'Bunun arkasından sonuna kadar gideceğiz, mücadele edeceğiz, bize güvenin, bunu halledeceğiz.' dedik ve sonucu da aldık. ” diye konuştu.

– Davanın geçmişi

Mart 2015'te Macaristan'da, şoförü 438 avroluk geçiş ücretini ödemediği gerekçesiyle bir tır için 2 bin 400 avro para cezası kesilmişti. Bunun üzerine şoförün çalıştığı İstanbul Lojistik Hizmetleri Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketi, Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin desteğiyle Macar Ulusal Vergi ve Gümrük İdaresi aleyhine dava açmıştı.

Macaristan mahkemesi de davayı Avrupa Adalet Divanı'na taşımıştı.

Avrupa Adalet Divanı, Macaristan’da Türk tırlarından geçiş ücreti alınmasının anlaşmalara aykırı olduğuna hükmetmiş ve kararda, “Türk tırlarından Macaristan'a her geçişte ücret alınmasının, gümrük vergisine eşdeğer olduğu, dolayısıyla anlaşmalara aykırılık taşıdığı ve uygulanamayacağı ” belirtilmişti.