Atatürk Havalimanı'nda 24 bin 800 uyuşturucu hap ele geçirildi

ANKARA (AA) – Gümrük muhafaza ekiplerince Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonda 6,2 kilogram ağırlığında 24 bin 800 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında hava yoluyla Türkiye'ye gelen yolculardan "hava takip programı" ile şüpheli olduğu değerlendirilenler takibe alındı.

Bu kapsamda yürütülen çalışmada, Amsterdam'dan İstanbul aktarmalı Afganistan'ın Kabil şehrine gidecek yolcuya ait iki bagaj x-ray kontrolünden geçirildi. Her iki valizde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine bagajlar ayrıca narkotik dedektör köpekleri tarafından detaylı aramaya tabi tutuldu.

Detaylı incelemede, gıda takviyesi olduğu izlenimi verilen ağzı kapaklı plastik ilaç kutuları içerisinde net ağırlığı 6,2 kilogram olan 24 bin 800 adet hap tespit edildi. Yapılan analizde hapların ecstasy olduğu belirlendi.

Afganistan uyruklu yolcu tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu hapların piyasa değerinin yaklaşık olarak 1 milyon lira olduğu açıklandı.

İstanbul havalimanları, 2,7 milyon ton yükü omuzladı

İSTANBUL (AA) – İZZET TAŞKIRAN – İstanbul'daki tüm havalimanlarından geçen yıl icra edilen geliş ve gidiş seferlerinde taşınan yük miktarı önceki seneye göre 206 bin 756'lık artışla 2 milyon 743 bin 725 ton olarak belirlendi.

AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinden derlediği bilgilere göre, geçen yıl İstanbul'daki havalimanlarından taşınan bagaj, kargo ile postadan oluşan yük trafiğinde, bir önceki yıla göre 206 bin 756 tonluk artış oldu.

Buna göre, 2018'de Atatürk Havalimanı varışlı ve çıkışlı uçuşlarda, iç hatlardan 193 bin 640, dış hatlardan ise 2 milyon 217 bin 293
ton yük taşındı. Geçen yıl, 2 milyon 410 bin 933 ton bagaj, kargo ile postanın taşınması için Türkiye'nin en yoğun sınır kapısı kullanıldı.

<p>Atatürk Havalimanı'nda, 2017'de ise iç ve dış hatta 2 milyon 188 bin 948

ton yük trafiği oluşurken geçen yıl, 2017'ye göre 221 bin 985 tonluk yük artışı kaydedildi.

Geçen yıl, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan da iç hatta 148 bin 630, dış hatta ise 183 bin 552 olmak üzere toplam 332 bin 182
ton yük taşındı.

Önceki yıl, söz konusu havalimanındaki tüm seferlerle 348 bin 21 tonluk yük nakledilmişti. Böylece geçen yıl taşınan yükün, 2017'ye göre 15 bin 839 ton azaldığı belirlendi.

İlk fazı 29 Ekim'de törenle açılan ve bazı seferlerin yapıldığı İstanbul Havalimanı'ndan, geçen yıl icra edilen uçuşlarla 610 ton yük taşındı.

İstanbul Havalimanı'ndan geçen yıl iç hatta 308, dış hatta ise 302 ton bagaj, kargo ve posta nakledildi.

– İstanbul, yükün yüzde 72'sini omuzladı

Geçen yıl, İstanbul'daki havalimanlarından yapılan tüm seferlerde uçaklarla taşınan yük, 2 milyon 743 bin 725 ton olarak belirlendi. Önceki yıl, İstanbul havalimanlarından taşınan yük miktarı 2 milyon 536 bin 969 ton olarak kayıtlara yansımıştı.

Verilere göre, geçen yıl, 2017'ye oranla İstanbul havalimanlarından taşınan yükün, 206 bin 756 ton arttığı kaydedildi.

Türkiye genelindeki tüm havalimanları çıkışlı ve varışlı taşınan bagaj, kargo ile posta trafiği, 2018'de 3 milyon 821 bin 894
ton olarak hesaplandı.

Geçen yıl, toplamda 2 milyon 743 bin 725
tonluk hava yükünün İstanbul'daki havalimanlarından tüm seferlerle taşındığı belirlendi.

Böylece, Türkiye'deki tüm havalimanları odaklı taşınan yükün yaklaşık yüzde 72'sinin İstanbul'dan nakledildiği tespit edildi.

Kapısı açık cipte para dolu çanta bulundu

İSTANBUL (AA) – Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali otoparkında kapıları açık halde bırakılan, içindeki çantadan 2 milyon 740 bin lira değerinde çekin yanı sıra 34 bin 925 lira, 5 bin 915 dolar, 25 Euro ile 866 Moldova Leyi çıkan cipin sahibinin bulunması için çalışma başlatıldı.

Alınan bilgiye göre, havalimanının iç hatlar otoparkında çalışan özel güvenlik görevlileri, akşam saatlerinde bir cipin kapılarının kilitli olmadığını tespit etti. Durumun haberdar edildiği Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü ekipleri cipte inceleme yaptı.

İncelemelerde, cipin bagaj kısmında duran çanta içinde 2 milyon 740 bin lira değerinde çek, 34 bin 925 lira, 5 bin 915 dolar, 25 avro ile 866 Moldova Leyi bulundu. Araç sahibini bulmak için havalimanında anons yapan görevliler, herhangi bir sonuç alamadı.

Cipte bulunan çantadan çıkan değerli evrak ve para, tutanak altına alınarak, kayıp eşya bürosuna teslim edildi. Dün sabah otoparka bırakıldığı tespit edilen cipin sahibine ulaşmak için çalışmalar sürüyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davasında ara karar

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davada, 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanıkların ve avukatların talepleri alındı.

Tutuklu sanıklar suça karışmadıklarını iddia ederek, tahliye talebinde bulundu. Sanık avukatları da müvekkillerinin darbe kastıyla hareket etmediğini savunarak, sanıkların tahliyelerini istedi.

Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, mevcut suçun değişme ihtimali, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, savunmalarının alınmış olması gibi gerekçeleri dikkate alarak, tutuklu 13 sanığın tahliye edilmesine karar verdi.

Tutuklu 64 sanığın bu hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazı yazılarak, görüntülerin analizinin yapılmasını ve ateş eden sanıkların belirlenmesini istedi.

Tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 21 Şubat'a erteledi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmada tutuklu sanıkların ve avukatların talepleri alındı.

Tutuklu sanıklar darbe girişimine katılmadıklarını iddia ederek tahliyelerini istedi. Sanık avukatları da müvekkillerinin suç kastıyla hareket etmediklerini savunarak tahliye talebinde bulundu.

Bazı sanık avukatlarının ve tutuksuz sanıkların talepleri alınamadı.

Mahkeme heyeti, taleplerin alınmasına devam edilmesine ve ara kararı açıklamak üzere duruşmayı 23 Ocak'a erteledi

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanının işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarını engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanının işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davada görüşü sorulan cumhuiryet savcısı tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesini istedi.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan 38. duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Tanık polis Zehra E, televizyonda haberleri gördükten sonra darbe girişiminden haberdar olduklarını, 40 kişilik asker grubunun apron tarafından girişi yaptığını gördüğünü söyledi.

Herhangi bir çatışma durumunda karşılık vermeleri gerektiğinin kendilerine söylendiğini aktaran Zehra E, "Rütbeli bir asker bize Türk vatandaşlarının havalimanına alınmamasını söyledi. Bunun mümkün olamayacağını belirttik. Daha sonra askerler bizim bulunduğumuz yerden ayrıldı ve biz onları arkadaşlarla takip etmeye başladık. Daha sonra özel harekat polisleri bu askerleri gözaltına aldı." diye konuştu.

Tanık polis Kamber Ç. ise "Göreve yeni başlamıştık. Zırhlı askeri personel taşıyıcı araçlar geldi. Bu araçların liman girişlerine izin vermedik. Askerler bize polis üniformalı teröristlerin olduğunu söyledi. Apronun bir tarafına geçtim. Bir vatandaşın vurulduğunu ve bir vatandaşın yaralandığını öğrendim. Diğer memur arkadaşlarımız ile birlikte kulenin ele geçirilmesini sağladım." ifadelerini kullandı.

Müşteki Mustafa Ünal ise tankların etkisiz hale getirilmesi için mücadele ettiğini, bir tankı etkisiz hale getirdiklerini, diğer tankın ise insanları ezerek ve duvarları yıkarak uzaklaştığını söyledi. Kolunun kırıldığını belirten Ünal, sabah saatlerinde hastaneye gittiğini belirtti.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin ifade verdi.

Müşteki ve tanıkların beyanlarının tamamlanmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesi gibi gerekçelerin dikkate alınarak, tutuklu 77 sanığın bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesini talep etti.

Müdahillik talebinde bulunan müştekilerin davaya müdahil olması yönünde karar verilmesini talep eden cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamını istedi.

Müşteki avukatları da tutuklu sanıkların bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesi talebinde bulundu.

Talepleri alınan bazı tutuklu sanıklar da suçsuz olduklarını iddia ederek, tahliyelerini istedi.

Duruşma, tutuklu sanıkların ve avukatlarının taleplerinin alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 38. duruşması başladı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmaya, 66'sı tutuklu 91 sanık ile avukatları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müştekiler de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşma, tanık ve müşteki beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanının işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarını engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanının işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Tanık Binali F, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında er olarak görev yaptığını ve silahlık görevlisi olduğunu söyledi.

Havalimanına ve farklı yerlere giden askerlerin darbe girişimi esnasında çok sayıda silah aldığını söyleyen Binali F, "Ailem beni aradı ve darbenin olduğunu söyledi, uyardı bizi. Ben öğrendikten sonra bütün arkadaşlarımı aradım, uyardım. Ben artık bazı şeylerin ters gittiğini anlamıştım. Silah almak isteyenlere silah kalmadığını söyledim. Arkadaşımla beraber kalan silahları farklı bir yere sakladık." ifadesini kullandı.

  • "Tank vatandaşın kafasını ezerek yaraladı"

Tanık polis Serkan A. ise iç hatlarda görev yaptığını, devriye görevi esnasında köprünün askerler tarafından kapatıldığı haberlerinin geldiğini söyledi.

Amirleri tarafından dikkatli olması konusunda uyarıldığını ifade eden Serkan A, "Rutin kontrol esnasında özel harekat polisleri kulenin nerede olduğunu sordu. Onları kuleye götürdüm. Tam o esnada bir tank bir vatandaşın kafasını ezerek yaraladı. Ben hemen yaralı vatandaşı taşıdım. Daha sonra bir uzman çavuşu tutuklayıp getirdiler. Silah ve mühimmatlarını da ben aldım. Vermek istemedi, zorla alırım dedim ve el koydum. Halk gelmişti üniformalı olduğundan dolayı çıkaramıyordum, dışarıdan vatandaştan kıyafet aldım ve onu gözaltında tuttum." şeklinde beyanda bulundu.

Müşteki Bahattin Yılmaz Yıldırım da darbe girişimi esnasında havalimanında araç sürücüsü olduğunu, pilotları bir noktaya götürdüğünü söyledi.

Rütbeli askerler tarafından yere yatırıldığını, telsizinin alındığını söyleyen Yıldırım, darbeci askerlerin kaçmaya çalışan bir araca ateş açtıklarını gördüğünü belirtti.

  • Özel harekat polisi de beyanda bulundu

Kontrol kulesindeki darbeci askerleri etkisiz hale getirerek gözaltına alan özel harekat polislerinden biri olan müşteki İsmail Ç. de Bursa'dan geçici görevlendirmeyle havalimanında görev yaptığını söyledi.

Kendilerine kontrol kulesinin temizlenmesi emri verildiğini aktaran İsmail Ç, "Biz 3 kişi Bursa özel harekat ekibinde ve 2 kişi de İstanbul özel harekat ekibindeydi. Kapıya yanaşıp teslim olmalarını söyledik. Komutanları gelmeden kapıyı açmayacaklarını söylediler. Birkaç dakika süre verdik ve bekledik. Daha sonra sürelerinin dolduğunu söylediğimizde girersek bize ateş açacaklarını söylediler. Ben kapıyı tekmeledim ve içeri giriş yaptık.İki el silah sesi geldi. İlk silah sesi biz girmeden kapıya yönelikti, ikincisi bize hedef gözeterek yapılan bir ateşti. İçeri girerek şahısları gözaltına aldık." diye konuştu.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin beyanda bulundu.

Duruşma yarına ertelendi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması başladı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmaya, 76 tutuklu ve 29 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müştekiler de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşma, tanık beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanı'nın işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarının engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanı'nın işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Müşteki polis Mustafa U, darbe girişimi esnasında Zeytinburnu'nda bulunan Güven Timleri Şube Müdürlüğü'nde görevli olduğunu söyledi.

Bulundukları lokasyonda helikopterin gezdiğini ifade eden Mustafa U, "Biz de bu helikopterin miting alanına iniş yapabileceğini değerlendirdik. Bu nedenle vatandaşlarla beraber miting alanına çok sayıda araç çektik, helikopterin iniş yapmaması için." diye konuştu.

  • Sanık albaydan polislere tehdit

Bazı yolları kapattıklarını ve kapattıkları yolda bazı araçlardan rütbeli askerler indiğini kaydeden Mustafa U, "Şahıslara yüksek sesle polis olduğumuzu bildirdik. Ellerinde silah ve yelekleri vardı. Yeleklerinde yedek şarjörleri mevcuttu. Albay Barbaros Akça (tutuklu sanık) yanıma gelerek, Sarayburnu'nda yaralı askerleri bulunduğunu, bu askerlere yardım etmek istediğini söyledi. 112 ekiplerini yönlendirmesini istedik. Üniformalı gezmesinin uygun olmadığını belirterek, geçmelerime müsade etmedik." ifadelerini kullandı.

Sanık Akça'nın kendisinin yakasından tutarak, "Siz kimsiniz de askerin önünde durabilirsiniz? Biz askeriz istediğimiz yerden geçeriz" dediğini belirten Mustafa U, "Ben de şahsın yakasından tuttum. Daha sonrasında şahıslar kendi araçlarına yöneldiler. En son Barbaros Akça kaldı. Elinde bulunan silahın kırma kolunu çekerek 'Asker hepinize emrediyorum tetik düşür' dedi. Şube müdürlüğümüzdeki görevli personelin elinden silahı alarak şahsı ve yanındakileri muhafaza altına aldık. Karakola götürdüğümüzde de 'Siz bizim karşımızda durabileceğinizi mi zannediyorsunuz.? Birazdan gelecekler burada hepinizi alacaklar' dedi. Biz geri adım atmadık hiçbir şekilde." beyanında bulundu.

Duruşmada dinlenen tanık polis memuru Rıdvan T. ise darbe girişimine ilişkin haberleri görmesinin ardından, görevli olduğu Atatürk Havalimanı'na gittiğini söyledi.

Havalimanına giden yollarda tankları gördüğünü ifade eden Rıdvan T, "Ana yolda tank hareket halindeydi. Yüksek bir reklam panosunu devirdi. İzli mermi attılar. Durdurma amaçlı bir iki el havaya ateş açtık. Askerlerin A kapısından içeri girdiği anonsu geldi. Çakarlarımız açık vaziyette girdik. Tam kapıdan girdiğimiz esnada silah sesleri duyduk. Daha sonra silah sesleri kesildi. Darbeci askerler iç hatlara geldiler, biz arkalarından takip ediyorduk. Orada da özel harekat polislerimiz vardı. Bu askerleri gözaltına aldık." ifadelerini kullandı.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin beyanda bulundu.

Duruşma yarına ertelendi.