FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmada tutuklu sanıkların ve avukatların talepleri alındı.

Tutuklu sanıklar darbe girişimine katılmadıklarını iddia ederek tahliyelerini istedi. Sanık avukatları da müvekkillerinin suç kastıyla hareket etmediklerini savunarak tahliye talebinde bulundu.

Bazı sanık avukatlarının ve tutuksuz sanıkların talepleri alınamadı.

Mahkeme heyeti, taleplerin alınmasına devam edilmesine ve ara kararı açıklamak üzere duruşmayı 23 Ocak'a erteledi

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanının işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarını engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanının işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davada görüşü sorulan cumhuiryet savcısı tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesini istedi.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan 38. duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Tanık polis Zehra E, televizyonda haberleri gördükten sonra darbe girişiminden haberdar olduklarını, 40 kişilik asker grubunun apron tarafından girişi yaptığını gördüğünü söyledi.

Herhangi bir çatışma durumunda karşılık vermeleri gerektiğinin kendilerine söylendiğini aktaran Zehra E, "Rütbeli bir asker bize Türk vatandaşlarının havalimanına alınmamasını söyledi. Bunun mümkün olamayacağını belirttik. Daha sonra askerler bizim bulunduğumuz yerden ayrıldı ve biz onları arkadaşlarla takip etmeye başladık. Daha sonra özel harekat polisleri bu askerleri gözaltına aldı." diye konuştu.

Tanık polis Kamber Ç. ise "Göreve yeni başlamıştık. Zırhlı askeri personel taşıyıcı araçlar geldi. Bu araçların liman girişlerine izin vermedik. Askerler bize polis üniformalı teröristlerin olduğunu söyledi. Apronun bir tarafına geçtim. Bir vatandaşın vurulduğunu ve bir vatandaşın yaralandığını öğrendim. Diğer memur arkadaşlarımız ile birlikte kulenin ele geçirilmesini sağladım." ifadelerini kullandı.

Müşteki Mustafa Ünal ise tankların etkisiz hale getirilmesi için mücadele ettiğini, bir tankı etkisiz hale getirdiklerini, diğer tankın ise insanları ezerek ve duvarları yıkarak uzaklaştığını söyledi. Kolunun kırıldığını belirten Ünal, sabah saatlerinde hastaneye gittiğini belirtti.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin ifade verdi.

Müşteki ve tanıkların beyanlarının tamamlanmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesi gibi gerekçelerin dikkate alınarak, tutuklu 77 sanığın bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesini talep etti.

Müdahillik talebinde bulunan müştekilerin davaya müdahil olması yönünde karar verilmesini talep eden cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamını istedi.

Müşteki avukatları da tutuklu sanıkların bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesi talebinde bulundu.

Talepleri alınan bazı tutuklu sanıklar da suçsuz olduklarını iddia ederek, tahliyelerini istedi.

Duruşma, tutuklu sanıkların ve avukatlarının taleplerinin alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 38. duruşması başladı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmaya, 66'sı tutuklu 91 sanık ile avukatları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müştekiler de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşma, tanık ve müşteki beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanının işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarını engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanının işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Tanık Binali F, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında er olarak görev yaptığını ve silahlık görevlisi olduğunu söyledi.

Havalimanına ve farklı yerlere giden askerlerin darbe girişimi esnasında çok sayıda silah aldığını söyleyen Binali F, "Ailem beni aradı ve darbenin olduğunu söyledi, uyardı bizi. Ben öğrendikten sonra bütün arkadaşlarımı aradım, uyardım. Ben artık bazı şeylerin ters gittiğini anlamıştım. Silah almak isteyenlere silah kalmadığını söyledim. Arkadaşımla beraber kalan silahları farklı bir yere sakladık." ifadesini kullandı.

  • "Tank vatandaşın kafasını ezerek yaraladı"

Tanık polis Serkan A. ise iç hatlarda görev yaptığını, devriye görevi esnasında köprünün askerler tarafından kapatıldığı haberlerinin geldiğini söyledi.

Amirleri tarafından dikkatli olması konusunda uyarıldığını ifade eden Serkan A, "Rutin kontrol esnasında özel harekat polisleri kulenin nerede olduğunu sordu. Onları kuleye götürdüm. Tam o esnada bir tank bir vatandaşın kafasını ezerek yaraladı. Ben hemen yaralı vatandaşı taşıdım. Daha sonra bir uzman çavuşu tutuklayıp getirdiler. Silah ve mühimmatlarını da ben aldım. Vermek istemedi, zorla alırım dedim ve el koydum. Halk gelmişti üniformalı olduğundan dolayı çıkaramıyordum, dışarıdan vatandaştan kıyafet aldım ve onu gözaltında tuttum." şeklinde beyanda bulundu.

Müşteki Bahattin Yılmaz Yıldırım da darbe girişimi esnasında havalimanında araç sürücüsü olduğunu, pilotları bir noktaya götürdüğünü söyledi.

Rütbeli askerler tarafından yere yatırıldığını, telsizinin alındığını söyleyen Yıldırım, darbeci askerlerin kaçmaya çalışan bir araca ateş açtıklarını gördüğünü belirtti.

  • Özel harekat polisi de beyanda bulundu

Kontrol kulesindeki darbeci askerleri etkisiz hale getirerek gözaltına alan özel harekat polislerinden biri olan müşteki İsmail Ç. de Bursa'dan geçici görevlendirmeyle havalimanında görev yaptığını söyledi.

Kendilerine kontrol kulesinin temizlenmesi emri verildiğini aktaran İsmail Ç, "Biz 3 kişi Bursa özel harekat ekibinde ve 2 kişi de İstanbul özel harekat ekibindeydi. Kapıya yanaşıp teslim olmalarını söyledik. Komutanları gelmeden kapıyı açmayacaklarını söylediler. Birkaç dakika süre verdik ve bekledik. Daha sonra sürelerinin dolduğunu söylediğimizde girersek bize ateş açacaklarını söylediler. Ben kapıyı tekmeledim ve içeri giriş yaptık.İki el silah sesi geldi. İlk silah sesi biz girmeden kapıya yönelikti, ikincisi bize hedef gözeterek yapılan bir ateşti. İçeri girerek şahısları gözaltına aldık." diye konuştu.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin beyanda bulundu.

Duruşma yarına ertelendi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 36. duruşması başladı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmaya, 76 tutuklu ve 29 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müştekiler de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşma, tanık beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

  • İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan 708 sayfalık iddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM de bulunuyor.


Tüm sanıkların ''anayasayı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''terör örgütüne üye olmak" suçundan da on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme'', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'' ve ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ile 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


  • "Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"


İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler tarafından İstanbul'da uluslararası uçuşlara açık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının işgal edilmek istendiği belirtilerek, Avrupa Yakası'ndaki Atatürk Havalimanı'nın işgal girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler ve Hava Harp Okulu'na bağlı bir grup askerin görev aldığı anlatılıyor.

Darbe girişimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanlarının uçuşlara kapatılarak, hem Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarının engellemek hem de ülke giriş çıkışlarının kontrol altına alınmak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca uçuşların kontrol edildiği "Smart Kule" tabir edilen kontrol kulesinin de darbeci askerler tarafından zapt edilerek, hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girişiminin planlandığı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbülent Eken ve sanık eski Albay Ömer Korkut'un, Atatürk Havalimanı'nın işgalinden sorumlu olarak görevlendirildikleri belirtiliyor.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal teşebbüsünde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 77'si tutuklu 159 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması tamamlandı.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada, bazı müşteki ve tanıklar dinlenildi.

Müşteki polis Mustafa U, darbe girişimi esnasında Zeytinburnu'nda bulunan Güven Timleri Şube Müdürlüğü'nde görevli olduğunu söyledi.

Bulundukları lokasyonda helikopterin gezdiğini ifade eden Mustafa U, "Biz de bu helikopterin miting alanına iniş yapabileceğini değerlendirdik. Bu nedenle vatandaşlarla beraber miting alanına çok sayıda araç çektik, helikopterin iniş yapmaması için." diye konuştu.

  • Sanık albaydan polislere tehdit

Bazı yolları kapattıklarını ve kapattıkları yolda bazı araçlardan rütbeli askerler indiğini kaydeden Mustafa U, "Şahıslara yüksek sesle polis olduğumuzu bildirdik. Ellerinde silah ve yelekleri vardı. Yeleklerinde yedek şarjörleri mevcuttu. Albay Barbaros Akça (tutuklu sanık) yanıma gelerek, Sarayburnu'nda yaralı askerleri bulunduğunu, bu askerlere yardım etmek istediğini söyledi. 112 ekiplerini yönlendirmesini istedik. Üniformalı gezmesinin uygun olmadığını belirterek, geçmelerime müsade etmedik." ifadelerini kullandı.

Sanık Akça'nın kendisinin yakasından tutarak, "Siz kimsiniz de askerin önünde durabilirsiniz? Biz askeriz istediğimiz yerden geçeriz" dediğini belirten Mustafa U, "Ben de şahsın yakasından tuttum. Daha sonrasında şahıslar kendi araçlarına yöneldiler. En son Barbaros Akça kaldı. Elinde bulunan silahın kırma kolunu çekerek 'Asker hepinize emrediyorum tetik düşür' dedi. Şube müdürlüğümüzdeki görevli personelin elinden silahı alarak şahsı ve yanındakileri muhafaza altına aldık. Karakola götürdüğümüzde de 'Siz bizim karşımızda durabileceğinizi mi zannediyorsunuz.? Birazdan gelecekler burada hepinizi alacaklar' dedi. Biz geri adım atmadık hiçbir şekilde." beyanında bulundu.

Duruşmada dinlenen tanık polis memuru Rıdvan T. ise darbe girişimine ilişkin haberleri görmesinin ardından, görevli olduğu Atatürk Havalimanı'na gittiğini söyledi.

Havalimanına giden yollarda tankları gördüğünü ifade eden Rıdvan T, "Ana yolda tank hareket halindeydi. Yüksek bir reklam panosunu devirdi. İzli mermi attılar. Durdurma amaçlı bir iki el havaya ateş açtık. Askerlerin A kapısından içeri girdiği anonsu geldi. Çakarlarımız açık vaziyette girdik. Tam kapıdan girdiğimiz esnada silah sesleri duyduk. Daha sonra silah sesleri kesildi. Darbeci askerler iç hatlara geldiler, biz arkalarından takip ediyorduk. Orada da özel harekat polislerimiz vardı. Bu askerleri gözaltına aldık." ifadelerini kullandı.

Duruşmada dinlenen bazı müşteki ve tanıklar da darbe girişimi esnasında Atatürk Havalimanı'nda yaşananlara ilişkin beyanda bulundu.

Duruşma yarına ertelendi.

FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi davası

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nı işgal girişiminde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin 77'si tutuklu 159 sanığın yargılanmasına, müştekilerin dinlenilmesiyle devam ediliyor.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan 35. duruşmada dinlenilen müşteki polis Murat U, havalimanındaki kuleye ilk giren kişilerden biri olduğunu söyledi.

Rütbeli askerlerin kendilerine ateş açtığını kaydeden Murat U, "Daha sonra darbecileri teslim alıp karakola götürdük. Rütbesi albay olan bir darbeci 'Bu işler burada bitmemiştir.' diyerek bizi tehdit etti karakolda. Bir yandan da gülüyordu." diye konuştu.

Müşteki Murat U. ateş açan askerlerden birinin eski binbaşı Yusuf Yenihayat olduğunu teşhis etti.

Havalimanının kargo bölümünde çalışan müşteki Abdülkerim Türkmen de vardiyayı devraldığı sırada arkadaşının kendisine darbe girişimini haber verdiğini, televizyonda ise köprünün askerler tarafından kapatıldığını gördüğünü anlattı.

Havalimanın A kapısında tankların olduğunu belirten Türkmen, "Tanklar içeri girdiğinde askerler ateş açmaya başladı. Askerleri üzerimize doğru salmışlardı. Yolcuları otobüsten indirttiler. Havalimanı personelini etrafına dizdiler. Etrafımızda askerler bekliyordu. Rütbeliler askerleri yukarı doğru çektiler, yolcuların ihtiyaçlarını giderdik ve tahliye ettik. Uçaklar alçak uçuş yapmaya başladı. 04.40 gibi havalimanından evime yaya olarak gittim." ifadelerini kullandı.

Müşteki polis Hayrullah C. ise havalimanında terörle mücadele birliğinde görevli olduğunu, bazı askerlerin pasaport kontrol noktasında polislerin başında beklediğini gördüğünü söyledi.

Darbe girişimi esnasında darbeci askerlere yaptıklarının yanlış olduğunu aktardıklarını kaydeden Hayrullah C, "Simitçide itişme kakışma içerisine girdik. Darbeciler bize beş saniye içerisinde ateş edeceklerini söyledi, biz de karşılık vereceğimizi söyledik. Daha sonra zor kullanarak gözaltı işlemi uyguladık. Üzerlerine sivil tişörtler giydirdik. Albay Yusuf Özdemir'e (tutuklu sanık) defalarca 'Teslim ol.' dedik ama kendisi bize 'Ölürüz yine de teslim olmayız.' demişti." şeklinde beyanda bulundu.

  • Sanık albaydan "Tetiği düşür" emri

Müşteki polis Hasan A, darbe girişiminin kesinleşmesinin ardından yaklaşık 100 kişi olarak Kazlıçeşme'de görevlendirildiklerini belirtti.

İçerisinde askerler bulunan iki otobüsü durdurduklarını ve gözaltı işlemi uyguladıklarını kaydeden Hasan A, "Daha sonra rütbeli askerler geldi. Teslim olmalarını istedik ancak silah çektiler. Biz de karşılık olarak silahlarımızı çektik. Bizleri tehdit etmeye başladılar. Kurmay Albay Barbaros Akça (tutuklu sanık) emrindeki askerlere 'tetiği düşür' talimatı verdi. Sanırım askerler korkudan bu emri uygulamadı. Daha sonra zor kullanarak şahısları gözaltına aldık." dedi.

  • 15 Temmuz Derneği'nden açıklama

Duruşmayı takip eden 15 Temmuz Derneği Başkanı Tarık Şebik açıklamada bulundu.

Dernek olarak tüm davaları takip etmeye devam edeceklerini dile getiren Şebik, "İki şehidimizin olduğu İstanbul Atatürk Havalimanı davasındayız. Türkiye'de devam eden darbe girişimi davalarının artık sonlarına yaklaşmış olduk. Bu çok güzel bir duygu. Bu hainlerin hak ettikleri cezaları almalarını görmek bizi bu manada hakikaten rahatlatıyor." diye konuştu.

Mücadeleye devam edeceklerini, üzüntüye, korkuya ve rahatlamaya kapılmayacaklarını belirten Şebik, şunları kaydetti:

"Çünkü biz rahat olduğumuzda safları sıklaştırmadığımızda mutlaka bu saflardan girmeye çalışanlar, üniformasını, aklını, zihniyetini 1 dolara satmış nice hainler çıkabilir. Dolasıyla biz nasıl 15 Temmuz'da bir olduysak, beraber olduysak bu kenetlenmeye devam edelim diye topluma çağrı yapmak istiyorum. Herkesin 15 Temmuz'da olduğu gibi davasına sahip çıkmasını bekliyoruz."

Şarkıcı Ferhat Tunç, adliyeye sevk edildi

İSTANBUL (AA) – Şarkıcı Ferhat Tunç, Diyarbakır'da yürütülen bir soruşturma kapsamında Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alınarak, adliyeye sevk edildi.

Alınan bilgiye göre, dün akşam tarifeli uçakla Almanya'dan gelen Tunç hakkında, pasaport işlemleri sırasında, Diyarbakır'da yürütülen bir soruşturma kapsamında yakalama kararı olduğu tespit edildi.

Burada gözaltına alınan Tunç, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Tunç, işlemlerinin tamamlanmasının ardından, sabah saatlerinde Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Kalp krizi geçiren İsrailli yolcu, hastaneye kaldırıldı

İSTANBUL (AA) – Atatürk Havalimanı'nda kalp krizi geçiren İsrailli bir yolcu, hastaneye kaldırıldı.

Alınan bilgiye göre, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Geliş Terminali çıkışında kendisini bekleyen 34 ET 2053 plakalı otomobilin bagajına valizlerini koymaya çalışan İsrail uyruklu bir yolcu, kalp krizi geçirdi. Arkasında duran bir taksinin üzerine devrilerek yere düşen yolcuya, havalimanı sağlık ekipleri müdahalede bulundu.

Hayati tehlikesi bulunduğu belirtilen yolcu, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Umuda Koşanlar, Kamerun'a gitti

İSTANBUL (AA) – Umuda Koşanlar Derneği, "Umut Pınarı Su Kuyuları projesi" kapsamında Kamerun'a gitti.

Atatürk Havalimanı'ndan tarifeli uçakla Çad aktarmalı olarak Kamerun'a giden kafilede, dernek başkanı oyuncu Gamze Özçelik, fotoğrafçı Yavuz Atalay ile bazı gönüllüler yer aldı.

Sekiz günlük gezide Kamerun'un köylerini gezecek ekip, burada yerel halka kıyafet ve Kur'an-ı Kerim dağıtacak.

Yeni açılacak su kuyuları için keşif yapacak dernek üyeleri, Çad'a geçerek, yardım faaliyetlerini burada da sürdürecek.