18 yaşındaki gençten Apple'a bir milyar dolarlık dava

             NEW YORK (AA) - ABD'de 18 yaşındaki öğrenci, yanlışlıkla tutuklanmasına sebep olduğu gerekçesiyle teknoloji devi Apple'a bir milyar dolarlık tazminat davası açtı.</p>  <p>ABD medyasında yer alan haberlerde, New York’ta yaşayan Ousmane Bah adlı genç, geçen sene 4 farklı eyalette gerçekleştirilen Apple mağazalarına yönelik soygunlarda şüpheli olarak tutuklanmasına neden olduğu için Apple'ı mahkemeye verdi.</p>  <p>Manhattan Federal Mahkemesinde açılan davada Bah, Apple şirketinin mağazalarında kullandığı yüz tanıma yazılımının yanlış yönlendirmesi nedeniyle haksız şekilde tutuklandığını, bundan dolayı psikolojisinin ve itibarının ciddi şekilde zarar gördüğünü belirtti.</p>  <p>Bah, hırsızlık olayını ilk olarak haziran 2018'de kendisine Boston'dan mahkeme çağrısı geldiğinde öğrendiğini, Manhattan'daki hırsızlık olayı nedeniyle kasım 2018'de gözaltına alınarak ifade verdiğini ancak güvenlik kamerasındaki kişilerden biri olmadığı anlaşılınca serbest bırakıldığını belirtti.</p>  <p>Kimliğinin hırsızlar tarafından çalınıp kullanılmış olabileceğini savunan Bah, hayatında hiç Boston'a gitmediği, Manhattan'daki hırsızlık olayı sırasında da okulundaki bir törende bulunduğu bilgisini paylaştı.

Dava dilekçesinde, "Bu olay, Apple şirketinin hırsızlıktan şüphelenilen kişileri izlemek için mağazalarındaki güvenlik sisteminde kullandığı yüz tanıma uygulaması ile de alakalı. Apple'ın Orwell'ci (1984 romanının yazarı George Orwell) şekilde müşterilerinin haberi olmadan yüzlerini tarayarak, hırsızlık olaylarında 'şüpheliler' listesindekilerle eşleştirdiği anlaşılmaktadır." ifadesi kullanıldı.

Massachusetts, Delaware ve New York'ta Bah hakkındaki suçlamalar geri çekilirken, New Jersey'de ise Bah hakkındaki suçlamanın hala bekletildiği kaydedildi.

Dava ve iddialara yönelik Apple'dan henüz açıklama yapılmadı.

New York, Massachusetts, Delaware ve New Jersey bölgelerindeki Apple mağazalarında geçen yıl mayıs ayında gerçekleştirilen soygunlarda hırsızların bin 200 dolar değerinde ürün çaldığı bildirilmişti.

Apple ile Qualcomm patent anlaşmazlığında uzlaşma yoluna gitti

SAN FRANCISCO (AA) – ABD'li teknoloji devi Apple ile çip üreticisi Qualcomm, patent anlaşmazlığında uzlaşma yoluna gitme kararı aldı.

Apple ve Qualcomm, yayımladıkları ortak açıklamada, cep telefonlarının internete bağlanmasını sağlayan çip teknolojisinin patent lisans bedellerine ilişkin yaşanan anlaşmazlıkta uzlaşma yoluna gittiklerini duyurdu.

Şirketler arasında varılan adli uzlaşma kapsamında Apple'ın Qualcomm'a miktarı gizli tutulan bir ödeme yapacağı ve iki şirketin 6 yıllık lisans anlaşmasıyla ortaklıklarını sürdürecekleri belirtildi.

Uzlaşma, şirketlerin karşılıklı açılan tüm davaları geri çekmesini öngörüyor.

İki şirket, Qualcomm'un patent lisansları için talep ettiği ücretler nedeniyle 2 yıldır anlaşmazlık yaşıyordu. Apple, Qualcomm'un piyasadaki hakim konumunu kullanarak cep telefonları için ürettiği modemler ve çip teknolojisi için abartılı lisans ücretleri talep ettiğini savunuyordu.

Apple'ın 2017'de açtığı davanın gelecek ay San Diego'da görülmesi planlanıyordu.

Şirketler arasındaki uzlaşma, karşılıklı açılan tüm davaların geri çekilmesini öngörüyor.

Uzmanlar, şirketlerin anlaşmazlığın kendilerine zarar vermeye başladığını gördüğü için uzlaşma yoluna gittiği yorumunu yapıyor. Apple'ın yeni nesil 5G teknolojisi alanındaki önde gelen çip üreticilerinden Qualcomm ile iş birliğini sürdürerek, Samsung and Huawei gibi rakiplerine karşı rekabette geri kalmamayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Qualcomm ile Apple arasındaki patent kavgası büyüyor

WASHINGTON (AA) – ABD'de teknoloji şirketi Qualcomm ile Apple arasındaki yasal anlaşmazlıklar devam ederken, her iki şirketin de patent ihlali konusunda birer davada haklı bulunduğu bildirildi.

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu tarafından dün alınan iki karar, teknoloji piyasalarında geniş şekilde yankılandı.

İdari Yargıç MaryJoan McNamara tarafından alınan ilk kararda, çip üreticisi Qualcomm'un patent ihlali başvurusu haklı bulunarak, Apple'ın bazı telefon modellerinin Çin'den ABD'ye ithal edilmesinin yasaklanması tavsiye edildi.

  • İthalat yasağı kararını komisyon verecek

Ancak ABD Uluslararası Ticaret Komisyonunun, İdari Yargıç McNamara'nın kararını ayrıca inceleyeceği ve bu inceleme sonucunda bazı iPhone modellerinin ABD'ye ithalatının yasaklanıp yasaklanmayacağına karar verileceği belirtildi.

Ticaret Komisyonu, bu karardan kısa bir süre sonra, Qualcomm'un Apple aleyhine yaptığı bir başka patent ihlali başvurusu hakkında "Qualcomm'un iddiasının geçersiz olduğuna" hükmetti.

Böylece iki ayrı patent ihlali kararında Qualcomm bir başvurusunda haklı, diğerinde haksız bulunmuş oldu.

Geçen hafta San Diego’da görülen davada Güney Kaliforniya yerel mahkeme jürisi Apple’ın iPhone 7, 7 Plus, 8, 8 Plus ve X modellerinde Qualcomm’a ait U.S. 8,838,949 ve U.S. 9,535,490 No’lu patentlerinin, Apple iPhone 8, 8 Plus ve X modellerinde de U.S. 8,633,936. No’lu patentinin izinsiz kullanıldığı kararına varmıştı.

Daha önce de Çin’de bir mahkeme, Qualcomm lehine karar vererek, patent ihlali yapıldığı gerekçesiyle bazı iPhone modellerinin ülkede satışını yasaklamıştı.

Qualcomm, telif haklarından dolayı 7 milyar dolar ödeme yapmasını istediği Apple'ın ayrıca ticari sırlarını ele geçirip başka şirketlere aktardığını iddia ediyor.

Spotify'dan Apple'a anti-tröst suçlaması

ANKARA (AA) – İsveçli mobil müzik ve podcast yayıncısı Spotify, Apple aleyhine Avrupa Birliği (AB) nezdinde anti-tröst şikayetinde bulundu.

Şirketin kurucusu ve patronu Daniel Ek, yaptığı açıklamada, Apple'ın mobil uygulama mağazasında uyguladığı kuralların, Spotify ve diğer müzik uygulamaları aleyhine haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle AB Komisyonuna şikayette bulunduğunu bildirdi.

Apple'ın uygulama mağazasında kendi satın alma uygulaması üzerinden yapılan uygulama içi ödemelerden yüzde 30 pay aldığına dikkati çeken Ek, bunun platform üzerinde faaliyet gösteren diğer müzik uygulamalarının Apple'ın kendi müzik servisine karşı fiyat dezavantajı yaşamasına yol açtığını belirtti.

Ek, uygulama üreticilerinin Apple'ın mağaza içi satın alma uygulamasını kullanmaması halinde ise bazı teknik kısıtlamalarla karşılaştığını, örneğin kullanıcılara e-posta gönderemediğini, kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik geliştirmelerini bloke ettiğini ve rakiplerini Siri, HomePod ve Apple Watch gibi komşu platformlardan dışladığını ifade etti.

Apple'ın hizmet üretmediği alanlarda faaliyet göstermeyen Uber ve Deliveroo gibi uygulamaların yüzde 30'luk ödeme kesintisi ve diğer kısıtlamalardan muaf olduğunu vurgulayan Ek, bunun Apple'ın hem mağaza yöneticisi hem de uygulama üreticisi olmasını, haksız rekabet için kullandığının kanıtı olduğunu savundu.

Sağlıklı bir eko-sistemin oluşturulması için adil rekabetin güvence altına alınması gerektiğinin altını çizen Ek, bunun için Apple'ın sunduğu hizmetlerin diğer uygulamalarla eşit şartlarda platformda yer alması gerektiğini vurguladı.

Ek, ayrıca, platformların uygulama üreticilerini belirli ödeme sistemlerini kullanmaya zorlamaya ve kullanıcılarıyla iletişim kurmasını engellemeye hakkı olmaması gerektiğini dile getirdi.

AB Komisyonundan bir yetkili, Wall Street Journal gazetesine yaptığı açıklamada Komisyonun Spotify'ın şikayetini aldığını ve konuyla ilgili standart prosedürün işletileceğini kaydetti.

Apple ise konu ile ilgili henüz açıklama yapmadı.

AB Komisyonunun son yıllarda anti-tröst konularında teknoloji devleri aleyhinde aldığı kararlar dikkati çekiyor. Komisyon 2017 yılında Google'ı alışveriş uygulamalarıyla ilgili şikayetler nedeniyle 2,4 milyar dolar, 2018'de ise mobil platformu Android'de haksız rekabete yol açan uygulamaları nedeniyle 4,3 milyar dolar para cezasına çarptırmıştı.

Küresel şirketlerin gözü “dijital yayın” pazarında

ANKARA (AA) – SEFA ŞENGÜL – Dizi ve filmlerin internet ortamında izlenmesine imkan veren dijital platformların sayısının çoğalmasıyla küresel teknoloji devlerinin bu alana ilgisi artıyor.

Son günlerin popüler yerli filmlerinden "Organize İşler: Sazan Sarmalı"nın yapımcısı Necati Akpınar'ın, filmin internetten yayını konusunda küresel bir firmayla anlaşması, internet tabanlı yayın yapan platformlardaki artış konusunu gündeme getirdi.

Medya içeriklerinin bu tip platformlarda izleyiciyle buluşması yeni ve karlı bir yatırım alanı oluştururken, teknolojinin farklı alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu firmalar da bu alanla ilgilenmeye başladı.

Dünyanın en büyük teknoloji firmalarından Apple, gelecek dönemde telefon satışına bağlı büyümeyi hedeflemediklerini, bu ay içinde dijital yayın platformu pazarına girmeyi amaçladıklarını açıkladı. Böylece söz konusu firma, dijital yayın alanında yatırımları bulunan Netflix, Amazon Prime, Hulu gibi şirketlere rakip olacak.

Ayrıca The Walt Disney Company'nin de "Disney+" (Disney Plus) adını verdiği platformla nisan ayında dijital yayın pazarına girmesi bekleniyor.

  • Küresel oyuncular yerelde rekabeti artırıyor

Dijital yayın platformlarına yönelik Türk izleyicisinin ilgisinin de artması küresel firmaların dikkatini çekti.

Özellikle Netflix'in Türkiye pazarına girmesiyle yurt içinde rekabeti artırırken, bu durum yerli dijital yayın platformlarının sayısının da giderek artmasına yol açtı.

Söz konusu yerli firmalar beğenilen dizilerin yeni bölümlerini satın alarak izleyicileri dijital platformlara çekmeye çalışırken, sadece kendi platformlarına özel yapımlarla da rakiplerine göre fark oluşturmaya çalışıyor.

Yerli dijital yayın platformlarının kendi aralarındaki rekabetinin yanında küresel firmaların Türkiye pazarındaki yarışı da gittikçe hız kazanıyor.

Bu anlamda Netflix firması, Türkiye'deki ilk yerli dizisini platformunda izleyiciyle buluştururken, bir başka küresel firma Amazon'un dijital yayın platformu "Amazon Prime Video"nun da Türkiye'de yayın hayatına başlaması bekleniyor.

  • "Dijital yayın platformlarının sayısı artacak"

Dijital Hayat Akademisi'nin Kurucusu Bilal Eren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günlük hayatın temposunun izleyicilerin alışkanlıklarını değiştirdiğini söyledi.

Artık belli bir saatte televizyonun karşısına oturmanın mümkün olmadığını belirten Eren, "Bu sebeple dijital yayın platformlarının sayısı artacak." dedi.

Televizyon içeriklerinin dijital platformlara taşınması yönündeki değişimin temelinin 1990'lı yıllara dayandığını dile getiren Eren, "Örneğin Netflix yeni bir firma değil. 1990'lı yıllardan beri var olan bir DVD kiralama şirketi. Fakat onu diğerlerinen ayrıştıran, insanların gittikçe artan hareketli yaşam tarzını fark etmesi oldu. Netflix, gelen dalgayı gören bir sörfçü gibi piyasanın oluşmasını görebildi." diye konuştu.

Söz konusu platformların içeriklerinin yakın zamanda Oscar ödüllerini toplamaya başlayacağını savunan Eren, "Sinemayı bilen şirketler oldukları için özgün içerik üretebiliyorlar. Netflix 20'nin üzerinde dilde özgün içerik üretiyor ki bu çok kıymetli." ifadesini kullandı.

  • "Televizyon sektörü yerini yıkıcı teknolojilere bırakacak"

Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde de ders veren Eren, dijital platformların sunduğu "makul" abonelik ücretlerinin dizi-film sektöründeki korsan yayın sorununun da önüne geçtiğini kaydetti.

Benzer bir durumun daha önce müzik sektöründe de yaşandığının altını çizen Eren, "Kullanıcılar artık mp3'ler yerine, müzik dinleme uygulamalarından uygun fiyata yararlanmayı tercih ediyorlar. Televizyon sektörü de yerini bu yıkıcı yeniliklere, yıkıcı teknolojilere bırakacak." değerlendirmesinde bulundu.

Yerel platformların küresel firmalardan ayrışabilmesi için daha özgün ve yerel içerikler sunmaları gerektiğini vurgulayan Eren, sözlerini şöyle tamamladı:

"Küresel firmalarla rekabet çok zor ama yerel aktörlerin farklılaşmaları için önlerinde bir engel yok. Yerel hikayeleri ve kahramanları hatta yerel fenomenleri bulmaları gerekiyor. Küresel olanla rekabet içine girebilmek için birçok dinamiği göz önünde bulundurmak zorundasınız. Ekonomi, lobi, belki siyasi dinamikler… Bu anlamda yeniyi yakalamak için sektördeki büyüklerin hiç uğraşmayacağı, belki de aklına bile gelmeyecek şeyleri ele almanız önemli."

Suudi kadınların “büyük biraderi” teknoloji devlerinden destek alıyor

ANKARA (AA) – ABD'li teknoloji şirketleri Apple ve Google, Suudi Arabistan'da kadınların seyahat serbestisinin erkek vasileri tarafından denetlenmesine ve kısıtlanmasına izin veren e-devlet uygulamasına kendi platformlarında izin verdiği gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefi oldu.

Business Insider'ın haberine göre, Google'ın "Google Play" ve Apple'ın "iTunes" uygulama mağazalarından indirilebilen "Absher" adlı e-devlet uygulamasının, kadınların ülkeden çıkışlarını takip edip denetleyerek ülkede süregelen cinsiyet ayrımcılığına katkı sağladığı ileri sürüldü.

ABD'de Demokrat Partili Oregon Senatörü Ron Wyden, Apple ve Google yöneticilerine mektup yazarak, "Suudi hükümetinin kadınlara yönelik iğrenç takip ve kontrol uygulamasını sürdürmesine olanak veren uygulamayı" platformlarından kaldırma çağrısı yaptı.

İnsan hakları örgütleri de uygulamanın Suudi Arabistan'da kadınlara yönelik süregelen ayrımcı uygulamalara katkı sağlayacağı uyarısında bulundu.

  • "Cinsiyetçi apartheid rejimi"

Kanadalı insan hakları savunucusu Yasmine Mohammed, teknoloji şirketlerinin "kadın düşmanlığının en arkaik haline imkan sağladığını" ve "Suudi hükümetinin cinsiyetçi apartheid rejimi uygulamasına yardım ettiğini" söyledi.

Apple Üst Yöneticisi Tim Cook, National Public Radio'ya (NPR) yaptığı açıklamada, uygulamayı inceleyeceklerini ifade etti. Uygulamanın Suudi vatandaşı kadınların yurt dışı seyahatlerinin izlenmesine ve seyahat özgürlüğünün kısıtlanmasına imkan verdiğinden haberi olup olmadığı sorusuna, "Hayır, duymadım." diye yanıt veren Cook, "Eğer öyleyse bu kesinlikle incelememiz gereken bir vaka." ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan'da kadınlar, çok sayıdaki temel haklarını ancak babaları, kocaları, erkek kardeşleri ve hatta oğulları gibi vasilerin onayıyla veya onların refakatinde kullanabiliyor.

"Absher" adlı e-devlet uygulaması, Suudi Arabistan vatandaşı erkeklerin eşleri, anneleri, kız kardeşleri ve hizmetçileri gibi vasisi konumunda oldukları kadınların pasaport numaralarını İçişleri Bakanlığının veri tabanına kaydederek ülke sınırlarını ne zaman, hangi aralıkta ve kaç kere terk edebileceği ile hangi ülkelere gidebileceğini belirliyor.

Uygulamayı kullanan erkekler, kadınların seyahat durumlarını gerçek zamanlı SMS bilgilendirmeleriyle takip ediyor.

İngiliz yazar George Orwell, bir baskı rejiminin hakim olduğu gelecekteki hayali bir dünyanın anlatıldığı "1984" romanında "Büyük Birader" adı verilen bir merkezi izleme ve denetim aygıtını tasvir etmişti.

"Büyük Birader", yurttaşların her hareketini sürekli olarak takip eden gizemli bir güç olarak anlatılmıştı. Romanda siyasi otorite bunu her türlü bireysel davranışı ve bağımsız düşünceyi bastırmak için kullanıyordu.

Apple vergi konusunda Fransa ile anlaştı

PARİS (AA) – ABD'li teknoloji devi Apple'nin, geçmişe dönük beyan etmediği vergiler için 500 milyon avro ödeme konusunda Fransa ile anlaştığı bildirildi.

Fransız basınında yer alan haberlere göre Apple geçmişe dönük beyan etmediği vergilerin ödenmesi konusunda Fransa ile yaptığı anlaşma çerçevesinde bu ülkeye 500 milyon avro ödeme gerçekleştirdi.

Fransız yetkililerin Apple tarafından ödenen verginin miktarı konusunda bilgi paylaşmadığı belirtildi.

Apple'den yapılan açıklamada, "Fransız vergi makamları kısa süre önce şirketin Fransız hesapları üzerinden çok yıllı bir denetim gerçekleştirdi ve bu düzenleme kamu hesaplarımızda bilgilendirilecek." ifadeleri kullanıldı.

Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire, aralık ayında yaptığı açıklamada, Google, Apple, Facebook, Amazon gibi şirketlerin Fransa'daki gelirleri üzerinden 1 Ocak 2019 itibarıyla vergilendirileceğini söylemişti.

Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi şirketler, Avrupa kamuoyunda, gelirlerini, elde ettikleri ülkede değil de daha düşük vergi ödeyebildikleri ülkede beyan ettikleri için eleştiriliyor.

Apple Google'ın iOS geliştirici yetkilerini askıya aldı

ANKARA (AA) – ABD'li teknoloji firması Apple, mobil işletim sistemi iOS üzerindeki bazı kurumsal mobil uygulamaların dağıtımı ve kullanıcı verilerinin takibine ilişkin kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle Google'ın iOS geliştirici sertifikasını askıya aldı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, Google'ın, internetteki iOS uygulama mağazası aracılığıyla ödemeli hizmete sunduğu "Screen Meter" adlı araştırma uygulamasının, kurumsal uygulamaların dağıtımı ve kullanıcı verilerinin takibine ilişkin kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle şirketin tüm kurumsal uygulamalarına tedbir getirdi.

Tedbir kapsamında Google Maps, Google Hangouts, Gmail ve başka bazı uygulamaların şirket içi kullanılan beta versiyonları ile Gbus adlı yalnızca Google çalışanlarının kullandığı servis bilgilendirme uygulamasının iOS versiyonlarının çalışması durduruldu.

Apple ve Google yetkililerinin sorunun çözülmesi ve geliştirci yetkisinin yeninden tanınması için görüşmeler yürüttüğü bildirildi.

Apple çarşamba günü Facebook'un kullanıcıların cep telefonunu nasıl kullandığına dair bilgi toplayan "Facebook Research" adlı iOS uygulamasının kurumsal uygulamaların dağıtım kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle şirketin geliştirici sertifikasını askıya almıştı.

Görüşmelerin ardından dün şirketin geliştirici yetkileri yeniden tanınmıştı.

Dünyanın en değerli markası “Amazon”

ANKARA (AA) – MERVE ÖZLEM ÇAKIR – Dünyanın en değerli markası 188 milyar dolarlık değeriyle "Amazon" olurken, markasını en iyi temsil eden üst yönetici de Amazon CEO'su Jeff Bezos olarak belirlendi.

Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından hazırlanan "Dünyanın En Değerli 500 Markası-Global 500-2019" araştırması sonuçlandı.

AA muhabirinin, çalışmadan derlediği bilgilere göre, geçen yıl 151 milyar dolarlık marka değeriyle ilk sırada yer alan Amazon, değerini yüzde 25 artırarak 188 milyar dolarla zirvedeki yerini korudu.

Dünya devleri arasında Apple 154 milyar dolarla ikinci, Google 143 milyar dolarla üçüncü, Microsoft da 120 milyar dolarla 4'üncü sırada yer aldı.

Söz konusu listede 91 milyar dolarla Güney Koreli Samsung 5'inci, 87 milyar dolarla ABD'li telekom şirketi AT&T 6'ncı, 83 milyar dolarla Facebook 7'nci, 80 milyar dolarla Çinli banka ICBC 8'inci, 71 milyar dolarla ABD'li Verizon 9'uncu, 70 milyar dolarla China Construction Bank 10'uncu sıradan yer buldu.

Bu sene değerini en yüksek oranda yükselten marka, yüzde 326 artışla Çinli teknoloji firması iQiyi oldu. Geçen yıl 1 milyar dolar olan marka değerini bu sene 4,3 milyar dolara çıkaran şirket, listeye 483'üncü sıradan giriş yaptı. En fazla değer kaybına uğrayan marka ise yüzde 42 kayıpla değeri 11,4 milyar dolara gerileyen Çinli teknoloji firması JD.com olarak kayıtlara geçti.

  • Türk markaları listede yok

Araştırmanın sonuçlarına göre, ülkeler sıralamasında ABD açık ara önde çıktı. Global 500 listesinde marka değerinin yüzde 45'ini (191 şirket) ABD'li şirketler oluştururken, Çinli şirketlerin yüzde 18,4 (72 şirket), Japon şirketlerin de yüzde 6,1 (32 şirket) orana ulaştığı görüldü.

En değerli markalar listesinde en yüksek paya sahip iş kolu yüzde 23,5 ile teknoloji oldu. Pastadan bankacılık yüzde 14,3, telekom yüzde 9,3, otomobil yüzde 6,6, perakende sektörü yüzde 6, petrol-gaz sektörü yüzde 4,7 ve diğer sektörler yüzde 35,6 pay aldı.

Sıralama tablosunun en altında yer alan markanın değeri 4,2 milyar doları bulurken, bu değere ulaşamadığı için Türk markaları sıralamada yer almadı.

  • "Ülke gündeminin ilk sırasına 'markalaşma' yerleştirilmeli"

Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, AA muhabirine, Türkiye'nin, öncelikle ve ivedilikle mevcut ürünlerine değer katma yolunda mesafe kaydetmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin mevcut değerlerini yücelterek ve reel sektör ürünlerine değer kazandırarak küresel rekabette üstünlük elde etmesi için çabalarını artırması gerektiğini vurgulayan İlgüner, "Gittikçe zorlaşan küresel rekabet koşullarında 'markalaşma' ülke gündeminin ilk sırasına yerleştirilmeli ve bu yolda başarı objektif ölçümlerle değerlendirilmeli. Bu alanda verilecek her türlü destek ülke geleceği için önemli bir yatırım olacaktır." dedi.

İlgüner, küresel rekabet koşulları zorlaştıkça güçlü markalara duyulan ihtiyacın her geçen gün daha da arttığına işaret ederek, "Bu alanda gösterilen başarı sadece ticari değil, marka ile paydaşları arasındaki verimli ilişkinin ömrüyle de değerlendirilmektedir. Tüketicilerin deneyim ve beklentilerinde edindiği memnuniyet duygusu güçlendikçe markalara bağlılığı da artmaktadır." diye konuştu.

  • Hem markası hem CEO'su zirvede

Öte yandan, Brand Finance bu yıl yeni bir çalışmaya daha imza attı. Markalarını yönetme ve temsil etme başarısına göre üst yöneticiler derecelendirildi. Bu sıralamada esas alınan göstergeler pazarlama yatırımları, paydaşlar üzerindeki etki ve faaliyetin performansı oldu. Derecelendirme bu kriterlere bağlı olarak 0-100 olarak hesaplandı.

Bu araştırmada da markasını en iyi temsil eden 72,4 puanla Amazon üst yöneticisi Jeff Bezos oldu.

İkinci sırada yer alan üst yönetici ise 71,6 puanla Toyota'nın başındaki Akio Toyoda olurken, üçüncü sıraya LVMH CEO'su Bernard Arnault, dördüncü sıraya Apple CEO'su Tim Cook yerleşti.

Dünyanın en değerli 500 markası arasında ilk 20 şirket şöyle sıralandı (milyar dolar):

Marka Ülke Sektör Marka Değeri
Amazon ABD İnternet-yazılım 187,9
Apple ABD Teknoloji 153,6
Google ABD İnternet-yazılım 142,8
Microsoft ABD İnternet-yazılım 119,6
Samsung G. Kore Teknoloji 91,3
AT&T ABD Telekom 87
Facebook ABD İnternet-yazılım 83,2
ICBC Çin Bankacılık 79,8
Verizon ABD Telekom 71,2
China Construction Bank Çin Bankacılık 69,7
Walmart ABD Perakende 67,9
Huawei Çin Teknoloji 62,3
Mercedes Almanya Otomotiv 60,4
Ping An Çin Sigortacılık 57,6
China Mobile Hong Kong Telekom 55,7
Agricultural Bank of China Çin Bankacılık 55
Toyota Japonya Otomotiv 52,3
State Grid Çin Genel Hizmet 51,3
Bank of China Çin Bankacılık 50,9
WeChat Çin İnternet-yazılım 50,7

Çin çok sayıda Apple modelinin satışını yasakladı

              <p>LONDRA (AA) - Patent ihlali gerekçesiyle Apple'ın birçok modelinin Çin'de satışının yasaklandığı bildirildi. </p>  <p>Merkezi ABD'de bulunan teknoloji firması Qualcomm'dan yapılan açıklamada, Çin'deki Fuzhou mahkemesinin kararıyla Apple'ın birçok modelinin satışının yasaklandığı bildirildi.</p>  <p>iPhone 6S, iPhone 6S Plus, iPhone 7, iPhone 7 Plus, iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X modellerinin yasak kapsamında olduğu belirtildi.</p>  <p>Şirketin açıklamasında dava konusu olan iPhone modellerinde kullanılan 2 patentin Qualcomm'a ait olduğu öne sürüldü.</p>  <p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Qualcomm'ın Başkan Yardımcısı Don Rosenberg, &quot;Müşterilerimizle olan ilişkimize büyük değer veriyoruz ve nadiren mahkemelerin hizmetine başvuruyoruz. Fakat aynı zamanda fikri mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin kalıcı inancımız var. Apple bize tazminat vermeden fikri mülkiyetimizden yararlanmaya devam ediyor.&quot; dedi. </p>  <p>Apple'dan yapılan açıklamada ise &quot;Qualcomm'un ürünlerimizi yasaklatma yönündeki çabası yasa dışı uygulamaları dünyanın her yerinde soruşturulan bir şirketin çaresiz girişimidir. Tüm Apple modellerimiz Çin'deki müşterilerimiz için mevcut bulunmaktadır.&quot; ifadesine yer verildi. </p>  <p>Apple açıklamasında davaya söz konusu olan patentlerin iOS 11 sistemi ile çalışan ürünleri kapsadığını, halihazırda satışta olan Apple ürünlerinin iOS 12 ile çalıştığı için kapsam dışı olduğunu ileri sürdü. </p>  <p>Huawei'nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve şirketin CFO'su Meng'in ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık’ta Vancouver kentinde tutuklanmıştı. </p>  <p>Kanada Adalet Bakanlığından yapılan açıklamda, Meng’in ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmekle suçlandığı belirtilmişti. </p>  <p>Çin, Kanada'dan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle gözaltına alınan teknoloji şirketi Huawei'nin sahibinin kızı ve Mali İşler Direktörü Mıng Vancou'nun serbest bırakılmasını talep etmişti. </p>  <p>Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delmek suçlamasıyla 1 Aralık'ta Vancouver’da uçak değiştirirken gözaltına alınan Mıng’a yönelik yasal sürecin siyasetten bağımsız işlediğini belirtmişti. </p>